Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

ن ب أ

n-b-' — Kök Analizi

ن ب أ

160

Kullanım

6

Lemma

74

Türev

86

Anlam

6 lemma, 74 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

فَنُنَبِّئُكُم

fe-nunebbi'ukum

böylece size haber veririz, haber vermek, bildirmek, açıklamak

Fiil
1

نَبِّئۡنَا

nebbi'na

bize haber ver, haber vermek, bildirmek, açıklamak

Fiil
1

نَبِّئۡ

nebbi'

haber ver, haber vermek, bildirmek, anlatmak

Fiil
1

تُنَبِّئُهُم

tunebbiuhum

onlara haber verirsin, haber vermek, bildirmek

Fiil
1

يُنَبِّئُكُم

yunebbiukum

size haber verir, haber vermek, bildirmek, açıklamak

Fiil
1

لَتُنَبَّؤُنَّ

le-tunebbeunne

elbette size haber verilecek, haber verilmek, bildirilmek

Fiil
1

نَبَّأۡتُكُمَا

nebbe'tukuma

haber verdim, haber vermek, bildirmek, duyurmak

Fiil
1

نَبَّأَتۡ

nebbe'et

haber verdi, haber vermek, bildirmek, ilan etmek

Fiil
1

يُنَبَّأۡ

yunebbe'

haber verilir, haber vermek, bildirmek

Fiil
1

يُنَبِّئُكَ

yunebbiuke

haber verir sana, haber vermek, bildirmek, açıklamak

Fiil
1

نَبِّـُٔونِي

nebbi'uni

bana haber verin, haber vermek, bildirmek

Fiil
1

تُنَبِّـُٔونَهُۥ

tunebbi'unehu

haber verirsiniz ona, haber vermek, bildirmek, peygamberlik

Fiil
1

وَأُنَبِّئُكُم

ve-unebbiukum

ve size haber veririm, haber vermek, bildirmek, haberci

Fiil
1

فَنُنَبِّئُهُم

fe-nunebbiuhum

ve onlara haber veririz, haber vermek, bildirmek, açıklamak

Fiil
1

سَأُنَبِّئُكَ

se-unebbi'uke

sana haber vereceğim, haber vermek, bildirmek, bilgi vermek

Fiil
1

يُنَبِّئُكُمۡ

yunebbiukum

size haber verir, haber vermek, bildirmek, ilan etmek

Fiil
1

أَنۢبَآءِ

Lemma

enbai

haberlerin, haber, bilgi, bildiri

İsim
6

نَبَأَ

nebe'e

haber, haber, önemli bilgi

İsim
4

نَبَؤُاْ

nebeu

haberi, haber, önemli bilgi, bildiri

İsim
3

Örnek Ayetler (3)

İbrahim 14:9

·

Kuran-ı Kerim

أَلَمۡ يَأۡتِكُمۡ نَبَؤُاْ ٱلَّذِينَ مِن قَبۡلِكُمۡ قَوۡمِ نُوحٖ وَعَادٖ وَثَمُودَ وَٱلَّذِينَ مِنۢ بَعۡدِهِمۡ لَا يَعۡلَمُهُمۡ إِلَّا ٱللَّهُۚ جَآءَتۡهُمۡ رُسُلُهُم بِٱلۡبَيِّنَٰتِ فَرَدُّوٓاْ أَيۡدِيَهُمۡ فِيٓ أَفۡوَٰهِهِمۡ وَقَالُوٓاْ إِنَّا كَفَرۡنَا بِمَآ أُرۡسِلۡتُم بِهِۦ وَإِنَّا لَفِي شَكّٖ مِّمَّا تَدۡعُونَنَآ إِلَيۡهِ مُرِيبٖ

Sizden öncekilerin, Nuh, Ad ve Semud kavminin ve onlardan sonrakilerin haberi size gelmedi mi? Onları Allah'tan başkası bilmez. Resulleri onlara açık kanıtlarla gelmişti. Bunun üzerine ellerini ağızlarına döndürdüler ve dediler: 'Şüphesiz biz sizin kendisiyle gönderildiğiniz şeyi örttük. Ve şüphesiz biz, bizi kendisine çağırdığınız şeyden kuşku veren bir şüphe içindeyiz.'

Sad 38:21

·

Kuran-ı Kerim

۞وَهَلۡ أَتَىٰكَ نَبَؤُاْ ٱلۡخَصۡمِ إِذۡ تَسَوَّرُواْ ٱلۡمِحۡرَابَ

Ve davacının haberi sana geldi mi? Hani mihraba tırmanmışlardı.

Tegabun 64:5

·

Kuran-ı Kerim

أَلَمۡ يَأۡتِكُمۡ نَبَؤُاْ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ مِن قَبۡلُ فَذَاقُواْ وَبَالَ أَمۡرِهِمۡ وَلَهُمۡ عَذَابٌ أَلِيمٞ

Daha önce örtenlerin haberi size gelmedi mi? Bunun üzerine işlerinin vebalini tattılar ve onlar için acı verici bir azap vardır.

بِنَبَإٖ

bi-nebe'in

haber ile, haber, bildiri, duyuru

İsim
2

فَنُنَبِّئُكُم

fe-nunebbi'ukumböylece size haber veririz

1

نَبِّئۡنَا

nebbi'nabize haber ver

1

نَبِّئۡ

nebbi'haber ver

1

تُنَبِّئُهُم

tunebbiuhumonlara haber verirsin

1

يُنَبِّئُكُم

yunebbiukumsize haber verir

1

لَتُنَبَّؤُنَّ

le-tunebbeunneelbette size haber verilecek

1

نَبَّأۡتُكُمَا

nebbe'tukumahaber verdim

1

نَبَّأَتۡ

nebbe'ethaber verdi

1

يُنَبَّأۡ

yunebbe'haber verilir

1

يُنَبِّئُكَ

yunebbiukehaber verir sana

1

نَبِّـُٔونِي

nebbi'unibana haber verin

1

تُنَبِّـُٔونَهُۥ

tunebbi'unehuhaber verirsiniz ona

1

وَأُنَبِّئُكُم

ve-unebbiukumve size haber veririm

1

فَنُنَبِّئُهُم

fe-nunebbiuhumve onlara haber veririz

1

سَأُنَبِّئُكَ

se-unebbi'ukesana haber vereceğim

1

يُنَبِّئُكُمۡ

yunebbiukumsize haber verir

1

أَنۢبَآءِ

Lemma

enbaihaberlerin

6

نَبَأَ

nebe'ehaber

4

نَبَؤُاْ

nebeuhaberi

3

Örnek Ayetler (3)

İbrahim 14:9

·

Kuran-ı Kerim

أَلَمۡ يَأۡتِكُمۡ نَبَؤُاْ ٱلَّذِينَ مِن قَبۡلِكُمۡ قَوۡمِ نُوحٖ وَعَادٖ وَثَمُودَ وَٱلَّذِينَ مِنۢ بَعۡدِهِمۡ لَا يَعۡلَمُهُمۡ إِلَّا ٱللَّهُۚ جَآءَتۡهُمۡ رُسُلُهُم بِٱلۡبَيِّنَٰتِ فَرَدُّوٓاْ أَيۡدِيَهُمۡ فِيٓ أَفۡوَٰهِهِمۡ وَقَالُوٓاْ إِنَّا كَفَرۡنَا بِمَآ أُرۡسِلۡتُم بِهِۦ وَإِنَّا لَفِي شَكّٖ مِّمَّا تَدۡعُونَنَآ إِلَيۡهِ مُرِيبٖ

Sizden öncekilerin, Nuh, Ad ve Semud kavminin ve onlardan sonrakilerin haberi size gelmedi mi? Onları Allah'tan başkası bilmez. Resulleri onlara açık kanıtlarla gelmişti. Bunun üzerine ellerini ağızlarına döndürdüler ve dediler: 'Şüphesiz biz sizin kendisiyle gönderildiğiniz şeyi örttük. Ve şüphesiz biz, bizi kendisine çağırdığınız şeyden kuşku veren bir şüphe içindeyiz.'

Sad 38:21

·

Kuran-ı Kerim

۞وَهَلۡ أَتَىٰكَ نَبَؤُاْ ٱلۡخَصۡمِ إِذۡ تَسَوَّرُواْ ٱلۡمِحۡرَابَ

Ve davacının haberi sana geldi mi? Hani mihraba tırmanmışlardı.

Tegabun 64:5

·

Kuran-ı Kerim

أَلَمۡ يَأۡتِكُمۡ نَبَؤُاْ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ مِن قَبۡلُ فَذَاقُواْ وَبَالَ أَمۡرِهِمۡ وَلَهُمۡ عَذَابٌ أَلِيمٞ

Daha önce örtenlerin haberi size gelmedi mi? Bunun üzerine işlerinin vebalini tattılar ve onlar için acı verici bir azap vardır.

بِنَبَإٖ

bi-nebe'inhaber ile

2