Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

م س س

m-s-s — Kök Analizi

م س س

61

Kullanım

4

Lemma

31

Türev

37

Anlam

4 lemma, 31 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

مَسَّ

Lemma

messe

dokundu, dokunmak, hissetmek, etkilemek

Fiil
7

Örnek Ayetler (5 / 7)

Ali İmran 3:140

·

Kuran-ı Kerim

إِن يَمۡسَسۡكُمۡ قَرۡحٞ فَقَدۡ مَسَّ ٱلۡقَوۡمَ قَرۡحٞ مِّثۡلُهُۥۚ وَتِلۡكَ ٱلۡأَيَّامُ نُدَاوِلُهَا بَيۡنَ ٱلنَّاسِ وَلِيَعۡلَمَ ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَيَتَّخِذَ مِنكُمۡ شُهَدَآءَۗ وَٱللَّهُ لَا يُحِبُّ ٱلظَّـٰلِمِينَ

Eğer size bir yara dokunursa, kesinlikle topluluğa da onun gibi bir yara dokunmuştur. Ve Allah inananları bilsin ve sizden tanıklar edinsin diye o günleri insanlar arasında döndürürüz. Ve Allah zalimleri sevmez.

A'raf 7:95

·

Kuran-ı Kerim

ثُمَّ بَدَّلۡنَا مَكَانَ ٱلسَّيِّئَةِ ٱلۡحَسَنَةَ حَتَّىٰ عَفَواْ وَّقَالُواْ قَدۡ مَسَّ ءَابَآءَنَا ٱلضَّرَّآءُ وَٱلسَّرَّآءُ فَأَخَذۡنَٰهُم بَغۡتَةٗ وَهُمۡ لَا يَشۡعُرُونَ

Sonra kötülüğün yerini iyilikle değiştirdik, ta ki çoğaldılar ve 'Gerçekten babalarımıza sıkıntı ve bolluk dokundu' dediler. Bunun üzerine onlar farkında değillerken onları aniden yakaladık.

Yunus 10:12

·

Kuran-ı Kerim

وَإِذَا مَسَّ ٱلۡإِنسَٰنَ ٱلضُّرُّ دَعَانَا لِجَنۢبِهِۦٓ أَوۡ قَاعِدًا أَوۡ قَآئِمٗا فَلَمَّا كَشَفۡنَا عَنۡهُ ضُرَّهُۥ مَرَّ كَأَن لَّمۡ يَدۡعُنَآ إِلَىٰ ضُرّٖ مَّسَّهُۥۚ كَذَٰلِكَ زُيِّنَ لِلۡمُسۡرِفِينَ مَا كَانُواْ يَعۡمَلُونَ

Ve insana zarar dokunduğu zaman, yanı üzerine veya oturarak veya ayakta bizi çağırır. Fakat ondan zararını kaldırdığımız zaman, sanki ona dokunan bir zarara bizi çağırmamış gibi geçip gider. Böylece aşırı gidenlere yapmaları süslü gösterildi.

Rum 30:33

·

Kuran-ı Kerim

وَإِذَا مَسَّ ٱلنَّاسَ ضُرّٞ دَعَوۡاْ رَبَّهُم مُّنِيبِينَ إِلَيۡهِ ثُمَّ إِذَآ أَذَاقَهُم مِّنۡهُ رَحۡمَةً إِذَا فَرِيقٞ مِّنۡهُم بِرَبِّهِمۡ يُشۡرِكُونَ

Ve insanlara bir zarar dokunduğu zaman O'na yönelenler olarak Rablerine dua ederler. Sonra onlara O'ndan bir merhamet tattırdığı zaman, bir de bakarsın ki onlardan bir grup Rablerine ortak koşarlar.

Zümer 39:8

·

Kuran-ı Kerim

۞وَإِذَا مَسَّ ٱلۡإِنسَٰنَ ضُرّٞ دَعَا رَبَّهُۥ مُنِيبًا إِلَيۡهِ ثُمَّ إِذَا خَوَّلَهُۥ نِعۡمَةٗ مِّنۡهُ نَسِيَ مَا كَانَ يَدۡعُوٓاْ إِلَيۡهِ مِن قَبۡلُ وَجَعَلَ لِلَّهِ أَندَادٗا لِّيُضِلَّ عَن سَبِيلِهِۦۚ قُلۡ تَمَتَّعۡ بِكُفۡرِكَ قَلِيلًا إِنَّكَ مِنۡ أَصۡحَٰبِ ٱلنَّارِ

'Ve insana bir zarar dokunduğunda, O'na yönelerek Rabbini çağırır. Sonra ona kendinden bir nimet verdiğinde, önceden O'na çağırıyor olduğu şeyi unutur ve O'nun yolundan saptırmak için Allah'a denkler kılar. De ki: 'Örtmenle biraz yararlan; şüphesiz sen ateşin arkadaşlarındansın.''

Tüm 7 kullanımı gör

مَسَّهُ

messehu

ona dokundu, dokunmak, hissetmek, isabet etmek

Fiil
4

تَمَسُّوهَا

temessuha

ona dokunursunuz, dokunmak, temas etmek, ilişkiye girmek

Fiil
3

يَمۡسَسۡكَ

yemseske

sana dokunursa, dokunmak, temas etmek, etkilemek

Fiil
3

مَسَّنِيَ

messeniye

bana dokundu, dokunmak, isabet etmek, etkilemek

Fiil
3

تَمَسُّوهُنَّ

temessuhunne

onlara dokunursunuz, dokunmak, temas etmek, ilişkiye girmek

Fiil
3

مَسَّتۡهُ

messethu

dokundu, dokunmak, temas etmek, isabet etmek

Fiil
2

مَسَّنَا

messena

bize dokundu, dokunmak, temas etmek, etkilemek

Fiil
2

يَمۡسَسۡنِي

yemsesni

bana dokunur, dokunmak, temas etmek

Fiil
2

تَمَسَّنَا

temessena

bize dokunur, dokunmak, temas etmek, isabet etmek

Fiil
2

يَمَسُّهُمُ

yemessuhumu

onlara dokunur, dokunmak, temas etmek, etkilemek

Fiil
2

لَمَسَّكُمۡ

le-messekum

elbette dokundu, dokunmak, ellemek, isabet etmek

Fiil
2

يَمَسُّنَا

yemessuna

dokunur bize, dokunmak, temas etmek, isabet etmek

Fiil
2

مَسَّكُمُ

messekumu

dokundu, dokunmak, temas etmek, isabet etmek

Fiil
2

يَمَسُّهُم

yemessuhum

dokunur onlara, dokunmak, temas etmek, etkilemek

Fiil
1

تَمۡسَسۡكُمۡ

temseskum

size dokunur, dokunmak, temas etmek, etkilemek

Fiil
1

مَّسَّنِيَ

messeniye

dokundu bana, dokunmak, temas etmek, isabet etmek

Fiil
1

يَمَسَّكَ

yemesseke

dokunur sana, dokunmak, temas etmek, isabet etmek

Fiil
1

مَسَّهُمۡ

messehum

onlara dokundu, dokunmak, temas etmek, isabet etmek

Fiil
1

يَمۡسَسۡكُمۡ

yemseskum

size dokunursa, dokunmak, hissetmek, etkilemek

Fiil
1

مَسَّ

Lemma

messedokundu

7

Örnek Ayetler (5 / 7)

Ali İmran 3:140

·

Kuran-ı Kerim

إِن يَمۡسَسۡكُمۡ قَرۡحٞ فَقَدۡ مَسَّ ٱلۡقَوۡمَ قَرۡحٞ مِّثۡلُهُۥۚ وَتِلۡكَ ٱلۡأَيَّامُ نُدَاوِلُهَا بَيۡنَ ٱلنَّاسِ وَلِيَعۡلَمَ ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَيَتَّخِذَ مِنكُمۡ شُهَدَآءَۗ وَٱللَّهُ لَا يُحِبُّ ٱلظَّـٰلِمِينَ

Eğer size bir yara dokunursa, kesinlikle topluluğa da onun gibi bir yara dokunmuştur. Ve Allah inananları bilsin ve sizden tanıklar edinsin diye o günleri insanlar arasında döndürürüz. Ve Allah zalimleri sevmez.

A'raf 7:95

·

Kuran-ı Kerim

ثُمَّ بَدَّلۡنَا مَكَانَ ٱلسَّيِّئَةِ ٱلۡحَسَنَةَ حَتَّىٰ عَفَواْ وَّقَالُواْ قَدۡ مَسَّ ءَابَآءَنَا ٱلضَّرَّآءُ وَٱلسَّرَّآءُ فَأَخَذۡنَٰهُم بَغۡتَةٗ وَهُمۡ لَا يَشۡعُرُونَ

Sonra kötülüğün yerini iyilikle değiştirdik, ta ki çoğaldılar ve 'Gerçekten babalarımıza sıkıntı ve bolluk dokundu' dediler. Bunun üzerine onlar farkında değillerken onları aniden yakaladık.

Yunus 10:12

·

Kuran-ı Kerim

وَإِذَا مَسَّ ٱلۡإِنسَٰنَ ٱلضُّرُّ دَعَانَا لِجَنۢبِهِۦٓ أَوۡ قَاعِدًا أَوۡ قَآئِمٗا فَلَمَّا كَشَفۡنَا عَنۡهُ ضُرَّهُۥ مَرَّ كَأَن لَّمۡ يَدۡعُنَآ إِلَىٰ ضُرّٖ مَّسَّهُۥۚ كَذَٰلِكَ زُيِّنَ لِلۡمُسۡرِفِينَ مَا كَانُواْ يَعۡمَلُونَ

Ve insana zarar dokunduğu zaman, yanı üzerine veya oturarak veya ayakta bizi çağırır. Fakat ondan zararını kaldırdığımız zaman, sanki ona dokunan bir zarara bizi çağırmamış gibi geçip gider. Böylece aşırı gidenlere yapmaları süslü gösterildi.

Rum 30:33

·

Kuran-ı Kerim

وَإِذَا مَسَّ ٱلنَّاسَ ضُرّٞ دَعَوۡاْ رَبَّهُم مُّنِيبِينَ إِلَيۡهِ ثُمَّ إِذَآ أَذَاقَهُم مِّنۡهُ رَحۡمَةً إِذَا فَرِيقٞ مِّنۡهُم بِرَبِّهِمۡ يُشۡرِكُونَ

Ve insanlara bir zarar dokunduğu zaman O'na yönelenler olarak Rablerine dua ederler. Sonra onlara O'ndan bir merhamet tattırdığı zaman, bir de bakarsın ki onlardan bir grup Rablerine ortak koşarlar.

Zümer 39:8

·

Kuran-ı Kerim

۞وَإِذَا مَسَّ ٱلۡإِنسَٰنَ ضُرّٞ دَعَا رَبَّهُۥ مُنِيبًا إِلَيۡهِ ثُمَّ إِذَا خَوَّلَهُۥ نِعۡمَةٗ مِّنۡهُ نَسِيَ مَا كَانَ يَدۡعُوٓاْ إِلَيۡهِ مِن قَبۡلُ وَجَعَلَ لِلَّهِ أَندَادٗا لِّيُضِلَّ عَن سَبِيلِهِۦۚ قُلۡ تَمَتَّعۡ بِكُفۡرِكَ قَلِيلًا إِنَّكَ مِنۡ أَصۡحَٰبِ ٱلنَّارِ

'Ve insana bir zarar dokunduğunda, O'na yönelerek Rabbini çağırır. Sonra ona kendinden bir nimet verdiğinde, önceden O'na çağırıyor olduğu şeyi unutur ve O'nun yolundan saptırmak için Allah'a denkler kılar. De ki: 'Örtmenle biraz yararlan; şüphesiz sen ateşin arkadaşlarındansın.''

Tüm 7 kullanımı gör

مَسَّهُ

messehuona dokundu

4

تَمَسُّوهَا

temessuhaona dokunursunuz

3

يَمۡسَسۡكَ

yemseskesana dokunursa

3

مَسَّنِيَ

messeniyebana dokundu

3

تَمَسُّوهُنَّ

temessuhunneonlara dokunursunuz

3

مَسَّتۡهُ

messethudokundu

2

مَسَّنَا

messenabize dokundu

2

يَمۡسَسۡنِي

yemsesnibana dokunur

2

تَمَسَّنَا

temessenabize dokunur

2

يَمَسُّهُمُ

yemessuhumuonlara dokunur

2

لَمَسَّكُمۡ

le-messekumelbette dokundu

2

يَمَسُّنَا

yemessunadokunur bize

2

مَسَّكُمُ

messekumudokundu

2

يَمَسُّهُم

yemessuhumdokunur onlara

1

تَمۡسَسۡكُمۡ

temseskumsize dokunur

1

مَّسَّنِيَ

messeniyedokundu bana

1

يَمَسَّكَ

yemessekedokunur sana

1

مَسَّهُمۡ

messehumonlara dokundu

1

يَمۡسَسۡكُمۡ

yemseskumsize dokunursa

1