Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

ل ق ي

l-q-y — Kök Analizi

ل ق ي

146

Kullanım

16

Lemma

75

Türev

104

Anlam

16 lemma, 75 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

أَلۡقَوۡاْ

elkav

fırlattılar, fırlatmak, atmak, bırakmak

Fiil
2

يُلۡقَىٰٓ

yulka

fırlatılır, fırlatmak, atmak, bırakmak

Fiil
2

سَنُلۡقِي

se-nulki

fırlatacağız, fırlatmak, atmak, bırakmak

Fiil
2

أَلۡقَىٰ

elka

fırlattı, karşılaşmak, fırlatmak, bırakmak

Fiil
2

أُلۡقُواْ

ulku

fırlatıldılar, fırlatmak, atmak, bırakmak

Fiil
2

يُلۡقُونَ

yulkune

fırlatırlar, fırlatmak, atmak, bırakmak

Fiil
2

فَأَلۡقُوهُ

fe-elku-hu

ve onu fırlatın, fırlatmak, atmak, bırakmak

Fiil
2

فَأَلۡقَوۡاْ

fe-elkav

böylece karşılaştılar, karşılaşmak, fırlatmak, bırakmak

Fiil
2

وَأَلۡقَىٰ

ve-elka

ve karşılaştı, karşılaşmak, fırlatmak, bırakmak

Fiil
2

وَأَلۡقِ

ve-elki

ve fırlat, fırlatmak, atmak, bırakmak

Fiil
2

فَأَلۡقَىٰهَا

fe-elkayaha

ve fırlattı onu, fırlatmak, bırakmak, atmak

Fiil
1

تُلۡقُونَ

tulkune

fırlatıyorsunuz, fırlatmak, atmak, bırakmak, karşılaşmak

Fiil
1

فَأَلۡقِيَاهُ

fe-elkiyahu

o halde onu fırlatın, fırlatmak, atmak, bırakmak

Fiil
1

فَأَلۡقِهۡ

fe-elkih

ve onu fırlat, fırlatmak, atmak, karşılaşmak

Fiil
1

فَلۡيُلۡقِهِ

fe-l-yulkihi

ve onu fırlatsın, fırlatmak, karşılaşmak, bırakmak

Fiil
1

أَلۡقَىٰٓ

elka

fırlattı, fırlatmak, atmak, karşılaştırmak

Fiil
1

يُلۡقَىٰ

yulka

fırlatılır, fırlatmak, atmak, bırakmak

Fiil
1

Örnek Ayetler (1)

Fussilet 41:40

·

Kuran-ı Kerim

إِنَّ ٱلَّذِينَ يُلۡحِدُونَ فِيٓ ءَايَٰتِنَا لَا يَخۡفَوۡنَ عَلَيۡنَآۗ أَفَمَن يُلۡقَىٰ فِي ٱلنَّارِ خَيۡرٌ أَم مَّن يَأۡتِيٓ ءَامِنٗا يَوۡمَ ٱلۡقِيَٰمَةِۚ ٱعۡمَلُواْ مَا شِئۡتُمۡ إِنَّهُۥ بِمَا تَعۡمَلُونَ بَصِيرٌ

Şüphesiz ayetlerimiz hakkında sapanlar bize gizli kalmazlar. Ateşe atılan kimse mi daha iyidir, yoksa kalkış günü güven içinde gelen kimse mi? Dilediğiniz şeyi yapın; şüphesiz O, yaptığınız şeyi Gören'dir.

وَيُلۡقُوٓاْ

ve-yulku

ve fırlatırlar, fırlatmak, atmak, bırakmak

Fiil
1

وَأَلۡقَتۡ

ve-elkat

ve fırlattı, fırlatmak, atmak, karşılaşmak

Fiil
1

فَأَلۡقِيهِ

fe-elkihi

ve onu fırlat, fırlatmak, atmak, bırakmak

Fiil
1

أَلۡقَوۡاْ

elkavfırlattılar

2

يُلۡقَىٰٓ

yulkafırlatılır

2

سَنُلۡقِي

se-nulkifırlatacağız

2

أَلۡقَىٰ

elkafırlattı

2

أُلۡقُواْ

ulkufırlatıldılar

2

يُلۡقُونَ

yulkunefırlatırlar

2

فَأَلۡقُوهُ

fe-elku-huve onu fırlatın

2

فَأَلۡقَوۡاْ

fe-elkavböylece karşılaştılar

2

وَأَلۡقَىٰ

ve-elkave karşılaştı

2

وَأَلۡقِ

ve-elkive fırlat

2

فَأَلۡقَىٰهَا

fe-elkayahave fırlattı onu

1

تُلۡقُونَ

tulkunefırlatıyorsunuz

1

فَأَلۡقِيَاهُ

fe-elkiyahuo halde onu fırlatın

1

فَأَلۡقِهۡ

fe-elkihve onu fırlat

1

فَلۡيُلۡقِهِ

fe-l-yulkihive onu fırlatsın

1

أَلۡقَىٰٓ

elkafırlattı

1

يُلۡقَىٰ

yulkafırlatılır

1

Örnek Ayetler (1)

Fussilet 41:40

·

Kuran-ı Kerim

إِنَّ ٱلَّذِينَ يُلۡحِدُونَ فِيٓ ءَايَٰتِنَا لَا يَخۡفَوۡنَ عَلَيۡنَآۗ أَفَمَن يُلۡقَىٰ فِي ٱلنَّارِ خَيۡرٌ أَم مَّن يَأۡتِيٓ ءَامِنٗا يَوۡمَ ٱلۡقِيَٰمَةِۚ ٱعۡمَلُواْ مَا شِئۡتُمۡ إِنَّهُۥ بِمَا تَعۡمَلُونَ بَصِيرٌ

Şüphesiz ayetlerimiz hakkında sapanlar bize gizli kalmazlar. Ateşe atılan kimse mi daha iyidir, yoksa kalkış günü güven içinde gelen kimse mi? Dilediğiniz şeyi yapın; şüphesiz O, yaptığınız şeyi Gören'dir.

وَيُلۡقُوٓاْ

ve-yulkuve fırlatırlar

1

وَأَلۡقَتۡ

ve-elkatve fırlattı

1

فَأَلۡقِيهِ

fe-elkihive onu fırlat

1