Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

ل ق ي

l-q-y — Kök Analizi

ل ق ي

146

Kullanım

16

Lemma

75

Türev

104

Anlam

16 lemma, 75 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

لِقَآءَ

Lemma

li-ka'e

karşılaşmaya, karşılaşma, buluşma, kavuşma

İsim
7

بِلِقَآءِ

bi-lika'i

karşılaşmasıyla, karşılaşma, kavuşma, buluşma

İsim
6

Örnek Ayetler (5 / 6)

En'am 6:31

·

Kuran-ı Kerim

قَدۡ خَسِرَ ٱلَّذِينَ كَذَّبُواْ بِلِقَآءِ ٱللَّهِۖ حَتَّىٰٓ إِذَا جَآءَتۡهُمُ ٱلسَّاعَةُ بَغۡتَةٗ قَالُواْ يَٰحَسۡرَتَنَا عَلَىٰ مَا فَرَّطۡنَا فِيهَا وَهُمۡ يَحۡمِلُونَ أَوۡزَارَهُمۡ عَلَىٰ ظُهُورِهِمۡۚ أَلَا سَآءَ مَا يَزِرُونَ

Allah'la karşılaşmayı yalanlayanlar kesinlikle kaybetti. Hatta saat onlara ansızın geldiği zaman dediler: 'Onda ihmal ettiğimiz şeyler üzerine yazıklar olsun bize.' Ve onlar yüklerini sırtlarının üzerinde taşıyorlar. Dikkat edin, yüklendikleri şey ne kötüdür.

En'am 6:154

·

Kuran-ı Kerim

ثُمَّ ءَاتَيۡنَا مُوسَى ٱلۡكِتَٰبَ تَمَامًا عَلَى ٱلَّذِيٓ أَحۡسَنَ وَتَفۡصِيلٗا لِّكُلِّ شَيۡءٖ وَهُدٗى وَرَحۡمَةٗ لَّعَلَّهُم بِلِقَآءِ رَبِّهِمۡ يُؤۡمِنُونَ

Sonra iyilik yapan kimsenin üzerine tamamlayıcı olarak, her şey için bir açıklama, bir yol gösterme ve bir merhamet olarak Musa'ya kitabı verdik; umulur ki onlar Rablerinin karşılaşmasına inanırlar.

Yunus 10:45

·

Kuran-ı Kerim

وَيَوۡمَ يَحۡشُرُهُمۡ كَأَن لَّمۡ يَلۡبَثُوٓاْ إِلَّا سَاعَةٗ مِّنَ ٱلنَّهَارِ يَتَعَارَفُونَ بَيۡنَهُمۡۚ قَدۡ خَسِرَ ٱلَّذِينَ كَذَّبُواْ بِلِقَآءِ ٱللَّهِ وَمَا كَانُواْ مُهۡتَدِينَ

Ve onları topladığı gün, sanki gündüzden bir saat dışında kalmamışlar gibi aralarında tanışırlar. Allah'la karşılaşmayı yalanlayanlar kesinlikle ziyana uğradı ve yol bulanlar olmadılar.

Ra'd 13:2

·

Kuran-ı Kerim

ٱللَّهُ ٱلَّذِي رَفَعَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ بِغَيۡرِ عَمَدٖ تَرَوۡنَهَاۖ ثُمَّ ٱسۡتَوَىٰ عَلَى ٱلۡعَرۡشِۖ وَسَخَّرَ ٱلشَّمۡسَ وَٱلۡقَمَرَۖ كُلّٞ يَجۡرِي لِأَجَلٖ مُّسَمّٗىۚ يُدَبِّرُ ٱلۡأَمۡرَ يُفَصِّلُ ٱلۡأٓيَٰتِ لَعَلَّكُم بِلِقَآءِ رَبِّكُمۡ تُوقِنُونَ

Allah, gökleri gördüğünüz direkler olmaksızın yükselten, sonra arşın üzerine kurulan, güneşi ve ayı boyun eğdirendir. Her biri belirlenmiş bir süreye kadar akar. İşi düzenler, ayetleri ayrıntılı açıklar; umulur ki Rabbinizle karşılaşmaya kesin olarak inanırsınız.

Mü'minun 23:33

·

Kuran-ı Kerim

وَقَالَ ٱلۡمَلَأُ مِن قَوۡمِهِ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ وَكَذَّبُواْ بِلِقَآءِ ٱلۡأٓخِرَةِ وَأَتۡرَفۡنَٰهُمۡ فِي ٱلۡحَيَوٰةِ ٱلدُّنۡيَا مَا هَٰذَآ إِلَّا بَشَرٞ مِّثۡلُكُمۡ يَأۡكُلُ مِمَّا تَأۡكُلُونَ مِنۡهُ وَيَشۡرَبُ مِمَّا تَشۡرَبُونَ

Ve onun kavminden örten, ahiret karşılaşmasını yalanlayan ve dünya hayatında onlara refah verdiğimiz ileri gelenler dedi: 'Bu, sizin gibi bir insandan başkası değildir, ondan yediğinizden yer ve içtiğinizden içer.'

Tüm 6 kullanımı gör

لِقَآءَنَا

lika'ena

karşılaşmamızı, karşılaşma, yüz yüze gelme, buluşma

İsim
4

وَلِقَآئِهِۦٓ

ve-likaihi

ve karşılaşmasına, karşılaşma, yüz yüze gelme, kavuşma

İsim
1

وَلِقَآءِ

ve-likai

ve karşılaşmanın, karşılaşma, buluşma, kavuşma

İsim
1

لِّقَآئِهِۦ

li-ka'ihi

onun karşılaşmasına, karşılaşma, kavuşma, buluşma

İsim
1

لِّقَآءِ

li-ka'i

karşılaşması, karşılaşma, buluşma, kavuşma

İsim
1

بِلِقَآيِٕ

bi-likai

karşılaşmam ile, karşılaşma, kavuşma, yüz yüze gelme

İsim
1

وَلِقَآئِهِۦ

ve-likaihi

ve onun karşılaşmasının, karşılaşma, kavuşma, yüz yüze gelme

İsim
1

وَلِقَآيِٕ

ve-likai

ve karşılaşmaya, yüz yüze gelmek, karşılaşma, kavuşma, buluşma

İsim
1

وَأَلۡقَيۡنَا

Lemma

ve-elkayna

ve fırlattık, fırlatmak, atmak, bırakmak

Fiil
4

أَلۡقُواْ

elku

fırlattılar, fırlatmak, atmak, bırakmak, karşılaşmak

Fiil
4

أَلۡقَى

elka

fırlattı, fırlatmak, atmak, bırakmak

Fiil
3

أُلۡقِيَ

ulkiye

fırlatıldı, fırlatmak, atmak, bırakmak

Fiil
3

يُلۡقِي

yulki

fırlatır, fırlatmak, atmak, bırakmak

Fiil
3

فَأَلۡقَىٰ

fe-elka

ve fırlattı, fırlatmak, atmak, karşılaşmak

Fiil
3

تُلۡقِيَ

tulkiye

fırlatırsın, fırlatmak, atmak, karşılaşmak

Fiil
2

فَأُلۡقِيَ

fe-ulkiye

ve fırlatıldı, fırlatmak, atmak, bırakmak

Fiil
2

أَلۡقِ

elki

fırlat, fırlatmak, atmak, bırakmak

Fiil
2

وَأَلۡقَوۡاْ

ve-elkav

ve fırlattılar, fırlatmak, atmak, bırakmak, sunmak

Fiil
2

لِقَآءَ

Lemma

li-ka'ekarşılaşmaya

7

بِلِقَآءِ

bi-lika'ikarşılaşmasıyla

6

Örnek Ayetler (5 / 6)

En'am 6:31

·

Kuran-ı Kerim

قَدۡ خَسِرَ ٱلَّذِينَ كَذَّبُواْ بِلِقَآءِ ٱللَّهِۖ حَتَّىٰٓ إِذَا جَآءَتۡهُمُ ٱلسَّاعَةُ بَغۡتَةٗ قَالُواْ يَٰحَسۡرَتَنَا عَلَىٰ مَا فَرَّطۡنَا فِيهَا وَهُمۡ يَحۡمِلُونَ أَوۡزَارَهُمۡ عَلَىٰ ظُهُورِهِمۡۚ أَلَا سَآءَ مَا يَزِرُونَ

Allah'la karşılaşmayı yalanlayanlar kesinlikle kaybetti. Hatta saat onlara ansızın geldiği zaman dediler: 'Onda ihmal ettiğimiz şeyler üzerine yazıklar olsun bize.' Ve onlar yüklerini sırtlarının üzerinde taşıyorlar. Dikkat edin, yüklendikleri şey ne kötüdür.

En'am 6:154

·

Kuran-ı Kerim

ثُمَّ ءَاتَيۡنَا مُوسَى ٱلۡكِتَٰبَ تَمَامًا عَلَى ٱلَّذِيٓ أَحۡسَنَ وَتَفۡصِيلٗا لِّكُلِّ شَيۡءٖ وَهُدٗى وَرَحۡمَةٗ لَّعَلَّهُم بِلِقَآءِ رَبِّهِمۡ يُؤۡمِنُونَ

Sonra iyilik yapan kimsenin üzerine tamamlayıcı olarak, her şey için bir açıklama, bir yol gösterme ve bir merhamet olarak Musa'ya kitabı verdik; umulur ki onlar Rablerinin karşılaşmasına inanırlar.

Yunus 10:45

·

Kuran-ı Kerim

وَيَوۡمَ يَحۡشُرُهُمۡ كَأَن لَّمۡ يَلۡبَثُوٓاْ إِلَّا سَاعَةٗ مِّنَ ٱلنَّهَارِ يَتَعَارَفُونَ بَيۡنَهُمۡۚ قَدۡ خَسِرَ ٱلَّذِينَ كَذَّبُواْ بِلِقَآءِ ٱللَّهِ وَمَا كَانُواْ مُهۡتَدِينَ

Ve onları topladığı gün, sanki gündüzden bir saat dışında kalmamışlar gibi aralarında tanışırlar. Allah'la karşılaşmayı yalanlayanlar kesinlikle ziyana uğradı ve yol bulanlar olmadılar.

Ra'd 13:2

·

Kuran-ı Kerim

ٱللَّهُ ٱلَّذِي رَفَعَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ بِغَيۡرِ عَمَدٖ تَرَوۡنَهَاۖ ثُمَّ ٱسۡتَوَىٰ عَلَى ٱلۡعَرۡشِۖ وَسَخَّرَ ٱلشَّمۡسَ وَٱلۡقَمَرَۖ كُلّٞ يَجۡرِي لِأَجَلٖ مُّسَمّٗىۚ يُدَبِّرُ ٱلۡأَمۡرَ يُفَصِّلُ ٱلۡأٓيَٰتِ لَعَلَّكُم بِلِقَآءِ رَبِّكُمۡ تُوقِنُونَ

Allah, gökleri gördüğünüz direkler olmaksızın yükselten, sonra arşın üzerine kurulan, güneşi ve ayı boyun eğdirendir. Her biri belirlenmiş bir süreye kadar akar. İşi düzenler, ayetleri ayrıntılı açıklar; umulur ki Rabbinizle karşılaşmaya kesin olarak inanırsınız.

Mü'minun 23:33

·

Kuran-ı Kerim

وَقَالَ ٱلۡمَلَأُ مِن قَوۡمِهِ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ وَكَذَّبُواْ بِلِقَآءِ ٱلۡأٓخِرَةِ وَأَتۡرَفۡنَٰهُمۡ فِي ٱلۡحَيَوٰةِ ٱلدُّنۡيَا مَا هَٰذَآ إِلَّا بَشَرٞ مِّثۡلُكُمۡ يَأۡكُلُ مِمَّا تَأۡكُلُونَ مِنۡهُ وَيَشۡرَبُ مِمَّا تَشۡرَبُونَ

Ve onun kavminden örten, ahiret karşılaşmasını yalanlayan ve dünya hayatında onlara refah verdiğimiz ileri gelenler dedi: 'Bu, sizin gibi bir insandan başkası değildir, ondan yediğinizden yer ve içtiğinizden içer.'

Tüm 6 kullanımı gör

لِقَآءَنَا

lika'enakarşılaşmamızı

4

وَلِقَآئِهِۦٓ

ve-likaihive karşılaşmasına

1

وَلِقَآءِ

ve-likaive karşılaşmanın

1

لِّقَآئِهِۦ

li-ka'ihionun karşılaşmasına

1

لِّقَآءِ

li-ka'ikarşılaşması

1

بِلِقَآيِٕ

bi-likaikarşılaşmam ile

1

وَلِقَآئِهِۦ

ve-likaihive onun karşılaşmasının

1

وَلِقَآيِٕ

ve-likaive karşılaşmaya

1

وَأَلۡقَيۡنَا

Lemma

ve-elkaynave fırlattık

4

أَلۡقُواْ

elkufırlattılar

4

أَلۡقَى

elkafırlattı

3

أُلۡقِيَ

ulkiyefırlatıldı

3

يُلۡقِي

yulkifırlatır

3

فَأَلۡقَىٰ

fe-elkave fırlattı

3

تُلۡقِيَ

tulkiyefırlatırsın

2

فَأُلۡقِيَ

fe-ulkiyeve fırlatıldı

2

أَلۡقِ

elkifırlat

2

وَأَلۡقَوۡاْ

ve-elkavve fırlattılar

2