Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

ك ل ل

k-l-l — Kök Analizi

ك ل ل

377

Kullanım

4

Lemma

36

Türev

35

Anlam

4 lemma, 36 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

لِكُلّٖ

li-kullin

bütününe, bütün, her, tamamı

İsim
2

فَكُلًّا

fe-kullen

ve bütününü, bütün, hepsi, her biri

İsim
1

كُلًّا

kullen

bütünü, bütün, her biri, tamamı

İsim
1

وَكُلٌّ

ve-kullun

ve bütünü, bütün, her biri, tamamı

İsim
1

بِكُلّٖ

bi-kullin

bütün, bütün, tüm, her

İsim
1

فَلِكُلِّ

fe-li-kulli

ve bütün için, bütün, hepsi, her

İsim
1

وَكُلُّهُمۡ

ve-kulluhum

ve bütünü, bütün, hepsi, her biri

İsim
1

كُلُّهُنَّ

kulluhunne

bütünü, bütün, tüm, her

İsim
1

كُلَّۢا

kullen

bütünü, bütün, tamamı, her biri

İsim
1

كُلَّهُۥ

kullehu

bütününü, bütün, tüm, her

İsim
1

وَكُلًّا

ve-kullen

ve bütününü, bütün, tüm, her biri

İsim
1

كُلِّهَا

kulliha

onun bütünü, bütün, tüm, her

İsim
1

كُلَّمَا

Lemma

kullema

her ne zaman, bütün, her, tamamı

Zarf
7

Örnek Ayetler (5 / 7)

Bakara 2:25

·

Kuran-ı Kerim

وَبَشِّرِ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّـٰلِحَٰتِ أَنَّ لَهُمۡ جَنَّـٰتٖ تَجۡرِي مِن تَحۡتِهَا ٱلۡأَنۡهَٰرُۖ كُلَّمَا رُزِقُواْ مِنۡهَا مِن ثَمَرَةٖ رِّزۡقٗا قَالُواْ هَٰذَا ٱلَّذِي رُزِقۡنَا مِن قَبۡلُۖ وَأُتُواْ بِهِۦ مُتَشَٰبِهٗاۖ وَلَهُمۡ فِيهَآ أَزۡوَٰجٞ مُّطَهَّرَةٞۖ وَهُمۡ فِيهَا خَٰلِدُونَ

Ve inanan ve doğruları yapan kimseleri müjdele, şüphesiz altından ırmaklar akan bahçeler onlar içindir. Her ne zaman onlardan bir üründen bir rızık olarak rızıklandırılsalar, 'Bu önceden rızıklandırıldığımız şeydir' dediler. Ve onlara benzer olarak getirildi. Ve onların içinde onlar için temizlenmiş eşler vardır ve onlar onların içinde kalıcılardır.

Ali İmran 3:37

·

Kuran-ı Kerim

فَتَقَبَّلَهَا رَبُّهَا بِقَبُولٍ حَسَنٖ وَأَنۢبَتَهَا نَبَاتًا حَسَنٗا وَكَفَّلَهَا زَكَرِيَّاۖ كُلَّمَا دَخَلَ عَلَيۡهَا زَكَرِيَّا ٱلۡمِحۡرَابَ وَجَدَ عِندَهَا رِزۡقٗاۖ قَالَ يَٰمَرۡيَمُ أَنَّىٰ لَكِ هَٰذَاۖ قَالَتۡ هُوَ مِنۡ عِندِ ٱللَّهِۖ إِنَّ ٱللَّهَ يَرۡزُقُ مَن يَشَآءُ بِغَيۡرِ حِسَابٍ

Bunun üzerine Rabbi onu güzel bir kabul ile kabul etti ve onu güzel bir bitki gibi yetiştirdi ve onun bakımını Zekeriya'ya verdi. Zekeriya onun yanına mihraba her girdiğinde, onun yanında bir rızık buldu. Dedi: 'Ey Meryem, bu sana nereden?' Dedi: 'O Allah'ın katındandır. Şüphesiz Allah dilediğini hesapsız rızıklandırır.'

Nisa 4:56

·

Kuran-ı Kerim

إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ بِـَٔايَٰتِنَا سَوۡفَ نُصۡلِيهِمۡ نَارٗا كُلَّمَا نَضِجَتۡ جُلُودُهُم بَدَّلۡنَٰهُمۡ جُلُودًا غَيۡرَهَا لِيَذُوقُواْ ٱلۡعَذَابَۗ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ عَزِيزًا حَكِيمٗا

Şüphesiz ayetlerimizi örten kimseleri ileride bir ateşe sokacağız. Azabı tatmaları için onların derileri her ne zaman pişse onları ondan başka derilerle değiştiririz. Şüphesiz Allah Üstündür, Hikmetlidir.

Maide 5:70

·

Kuran-ı Kerim

لَقَدۡ أَخَذۡنَا مِيثَٰقَ بَنِيٓ إِسۡرَـٰٓءِيلَ وَأَرۡسَلۡنَآ إِلَيۡهِمۡ رُسُلٗاۖ كُلَّمَا جَآءَهُمۡ رَسُولُۢ بِمَا لَا تَهۡوَىٰٓ أَنفُسُهُمۡ فَرِيقٗا كَذَّبُواْ وَفَرِيقٗا يَقۡتُلُونَ

Kesinlikle İsrail oğullarının sözleşmesini aldık ve onlara resuller gönderdik. Her ne zaman bir resul onlara nefslerinin arzulamadığı bir şeyle gelse, bir grubu yalanladılar ve bir grubu katlederler.

A'raf 7:38

·

Kuran-ı Kerim

قَالَ ٱدۡخُلُواْ فِيٓ أُمَمٖ قَدۡ خَلَتۡ مِن قَبۡلِكُم مِّنَ ٱلۡجِنِّ وَٱلۡإِنسِ فِي ٱلنَّارِۖ كُلَّمَا دَخَلَتۡ أُمَّةٞ لَّعَنَتۡ أُخۡتَهَاۖ حَتَّىٰٓ إِذَا ٱدَّارَكُواْ فِيهَا جَمِيعٗا قَالَتۡ أُخۡرَىٰهُمۡ لِأُولَىٰهُمۡ رَبَّنَا هَـٰٓؤُلَآءِ أَضَلُّونَا فَـَٔاتِهِمۡ عَذَابٗا ضِعۡفٗا مِّنَ ٱلنَّارِۖ قَالَ لِكُلّٖ ضِعۡفٞ وَلَٰكِن لَّا تَعۡلَمُونَ

Dedi: 'Sizden önce geçmiş cin ve insan toplulukları içinde ateşe girin.' Bir topluluk her girdiğinde kız kardeşini lanetler; sonunda hepsi orada toplandığında onların sonrakisi onların öncekisi için dedi: 'Rabbimiz, işte bunlar bizi saptırdı; böylece onlara ateşten kat kat bir azap ver.' Dedi: 'Her biri için kat kat vardır ve ancak bilmezsiniz.'

Tüm 7 kullanımı gör

كُلَّمَآ

kullema

her ne zaman, bütün, her defasında, her ne zaman

Zarf
5

أَفَكُلَّمَا

efe-kullema

mı o halde bütün, bütün, her, her ne zaman

Zarf
1

وَكُلَّمَا

ve-kullema

ve bütün, bütün, her, tüm

Zarf
1

أَوَكُلَّمَا

eve-kullema

ve her ne zaman, her ne zaman, her defasında

Zarf
1

كَلَٰلَةً

Lemma

kelaleten

yorgunluğu, yorgunluk, zayıflık, doğrudan mirasçısı olmama

İsim
1

ٱلۡكَلَٰلَةِ

el-kelaleti

yan soyun, yan soy, varissiz, yorgunluk

İsim
1

كَلٌّ

Lemma

kellun

yük, yük, ağırlık, yorgunluk

İsim
1

لِكُلّٖ

li-kullinbütününe

2

فَكُلًّا

fe-kullenve bütününü

1

كُلًّا

kullenbütünü

1

وَكُلٌّ

ve-kullunve bütünü

1

بِكُلّٖ

bi-kullinbütün

1

فَلِكُلِّ

fe-li-kullive bütün için

1

وَكُلُّهُمۡ

ve-kulluhumve bütünü

1

كُلُّهُنَّ

kulluhunnebütünü

1

كُلَّۢا

kullenbütünü

1

كُلَّهُۥ

kullehubütününü

1

وَكُلًّا

ve-kullenve bütününü

1

كُلِّهَا

kullihaonun bütünü

1

كُلَّمَا

Lemma

kullemaher ne zaman

7

Örnek Ayetler (5 / 7)

Bakara 2:25

·

Kuran-ı Kerim

وَبَشِّرِ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّـٰلِحَٰتِ أَنَّ لَهُمۡ جَنَّـٰتٖ تَجۡرِي مِن تَحۡتِهَا ٱلۡأَنۡهَٰرُۖ كُلَّمَا رُزِقُواْ مِنۡهَا مِن ثَمَرَةٖ رِّزۡقٗا قَالُواْ هَٰذَا ٱلَّذِي رُزِقۡنَا مِن قَبۡلُۖ وَأُتُواْ بِهِۦ مُتَشَٰبِهٗاۖ وَلَهُمۡ فِيهَآ أَزۡوَٰجٞ مُّطَهَّرَةٞۖ وَهُمۡ فِيهَا خَٰلِدُونَ

Ve inanan ve doğruları yapan kimseleri müjdele, şüphesiz altından ırmaklar akan bahçeler onlar içindir. Her ne zaman onlardan bir üründen bir rızık olarak rızıklandırılsalar, 'Bu önceden rızıklandırıldığımız şeydir' dediler. Ve onlara benzer olarak getirildi. Ve onların içinde onlar için temizlenmiş eşler vardır ve onlar onların içinde kalıcılardır.

Ali İmran 3:37

·

Kuran-ı Kerim

فَتَقَبَّلَهَا رَبُّهَا بِقَبُولٍ حَسَنٖ وَأَنۢبَتَهَا نَبَاتًا حَسَنٗا وَكَفَّلَهَا زَكَرِيَّاۖ كُلَّمَا دَخَلَ عَلَيۡهَا زَكَرِيَّا ٱلۡمِحۡرَابَ وَجَدَ عِندَهَا رِزۡقٗاۖ قَالَ يَٰمَرۡيَمُ أَنَّىٰ لَكِ هَٰذَاۖ قَالَتۡ هُوَ مِنۡ عِندِ ٱللَّهِۖ إِنَّ ٱللَّهَ يَرۡزُقُ مَن يَشَآءُ بِغَيۡرِ حِسَابٍ

Bunun üzerine Rabbi onu güzel bir kabul ile kabul etti ve onu güzel bir bitki gibi yetiştirdi ve onun bakımını Zekeriya'ya verdi. Zekeriya onun yanına mihraba her girdiğinde, onun yanında bir rızık buldu. Dedi: 'Ey Meryem, bu sana nereden?' Dedi: 'O Allah'ın katındandır. Şüphesiz Allah dilediğini hesapsız rızıklandırır.'

Nisa 4:56

·

Kuran-ı Kerim

إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ بِـَٔايَٰتِنَا سَوۡفَ نُصۡلِيهِمۡ نَارٗا كُلَّمَا نَضِجَتۡ جُلُودُهُم بَدَّلۡنَٰهُمۡ جُلُودًا غَيۡرَهَا لِيَذُوقُواْ ٱلۡعَذَابَۗ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ عَزِيزًا حَكِيمٗا

Şüphesiz ayetlerimizi örten kimseleri ileride bir ateşe sokacağız. Azabı tatmaları için onların derileri her ne zaman pişse onları ondan başka derilerle değiştiririz. Şüphesiz Allah Üstündür, Hikmetlidir.

Maide 5:70

·

Kuran-ı Kerim

لَقَدۡ أَخَذۡنَا مِيثَٰقَ بَنِيٓ إِسۡرَـٰٓءِيلَ وَأَرۡسَلۡنَآ إِلَيۡهِمۡ رُسُلٗاۖ كُلَّمَا جَآءَهُمۡ رَسُولُۢ بِمَا لَا تَهۡوَىٰٓ أَنفُسُهُمۡ فَرِيقٗا كَذَّبُواْ وَفَرِيقٗا يَقۡتُلُونَ

Kesinlikle İsrail oğullarının sözleşmesini aldık ve onlara resuller gönderdik. Her ne zaman bir resul onlara nefslerinin arzulamadığı bir şeyle gelse, bir grubu yalanladılar ve bir grubu katlederler.

A'raf 7:38

·

Kuran-ı Kerim

قَالَ ٱدۡخُلُواْ فِيٓ أُمَمٖ قَدۡ خَلَتۡ مِن قَبۡلِكُم مِّنَ ٱلۡجِنِّ وَٱلۡإِنسِ فِي ٱلنَّارِۖ كُلَّمَا دَخَلَتۡ أُمَّةٞ لَّعَنَتۡ أُخۡتَهَاۖ حَتَّىٰٓ إِذَا ٱدَّارَكُواْ فِيهَا جَمِيعٗا قَالَتۡ أُخۡرَىٰهُمۡ لِأُولَىٰهُمۡ رَبَّنَا هَـٰٓؤُلَآءِ أَضَلُّونَا فَـَٔاتِهِمۡ عَذَابٗا ضِعۡفٗا مِّنَ ٱلنَّارِۖ قَالَ لِكُلّٖ ضِعۡفٞ وَلَٰكِن لَّا تَعۡلَمُونَ

Dedi: 'Sizden önce geçmiş cin ve insan toplulukları içinde ateşe girin.' Bir topluluk her girdiğinde kız kardeşini lanetler; sonunda hepsi orada toplandığında onların sonrakisi onların öncekisi için dedi: 'Rabbimiz, işte bunlar bizi saptırdı; böylece onlara ateşten kat kat bir azap ver.' Dedi: 'Her biri için kat kat vardır ve ancak bilmezsiniz.'

Tüm 7 kullanımı gör

كُلَّمَآ

kullemaher ne zaman

5

أَفَكُلَّمَا

efe-kullemamı o halde bütün

1

وَكُلَّمَا

ve-kullemave bütün

1

أَوَكُلَّمَا

eve-kullemave her ne zaman

1

كَلَٰلَةً

Lemma

kelaletenyorgunluğu

1

ٱلۡكَلَٰلَةِ

el-kelaletiyan soyun

1

كَلٌّ

Lemma

kellunyük

1