6
Kullanım
2
Lemma
2
Türev
8
Anlam
2 lemma, 2 türev form
Örnek Ayetler (1)
Kehf 18:22
·
Kuran-ı Kerim
سَيَقُولُونَ ثَلَٰثَةٞ رَّابِعُهُمۡ كَلۡبُهُمۡ وَيَقُولُونَ خَمۡسَةٞ سَادِسُهُمۡ كَلۡبُهُمۡ رَجۡمَۢا بِٱلۡغَيۡبِۖ وَيَقُولُونَ سَبۡعَةٞ وَثَامِنُهُمۡ كَلۡبُهُمۡۚ قُل رَّبِّيٓ أَعۡلَمُ بِعِدَّتِهِم مَّا يَعۡلَمُهُمۡ إِلَّا قَلِيلٞۗ فَلَا تُمَارِ فِيهِمۡ إِلَّا مِرَآءٗ ظَٰهِرٗا وَلَا تَسۡتَفۡتِ فِيهِم مِّنۡهُمۡ أَحَدٗا
Görünmeyene taş atarak 'Üçtürler, onların dördüncüsü onların köpeğidir' diyecekler ve 'Beştirler, onların altıncısı onların köpeğidir' diyecekler. 'Yedidirler ve onların sekizincisi onların köpeğidir' diyecekler. De ki: 'Rabbim onların sayısını daha iyi bilendir; onları azdan başkası bilmez.' O halde açık bir tartışmadan başka onlar hakkında tartışma ve onlar hakkında onlardan hiç kimseden fetva isteme.
Örnek Ayetler (1)
A'raf 7:176
·
Kuran-ı Kerim
وَلَوۡ شِئۡنَا لَرَفَعۡنَٰهُ بِهَا وَلَٰكِنَّهُۥٓ أَخۡلَدَ إِلَى ٱلۡأَرۡضِ وَٱتَّبَعَ هَوَىٰهُۚ فَمَثَلُهُۥ كَمَثَلِ ٱلۡكَلۡبِ إِن تَحۡمِلۡ عَلَيۡهِ يَلۡهَثۡ أَوۡ تَتۡرُكۡهُ يَلۡهَثۚ ذَّـٰلِكَ مَثَلُ ٱلۡقَوۡمِ ٱلَّذِينَ كَذَّبُواْ بِـَٔايَٰتِنَاۚ فَٱقۡصُصِ ٱلۡقَصَصَ لَعَلَّهُمۡ يَتَفَكَّرُونَ
Ve eğer dileseydik onu onlarla yükseltirdik fakat o yere saplandı ve hevesine uydu. Onun durumu köpeğin durumu gibidir: Üzerine varsan da dilini sarkıtıp solur veya onu bıraksan da dilini sarkıtıp solur. İşte bu, ayetlerimizi yalanlayan topluluğun durumudur. Bunun üzerine hikayeyi anlat, umulur ki düşünürler.
Örnek Ayetler (1)
Kehf 18:18
·
Kuran-ı Kerim
وَتَحۡسَبُهُمۡ أَيۡقَاظٗا وَهُمۡ رُقُودٞۚ وَنُقَلِّبُهُمۡ ذَاتَ ٱلۡيَمِينِ وَذَاتَ ٱلشِّمَالِۖ وَكَلۡبُهُم بَٰسِطٞ ذِرَاعَيۡهِ بِٱلۡوَصِيدِۚ لَوِ ٱطَّلَعۡتَ عَلَيۡهِمۡ لَوَلَّيۡتَ مِنۡهُمۡ فِرَارٗا وَلَمُلِئۡتَ مِنۡهُمۡ رُعۡبٗا
Oysa onlar uyuyanlardır, onları uyanıklar hesap edersin. Onları sağ tarafına ve sol tarafına çeviririz. Onların köpeği eşikte iki kolunu uzatandır. Eğer onlara baksaydın, onlardan kaçarak kesinlikle dönerdin ve onlardan korkuyla kesinlikle dolardın.
Örnek Ayetler (1)
Maide 5:4
·
Kuran-ı Kerim
يَسۡـَٔلُونَكَ مَاذَآ أُحِلَّ لَهُمۡۖ قُلۡ أُحِلَّ لَكُمُ ٱلطَّيِّبَٰتُ وَمَا عَلَّمۡتُم مِّنَ ٱلۡجَوَارِحِ مُكَلِّبِينَ تُعَلِّمُونَهُنَّ مِمَّا عَلَّمَكُمُ ٱللَّهُۖ فَكُلُواْ مِمَّآ أَمۡسَكۡنَ عَلَيۡكُمۡ وَٱذۡكُرُواْ ٱسۡمَ ٱللَّهِ عَلَيۡهِۖ وَٱتَّقُواْ ٱللَّهَۚ إِنَّ ٱللَّهَ سَرِيعُ ٱلۡحِسَابِ
Onlara ne helal kılındı sana soruyorlar. De ki: 'Temiz şeyler ve eğitenler olarak Allah'ın size öğrettiği şeyden onlara öğretiyorsunuz, öğrettiğiniz avcı hayvanlardan olan şeyler size helal kılındı. Böylece sizin için tuttukları şeyden yiyin ve onun üzerine Allah'ın adını anın. Ve Allah'tan sakının. Şüphesiz Allah hesabı hızlıdır.'