Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

ك ف ر

k-f-r — Kök Analizi

ك ف ر

525

Kullanım

13

Lemma

100

Türev

106

Anlam

13 lemma, 100 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

كَفَرُواْ

Lemma

keferu

örttüler, örtmek, gizlemek, inkar etmek

Fiil
166

كَفَرُوٓاْ

keferu

örttüler, örtmek, gizlemek, inkar etmek

Fiil
23

كَفَرَ

kefere

örttü, örtmek, gizlemek, inkar etmek

Fiil
18

يَكۡفُرُونَ

yekfurune

örterler, örtmek, gizlemek, inkar etmek

Fiil
12

Örnek Ayetler (5 / 12)

Bakara 2:61

·

Kuran-ı Kerim

وَإِذۡ قُلۡتُمۡ يَٰمُوسَىٰ لَن نَّصۡبِرَ عَلَىٰ طَعَامٖ وَٰحِدٖ فَٱدۡعُ لَنَا رَبَّكَ يُخۡرِجۡ لَنَا مِمَّا تُنۢبِتُ ٱلۡأَرۡضُ مِنۢ بَقۡلِهَا وَقِثَّآئِهَا وَفُومِهَا وَعَدَسِهَا وَبَصَلِهَاۖ قَالَ أَتَسۡتَبۡدِلُونَ ٱلَّذِي هُوَ أَدۡنَىٰ بِٱلَّذِي هُوَ خَيۡرٌۚ ٱهۡبِطُواْ مِصۡرٗا فَإِنَّ لَكُم مَّا سَأَلۡتُمۡۗ وَضُرِبَتۡ عَلَيۡهِمُ ٱلذِّلَّةُ وَٱلۡمَسۡكَنَةُ وَبَآءُو بِغَضَبٖ مِّنَ ٱللَّهِۚ ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمۡ كَانُواْ يَكۡفُرُونَ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ وَيَقۡتُلُونَ ٱلنَّبِيِّـۧنَ بِغَيۡرِ ٱلۡحَقِّۚ ذَٰلِكَ بِمَا عَصَواْ وَّكَانُواْ يَعۡتَدُونَ

Ve demiştiniz: 'Ey Musa, tek bir yemeğin üzerine asla sabretmeyeceğiz. Öyleyse bizim için Rabbini çağır, yeryüzünün bitirdiği şeylerden; sebzesinden, acurundan, sarımsağından, mercimeğinden ve soğanından bize çıkarsın.' Demişti: 'Daha aşağı olanı daha hayırlı olanla mı değiştiriyorsunuz? Mısır'a inin, şüphesiz istediğiniz şey sizin içindir.' Ve onların üzerine alçaklık ve miskinlik vuruldu ve Allah'tan bir gazapla döndüler. Bu, onların Allah'ın ayetlerini örtmeleri ve nebileri hak olmaksızın katletmeleri sebebiyledir. Bu, isyan etmeleri ve haddi aşmaları sebebiyledir.

Ali İmran 3:21

·

Kuran-ı Kerim

إِنَّ ٱلَّذِينَ يَكۡفُرُونَ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ وَيَقۡتُلُونَ ٱلنَّبِيِّـۧنَ بِغَيۡرِ حَقّٖ وَيَقۡتُلُونَ ٱلَّذِينَ يَأۡمُرُونَ بِٱلۡقِسۡطِ مِنَ ٱلنَّاسِ فَبَشِّرۡهُم بِعَذَابٍ أَلِيمٍ

Şüphesiz Allah'ın ayetlerini örtenler, nebileri haksız yere katledenler ve insanlardan adaletle emredenleri katledenler; onları acı verici bir azapla müjdele.

Ali İmran 3:112

·

Kuran-ı Kerim

ضُرِبَتۡ عَلَيۡهِمُ ٱلذِّلَّةُ أَيۡنَ مَا ثُقِفُوٓاْ إِلَّا بِحَبۡلٖ مِّنَ ٱللَّهِ وَحَبۡلٖ مِّنَ ٱلنَّاسِ وَبَآءُو بِغَضَبٖ مِّنَ ٱللَّهِ وَضُرِبَتۡ عَلَيۡهِمُ ٱلۡمَسۡكَنَةُۚ ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمۡ كَانُواْ يَكۡفُرُونَ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ وَيَقۡتُلُونَ ٱلۡأَنۢبِيَآءَ بِغَيۡرِ حَقّٖۚ ذَٰلِكَ بِمَا عَصَواْ وَّكَانُواْ يَعۡتَدُونَ

Allah'tan bir ip ve insanlardan bir ip hariç, nerede bulunurlarsa bulunsunlar onların üzerine aşağılanma vuruldu. Ve Allah'tan bir gazapla döndüler ve onların üzerine çaresizlik vuruldu. Bu, onların Allah'ın ayetlerini örtmeleri ve nebileri haksız yere katletmeleri sebebiyledir. Bu, isyan etmeleri ve sınırı aşmaları sebebiyledir.

Nisa 4:150

·

Kuran-ı Kerim

إِنَّ ٱلَّذِينَ يَكۡفُرُونَ بِٱللَّهِ وَرُسُلِهِۦ وَيُرِيدُونَ أَن يُفَرِّقُواْ بَيۡنَ ٱللَّهِ وَرُسُلِهِۦ وَيَقُولُونَ نُؤۡمِنُ بِبَعۡضٖ وَنَكۡفُرُ بِبَعۡضٖ وَيُرِيدُونَ أَن يَتَّخِذُواْ بَيۡنَ ذَٰلِكَ سَبِيلًا

Şüphesiz Allah'ı ve O'nun resullerini örten ve Allah'ın ve O'nun resullerinin arasını ayırmayı isteyen ve 'Bir kısmına inanırız ve bir kısmını örteriz' diyen ve bunun arasında bir yol edinmeyi isteyen kimseler;

En'am 6:70

·

Kuran-ı Kerim

وَذَرِ ٱلَّذِينَ ٱتَّخَذُواْ دِينَهُمۡ لَعِبٗا وَلَهۡوٗا وَغَرَّتۡهُمُ ٱلۡحَيَوٰةُ ٱلدُّنۡيَاۚ وَذَكِّرۡ بِهِۦٓ أَن تُبۡسَلَ نَفۡسُۢ بِمَا كَسَبَتۡ لَيۡسَ لَهَا مِن دُونِ ٱللَّهِ وَلِيّٞ وَلَا شَفِيعٞ وَإِن تَعۡدِلۡ كُلَّ عَدۡلٖ لَّا يُؤۡخَذۡ مِنۡهَآۗ أُوْلَـٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ أُبۡسِلُواْ بِمَا كَسَبُواْۖ لَهُمۡ شَرَابٞ مِّنۡ حَمِيمٖ وَعَذَابٌ أَلِيمُۢ بِمَا كَانُواْ يَكۡفُرُونَ

Ve dinlerini bir oyun ve bir eğlence edinen, dünya hayatının kendilerini aldattığı kimseleri bırak. Ve kazandığı şey sebebiyle bir nefsin teslim edilmemesi için onunla hatırlat; onun için Allah'ın dışında bir koruyucu ve bir aracı yoktur. Ve her dengi verse de ondan alınmaz. İşte onlar kazandıkları şey sebebiyle teslim edilen kimselerdir; örtmeleri sebebiyle onlar için kaynar sudan bir içecek ve acı verici bir azap vardır.

Tüm 12 kullanımı gör

تَكۡفُرُونَ

tekfurune

örtersiniz, örtmek, gizlemek, inkar etmek

Fiil
11

يَكۡفُرۡ

yekfur

örter, örtmek, gizlemek, inkar etmek

Fiil
8

كَفَرۡتُمۡ

kefertum

örttünüz, örtmek, gizlemek, inkar etmek

Fiil
4

لِيَكۡفُرُواْ

li-yekfuru

örtmeleri için, örtmek, inkar etmek, nankörlük etmek

Fiil
3

يَكۡفُرُ

yekfuru

örter, örtmek, gizlemek, inkar etmek

Fiil
3

فَكَفَرُواْ

fe-keferu

ve örttüler, örtmek, gizlemek, inkar etmek

Fiil
3

تَكۡفُرُواْ

tekfuru

örtersiniz, örtmek, gizlemek, inkar etmek

Fiil
3

يَكۡفُرُواْ

yekfuru

örterler, örtmek, gizlemek, inkar etmek

Fiil
3

كَفَرۡنَا

keferna

örttük, örtmek, gizlemek, inkar etmek

Fiil
2

وَكَفَرُواْ

ve-keferu

ve örttüler, örtmek, gizlemek, inkar etmek

Fiil
2

كَفَرۡتُم

kefertum

örttünüz, örtmek, inkar etmek, nankörlük etmek

Fiil
2

أَكَفَرۡتَ

e-keferte

örttün mü, örtmek, gizlemek, inkar etmek, nankörlük etmek

Fiil
1

أَكۡفُرُ

ekfuru

örterim, örtmek, inkar etmek, nankörlük etmek

Fiil
1

وَيَكۡفُرُونَ

ve-yekfurune

ve örterler, örtmek, gizlemek, inkar etmek

Fiil
1

فَلۡيَكۡفُرۡ

fe-li-yekfur

artık örtsün, örtmek, gizlemek, inkar etmek

Fiil
1

وَكَفَرۡنَا

ve-keferna

ve örttük, örtmek, inkar etmek, nankörlük etmek

Fiil
1

كَفَرُواْ

Lemma

keferuörttüler

166

كَفَرُوٓاْ

keferuörttüler

23

كَفَرَ

kefereörttü

18

يَكۡفُرُونَ

yekfuruneörterler

12

Örnek Ayetler (5 / 12)

Bakara 2:61

·

Kuran-ı Kerim

وَإِذۡ قُلۡتُمۡ يَٰمُوسَىٰ لَن نَّصۡبِرَ عَلَىٰ طَعَامٖ وَٰحِدٖ فَٱدۡعُ لَنَا رَبَّكَ يُخۡرِجۡ لَنَا مِمَّا تُنۢبِتُ ٱلۡأَرۡضُ مِنۢ بَقۡلِهَا وَقِثَّآئِهَا وَفُومِهَا وَعَدَسِهَا وَبَصَلِهَاۖ قَالَ أَتَسۡتَبۡدِلُونَ ٱلَّذِي هُوَ أَدۡنَىٰ بِٱلَّذِي هُوَ خَيۡرٌۚ ٱهۡبِطُواْ مِصۡرٗا فَإِنَّ لَكُم مَّا سَأَلۡتُمۡۗ وَضُرِبَتۡ عَلَيۡهِمُ ٱلذِّلَّةُ وَٱلۡمَسۡكَنَةُ وَبَآءُو بِغَضَبٖ مِّنَ ٱللَّهِۚ ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمۡ كَانُواْ يَكۡفُرُونَ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ وَيَقۡتُلُونَ ٱلنَّبِيِّـۧنَ بِغَيۡرِ ٱلۡحَقِّۚ ذَٰلِكَ بِمَا عَصَواْ وَّكَانُواْ يَعۡتَدُونَ

Ve demiştiniz: 'Ey Musa, tek bir yemeğin üzerine asla sabretmeyeceğiz. Öyleyse bizim için Rabbini çağır, yeryüzünün bitirdiği şeylerden; sebzesinden, acurundan, sarımsağından, mercimeğinden ve soğanından bize çıkarsın.' Demişti: 'Daha aşağı olanı daha hayırlı olanla mı değiştiriyorsunuz? Mısır'a inin, şüphesiz istediğiniz şey sizin içindir.' Ve onların üzerine alçaklık ve miskinlik vuruldu ve Allah'tan bir gazapla döndüler. Bu, onların Allah'ın ayetlerini örtmeleri ve nebileri hak olmaksızın katletmeleri sebebiyledir. Bu, isyan etmeleri ve haddi aşmaları sebebiyledir.

Ali İmran 3:21

·

Kuran-ı Kerim

إِنَّ ٱلَّذِينَ يَكۡفُرُونَ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ وَيَقۡتُلُونَ ٱلنَّبِيِّـۧنَ بِغَيۡرِ حَقّٖ وَيَقۡتُلُونَ ٱلَّذِينَ يَأۡمُرُونَ بِٱلۡقِسۡطِ مِنَ ٱلنَّاسِ فَبَشِّرۡهُم بِعَذَابٍ أَلِيمٍ

Şüphesiz Allah'ın ayetlerini örtenler, nebileri haksız yere katledenler ve insanlardan adaletle emredenleri katledenler; onları acı verici bir azapla müjdele.

Ali İmran 3:112

·

Kuran-ı Kerim

ضُرِبَتۡ عَلَيۡهِمُ ٱلذِّلَّةُ أَيۡنَ مَا ثُقِفُوٓاْ إِلَّا بِحَبۡلٖ مِّنَ ٱللَّهِ وَحَبۡلٖ مِّنَ ٱلنَّاسِ وَبَآءُو بِغَضَبٖ مِّنَ ٱللَّهِ وَضُرِبَتۡ عَلَيۡهِمُ ٱلۡمَسۡكَنَةُۚ ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمۡ كَانُواْ يَكۡفُرُونَ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ وَيَقۡتُلُونَ ٱلۡأَنۢبِيَآءَ بِغَيۡرِ حَقّٖۚ ذَٰلِكَ بِمَا عَصَواْ وَّكَانُواْ يَعۡتَدُونَ

Allah'tan bir ip ve insanlardan bir ip hariç, nerede bulunurlarsa bulunsunlar onların üzerine aşağılanma vuruldu. Ve Allah'tan bir gazapla döndüler ve onların üzerine çaresizlik vuruldu. Bu, onların Allah'ın ayetlerini örtmeleri ve nebileri haksız yere katletmeleri sebebiyledir. Bu, isyan etmeleri ve sınırı aşmaları sebebiyledir.

Nisa 4:150

·

Kuran-ı Kerim

إِنَّ ٱلَّذِينَ يَكۡفُرُونَ بِٱللَّهِ وَرُسُلِهِۦ وَيُرِيدُونَ أَن يُفَرِّقُواْ بَيۡنَ ٱللَّهِ وَرُسُلِهِۦ وَيَقُولُونَ نُؤۡمِنُ بِبَعۡضٖ وَنَكۡفُرُ بِبَعۡضٖ وَيُرِيدُونَ أَن يَتَّخِذُواْ بَيۡنَ ذَٰلِكَ سَبِيلًا

Şüphesiz Allah'ı ve O'nun resullerini örten ve Allah'ın ve O'nun resullerinin arasını ayırmayı isteyen ve 'Bir kısmına inanırız ve bir kısmını örteriz' diyen ve bunun arasında bir yol edinmeyi isteyen kimseler;

En'am 6:70

·

Kuran-ı Kerim

وَذَرِ ٱلَّذِينَ ٱتَّخَذُواْ دِينَهُمۡ لَعِبٗا وَلَهۡوٗا وَغَرَّتۡهُمُ ٱلۡحَيَوٰةُ ٱلدُّنۡيَاۚ وَذَكِّرۡ بِهِۦٓ أَن تُبۡسَلَ نَفۡسُۢ بِمَا كَسَبَتۡ لَيۡسَ لَهَا مِن دُونِ ٱللَّهِ وَلِيّٞ وَلَا شَفِيعٞ وَإِن تَعۡدِلۡ كُلَّ عَدۡلٖ لَّا يُؤۡخَذۡ مِنۡهَآۗ أُوْلَـٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ أُبۡسِلُواْ بِمَا كَسَبُواْۖ لَهُمۡ شَرَابٞ مِّنۡ حَمِيمٖ وَعَذَابٌ أَلِيمُۢ بِمَا كَانُواْ يَكۡفُرُونَ

Ve dinlerini bir oyun ve bir eğlence edinen, dünya hayatının kendilerini aldattığı kimseleri bırak. Ve kazandığı şey sebebiyle bir nefsin teslim edilmemesi için onunla hatırlat; onun için Allah'ın dışında bir koruyucu ve bir aracı yoktur. Ve her dengi verse de ondan alınmaz. İşte onlar kazandıkları şey sebebiyle teslim edilen kimselerdir; örtmeleri sebebiyle onlar için kaynar sudan bir içecek ve acı verici bir azap vardır.

Tüm 12 kullanımı gör

تَكۡفُرُونَ

tekfuruneörtersiniz

11

يَكۡفُرۡ

yekfurörter

8

كَفَرۡتُمۡ

kefertumörttünüz

4

لِيَكۡفُرُواْ

li-yekfuruörtmeleri için

3

يَكۡفُرُ

yekfuruörter

3

فَكَفَرُواْ

fe-keferuve örttüler

3

تَكۡفُرُواْ

tekfuruörtersiniz

3

يَكۡفُرُواْ

yekfuruörterler

3

كَفَرۡنَا

kefernaörttük

2

وَكَفَرُواْ

ve-keferuve örttüler

2

كَفَرۡتُم

kefertumörttünüz

2

أَكَفَرۡتَ

e-keferteörttün mü

1

أَكۡفُرُ

ekfuruörterim

1

وَيَكۡفُرُونَ

ve-yekfuruneve örterler

1

فَلۡيَكۡفُرۡ

fe-li-yekfurartık örtsün

1

وَكَفَرۡنَا

ve-kefernave örttük

1