Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

ك س و

k-s-v — Kök Analizi

ك س و

5

Kullanım

2

Lemma

3

Türev

12

Anlam

2 lemma, 3 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

وَكِسۡوَتُهُنَّ

Lemma

ve-kisvetuhunne

ve giysileri, giysi, örtü, kıyafet

İsim
1

كِسۡوَتُهُمۡ

kisvetuhum

giysileri, örtü, giysi, kıyafet

İsim
1

نَكۡسُوهَا

Lemma

neksuha

onu giydiririz, giydirmek, örtmek, kaplamak

Fiil
1

Örnek Ayetler (1)

Bakara 2:259

·

Kuran-ı Kerim

أَوۡ كَٱلَّذِي مَرَّ عَلَىٰ قَرۡيَةٖ وَهِيَ خَاوِيَةٌ عَلَىٰ عُرُوشِهَا قَالَ أَنَّىٰ يُحۡيِۦ هَٰذِهِ ٱللَّهُ بَعۡدَ مَوۡتِهَاۖ فَأَمَاتَهُ ٱللَّهُ مِاْئَةَ عَامٖ ثُمَّ بَعَثَهُۥۖ قَالَ كَمۡ لَبِثۡتَۖ قَالَ لَبِثۡتُ يَوۡمًا أَوۡ بَعۡضَ يَوۡمٖۖ قَالَ بَل لَّبِثۡتَ مِاْئَةَ عَامٖ فَٱنظُرۡ إِلَىٰ طَعَامِكَ وَشَرَابِكَ لَمۡ يَتَسَنَّهۡۖ وَٱنظُرۡ إِلَىٰ حِمَارِكَ وَلِنَجۡعَلَكَ ءَايَةٗ لِّلنَّاسِۖ وَٱنظُرۡ إِلَى ٱلۡعِظَامِ كَيۡفَ نُنشِزُهَا ثُمَّ نَكۡسُوهَا لَحۡمٗاۚ فَلَمَّا تَبَيَّنَ لَهُۥ قَالَ أَعۡلَمُ أَنَّ ٱللَّهَ عَلَىٰ كُلِّ شَيۡءٖ قَدِيرٞ

Veya çatıları üzerine çökmüşken bir şehrin üzerine uğrayan kimse gibi. 'Ölümünden sonra Allah bunu nasıl diriltir?' demişti. Bunun üzerine Allah onu yüz yıl öldürdü, sonra onu diriltti. 'Ne kadar kaldın?' dedi. 'Bir gün veya günün bir kısmı kaldım' dedi. 'Hayır, yüz yıl kaldın; böylece yiyeceğine ve içeceğine bak, bozulmamış. Ve eşeğine bak; ve seni insanlara bir ayet kılmamız için. Ve kemiklere bak, onları nasıl kaldırıyoruz, sonra onlara et giydiriyoruz' dedi. Ona açıkça belli olduğunda 'Biliyorum ki Allah her şeyin üzerine Güç Yetiren'dir' dedi.

وَٱكۡسُوهُمۡ

vek'suhum

ve giydirin, giydirmek, örtmek, elbise vermek

Fiil
1

فَكَسَوۡنَا

fe-kesevna

ve giydirdik, giydirmek, örtmek, kaplamak

Fiil
1

وَكِسۡوَتُهُنَّ

Lemma

ve-kisvetuhunneve giysileri

1

كِسۡوَتُهُمۡ

kisvetuhumgiysileri

1

نَكۡسُوهَا

Lemma

neksuhaonu giydiririz

1

Örnek Ayetler (1)

Bakara 2:259

·

Kuran-ı Kerim

أَوۡ كَٱلَّذِي مَرَّ عَلَىٰ قَرۡيَةٖ وَهِيَ خَاوِيَةٌ عَلَىٰ عُرُوشِهَا قَالَ أَنَّىٰ يُحۡيِۦ هَٰذِهِ ٱللَّهُ بَعۡدَ مَوۡتِهَاۖ فَأَمَاتَهُ ٱللَّهُ مِاْئَةَ عَامٖ ثُمَّ بَعَثَهُۥۖ قَالَ كَمۡ لَبِثۡتَۖ قَالَ لَبِثۡتُ يَوۡمًا أَوۡ بَعۡضَ يَوۡمٖۖ قَالَ بَل لَّبِثۡتَ مِاْئَةَ عَامٖ فَٱنظُرۡ إِلَىٰ طَعَامِكَ وَشَرَابِكَ لَمۡ يَتَسَنَّهۡۖ وَٱنظُرۡ إِلَىٰ حِمَارِكَ وَلِنَجۡعَلَكَ ءَايَةٗ لِّلنَّاسِۖ وَٱنظُرۡ إِلَى ٱلۡعِظَامِ كَيۡفَ نُنشِزُهَا ثُمَّ نَكۡسُوهَا لَحۡمٗاۚ فَلَمَّا تَبَيَّنَ لَهُۥ قَالَ أَعۡلَمُ أَنَّ ٱللَّهَ عَلَىٰ كُلِّ شَيۡءٖ قَدِيرٞ

Veya çatıları üzerine çökmüşken bir şehrin üzerine uğrayan kimse gibi. 'Ölümünden sonra Allah bunu nasıl diriltir?' demişti. Bunun üzerine Allah onu yüz yıl öldürdü, sonra onu diriltti. 'Ne kadar kaldın?' dedi. 'Bir gün veya günün bir kısmı kaldım' dedi. 'Hayır, yüz yıl kaldın; böylece yiyeceğine ve içeceğine bak, bozulmamış. Ve eşeğine bak; ve seni insanlara bir ayet kılmamız için. Ve kemiklere bak, onları nasıl kaldırıyoruz, sonra onlara et giydiriyoruz' dedi. Ona açıkça belli olduğunda 'Biliyorum ki Allah her şeyin üzerine Güç Yetiren'dir' dedi.

وَٱكۡسُوهُمۡ

vek'suhumve giydirin

1

فَكَسَوۡنَا

fe-kesevnave giydirdik

1