161
Kullanım
18
Lemma
53
Türev
91
Anlam
18 lemma, 53 türev form
Örnek Ayetler (3)
Bakara 2:266
·
Kuran-ı Kerim
أَيَوَدُّ أَحَدُكُمۡ أَن تَكُونَ لَهُۥ جَنَّةٞ مِّن نَّخِيلٖ وَأَعۡنَابٖ تَجۡرِي مِن تَحۡتِهَا ٱلۡأَنۡهَٰرُ لَهُۥ فِيهَا مِن كُلِّ ٱلثَّمَرَٰتِ وَأَصَابَهُ ٱلۡكِبَرُ وَلَهُۥ ذُرِّيَّةٞ ضُعَفَآءُ فَأَصَابَهَآ إِعۡصَارٞ فِيهِ نَارٞ فَٱحۡتَرَقَتۡۗ كَذَٰلِكَ يُبَيِّنُ ٱللَّهُ لَكُمُ ٱلۡأٓيَٰتِ لَعَلَّكُمۡ تَتَفَكَّرُونَ
Sizden biri ister mi ki onun hurmalıklardan ve üzümlerden bir bahçesi olsun, altından nehirler akan; onun içinde onun için her ürünlerden vardır ve ona yaşlılık isabet etmiştir ve onun zayıf bir soyu vardır. Böylece ona içinde ateş olan bir kasırga isabet eder, böylece yanar. Düşünürsünüz diye Allah ayetleri size böylece açıklar.
Ali İmran 3:40
·
Kuran-ı Kerim
قَالَ رَبِّ أَنَّىٰ يَكُونُ لِي غُلَٰمٞ وَقَدۡ بَلَغَنِيَ ٱلۡكِبَرُ وَٱمۡرَأَتِي عَاقِرٞۖ قَالَ كَذَٰلِكَ ٱللَّهُ يَفۡعَلُ مَا يَشَآءُ
Dedi: 'Rabbim, bana yaşlılık ulaşmışken ve karım kısırken benim nasıl bir oğlum olur?' Dedi: 'Böyledir, Allah dilediğini yapar.'
Hicr 15:54
·
Kuran-ı Kerim
قَالَ أَبَشَّرۡتُمُونِي عَلَىٰٓ أَن مَّسَّنِيَ ٱلۡكِبَرُ فَبِمَ تُبَشِّرُونَ
Dedi ki: 'Bana yaşlılık dokunmuş olmasına rağmen beni müjdelediniz mi? O halde ne ile müjdeliyorsunuz?'
Örnek Ayetler (2)
İbrahim 14:39
·
Kuran-ı Kerim
ٱلۡحَمۡدُ لِلَّهِ ٱلَّذِي وَهَبَ لِي عَلَى ٱلۡكِبَرِ إِسۡمَٰعِيلَ وَإِسۡحَٰقَۚ إِنَّ رَبِّي لَسَمِيعُ ٱلدُّعَآءِ
Övgü yaşlılığa rağmen bana İsmail'i ve İshak'ı hibe eden Allah'adır; şüphesiz rabbim çağrıyı kesinlikle işitendir.
Meryem 19:8
·
Kuran-ı Kerim
قَالَ رَبِّ أَنَّىٰ يَكُونُ لِي غُلَٰمٞ وَكَانَتِ ٱمۡرَأَتِي عَاقِرٗا وَقَدۡ بَلَغۡتُ مِنَ ٱلۡكِبَرِ عِتِيّٗا
Demişti: 'Rabbim, karım kısırken ve ben yaşlılıktan son sınıra kesinlikle ulaşmışken benim nasıl bir oğlan çocuğum olur?'
Örnek Ayetler (1)
İsra 17:23
·
Kuran-ı Kerim
۞وَقَضَىٰ رَبُّكَ أَلَّا تَعۡبُدُوٓاْ إِلَّآ إِيَّاهُ وَبِٱلۡوَٰلِدَيۡنِ إِحۡسَٰنًاۚ إِمَّا يَبۡلُغَنَّ عِندَكَ ٱلۡكِبَرَ أَحَدُهُمَآ أَوۡ كِلَاهُمَا فَلَا تَقُل لَّهُمَآ أُفّٖ وَلَا تَنۡهَرۡهُمَا وَقُل لَّهُمَا قَوۡلٗا كَرِيمٗا
Ve senin Rabbin, O'ndan başkasına kulluk etmemenize ve anne babaya iyilik yapmanıza hükmetti. Eğer senin yanında onların ikisinden biri veya onların ikisi yaşlılığa ulaşırsa, o halde onların ikisine 'öf' deme ve onların ikisini azarlama ve onların ikisine değerli bir söz söyle.
Örnek Ayetler (3)
Nahl 16:29
·
Kuran-ı Kerim
فَٱدۡخُلُوٓاْ أَبۡوَٰبَ جَهَنَّمَ خَٰلِدِينَ فِيهَاۖ فَلَبِئۡسَ مَثۡوَى ٱلۡمُتَكَبِّرِينَ
Böylece içinde kalıcılar olarak cehennemin kapılarından girin. Büyüklüğü aşanların yeri ne kötüdür!
Zümer 39:72
·
Kuran-ı Kerim
قِيلَ ٱدۡخُلُوٓاْ أَبۡوَٰبَ جَهَنَّمَ خَٰلِدِينَ فِيهَاۖ فَبِئۡسَ مَثۡوَى ٱلۡمُتَكَبِّرِينَ
Denildi: 'Orada kalıcılar olarak cehennemin kapılarına girin.' Büyüklüğü aşanların kalacak yeri ne kötüdür.
Mü'min 40:76
·
Kuran-ı Kerim
ٱدۡخُلُوٓاْ أَبۡوَٰبَ جَهَنَّمَ خَٰلِدِينَ فِيهَاۖ فَبِئۡسَ مَثۡوَى ٱلۡمُتَكَبِّرِينَ
İçinde kalıcılar olarak cehennemin kapılarından girin. Büyüklüğü aşanların kalma yeri ne kötüdür!
Örnek Ayetler (2)
Mü'min 40:27
·
Kuran-ı Kerim
وَقَالَ مُوسَىٰٓ إِنِّي عُذۡتُ بِرَبِّي وَرَبِّكُم مِّن كُلِّ مُتَكَبِّرٖ لَّا يُؤۡمِنُ بِيَوۡمِ ٱلۡحِسَابِ
Ve Musa dedi: 'Şüphesiz ben, hesap gününe inanmayan, büyüklüğü aşan herkesten benim Rabbime ve sizin Rabbinize sığındım.'
Mü'min 40:35
·
Kuran-ı Kerim
ٱلَّذِينَ يُجَٰدِلُونَ فِيٓ ءَايَٰتِ ٱللَّهِ بِغَيۡرِ سُلۡطَٰنٍ أَتَىٰهُمۡۖ كَبُرَ مَقۡتًا عِندَ ٱللَّهِ وَعِندَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْۚ كَذَٰلِكَ يَطۡبَعُ ٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ قَلۡبِ مُتَكَبِّرٖ جَبَّارٖ
Onlara gelen delil olmaksızın Allah'ın ayetleri hakkında mücadele edenler; Allah'ın katında ve inananların katında öfke olarak büyüdü. Böylece Allah, her büyüklüğü aşan, zorlayıcı kalbin üzerini mühürler.
Örnek Ayetler (1)
Zümer 39:60
·
Kuran-ı Kerim
وَيَوۡمَ ٱلۡقِيَٰمَةِ تَرَى ٱلَّذِينَ كَذَبُواْ عَلَى ٱللَّهِ وُجُوهُهُم مُّسۡوَدَّةٌۚ أَلَيۡسَ فِي جَهَنَّمَ مَثۡوٗى لِّلۡمُتَكَبِّرِينَ
Ve kalkış günü Allah'a karşı yalan söyleyenleri, yüzleri kararmış olarak görürsün. Cehennemde büyüklük taslayanlar için bir barınak yok mudur?
Örnek Ayetler (1)
Haşr 59:23
·
Kuran-ı Kerim
هُوَ ٱللَّهُ ٱلَّذِي لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ ٱلۡمَلِكُ ٱلۡقُدُّوسُ ٱلسَّلَٰمُ ٱلۡمُؤۡمِنُ ٱلۡمُهَيۡمِنُ ٱلۡعَزِيزُ ٱلۡجَبَّارُ ٱلۡمُتَكَبِّرُۚ سُبۡحَٰنَ ٱللَّهِ عَمَّا يُشۡرِكُونَ
O Allah'tır ki, O'ndan başka ilah yoktur. Kral'dır, Çok Temiz'dir, Esenlik'tir, Güven Veren'dir, Koruyup Gözeten'dir, Üstün'dür, Zorlayıcı'dır, Büyüklüğü Aşan'dır. Allah onların ortak koştuklarından uzaktır.
Örnek Ayetler (2)
Nahl 16:22
·
Kuran-ı Kerim
إِلَٰهُكُمۡ إِلَٰهٞ وَٰحِدٞۚ فَٱلَّذِينَ لَا يُؤۡمِنُونَ بِٱلۡأٓخِرَةِ قُلُوبُهُم مُّنكِرَةٞ وَهُم مُّسۡتَكۡبِرُونَ
Sizin ilahınız bir ilahtır. Bunun üzerine ahirete inanmayan kimselerin kalpleri inkar edicidir ve onlar büyüklük taslayanlardır.
Münafikun 63:5
·
Kuran-ı Kerim
وَإِذَا قِيلَ لَهُمۡ تَعَالَوۡاْ يَسۡتَغۡفِرۡ لَكُمۡ رَسُولُ ٱللَّهِ لَوَّوۡاْ رُءُوسَهُمۡ وَرَأَيۡتَهُمۡ يَصُدُّونَ وَهُم مُّسۡتَكۡبِرُونَ
Ve onlara: 'Gelin, Allah'ın elçisi sizin için örtülme dilesin' denildiğinde başlarını çevirdiler ve onların büyüklük taslayarak yüz çevirdiklerini gördün.
Örnek Ayetler (2)
Lokman 31:7
·
Kuran-ı Kerim
وَإِذَا تُتۡلَىٰ عَلَيۡهِ ءَايَٰتُنَا وَلَّىٰ مُسۡتَكۡبِرٗا كَأَن لَّمۡ يَسۡمَعۡهَا كَأَنَّ فِيٓ أُذُنَيۡهِ وَقۡرٗاۖ فَبَشِّرۡهُ بِعَذَابٍ أَلِيمٍ
Ve ona bizim işaretlerimiz okunduğunda, sanki onu işitmemiş gibi, sanki iki kulağında bir ağırlık varmış gibi büyüklük taslayarak döner. Böylece onu acı verici bir azapla müjdele.
Casiye 45:8
·
Kuran-ı Kerim
يَسۡمَعُ ءَايَٰتِ ٱللَّهِ تُتۡلَىٰ عَلَيۡهِ ثُمَّ يُصِرُّ مُسۡتَكۡبِرٗا كَأَن لَّمۡ يَسۡمَعۡهَاۖ فَبَشِّرۡهُ بِعَذَابٍ أَلِيمٖ
Allah'ın ayetlerinin kendisine okunduğunu işitir, sonra sanki onları işitmemiş gibi büyüklük taslayarak direnir. O halde onu acı verici bir azapla müjdele.
Örnek Ayetler (1)
Nahl 16:23
·
Kuran-ı Kerim
لَا جَرَمَ أَنَّ ٱللَّهَ يَعۡلَمُ مَا يُسِرُّونَ وَمَا يُعۡلِنُونَۚ إِنَّهُۥ لَا يُحِبُّ ٱلۡمُسۡتَكۡبِرِينَ
Şüphesiz Allah, gizledikleri şeyi ve açıkladıkları şeyi bilir. Şüphesiz O, büyüklük taslayanları sevmez.
Örnek Ayetler (1)
Mü'minun 23:67
·
Kuran-ı Kerim
مُسۡتَكۡبِرِينَ بِهِۦ سَٰمِرٗا تَهۡجُرُونَ
Ona büyüklük taslayanlar olarak gece sohbet ederek hezeyan ediyordunuz.
Örnek Ayetler (2)
Şura 42:37
·
Kuran-ı Kerim
وَٱلَّذِينَ يَجۡتَنِبُونَ كَبَـٰٓئِرَ ٱلۡإِثۡمِ وَٱلۡفَوَٰحِشَ وَإِذَا مَا غَضِبُواْ هُمۡ يَغۡفِرُونَ
Ve günahın büyüklerinden ve çirkinliklerden kaçınan kimseler, ve öfkelendikleri zaman onlar örterler.
Necm 53:32
·
Kuran-ı Kerim
ٱلَّذِينَ يَجۡتَنِبُونَ كَبَـٰٓئِرَ ٱلۡإِثۡمِ وَٱلۡفَوَٰحِشَ إِلَّا ٱللَّمَمَۚ إِنَّ رَبَّكَ وَٰسِعُ ٱلۡمَغۡفِرَةِۚ هُوَ أَعۡلَمُ بِكُمۡ إِذۡ أَنشَأَكُم مِّنَ ٱلۡأَرۡضِ وَإِذۡ أَنتُمۡ أَجِنَّةٞ فِي بُطُونِ أُمَّهَٰتِكُمۡۖ فَلَا تُزَكُّوٓاْ أَنفُسَكُمۡۖ هُوَ أَعۡلَمُ بِمَنِ ٱتَّقَىٰٓ
O kimseler ki küçük olanlar hariç günahın büyüklerinden ve çirkinliklerden kaçınırlar. Şüphesiz senin Rabbin, örtmesi geniş olandır. O, hani sizi yerden inşa etmişti ve hani siz annelerinizin karınlarında ceninlerdiniz, sizi en iyi bilendir. Böylece nefslerinizi temize çıkarmayın; O, sakınan kimseyi en iyi bilendir.
Örnek Ayetler (1)
Nisa 4:31
·
Kuran-ı Kerim
إِن تَجۡتَنِبُواْ كَبَآئِرَ مَا تُنۡهَوۡنَ عَنۡهُ نُكَفِّرۡ عَنكُمۡ سَيِّـَٔاتِكُمۡ وَنُدۡخِلۡكُم مُّدۡخَلٗا كَرِيمٗا
Eğer ondan yasaklandığınız şeyin büyüklerinden kaçınırsanız, kötülüklerinizi sizden örteriz ve sizi değerli bir giriş yerine sokarız.
Örnek Ayetler (1)
Kehf 18:49
·
Kuran-ı Kerim
وَوُضِعَ ٱلۡكِتَٰبُ فَتَرَى ٱلۡمُجۡرِمِينَ مُشۡفِقِينَ مِمَّا فِيهِ وَيَقُولُونَ يَٰوَيۡلَتَنَا مَالِ هَٰذَا ٱلۡكِتَٰبِ لَا يُغَادِرُ صَغِيرَةٗ وَلَا كَبِيرَةً إِلَّآ أَحۡصَىٰهَاۚ وَوَجَدُواْ مَا عَمِلُواْ حَاضِرٗاۗ وَلَا يَظۡلِمُ رَبُّكَ أَحَدٗا
Ve kitap konuldu. Bunun üzerine suçluları onun içindeki şeyden korkanlar olarak görürsün ve derler: 'Ey vah bize! Bu kitaba ne var, onu saymış olması hariç ne küçük ne büyük bırakıyor.' Ve yaptıkları şeyi hazır buldular. Ve Rabbin hiç kimseye zulmetmez.
Örnek Ayetler (1)
Bakara 2:45
·
Kuran-ı Kerim
وَٱسۡتَعِينُواْ بِٱلصَّبۡرِ وَٱلصَّلَوٰةِۚ وَإِنَّهَا لَكَبِيرَةٌ إِلَّا عَلَى ٱلۡخَٰشِعِينَ
Ve sabırla ve salatla yardım isteyin. Ve şüphesiz o, saygıyla boyun eğenler hariç, kesinlikle ağırdır.
Örnek Ayetler (1)
Bakara 2:143
·
Kuran-ı Kerim
وَكَذَٰلِكَ جَعَلۡنَٰكُمۡ أُمَّةٗ وَسَطٗا لِّتَكُونُواْ شُهَدَآءَ عَلَى ٱلنَّاسِ وَيَكُونَ ٱلرَّسُولُ عَلَيۡكُمۡ شَهِيدٗاۗ وَمَا جَعَلۡنَا ٱلۡقِبۡلَةَ ٱلَّتِي كُنتَ عَلَيۡهَآ إِلَّا لِنَعۡلَمَ مَن يَتَّبِعُ ٱلرَّسُولَ مِمَّن يَنقَلِبُ عَلَىٰ عَقِبَيۡهِۚ وَإِن كَانَتۡ لَكَبِيرَةً إِلَّا عَلَى ٱلَّذِينَ هَدَى ٱللَّهُۗ وَمَا كَانَ ٱللَّهُ لِيُضِيعَ إِيمَٰنَكُمۡۚ إِنَّ ٱللَّهَ بِٱلنَّاسِ لَرَءُوفٞ رَّحِيمٞ
Ve insanların üzerine tanıklar olmanız için ve resulün sizin üzerinize bir tanık olması için bunun gibi sizi orta bir ümmet yaptık. Ve üzerinde olduğun kıbleyi, kendi iki topuğu üzerine dönen kimseden resule uyan kimseyi bilmemiz hariç yapmadık. Ve şüphesiz o, Allah'ın yol gösterdiği kimselerin üzerine hariç kesinlikle büyüktü. Ve Allah sizin inancınızı zayi edecek değildi. Şüphesiz Allah insanlara kesinlikle Şefkatlidir, Merhameti Kesintisizdir.
Örnek Ayetler (1)
Tevbe 9:121
·
Kuran-ı Kerim
وَلَا يُنفِقُونَ نَفَقَةٗ صَغِيرَةٗ وَلَا كَبِيرَةٗ وَلَا يَقۡطَعُونَ وَادِيًا إِلَّا كُتِبَ لَهُمۡ لِيَجۡزِيَهُمُ ٱللَّهُ أَحۡسَنَ مَا كَانُواْ يَعۡمَلُونَ
Ve küçük ve ne de büyük bir harcama harcamazlar ve bir vadiyi geçmezler, onlar için yazılmış olmasından başka; Allah'ın yapıyor oldukları şeyin en güzeliyle onlara karşılık vermesi için.
Örnek Ayetler (2)
Fatır 35:43
·
Kuran-ı Kerim
ٱسۡتِكۡبَارٗا فِي ٱلۡأَرۡضِ وَمَكۡرَ ٱلسَّيِّيِٕۚ وَلَا يَحِيقُ ٱلۡمَكۡرُ ٱلسَّيِّئُ إِلَّا بِأَهۡلِهِۦۚ فَهَلۡ يَنظُرُونَ إِلَّا سُنَّتَ ٱلۡأَوَّلِينَۚ فَلَن تَجِدَ لِسُنَّتِ ٱللَّهِ تَبۡدِيلٗاۖ وَلَن تَجِدَ لِسُنَّتِ ٱللَّهِ تَحۡوِيلًا
Yerde büyüklük taslayarak ve kötü tuzak kurarak. Ve kötü tuzak kendi sahibinden başkasını kuşatmaz. Bunun üzerine öncekilerin uygulamasından başkasını mı bekliyorlar? Bunun üzerine Allah'ın uygulaması için asla bir değişiklik bulamazsın ve Allah'ın uygulaması için asla bir dönüşüm bulamazsın.
Nuh 71:7
·
Kuran-ı Kerim
وَإِنِّي كُلَّمَا دَعَوۡتُهُمۡ لِتَغۡفِرَ لَهُمۡ جَعَلُوٓاْ أَصَٰبِعَهُمۡ فِيٓ ءَاذَانِهِمۡ وَٱسۡتَغۡشَوۡاْ ثِيَابَهُمۡ وَأَصَرُّواْ وَٱسۡتَكۡبَرُواْ ٱسۡتِكۡبَارٗا
Ve şüphesiz ben, onlara örtmen için onları her çağırdığımda, parmaklarını kulaklarına koydular, elbiselerine büründüler, direttiler ve tamamen büyüklük tasladılar.
Örnek Ayetler (2)
Yunus 10:78
·
Kuran-ı Kerim
قَالُوٓاْ أَجِئۡتَنَا لِتَلۡفِتَنَا عَمَّا وَجَدۡنَا عَلَيۡهِ ءَابَآءَنَا وَتَكُونَ لَكُمَا ٱلۡكِبۡرِيَآءُ فِي ٱلۡأَرۡضِ وَمَا نَحۡنُ لَكُمَا بِمُؤۡمِنِينَ
Dediler: 'Babalarımızı üzerinde bulduğumuz şeyden bizi çevirmek için ve yerde büyüklük ikiniz için olsun diye mi bize geldin? Ve biz ikinize inananlar değiliz.'
Casiye 45:37
·
Kuran-ı Kerim
وَلَهُ ٱلۡكِبۡرِيَآءُ فِي ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِۖ وَهُوَ ٱلۡعَزِيزُ ٱلۡحَكِيمُ
Göklerde ve yerde büyüklük O'nundur; ve O Üstündür, Hikmetlidir.
Örnek Ayetler (1)
Ahzab 33:67
·
Kuran-ı Kerim
وَقَالُواْ رَبَّنَآ إِنَّآ أَطَعۡنَا سَادَتَنَا وَكُبَرَآءَنَا فَأَضَلُّونَا ٱلسَّبِيلَا۠
Ve dediler: 'Rabbimiz, şüphesiz biz efendilerimize ve büyüklerimize itaat ettik, böylece bizi yoldan saptırdılar.'