Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

ق و م

q-v-m — Kök Analizi

ق و م

659

Kullanım

22

Lemma

143

Türev

187

Anlam

22 lemma, 143 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

مُّسۡتَقِيمٞ

mustekimun

dik duran, dik duran, doğrulan, dosdoğru

Sıfat
5

مُّسۡتَقِيمٗا

mustekimen

dik duran, dik duran, doğru, pürüzsüz

Sıfat
4

Örnek Ayetler (4)

Nisa 4:68

·

Kuran-ı Kerim

وَلَهَدَيۡنَٰهُمۡ صِرَٰطٗا مُّسۡتَقِيمٗا

Ve kesinlikle onları doğru bir yola yöneltirdik.

Nisa 4:175

·

Kuran-ı Kerim

فَأَمَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ بِٱللَّهِ وَٱعۡتَصَمُواْ بِهِۦ فَسَيُدۡخِلُهُمۡ فِي رَحۡمَةٖ مِّنۡهُ وَفَضۡلٖ وَيَهۡدِيهِمۡ إِلَيۡهِ صِرَٰطٗا مُّسۡتَقِيمٗا

Allah'a inanan ve O'na sarılan kimselere gelince, böylece onları O'ndan bir merhametin ve bir lütfun içine sokacaktır ve onlara Kendisine doğru bir yola yol gösterecektir.

Fetih 48:2

·

Kuran-ı Kerim

لِّيَغۡفِرَ لَكَ ٱللَّهُ مَا تَقَدَّمَ مِن ذَنۢبِكَ وَمَا تَأَخَّرَ وَيُتِمَّ نِعۡمَتَهُۥ عَلَيۡكَ وَيَهۡدِيَكَ صِرَٰطٗا مُّسۡتَقِيمٗا

Allah'ın günahından öne geçeni ve geri kalanı sana örtmesi, nimetini senin üzerine tamamlaması ve sana dosdoğru bir yola yol göstermesi için.

Fetih 48:20

·

Kuran-ı Kerim

وَعَدَكُمُ ٱللَّهُ مَغَانِمَ كَثِيرَةٗ تَأۡخُذُونَهَا فَعَجَّلَ لَكُمۡ هَٰذِهِۦ وَكَفَّ أَيۡدِيَ ٱلنَّاسِ عَنكُمۡ وَلِتَكُونَ ءَايَةٗ لِّلۡمُؤۡمِنِينَ وَيَهۡدِيَكُمۡ صِرَٰطٗا مُّسۡتَقِيمٗا

Allah size onları alacağınız çok ganimetler söz verdi, böylece bunu size acele verdi ve insanların ellerini sizden çekti; inananlar için bir işaret olması ve size dosdoğru bir yola yol göstermesi için.

ٱلۡمُسۡتَقِيمَ

el-mustekime

dik duranı, dik duran, doğrulan, dosdoğru

Sıfat
3

ٱلۡمُسۡتَقِيمِ

el-mustekimi

dik duranın, dik duran, doğru, pürüzsüz

İsim
2

مُسۡتَقِيمٗا

mustekimen

dik duran, dik duran, doğrulan, dosdoğru

İsim
2

مُسۡتَقِيمٌ

mustekimun

dik duran, dik duran, doğrulan, dosdoğru

İsim
1

مُّسۡتَقِيمٍ

mustekimin

dik duranın, dik duran, doğrulan, dosdoğru

Sıfat
1

وَأَقِيمُواْ

Lemma

ve-ekimu

ve dik tutun, dik tutmak, ayağa kaldırmak, yerine getirmek

Fiil
11

وَأَقَامُواْ

ve-ekamu

ve dik tuttular, dik tutmak, ayağa kaldırmak, ikame etmek

Fiil
8

يُقِيمُونَ

yukimune

dik tutarlar, dik tutmak, ayağa kaldırmak, ikame etmek

Fiil
4

وَأَقِمِ

ve-ekimi

ve dik tut, dik tutmak, ayağa kaldırmak, ikame etmek

Fiil
3

يُقِيمَا

yukima

ikisi dik tutar, dik tutmak, ayağa kaldırmak, ikame etmek

Fiil
3

فَأَقِيمُواْ

fe-ekimu

böylece dik tutun, dik tutmak, ayağa kaldırmak, ikame etmek

Fiil
3

أَقِيمُواْ

ekimu

dik tutun, dik tutmak, ayağa kaldırmak, ikame etmek

Fiil
2

أَقِمِ

ekimi

dik tut, dik tutmak, ayağa kaldırmak, ikame etmek

Fiil
2

وَأَقَامَ

ve-ekame

ve dikti, dikmek, kurmak, ayağa kaldırmak

Fiil
2

وَيُقِيمُونَ

ve-yukimune

ve dik tutarlar, dik tutmak, ayağa kaldırmak, yerine getirmek

Fiil
2

أَقَامُواْ

ekamu

diktiler, dikmek, ayağa kaldırmak, sürdürmek

Fiil
2

فَأَقِمۡ

fe-ekim

o halde dik tut, dik tutmak, ayağa kaldırmak, ikame etmek

Fiil
2

لِيُقِيمُواْ

li-yukimu

dik tutsunlar diye, dik tutmak, ayağa kaldırmak, yerine getirmek

Fiil
1

مُّسۡتَقِيمٞ

mustekimundik duran

5

مُّسۡتَقِيمٗا

mustekimendik duran

4

Örnek Ayetler (4)

Nisa 4:68

·

Kuran-ı Kerim

وَلَهَدَيۡنَٰهُمۡ صِرَٰطٗا مُّسۡتَقِيمٗا

Ve kesinlikle onları doğru bir yola yöneltirdik.

Nisa 4:175

·

Kuran-ı Kerim

فَأَمَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ بِٱللَّهِ وَٱعۡتَصَمُواْ بِهِۦ فَسَيُدۡخِلُهُمۡ فِي رَحۡمَةٖ مِّنۡهُ وَفَضۡلٖ وَيَهۡدِيهِمۡ إِلَيۡهِ صِرَٰطٗا مُّسۡتَقِيمٗا

Allah'a inanan ve O'na sarılan kimselere gelince, böylece onları O'ndan bir merhametin ve bir lütfun içine sokacaktır ve onlara Kendisine doğru bir yola yol gösterecektir.

Fetih 48:2

·

Kuran-ı Kerim

لِّيَغۡفِرَ لَكَ ٱللَّهُ مَا تَقَدَّمَ مِن ذَنۢبِكَ وَمَا تَأَخَّرَ وَيُتِمَّ نِعۡمَتَهُۥ عَلَيۡكَ وَيَهۡدِيَكَ صِرَٰطٗا مُّسۡتَقِيمٗا

Allah'ın günahından öne geçeni ve geri kalanı sana örtmesi, nimetini senin üzerine tamamlaması ve sana dosdoğru bir yola yol göstermesi için.

Fetih 48:20

·

Kuran-ı Kerim

وَعَدَكُمُ ٱللَّهُ مَغَانِمَ كَثِيرَةٗ تَأۡخُذُونَهَا فَعَجَّلَ لَكُمۡ هَٰذِهِۦ وَكَفَّ أَيۡدِيَ ٱلنَّاسِ عَنكُمۡ وَلِتَكُونَ ءَايَةٗ لِّلۡمُؤۡمِنِينَ وَيَهۡدِيَكُمۡ صِرَٰطٗا مُّسۡتَقِيمٗا

Allah size onları alacağınız çok ganimetler söz verdi, böylece bunu size acele verdi ve insanların ellerini sizden çekti; inananlar için bir işaret olması ve size dosdoğru bir yola yol göstermesi için.

ٱلۡمُسۡتَقِيمَ

el-mustekimedik duranı

3

ٱلۡمُسۡتَقِيمِ

el-mustekimidik duranın

2

مُسۡتَقِيمٗا

mustekimendik duran

2

مُسۡتَقِيمٌ

mustekimundik duran

1

مُّسۡتَقِيمٍ

mustekimindik duranın

1

وَأَقِيمُواْ

Lemma

ve-ekimuve dik tutun

11

وَأَقَامُواْ

ve-ekamuve dik tuttular

8

يُقِيمُونَ

yukimunedik tutarlar

4

وَأَقِمِ

ve-ekimive dik tut

3

يُقِيمَا

yukimaikisi dik tutar

3

فَأَقِيمُواْ

fe-ekimuböylece dik tutun

3

أَقِيمُواْ

ekimudik tutun

2

أَقِمِ

ekimidik tut

2

وَأَقَامَ

ve-ekameve dikti

2

وَيُقِيمُونَ

ve-yukimuneve dik tutarlar

2

أَقَامُواْ

ekamudiktiler

2

فَأَقِمۡ

fe-ekimo halde dik tut

2

لِيُقِيمُواْ

li-yukimudik tutsunlar diye

1