Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

ق و م

q-v-m — Kök Analizi

ق و م

659

Kullanım

22

Lemma

143

Türev

187

Anlam

22 lemma, 143 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

مُّسۡتَقِيمٞ

mustekimun

dik duran, dik duran, doğrulan, dosdoğru

Sıfat
5

مُّسۡتَقِيمٗا

mustekimen

dik duran, dik duran, doğru, pürüzsüz

Sıfat
4

ٱلۡمُسۡتَقِيمَ

el-mustekime

dik duranı, dik duran, doğrulan, dosdoğru

Sıfat
3

ٱلۡمُسۡتَقِيمِ

el-mustekimi

dik duranın, dik duran, doğru, pürüzsüz

İsim
2

مُسۡتَقِيمٗا

mustekimen

dik duran, dik duran, doğrulan, dosdoğru

İsim
2

مُسۡتَقِيمٌ

mustekimun

dik duran, dik duran, doğrulan, dosdoğru

İsim
1

مُّسۡتَقِيمٍ

mustekimin

dik duranın, dik duran, doğrulan, dosdoğru

Sıfat
1

وَأَقِيمُواْ

Lemma

ve-ekimu

ve dik tutun, dik tutmak, ayağa kaldırmak, yerine getirmek

Fiil
11

Örnek Ayetler (5 / 11)

Bakara 2:43

·

Kuran-ı Kerim

وَأَقِيمُواْ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتُواْ ٱلزَّكَوٰةَ وَٱرۡكَعُواْ مَعَ ٱلرَّـٰكِعِينَ

Ve salatı ayağa kaldırın, zekatı verin ve rüku edenlerle beraber rüku edin.

Bakara 2:83

·

Kuran-ı Kerim

وَإِذۡ أَخَذۡنَا مِيثَٰقَ بَنِيٓ إِسۡرَـٰٓءِيلَ لَا تَعۡبُدُونَ إِلَّا ٱللَّهَ وَبِٱلۡوَٰلِدَيۡنِ إِحۡسَانٗا وَذِي ٱلۡقُرۡبَىٰ وَٱلۡيَتَٰمَىٰ وَٱلۡمَسَٰكِينِ وَقُولُواْ لِلنَّاسِ حُسۡنٗا وَأَقِيمُواْ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتُواْ ٱلزَّكَوٰةَ ثُمَّ تَوَلَّيۡتُمۡ إِلَّا قَلِيلٗا مِّنكُمۡ وَأَنتُم مُّعۡرِضُونَ

Ve hani İsrail oğullarının sözünü almıştık: 'Allah hariç kulluk etmeyeceksiniz; anne babaya, yakınlık sahibine, yetimlere ve yoksullara iyilik edeceksiniz; insanlara güzellik söyleyin, salatı ayağa kaldırın ve zekatı verin.' Sonra sizden azı hariç yüz çevirdiniz ve siz yüz çevirenlersiniz.

Bakara 2:110

·

Kuran-ı Kerim

وَأَقِيمُواْ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتُواْ ٱلزَّكَوٰةَۚ وَمَا تُقَدِّمُواْ لِأَنفُسِكُم مِّنۡ خَيۡرٖ تَجِدُوهُ عِندَ ٱللَّهِۗ إِنَّ ٱللَّهَ بِمَا تَعۡمَلُونَ بَصِيرٞ

Ve salatı ayağa kaldırın ve zekatı verin. Ve nefsleriniz için bir iyilikten ne öne sürerseniz onu Allah'ın katında bulursunuz. Şüphesiz Allah yaptığınız şeyi Görendir.

Nisa 4:77

·

Kuran-ı Kerim

أَلَمۡ تَرَ إِلَى ٱلَّذِينَ قِيلَ لَهُمۡ كُفُّوٓاْ أَيۡدِيَكُمۡ وَأَقِيمُواْ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتُواْ ٱلزَّكَوٰةَ فَلَمَّا كُتِبَ عَلَيۡهِمُ ٱلۡقِتَالُ إِذَا فَرِيقٞ مِّنۡهُمۡ يَخۡشَوۡنَ ٱلنَّاسَ كَخَشۡيَةِ ٱللَّهِ أَوۡ أَشَدَّ خَشۡيَةٗۚ وَقَالُواْ رَبَّنَا لِمَ كَتَبۡتَ عَلَيۡنَا ٱلۡقِتَالَ لَوۡلَآ أَخَّرۡتَنَآ إِلَىٰٓ أَجَلٖ قَرِيبٖۗ قُلۡ مَتَٰعُ ٱلدُّنۡيَا قَلِيلٞ وَٱلۡأٓخِرَةُ خَيۡرٞ لِّمَنِ ٱتَّقَىٰ وَلَا تُظۡلَمُونَ فَتِيلًا

Kendilerine 'Ellerinizi çekin, salatı ayağa kaldırın ve zekatı verin' denilenleri görmedin mi? Fakat onların üzerine savaş yazıldığında, onlardan bir grup Allah'tan korkar gibi veya daha şiddetli bir korkuyla insanlardan korkarlar. Ve dediler: 'Rabbimiz, savaşı niçin üzerimize yazdın? Bizi yakın bir süreye kadar erteleseydin ya.' De ki: 'Dünyanın geçimliği azdır. Ahiret ise sakınan kimse için daha hayırlıdır. Ve kıl payı kadar zulme uğratılmazsınız.'

A'raf 7:29

·

Kuran-ı Kerim

قُلۡ أَمَرَ رَبِّي بِٱلۡقِسۡطِۖ وَأَقِيمُواْ وُجُوهَكُمۡ عِندَ كُلِّ مَسۡجِدٖ وَٱدۡعُوهُ مُخۡلِصِينَ لَهُ ٱلدِّينَۚ كَمَا بَدَأَكُمۡ تَعُودُونَ

De ki: 'Rabbim adaleti emretti; ve her secde yerinde yüzlerinizi doğrultun ve dini O'nun için arındıranlar olarak O'na çağırın. Sizi başlattığı gibi dönersiniz.'

Tüm 11 kullanımı gör

وَأَقَامُواْ

ve-ekamu

ve dik tuttular, dik tutmak, ayağa kaldırmak, ikame etmek

Fiil
8

يُقِيمُونَ

yukimune

dik tutarlar, dik tutmak, ayağa kaldırmak, ikame etmek

Fiil
4

وَأَقِمِ

ve-ekimi

ve dik tut, dik tutmak, ayağa kaldırmak, ikame etmek

Fiil
3

يُقِيمَا

yukima

ikisi dik tutar, dik tutmak, ayağa kaldırmak, ikame etmek

Fiil
3

فَأَقِيمُواْ

fe-ekimu

böylece dik tutun, dik tutmak, ayağa kaldırmak, ikame etmek

Fiil
3

أَقِيمُواْ

ekimu

dik tutun, dik tutmak, ayağa kaldırmak, ikame etmek

Fiil
2

أَقِمِ

ekimi

dik tut, dik tutmak, ayağa kaldırmak, ikame etmek

Fiil
2

وَأَقَامَ

ve-ekame

ve dikti, dikmek, kurmak, ayağa kaldırmak

Fiil
2

وَيُقِيمُونَ

ve-yukimune

ve dik tutarlar, dik tutmak, ayağa kaldırmak, yerine getirmek

Fiil
2

أَقَامُواْ

ekamu

diktiler, dikmek, ayağa kaldırmak, sürdürmek

Fiil
2

فَأَقِمۡ

fe-ekim

o halde dik tut, dik tutmak, ayağa kaldırmak, ikame etmek

Fiil
2

لِيُقِيمُواْ

li-yukimu

dik tutsunlar diye, dik tutmak, ayağa kaldırmak, yerine getirmek

Fiil
1

مُّسۡتَقِيمٞ

mustekimundik duran

5

مُّسۡتَقِيمٗا

mustekimendik duran

4

ٱلۡمُسۡتَقِيمَ

el-mustekimedik duranı

3

ٱلۡمُسۡتَقِيمِ

el-mustekimidik duranın

2

مُسۡتَقِيمٗا

mustekimendik duran

2

مُسۡتَقِيمٌ

mustekimundik duran

1

مُّسۡتَقِيمٍ

mustekimindik duranın

1

وَأَقِيمُواْ

Lemma

ve-ekimuve dik tutun

11

Örnek Ayetler (5 / 11)

Bakara 2:43

·

Kuran-ı Kerim

وَأَقِيمُواْ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتُواْ ٱلزَّكَوٰةَ وَٱرۡكَعُواْ مَعَ ٱلرَّـٰكِعِينَ

Ve salatı ayağa kaldırın, zekatı verin ve rüku edenlerle beraber rüku edin.

Bakara 2:83

·

Kuran-ı Kerim

وَإِذۡ أَخَذۡنَا مِيثَٰقَ بَنِيٓ إِسۡرَـٰٓءِيلَ لَا تَعۡبُدُونَ إِلَّا ٱللَّهَ وَبِٱلۡوَٰلِدَيۡنِ إِحۡسَانٗا وَذِي ٱلۡقُرۡبَىٰ وَٱلۡيَتَٰمَىٰ وَٱلۡمَسَٰكِينِ وَقُولُواْ لِلنَّاسِ حُسۡنٗا وَأَقِيمُواْ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتُواْ ٱلزَّكَوٰةَ ثُمَّ تَوَلَّيۡتُمۡ إِلَّا قَلِيلٗا مِّنكُمۡ وَأَنتُم مُّعۡرِضُونَ

Ve hani İsrail oğullarının sözünü almıştık: 'Allah hariç kulluk etmeyeceksiniz; anne babaya, yakınlık sahibine, yetimlere ve yoksullara iyilik edeceksiniz; insanlara güzellik söyleyin, salatı ayağa kaldırın ve zekatı verin.' Sonra sizden azı hariç yüz çevirdiniz ve siz yüz çevirenlersiniz.

Bakara 2:110

·

Kuran-ı Kerim

وَأَقِيمُواْ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتُواْ ٱلزَّكَوٰةَۚ وَمَا تُقَدِّمُواْ لِأَنفُسِكُم مِّنۡ خَيۡرٖ تَجِدُوهُ عِندَ ٱللَّهِۗ إِنَّ ٱللَّهَ بِمَا تَعۡمَلُونَ بَصِيرٞ

Ve salatı ayağa kaldırın ve zekatı verin. Ve nefsleriniz için bir iyilikten ne öne sürerseniz onu Allah'ın katında bulursunuz. Şüphesiz Allah yaptığınız şeyi Görendir.

Nisa 4:77

·

Kuran-ı Kerim

أَلَمۡ تَرَ إِلَى ٱلَّذِينَ قِيلَ لَهُمۡ كُفُّوٓاْ أَيۡدِيَكُمۡ وَأَقِيمُواْ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتُواْ ٱلزَّكَوٰةَ فَلَمَّا كُتِبَ عَلَيۡهِمُ ٱلۡقِتَالُ إِذَا فَرِيقٞ مِّنۡهُمۡ يَخۡشَوۡنَ ٱلنَّاسَ كَخَشۡيَةِ ٱللَّهِ أَوۡ أَشَدَّ خَشۡيَةٗۚ وَقَالُواْ رَبَّنَا لِمَ كَتَبۡتَ عَلَيۡنَا ٱلۡقِتَالَ لَوۡلَآ أَخَّرۡتَنَآ إِلَىٰٓ أَجَلٖ قَرِيبٖۗ قُلۡ مَتَٰعُ ٱلدُّنۡيَا قَلِيلٞ وَٱلۡأٓخِرَةُ خَيۡرٞ لِّمَنِ ٱتَّقَىٰ وَلَا تُظۡلَمُونَ فَتِيلًا

Kendilerine 'Ellerinizi çekin, salatı ayağa kaldırın ve zekatı verin' denilenleri görmedin mi? Fakat onların üzerine savaş yazıldığında, onlardan bir grup Allah'tan korkar gibi veya daha şiddetli bir korkuyla insanlardan korkarlar. Ve dediler: 'Rabbimiz, savaşı niçin üzerimize yazdın? Bizi yakın bir süreye kadar erteleseydin ya.' De ki: 'Dünyanın geçimliği azdır. Ahiret ise sakınan kimse için daha hayırlıdır. Ve kıl payı kadar zulme uğratılmazsınız.'

A'raf 7:29

·

Kuran-ı Kerim

قُلۡ أَمَرَ رَبِّي بِٱلۡقِسۡطِۖ وَأَقِيمُواْ وُجُوهَكُمۡ عِندَ كُلِّ مَسۡجِدٖ وَٱدۡعُوهُ مُخۡلِصِينَ لَهُ ٱلدِّينَۚ كَمَا بَدَأَكُمۡ تَعُودُونَ

De ki: 'Rabbim adaleti emretti; ve her secde yerinde yüzlerinizi doğrultun ve dini O'nun için arındıranlar olarak O'na çağırın. Sizi başlattığı gibi dönersiniz.'

Tüm 11 kullanımı gör

وَأَقَامُواْ

ve-ekamuve dik tuttular

8

يُقِيمُونَ

yukimunedik tutarlar

4

وَأَقِمِ

ve-ekimive dik tut

3

يُقِيمَا

yukimaikisi dik tutar

3

فَأَقِيمُواْ

fe-ekimuböylece dik tutun

3

أَقِيمُواْ

ekimudik tutun

2

أَقِمِ

ekimidik tut

2

وَأَقَامَ

ve-ekameve dikti

2

وَيُقِيمُونَ

ve-yukimuneve dik tutarlar

2

أَقَامُواْ

ekamudiktiler

2

فَأَقِمۡ

fe-ekimo halde dik tut

2

لِيُقِيمُواْ

li-yukimudik tutsunlar diye

1