57
Kullanım
1
Lemma
15
Türev
13
Anlam
1 lemma, 15 türev form
Örnek Ayetler (5 / 12)
En'am 6:123
·
Kuran-ı Kerim
وَكَذَٰلِكَ جَعَلۡنَا فِي كُلِّ قَرۡيَةٍ أَكَٰبِرَ مُجۡرِمِيهَا لِيَمۡكُرُواْ فِيهَاۖ وَمَا يَمۡكُرُونَ إِلَّا بِأَنفُسِهِمۡ وَمَا يَشۡعُرُونَ
Ve işte böyle her şehrin büyüklerini, orada tuzak kursunlar diye onun suçluları kıldık. Ve ancak kendi nefislerine tuzak kurarlar ve hissetmezler.
A'raf 7:4
·
Kuran-ı Kerim
وَكَم مِّن قَرۡيَةٍ أَهۡلَكۡنَٰهَا فَجَآءَهَا بَأۡسُنَا بَيَٰتًا أَوۡ هُمۡ قَآئِلُونَ
Ve nice şehri helak ettik; böylece geceleyin veya onlar öğle uykusundayken azabımız ona geldi.
Hicr 15:4
·
Kuran-ı Kerim
وَمَآ أَهۡلَكۡنَا مِن قَرۡيَةٍ إِلَّا وَلَهَا كِتَابٞ مَّعۡلُومٞ
Ve hiçbir şehri, onun için bilinen bir yazı olması hariç helak etmedik.
İsra 17:58
·
Kuran-ı Kerim
وَإِن مِّن قَرۡيَةٍ إِلَّا نَحۡنُ مُهۡلِكُوهَا قَبۡلَ يَوۡمِ ٱلۡقِيَٰمَةِ أَوۡ مُعَذِّبُوهَا عَذَابٗا شَدِيدٗاۚ كَانَ ذَٰلِكَ فِي ٱلۡكِتَٰبِ مَسۡطُورٗا
Ve hiçbir şehir yoktur ki, kalkış gününden önce biz onu helak ediciler veya ona şiddetli bir azapla azap ediciler olmayalım. Bu, kitapta satırlanmıştır.
Kehf 18:77
·
Kuran-ı Kerim
فَٱنطَلَقَا حَتَّىٰٓ إِذَآ أَتَيَآ أَهۡلَ قَرۡيَةٍ ٱسۡتَطۡعَمَآ أَهۡلَهَا فَأَبَوۡاْ أَن يُضَيِّفُوهُمَا فَوَجَدَا فِيهَا جِدَارٗا يُرِيدُ أَن يَنقَضَّ فَأَقَامَهُۥۖ قَالَ لَوۡ شِئۡتَ لَتَّخَذۡتَ عَلَيۡهِ أَجۡرٗا
Bunun üzerine yola çıktılar; bir şehrin halkına geldiklerinde onun halkından yiyecek istediler, fakat onları misafir etmekten kaçındılar. Orada yıkılmak isteyen bir duvar buldular, onu doğrulttu. Dedi: 'Eğer dileseydin, onun üzerine bir ücret alırdın.'
Örnek Ayetler (5 / 10)
En'am 6:92
·
Kuran-ı Kerim
وَهَٰذَا كِتَٰبٌ أَنزَلۡنَٰهُ مُبَارَكٞ مُّصَدِّقُ ٱلَّذِي بَيۡنَ يَدَيۡهِ وَلِتُنذِرَ أُمَّ ٱلۡقُرَىٰ وَمَنۡ حَوۡلَهَاۚ وَٱلَّذِينَ يُؤۡمِنُونَ بِٱلۡأٓخِرَةِ يُؤۡمِنُونَ بِهِۦۖ وَهُمۡ عَلَىٰ صَلَاتِهِمۡ يُحَافِظُونَ
Ve bu, onun iki ellerinin arasındakini doğrulayan, şehirlerin anasını ve onun çevresindeki kimseleri uyarman için indirdiğimiz bereketli bir kitaptır. Ve Ahiret'e inanan kimseler ona inanırlar; ve onlar salatlarını korurlar.
En'am 6:131
·
Kuran-ı Kerim
ذَٰلِكَ أَن لَّمۡ يَكُن رَّبُّكَ مُهۡلِكَ ٱلۡقُرَىٰ بِظُلۡمٖ وَأَهۡلُهَا غَٰفِلُونَ
İşte bu, onun halkı habersizlerken Rabbinin şehirleri zulüm ile helak edici olmamasındandır.
A'raf 7:101
·
Kuran-ı Kerim
تِلۡكَ ٱلۡقُرَىٰ نَقُصُّ عَلَيۡكَ مِنۡ أَنۢبَآئِهَاۚ وَلَقَدۡ جَآءَتۡهُمۡ رُسُلُهُم بِٱلۡبَيِّنَٰتِ فَمَا كَانُواْ لِيُؤۡمِنُواْ بِمَا كَذَّبُواْ مِن قَبۡلُۚ كَذَٰلِكَ يَطۡبَعُ ٱللَّهُ عَلَىٰ قُلُوبِ ٱلۡكَٰفِرِينَ
İşte bu şehirler, onların haberlerinden sana anlatıyoruz; ve kesinlikle resulleri onlara açık delillerle geldi, fakat önceden yalanladıkları şeye inanacak olmadılar. Böylece Allah örtenlerin kalplerinin üzerini mühürler.
Hud 11:100
·
Kuran-ı Kerim
ذَٰلِكَ مِنۡ أَنۢبَآءِ ٱلۡقُرَىٰ نَقُصُّهُۥ عَلَيۡكَۖ مِنۡهَا قَآئِمٞ وَحَصِيدٞ
Bu, sana anlattığımız şehirlerin haberlerindendir. Onlardan ayakta duran ve biçilmiş olan vardır.
Hud 11:102
·
Kuran-ı Kerim
وَكَذَٰلِكَ أَخۡذُ رَبِّكَ إِذَآ أَخَذَ ٱلۡقُرَىٰ وَهِيَ ظَٰلِمَةٌۚ إِنَّ أَخۡذَهُۥٓ أَلِيمٞ شَدِيدٌ
Ve Rabbinin alışı işte böyledir, o şehirleri onlar zalimken aldığında. Şüphesiz O'nun alışı acı vericidir, şiddetlidir.
Örnek Ayetler (5 / 7)
Nisa 4:75
·
Kuran-ı Kerim
وَمَا لَكُمۡ لَا تُقَٰتِلُونَ فِي سَبِيلِ ٱللَّهِ وَٱلۡمُسۡتَضۡعَفِينَ مِنَ ٱلرِّجَالِ وَٱلنِّسَآءِ وَٱلۡوِلۡدَٰنِ ٱلَّذِينَ يَقُولُونَ رَبَّنَآ أَخۡرِجۡنَا مِنۡ هَٰذِهِ ٱلۡقَرۡيَةِ ٱلظَّالِمِ أَهۡلُهَا وَٱجۡعَل لَّنَا مِن لَّدُنكَ وَلِيّٗا وَٱجۡعَل لَّنَا مِن لَّدُنكَ نَصِيرًا
Size ne oluyor da Allah yolunda ve 'Rabbimiz, bizi halkı zalim olan bu şehirden çıkar, bize kendi katından bir koruyucu kıl ve bize kendi katından bir yardım edici kıl' diyen erkeklerden, kadınlardan ve çocuklardan zayıf bırakılanlar uğrunda savaşmıyorsunuz?
A'raf 7:163
·
Kuran-ı Kerim
وَسۡـَٔلۡهُمۡ عَنِ ٱلۡقَرۡيَةِ ٱلَّتِي كَانَتۡ حَاضِرَةَ ٱلۡبَحۡرِ إِذۡ يَعۡدُونَ فِي ٱلسَّبۡتِ إِذۡ تَأۡتِيهِمۡ حِيتَانُهُمۡ يَوۡمَ سَبۡتِهِمۡ شُرَّعٗا وَيَوۡمَ لَا يَسۡبِتُونَ لَا تَأۡتِيهِمۡۚ كَذَٰلِكَ نَبۡلُوهُم بِمَا كَانُواْ يَفۡسُقُونَ
Ve onlara denizin kıyısında bulunan şehrin hakkında sor; hani Şabat'ın içinde haddi aşıyorlardı. Hani onların Şabat günü onların balıkları onlara akın akın geliyordu ve Şabat yapmadıkları günü onlara gelmiyordu. Yoldan çıkmakta oldukları şey sebebiyle onları işte böyle sınarız.
Enbiya 21:74
·
Kuran-ı Kerim
وَلُوطًا ءَاتَيۡنَٰهُ حُكۡمٗا وَعِلۡمٗا وَنَجَّيۡنَٰهُ مِنَ ٱلۡقَرۡيَةِ ٱلَّتِي كَانَت تَّعۡمَلُ ٱلۡخَبَـٰٓئِثَۚ إِنَّهُمۡ كَانُواْ قَوۡمَ سَوۡءٖ فَٰسِقِينَ
Ve Lut'a, ona bir hüküm ve bir ilim verdik. Ve onu kötülükleri yapan şehirden kurtardık. Şüphesiz onlar yoldan çıkanlar olan kötülük kavmiydiler.
Furkan 25:40
·
Kuran-ı Kerim
وَلَقَدۡ أَتَوۡاْ عَلَى ٱلۡقَرۡيَةِ ٱلَّتِيٓ أُمۡطِرَتۡ مَطَرَ ٱلسَّوۡءِۚ أَفَلَمۡ يَكُونُواْ يَرَوۡنَهَاۚ بَلۡ كَانُواْ لَا يَرۡجُونَ نُشُورٗا
Ve kesinlikle kötülük yağmuruyla yağmura tutulan şehre geldiler. Onu görmüyorlar mıydı? Aksine, dirilişi ummuyorlardı.
Ankebut 29:31
·
Kuran-ı Kerim
وَلَمَّا جَآءَتۡ رُسُلُنَآ إِبۡرَٰهِيمَ بِٱلۡبُشۡرَىٰ قَالُوٓاْ إِنَّا مُهۡلِكُوٓاْ أَهۡلِ هَٰذِهِ ٱلۡقَرۡيَةِۖ إِنَّ أَهۡلَهَا كَانُواْ ظَٰلِمِينَ
Ve elçilerimiz İbrahim'e müjdeyle geldiklerinde dediler: 'Şüphesiz biz bu şehrin halkını yok edenleriz. Şüphesiz onun halkı zalimler oldular.'
Örnek Ayetler (5 / 6)
A'raf 7:96
·
Kuran-ı Kerim
وَلَوۡ أَنَّ أَهۡلَ ٱلۡقُرَىٰٓ ءَامَنُواْ وَٱتَّقَوۡاْ لَفَتَحۡنَا عَلَيۡهِم بَرَكَٰتٖ مِّنَ ٱلسَّمَآءِ وَٱلۡأَرۡضِ وَلَٰكِن كَذَّبُواْ فَأَخَذۡنَٰهُم بِمَا كَانُواْ يَكۡسِبُونَ
Ve eğer şehirlerin halkı inansalardı ve sakınsalardı, kesinlikle onların üzerine gökten ve yerden bereketler açardık. Fakat yalanladılar, bunun üzerine kazandıkları sebebiyle onları yakaladık.
A'raf 7:97
·
Kuran-ı Kerim
أَفَأَمِنَ أَهۡلُ ٱلۡقُرَىٰٓ أَن يَأۡتِيَهُم بَأۡسُنَا بَيَٰتٗا وَهُمۡ نَآئِمُونَ
Şehirlerin halkı, onlar uyuyanlar iken geceleyin zorluğumuzun onlara gelmesinden güvende mi hissetti?
A'raf 7:98
·
Kuran-ı Kerim
أَوَأَمِنَ أَهۡلُ ٱلۡقُرَىٰٓ أَن يَأۡتِيَهُم بَأۡسُنَا ضُحٗى وَهُمۡ يَلۡعَبُونَ
Yoksa şehirlerin halkı, onlar oynuyorlar iken kuşluk vakti zorluğumuzun onlara gelmesinden güvende mi hissetti?
Yusuf 12:109
·
Kuran-ı Kerim
وَمَآ أَرۡسَلۡنَا مِن قَبۡلِكَ إِلَّا رِجَالٗا نُّوحِيٓ إِلَيۡهِم مِّنۡ أَهۡلِ ٱلۡقُرَىٰٓۗ أَفَلَمۡ يَسِيرُواْ فِي ٱلۡأَرۡضِ فَيَنظُرُواْ كَيۡفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلَّذِينَ مِن قَبۡلِهِمۡۗ وَلَدَارُ ٱلۡأٓخِرَةِ خَيۡرٞ لِّلَّذِينَ ٱتَّقَوۡاْۚ أَفَلَا تَعۡقِلُونَ
Ve senden önce şehirlerin halkından kendilerine vahyettiğimiz adamlardan başkasını göndermedik. Yeryüzünde yürümediler mi ki kendilerinden öncekilerin sonu nasıl oldu baksınlar? Ve ahiret yurdu sakınanlar için kesinlikle daha iyidir. Akıl etmez misiniz?
Kehf 18:59
·
Kuran-ı Kerim
وَتِلۡكَ ٱلۡقُرَىٰٓ أَهۡلَكۡنَٰهُمۡ لَمَّا ظَلَمُواْ وَجَعَلۡنَا لِمَهۡلِكِهِم مَّوۡعِدٗا
Ve işte şu şehirler; zulmettikleri zaman onları helak ettik ve onların helakı için bir buluşma zamanı kıldık.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Bakara 2:259
·
Kuran-ı Kerim
أَوۡ كَٱلَّذِي مَرَّ عَلَىٰ قَرۡيَةٖ وَهِيَ خَاوِيَةٌ عَلَىٰ عُرُوشِهَا قَالَ أَنَّىٰ يُحۡيِۦ هَٰذِهِ ٱللَّهُ بَعۡدَ مَوۡتِهَاۖ فَأَمَاتَهُ ٱللَّهُ مِاْئَةَ عَامٖ ثُمَّ بَعَثَهُۥۖ قَالَ كَمۡ لَبِثۡتَۖ قَالَ لَبِثۡتُ يَوۡمًا أَوۡ بَعۡضَ يَوۡمٖۖ قَالَ بَل لَّبِثۡتَ مِاْئَةَ عَامٖ فَٱنظُرۡ إِلَىٰ طَعَامِكَ وَشَرَابِكَ لَمۡ يَتَسَنَّهۡۖ وَٱنظُرۡ إِلَىٰ حِمَارِكَ وَلِنَجۡعَلَكَ ءَايَةٗ لِّلنَّاسِۖ وَٱنظُرۡ إِلَى ٱلۡعِظَامِ كَيۡفَ نُنشِزُهَا ثُمَّ نَكۡسُوهَا لَحۡمٗاۚ فَلَمَّا تَبَيَّنَ لَهُۥ قَالَ أَعۡلَمُ أَنَّ ٱللَّهَ عَلَىٰ كُلِّ شَيۡءٖ قَدِيرٞ
Veya çatıları üzerine çökmüşken bir şehrin üzerine uğrayan kimse gibi. 'Ölümünden sonra Allah bunu nasıl diriltir?' demişti. Bunun üzerine Allah onu yüz yıl öldürdü, sonra onu diriltti. 'Ne kadar kaldın?' dedi. 'Bir gün veya günün bir kısmı kaldım' dedi. 'Hayır, yüz yıl kaldın; böylece yiyeceğine ve içeceğine bak, bozulmamış. Ve eşeğine bak; ve seni insanlara bir ayet kılmamız için. Ve kemiklere bak, onları nasıl kaldırıyoruz, sonra onlara et giydiriyoruz' dedi. Ona açıkça belli olduğunda 'Biliyorum ki Allah her şeyin üzerine Güç Yetiren'dir' dedi.
A'raf 7:94
·
Kuran-ı Kerim
وَمَآ أَرۡسَلۡنَا فِي قَرۡيَةٖ مِّن نَّبِيٍّ إِلَّآ أَخَذۡنَآ أَهۡلَهَا بِٱلۡبَأۡسَآءِ وَٱلضَّرَّآءِ لَعَلَّهُمۡ يَضَّرَّعُونَ
Ve bir şehre hiçbir nebi göndermedik, ancak umulur ki yalvarırlar diye onun halkını zorlukla ve sıkıntıyla yakaladık.
Enbiya 21:11
·
Kuran-ı Kerim
وَكَمۡ قَصَمۡنَا مِن قَرۡيَةٖ كَانَتۡ ظَالِمَةٗ وَأَنشَأۡنَا بَعۡدَهَا قَوۡمًا ءَاخَرِينَ
Ve zalim olan nice şehri kırıp geçirdik ve ondan sonra başka bir topluluk inşa ettik.
Furkan 25:51
·
Kuran-ı Kerim
وَلَوۡ شِئۡنَا لَبَعَثۡنَا فِي كُلِّ قَرۡيَةٖ نَّذِيرٗا
Ve eğer dileseydik, her şehirde kesinlikle bir uyarıcı gönderirdik.
Sebe 34:34
·
Kuran-ı Kerim
وَمَآ أَرۡسَلۡنَا فِي قَرۡيَةٖ مِّن نَّذِيرٍ إِلَّا قَالَ مُتۡرَفُوهَآ إِنَّا بِمَآ أُرۡسِلۡتُم بِهِۦ كَٰفِرُونَ
Ve bir şehre hiçbir uyarıcı göndermedik, onun şımarıkları: 'Şüphesiz biz onunla gönderildiğiniz şeyi örtenleriz' dediği hariç.
Örnek Ayetler (3)
Bakara 2:58
·
Kuran-ı Kerim
وَإِذۡ قُلۡنَا ٱدۡخُلُواْ هَٰذِهِ ٱلۡقَرۡيَةَ فَكُلُواْ مِنۡهَا حَيۡثُ شِئۡتُمۡ رَغَدٗا وَٱدۡخُلُواْ ٱلۡبَابَ سُجَّدٗا وَقُولُواْ حِطَّةٞ نَّغۡفِرۡ لَكُمۡ خَطَٰيَٰكُمۡۚ وَسَنَزِيدُ ٱلۡمُحۡسِنِينَ
Ve demiştik: 'Bu şehre girin ve ondan dilediğiniz yerden bolca yiyin ve kapıdan secde ederek girin ve 'bağışlanma' deyin ki sizin için hatalarınızı örtelim. Ve iyilik edenleri artıracağız.'
A'raf 7:161
·
Kuran-ı Kerim
وَإِذۡ قِيلَ لَهُمُ ٱسۡكُنُواْ هَٰذِهِ ٱلۡقَرۡيَةَ وَكُلُواْ مِنۡهَا حَيۡثُ شِئۡتُمۡ وَقُولُواْ حِطَّةٞ وَٱدۡخُلُواْ ٱلۡبَابَ سُجَّدٗا نَّغۡفِرۡ لَكُمۡ خَطِيٓـَٰٔتِكُمۡۚ سَنَزِيدُ ٱلۡمُحۡسِنِينَ
Ve hani onlara denilmişti: 'Bu şehirde oturun ve ondan dilediğiniz yerden yiyin ve bağışlanma deyin ve kapıdan kapanarak girin, sizin için hatalarınızı örteriz. İyilik edenleri artıracağız.'
Yusuf 12:82
·
Kuran-ı Kerim
وَسۡـَٔلِ ٱلۡقَرۡيَةَ ٱلَّتِي كُنَّا فِيهَا وَٱلۡعِيرَ ٱلَّتِيٓ أَقۡبَلۡنَا فِيهَاۖ وَإِنَّا لَصَٰدِقُونَ
Ve içinde olduğumuz şehre ve içinde geldiğimiz kervana sor. Ve şüphesiz biz kesinlikle doğru olanlarız.
Örnek Ayetler (2)
A'raf 7:82
·
Kuran-ı Kerim
وَمَا كَانَ جَوَابَ قَوۡمِهِۦٓ إِلَّآ أَن قَالُوٓاْ أَخۡرِجُوهُم مِّن قَرۡيَتِكُمۡۖ إِنَّهُمۡ أُنَاسٞ يَتَطَهَّرُونَ
Ve kavminin cevabı: 'Onları kentinizden çıkarın, şüphesiz onlar temizlenen insanlardır' demelerinden başkası olmadı.
Neml 27:56
·
Kuran-ı Kerim
۞فَمَا كَانَ جَوَابَ قَوۡمِهِۦٓ إِلَّآ أَن قَالُوٓاْ أَخۡرِجُوٓاْ ءَالَ لُوطٖ مِّن قَرۡيَتِكُمۡۖ إِنَّهُمۡ أُنَاسٞ يَتَطَهَّرُونَ
Bunun üzerine kavminin cevabı sadece şöyle demeleri oldu: 'Lut'un ailesini şehrinizden çıkarın; şüphesiz onlar temizlenen insanlardır.'
Örnek Ayetler (2)
İsra 17:16
·
Kuran-ı Kerim
وَإِذَآ أَرَدۡنَآ أَن نُّهۡلِكَ قَرۡيَةً أَمَرۡنَا مُتۡرَفِيهَا فَفَسَقُواْ فِيهَا فَحَقَّ عَلَيۡهَا ٱلۡقَوۡلُ فَدَمَّرۡنَٰهَا تَدۡمِيرٗا
Ve bir şehri helak etmeyi istediğimizde, onun refah içindekilerine emrettik, bunun üzerine onun içinde yoldan çıktılar; böylece o söz onun üzerine hak oldu, bunun üzerine onu tamamen yerle bir ettik.
Neml 27:34
·
Kuran-ı Kerim
قَالَتۡ إِنَّ ٱلۡمُلُوكَ إِذَا دَخَلُواْ قَرۡيَةً أَفۡسَدُوهَا وَجَعَلُوٓاْ أَعِزَّةَ أَهۡلِهَآ أَذِلَّةٗۚ وَكَذَٰلِكَ يَفۡعَلُونَ
Dedi: 'Şüphesiz krallar bir şehre girdiklerinde onu bozarlar ve onun halkının üstünlerini aşağılık kılarlar. Ve işte böyle yaparlar.'
Örnek Ayetler (2)
Sebe 34:18
·
Kuran-ı Kerim
وَجَعَلۡنَا بَيۡنَهُمۡ وَبَيۡنَ ٱلۡقُرَى ٱلَّتِي بَٰرَكۡنَا فِيهَا قُرٗى ظَٰهِرَةٗ وَقَدَّرۡنَا فِيهَا ٱلسَّيۡرَۖ سِيرُواْ فِيهَا لَيَالِيَ وَأَيَّامًا ءَامِنِينَ
Ve onların arasında ve içinde bereketli kıldığımız şehirlerin arasında görünen şehirler kıldık ve onlarda yürüyüşe ölçü koyduk: 'Onlarda geceler ve günler güvende olanlar olarak yürüyün.'
Haşr 59:14
·
Kuran-ı Kerim
لَا يُقَٰتِلُونَكُمۡ جَمِيعًا إِلَّا فِي قُرٗى مُّحَصَّنَةٍ أَوۡ مِن وَرَآءِ جُدُرِۭۚ بَأۡسُهُم بَيۡنَهُمۡ شَدِيدٞۚ تَحۡسَبُهُمۡ جَمِيعٗا وَقُلُوبُهُمۡ شَتَّىٰۚ ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمۡ قَوۡمٞ لَّا يَعۡقِلُونَ
Onlar sizinle topluca savaşmazlar; ancak sağlamlaştırılmış kasabalarda veya duvarların arkasından hariç. Kendi aralarındaki çarpışmaları çetindir. Sen onları toplu zannında bulunursun, oysa kalpleri dağınıktır. Bu, onların akletmeyen bir topluluk olmaları sebebiyledir.
Örnek Ayetler (1)
Yunus 10:98
·
Kuran-ı Kerim
فَلَوۡلَا كَانَتۡ قَرۡيَةٌ ءَامَنَتۡ فَنَفَعَهَآ إِيمَٰنُهَآ إِلَّا قَوۡمَ يُونُسَ لَمَّآ ءَامَنُواْ كَشَفۡنَا عَنۡهُمۡ عَذَابَ ٱلۡخِزۡيِ فِي ٱلۡحَيَوٰةِ ٱلدُّنۡيَا وَمَتَّعۡنَٰهُمۡ إِلَىٰ حِينٖ
Yunus kavmi hariç, inanan ve inancı kendisine fayda veren bir şehir neden olmadı? İnandıkları zaman dünya hayatında onlardan rezillik azabını kaldırdık ve onları bir süreye kadar faydalandırdık.
Örnek Ayetler (1)
Muhammed 47:13
·
Kuran-ı Kerim
وَكَأَيِّن مِّن قَرۡيَةٍ هِيَ أَشَدُّ قُوَّةٗ مِّن قَرۡيَتِكَ ٱلَّتِيٓ أَخۡرَجَتۡكَ أَهۡلَكۡنَٰهُمۡ فَلَا نَاصِرَ لَهُمۡ
Ve seni çıkaran senin şehrinden güç bakımından daha çetin olan nice şehri helak ettik. Böylece onlar için bir yardım edici yoktur.
Örnek Ayetler (1)
Nahl 16:112
·
Kuran-ı Kerim
وَضَرَبَ ٱللَّهُ مَثَلٗا قَرۡيَةٗ كَانَتۡ ءَامِنَةٗ مُّطۡمَئِنَّةٗ يَأۡتِيهَا رِزۡقُهَا رَغَدٗا مِّن كُلِّ مَكَانٖ فَكَفَرَتۡ بِأَنۡعُمِ ٱللَّهِ فَأَذَٰقَهَا ٱللَّهُ لِبَاسَ ٱلۡجُوعِ وَٱلۡخَوۡفِ بِمَا كَانُواْ يَصۡنَعُونَ
Ve Allah güvenli, tatmin olmuş bir şehri örnek verdi; rızkı ona her yerden bolca geliyordu, bunun üzerine Allah'ın nimetlerini örttü, bunun üzerine Allah yapıyor oldukları sebebiyle ona açlık ve korku elbisesini tattırdı.
Örnek Ayetler (1)
A'raf 7:88
·
Kuran-ı Kerim
۞قَالَ ٱلۡمَلَأُ ٱلَّذِينَ ٱسۡتَكۡبَرُواْ مِن قَوۡمِهِۦ لَنُخۡرِجَنَّكَ يَٰشُعَيۡبُ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ مَعَكَ مِن قَرۡيَتِنَآ أَوۡ لَتَعُودُنَّ فِي مِلَّتِنَاۚ قَالَ أَوَلَوۡ كُنَّا كَٰرِهِينَ
Kavminden büyüklük taslayan ileri gelenler dedi: 'Ey Şuayb, kesinlikle seni ve seninle beraber inananları kentimizden çıkaracağız veya kesinlikle dinimize döneceksiniz.' Dedi: 'Biz istemeyenler olsak bile mi?'
Örnek Ayetler (1)
Zuhruf 43:31
·
Kuran-ı Kerim
وَقَالُواْ لَوۡلَا نُزِّلَ هَٰذَا ٱلۡقُرۡءَانُ عَلَىٰ رَجُلٖ مِّنَ ٱلۡقَرۡيَتَيۡنِ عَظِيمٍ
Ve dediler: 'Bu kuran iki beldeden büyük bir adamın üzerine indirilmeli değil miydi?'
Örnek Ayetler (1)
Sebe 34:18
·
Kuran-ı Kerim
وَجَعَلۡنَا بَيۡنَهُمۡ وَبَيۡنَ ٱلۡقُرَى ٱلَّتِي بَٰرَكۡنَا فِيهَا قُرٗى ظَٰهِرَةٗ وَقَدَّرۡنَا فِيهَا ٱلسَّيۡرَۖ سِيرُواْ فِيهَا لَيَالِيَ وَأَيَّامًا ءَامِنِينَ
Ve onların arasında ve içinde bereketli kıldığımız şehirlerin arasında görünen şehirler kıldık ve onlarda yürüyüşe ölçü koyduk: 'Onlarda geceler ve günler güvende olanlar olarak yürüyün.'
Örnek Ayetler (1)
Kasas 28:58
·
Kuran-ı Kerim
وَكَمۡ أَهۡلَكۡنَا مِن قَرۡيَةِۭ بَطِرَتۡ مَعِيشَتَهَاۖ فَتِلۡكَ مَسَٰكِنُهُمۡ لَمۡ تُسۡكَن مِّنۢ بَعۡدِهِمۡ إِلَّا قَلِيلٗاۖ وَكُنَّا نَحۡنُ ٱلۡوَٰرِثِينَ
Ve Biz geçimiyle şımaran nice şehri helak ettik. İşte onların meskenleri, onlardan sonra az bir kısmı hariç oturulmadı. Ve Biz, Biz mirasçılar olduk.