5
Kullanım
2
Lemma
2
Türev
14
Anlam
2 lemma, 2 türev form
Örnek Ayetler (2)
Lokman 31:34
·
Kuran-ı Kerim
إِنَّ ٱللَّهَ عِندَهُۥ عِلۡمُ ٱلسَّاعَةِ وَيُنَزِّلُ ٱلۡغَيۡثَ وَيَعۡلَمُ مَا فِي ٱلۡأَرۡحَامِۖ وَمَا تَدۡرِي نَفۡسٞ مَّاذَا تَكۡسِبُ غَدٗاۖ وَمَا تَدۡرِي نَفۡسُۢ بِأَيِّ أَرۡضٖ تَمُوتُۚ إِنَّ ٱللَّهَ عَلِيمٌ خَبِيرُۢ
Şüphesiz Allah, saatin bilgisi O'nun katındadır. Ve yağmuru indirir ve rahimlerin içindekini bilir. Ve hiçbir nefs yarın ne kazanacağını bilmez. Ve hiçbir nefs hangi yerde öleceğini bilmez. Şüphesiz Allah Bilen'dir, Haberdar'dır.
Şura 42:28
·
Kuran-ı Kerim
وَهُوَ ٱلَّذِي يُنَزِّلُ ٱلۡغَيۡثَ مِنۢ بَعۡدِ مَا قَنَطُواْ وَيَنشُرُ رَحۡمَتَهُۥۚ وَهُوَ ٱلۡوَلِيُّ ٱلۡحَمِيدُ
Ve O, umut kestikten sonra yağmuru indiren ve merhametini yayandır. Ve O Koruyucudur, Övülendir.
Örnek Ayetler (1)
Hadid 57:20
·
Kuran-ı Kerim
ٱعۡلَمُوٓاْ أَنَّمَا ٱلۡحَيَوٰةُ ٱلدُّنۡيَا لَعِبٞ وَلَهۡوٞ وَزِينَةٞ وَتَفَاخُرُۢ بَيۡنَكُمۡ وَتَكَاثُرٞ فِي ٱلۡأَمۡوَٰلِ وَٱلۡأَوۡلَٰدِۖ كَمَثَلِ غَيۡثٍ أَعۡجَبَ ٱلۡكُفَّارَ نَبَاتُهُۥ ثُمَّ يَهِيجُ فَتَرَىٰهُ مُصۡفَرّٗا ثُمَّ يَكُونُ حُطَٰمٗاۖ وَفِي ٱلۡأٓخِرَةِ عَذَابٞ شَدِيدٞ وَمَغۡفِرَةٞ مِّنَ ٱللَّهِ وَرِضۡوَٰنٞۚ وَمَا ٱلۡحَيَوٰةُ ٱلدُّنۡيَآ إِلَّا مَتَٰعُ ٱلۡغُرُورِ
Bilin ki dünya hayatı ancak bir oyun, bir eğlence, bir süs, aranızda övünme, mallarda ve çocuklarda çoğaltma yarışıdır. Bitkisi örtenlerin hoşuna giden bir yağmurun örneği gibidir; sonra kurur, böylece onu sararmış olarak görürsün, sonra bir çöp olur. Ve ahirette şiddetli bir azap, Allah'tan bir örtme ve bir hoşnutluk vardır. Ve dünya hayatı aldatıcının faydalanmasından başka bir şey değildir.
Örnek Ayetler (1)
Yusuf 12:49
·
Kuran-ı Kerim
ثُمَّ يَأۡتِي مِنۢ بَعۡدِ ذَٰلِكَ عَامٞ فِيهِ يُغَاثُ ٱلنَّاسُ وَفِيهِ يَعۡصِرُونَ
Sonra bunun ardından bir yıl gelir, onda insanlara yağmur verilir ve onda sıkarlar.
Örnek Ayetler (1)
Kehf 18:29
·
Kuran-ı Kerim
وَقُلِ ٱلۡحَقُّ مِن رَّبِّكُمۡۖ فَمَن شَآءَ فَلۡيُؤۡمِن وَمَن شَآءَ فَلۡيَكۡفُرۡۚ إِنَّآ أَعۡتَدۡنَا لِلظَّـٰلِمِينَ نَارًا أَحَاطَ بِهِمۡ سُرَادِقُهَاۚ وَإِن يَسۡتَغِيثُواْ يُغَاثُواْ بِمَآءٖ كَٱلۡمُهۡلِ يَشۡوِي ٱلۡوُجُوهَۚ بِئۡسَ ٱلشَّرَابُ وَسَآءَتۡ مُرۡتَفَقًا
Ve de ki: 'Gerçek Rabbinizdendir. Artık kim dilerse inansın ve kim dilerse örtsün.' Şüphesiz biz zalimler için, duvarları onları kuşatmış bir ateş hazırladık. Ve eğer yardım isterlerse, yüzleri kavuran erimiş maden gibi bir su ile yardım edilirler. İçecek ne kötüdür ve dayanılacak yer ne kötüdür!