16
Kullanım
5
Lemma
6
Türev
25
Anlam
5 lemma, 6 türev form
Örnek Ayetler (3)
Yusuf 12:12
·
Kuran-ı Kerim
أَرۡسِلۡهُ مَعَنَا غَدٗا يَرۡتَعۡ وَيَلۡعَبۡ وَإِنَّا لَهُۥ لَحَٰفِظُونَ
Yarın onu bizimle gönder, bolca yesin ve oynasın. Ve şüphesiz biz onu kesinlikle koruyanlarız.
Lokman 31:34
·
Kuran-ı Kerim
إِنَّ ٱللَّهَ عِندَهُۥ عِلۡمُ ٱلسَّاعَةِ وَيُنَزِّلُ ٱلۡغَيۡثَ وَيَعۡلَمُ مَا فِي ٱلۡأَرۡحَامِۖ وَمَا تَدۡرِي نَفۡسٞ مَّاذَا تَكۡسِبُ غَدٗاۖ وَمَا تَدۡرِي نَفۡسُۢ بِأَيِّ أَرۡضٖ تَمُوتُۚ إِنَّ ٱللَّهَ عَلِيمٌ خَبِيرُۢ
Şüphesiz Allah, saatin bilgisi O'nun katındadır. Ve yağmuru indirir ve rahimlerin içindekini bilir. Ve hiçbir nefs yarın ne kazanacağını bilmez. Ve hiçbir nefs hangi yerde öleceğini bilmez. Şüphesiz Allah Bilen'dir, Haberdar'dır.
Kamer 54:26
·
Kuran-ı Kerim
سَيَعۡلَمُونَ غَدٗا مَّنِ ٱلۡكَذَّابُ ٱلۡأَشِرُ
Yarın şımarık çok yalancının kim olduğunu bilecekler.
Örnek Ayetler (1)
Haşr 59:18
·
Kuran-ı Kerim
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ ٱتَّقُواْ ٱللَّهَ وَلۡتَنظُرۡ نَفۡسٞ مَّا قَدَّمَتۡ لِغَدٖۖ وَٱتَّقُواْ ٱللَّهَۚ إِنَّ ٱللَّهَ خَبِيرُۢ بِمَا تَعۡمَلُونَ
Ey inananlar, Allah'tan sakının. Ve bir nefs yarın için ne takdim ettiğine baksın. Ve Allah'tan sakının. Şüphesiz Allah yaptıklarınızdan Haberdar'dır.
Örnek Ayetler (1)
Kehf 18:23
·
Kuran-ı Kerim
وَلَا تَقُولَنَّ لِشَاْيۡءٍ إِنِّي فَاعِلٞ ذَٰلِكَ غَدًا
Bir şey için kesinlikle deme: 'Şüphesiz ben bunu yarın yapanım.'
Örnek Ayetler (3)
A'raf 7:205
·
Kuran-ı Kerim
وَٱذۡكُر رَّبَّكَ فِي نَفۡسِكَ تَضَرُّعٗا وَخِيفَةٗ وَدُونَ ٱلۡجَهۡرِ مِنَ ٱلۡقَوۡلِ بِٱلۡغُدُوِّ وَٱلۡأٓصَالِ وَلَا تَكُن مِّنَ ٱلۡغَٰفِلِينَ
Ve kendi nefsinde Rabbini yalvararak ve korkarak, sözden yüksek sesin altında sabahları ve akşamları hatırla. Ve habersiz olanlardan olma.
Ra'd 13:15
·
Kuran-ı Kerim
وَلِلَّهِۤ يَسۡجُدُۤ مَن فِي ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ طَوۡعٗا وَكَرۡهٗا وَظِلَٰلُهُم بِٱلۡغُدُوِّ وَٱلۡأٓصَالِ۩
Ve göklerde ve yerde olan kimseler, isteyerek ve zorla, ve onların gölgeleri sabahlar ve akşamlar Allah'a secde eder.
Nur 24:36
·
Kuran-ı Kerim
فِي بُيُوتٍ أَذِنَ ٱللَّهُ أَن تُرۡفَعَ وَيُذۡكَرَ فِيهَا ٱسۡمُهُۥ يُسَبِّحُ لَهُۥ فِيهَا بِٱلۡغُدُوِّ وَٱلۡأٓصَالِ
Allah'ın yükseltilmesine ve içinde O'nun isminin anılmasına izin verdiği evler içinde, sabahları ve akşamları içinde O'nu uzak tutarlar.
Örnek Ayetler (1)
Sebe 34:12
·
Kuran-ı Kerim
وَلِسُلَيۡمَٰنَ ٱلرِّيحَ غُدُوُّهَا شَهۡرٞ وَرَوَاحُهَا شَهۡرٞۖ وَأَسَلۡنَا لَهُۥ عَيۡنَ ٱلۡقِطۡرِۖ وَمِنَ ٱلۡجِنِّ مَن يَعۡمَلُ بَيۡنَ يَدَيۡهِ بِإِذۡنِ رَبِّهِۦۖ وَمَن يَزِغۡ مِنۡهُمۡ عَنۡ أَمۡرِنَا نُذِقۡهُ مِنۡ عَذَابِ ٱلسَّعِيرِ
Ve Süleyman'a rüzgarı; onun sabah gidişi bir aydır ve onun akşam dönüşü bir aydır. Ve onun için erimiş bakır pınarını akıttık. Ve cinlerden Rabbinin izniyle onun iki elleri arasında yapan kimse vardır. Ve onlardan kim emrimizden saparsa ona alevli ateş azabından tattırırız.
Örnek Ayetler (1)
Mü'min 40:46
·
Kuran-ı Kerim
ٱلنَّارُ يُعۡرَضُونَ عَلَيۡهَا غُدُوّٗا وَعَشِيّٗاۚ وَيَوۡمَ تَقُومُ ٱلسَّاعَةُ أَدۡخِلُوٓاْ ءَالَ فِرۡعَوۡنَ أَشَدَّ ٱلۡعَذَابِ
Ateş; sabah ve akşam ona sunulurlar. Ve saat kalktığı gün: 'Firavun'un ailesini azabın en şiddetlisine girdirin.'
Örnek Ayetler (2)
En'am 6:52
·
Kuran-ı Kerim
وَلَا تَطۡرُدِ ٱلَّذِينَ يَدۡعُونَ رَبَّهُم بِٱلۡغَدَوٰةِ وَٱلۡعَشِيِّ يُرِيدُونَ وَجۡهَهُۥۖ مَا عَلَيۡكَ مِنۡ حِسَابِهِم مِّن شَيۡءٖ وَمَا مِنۡ حِسَابِكَ عَلَيۡهِم مِّن شَيۡءٖ فَتَطۡرُدَهُمۡ فَتَكُونَ مِنَ ٱلظَّـٰلِمِينَ
Ve O'nun yüzünü isteyerek sabah ve akşam Rablerini çağıranları kovma. Onların hesabından senin üzerine hiçbir şey yoktur ve senin hesabından onların üzerine hiçbir şey yoktur; böylece onları kovarsın ve zalimlerden olursun.
Kehf 18:28
·
Kuran-ı Kerim
وَٱصۡبِرۡ نَفۡسَكَ مَعَ ٱلَّذِينَ يَدۡعُونَ رَبَّهُم بِٱلۡغَدَوٰةِ وَٱلۡعَشِيِّ يُرِيدُونَ وَجۡهَهُۥۖ وَلَا تَعۡدُ عَيۡنَاكَ عَنۡهُمۡ تُرِيدُ زِينَةَ ٱلۡحَيَوٰةِ ٱلدُّنۡيَاۖ وَلَا تُطِعۡ مَنۡ أَغۡفَلۡنَا قَلۡبَهُۥ عَن ذِكۡرِنَا وَٱتَّبَعَ هَوَىٰهُ وَكَانَ أَمۡرُهُۥ فُرُطٗا
Ve sabah ve akşam Rablerini, O'nun yüzünü isteyerek çağıran kimselerle beraber nefsini sabret. Dünya hayatının süsünü isteyerek iki gözün onlardan geçmesin. Ve kalbini zikrimizden gafil kıldığımız, kendi hevasına tabi olan ve işi aşırılık olan kimseye itaat etme.
Örnek Ayetler (1)
Kehf 18:62
·
Kuran-ı Kerim
فَلَمَّا جَاوَزَا قَالَ لِفَتَىٰهُ ءَاتِنَا غَدَآءَنَا لَقَدۡ لَقِينَا مِن سَفَرِنَا هَٰذَا نَصَبٗا
Bunun üzerine geçtikleri zaman kendi gencine dedi: 'Bize yemeğimizi getir. Kesinlikle bu yolculuğumuzdan bir yorgunlukla karşılaştık.'
Örnek Ayetler (1)
Ali İmran 3:121
·
Kuran-ı Kerim
وَإِذۡ غَدَوۡتَ مِنۡ أَهۡلِكَ تُبَوِّئُ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ مَقَٰعِدَ لِلۡقِتَالِۗ وَٱللَّهُ سَمِيعٌ عَلِيمٌ
Ve ailenden erkenden ayrılmıştın, inananları savaş için oturma yerlerine yerleştiriyordun. Ve Allah İşitendir, Bilendir.
Örnek Ayetler (1)
Kalem 68:22
·
Kuran-ı Kerim
أَنِ ٱغۡدُواْ عَلَىٰ حَرۡثِكُمۡ إِن كُنتُمۡ صَٰرِمِينَ
'Eğer devşirecekseniz, ekininize erkenden gidin.'