Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

ع ن د

c-n-d — Kök Analizi

ع ن د

201

Kullanım

2

Lemma

27

Türev

25

Anlam

2 lemma, 27 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

عِندَ

Lemma

inde

yanında, yanında, katında, huzurunda

İsim
98

عِندِ

indi

yanında, yanında, katında, huzurunda

İsim
21

Örnek Ayetler (5 / 21)

Bakara 2:79

·

Kuran-ı Kerim

فَوَيۡلٞ لِّلَّذِينَ يَكۡتُبُونَ ٱلۡكِتَٰبَ بِأَيۡدِيهِمۡ ثُمَّ يَقُولُونَ هَٰذَا مِنۡ عِندِ ٱللَّهِ لِيَشۡتَرُواْ بِهِۦ ثَمَنٗا قَلِيلٗاۖ فَوَيۡلٞ لَّهُم مِّمَّا كَتَبَتۡ أَيۡدِيهِمۡ وَوَيۡلٞ لَّهُم مِّمَّا يَكۡسِبُونَ

Bunun üzerine, onun karşılığında az bir bedel satın almaları için kitabı elleriyle yazan, sonra 'Bu Allah'ın katındandır' diyen kimselerin vay haline! Bunun üzerine ellerinin yazdıklarından dolayı onların vay haline ve kazandıklarından dolayı onların vay haline!

Bakara 2:89

·

Kuran-ı Kerim

وَلَمَّا جَآءَهُمۡ كِتَٰبٞ مِّنۡ عِندِ ٱللَّهِ مُصَدِّقٞ لِّمَا مَعَهُمۡ وَكَانُواْ مِن قَبۡلُ يَسۡتَفۡتِحُونَ عَلَى ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ فَلَمَّا جَآءَهُم مَّا عَرَفُواْ كَفَرُواْ بِهِۦۚ فَلَعۡنَةُ ٱللَّهِ عَلَى ٱلۡكَٰفِرِينَ

Ve onlarla beraber olan şeyi doğrulayıcı bir kitap Allah'ın katından onlara geldiğinde, ve önceden örten kimselere karşı zafer istiyorlardı, bunun üzerine tanıdıkları şey onlara geldiğinde onu örttüler. Bunun üzerine Allah'ın laneti örtenlerin üzerinedir.

Bakara 2:101

·

Kuran-ı Kerim

وَلَمَّا جَآءَهُمۡ رَسُولٞ مِّنۡ عِندِ ٱللَّهِ مُصَدِّقٞ لِّمَا مَعَهُمۡ نَبَذَ فَرِيقٞ مِّنَ ٱلَّذِينَ أُوتُواْ ٱلۡكِتَٰبَ كِتَٰبَ ٱللَّهِ وَرَآءَ ظُهُورِهِمۡ كَأَنَّهُمۡ لَا يَعۡلَمُونَ

Ve onlarla beraber olan şeyi doğrulayıcı bir resul Allah'ın katından onlara geldiğinde, kitap verilen kimselerden bir grup sanki onlar bilmiyorlar gibi Allah'ın kitabını sırtlarının arkasına attı.

Bakara 2:103

·

Kuran-ı Kerim

وَلَوۡ أَنَّهُمۡ ءَامَنُواْ وَٱتَّقَوۡاْ لَمَثُوبَةٞ مِّنۡ عِندِ ٱللَّهِ خَيۡرٞۚ لَّوۡ كَانُواْ يَعۡلَمُونَ

Ve eğer şüphesiz onlar inansaydılar ve sakınsaydılar, Allah'ın katından bir karşılık kesinlikle daha iyidir; keşke biliyor olsaydılar.

Bakara 2:109

·

Kuran-ı Kerim

وَدَّ كَثِيرٞ مِّنۡ أَهۡلِ ٱلۡكِتَٰبِ لَوۡ يَرُدُّونَكُم مِّنۢ بَعۡدِ إِيمَٰنِكُمۡ كُفَّارًا حَسَدٗا مِّنۡ عِندِ أَنفُسِهِم مِّنۢ بَعۡدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُمُ ٱلۡحَقُّۖ فَٱعۡفُواْ وَٱصۡفَحُواْ حَتَّىٰ يَأۡتِيَ ٱللَّهُ بِأَمۡرِهِۦٓۗ إِنَّ ٱللَّهَ عَلَىٰ كُلِّ شَيۡءٖ قَدِيرٞ

Kitap ehlinden çoğu, gerçek onlara açıklandıktan sonra nefslerinin katından kıskançlıktan inancınızdan sonra sizi örtenler olarak döndürmeyi arzu etti. Bunun üzerine Allah emrini getirinceye kadar silin ve yüz çevirin. Şüphesiz Allah her şeye Güç Yetirendir.

Tüm 21 kullanımı gör

عِندَهُۥ

indehu

yanında onun, yanında, katında, huzurunda

İsim
13

عِندَنَا

indena

yanımızda, yanında, katında, huzurunda

İsim
7

عِندَهُۥٓ

indehu

yanında, yanında, katında, huzurunda

İsim
6

عِندِنَا

indina

yanımızda, yanında, katında, huzurunda

İsim
6

عِندِكَ

indeke

yanında, yan, kat, huzur

İsim
5

عِندِي

indi

yanımda, yanında, katında, huzurunda

İsim
5

عِندَكَ

indeke

yanında, yanında, katında, huzurunda

İsim
4

عِندَهُمُ

indehumu

yanlarında, yanında, katında, huzurunda

İsim
3

عِندَهَا

indeha

onun yanında, yanında, katında, nezdinde

İsim
3

عِندِهِۦ

indihi

onun yanında, yan, kat, huzur

İsim
3

وَعِندَ

ve-inde

ve yanında, yan, kat, huzur

İsim
3

عِندَهُمۡ

indehum

yanlarında, yanında, katında, huzurunda, nezdinde

İsim
3

فَعِندَ

fe-'inde

ve yanında, yanında, katında, huzurunda

İsim
2

عِندَكُم

indekum

yanınızda, yan, kat, huzur

İsim
2

وَعِندَهُمۡ

ve-indehum

ve onların yanında, yanında, katında, huzurunda, nezdinde

İsim
2

وَعِندَهُۥ

ve-indehu

ve yanında, yanında, katında, huzurunda

İsim
2

عِندِهِۦٓ

indihi

yanında, yanında, katında, huzurunda

İsim
1

وَعِندَنَا

ve-indena

ve yanımızda, yanında, katında, huzurunda

İsim
1

عِندَ

Lemma

indeyanında

98

عِندِ

indiyanında

21

Örnek Ayetler (5 / 21)

Bakara 2:79

·

Kuran-ı Kerim

فَوَيۡلٞ لِّلَّذِينَ يَكۡتُبُونَ ٱلۡكِتَٰبَ بِأَيۡدِيهِمۡ ثُمَّ يَقُولُونَ هَٰذَا مِنۡ عِندِ ٱللَّهِ لِيَشۡتَرُواْ بِهِۦ ثَمَنٗا قَلِيلٗاۖ فَوَيۡلٞ لَّهُم مِّمَّا كَتَبَتۡ أَيۡدِيهِمۡ وَوَيۡلٞ لَّهُم مِّمَّا يَكۡسِبُونَ

Bunun üzerine, onun karşılığında az bir bedel satın almaları için kitabı elleriyle yazan, sonra 'Bu Allah'ın katındandır' diyen kimselerin vay haline! Bunun üzerine ellerinin yazdıklarından dolayı onların vay haline ve kazandıklarından dolayı onların vay haline!

Bakara 2:89

·

Kuran-ı Kerim

وَلَمَّا جَآءَهُمۡ كِتَٰبٞ مِّنۡ عِندِ ٱللَّهِ مُصَدِّقٞ لِّمَا مَعَهُمۡ وَكَانُواْ مِن قَبۡلُ يَسۡتَفۡتِحُونَ عَلَى ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ فَلَمَّا جَآءَهُم مَّا عَرَفُواْ كَفَرُواْ بِهِۦۚ فَلَعۡنَةُ ٱللَّهِ عَلَى ٱلۡكَٰفِرِينَ

Ve onlarla beraber olan şeyi doğrulayıcı bir kitap Allah'ın katından onlara geldiğinde, ve önceden örten kimselere karşı zafer istiyorlardı, bunun üzerine tanıdıkları şey onlara geldiğinde onu örttüler. Bunun üzerine Allah'ın laneti örtenlerin üzerinedir.

Bakara 2:101

·

Kuran-ı Kerim

وَلَمَّا جَآءَهُمۡ رَسُولٞ مِّنۡ عِندِ ٱللَّهِ مُصَدِّقٞ لِّمَا مَعَهُمۡ نَبَذَ فَرِيقٞ مِّنَ ٱلَّذِينَ أُوتُواْ ٱلۡكِتَٰبَ كِتَٰبَ ٱللَّهِ وَرَآءَ ظُهُورِهِمۡ كَأَنَّهُمۡ لَا يَعۡلَمُونَ

Ve onlarla beraber olan şeyi doğrulayıcı bir resul Allah'ın katından onlara geldiğinde, kitap verilen kimselerden bir grup sanki onlar bilmiyorlar gibi Allah'ın kitabını sırtlarının arkasına attı.

Bakara 2:103

·

Kuran-ı Kerim

وَلَوۡ أَنَّهُمۡ ءَامَنُواْ وَٱتَّقَوۡاْ لَمَثُوبَةٞ مِّنۡ عِندِ ٱللَّهِ خَيۡرٞۚ لَّوۡ كَانُواْ يَعۡلَمُونَ

Ve eğer şüphesiz onlar inansaydılar ve sakınsaydılar, Allah'ın katından bir karşılık kesinlikle daha iyidir; keşke biliyor olsaydılar.

Bakara 2:109

·

Kuran-ı Kerim

وَدَّ كَثِيرٞ مِّنۡ أَهۡلِ ٱلۡكِتَٰبِ لَوۡ يَرُدُّونَكُم مِّنۢ بَعۡدِ إِيمَٰنِكُمۡ كُفَّارًا حَسَدٗا مِّنۡ عِندِ أَنفُسِهِم مِّنۢ بَعۡدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُمُ ٱلۡحَقُّۖ فَٱعۡفُواْ وَٱصۡفَحُواْ حَتَّىٰ يَأۡتِيَ ٱللَّهُ بِأَمۡرِهِۦٓۗ إِنَّ ٱللَّهَ عَلَىٰ كُلِّ شَيۡءٖ قَدِيرٞ

Kitap ehlinden çoğu, gerçek onlara açıklandıktan sonra nefslerinin katından kıskançlıktan inancınızdan sonra sizi örtenler olarak döndürmeyi arzu etti. Bunun üzerine Allah emrini getirinceye kadar silin ve yüz çevirin. Şüphesiz Allah her şeye Güç Yetirendir.

Tüm 21 kullanımı gör

عِندَهُۥ

indehuyanında onun

13

عِندَنَا

indenayanımızda

7

عِندَهُۥٓ

indehuyanında

6

عِندِنَا

indinayanımızda

6

عِندِكَ

indekeyanında

5

عِندِي

indiyanımda

5

عِندَكَ

indekeyanında

4

عِندَهُمُ

indehumuyanlarında

3

عِندَهَا

indehaonun yanında

3

عِندِهِۦ

indihionun yanında

3

وَعِندَ

ve-indeve yanında

3

عِندَهُمۡ

indehumyanlarında

3

فَعِندَ

fe-'indeve yanında

2

عِندَكُم

indekumyanınızda

2

وَعِندَهُمۡ

ve-indehumve onların yanında

2

وَعِندَهُۥ

ve-indehuve yanında

2

عِندِهِۦٓ

indihiyanında

1

وَعِندَنَا

ve-indenave yanımızda

1