360
Kullanım
4
Lemma
60
Türev
63
Anlam
4 lemma, 60 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
فَلۡيَعۡمَلِ | fel-ya'meli | öyleyse yapsın, yapmak, çalışmak, işlemek | Fiil | 1 | ||
ٱعۡمَلۡ | i'mel | yap, yapmak, çalışmak, işlemek | Fiil | 1 | ||
وَيَعۡمَلُونَ | ve-ya'melune | ve yaparlar, yapmak, çalışmak, eylemde bulunmak | Fiil | 1 | ||
فَنَعۡمَلَ | fe-na'mele | böylece yapalım, yapmak, işlemek, çalışmak | Fiil | 1 | ||
ٱعۡمَلُوٓاْ | i'melu | yapın, yapmak, çalışmak, işlemek | Fiil | 1 | ||
فَلۡيَعۡمَلۡ | fel-ya'mel | ve yapsın, yapmak, çalışmak, işlemek | Fiil | 1 | ||
وَتَعۡمَلۡ | ve-ta'mel | ve yaparsın, yapmak, çalışmak, işlemek | Fiil | 1 | ||
تَّعۡمَلُ | ta'melu | yaparsın, çalışmak, yapmak, işlemek | Fiil | 1 | ||
أَعۡمَٰلَهُمۡ Lemma | a'malehum | işlerini, iş, eylem, çaba | İsim | 17 | ||
Örnek Ayetler (5 / 17) Bakara 2:167 · Kuran-ı Kerim وَقَالَ ٱلَّذِينَ ٱتَّبَعُواْ لَوۡ أَنَّ لَنَا كَرَّةٗ فَنَتَبَرَّأَ مِنۡهُمۡ كَمَا تَبَرَّءُواْ مِنَّاۗ كَذَٰلِكَ يُرِيهِمُ ٱللَّهُ أَعۡمَٰلَهُمۡ حَسَرَٰتٍ عَلَيۡهِمۡۖ وَمَا هُم بِخَٰرِجِينَ مِنَ ٱلنَّارِ Ve uyanlar dedi: 'Keşke bizim için bir dönüş olsaydı, böylece onların bizden uzaklaştıkları gibi onlardan uzaklaşsaydık.' Böylece Allah onlara amellerini onların üzerine pişmanlıklar olarak gösterir. Ve onlar ateşten çıkacak değillerdir. Enfal 8:48 · Kuran-ı Kerim وَإِذۡ زَيَّنَ لَهُمُ ٱلشَّيۡطَٰنُ أَعۡمَٰلَهُمۡ وَقَالَ لَا غَالِبَ لَكُمُ ٱلۡيَوۡمَ مِنَ ٱلنَّاسِ وَإِنِّي جَارٞ لَّكُمۡۖ فَلَمَّا تَرَآءَتِ ٱلۡفِئَتَانِ نَكَصَ عَلَىٰ عَقِبَيۡهِ وَقَالَ إِنِّي بَرِيٓءٞ مِّنكُمۡ إِنِّيٓ أَرَىٰ مَا لَا تَرَوۡنَ إِنِّيٓ أَخَافُ ٱللَّهَۚ وَٱللَّهُ شَدِيدُ ٱلۡعِقَابِ Şeytan onlara işlerini süslü göstermişti ve "Bugün insanlardan size galip gelecek yoktur ve şüphesiz ben sizin koruyucunuzum" demişti. İki topluluk birbirini görünce iki topuğu üzerinde geri döndü ve dedi: "Şüphesiz ben sizden uzağım, ben sizin görmediğinizi görüyorum, ben Allah'tan korkuyorum." Ve Allah cezası çetin olandır. Hud 11:15 · Kuran-ı Kerim مَن كَانَ يُرِيدُ ٱلۡحَيَوٰةَ ٱلدُّنۡيَا وَزِينَتَهَا نُوَفِّ إِلَيۡهِمۡ أَعۡمَٰلَهُمۡ فِيهَا وَهُمۡ فِيهَا لَا يُبۡخَسُونَ Kim dünya hayatını ve onun süsünü istiyor olursa, orada onlara işlerini tam olarak veririz ve onlar orada eksiltilmezler. Hud 11:111 · Kuran-ı Kerim وَإِنَّ كُلّٗا لَّمَّا لَيُوَفِّيَنَّهُمۡ رَبُّكَ أَعۡمَٰلَهُمۡۚ إِنَّهُۥ بِمَا يَعۡمَلُونَ خَبِيرٞ Ve şüphesiz Rabbin onların hepsine işlerini kesinlikle tam olarak verecektir. Şüphesiz O, yaptıklarından haberdardır. Nahl 16:63 · Kuran-ı Kerim تَٱللَّهِ لَقَدۡ أَرۡسَلۡنَآ إِلَىٰٓ أُمَمٖ مِّن قَبۡلِكَ فَزَيَّنَ لَهُمُ ٱلشَّيۡطَٰنُ أَعۡمَٰلَهُمۡ فَهُوَ وَلِيُّهُمُ ٱلۡيَوۡمَ وَلَهُمۡ عَذَابٌ أَلِيمٞ Allah'a yemin olsun ki, senden önceki topluluklara kesinlikle gönderdik. Fakat şeytan onlara işlerini süslü gösterdi. Böylece o bugün onların koruyucusudur ve onlar için acı verici bir azap vardır. | ||||||
أَعۡمَٰلُهُمۡ | a'malehum | işleri, iş, eylem, amel | İsim | 9 | ||
عَمَلٗا | amelen | iş, iş, eylem, çaba | İsim | 7 | ||
أَعۡمَٰلُكُمۡ | a'malukum | işleriniz, iş, çaba, amel | İsim | 4 | ||
أَعۡمَٰلَكُمۡ | a'malekum | işlerinizi, iş, eylem, amel | İsim | 4 | ||
أَعۡمَٰلُنَا | a'maluna | işlerimiz, iş, eylem, amel | İsim | 3 | ||
عَمَلِهِۦ | amelihi | işinin, iş, eylem, çaba | İsim | 3 | ||
عَمَلَكُمۡ | amelekum | işiniz, iş, eylem, yapma, çaba | İsim | 2 | ||
عَمَلِ | ameli | işin, iş, eylem, yapma, çaba | İsim | 2 | ||
عَمَلَ | amele | çalıştı, çalışmak, emek vermek, yapmak | İsim | 2 | ||
عَمَلًا | amelen | bir iş, iş, eylem, çaba | İsim | 1 | ||
عَمَلٍ | amelin | işin, iş, eylem, çaba | İsim | 1 | ||
Örnek Ayetler (1)
Saffat 37:61
·
Kuran-ı Kerim
لِمِثۡلِ هَٰذَا فَلۡيَعۡمَلِ ٱلۡعَٰمِلُونَ
Öyleyse çalışanlar bunun benzeri için çalışsın.
Örnek Ayetler (1)
Sebe 34:11
·
Kuran-ı Kerim
أَنِ ٱعۡمَلۡ سَٰبِغَٰتٖ وَقَدِّرۡ فِي ٱلسَّرۡدِۖ وَٱعۡمَلُواْ صَٰلِحًاۖ إِنِّي بِمَا تَعۡمَلُونَ بَصِيرٞ
'Geniş zırhlar yap ve örgünün içinde ölçü koy ve doğruyu yapın. Şüphesiz ben yaptığınız şeyi Gören'im.'
Örnek Ayetler (1)
Enbiya 21:82
·
Kuran-ı Kerim
وَمِنَ ٱلشَّيَٰطِينِ مَن يَغُوصُونَ لَهُۥ وَيَعۡمَلُونَ عَمَلٗا دُونَ ذَٰلِكَۖ وَكُنَّا لَهُمۡ حَٰفِظِينَ
Ve şeytanlardan onun için dalanlar ve bunun dışında iş yapanlar vardı. Ve Biz onları koruyanlardık.
Örnek Ayetler (1)
A'raf 7:53
·
Kuran-ı Kerim
هَلۡ يَنظُرُونَ إِلَّا تَأۡوِيلَهُۥۚ يَوۡمَ يَأۡتِي تَأۡوِيلُهُۥ يَقُولُ ٱلَّذِينَ نَسُوهُ مِن قَبۡلُ قَدۡ جَآءَتۡ رُسُلُ رَبِّنَا بِٱلۡحَقِّ فَهَل لَّنَا مِن شُفَعَآءَ فَيَشۡفَعُواْ لَنَآ أَوۡ نُرَدُّ فَنَعۡمَلَ غَيۡرَ ٱلَّذِي كُنَّا نَعۡمَلُۚ قَدۡ خَسِرُوٓاْ أَنفُسَهُمۡ وَضَلَّ عَنۡهُم مَّا كَانُواْ يَفۡتَرُونَ
Onun sonucundan başkasını mı bekliyorlar? Onun sonucunun geldiği gün, önceden onu unutanlar der: 'Kesinlikle Rabbimizin resulleri gerçek ile gelmişti. Bizim için aracılardan var mı ki bize aracılık etsinler veya geri döndürülür müyüz ki yapıyor olduğumuzdan başkasını yapalım?' Kesinlikle nefslerini hüsrana uğrattılar ve uyduruyor oldukları şeyler onlardan kaybolup gitti.
Örnek Ayetler (1)
Sebe 34:13
·
Kuran-ı Kerim
يَعۡمَلُونَ لَهُۥ مَا يَشَآءُ مِن مَّحَٰرِيبَ وَتَمَٰثِيلَ وَجِفَانٖ كَٱلۡجَوَابِ وَقُدُورٖ رَّاسِيَٰتٍۚ ٱعۡمَلُوٓاْ ءَالَ دَاوُۥدَ شُكۡرٗاۚ وَقَلِيلٞ مِّنۡ عِبَادِيَ ٱلشَّكُورُ
Onun için dilediği şeyi yaparlar: mihraplardan ve heykellerden ve havuzlar gibi çanaklardan ve sabit kazanlardan. 'Ey Davut ailesi, şükür yapın.' Ve kullarımdan çok şükreden azdır.
Örnek Ayetler (1)
Kehf 18:110
·
Kuran-ı Kerim
قُلۡ إِنَّمَآ أَنَا۠ بَشَرٞ مِّثۡلُكُمۡ يُوحَىٰٓ إِلَيَّ أَنَّمَآ إِلَٰهُكُمۡ إِلَٰهٞ وَٰحِدٞۖ فَمَن كَانَ يَرۡجُواْ لِقَآءَ رَبِّهِۦ فَلۡيَعۡمَلۡ عَمَلٗا صَٰلِحٗا وَلَا يُشۡرِكۡ بِعِبَادَةِ رَبِّهِۦٓ أَحَدَۢا
De ki: 'Ben ancak sizin gibi bir insanım. Bana, ilahınızın ancak bir tek ilah olduğu vahiy olunuyor. Böylece kim Rabbiyle karşılaşmayı umuyorsa düzeltici bir iş yapsın ve Rabbinin kulluğunda hiç kimseyi ortak koşmasın.'
Örnek Ayetler (1)
Ahzab 33:31
·
Kuran-ı Kerim
۞وَمَن يَقۡنُتۡ مِنكُنَّ لِلَّهِ وَرَسُولِهِۦ وَتَعۡمَلۡ صَٰلِحٗا نُّؤۡتِهَآ أَجۡرَهَا مَرَّتَيۡنِ وَأَعۡتَدۡنَا لَهَا رِزۡقٗا كَرِيمٗا
Ve sizden kim Allah'a ve O'nun resulüne boyun eğerse ve iyi yaparsa, ona ödülünü iki kere veririz ve onun için değerli bir rızık hazırladık.
Örnek Ayetler (1)
Enbiya 21:74
·
Kuran-ı Kerim
وَلُوطًا ءَاتَيۡنَٰهُ حُكۡمٗا وَعِلۡمٗا وَنَجَّيۡنَٰهُ مِنَ ٱلۡقَرۡيَةِ ٱلَّتِي كَانَت تَّعۡمَلُ ٱلۡخَبَـٰٓئِثَۚ إِنَّهُمۡ كَانُواْ قَوۡمَ سَوۡءٖ فَٰسِقِينَ
Ve Lut'a, ona bir hüküm ve bir ilim verdik. Ve onu kötülükleri yapan şehirden kurtardık. Şüphesiz onlar yoldan çıkanlar olan kötülük kavmiydiler.
Örnek Ayetler (5 / 17)
Bakara 2:167
·
Kuran-ı Kerim
وَقَالَ ٱلَّذِينَ ٱتَّبَعُواْ لَوۡ أَنَّ لَنَا كَرَّةٗ فَنَتَبَرَّأَ مِنۡهُمۡ كَمَا تَبَرَّءُواْ مِنَّاۗ كَذَٰلِكَ يُرِيهِمُ ٱللَّهُ أَعۡمَٰلَهُمۡ حَسَرَٰتٍ عَلَيۡهِمۡۖ وَمَا هُم بِخَٰرِجِينَ مِنَ ٱلنَّارِ
Ve uyanlar dedi: 'Keşke bizim için bir dönüş olsaydı, böylece onların bizden uzaklaştıkları gibi onlardan uzaklaşsaydık.' Böylece Allah onlara amellerini onların üzerine pişmanlıklar olarak gösterir. Ve onlar ateşten çıkacak değillerdir.
Enfal 8:48
·
Kuran-ı Kerim
وَإِذۡ زَيَّنَ لَهُمُ ٱلشَّيۡطَٰنُ أَعۡمَٰلَهُمۡ وَقَالَ لَا غَالِبَ لَكُمُ ٱلۡيَوۡمَ مِنَ ٱلنَّاسِ وَإِنِّي جَارٞ لَّكُمۡۖ فَلَمَّا تَرَآءَتِ ٱلۡفِئَتَانِ نَكَصَ عَلَىٰ عَقِبَيۡهِ وَقَالَ إِنِّي بَرِيٓءٞ مِّنكُمۡ إِنِّيٓ أَرَىٰ مَا لَا تَرَوۡنَ إِنِّيٓ أَخَافُ ٱللَّهَۚ وَٱللَّهُ شَدِيدُ ٱلۡعِقَابِ
Şeytan onlara işlerini süslü göstermişti ve "Bugün insanlardan size galip gelecek yoktur ve şüphesiz ben sizin koruyucunuzum" demişti. İki topluluk birbirini görünce iki topuğu üzerinde geri döndü ve dedi: "Şüphesiz ben sizden uzağım, ben sizin görmediğinizi görüyorum, ben Allah'tan korkuyorum." Ve Allah cezası çetin olandır.
Hud 11:15
·
Kuran-ı Kerim
مَن كَانَ يُرِيدُ ٱلۡحَيَوٰةَ ٱلدُّنۡيَا وَزِينَتَهَا نُوَفِّ إِلَيۡهِمۡ أَعۡمَٰلَهُمۡ فِيهَا وَهُمۡ فِيهَا لَا يُبۡخَسُونَ
Kim dünya hayatını ve onun süsünü istiyor olursa, orada onlara işlerini tam olarak veririz ve onlar orada eksiltilmezler.
Hud 11:111
·
Kuran-ı Kerim
وَإِنَّ كُلّٗا لَّمَّا لَيُوَفِّيَنَّهُمۡ رَبُّكَ أَعۡمَٰلَهُمۡۚ إِنَّهُۥ بِمَا يَعۡمَلُونَ خَبِيرٞ
Ve şüphesiz Rabbin onların hepsine işlerini kesinlikle tam olarak verecektir. Şüphesiz O, yaptıklarından haberdardır.
Nahl 16:63
·
Kuran-ı Kerim
تَٱللَّهِ لَقَدۡ أَرۡسَلۡنَآ إِلَىٰٓ أُمَمٖ مِّن قَبۡلِكَ فَزَيَّنَ لَهُمُ ٱلشَّيۡطَٰنُ أَعۡمَٰلَهُمۡ فَهُوَ وَلِيُّهُمُ ٱلۡيَوۡمَ وَلَهُمۡ عَذَابٌ أَلِيمٞ
Allah'a yemin olsun ki, senden önceki topluluklara kesinlikle gönderdik. Fakat şeytan onlara işlerini süslü gösterdi. Böylece o bugün onların koruyucusudur ve onlar için acı verici bir azap vardır.
Örnek Ayetler (5 / 9)
Bakara 2:217
·
Kuran-ı Kerim
يَسۡـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلشَّهۡرِ ٱلۡحَرَامِ قِتَالٖ فِيهِۖ قُلۡ قِتَالٞ فِيهِ كَبِيرٞۚ وَصَدٌّ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ وَكُفۡرُۢ بِهِۦ وَٱلۡمَسۡجِدِ ٱلۡحَرَامِ وَإِخۡرَاجُ أَهۡلِهِۦ مِنۡهُ أَكۡبَرُ عِندَ ٱللَّهِۚ وَٱلۡفِتۡنَةُ أَكۡبَرُ مِنَ ٱلۡقَتۡلِۗ وَلَا يَزَالُونَ يُقَٰتِلُونَكُمۡ حَتَّىٰ يَرُدُّوكُمۡ عَن دِينِكُمۡ إِنِ ٱسۡتَطَٰعُواْۚ وَمَن يَرۡتَدِدۡ مِنكُمۡ عَن دِينِهِۦ فَيَمُتۡ وَهُوَ كَافِرٞ فَأُوْلَـٰٓئِكَ حَبِطَتۡ أَعۡمَٰلُهُمۡ فِي ٱلدُّنۡيَا وَٱلۡأٓخِرَةِۖ وَأُوْلَـٰٓئِكَ أَصۡحَٰبُ ٱلنَّارِۖ هُمۡ فِيهَا خَٰلِدُونَ
Sana kutsal aydan, onda savaşmaktan soruyorlar. De ki: 'Onda savaşmak büyüktür. Allah'ın yolundan alıkoymak, O'nu örtmek, Kutsal Mescit'ten alıkoymak ve halkını oradan çıkarmak Allah katında daha büyüktür. Sınamak, katletmekten daha büyüktür.' Eğer güç yetirirlerse, sizi dininizden döndürünceye kadar sizinle savaşmaya devam ederler. Sizden kim dininden döner ve örten olarak ölürse, işte onların işleri dünyada ve ahirette boşa gitmiştir. Onlar ateşin arkadaşlarıdır; orada kalıcıdırlar.
Ali İmran 3:22
·
Kuran-ı Kerim
أُوْلَـٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ حَبِطَتۡ أَعۡمَٰلُهُمۡ فِي ٱلدُّنۡيَا وَٱلۡأٓخِرَةِ وَمَا لَهُم مِّن نَّـٰصِرِينَ
İşte onlar, dünyada ve ahirette işleri boşa çıkanlardır. Ve onlar için yardımcılardan yoktur.
Maide 5:53
·
Kuran-ı Kerim
وَيَقُولُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ أَهَـٰٓؤُلَآءِ ٱلَّذِينَ أَقۡسَمُواْ بِٱللَّهِ جَهۡدَ أَيۡمَٰنِهِمۡ إِنَّهُمۡ لَمَعَكُمۡۚ حَبِطَتۡ أَعۡمَٰلُهُمۡ فَأَصۡبَحُواْ خَٰسِرِينَ
Ve inanan kimseler der: 'Şüphesiz onlar kesinlikle sizinle beraberdir diye yeminlerinin bütün gücüyle Allah'a yemin eden kimseler şunlar mı?' Onların işleri boşa gitmiştir, böylece kaybedenler oldular.
A'raf 7:147
·
Kuran-ı Kerim
وَٱلَّذِينَ كَذَّبُواْ بِـَٔايَٰتِنَا وَلِقَآءِ ٱلۡأٓخِرَةِ حَبِطَتۡ أَعۡمَٰلُهُمۡۚ هَلۡ يُجۡزَوۡنَ إِلَّا مَا كَانُواْ يَعۡمَلُونَ
Ve ayetlerimizi ve ahiret ile karşılaşmayı yalanlayan kimselerin işleri boşa gitmiştir. Yapmakta oldukları şey dışında karşılık verilirler mi?
Tevbe 9:17
·
Kuran-ı Kerim
مَا كَانَ لِلۡمُشۡرِكِينَ أَن يَعۡمُرُواْ مَسَٰجِدَ ٱللَّهِ شَٰهِدِينَ عَلَىٰٓ أَنفُسِهِم بِٱلۡكُفۡرِۚ أُوْلَـٰٓئِكَ حَبِطَتۡ أَعۡمَٰلُهُمۡ وَفِي ٱلنَّارِ هُمۡ خَٰلِدُونَ
Nefslerinin üzerine örtmeyle tanıklık ederken, ortak koşanların Allah'ın mescitlerini imar etmeleri olacak şey değildir. İşte onların işleri boşa gitmiştir ve onlar ateşin içinde kalıcıdırlar.
Örnek Ayetler (5 / 7)
Tevbe 9:102
·
Kuran-ı Kerim
وَءَاخَرُونَ ٱعۡتَرَفُواْ بِذُنُوبِهِمۡ خَلَطُواْ عَمَلٗا صَٰلِحٗا وَءَاخَرَ سَيِّئًا عَسَى ٱللَّهُ أَن يَتُوبَ عَلَيۡهِمۡۚ إِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٞ رَّحِيمٌ
Ve diğerleri onların günahlarını itiraf ettiler; iyi bir işi ve kötü diğerini karıştırdılar. Umulur ki Allah onların dönüşünü kabul eder. Şüphesiz Allah Örten'dir, Merhameti Kesintisiz'dir.
Hud 11:7
·
Kuran-ı Kerim
وَهُوَ ٱلَّذِي خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضَ فِي سِتَّةِ أَيَّامٖ وَكَانَ عَرۡشُهُۥ عَلَى ٱلۡمَآءِ لِيَبۡلُوَكُمۡ أَيُّكُمۡ أَحۡسَنُ عَمَلٗاۗ وَلَئِن قُلۡتَ إِنَّكُم مَّبۡعُوثُونَ مِنۢ بَعۡدِ ٱلۡمَوۡتِ لَيَقُولَنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓاْ إِنۡ هَٰذَآ إِلَّا سِحۡرٞ مُّبِينٞ
Ve hanginizin iş olarak daha güzel olduğunu sizi sınamak için gökleri ve yeri altı günde yaratan O'dur ve arşı su üzerindeydi. Ve andolsun eğer 'Şüphesiz siz ölümden sonra diriltileceksiniz' dersen, örten kimseler kesinlikle derler: 'Bu açık sihirden başkası değildir.'
Kehf 18:7
·
Kuran-ı Kerim
إِنَّا جَعَلۡنَا مَا عَلَى ٱلۡأَرۡضِ زِينَةٗ لَّهَا لِنَبۡلُوَهُمۡ أَيُّهُمۡ أَحۡسَنُ عَمَلٗا
Şüphesiz biz, hangisinin iş bakımından daha güzel olduğunu onları sınamamız için yerin üzerindekileri onun için bir süs kıldık.
Kehf 18:110
·
Kuran-ı Kerim
قُلۡ إِنَّمَآ أَنَا۠ بَشَرٞ مِّثۡلُكُمۡ يُوحَىٰٓ إِلَيَّ أَنَّمَآ إِلَٰهُكُمۡ إِلَٰهٞ وَٰحِدٞۖ فَمَن كَانَ يَرۡجُواْ لِقَآءَ رَبِّهِۦ فَلۡيَعۡمَلۡ عَمَلٗا صَٰلِحٗا وَلَا يُشۡرِكۡ بِعِبَادَةِ رَبِّهِۦٓ أَحَدَۢا
De ki: 'Ben ancak sizin gibi bir insanım. Bana, ilahınızın ancak bir tek ilah olduğu vahiy olunuyor. Böylece kim Rabbiyle karşılaşmayı umuyorsa düzeltici bir iş yapsın ve Rabbinin kulluğunda hiç kimseyi ortak koşmasın.'
Enbiya 21:82
·
Kuran-ı Kerim
وَمِنَ ٱلشَّيَٰطِينِ مَن يَغُوصُونَ لَهُۥ وَيَعۡمَلُونَ عَمَلٗا دُونَ ذَٰلِكَۖ وَكُنَّا لَهُمۡ حَٰفِظِينَ
Ve şeytanlardan onun için dalanlar ve bunun dışında iş yapanlar vardı. Ve Biz onları koruyanlardık.
Örnek Ayetler (4)
Bakara 2:139
·
Kuran-ı Kerim
قُلۡ أَتُحَآجُّونَنَا فِي ٱللَّهِ وَهُوَ رَبُّنَا وَرَبُّكُمۡ وَلَنَآ أَعۡمَٰلُنَا وَلَكُمۡ أَعۡمَٰلُكُمۡ وَنَحۡنُ لَهُۥ مُخۡلِصُونَ
De ki: 'O bizim Rabbimiz ve sizin Rabbiniz iken Allah hakkında bizimle tartışıyor musunuz? Ve bizim işlerimiz bizimdir ve sizin işleriniz sizindir. Ve biz ona samimi olanlarız.'
Kasas 28:55
·
Kuran-ı Kerim
وَإِذَا سَمِعُواْ ٱللَّغۡوَ أَعۡرَضُواْ عَنۡهُ وَقَالُواْ لَنَآ أَعۡمَٰلُنَا وَلَكُمۡ أَعۡمَٰلُكُمۡ سَلَٰمٌ عَلَيۡكُمۡ لَا نَبۡتَغِي ٱلۡجَٰهِلِينَ
Ve boş sözü işittiklerinde ondan yüz çevirdiler ve dediler ki: 'Bizim işlerimiz bizedir ve sizin işleriniz sizedir. Esenlik sizin üzerinize olsun. Biz cahilleri aramayız.'
Şura 42:15
·
Kuran-ı Kerim
فَلِذَٰلِكَ فَٱدۡعُۖ وَٱسۡتَقِمۡ كَمَآ أُمِرۡتَۖ وَلَا تَتَّبِعۡ أَهۡوَآءَهُمۡۖ وَقُلۡ ءَامَنتُ بِمَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ مِن كِتَٰبٖۖ وَأُمِرۡتُ لِأَعۡدِلَ بَيۡنَكُمُۖ ٱللَّهُ رَبُّنَا وَرَبُّكُمۡۖ لَنَآ أَعۡمَٰلُنَا وَلَكُمۡ أَعۡمَٰلُكُمۡۖ لَا حُجَّةَ بَيۡنَنَا وَبَيۡنَكُمُۖ ٱللَّهُ يَجۡمَعُ بَيۡنَنَاۖ وَإِلَيۡهِ ٱلۡمَصِيرُ
Bunun üzerine işte buna çağır ve emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Onların heveslerine uyma ve de: 'Allah'ın kitaptan indirdiğine inandım ve aranızda adaletli davranmakla emrolundum. Allah Rabbimizdir ve Rabbinizdir. İşlerimiz bizedir, işleriniz sizedir. Aramızda ve aranızda tartışma yoktur. Allah aramızı toplayacaktır ve varış O'nadır.'
Hucurat 49:2
·
Kuran-ı Kerim
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ لَا تَرۡفَعُوٓاْ أَصۡوَٰتَكُمۡ فَوۡقَ صَوۡتِ ٱلنَّبِيِّ وَلَا تَجۡهَرُواْ لَهُۥ بِٱلۡقَوۡلِ كَجَهۡرِ بَعۡضِكُمۡ لِبَعۡضٍ أَن تَحۡبَطَ أَعۡمَٰلُكُمۡ وَأَنتُمۡ لَا تَشۡعُرُونَ
Ey inanan kimseler, seslerinizi nebinin sesinin üzerine yükseltmeyin ve bazınızın bazısına yüksek sesle söylemesi gibi ona sözü yüksek sesle söylemeyin; siz farkında olmazken işlerinizin boşa gitmesinden.
Örnek Ayetler (4)
Ahzab 33:71
·
Kuran-ı Kerim
يُصۡلِحۡ لَكُمۡ أَعۡمَٰلَكُمۡ وَيَغۡفِرۡ لَكُمۡ ذُنُوبَكُمۡۗ وَمَن يُطِعِ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ فَقَدۡ فَازَ فَوۡزًا عَظِيمًا
Sizin için işlerinizi düzeltsin ve sizin için günahlarınızı örtsün. Ve kim Allah'a ve resulüne itaat ederse, kesinlikle büyük bir kurtuluşla kurtulmuştur.
Muhammed 47:30
·
Kuran-ı Kerim
وَلَوۡ نَشَآءُ لَأَرَيۡنَٰكَهُمۡ فَلَعَرَفۡتَهُم بِسِيمَٰهُمۡۚ وَلَتَعۡرِفَنَّهُمۡ فِي لَحۡنِ ٱلۡقَوۡلِۚ وَٱللَّهُ يَعۡلَمُ أَعۡمَٰلَكُمۡ
Ve eğer dileseydik elbette onları sana gösterirdik, böylece elbette onları işaretleriyle tanırdın. Ve elbette onları sözün eğriliğinden tanırsın. Ve Allah işlerinizi bilir.
Muhammed 47:33
·
Kuran-ı Kerim
۞يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ أَطِيعُواْ ٱللَّهَ وَأَطِيعُواْ ٱلرَّسُولَ وَلَا تُبۡطِلُوٓاْ أَعۡمَٰلَكُمۡ
Ey inananlar, Allah'a itaat edin ve resule itaat edin ve işlerinizi boşa çıkarmayın.
Muhammed 47:35
·
Kuran-ı Kerim
فَلَا تَهِنُواْ وَتَدۡعُوٓاْ إِلَى ٱلسَّلۡمِ وَأَنتُمُ ٱلۡأَعۡلَوۡنَ وَٱللَّهُ مَعَكُمۡ وَلَن يَتِرَكُمۡ أَعۡمَٰلَكُمۡ
O halde gevşemeyin ve siz en üstünler iken barışa çağırmayın. Ve Allah sizinle beraberdir ve işlerinizi sizden asla eksiltmeyecektir.
Örnek Ayetler (3)
Bakara 2:139
·
Kuran-ı Kerim
قُلۡ أَتُحَآجُّونَنَا فِي ٱللَّهِ وَهُوَ رَبُّنَا وَرَبُّكُمۡ وَلَنَآ أَعۡمَٰلُنَا وَلَكُمۡ أَعۡمَٰلُكُمۡ وَنَحۡنُ لَهُۥ مُخۡلِصُونَ
De ki: 'O bizim Rabbimiz ve sizin Rabbiniz iken Allah hakkında bizimle tartışıyor musunuz? Ve bizim işlerimiz bizimdir ve sizin işleriniz sizindir. Ve biz ona samimi olanlarız.'
Kasas 28:55
·
Kuran-ı Kerim
وَإِذَا سَمِعُواْ ٱللَّغۡوَ أَعۡرَضُواْ عَنۡهُ وَقَالُواْ لَنَآ أَعۡمَٰلُنَا وَلَكُمۡ أَعۡمَٰلُكُمۡ سَلَٰمٌ عَلَيۡكُمۡ لَا نَبۡتَغِي ٱلۡجَٰهِلِينَ
Ve boş sözü işittiklerinde ondan yüz çevirdiler ve dediler ki: 'Bizim işlerimiz bizedir ve sizin işleriniz sizedir. Esenlik sizin üzerinize olsun. Biz cahilleri aramayız.'
Şura 42:15
·
Kuran-ı Kerim
فَلِذَٰلِكَ فَٱدۡعُۖ وَٱسۡتَقِمۡ كَمَآ أُمِرۡتَۖ وَلَا تَتَّبِعۡ أَهۡوَآءَهُمۡۖ وَقُلۡ ءَامَنتُ بِمَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ مِن كِتَٰبٖۖ وَأُمِرۡتُ لِأَعۡدِلَ بَيۡنَكُمُۖ ٱللَّهُ رَبُّنَا وَرَبُّكُمۡۖ لَنَآ أَعۡمَٰلُنَا وَلَكُمۡ أَعۡمَٰلُكُمۡۖ لَا حُجَّةَ بَيۡنَنَا وَبَيۡنَكُمُۖ ٱللَّهُ يَجۡمَعُ بَيۡنَنَاۖ وَإِلَيۡهِ ٱلۡمَصِيرُ
Bunun üzerine işte buna çağır ve emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Onların heveslerine uyma ve de: 'Allah'ın kitaptan indirdiğine inandım ve aranızda adaletli davranmakla emrolundum. Allah Rabbimizdir ve Rabbinizdir. İşlerimiz bizedir, işleriniz sizedir. Aramızda ve aranızda tartışma yoktur. Allah aramızı toplayacaktır ve varış O'nadır.'
Örnek Ayetler (3)
Fatır 35:8
·
Kuran-ı Kerim
أَفَمَن زُيِّنَ لَهُۥ سُوٓءُ عَمَلِهِۦ فَرَءَاهُ حَسَنٗاۖ فَإِنَّ ٱللَّهَ يُضِلُّ مَن يَشَآءُ وَيَهۡدِي مَن يَشَآءُۖ فَلَا تَذۡهَبۡ نَفۡسُكَ عَلَيۡهِمۡ حَسَرَٰتٍۚ إِنَّ ٱللَّهَ عَلِيمُۢ بِمَا يَصۡنَعُونَ
Kötü işi kendisine süslü gösterilip de onu güzel gören kimse mi? Şüphesiz Allah dilediğini saptırır ve dilediğine doğru yolu gösterir. Böylece nefsin onlara karşı hasretlerle gitmesin. Şüphesiz Allah, onların yaptıklarını bilendir.
Mü'min 40:37
·
Kuran-ı Kerim
أَسۡبَٰبَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ فَأَطَّلِعَ إِلَىٰٓ إِلَٰهِ مُوسَىٰ وَإِنِّي لَأَظُنُّهُۥ كَٰذِبٗاۚ وَكَذَٰلِكَ زُيِّنَ لِفِرۡعَوۡنَ سُوٓءُ عَمَلِهِۦ وَصُدَّ عَنِ ٱلسَّبِيلِۚ وَمَا كَيۡدُ فِرۡعَوۡنَ إِلَّا فِي تَبَابٖ
'Göklerin yollarına; böylece Musa'nın ilahına bakarım. Ve şüphesiz ben kesinlikle onun yalan söyleyen olduğu zannındayım.' Ve böylece Firavun'a işinin kötülüğü süslü gösterildi ve yoldan engellendi. Ve Firavun'un tuzağı hüsran içinde olmaktan başka değildir.
Muhammed 47:14
·
Kuran-ı Kerim
أَفَمَن كَانَ عَلَىٰ بَيِّنَةٖ مِّن رَّبِّهِۦ كَمَن زُيِّنَ لَهُۥ سُوٓءُ عَمَلِهِۦ وَٱتَّبَعُوٓاْ أَهۡوَآءَهُم
O halde onun Rabbinden bir kanıt üzerinde olan kimse, onun için işinin kötülüğü süslü gösterilen ve arzularına uyanlar gibi midir?
Örnek Ayetler (2)
Tevbe 9:94
·
Kuran-ı Kerim
يَعۡتَذِرُونَ إِلَيۡكُمۡ إِذَا رَجَعۡتُمۡ إِلَيۡهِمۡۚ قُل لَّا تَعۡتَذِرُواْ لَن نُّؤۡمِنَ لَكُمۡ قَدۡ نَبَّأَنَا ٱللَّهُ مِنۡ أَخۡبَارِكُمۡۚ وَسَيَرَى ٱللَّهُ عَمَلَكُمۡ وَرَسُولُهُۥ ثُمَّ تُرَدُّونَ إِلَىٰ عَٰلِمِ ٱلۡغَيۡبِ وَٱلشَّهَٰدَةِ فَيُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمۡ تَعۡمَلُونَ
Onlara döndüğünüz zaman size özür dilerler. De ki: 'Özür dilemeyin, size kesinlikle inanmayacağız; kesinlikle Allah sizin haberlerinizden bize haber verdi. Ve Allah ve O'nun resulü sizin işinizi görecektir. Sonra görünmeyeni ve görüneni Bilen'e döndürüleceksiniz, bunun üzerine yapıyor olduğunuz şeyi size haber verecektir.'
Tevbe 9:105
·
Kuran-ı Kerim
وَقُلِ ٱعۡمَلُواْ فَسَيَرَى ٱللَّهُ عَمَلَكُمۡ وَرَسُولُهُۥ وَٱلۡمُؤۡمِنُونَۖ وَسَتُرَدُّونَ إِلَىٰ عَٰلِمِ ٱلۡغَيۡبِ وَٱلشَّهَٰدَةِ فَيُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمۡ تَعۡمَلُونَ
Ve de ki: 'Yapın, bunun üzerine Allah, O'nun resulü ve inananlar sizin işinizi görecektir. Ve görünmeyeni ve görüneni Bilen'e döndürüleceksiniz, bunun üzerine yapıyor olduğunuz şeyi size haber verecektir.'
Örnek Ayetler (2)
Maide 5:90
·
Kuran-ı Kerim
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ إِنَّمَا ٱلۡخَمۡرُ وَٱلۡمَيۡسِرُ وَٱلۡأَنصَابُ وَٱلۡأَزۡلَٰمُ رِجۡسٞ مِّنۡ عَمَلِ ٱلشَّيۡطَٰنِ فَٱجۡتَنِبُوهُ لَعَلَّكُمۡ تُفۡلِحُونَ
Ey inanan kimseler, aklı örten, kumar, dikili taşlar ve fal okları ancak şeytanın işinden bir pisliktir. Bunun üzerine ondan kaçının, umulur ki kurtuluşa erersiniz.
Kasas 28:15
·
Kuran-ı Kerim
وَدَخَلَ ٱلۡمَدِينَةَ عَلَىٰ حِينِ غَفۡلَةٖ مِّنۡ أَهۡلِهَا فَوَجَدَ فِيهَا رَجُلَيۡنِ يَقۡتَتِلَانِ هَٰذَا مِن شِيعَتِهِۦ وَهَٰذَا مِنۡ عَدُوِّهِۦۖ فَٱسۡتَغَٰثَهُ ٱلَّذِي مِن شِيعَتِهِۦ عَلَى ٱلَّذِي مِنۡ عَدُوِّهِۦ فَوَكَزَهُۥ مُوسَىٰ فَقَضَىٰ عَلَيۡهِۖ قَالَ هَٰذَا مِنۡ عَمَلِ ٱلشَّيۡطَٰنِۖ إِنَّهُۥ عَدُوّٞ مُّضِلّٞ مُّبِينٞ
Ve halkının habersizlik vaktinde şehre girdi. Orada birbiriyle dövüşen iki adam buldu; bu onun grubundan ve bu onun düşmanındandı. Bunun üzerine onun grubundan olan kimse, onun düşmanından olan kimseye karşı ondan yardım istedi. Bunun üzerine Musa ona yumruk attı ve onun işini bitirdi. Dedi: 'Bu şeytanın işindendir. Şüphesiz o saptıran apaçık bir düşmandır.'
Örnek Ayetler (2)
Ali İmran 3:195
·
Kuran-ı Kerim
فَٱسۡتَجَابَ لَهُمۡ رَبُّهُمۡ أَنِّي لَآ أُضِيعُ عَمَلَ عَٰمِلٖ مِّنكُم مِّن ذَكَرٍ أَوۡ أُنثَىٰۖ بَعۡضُكُم مِّنۢ بَعۡضٖۖ فَٱلَّذِينَ هَاجَرُواْ وَأُخۡرِجُواْ مِن دِيَٰرِهِمۡ وَأُوذُواْ فِي سَبِيلِي وَقَٰتَلُواْ وَقُتِلُواْ لَأُكَفِّرَنَّ عَنۡهُمۡ سَيِّـَٔاتِهِمۡ وَلَأُدۡخِلَنَّهُمۡ جَنَّـٰتٖ تَجۡرِي مِن تَحۡتِهَا ٱلۡأَنۡهَٰرُ ثَوَابٗا مِّنۡ عِندِ ٱللَّهِۚ وَٱللَّهُ عِندَهُۥ حُسۡنُ ٱلثَّوَابِ
Bunun üzerine Rableri onlara karşılık verdi: 'Şüphesiz ben, sizden erkek veya dişi, iş yapanın işini boşa çıkarmam. Bazınız bazınızdandır. Göç edenlerin, yurtlarından çıkarılanların, yolumda eziyet edilenlerin, savaşanların ve katledilenlerin kötülüklerini onlardan kesinlikle örteceğim ve Allah katından bir karşılık olarak onları altlarından ırmaklar akan bahçelere kesinlikle sokacağım. Ve Allah, karşılığın güzeli O'nun katındadır.'
Yunus 10:81
·
Kuran-ı Kerim
فَلَمَّآ أَلۡقَوۡاْ قَالَ مُوسَىٰ مَا جِئۡتُم بِهِ ٱلسِّحۡرُۖ إِنَّ ٱللَّهَ سَيُبۡطِلُهُۥٓ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يُصۡلِحُ عَمَلَ ٱلۡمُفۡسِدِينَ
Bunun üzerine attıklarında Musa dedi: 'Getirdiğiniz sihirdir. Şüphesiz Allah onu boşa çıkaracaktır. Şüphesiz Allah bozguncuların işini düzeltmez.'
Örnek Ayetler (1)
Kehf 18:30
·
Kuran-ı Kerim
إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّـٰلِحَٰتِ إِنَّا لَا نُضِيعُ أَجۡرَ مَنۡ أَحۡسَنَ عَمَلًا
Şüphesiz inanan ve doğruları yapan kimseler; şüphesiz biz işi güzel yapan kimsenin ücretini zayi etmeyiz.
Örnek Ayetler (1)
Yunus 10:61
·
Kuran-ı Kerim
وَمَا تَكُونُ فِي شَأۡنٖ وَمَا تَتۡلُواْ مِنۡهُ مِن قُرۡءَانٖ وَلَا تَعۡمَلُونَ مِنۡ عَمَلٍ إِلَّا كُنَّا عَلَيۡكُمۡ شُهُودًا إِذۡ تُفِيضُونَ فِيهِۚ وَمَا يَعۡزُبُ عَن رَّبِّكَ مِن مِّثۡقَالِ ذَرَّةٖ فِي ٱلۡأَرۡضِ وَلَا فِي ٱلسَّمَآءِ وَلَآ أَصۡغَرَ مِن ذَٰلِكَ وَلَآ أَكۡبَرَ إِلَّا فِي كِتَٰبٖ مُّبِينٍ
Ve bir işte olmazsın, ondan Kuran'dan okumazsın ve bir iş yapmazsınız, ona daldığınız zaman üzerinize tanıklar olduğumuz hariç. Ve yerde ve gökte zerre ağırlığı senin Rabbinden uzak kalmaz; ondan daha küçük ve daha büyük açık bir kitapta olduğu hariç.