Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

ع ل م

c-l-m — Kök Analizi

ع ل م

869

Kullanım

14

Lemma

155

Türev

171

Anlam

14 lemma, 155 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

يَعۡلَمُونَ

Lemma

ya'lemune

bilirler, bilmek, tanımak, farkında olmak

Fiil
81

يَعۡلَمُ

ya'lemu

bilir, bilmek, işaretlemek, tanımak

Fiil
62

أَعۡلَمُ

a'lemu

bilirim, bilmek, daha iyi bilen

Fiil
55

تَعۡلَمُونَ

ta'lemune

bilirsiniz, bilmek, anlamak, farkında olmak

Fiil
54

وَٱعۡلَمُوٓاْ

ve-a'lemu

ve bilin, işaretlemek, bilmek, farkında olmak

Fiil
18

وَيَعۡلَمُ

ve-ya'lemu

ve bilir, bilmek, anlamak, farkında olmak

Fiil
10

عَلِمَ

alime

bildi, işaretlemek, bilmek, tanımak, farkına varmak

Fiil
9

عَلِمۡنَا

alimna

bildik, işaretlemek, bilmek, anlamak

Fiil
6

فَٱعۡلَمُوٓاْ

fa'lemu

ve bilin, bilmek, tanımak, farkında olmak

Fiil
6

وَلِيَعۡلَمَ

ve-li-ya'leme

ve bilsin, bilmek, tanımak, farkında olmak

Fiil
6

نَعۡلَمُ

na'lemu

biliriz, işaretlemek, bilmek, tanımak

Fiil
5

Örnek Ayetler (5)

Ali İmran 3:167

·

Kuran-ı Kerim

وَلِيَعۡلَمَ ٱلَّذِينَ نَافَقُواْۚ وَقِيلَ لَهُمۡ تَعَالَوۡاْ قَٰتِلُواْ فِي سَبِيلِ ٱللَّهِ أَوِ ٱدۡفَعُواْۖ قَالُواْ لَوۡ نَعۡلَمُ قِتَالٗا لَّٱتَّبَعۡنَٰكُمۡۗ هُمۡ لِلۡكُفۡرِ يَوۡمَئِذٍ أَقۡرَبُ مِنۡهُمۡ لِلۡإِيمَٰنِۚ يَقُولُونَ بِأَفۡوَٰهِهِم مَّا لَيۡسَ فِي قُلُوبِهِمۡۚ وَٱللَّهُ أَعۡلَمُ بِمَا يَكۡتُمُونَ

Ve ikiyüzlülük edenleri bilmesi içindir. Ve onlara denildi: 'Gelin, Allah yolunda savaşın veya savunun.' Dediler: 'Eğer savaşmayı bilseydik kesinlikle size uyardık.' Onlar o gün inançtan çok örtmeye daha yakındılar. Kalplerinde olmayan şeyi ağızlarıyla söylüyorlar. Ve Allah gizlediklerini en iyi bilendir.

En'am 6:33

·

Kuran-ı Kerim

قَدۡ نَعۡلَمُ إِنَّهُۥ لَيَحۡزُنُكَ ٱلَّذِي يَقُولُونَۖ فَإِنَّهُمۡ لَا يُكَذِّبُونَكَ وَلَٰكِنَّ ٱلظَّـٰلِمِينَ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ يَجۡحَدُونَ

Söyledikleri şeyin seni üzdüğünü kesinlikle biliyoruz. Çünkü onlar seni yalanlamıyorlar, fakat zalimler Allah'ın ayetlerini inkar ediyorlar.

Hicr 15:97

·

Kuran-ı Kerim

وَلَقَدۡ نَعۡلَمُ أَنَّكَ يَضِيقُ صَدۡرُكَ بِمَا يَقُولُونَ

Ve andolsun, söyledikleri şeyle göğsünün daraldığını biliyoruz.

Nahl 16:103

·

Kuran-ı Kerim

وَلَقَدۡ نَعۡلَمُ أَنَّهُمۡ يَقُولُونَ إِنَّمَا يُعَلِّمُهُۥ بَشَرٞۗ لِّسَانُ ٱلَّذِي يُلۡحِدُونَ إِلَيۡهِ أَعۡجَمِيّٞ وَهَٰذَا لِسَانٌ عَرَبِيّٞ مُّبِينٌ

Ve kesinlikle onların: 'Şüphesiz ona sadece bir insan öğretiyor' dediklerini biliyoruz. Ona yönelttikleri kimsenin dili yabancıdır ve bu apaçık Arapça bir dildir.

Yasin 36:76

·

Kuran-ı Kerim

فَلَا يَحۡزُنكَ قَوۡلُهُمۡۘ إِنَّا نَعۡلَمُ مَا يُسِرُّونَ وَمَا يُعۡلِنُونَ

Böylece onların sözü seni üzmesin. Şüphesiz biz gizlediklerini ve açıkladıklarını biliriz.

تَعۡلَمُ

ta'lemu

işaretlersin, işaretlemek, bilmek, tanımak

Fiil
5

يَعۡلَمُوٓاْ

ya'lemu

bilirler, bilmek, tanımak, farkında olmak

Fiil
4

تَعۡلَمۡ

ta'lem

bilirsin, bilmek, tanımak, farkında olmak

Fiil
4

وَأَعۡلَمُ

ve-a'lemu

ve bilirim, bilmek, işaretlemek, tanımak

Fiil
3

يَعۡلَمِ

ya'lemi

bilir, bilmek, işaretlemek, tanımak

Fiil
3

فَٱعۡلَمۡ

fe-'lem

öyleyse işaretle, işaretlemek, bilmek, tanımak

Fiil
3

عَلِمۡتَ

alimte

işaretledin, işaretlemek, bilmek, tanımak

Fiil
3

يَعۡلَمَ

ya'leme

bilsin, bilmek, tanımak, farkında olmak

Fiil
3

وَلَيَعۡلَمَنَّ

ve-le-ya'lemenne

ve kesinlikle bilecek, bilmek, işaretlemek, tanımak

Fiil
3

يَعۡلَمُونَ

Lemma

ya'lemunebilirler

81

يَعۡلَمُ

ya'lemubilir

62

أَعۡلَمُ

a'lemubilirim

55

تَعۡلَمُونَ

ta'lemunebilirsiniz

54

وَٱعۡلَمُوٓاْ

ve-a'lemuve bilin

18

وَيَعۡلَمُ

ve-ya'lemuve bilir

10

عَلِمَ

alimebildi

9

عَلِمۡنَا

alimnabildik

6

فَٱعۡلَمُوٓاْ

fa'lemuve bilin

6

وَلِيَعۡلَمَ

ve-li-ya'lemeve bilsin

6

نَعۡلَمُ

na'lemubiliriz

5

Örnek Ayetler (5)

Ali İmran 3:167

·

Kuran-ı Kerim

وَلِيَعۡلَمَ ٱلَّذِينَ نَافَقُواْۚ وَقِيلَ لَهُمۡ تَعَالَوۡاْ قَٰتِلُواْ فِي سَبِيلِ ٱللَّهِ أَوِ ٱدۡفَعُواْۖ قَالُواْ لَوۡ نَعۡلَمُ قِتَالٗا لَّٱتَّبَعۡنَٰكُمۡۗ هُمۡ لِلۡكُفۡرِ يَوۡمَئِذٍ أَقۡرَبُ مِنۡهُمۡ لِلۡإِيمَٰنِۚ يَقُولُونَ بِأَفۡوَٰهِهِم مَّا لَيۡسَ فِي قُلُوبِهِمۡۚ وَٱللَّهُ أَعۡلَمُ بِمَا يَكۡتُمُونَ

Ve ikiyüzlülük edenleri bilmesi içindir. Ve onlara denildi: 'Gelin, Allah yolunda savaşın veya savunun.' Dediler: 'Eğer savaşmayı bilseydik kesinlikle size uyardık.' Onlar o gün inançtan çok örtmeye daha yakındılar. Kalplerinde olmayan şeyi ağızlarıyla söylüyorlar. Ve Allah gizlediklerini en iyi bilendir.

En'am 6:33

·

Kuran-ı Kerim

قَدۡ نَعۡلَمُ إِنَّهُۥ لَيَحۡزُنُكَ ٱلَّذِي يَقُولُونَۖ فَإِنَّهُمۡ لَا يُكَذِّبُونَكَ وَلَٰكِنَّ ٱلظَّـٰلِمِينَ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ يَجۡحَدُونَ

Söyledikleri şeyin seni üzdüğünü kesinlikle biliyoruz. Çünkü onlar seni yalanlamıyorlar, fakat zalimler Allah'ın ayetlerini inkar ediyorlar.

Hicr 15:97

·

Kuran-ı Kerim

وَلَقَدۡ نَعۡلَمُ أَنَّكَ يَضِيقُ صَدۡرُكَ بِمَا يَقُولُونَ

Ve andolsun, söyledikleri şeyle göğsünün daraldığını biliyoruz.

Nahl 16:103

·

Kuran-ı Kerim

وَلَقَدۡ نَعۡلَمُ أَنَّهُمۡ يَقُولُونَ إِنَّمَا يُعَلِّمُهُۥ بَشَرٞۗ لِّسَانُ ٱلَّذِي يُلۡحِدُونَ إِلَيۡهِ أَعۡجَمِيّٞ وَهَٰذَا لِسَانٌ عَرَبِيّٞ مُّبِينٌ

Ve kesinlikle onların: 'Şüphesiz ona sadece bir insan öğretiyor' dediklerini biliyoruz. Ona yönelttikleri kimsenin dili yabancıdır ve bu apaçık Arapça bir dildir.

Yasin 36:76

·

Kuran-ı Kerim

فَلَا يَحۡزُنكَ قَوۡلُهُمۡۘ إِنَّا نَعۡلَمُ مَا يُسِرُّونَ وَمَا يُعۡلِنُونَ

Böylece onların sözü seni üzmesin. Şüphesiz biz gizlediklerini ve açıkladıklarını biliriz.

تَعۡلَمُ

ta'lemuişaretlersin

5

يَعۡلَمُوٓاْ

ya'lemubilirler

4

تَعۡلَمۡ

ta'lembilirsin

4

وَأَعۡلَمُ

ve-a'lemuve bilirim

3

يَعۡلَمِ

ya'lemibilir

3

فَٱعۡلَمۡ

fe-'lemöyleyse işaretle

3

عَلِمۡتَ

alimteişaretledin

3

يَعۡلَمَ

ya'lemebilsin

3

وَلَيَعۡلَمَنَّ

ve-le-ya'lemenneve kesinlikle bilecek

3