Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

ع ل م

c-l-m — Kök Analizi

ع ل م

869

Kullanım

14

Lemma

155

Türev

171

Anlam

14 lemma, 155 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

عَٰلِمِ

alimi

bilen, işaretleyen, bilen, alim

İsim
5

عَٰلِمِينَ

alimine

bilenler, bilen, bilgili, haberdar

İsim
2

بِعَٰلِمِينَ

bi-alimine

bilenler, bilen, işaretleyen, haberdar olan

İsim
1

لِّلۡعَٰلِمِينَ

li-l-'alimine

bilenler için, bilen, bilgili, haberdar

İsim
1

ٱلۡعَٰلِمُونَ

el-'alimune

bilenler, bilen, bilgili, alim

İsim
1

عَٰلِمَ

alime

bilen, bilen, haberdar, bilgili

İsim
1

مَّعۡلُومٖ

Lemma

ma'lumin

işaretlenmişin, işaretlenmiş, bilinen, belirli

İsim
5

مَّعۡلُومٞ

ma'lumun

işaretlenmiş, işaretlenmiş, bilinen, belirli

İsim
4

ٱلۡمَعۡلُومِ

el-ma'lumi

bilinenin, bilinen, belirlenmiş, işaretlenmiş

İsim
2

عَلَّـٰمُ

Lemma

allamu

çok bilen, çok bilen, derin bilgili, haberdar

İsim
4

Örnek Ayetler (4)

Maide 5:109

·

Kuran-ı Kerim

۞يَوۡمَ يَجۡمَعُ ٱللَّهُ ٱلرُّسُلَ فَيَقُولُ مَاذَآ أُجِبۡتُمۡۖ قَالُواْ لَا عِلۡمَ لَنَآۖ إِنَّكَ أَنتَ عَلَّـٰمُ ٱلۡغُيُوبِ

Allah'ın resulleri toplayacağı günü, bunun üzerine der: 'Ne cevap verildiniz?' Dediler: 'Bizim için hiçbir bilgi yoktur; şüphesiz Sen, görünmeyenleri Çok İyi Bilen'sin.'

Maide 5:116

·

Kuran-ı Kerim

وَإِذۡ قَالَ ٱللَّهُ يَٰعِيسَى ٱبۡنَ مَرۡيَمَ ءَأَنتَ قُلۡتَ لِلنَّاسِ ٱتَّخِذُونِي وَأُمِّيَ إِلَٰهَيۡنِ مِن دُونِ ٱللَّهِۖ قَالَ سُبۡحَٰنَكَ مَا يَكُونُ لِيٓ أَنۡ أَقُولَ مَا لَيۡسَ لِي بِحَقٍّۚ إِن كُنتُ قُلۡتُهُۥ فَقَدۡ عَلِمۡتَهُۥۚ تَعۡلَمُ مَا فِي نَفۡسِي وَلَآ أَعۡلَمُ مَا فِي نَفۡسِكَۚ إِنَّكَ أَنتَ عَلَّـٰمُ ٱلۡغُيُوبِ

Ve hani Allah demişti: 'Ey Meryem oğlu İsa! İnsanlara: Allah'ın dışında beni ve annemi iki ilah edinin, sen mi dedin?' Dedi: 'Sen uzaksın, benim için bir hak olmayan şeyi demem benim için olmaz. Eğer onu demiş idiysem, bunun üzerine kesinlikle Sen onu bilmişsindir. Sen benim nefsimin içindeki şeyi bilirsin ve ben Senin nefsinin içindeki şeyi bilmem. Şüphesiz Sen, görünmeyenleri Çok İyi Bilen'sin.'

Tevbe 9:78

·

Kuran-ı Kerim

أَلَمۡ يَعۡلَمُوٓاْ أَنَّ ٱللَّهَ يَعۡلَمُ سِرَّهُمۡ وَنَجۡوَىٰهُمۡ وَأَنَّ ٱللَّهَ عَلَّـٰمُ ٱلۡغُيُوبِ

Şüphesiz Allah'ın onların sırrını ve onların fısıltısını bildiğini ve şüphesiz Allah'ın görünmeyenleri Çok İyi Bilen olduğunu bilmediler mi?

Sebe 34:48

·

Kuran-ı Kerim

قُلۡ إِنَّ رَبِّي يَقۡذِفُ بِٱلۡحَقِّ عَلَّـٰمُ ٱلۡغُيُوبِ

De ki: 'Şüphesiz Rabbim gerçeği atar, görünmeyenleri çok iyi bilendir.'

وَيُعَلِّمُهُمُ

Lemma

ve-yu'allimuhumu

ve öğretir, öğretmek, eğitmek, bildirmek

Fiil
3

عَلَّمَ

alleme

işaretledi, işaretlemek, öğretmek, bildirmek

Fiil
3

عَلَّمَكُمُ

allemekumu

size öğretti, öğretmek, bildirmek, eğitmek

Fiil
3

وَعَلَّمۡنَٰهُ

ve-allemnahu

ve işaretledik, işaretlemek, öğretmek, bildirmek

Fiil
2

وَيُعَلِّمُكُمُ

ve-yu'allimukumu

ve size öğretir, öğretmek, bildirmek, eğitmek

Fiil
2

عَلَّمۡنَٰهُ

allemnahu

öğrettik ona, işaretlemek, bilmek, öğretmek

Fiil
2

عَلَّمَهُ

allemehu

ona öğretti, öğretmek, bildirmek, eğitmek

Fiil
2

وَعَلَّمَ

ve-alleme

ve öğretti, öğretmek, bildirmek, işaretlemek

Fiil
1

عَلَّمَكُم

allemekum

size öğretti, işaretlemek, bildirmek, öğretmek

Fiil
1

عُلِّمۡتَ

ullimte

öğretildin, öğretilmek, bildirilmek, işaretlenmek

Fiil
1

عَٰلِمِ

alimibilen

5

عَٰلِمِينَ

aliminebilenler

2

بِعَٰلِمِينَ

bi-aliminebilenler

1

لِّلۡعَٰلِمِينَ

li-l-'aliminebilenler için

1

ٱلۡعَٰلِمُونَ

el-'alimunebilenler

1

عَٰلِمَ

alimebilen

1

مَّعۡلُومٖ

Lemma

ma'luminişaretlenmişin

5

مَّعۡلُومٞ

ma'lumunişaretlenmiş

4

ٱلۡمَعۡلُومِ

el-ma'lumibilinenin

2

عَلَّـٰمُ

Lemma

allamuçok bilen

4

Örnek Ayetler (4)

Maide 5:109

·

Kuran-ı Kerim

۞يَوۡمَ يَجۡمَعُ ٱللَّهُ ٱلرُّسُلَ فَيَقُولُ مَاذَآ أُجِبۡتُمۡۖ قَالُواْ لَا عِلۡمَ لَنَآۖ إِنَّكَ أَنتَ عَلَّـٰمُ ٱلۡغُيُوبِ

Allah'ın resulleri toplayacağı günü, bunun üzerine der: 'Ne cevap verildiniz?' Dediler: 'Bizim için hiçbir bilgi yoktur; şüphesiz Sen, görünmeyenleri Çok İyi Bilen'sin.'

Maide 5:116

·

Kuran-ı Kerim

وَإِذۡ قَالَ ٱللَّهُ يَٰعِيسَى ٱبۡنَ مَرۡيَمَ ءَأَنتَ قُلۡتَ لِلنَّاسِ ٱتَّخِذُونِي وَأُمِّيَ إِلَٰهَيۡنِ مِن دُونِ ٱللَّهِۖ قَالَ سُبۡحَٰنَكَ مَا يَكُونُ لِيٓ أَنۡ أَقُولَ مَا لَيۡسَ لِي بِحَقٍّۚ إِن كُنتُ قُلۡتُهُۥ فَقَدۡ عَلِمۡتَهُۥۚ تَعۡلَمُ مَا فِي نَفۡسِي وَلَآ أَعۡلَمُ مَا فِي نَفۡسِكَۚ إِنَّكَ أَنتَ عَلَّـٰمُ ٱلۡغُيُوبِ

Ve hani Allah demişti: 'Ey Meryem oğlu İsa! İnsanlara: Allah'ın dışında beni ve annemi iki ilah edinin, sen mi dedin?' Dedi: 'Sen uzaksın, benim için bir hak olmayan şeyi demem benim için olmaz. Eğer onu demiş idiysem, bunun üzerine kesinlikle Sen onu bilmişsindir. Sen benim nefsimin içindeki şeyi bilirsin ve ben Senin nefsinin içindeki şeyi bilmem. Şüphesiz Sen, görünmeyenleri Çok İyi Bilen'sin.'

Tevbe 9:78

·

Kuran-ı Kerim

أَلَمۡ يَعۡلَمُوٓاْ أَنَّ ٱللَّهَ يَعۡلَمُ سِرَّهُمۡ وَنَجۡوَىٰهُمۡ وَأَنَّ ٱللَّهَ عَلَّـٰمُ ٱلۡغُيُوبِ

Şüphesiz Allah'ın onların sırrını ve onların fısıltısını bildiğini ve şüphesiz Allah'ın görünmeyenleri Çok İyi Bilen olduğunu bilmediler mi?

Sebe 34:48

·

Kuran-ı Kerim

قُلۡ إِنَّ رَبِّي يَقۡذِفُ بِٱلۡحَقِّ عَلَّـٰمُ ٱلۡغُيُوبِ

De ki: 'Şüphesiz Rabbim gerçeği atar, görünmeyenleri çok iyi bilendir.'

وَيُعَلِّمُهُمُ

Lemma

ve-yu'allimuhumuve öğretir

3

عَلَّمَ

allemeişaretledi

3

عَلَّمَكُمُ

allemekumusize öğretti

3

وَعَلَّمۡنَٰهُ

ve-allemnahuve işaretledik

2

وَيُعَلِّمُكُمُ

ve-yu'allimukumuve size öğretir

2

عَلَّمۡنَٰهُ

allemnahuöğrettik ona

2

عَلَّمَهُ

allemehuona öğretti

2

وَعَلَّمَ

ve-allemeve öğretti

1

عَلَّمَكُم

allemekumsize öğretti

1

عُلِّمۡتَ

ullimteöğretildin

1