Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

ظ ل م

z-l-m — Kök Analizi

ظ ل م

315

Kullanım

12

Lemma

64

Türev

76

Anlam

12 lemma, 64 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

ظَلَمَ

zeleme

karanlıkta bıraktı, karanlıkta bırakmak, hakkını yemek, zulmetmek

Fiil
4

لِيَظۡلِمَهُمۡ

li-yazlimehum

karanlıkta bırakması için onları, karanlıkta bırakmak, hakkını yemek, zulmetmek

Fiil
3

Örnek Ayetler (3)

Tevbe 9:70

·

Kuran-ı Kerim

أَلَمۡ يَأۡتِهِمۡ نَبَأُ ٱلَّذِينَ مِن قَبۡلِهِمۡ قَوۡمِ نُوحٖ وَعَادٖ وَثَمُودَ وَقَوۡمِ إِبۡرَٰهِيمَ وَأَصۡحَٰبِ مَدۡيَنَ وَٱلۡمُؤۡتَفِكَٰتِۚ أَتَتۡهُمۡ رُسُلُهُم بِٱلۡبَيِّنَٰتِۖ فَمَا كَانَ ٱللَّهُ لِيَظۡلِمَهُمۡ وَلَٰكِن كَانُوٓاْ أَنفُسَهُمۡ يَظۡلِمُونَ

Onlara onlardan öncekilerin; Nuh topluluğunun, Ad'ın, Semud'un, İbrahim topluluğunun, Medyen sahiplerinin ve altüst olanların haberi gelmedi mi? Onların resulleri onlara apaçık delillerle gelmişti. Bunun üzerine Allah onlara zulmedecek değildi, fakat onlar kendi canlarına zulmediyorlardı.

Ankebut 29:40

·

Kuran-ı Kerim

فَكُلًّا أَخَذۡنَا بِذَنۢبِهِۦۖ فَمِنۡهُم مَّنۡ أَرۡسَلۡنَا عَلَيۡهِ حَاصِبٗا وَمِنۡهُم مَّنۡ أَخَذَتۡهُ ٱلصَّيۡحَةُ وَمِنۡهُم مَّنۡ خَسَفۡنَا بِهِ ٱلۡأَرۡضَ وَمِنۡهُم مَّنۡ أَغۡرَقۡنَاۚ وَمَا كَانَ ٱللَّهُ لِيَظۡلِمَهُمۡ وَلَٰكِن كَانُوٓاْ أَنفُسَهُمۡ يَظۡلِمُونَ

Böylece her birini günahı sebebiyle aldık. Böylece onlardan üzerine taş savuran rüzgar gönderdiğimiz kimse vardır ve onlardan kendisini korkunç sesin aldığı kimse vardır ve onlardan kendisiyle yeri batırdığımız kimse vardır ve onlardan batırdığımız kimse vardır. Ve Allah onlara zulmedecek değildi ve lakin kendi nefslerine zulmediyor oldular.

Rum 30:9

·

Kuran-ı Kerim

أَوَلَمۡ يَسِيرُواْ فِي ٱلۡأَرۡضِ فَيَنظُرُواْ كَيۡفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلَّذِينَ مِن قَبۡلِهِمۡۚ كَانُوٓاْ أَشَدَّ مِنۡهُمۡ قُوَّةٗ وَأَثَارُواْ ٱلۡأَرۡضَ وَعَمَرُوهَآ أَكۡثَرَ مِمَّا عَمَرُوهَا وَجَآءَتۡهُمۡ رُسُلُهُم بِٱلۡبَيِّنَٰتِۖ فَمَا كَانَ ٱللَّهُ لِيَظۡلِمَهُمۡ وَلَٰكِن كَانُوٓاْ أَنفُسَهُمۡ يَظۡلِمُونَ

Yeryüzünde yürümediler mi ki onlardan öncekilerin sonunun nasıl olduğuna baksınlar? Onlar güç bakımından kendilerinden daha şiddetliydiler, yeri sürdüler ve onu bunların imar ettiklerinden daha çok imar ettiler. Ve resulleri onlara açık delillerle geldi. Böylece Allah onlara zulmedecek değildi, fakat onlar nefslerine zulmediyorlardı.

يَظۡلِمُ

yazlimu

karanlıkta bırakır, karanlıkta bırakmak, haksızlık etmek, zulmetmek

Fiil
3

ظَلَمۡنَٰهُمۡ

zalemnahum

karanlıkta bıraktık onları, karanlıkta bırakmak, haksızlık yapmak, zulmetmek

Fiil
3

ظُلِمُواْ

zulimu

karanlıkta bırakıldılar, karanlıkta bırakmak, haksızlık etmek, zulmetmek

Fiil
3

ظَلَمَهُمُ

zalehumu

karanlıkta bıraktı onları, karanlıkta bırakmak, haksızlık yapmak, zulmetmek

Fiil
2

ظَلَمۡتُ

zalemtu

karanlıkta bıraktım, karanlıkta bırakmak, haksızlık etmek, zulmetmek

Fiil
2

تُظۡلَمُ

tuzlemu

karanlıkta bırakılır, karanlıkta bırakmak, haksızlık yapmak

Fiil
2

فَظَلَمُواْ

fe-zalemu

ve karanlıkta bıraktılar, karanlıkta bırakmak, haksızlık yapmak, zulmetmek

Fiil
2

ظَلَمُونَا

zalemuna

bizi karanlıkta bıraktılar, karanlıkta bırakmak, haksızlık yapmak, zulmetmek

Fiil
2

ظُلِمَ

zulime

karanlıkta bırakıldı, karanlıkta bırakılmak, haksızlığa uğramak, zulmedilmek

Fiil
1

ظَّلَمُوٓاْ

zalemu

karanlıkta bıraktılar, karanlıkta bırakmak, haksızlık etmek, zulmetmek

Fiil
1

تَظۡلِم

tazlim

karanlıkta bırakırsın, karanlıkta bırakmak, haksızlık etmek, zulmetmek

Fiil
1

يَظۡلِم

yazlimu

karanlıkta bırakır, karanlıkta bırakmak, haksızlık etmek, zulmetmek

Fiil
1

يَظۡلِمۡ

yezlim

karanlıkta bırakır, karanlıkta bırakmak, hakkını yemek, zulmetmek

Fiil
1

ظَلَمۡنَآ

zalemna

karanlıkta bıraktık, karanlıkta bırakmak, haksızlık etmek, zulmetmek

Fiil
1

تَظۡلِمُواْ

tazlimu

karanlıkta bırakasınız, karanlıkta bırakmak, haksızlık yapmak, zulmetmek

Fiil
1

ظَّلَمۡتُمۡ

zallemtum

karanlıkta bıraktınız, karanlıkta bırakmak, hakkını yemek, haksızlık etmek

Fiil
1

وَظَلَمُوٓاْ

ve-zalemu

ve karanlıkta bıraktılar, karanlıkta bırakmak, haksızlık etmek, zulmetmek

Fiil
1

ظَلَمَكَ

zalemeke

karanlıkta bıraktı seni, karanlıkta bırakmak, haksızlık etmek, zulmetmek

Fiil
1

ظَلَمَ

zelemekaranlıkta bıraktı

4

لِيَظۡلِمَهُمۡ

li-yazlimehumkaranlıkta bırakması için onları

3

Örnek Ayetler (3)

Tevbe 9:70

·

Kuran-ı Kerim

أَلَمۡ يَأۡتِهِمۡ نَبَأُ ٱلَّذِينَ مِن قَبۡلِهِمۡ قَوۡمِ نُوحٖ وَعَادٖ وَثَمُودَ وَقَوۡمِ إِبۡرَٰهِيمَ وَأَصۡحَٰبِ مَدۡيَنَ وَٱلۡمُؤۡتَفِكَٰتِۚ أَتَتۡهُمۡ رُسُلُهُم بِٱلۡبَيِّنَٰتِۖ فَمَا كَانَ ٱللَّهُ لِيَظۡلِمَهُمۡ وَلَٰكِن كَانُوٓاْ أَنفُسَهُمۡ يَظۡلِمُونَ

Onlara onlardan öncekilerin; Nuh topluluğunun, Ad'ın, Semud'un, İbrahim topluluğunun, Medyen sahiplerinin ve altüst olanların haberi gelmedi mi? Onların resulleri onlara apaçık delillerle gelmişti. Bunun üzerine Allah onlara zulmedecek değildi, fakat onlar kendi canlarına zulmediyorlardı.

Ankebut 29:40

·

Kuran-ı Kerim

فَكُلًّا أَخَذۡنَا بِذَنۢبِهِۦۖ فَمِنۡهُم مَّنۡ أَرۡسَلۡنَا عَلَيۡهِ حَاصِبٗا وَمِنۡهُم مَّنۡ أَخَذَتۡهُ ٱلصَّيۡحَةُ وَمِنۡهُم مَّنۡ خَسَفۡنَا بِهِ ٱلۡأَرۡضَ وَمِنۡهُم مَّنۡ أَغۡرَقۡنَاۚ وَمَا كَانَ ٱللَّهُ لِيَظۡلِمَهُمۡ وَلَٰكِن كَانُوٓاْ أَنفُسَهُمۡ يَظۡلِمُونَ

Böylece her birini günahı sebebiyle aldık. Böylece onlardan üzerine taş savuran rüzgar gönderdiğimiz kimse vardır ve onlardan kendisini korkunç sesin aldığı kimse vardır ve onlardan kendisiyle yeri batırdığımız kimse vardır ve onlardan batırdığımız kimse vardır. Ve Allah onlara zulmedecek değildi ve lakin kendi nefslerine zulmediyor oldular.

Rum 30:9

·

Kuran-ı Kerim

أَوَلَمۡ يَسِيرُواْ فِي ٱلۡأَرۡضِ فَيَنظُرُواْ كَيۡفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلَّذِينَ مِن قَبۡلِهِمۡۚ كَانُوٓاْ أَشَدَّ مِنۡهُمۡ قُوَّةٗ وَأَثَارُواْ ٱلۡأَرۡضَ وَعَمَرُوهَآ أَكۡثَرَ مِمَّا عَمَرُوهَا وَجَآءَتۡهُمۡ رُسُلُهُم بِٱلۡبَيِّنَٰتِۖ فَمَا كَانَ ٱللَّهُ لِيَظۡلِمَهُمۡ وَلَٰكِن كَانُوٓاْ أَنفُسَهُمۡ يَظۡلِمُونَ

Yeryüzünde yürümediler mi ki onlardan öncekilerin sonunun nasıl olduğuna baksınlar? Onlar güç bakımından kendilerinden daha şiddetliydiler, yeri sürdüler ve onu bunların imar ettiklerinden daha çok imar ettiler. Ve resulleri onlara açık delillerle geldi. Böylece Allah onlara zulmedecek değildi, fakat onlar nefslerine zulmediyorlardı.

يَظۡلِمُ

yazlimukaranlıkta bırakır

3

ظَلَمۡنَٰهُمۡ

zalemnahumkaranlıkta bıraktık onları

3

ظُلِمُواْ

zulimukaranlıkta bırakıldılar

3

ظَلَمَهُمُ

zalehumukaranlıkta bıraktı onları

2

ظَلَمۡتُ

zalemtukaranlıkta bıraktım

2

تُظۡلَمُ

tuzlemukaranlıkta bırakılır

2

فَظَلَمُواْ

fe-zalemuve karanlıkta bıraktılar

2

ظَلَمُونَا

zalemunabizi karanlıkta bıraktılar

2

ظُلِمَ

zulimekaranlıkta bırakıldı

1

ظَّلَمُوٓاْ

zalemukaranlıkta bıraktılar

1

تَظۡلِم

tazlimkaranlıkta bırakırsın

1

يَظۡلِم

yazlimukaranlıkta bırakır

1

يَظۡلِمۡ

yezlimkaranlıkta bırakır

1

ظَلَمۡنَآ

zalemnakaranlıkta bıraktık

1

تَظۡلِمُواْ

tazlimukaranlıkta bırakasınız

1

ظَّلَمۡتُمۡ

zallemtumkaranlıkta bıraktınız

1

وَظَلَمُوٓاْ

ve-zalemuve karanlıkta bıraktılar

1

ظَلَمَكَ

zalemekekaranlıkta bıraktı seni

1