Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

ض ع ف

d-c-f — Kök Analizi

ض ع ف

52

Kullanım

11

Lemma

26

Türev

57

Anlam

11 lemma, 26 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

ٱسۡتُضۡعِفُواْ

Lemma

istud'ifu

zayıf bulundular, zayıf bulmak, zayıf düşürmek, ezmek

Fiil
4

Örnek Ayetler (4)

A'raf 7:75

·

Kuran-ı Kerim

قَالَ ٱلۡمَلَأُ ٱلَّذِينَ ٱسۡتَكۡبَرُواْ مِن قَوۡمِهِۦ لِلَّذِينَ ٱسۡتُضۡعِفُواْ لِمَنۡ ءَامَنَ مِنۡهُمۡ أَتَعۡلَمُونَ أَنَّ صَٰلِحٗا مُّرۡسَلٞ مِّن رَّبِّهِۦۚ قَالُوٓاْ إِنَّا بِمَآ أُرۡسِلَ بِهِۦ مُؤۡمِنُونَ

Kavminden büyüklük taslayan ileri gelenler, onlardan inanan zayıf bırakılanlara dedi: 'Şüphesiz Salih'in Rabbi tarafından gönderilmiş olduğunu biliyor musunuz?' Dediler: 'Şüphesiz biz onunla gönderildiği şeye inananlarız.'

Kasas 28:5

·

Kuran-ı Kerim

وَنُرِيدُ أَن نَّمُنَّ عَلَى ٱلَّذِينَ ٱسۡتُضۡعِفُواْ فِي ٱلۡأَرۡضِ وَنَجۡعَلَهُمۡ أَئِمَّةٗ وَنَجۡعَلَهُمُ ٱلۡوَٰرِثِينَ

Ve yeryüzünde zayıf bırakılan kimselere lütufta bulunmak, onları önderler kılmak ve onları mirasçılar kılmak istiyoruz.

Sebe 34:31

·

Kuran-ı Kerim

وَقَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ لَن نُّؤۡمِنَ بِهَٰذَا ٱلۡقُرۡءَانِ وَلَا بِٱلَّذِي بَيۡنَ يَدَيۡهِۗ وَلَوۡ تَرَىٰٓ إِذِ ٱلظَّـٰلِمُونَ مَوۡقُوفُونَ عِندَ رَبِّهِمۡ يَرۡجِعُ بَعۡضُهُمۡ إِلَىٰ بَعۡضٍ ٱلۡقَوۡلَ يَقُولُ ٱلَّذِينَ ٱسۡتُضۡعِفُواْ لِلَّذِينَ ٱسۡتَكۡبَرُواْ لَوۡلَآ أَنتُمۡ لَكُنَّا مُؤۡمِنِينَ

Ve örten kimseler dedi: 'Bu Kuran'a ve onun iki elleri arasındaki şeye asla inanmayacağız.' Ve zalimler Rablerinin katında durdurulmuş oldukları zaman görseydin; onların bazısı bazısına sözü döndürür. Zayıf bırakılan kimseler büyüklük taslayan kimselere der: 'Siz olmasaydınız kesinlikle inananlar olurduk.'

Sebe 34:33

·

Kuran-ı Kerim

وَقَالَ ٱلَّذِينَ ٱسۡتُضۡعِفُواْ لِلَّذِينَ ٱسۡتَكۡبَرُواْ بَلۡ مَكۡرُ ٱلَّيۡلِ وَٱلنَّهَارِ إِذۡ تَأۡمُرُونَنَآ أَن نَّكۡفُرَ بِٱللَّهِ وَنَجۡعَلَ لَهُۥٓ أَندَادٗاۚ وَأَسَرُّواْ ٱلنَّدَامَةَ لَمَّا رَأَوُاْ ٱلۡعَذَابَۚ وَجَعَلۡنَا ٱلۡأَغۡلَٰلَ فِيٓ أَعۡنَاقِ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْۖ هَلۡ يُجۡزَوۡنَ إِلَّا مَا كَانُواْ يَعۡمَلُونَ

Ve zayıf bırakılan kimseler büyüklük taslayan kimselere dedi: 'Aksine, Allah'ı örtmemizi ve O'na denkler kılmamızı bize emrettiğiniz zaman gecenin ve gündüzün tuzağıdır.' Ve azabı gördükleri zaman pişmanlığı gizlediler. Ve örten kimselerin boyunlarının içinde boyundurukları kıldık. Yapıyor oldukları şey hariç karşılık verilirler mi?

ٱسۡتُضۡعِفُوٓاْ

istud'ifu

zayıf bulundular, zayıf bulunmak, ezilmek, güçsüz bırakılmak

Fiil
1

يُسۡتَضۡعَفُونَ

yustad'afune

zayıf bırakılırlar, zayıf bırakılmak, ezilmek, güçsüz görülmek

Fiil
1

ٱسۡتَضۡعَفُونِي

istad'afuni

beni zayıf buldular, zayıf bulmak, güçsüz görmek, ezmek

Fiil
1

يَسۡتَضۡعِفُ

yestad'ifu

zayıf bulur, zayıf bulmak, güçsüz görmek, ezmek

Fiil
1

ضِعۡفَيۡنِ

Lemma

di'feyni

iki kat, kat, kıvrım, zayıflık

İsim
3

ضِعۡفٗا

di'fen

kat, kat, iki kat, zayıflık

Sıfat
2

ضِعۡفٞ

di'fun

kat, kat, iki kat, zayıflık

İsim
1

ٱلضِّعۡفِ

el-di'fi

katın, kat, iki kat, zayıflık

Sıfat
1

ضِعۡفَ

di'fe

katını, kat, iki misli, zayıflık

İsim
1

أَضۡعَافٗا

ad'afen

katlar, kat, misli, zayıflık

İsim
1

وَضِعۡفَ

ve-di'fa

ve katı, kat, kıvrım, zayıflık

İsim
1

أَضۡعَٰفٗا

ad'afen

katlar, kat, zayıflık, güçsüzlük

İsim
1

فَيُضَٰعِفَهُۥ

Lemma

fe-yuda'ifehu

ve katlar onu, katlamak, iki katına çıkarmak, zayıflatmak

Fiil
2

يُضَٰعَفُ

yuda'afu

katlanır, katlamak, iki katına çıkarmak, zayıflatmak

Fiil
2

يُضَٰعَفۡ

yuda'af

katlanır, ikiye katlanmak, katlanmak, zayıflatılmak

Fiil
2

يُضَٰعِفُ

yuda'ifu

katlar, katlamak, iki katına çıkarmak, zayıflatmak

Fiil
1

يُضَٰعِفۡهُ

yuda'ifhu

onu katlar, katlamak, iki katına çıkarmak, zayıflatmak

Fiil
1

يُضَٰعِفۡهَا

yuda'ifha

onu katlar, katlamak, iki katına çıkarmak, zayıflatmak

Fiil
1

ضَعِيفًا

Lemma

da'ifen

zayıf, zayıf, güçsüz, katlanmış

İsim
2

ٱسۡتُضۡعِفُواْ

Lemma

istud'ifuzayıf bulundular

4

Örnek Ayetler (4)

A'raf 7:75

·

Kuran-ı Kerim

قَالَ ٱلۡمَلَأُ ٱلَّذِينَ ٱسۡتَكۡبَرُواْ مِن قَوۡمِهِۦ لِلَّذِينَ ٱسۡتُضۡعِفُواْ لِمَنۡ ءَامَنَ مِنۡهُمۡ أَتَعۡلَمُونَ أَنَّ صَٰلِحٗا مُّرۡسَلٞ مِّن رَّبِّهِۦۚ قَالُوٓاْ إِنَّا بِمَآ أُرۡسِلَ بِهِۦ مُؤۡمِنُونَ

Kavminden büyüklük taslayan ileri gelenler, onlardan inanan zayıf bırakılanlara dedi: 'Şüphesiz Salih'in Rabbi tarafından gönderilmiş olduğunu biliyor musunuz?' Dediler: 'Şüphesiz biz onunla gönderildiği şeye inananlarız.'

Kasas 28:5

·

Kuran-ı Kerim

وَنُرِيدُ أَن نَّمُنَّ عَلَى ٱلَّذِينَ ٱسۡتُضۡعِفُواْ فِي ٱلۡأَرۡضِ وَنَجۡعَلَهُمۡ أَئِمَّةٗ وَنَجۡعَلَهُمُ ٱلۡوَٰرِثِينَ

Ve yeryüzünde zayıf bırakılan kimselere lütufta bulunmak, onları önderler kılmak ve onları mirasçılar kılmak istiyoruz.

Sebe 34:31

·

Kuran-ı Kerim

وَقَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ لَن نُّؤۡمِنَ بِهَٰذَا ٱلۡقُرۡءَانِ وَلَا بِٱلَّذِي بَيۡنَ يَدَيۡهِۗ وَلَوۡ تَرَىٰٓ إِذِ ٱلظَّـٰلِمُونَ مَوۡقُوفُونَ عِندَ رَبِّهِمۡ يَرۡجِعُ بَعۡضُهُمۡ إِلَىٰ بَعۡضٍ ٱلۡقَوۡلَ يَقُولُ ٱلَّذِينَ ٱسۡتُضۡعِفُواْ لِلَّذِينَ ٱسۡتَكۡبَرُواْ لَوۡلَآ أَنتُمۡ لَكُنَّا مُؤۡمِنِينَ

Ve örten kimseler dedi: 'Bu Kuran'a ve onun iki elleri arasındaki şeye asla inanmayacağız.' Ve zalimler Rablerinin katında durdurulmuş oldukları zaman görseydin; onların bazısı bazısına sözü döndürür. Zayıf bırakılan kimseler büyüklük taslayan kimselere der: 'Siz olmasaydınız kesinlikle inananlar olurduk.'

Sebe 34:33

·

Kuran-ı Kerim

وَقَالَ ٱلَّذِينَ ٱسۡتُضۡعِفُواْ لِلَّذِينَ ٱسۡتَكۡبَرُواْ بَلۡ مَكۡرُ ٱلَّيۡلِ وَٱلنَّهَارِ إِذۡ تَأۡمُرُونَنَآ أَن نَّكۡفُرَ بِٱللَّهِ وَنَجۡعَلَ لَهُۥٓ أَندَادٗاۚ وَأَسَرُّواْ ٱلنَّدَامَةَ لَمَّا رَأَوُاْ ٱلۡعَذَابَۚ وَجَعَلۡنَا ٱلۡأَغۡلَٰلَ فِيٓ أَعۡنَاقِ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْۖ هَلۡ يُجۡزَوۡنَ إِلَّا مَا كَانُواْ يَعۡمَلُونَ

Ve zayıf bırakılan kimseler büyüklük taslayan kimselere dedi: 'Aksine, Allah'ı örtmemizi ve O'na denkler kılmamızı bize emrettiğiniz zaman gecenin ve gündüzün tuzağıdır.' Ve azabı gördükleri zaman pişmanlığı gizlediler. Ve örten kimselerin boyunlarının içinde boyundurukları kıldık. Yapıyor oldukları şey hariç karşılık verilirler mi?

ٱسۡتُضۡعِفُوٓاْ

istud'ifuzayıf bulundular

1

يُسۡتَضۡعَفُونَ

yustad'afunezayıf bırakılırlar

1

ٱسۡتَضۡعَفُونِي

istad'afunibeni zayıf buldular

1

يَسۡتَضۡعِفُ

yestad'ifuzayıf bulur

1

ضِعۡفَيۡنِ

Lemma

di'feyniiki kat

3

ضِعۡفٗا

di'fenkat

2

ضِعۡفٞ

di'funkat

1

ٱلضِّعۡفِ

el-di'fikatın

1

ضِعۡفَ

di'fekatını

1

أَضۡعَافٗا

ad'afenkatlar

1

وَضِعۡفَ

ve-di'fave katı

1

أَضۡعَٰفٗا

ad'afenkatlar

1

فَيُضَٰعِفَهُۥ

Lemma

fe-yuda'ifehuve katlar onu

2

يُضَٰعَفُ

yuda'afukatlanır

2

يُضَٰعَفۡ

yuda'afkatlanır

2

يُضَٰعِفُ

yuda'ifukatlar

1

يُضَٰعِفۡهُ

yuda'ifhuonu katlar

1

يُضَٰعِفۡهَا

yuda'ifhaonu katlar

1

ضَعِيفًا

Lemma

da'ifenzayıf

2