Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

ض ر ب

d-r-b — Kök Analizi

ض ر ب

58

Kullanım

2

Lemma

30

Türev

32

Anlam

2 lemma, 30 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

ضَرَبَ

Lemma

darabe

vurdu, vurmak, dövmek, örnek vermek

Fiil
6

وَضَرَبَ

ve-darabe

ve vurdu, vurmak, dövmek, örnek vermek

Fiil
4

ضَرَبۡتُمۡ

darabtum

vurdunuz, vurmak, dövmek, yola çıkmak

Fiil
3

ٱضۡرِب

idrib

vur, vurmak, dövmek, örnek vermek, yola çıkmak

Fiil
3

ضَرَبۡنَا

darebna

vurduk, vurmak, yola çıkmak, örnek vermek

Fiil
3

وَٱضۡرِبۡ

ve-drib

ve vur, vurmak, dövmek, örnek vermek

Fiil
3

ضَرَبُواْ

darebu

vurdular, vurmak, dövmek, örnek vermek

Fiil
3

يَضۡرِبُ

yadribu

vurur, vurmak, dövmek, örnek vermek

Fiil
3

يَضۡرِبُونَ

yadribune

vururlar, vurmak, dövmek, örnek vermek

Fiil
3

نَضۡرِبُهَا

nadribuha

vururuz, vurmak, dövmek, örnek vermek

Fiil
2

وَيَضۡرِبُ

ve-yadribu

ve vurur, vurmak, dövmek, örnek vermek

Fiil
2

وَضُرِبَتۡ

ve-duribet

ve vuruldu, vurmak, çarpmak, dövmek

Fiil
2

Örnek Ayetler (2)

Bakara 2:61

·

Kuran-ı Kerim

وَإِذۡ قُلۡتُمۡ يَٰمُوسَىٰ لَن نَّصۡبِرَ عَلَىٰ طَعَامٖ وَٰحِدٖ فَٱدۡعُ لَنَا رَبَّكَ يُخۡرِجۡ لَنَا مِمَّا تُنۢبِتُ ٱلۡأَرۡضُ مِنۢ بَقۡلِهَا وَقِثَّآئِهَا وَفُومِهَا وَعَدَسِهَا وَبَصَلِهَاۖ قَالَ أَتَسۡتَبۡدِلُونَ ٱلَّذِي هُوَ أَدۡنَىٰ بِٱلَّذِي هُوَ خَيۡرٌۚ ٱهۡبِطُواْ مِصۡرٗا فَإِنَّ لَكُم مَّا سَأَلۡتُمۡۗ وَضُرِبَتۡ عَلَيۡهِمُ ٱلذِّلَّةُ وَٱلۡمَسۡكَنَةُ وَبَآءُو بِغَضَبٖ مِّنَ ٱللَّهِۚ ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمۡ كَانُواْ يَكۡفُرُونَ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ وَيَقۡتُلُونَ ٱلنَّبِيِّـۧنَ بِغَيۡرِ ٱلۡحَقِّۚ ذَٰلِكَ بِمَا عَصَواْ وَّكَانُواْ يَعۡتَدُونَ

Ve demiştiniz: 'Ey Musa, tek bir yemeğin üzerine asla sabretmeyeceğiz. Öyleyse bizim için Rabbini çağır, yeryüzünün bitirdiği şeylerden; sebzesinden, acurundan, sarımsağından, mercimeğinden ve soğanından bize çıkarsın.' Demişti: 'Daha aşağı olanı daha hayırlı olanla mı değiştiriyorsunuz? Mısır'a inin, şüphesiz istediğiniz şey sizin içindir.' Ve onların üzerine alçaklık ve miskinlik vuruldu ve Allah'tan bir gazapla döndüler. Bu, onların Allah'ın ayetlerini örtmeleri ve nebileri hak olmaksızın katletmeleri sebebiyledir. Bu, isyan etmeleri ve haddi aşmaları sebebiyledir.

Ali İmran 3:112

·

Kuran-ı Kerim

ضُرِبَتۡ عَلَيۡهِمُ ٱلذِّلَّةُ أَيۡنَ مَا ثُقِفُوٓاْ إِلَّا بِحَبۡلٖ مِّنَ ٱللَّهِ وَحَبۡلٖ مِّنَ ٱلنَّاسِ وَبَآءُو بِغَضَبٖ مِّنَ ٱللَّهِ وَضُرِبَتۡ عَلَيۡهِمُ ٱلۡمَسۡكَنَةُۚ ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمۡ كَانُواْ يَكۡفُرُونَ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ وَيَقۡتُلُونَ ٱلۡأَنۢبِيَآءَ بِغَيۡرِ حَقّٖۚ ذَٰلِكَ بِمَا عَصَواْ وَّكَانُواْ يَعۡتَدُونَ

Allah'tan bir ip ve insanlardan bir ip hariç, nerede bulunurlarsa bulunsunlar onların üzerine aşağılanma vuruldu. Ve Allah'tan bir gazapla döndüler ve onların üzerine çaresizlik vuruldu. Bu, onların Allah'ın ayetlerini örtmeleri ve nebileri haksız yere katletmeleri sebebiyledir. Bu, isyan etmeleri ve sınırı aşmaları sebebiyledir.

ضُرِبَ

duribe

vuruldu, vurmak, dövmek, örnek vermek

Fiil
2

فَضَرَبۡنَا

fe-darebna

böylece vurduk, vurmak, dövmek, örnek getirmek

Fiil
1

وَلۡيَضۡرِبۡنَ

ve-l-yadribne

ve vursunlar, vurmak, dövmek, örtmek

Fiil
1

يَضۡرِبۡنَ

yadribne

vururlar, vurmak, dövmek, örnek getirmek

Fiil
1

فَٱضۡرِبُواْ

fe-dribu

ve vurun, vurmak, dövmek, yola çıkmak, örnek vermek

Fiil
1

يَضۡرِبَ

yadribe

vurur, vurmak, dövmek, yola çıkmak, örnek vermek

Fiil
1

تَضۡرِبُواْ

tedribu

vurmanız, vurmak, dövmek, örnek vermek

Fiil
1

فَٱضۡرِب

fe-drib

ve vur, vurmak, dövmek, yola çıkmak

Fiil
1

ضَرَبَ

Lemma

darabevurdu

6

وَضَرَبَ

ve-darabeve vurdu

4

ضَرَبۡتُمۡ

darabtumvurdunuz

3

ٱضۡرِب

idribvur

3

ضَرَبۡنَا

darebnavurduk

3

وَٱضۡرِبۡ

ve-dribve vur

3

ضَرَبُواْ

darebuvurdular

3

يَضۡرِبُ

yadribuvurur

3

يَضۡرِبُونَ

yadribunevururlar

3

نَضۡرِبُهَا

nadribuhavururuz

2

وَيَضۡرِبُ

ve-yadribuve vurur

2

وَضُرِبَتۡ

ve-duribetve vuruldu

2

Örnek Ayetler (2)

Bakara 2:61

·

Kuran-ı Kerim

وَإِذۡ قُلۡتُمۡ يَٰمُوسَىٰ لَن نَّصۡبِرَ عَلَىٰ طَعَامٖ وَٰحِدٖ فَٱدۡعُ لَنَا رَبَّكَ يُخۡرِجۡ لَنَا مِمَّا تُنۢبِتُ ٱلۡأَرۡضُ مِنۢ بَقۡلِهَا وَقِثَّآئِهَا وَفُومِهَا وَعَدَسِهَا وَبَصَلِهَاۖ قَالَ أَتَسۡتَبۡدِلُونَ ٱلَّذِي هُوَ أَدۡنَىٰ بِٱلَّذِي هُوَ خَيۡرٌۚ ٱهۡبِطُواْ مِصۡرٗا فَإِنَّ لَكُم مَّا سَأَلۡتُمۡۗ وَضُرِبَتۡ عَلَيۡهِمُ ٱلذِّلَّةُ وَٱلۡمَسۡكَنَةُ وَبَآءُو بِغَضَبٖ مِّنَ ٱللَّهِۚ ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمۡ كَانُواْ يَكۡفُرُونَ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ وَيَقۡتُلُونَ ٱلنَّبِيِّـۧنَ بِغَيۡرِ ٱلۡحَقِّۚ ذَٰلِكَ بِمَا عَصَواْ وَّكَانُواْ يَعۡتَدُونَ

Ve demiştiniz: 'Ey Musa, tek bir yemeğin üzerine asla sabretmeyeceğiz. Öyleyse bizim için Rabbini çağır, yeryüzünün bitirdiği şeylerden; sebzesinden, acurundan, sarımsağından, mercimeğinden ve soğanından bize çıkarsın.' Demişti: 'Daha aşağı olanı daha hayırlı olanla mı değiştiriyorsunuz? Mısır'a inin, şüphesiz istediğiniz şey sizin içindir.' Ve onların üzerine alçaklık ve miskinlik vuruldu ve Allah'tan bir gazapla döndüler. Bu, onların Allah'ın ayetlerini örtmeleri ve nebileri hak olmaksızın katletmeleri sebebiyledir. Bu, isyan etmeleri ve haddi aşmaları sebebiyledir.

Ali İmran 3:112

·

Kuran-ı Kerim

ضُرِبَتۡ عَلَيۡهِمُ ٱلذِّلَّةُ أَيۡنَ مَا ثُقِفُوٓاْ إِلَّا بِحَبۡلٖ مِّنَ ٱللَّهِ وَحَبۡلٖ مِّنَ ٱلنَّاسِ وَبَآءُو بِغَضَبٖ مِّنَ ٱللَّهِ وَضُرِبَتۡ عَلَيۡهِمُ ٱلۡمَسۡكَنَةُۚ ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمۡ كَانُواْ يَكۡفُرُونَ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ وَيَقۡتُلُونَ ٱلۡأَنۢبِيَآءَ بِغَيۡرِ حَقّٖۚ ذَٰلِكَ بِمَا عَصَواْ وَّكَانُواْ يَعۡتَدُونَ

Allah'tan bir ip ve insanlardan bir ip hariç, nerede bulunurlarsa bulunsunlar onların üzerine aşağılanma vuruldu. Ve Allah'tan bir gazapla döndüler ve onların üzerine çaresizlik vuruldu. Bu, onların Allah'ın ayetlerini örtmeleri ve nebileri haksız yere katletmeleri sebebiyledir. Bu, isyan etmeleri ve sınırı aşmaları sebebiyledir.

ضُرِبَ

duribevuruldu

2

فَضَرَبۡنَا

fe-darebnaböylece vurduk

1

وَلۡيَضۡرِبۡنَ

ve-l-yadribneve vursunlar

1

يَضۡرِبۡنَ

yadribnevururlar

1

فَٱضۡرِبُواْ

fe-dribuve vurun

1

يَضۡرِبَ

yadribevurur

1

تَضۡرِبُواْ

tedribuvurmanız

1

فَٱضۡرِب

fe-dribve vur

1
ض ر ب Kökü — Kelime Analizi | Vahiy.org