Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

ض ر ب

d-r-b — Kök Analizi

ض ر ب

58

Kullanım

2

Lemma

30

Türev

32

Anlam

2 lemma, 30 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

ضَرَبَ

Lemma

darabe

vurdu, vurmak, dövmek, örnek vermek

Fiil
6

وَضَرَبَ

ve-darabe

ve vurdu, vurmak, dövmek, örnek vermek

Fiil
4

ضَرَبۡتُمۡ

darabtum

vurdunuz, vurmak, dövmek, yola çıkmak

Fiil
3

ٱضۡرِب

idrib

vur, vurmak, dövmek, örnek vermek, yola çıkmak

Fiil
3

ضَرَبۡنَا

darebna

vurduk, vurmak, yola çıkmak, örnek vermek

Fiil
3

وَٱضۡرِبۡ

ve-drib

ve vur, vurmak, dövmek, örnek vermek

Fiil
3

ضَرَبُواْ

darebu

vurdular, vurmak, dövmek, örnek vermek

Fiil
3

يَضۡرِبُ

yadribu

vurur, vurmak, dövmek, örnek vermek

Fiil
3

Örnek Ayetler (2)

Ra'd 13:17

·

Kuran-ı Kerim

أَنزَلَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءٗ فَسَالَتۡ أَوۡدِيَةُۢ بِقَدَرِهَا فَٱحۡتَمَلَ ٱلسَّيۡلُ زَبَدٗا رَّابِيٗاۖ وَمِمَّا يُوقِدُونَ عَلَيۡهِ فِي ٱلنَّارِ ٱبۡتِغَآءَ حِلۡيَةٍ أَوۡ مَتَٰعٖ زَبَدٞ مِّثۡلُهُۥۚ كَذَٰلِكَ يَضۡرِبُ ٱللَّهُ ٱلۡحَقَّ وَٱلۡبَٰطِلَۚ فَأَمَّا ٱلزَّبَدُ فَيَذۡهَبُ جُفَآءٗۖ وَأَمَّا مَا يَنفَعُ ٱلنَّاسَ فَيَمۡكُثُ فِي ٱلۡأَرۡضِۚ كَذَٰلِكَ يَضۡرِبُ ٱللَّهُ ٱلۡأَمۡثَالَ

Gökten bir su indirdi, böylece vadiler kendi ölçüsüyle aktı, böylece sel kabaran bir köpük yüklendi. Ve bir süs veya bir eşya arayışıyla ateşte üzerine yaktıklarından da onun gibi bir köpük vardır. İşte böylece Allah gerçeği ve batılı örnek verir. Böylece köpüğe gelince, atılarak gider. Ve insanlara fayda veren şeye gelince, yeryüzünde kalır. İşte böylece Allah örnekleri verir.

Muhammed 47:3

·

Kuran-ı Kerim

ذَٰلِكَ بِأَنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ ٱتَّبَعُواْ ٱلۡبَٰطِلَ وَأَنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ ٱتَّبَعُواْ ٱلۡحَقَّ مِن رَّبِّهِمۡۚ كَذَٰلِكَ يَضۡرِبُ ٱللَّهُ لِلنَّاسِ أَمۡثَٰلَهُمۡ

İşte bu, şüphesiz örten kimselerin boşa uymalarından ve şüphesiz inanan kimselerin onların Rabbinden gerçeğe uymalarındandır. İşte Allah insanlar için onların örneklerini böyle vurur.

يَضۡرِبُونَ

yadribune

vururlar, vurmak, dövmek, örnek vermek

Fiil
3

نَضۡرِبُهَا

nadribuha

vururuz, vurmak, dövmek, örnek vermek

Fiil
2

وَيَضۡرِبُ

ve-yadribu

ve vurur, vurmak, dövmek, örnek vermek

Fiil
2

وَضُرِبَتۡ

ve-duribet

ve vuruldu, vurmak, çarpmak, dövmek

Fiil
2

ضُرِبَ

duribe

vuruldu, vurmak, dövmek, örnek vermek

Fiil
2

فَضَرَبۡنَا

fe-darebna

böylece vurduk, vurmak, dövmek, örnek getirmek

Fiil
1

وَلۡيَضۡرِبۡنَ

ve-l-yadribne

ve vursunlar, vurmak, dövmek, örtmek

Fiil
1

يَضۡرِبۡنَ

yadribne

vururlar, vurmak, dövmek, örnek getirmek

Fiil
1

فَٱضۡرِبُواْ

fe-dribu

ve vurun, vurmak, dövmek, yola çıkmak, örnek vermek

Fiil
1

يَضۡرِبَ

yadribe

vurur, vurmak, dövmek, yola çıkmak, örnek vermek

Fiil
1

تَضۡرِبُواْ

tedribu

vurmanız, vurmak, dövmek, örnek vermek

Fiil
1

فَٱضۡرِب

fe-drib

ve vur, vurmak, dövmek, yola çıkmak

Fiil
1

ضَرَبَ

Lemma

darabevurdu

6

وَضَرَبَ

ve-darabeve vurdu

4

ضَرَبۡتُمۡ

darabtumvurdunuz

3

ٱضۡرِب

idribvur

3

ضَرَبۡنَا

darebnavurduk

3

وَٱضۡرِبۡ

ve-dribve vur

3

ضَرَبُواْ

darebuvurdular

3

يَضۡرِبُ

yadribuvurur

3

Örnek Ayetler (2)

Ra'd 13:17

·

Kuran-ı Kerim

أَنزَلَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءٗ فَسَالَتۡ أَوۡدِيَةُۢ بِقَدَرِهَا فَٱحۡتَمَلَ ٱلسَّيۡلُ زَبَدٗا رَّابِيٗاۖ وَمِمَّا يُوقِدُونَ عَلَيۡهِ فِي ٱلنَّارِ ٱبۡتِغَآءَ حِلۡيَةٍ أَوۡ مَتَٰعٖ زَبَدٞ مِّثۡلُهُۥۚ كَذَٰلِكَ يَضۡرِبُ ٱللَّهُ ٱلۡحَقَّ وَٱلۡبَٰطِلَۚ فَأَمَّا ٱلزَّبَدُ فَيَذۡهَبُ جُفَآءٗۖ وَأَمَّا مَا يَنفَعُ ٱلنَّاسَ فَيَمۡكُثُ فِي ٱلۡأَرۡضِۚ كَذَٰلِكَ يَضۡرِبُ ٱللَّهُ ٱلۡأَمۡثَالَ

Gökten bir su indirdi, böylece vadiler kendi ölçüsüyle aktı, böylece sel kabaran bir köpük yüklendi. Ve bir süs veya bir eşya arayışıyla ateşte üzerine yaktıklarından da onun gibi bir köpük vardır. İşte böylece Allah gerçeği ve batılı örnek verir. Böylece köpüğe gelince, atılarak gider. Ve insanlara fayda veren şeye gelince, yeryüzünde kalır. İşte böylece Allah örnekleri verir.

Muhammed 47:3

·

Kuran-ı Kerim

ذَٰلِكَ بِأَنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ ٱتَّبَعُواْ ٱلۡبَٰطِلَ وَأَنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ ٱتَّبَعُواْ ٱلۡحَقَّ مِن رَّبِّهِمۡۚ كَذَٰلِكَ يَضۡرِبُ ٱللَّهُ لِلنَّاسِ أَمۡثَٰلَهُمۡ

İşte bu, şüphesiz örten kimselerin boşa uymalarından ve şüphesiz inanan kimselerin onların Rabbinden gerçeğe uymalarındandır. İşte Allah insanlar için onların örneklerini böyle vurur.

يَضۡرِبُونَ

yadribunevururlar

3

نَضۡرِبُهَا

nadribuhavururuz

2

وَيَضۡرِبُ

ve-yadribuve vurur

2

وَضُرِبَتۡ

ve-duribetve vuruldu

2

ضُرِبَ

duribevuruldu

2

فَضَرَبۡنَا

fe-darebnaböylece vurduk

1

وَلۡيَضۡرِبۡنَ

ve-l-yadribneve vursunlar

1

يَضۡرِبۡنَ

yadribnevururlar

1

فَٱضۡرِبُواْ

fe-dribuve vurun

1

يَضۡرِبَ

yadribevurur

1

تَضۡرِبُواْ

tedribuvurmanız

1

فَٱضۡرِب

fe-dribve vur

1