Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

ض ر ب

d-r-b — Kök Analizi

ض ر ب

58

Kullanım

2

Lemma

30

Türev

32

Anlam

2 lemma, 30 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

ضَرَبَ

Lemma

darabe

vurdu, vurmak, dövmek, örnek vermek

Fiil
6

وَضَرَبَ

ve-darabe

ve vurdu, vurmak, dövmek, örnek vermek

Fiil
4

ضَرَبۡتُمۡ

darabtum

vurdunuz, vurmak, dövmek, yola çıkmak

Fiil
3

Örnek Ayetler (3)

Nisa 4:94

·

Kuran-ı Kerim

يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ إِذَا ضَرَبۡتُمۡ فِي سَبِيلِ ٱللَّهِ فَتَبَيَّنُواْ وَلَا تَقُولُواْ لِمَنۡ أَلۡقَىٰٓ إِلَيۡكُمُ ٱلسَّلَٰمَ لَسۡتَ مُؤۡمِنٗا تَبۡتَغُونَ عَرَضَ ٱلۡحَيَوٰةِ ٱلدُّنۡيَا فَعِندَ ٱللَّهِ مَغَانِمُ كَثِيرَةٞۚ كَذَٰلِكَ كُنتُم مِّن قَبۡلُ فَمَنَّ ٱللَّهُ عَلَيۡكُمۡ فَتَبَيَّنُوٓاْۚ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ بِمَا تَعۡمَلُونَ خَبِيرٗا

Ey inananlar, Allah yolunda sefere çıktığınızda iyice araştırın. Ve dünya hayatının geçici malını arayarak size barışı sunan kimseye 'Sen inanan değilsin' demeyin. Çünkü Allah'ın katında çokça ganimetler vardır. Daha önce siz de böyleydiniz, sonra Allah sizin üzerinize lütufta bulundu. O halde iyice araştırın. Şüphesiz Allah yaptıklarınızdan Haberdar'dır.

Nisa 4:101

·

Kuran-ı Kerim

وَإِذَا ضَرَبۡتُمۡ فِي ٱلۡأَرۡضِ فَلَيۡسَ عَلَيۡكُمۡ جُنَاحٌ أَن تَقۡصُرُواْ مِنَ ٱلصَّلَوٰةِ إِنۡ خِفۡتُمۡ أَن يَفۡتِنَكُمُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓاْۚ إِنَّ ٱلۡكَٰفِرِينَ كَانُواْ لَكُمۡ عَدُوّٗا مُّبِينٗا

Ve yeryüzünde sefere çıktığınızda, eğer örtenlerin sizi sınamalarından korkarsanız salattan kısaltmanızda sizin üzerinize bir günah yoktur. Şüphesiz örtenler sizin için apaçık bir düşmandır.

Maide 5:106

·

Kuran-ı Kerim

يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ شَهَٰدَةُ بَيۡنِكُمۡ إِذَا حَضَرَ أَحَدَكُمُ ٱلۡمَوۡتُ حِينَ ٱلۡوَصِيَّةِ ٱثۡنَانِ ذَوَا عَدۡلٖ مِّنكُمۡ أَوۡ ءَاخَرَانِ مِنۡ غَيۡرِكُمۡ إِنۡ أَنتُمۡ ضَرَبۡتُمۡ فِي ٱلۡأَرۡضِ فَأَصَٰبَتۡكُم مُّصِيبَةُ ٱلۡمَوۡتِۚ تَحۡبِسُونَهُمَا مِنۢ بَعۡدِ ٱلصَّلَوٰةِ فَيُقۡسِمَانِ بِٱللَّهِ إِنِ ٱرۡتَبۡتُمۡ لَا نَشۡتَرِي بِهِۦ ثَمَنٗا وَلَوۡ كَانَ ذَا قُرۡبَىٰ وَلَا نَكۡتُمُ شَهَٰدَةَ ٱللَّهِ إِنَّآ إِذٗا لَّمِنَ ٱلۡأٓثِمِينَ

Ey inananlar! Birinize ölüm geldiği zaman, vasiyet zamanında aranızdaki tanıklık sizden adalet sahibi iki kişidir; veya eğer siz yeryüzünde yolculuğa çıkarsanız da ölüm musibeti size isabet ederse, sizin dışınızdan başka iki kişidir. Eğer şüphe ederseniz, o ikisini salattan sonra tutarsınız, bunun üzerine Allah'a yemin ederler: 'Yakınlık sahibi olsa bile onun karşılığında bir bedel satın almayız ve Allah'ın tanıklığını gizlemeyiz; şüphesiz biz o zaman günahkarlardan oluruz.'

ٱضۡرِب

idrib

vur, vurmak, dövmek, örnek vermek, yola çıkmak

Fiil
3

ضَرَبۡنَا

darebna

vurduk, vurmak, yola çıkmak, örnek vermek

Fiil
3

وَٱضۡرِبۡ

ve-drib

ve vur, vurmak, dövmek, örnek vermek

Fiil
3

ضَرَبُواْ

darebu

vurdular, vurmak, dövmek, örnek vermek

Fiil
3

يَضۡرِبُ

yadribu

vurur, vurmak, dövmek, örnek vermek

Fiil
3

يَضۡرِبُونَ

yadribune

vururlar, vurmak, dövmek, örnek vermek

Fiil
3

نَضۡرِبُهَا

nadribuha

vururuz, vurmak, dövmek, örnek vermek

Fiil
2

وَيَضۡرِبُ

ve-yadribu

ve vurur, vurmak, dövmek, örnek vermek

Fiil
2

وَضُرِبَتۡ

ve-duribet

ve vuruldu, vurmak, çarpmak, dövmek

Fiil
2

ضُرِبَ

duribe

vuruldu, vurmak, dövmek, örnek vermek

Fiil
2

فَضَرَبۡنَا

fe-darebna

böylece vurduk, vurmak, dövmek, örnek getirmek

Fiil
1

وَلۡيَضۡرِبۡنَ

ve-l-yadribne

ve vursunlar, vurmak, dövmek, örtmek

Fiil
1

يَضۡرِبۡنَ

yadribne

vururlar, vurmak, dövmek, örnek getirmek

Fiil
1

فَٱضۡرِبُواْ

fe-dribu

ve vurun, vurmak, dövmek, yola çıkmak, örnek vermek

Fiil
1

يَضۡرِبَ

yadribe

vurur, vurmak, dövmek, yola çıkmak, örnek vermek

Fiil
1

تَضۡرِبُواْ

tedribu

vurmanız, vurmak, dövmek, örnek vermek

Fiil
1

فَٱضۡرِب

fe-drib

ve vur, vurmak, dövmek, yola çıkmak

Fiil
1

ضَرَبَ

Lemma

darabevurdu

6

وَضَرَبَ

ve-darabeve vurdu

4

ضَرَبۡتُمۡ

darabtumvurdunuz

3

Örnek Ayetler (3)

Nisa 4:94

·

Kuran-ı Kerim

يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ إِذَا ضَرَبۡتُمۡ فِي سَبِيلِ ٱللَّهِ فَتَبَيَّنُواْ وَلَا تَقُولُواْ لِمَنۡ أَلۡقَىٰٓ إِلَيۡكُمُ ٱلسَّلَٰمَ لَسۡتَ مُؤۡمِنٗا تَبۡتَغُونَ عَرَضَ ٱلۡحَيَوٰةِ ٱلدُّنۡيَا فَعِندَ ٱللَّهِ مَغَانِمُ كَثِيرَةٞۚ كَذَٰلِكَ كُنتُم مِّن قَبۡلُ فَمَنَّ ٱللَّهُ عَلَيۡكُمۡ فَتَبَيَّنُوٓاْۚ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ بِمَا تَعۡمَلُونَ خَبِيرٗا

Ey inananlar, Allah yolunda sefere çıktığınızda iyice araştırın. Ve dünya hayatının geçici malını arayarak size barışı sunan kimseye 'Sen inanan değilsin' demeyin. Çünkü Allah'ın katında çokça ganimetler vardır. Daha önce siz de böyleydiniz, sonra Allah sizin üzerinize lütufta bulundu. O halde iyice araştırın. Şüphesiz Allah yaptıklarınızdan Haberdar'dır.

Nisa 4:101

·

Kuran-ı Kerim

وَإِذَا ضَرَبۡتُمۡ فِي ٱلۡأَرۡضِ فَلَيۡسَ عَلَيۡكُمۡ جُنَاحٌ أَن تَقۡصُرُواْ مِنَ ٱلصَّلَوٰةِ إِنۡ خِفۡتُمۡ أَن يَفۡتِنَكُمُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓاْۚ إِنَّ ٱلۡكَٰفِرِينَ كَانُواْ لَكُمۡ عَدُوّٗا مُّبِينٗا

Ve yeryüzünde sefere çıktığınızda, eğer örtenlerin sizi sınamalarından korkarsanız salattan kısaltmanızda sizin üzerinize bir günah yoktur. Şüphesiz örtenler sizin için apaçık bir düşmandır.

Maide 5:106

·

Kuran-ı Kerim

يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ شَهَٰدَةُ بَيۡنِكُمۡ إِذَا حَضَرَ أَحَدَكُمُ ٱلۡمَوۡتُ حِينَ ٱلۡوَصِيَّةِ ٱثۡنَانِ ذَوَا عَدۡلٖ مِّنكُمۡ أَوۡ ءَاخَرَانِ مِنۡ غَيۡرِكُمۡ إِنۡ أَنتُمۡ ضَرَبۡتُمۡ فِي ٱلۡأَرۡضِ فَأَصَٰبَتۡكُم مُّصِيبَةُ ٱلۡمَوۡتِۚ تَحۡبِسُونَهُمَا مِنۢ بَعۡدِ ٱلصَّلَوٰةِ فَيُقۡسِمَانِ بِٱللَّهِ إِنِ ٱرۡتَبۡتُمۡ لَا نَشۡتَرِي بِهِۦ ثَمَنٗا وَلَوۡ كَانَ ذَا قُرۡبَىٰ وَلَا نَكۡتُمُ شَهَٰدَةَ ٱللَّهِ إِنَّآ إِذٗا لَّمِنَ ٱلۡأٓثِمِينَ

Ey inananlar! Birinize ölüm geldiği zaman, vasiyet zamanında aranızdaki tanıklık sizden adalet sahibi iki kişidir; veya eğer siz yeryüzünde yolculuğa çıkarsanız da ölüm musibeti size isabet ederse, sizin dışınızdan başka iki kişidir. Eğer şüphe ederseniz, o ikisini salattan sonra tutarsınız, bunun üzerine Allah'a yemin ederler: 'Yakınlık sahibi olsa bile onun karşılığında bir bedel satın almayız ve Allah'ın tanıklığını gizlemeyiz; şüphesiz biz o zaman günahkarlardan oluruz.'

ٱضۡرِب

idribvur

3

ضَرَبۡنَا

darebnavurduk

3

وَٱضۡرِبۡ

ve-dribve vur

3

ضَرَبُواْ

darebuvurdular

3

يَضۡرِبُ

yadribuvurur

3

يَضۡرِبُونَ

yadribunevururlar

3

نَضۡرِبُهَا

nadribuhavururuz

2

وَيَضۡرِبُ

ve-yadribuve vurur

2

وَضُرِبَتۡ

ve-duribetve vuruldu

2

ضُرِبَ

duribevuruldu

2

فَضَرَبۡنَا

fe-darebnaböylece vurduk

1

وَلۡيَضۡرِبۡنَ

ve-l-yadribneve vursunlar

1

يَضۡرِبۡنَ

yadribnevururlar

1

فَٱضۡرِبُواْ

fe-dribuve vurun

1

يَضۡرِبَ

yadribevurur

1

تَضۡرِبُواْ

tedribuvurmanız

1

فَٱضۡرِب

fe-dribve vur

1