Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

ض ر ب

d-r-b — Kök Analizi

ض ر ب

58

Kullanım

2

Lemma

30

Türev

32

Anlam

2 lemma, 30 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

ضَرَبَ

Lemma

darabe

vurdu, vurmak, dövmek, örnek vermek

Fiil
6

Örnek Ayetler (5 / 6)

İbrahim 14:24

·

Kuran-ı Kerim

أَلَمۡ تَرَ كَيۡفَ ضَرَبَ ٱللَّهُ مَثَلٗا كَلِمَةٗ طَيِّبَةٗ كَشَجَرَةٖ طَيِّبَةٍ أَصۡلُهَا ثَابِتٞ وَفَرۡعُهَا فِي ٱلسَّمَآءِ

Allah'ın temiz kelimeyi, kökü sabit ve dalı gökte olan temiz ağaç gibi nasıl örnek verdiğini görmedin mi?

Nahl 16:75

·

Kuran-ı Kerim

۞ضَرَبَ ٱللَّهُ مَثَلًا عَبۡدٗا مَّمۡلُوكٗا لَّا يَقۡدِرُ عَلَىٰ شَيۡءٖ وَمَن رَّزَقۡنَٰهُ مِنَّا رِزۡقًا حَسَنٗا فَهُوَ يُنفِقُ مِنۡهُ سِرّٗا وَجَهۡرًاۖ هَلۡ يَسۡتَوُۥنَۚ ٱلۡحَمۡدُ لِلَّهِۚ بَلۡ أَكۡثَرُهُمۡ لَا يَعۡلَمُونَ

Allah, hiçbir şeye güç yetiremeyen sahiplenilmiş bir kulu ve bizden güzel bir rızıkla rızıklandırdığımız, böylece ondan gizli ve açık harcayan kimseyi örnek verdi. Onlar eşit olurlar mı? Övgü Allah'adır. Aksine onların çoğu bilmezler.

Rum 30:28

·

Kuran-ı Kerim

ضَرَبَ لَكُم مَّثَلٗا مِّنۡ أَنفُسِكُمۡۖ هَل لَّكُم مِّن مَّا مَلَكَتۡ أَيۡمَٰنُكُم مِّن شُرَكَآءَ فِي مَا رَزَقۡنَٰكُمۡ فَأَنتُمۡ فِيهِ سَوَآءٞ تَخَافُونَهُمۡ كَخِيفَتِكُمۡ أَنفُسَكُمۡۚ كَذَٰلِكَ نُفَصِّلُ ٱلۡأٓيَٰتِ لِقَوۡمٖ يَعۡقِلُونَ

Size nefslerinizden bir örnek verdi: Sizi rızıklandırdığımız şeyde sağ ellerinizin sahip olduklarından sizin için ortaklar var mı ki onda eşit olasınız, nefslerinizden korktuğunuz gibi onlardan korkasınız? İşte böyle akleden bir topluluk için ayetleri ayrıntılı açıklarız.

Zümer 39:29

·

Kuran-ı Kerim

ضَرَبَ ٱللَّهُ مَثَلٗا رَّجُلٗا فِيهِ شُرَكَآءُ مُتَشَٰكِسُونَ وَرَجُلٗا سَلَمٗا لِّرَجُلٍ هَلۡ يَسۡتَوِيَانِ مَثَلًاۚ ٱلۡحَمۡدُ لِلَّهِۚ بَلۡ أَكۡثَرُهُمۡ لَا يَعۡلَمُونَ

Allah bir örnek verdi: Kendisinde çekişen ortaklar bulunan bir adam ve bir adama tamamen ait olan bir adam. İkisi örnek olarak eşit olur mu? Övgü Allah'adır. Aksine onların çoğu bilmezler.

Zuhruf 43:17

·

Kuran-ı Kerim

وَإِذَا بُشِّرَ أَحَدُهُم بِمَا ضَرَبَ لِلرَّحۡمَٰنِ مَثَلٗا ظَلَّ وَجۡهُهُۥ مُسۡوَدّٗا وَهُوَ كَظِيمٌ

Ve onlardan biri Merhameti Bol olana örnek verdiği şeyle müjdelendiği zaman, o öfkesini yutarak yüzü simsiyah olur.

Tüm 6 kullanımı gör

وَضَرَبَ

ve-darabe

ve vurdu, vurmak, dövmek, örnek vermek

Fiil
4

ضَرَبۡتُمۡ

darabtum

vurdunuz, vurmak, dövmek, yola çıkmak

Fiil
3

ٱضۡرِب

idrib

vur, vurmak, dövmek, örnek vermek, yola çıkmak

Fiil
3

ضَرَبۡنَا

darebna

vurduk, vurmak, yola çıkmak, örnek vermek

Fiil
3

وَٱضۡرِبۡ

ve-drib

ve vur, vurmak, dövmek, örnek vermek

Fiil
3

ضَرَبُواْ

darebu

vurdular, vurmak, dövmek, örnek vermek

Fiil
3

يَضۡرِبُ

yadribu

vurur, vurmak, dövmek, örnek vermek

Fiil
3

يَضۡرِبُونَ

yadribune

vururlar, vurmak, dövmek, örnek vermek

Fiil
3

نَضۡرِبُهَا

nadribuha

vururuz, vurmak, dövmek, örnek vermek

Fiil
2

وَيَضۡرِبُ

ve-yadribu

ve vurur, vurmak, dövmek, örnek vermek

Fiil
2

وَضُرِبَتۡ

ve-duribet

ve vuruldu, vurmak, çarpmak, dövmek

Fiil
2

ضُرِبَ

duribe

vuruldu, vurmak, dövmek, örnek vermek

Fiil
2

فَضَرَبۡنَا

fe-darebna

böylece vurduk, vurmak, dövmek, örnek getirmek

Fiil
1

وَلۡيَضۡرِبۡنَ

ve-l-yadribne

ve vursunlar, vurmak, dövmek, örtmek

Fiil
1

يَضۡرِبۡنَ

yadribne

vururlar, vurmak, dövmek, örnek getirmek

Fiil
1

فَٱضۡرِبُواْ

fe-dribu

ve vurun, vurmak, dövmek, yola çıkmak, örnek vermek

Fiil
1

يَضۡرِبَ

yadribe

vurur, vurmak, dövmek, yola çıkmak, örnek vermek

Fiil
1

تَضۡرِبُواْ

tedribu

vurmanız, vurmak, dövmek, örnek vermek

Fiil
1

فَٱضۡرِب

fe-drib

ve vur, vurmak, dövmek, yola çıkmak

Fiil
1

ضَرَبَ

Lemma

darabevurdu

6

Örnek Ayetler (5 / 6)

İbrahim 14:24

·

Kuran-ı Kerim

أَلَمۡ تَرَ كَيۡفَ ضَرَبَ ٱللَّهُ مَثَلٗا كَلِمَةٗ طَيِّبَةٗ كَشَجَرَةٖ طَيِّبَةٍ أَصۡلُهَا ثَابِتٞ وَفَرۡعُهَا فِي ٱلسَّمَآءِ

Allah'ın temiz kelimeyi, kökü sabit ve dalı gökte olan temiz ağaç gibi nasıl örnek verdiğini görmedin mi?

Nahl 16:75

·

Kuran-ı Kerim

۞ضَرَبَ ٱللَّهُ مَثَلًا عَبۡدٗا مَّمۡلُوكٗا لَّا يَقۡدِرُ عَلَىٰ شَيۡءٖ وَمَن رَّزَقۡنَٰهُ مِنَّا رِزۡقًا حَسَنٗا فَهُوَ يُنفِقُ مِنۡهُ سِرّٗا وَجَهۡرًاۖ هَلۡ يَسۡتَوُۥنَۚ ٱلۡحَمۡدُ لِلَّهِۚ بَلۡ أَكۡثَرُهُمۡ لَا يَعۡلَمُونَ

Allah, hiçbir şeye güç yetiremeyen sahiplenilmiş bir kulu ve bizden güzel bir rızıkla rızıklandırdığımız, böylece ondan gizli ve açık harcayan kimseyi örnek verdi. Onlar eşit olurlar mı? Övgü Allah'adır. Aksine onların çoğu bilmezler.

Rum 30:28

·

Kuran-ı Kerim

ضَرَبَ لَكُم مَّثَلٗا مِّنۡ أَنفُسِكُمۡۖ هَل لَّكُم مِّن مَّا مَلَكَتۡ أَيۡمَٰنُكُم مِّن شُرَكَآءَ فِي مَا رَزَقۡنَٰكُمۡ فَأَنتُمۡ فِيهِ سَوَآءٞ تَخَافُونَهُمۡ كَخِيفَتِكُمۡ أَنفُسَكُمۡۚ كَذَٰلِكَ نُفَصِّلُ ٱلۡأٓيَٰتِ لِقَوۡمٖ يَعۡقِلُونَ

Size nefslerinizden bir örnek verdi: Sizi rızıklandırdığımız şeyde sağ ellerinizin sahip olduklarından sizin için ortaklar var mı ki onda eşit olasınız, nefslerinizden korktuğunuz gibi onlardan korkasınız? İşte böyle akleden bir topluluk için ayetleri ayrıntılı açıklarız.

Zümer 39:29

·

Kuran-ı Kerim

ضَرَبَ ٱللَّهُ مَثَلٗا رَّجُلٗا فِيهِ شُرَكَآءُ مُتَشَٰكِسُونَ وَرَجُلٗا سَلَمٗا لِّرَجُلٍ هَلۡ يَسۡتَوِيَانِ مَثَلًاۚ ٱلۡحَمۡدُ لِلَّهِۚ بَلۡ أَكۡثَرُهُمۡ لَا يَعۡلَمُونَ

Allah bir örnek verdi: Kendisinde çekişen ortaklar bulunan bir adam ve bir adama tamamen ait olan bir adam. İkisi örnek olarak eşit olur mu? Övgü Allah'adır. Aksine onların çoğu bilmezler.

Zuhruf 43:17

·

Kuran-ı Kerim

وَإِذَا بُشِّرَ أَحَدُهُم بِمَا ضَرَبَ لِلرَّحۡمَٰنِ مَثَلٗا ظَلَّ وَجۡهُهُۥ مُسۡوَدّٗا وَهُوَ كَظِيمٌ

Ve onlardan biri Merhameti Bol olana örnek verdiği şeyle müjdelendiği zaman, o öfkesini yutarak yüzü simsiyah olur.

Tüm 6 kullanımı gör

وَضَرَبَ

ve-darabeve vurdu

4

ضَرَبۡتُمۡ

darabtumvurdunuz

3

ٱضۡرِب

idribvur

3

ضَرَبۡنَا

darebnavurduk

3

وَٱضۡرِبۡ

ve-dribve vur

3

ضَرَبُواْ

darebuvurdular

3

يَضۡرِبُ

yadribuvurur

3

يَضۡرِبُونَ

yadribunevururlar

3

نَضۡرِبُهَا

nadribuhavururuz

2

وَيَضۡرِبُ

ve-yadribuve vurur

2

وَضُرِبَتۡ

ve-duribetve vuruldu

2

ضُرِبَ

duribevuruldu

2

فَضَرَبۡنَا

fe-darebnaböylece vurduk

1

وَلۡيَضۡرِبۡنَ

ve-l-yadribneve vursunlar

1

يَضۡرِبۡنَ

yadribnevururlar

1

فَٱضۡرِبُواْ

fe-dribuve vurun

1

يَضۡرِبَ

yadribevurur

1

تَضۡرِبُواْ

tedribuvurmanız

1

فَٱضۡرِب

fe-dribve vur

1