Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

ض ر ب

d-r-b — Kök Analizi

ض ر ب

58

Kullanım

2

Lemma

30

Türev

32

Anlam

2 lemma, 30 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

ضَرَبَ

Lemma

darabe

vurdu, vurmak, dövmek, örnek vermek

Fiil
6

وَضَرَبَ

ve-darabe

ve vurdu, vurmak, dövmek, örnek vermek

Fiil
4

ضَرَبۡتُمۡ

darabtum

vurdunuz, vurmak, dövmek, yola çıkmak

Fiil
3

ٱضۡرِب

idrib

vur, vurmak, dövmek, örnek vermek, yola çıkmak

Fiil
3

Örnek Ayetler (3)

Bakara 2:60

·

Kuran-ı Kerim

۞وَإِذِ ٱسۡتَسۡقَىٰ مُوسَىٰ لِقَوۡمِهِۦ فَقُلۡنَا ٱضۡرِب بِّعَصَاكَ ٱلۡحَجَرَۖ فَٱنفَجَرَتۡ مِنۡهُ ٱثۡنَتَا عَشۡرَةَ عَيۡنٗاۖ قَدۡ عَلِمَ كُلُّ أُنَاسٖ مَّشۡرَبَهُمۡۖ كُلُواْ وَٱشۡرَبُواْ مِن رِّزۡقِ ٱللَّهِ وَلَا تَعۡثَوۡاْ فِي ٱلۡأَرۡضِ مُفۡسِدِينَ

Ve Musa kavmi için su istemişti, bunun üzerine demiştik: 'Asanla taşa vur.' Bunun üzerine ondan on iki pınar fışkırmıştı. Kesinlikle her insan grubu içeceği yeri bilmişti. 'Allah'ın rızkından yiyin ve için ve yeryüzünde bozguncular olarak taşkınlık yapmayın.'

A'raf 7:160

·

Kuran-ı Kerim

وَقَطَّعۡنَٰهُمُ ٱثۡنَتَيۡ عَشۡرَةَ أَسۡبَاطًا أُمَمٗاۚ وَأَوۡحَيۡنَآ إِلَىٰ مُوسَىٰٓ إِذِ ٱسۡتَسۡقَىٰهُ قَوۡمُهُۥٓ أَنِ ٱضۡرِب بِّعَصَاكَ ٱلۡحَجَرَۖ فَٱنۢبَجَسَتۡ مِنۡهُ ٱثۡنَتَا عَشۡرَةَ عَيۡنٗاۖ قَدۡ عَلِمَ كُلُّ أُنَاسٖ مَّشۡرَبَهُمۡۚ وَظَلَّلۡنَا عَلَيۡهِمُ ٱلۡغَمَٰمَ وَأَنزَلۡنَا عَلَيۡهِمُ ٱلۡمَنَّ وَٱلسَّلۡوَىٰۖ كُلُواْ مِن طَيِّبَٰتِ مَا رَزَقۡنَٰكُمۡۚ وَمَا ظَلَمُونَا وَلَٰكِن كَانُوٓاْ أَنفُسَهُمۡ يَظۡلِمُونَ

Ve onları topluluklar olarak on iki boya böldük. Ve toplumu ondan su istediğinde Musa'ya: 'Asanla taşa vur' diye vahyetmiştik. Bunun üzerine ondan on iki pınar fışkırdı; her insanlar içecekleri yeri kesinlikle bildi. Ve onların üzerine bulutu gölgelendirdik ve onların üzerine man ve bıldırcın indirdik: 'Sizi rızıklandırdığımız şeyin temizlerinden yiyin.' Ve bize zulmetmediler, fakat kendi nefslerine zulmediyor idiler.

Şuara 26:63

·

Kuran-ı Kerim

فَأَوۡحَيۡنَآ إِلَىٰ مُوسَىٰٓ أَنِ ٱضۡرِب بِّعَصَاكَ ٱلۡبَحۡرَۖ فَٱنفَلَقَ فَكَانَ كُلُّ فِرۡقٖ كَٱلطَّوۡدِ ٱلۡعَظِيمِ

Bunun üzerine Musa'ya vahyettik: 'Asanla denize vur.' Bunun üzerine yarıldı ve her parça büyük dağ gibi oldu.

ضَرَبۡنَا

darebna

vurduk, vurmak, yola çıkmak, örnek vermek

Fiil
3

وَٱضۡرِبۡ

ve-drib

ve vur, vurmak, dövmek, örnek vermek

Fiil
3

ضَرَبُواْ

darebu

vurdular, vurmak, dövmek, örnek vermek

Fiil
3

يَضۡرِبُ

yadribu

vurur, vurmak, dövmek, örnek vermek

Fiil
3

يَضۡرِبُونَ

yadribune

vururlar, vurmak, dövmek, örnek vermek

Fiil
3

نَضۡرِبُهَا

nadribuha

vururuz, vurmak, dövmek, örnek vermek

Fiil
2

وَيَضۡرِبُ

ve-yadribu

ve vurur, vurmak, dövmek, örnek vermek

Fiil
2

وَضُرِبَتۡ

ve-duribet

ve vuruldu, vurmak, çarpmak, dövmek

Fiil
2

ضُرِبَ

duribe

vuruldu, vurmak, dövmek, örnek vermek

Fiil
2

فَضَرَبۡنَا

fe-darebna

böylece vurduk, vurmak, dövmek, örnek getirmek

Fiil
1

وَلۡيَضۡرِبۡنَ

ve-l-yadribne

ve vursunlar, vurmak, dövmek, örtmek

Fiil
1

يَضۡرِبۡنَ

yadribne

vururlar, vurmak, dövmek, örnek getirmek

Fiil
1

فَٱضۡرِبُواْ

fe-dribu

ve vurun, vurmak, dövmek, yola çıkmak, örnek vermek

Fiil
1

يَضۡرِبَ

yadribe

vurur, vurmak, dövmek, yola çıkmak, örnek vermek

Fiil
1

تَضۡرِبُواْ

tedribu

vurmanız, vurmak, dövmek, örnek vermek

Fiil
1

فَٱضۡرِب

fe-drib

ve vur, vurmak, dövmek, yola çıkmak

Fiil
1

ضَرَبَ

Lemma

darabevurdu

6

وَضَرَبَ

ve-darabeve vurdu

4

ضَرَبۡتُمۡ

darabtumvurdunuz

3

ٱضۡرِب

idribvur

3

Örnek Ayetler (3)

Bakara 2:60

·

Kuran-ı Kerim

۞وَإِذِ ٱسۡتَسۡقَىٰ مُوسَىٰ لِقَوۡمِهِۦ فَقُلۡنَا ٱضۡرِب بِّعَصَاكَ ٱلۡحَجَرَۖ فَٱنفَجَرَتۡ مِنۡهُ ٱثۡنَتَا عَشۡرَةَ عَيۡنٗاۖ قَدۡ عَلِمَ كُلُّ أُنَاسٖ مَّشۡرَبَهُمۡۖ كُلُواْ وَٱشۡرَبُواْ مِن رِّزۡقِ ٱللَّهِ وَلَا تَعۡثَوۡاْ فِي ٱلۡأَرۡضِ مُفۡسِدِينَ

Ve Musa kavmi için su istemişti, bunun üzerine demiştik: 'Asanla taşa vur.' Bunun üzerine ondan on iki pınar fışkırmıştı. Kesinlikle her insan grubu içeceği yeri bilmişti. 'Allah'ın rızkından yiyin ve için ve yeryüzünde bozguncular olarak taşkınlık yapmayın.'

A'raf 7:160

·

Kuran-ı Kerim

وَقَطَّعۡنَٰهُمُ ٱثۡنَتَيۡ عَشۡرَةَ أَسۡبَاطًا أُمَمٗاۚ وَأَوۡحَيۡنَآ إِلَىٰ مُوسَىٰٓ إِذِ ٱسۡتَسۡقَىٰهُ قَوۡمُهُۥٓ أَنِ ٱضۡرِب بِّعَصَاكَ ٱلۡحَجَرَۖ فَٱنۢبَجَسَتۡ مِنۡهُ ٱثۡنَتَا عَشۡرَةَ عَيۡنٗاۖ قَدۡ عَلِمَ كُلُّ أُنَاسٖ مَّشۡرَبَهُمۡۚ وَظَلَّلۡنَا عَلَيۡهِمُ ٱلۡغَمَٰمَ وَأَنزَلۡنَا عَلَيۡهِمُ ٱلۡمَنَّ وَٱلسَّلۡوَىٰۖ كُلُواْ مِن طَيِّبَٰتِ مَا رَزَقۡنَٰكُمۡۚ وَمَا ظَلَمُونَا وَلَٰكِن كَانُوٓاْ أَنفُسَهُمۡ يَظۡلِمُونَ

Ve onları topluluklar olarak on iki boya böldük. Ve toplumu ondan su istediğinde Musa'ya: 'Asanla taşa vur' diye vahyetmiştik. Bunun üzerine ondan on iki pınar fışkırdı; her insanlar içecekleri yeri kesinlikle bildi. Ve onların üzerine bulutu gölgelendirdik ve onların üzerine man ve bıldırcın indirdik: 'Sizi rızıklandırdığımız şeyin temizlerinden yiyin.' Ve bize zulmetmediler, fakat kendi nefslerine zulmediyor idiler.

Şuara 26:63

·

Kuran-ı Kerim

فَأَوۡحَيۡنَآ إِلَىٰ مُوسَىٰٓ أَنِ ٱضۡرِب بِّعَصَاكَ ٱلۡبَحۡرَۖ فَٱنفَلَقَ فَكَانَ كُلُّ فِرۡقٖ كَٱلطَّوۡدِ ٱلۡعَظِيمِ

Bunun üzerine Musa'ya vahyettik: 'Asanla denize vur.' Bunun üzerine yarıldı ve her parça büyük dağ gibi oldu.

ضَرَبۡنَا

darebnavurduk

3

وَٱضۡرِبۡ

ve-dribve vur

3

ضَرَبُواْ

darebuvurdular

3

يَضۡرِبُ

yadribuvurur

3

يَضۡرِبُونَ

yadribunevururlar

3

نَضۡرِبُهَا

nadribuhavururuz

2

وَيَضۡرِبُ

ve-yadribuve vurur

2

وَضُرِبَتۡ

ve-duribetve vuruldu

2

ضُرِبَ

duribevuruldu

2

فَضَرَبۡنَا

fe-darebnaböylece vurduk

1

وَلۡيَضۡرِبۡنَ

ve-l-yadribneve vursunlar

1

يَضۡرِبۡنَ

yadribnevururlar

1

فَٱضۡرِبُواْ

fe-dribuve vurun

1

يَضۡرِبَ

yadribevurur

1

تَضۡرِبُواْ

tedribuvurmanız

1

فَٱضۡرِب

fe-dribve vur

1
ض ر ب Kökü — Kelime Analizi | Vahiy.org