Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

س و ي

s-v-y — Kök Analizi

س و ي

83

Kullanım

7

Lemma

32

Türev

45

Anlam

7 lemma, 32 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

يَسۡتَوِي

Lemma

yestevi

eşit olur, düzlenmek, eşit olmak, denk olmak

Fiil
11

ٱسۡتَوَىٰ

isteva

düzlendi, düzlenmek, eşit olmak, kurulmak

Fiil
7

يَسۡتَوُۥنَ

yestevune

düzlenirler, düzlenmek, eşit olmak, denk olmak

Fiil
3

تَسۡتَوِي

testevi

düzlenir, düzlenmek, eşit olmak, denk olmak

Fiil
2

ٱسۡتَوَىٰٓ

isteva

düzlendi, düzlenmek, eşit olmak, yönelmek

Fiil
2

يَسۡتَوِيَانِ

yesteviyani

düzlenirler, düzlenmek, eşit olmak, denk olmak

Fiil
2

فَٱسۡتَوَىٰ

fe'steve

ve düzlendi, düzlenmek, eşit olmak, yönelmek

Fiil
2

يَسۡتَوِيٓ

yestevî

düzlenir, düzlenmek, eşit olmak, denk olmak

Fiil
1

لِتَسۡتَوُۥاْ

li-testevu

düzlenesiniz, düzlenmek, eşit olmak, kurulmak

Fiil
1

ٱسۡتَوَيۡتُمۡ

isteveytum

düzlendiniz, düzlenmek, eşit olmak, kurulmak

Fiil
1

ٱسۡتَوَيۡتَ

isteveyte

düzlendin, düzlenmek, yerleşmek, eşit olmak

Fiil
1

وَٱسۡتَوَىٰٓ

ve-steva

ve düzlendi, düzlenmek, eşit olmak, kurulmak

Fiil
1

وَٱسۡتَوَتۡ

ve'stevet

ve düzlendi, düzlenmek, eşit olmak, kurulmak

Fiil
1

سَوَآءٌ

Lemma

sevaun

düzlük, düzlük, eşitlik, denklik, orta

İsim
7

سَوَآءِ

sevai

düzlüğün, düzlük, eşitlik, orta, aynı

İsim
5

Örnek Ayetler (5)

Maide 5:60

·

Kuran-ı Kerim

قُلۡ هَلۡ أُنَبِّئُكُم بِشَرّٖ مِّن ذَٰلِكَ مَثُوبَةً عِندَ ٱللَّهِۚ مَن لَّعَنَهُ ٱللَّهُ وَغَضِبَ عَلَيۡهِ وَجَعَلَ مِنۡهُمُ ٱلۡقِرَدَةَ وَٱلۡخَنَازِيرَ وَعَبَدَ ٱلطَّـٰغُوتَۚ أُوْلَـٰٓئِكَ شَرّٞ مَّكَانٗا وَأَضَلُّ عَن سَوَآءِ ٱلسَّبِيلِ

De ki: 'Allah'ın katında karşılık olarak bundan daha kötüsünü size haber vereyim mi? Allah'ın lanetlediği, ona gazap ettiği, onlardan maymunlar ve domuzlar kıldığı ve taguta kulluk eden kimselerdir. İşte onlar yer bakımından daha kötüdür ve yolun doğrusundan daha sapkındır.'

Maide 5:77

·

Kuran-ı Kerim

قُلۡ يَـٰٓأَهۡلَ ٱلۡكِتَٰبِ لَا تَغۡلُواْ فِي دِينِكُمۡ غَيۡرَ ٱلۡحَقِّ وَلَا تَتَّبِعُوٓاْ أَهۡوَآءَ قَوۡمٖ قَدۡ ضَلُّواْ مِن قَبۡلُ وَأَضَلُّواْ كَثِيرٗا وَضَلُّواْ عَن سَوَآءِ ٱلسَّبِيلِ

De ki: 'Ey kitap ehli, dininizin içinde gerçek olmayanla aşırı gitmeyin. Ve önceden kesinlikle sapan, çoğunu saptıran ve yolun doğrusundan sapan bir topluluğun arzularına uymayın.'

Saffat 37:55

·

Kuran-ı Kerim

فَٱطَّلَعَ فَرَءَاهُ فِي سَوَآءِ ٱلۡجَحِيمِ

Bunun üzerine bakıp gördü, böylece onu cehennemin ortasının içinde gördü.

Sad 38:22

·

Kuran-ı Kerim

إِذۡ دَخَلُواْ عَلَىٰ دَاوُۥدَ فَفَزِعَ مِنۡهُمۡۖ قَالُواْ لَا تَخَفۡۖ خَصۡمَانِ بَغَىٰ بَعۡضُنَا عَلَىٰ بَعۡضٖ فَٱحۡكُم بَيۡنَنَا بِٱلۡحَقِّ وَلَا تُشۡطِطۡ وَٱهۡدِنَآ إِلَىٰ سَوَآءِ ٱلصِّرَٰطِ

Hani Davut'un yanına girmişlerdi, bunun üzerine onlardan korkmuştu. Dediler: 'Korkma, bazımız bazımızın üzerine azgınlık etmiş iki davacıyız. Böylece aramızda gerçek ile hükmet, haksızlık etme ve bizi yolun ortasına yönelt.'

Duhan 44:47

·

Kuran-ı Kerim

خُذُوهُ فَٱعۡتِلُوهُ إِلَىٰ سَوَآءِ ٱلۡجَحِيمِ

Onu tutun, böylece onu cehennemin ortasına sürükleyin.

سَوَآءَ

sevae

düzlüğü, düzlük, eşitlik, orta

İsim
4

سَوَآءٗ

sevaen

düzlüğü, düzlük, eşitlik, orta

İsim
4

سَوَآءٞ

sevaun

düzlük, düzlük, eşitlik, denklik

İsim
2

سَوَآءً

sevaen

düzlüğü, düzlük, eşitlik, orta

İsim
1

سَوَآءٖ

sevain

düzlüğün, düzlük, eşitlik, orta

İsim
1

يَسۡتَوِي

Lemma

yestevieşit olur

11

ٱسۡتَوَىٰ

istevadüzlendi

7

يَسۡتَوُۥنَ

yestevunedüzlenirler

3

تَسۡتَوِي

testevidüzlenir

2

ٱسۡتَوَىٰٓ

istevadüzlendi

2

يَسۡتَوِيَانِ

yesteviyanidüzlenirler

2

فَٱسۡتَوَىٰ

fe'steveve düzlendi

2

يَسۡتَوِيٓ

yestevîdüzlenir

1

لِتَسۡتَوُۥاْ

li-testevudüzlenesiniz

1

ٱسۡتَوَيۡتُمۡ

isteveytumdüzlendiniz

1

ٱسۡتَوَيۡتَ

isteveytedüzlendin

1

وَٱسۡتَوَىٰٓ

ve-stevave düzlendi

1

وَٱسۡتَوَتۡ

ve'stevetve düzlendi

1

سَوَآءٌ

Lemma

sevaundüzlük

7

سَوَآءِ

sevaidüzlüğün

5

Örnek Ayetler (5)

Maide 5:60

·

Kuran-ı Kerim

قُلۡ هَلۡ أُنَبِّئُكُم بِشَرّٖ مِّن ذَٰلِكَ مَثُوبَةً عِندَ ٱللَّهِۚ مَن لَّعَنَهُ ٱللَّهُ وَغَضِبَ عَلَيۡهِ وَجَعَلَ مِنۡهُمُ ٱلۡقِرَدَةَ وَٱلۡخَنَازِيرَ وَعَبَدَ ٱلطَّـٰغُوتَۚ أُوْلَـٰٓئِكَ شَرّٞ مَّكَانٗا وَأَضَلُّ عَن سَوَآءِ ٱلسَّبِيلِ

De ki: 'Allah'ın katında karşılık olarak bundan daha kötüsünü size haber vereyim mi? Allah'ın lanetlediği, ona gazap ettiği, onlardan maymunlar ve domuzlar kıldığı ve taguta kulluk eden kimselerdir. İşte onlar yer bakımından daha kötüdür ve yolun doğrusundan daha sapkındır.'

Maide 5:77

·

Kuran-ı Kerim

قُلۡ يَـٰٓأَهۡلَ ٱلۡكِتَٰبِ لَا تَغۡلُواْ فِي دِينِكُمۡ غَيۡرَ ٱلۡحَقِّ وَلَا تَتَّبِعُوٓاْ أَهۡوَآءَ قَوۡمٖ قَدۡ ضَلُّواْ مِن قَبۡلُ وَأَضَلُّواْ كَثِيرٗا وَضَلُّواْ عَن سَوَآءِ ٱلسَّبِيلِ

De ki: 'Ey kitap ehli, dininizin içinde gerçek olmayanla aşırı gitmeyin. Ve önceden kesinlikle sapan, çoğunu saptıran ve yolun doğrusundan sapan bir topluluğun arzularına uymayın.'

Saffat 37:55

·

Kuran-ı Kerim

فَٱطَّلَعَ فَرَءَاهُ فِي سَوَآءِ ٱلۡجَحِيمِ

Bunun üzerine bakıp gördü, böylece onu cehennemin ortasının içinde gördü.

Sad 38:22

·

Kuran-ı Kerim

إِذۡ دَخَلُواْ عَلَىٰ دَاوُۥدَ فَفَزِعَ مِنۡهُمۡۖ قَالُواْ لَا تَخَفۡۖ خَصۡمَانِ بَغَىٰ بَعۡضُنَا عَلَىٰ بَعۡضٖ فَٱحۡكُم بَيۡنَنَا بِٱلۡحَقِّ وَلَا تُشۡطِطۡ وَٱهۡدِنَآ إِلَىٰ سَوَآءِ ٱلصِّرَٰطِ

Hani Davut'un yanına girmişlerdi, bunun üzerine onlardan korkmuştu. Dediler: 'Korkma, bazımız bazımızın üzerine azgınlık etmiş iki davacıyız. Böylece aramızda gerçek ile hükmet, haksızlık etme ve bizi yolun ortasına yönelt.'

Duhan 44:47

·

Kuran-ı Kerim

خُذُوهُ فَٱعۡتِلُوهُ إِلَىٰ سَوَآءِ ٱلۡجَحِيمِ

Onu tutun, böylece onu cehennemin ortasına sürükleyin.

سَوَآءَ

sevaedüzlüğü

4

سَوَآءٗ

sevaendüzlüğü

4

سَوَآءٞ

sevaundüzlük

2

سَوَآءً

sevaendüzlüğü

1

سَوَآءٖ

sevaindüzlüğün

1