Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

س م ع

s-m-c — Kök Analizi

س م ع

181

Kullanım

11

Lemma

57

Türev

77

Anlam

11 lemma, 57 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

يَسۡمَعُونَ

Lemma

yesme'une

işitirler, işitmek, dinlemek, kabul etmek

Fiil
19

سَمِعۡنَا

semi'na

işittik, işitmek, dinlemek, kabul etmek

Fiil
16

سَمِعُواْ

semi'u

işittiler, işitmek, dinlemek, kabul etmek

Fiil
6

يَسۡمَعُ

yesme'u

işitir, işitmek, işitir, dinlemek, kabul etmek

Fiil
5

وَٱسۡمَعُواْ

ve-sme'u

ve işitin, işitmek, dinlemek, itaat etmek

Fiil
4

تَسۡمَعُ

tesme'u

işitirsin, işitmek, dinlemek, kabul etmek

Fiil
3

وَٱسۡمَعۡ

ve-sma'

ve işit, işitmek, dinlemek, kabul etmek

Fiil
2

يَسۡمَعُواْ

yesme'u

işitirler, işitmek, dinlemek, kabul etmek

Fiil
2

يَسۡمَعۡهَا

yesme'ha

onu işitir, işitmek, dinlemek, kabul etmek

Fiil
2

Örnek Ayetler (2)

Lokman 31:7

·

Kuran-ı Kerim

وَإِذَا تُتۡلَىٰ عَلَيۡهِ ءَايَٰتُنَا وَلَّىٰ مُسۡتَكۡبِرٗا كَأَن لَّمۡ يَسۡمَعۡهَا كَأَنَّ فِيٓ أُذُنَيۡهِ وَقۡرٗاۖ فَبَشِّرۡهُ بِعَذَابٍ أَلِيمٍ

Ve ona bizim işaretlerimiz okunduğunda, sanki onu işitmemiş gibi, sanki iki kulağında bir ağırlık varmış gibi büyüklük taslayarak döner. Böylece onu acı verici bir azapla müjdele.

Casiye 45:8

·

Kuran-ı Kerim

يَسۡمَعُ ءَايَٰتِ ٱللَّهِ تُتۡلَىٰ عَلَيۡهِ ثُمَّ يُصِرُّ مُسۡتَكۡبِرٗا كَأَن لَّمۡ يَسۡمَعۡهَاۖ فَبَشِّرۡهُ بِعَذَابٍ أَلِيمٖ

Allah'ın ayetlerinin kendisine okunduğunu işitir, sonra sanki onları işitmemiş gibi büyüklük taslayarak direnir. O halde onu acı verici bir azapla müjdele.

سَمِعۡتُمُوهُ

semi'tumuhu

onu işittiniz, işitmek, duymak, kabul etmek

Fiil
2

سَمِعَ

semi'a

işitti, işitmek, dinlemek, kabul etmek

Fiil
2

تَسۡمَعُونَ

tesme'une

işitirsiniz, işitmek, dinlemek, kabul etmek

Fiil
2

نَسۡمَعُ

nesme'u

işitiriz, işitmek, dinlemek, kabul etmek

Fiil
2

تَسۡمَعۡ

tesma'

işitirsin, işitmek, dinlemek, kabul etmek

Fiil
1

يَسۡمَعُونَكُمۡ

yesme'unekum

sizi işitirler, işitmek, dinlemek, kabul etmek

Fiil
1

يَسۡمَعَ

yesme'a

işitsin, işitmek, dinlemek, itaat etmek

Fiil
1

سَمِعۡتُمۡ

semi'tum

işittiniz, işitmek, duymak, dinlemek

Fiil
1

وَلَتَسۡمَعُنَّ

ve-letesme'unne

ve kesinlikle işiteceksiniz, işitmek, dinlemek, kabul etmek

Fiil
1

وَسَمِعۡنَا

ve-semi'na

ve işittik, işitmek, dinlemek, kabul etmek

Fiil
1

أَسۡمَعُ

esme'u

işitirim, işitmek, duymak, dinlemek

Fiil
1

يَسۡمَعُونَ

Lemma

yesme'uneişitirler

19

سَمِعۡنَا

semi'naişittik

16

سَمِعُواْ

semi'uişittiler

6

يَسۡمَعُ

yesme'uişitir

5

وَٱسۡمَعُواْ

ve-sme'uve işitin

4

تَسۡمَعُ

tesme'uişitirsin

3

وَٱسۡمَعۡ

ve-sma've işit

2

يَسۡمَعُواْ

yesme'uişitirler

2

يَسۡمَعۡهَا

yesme'haonu işitir

2

Örnek Ayetler (2)

Lokman 31:7

·

Kuran-ı Kerim

وَإِذَا تُتۡلَىٰ عَلَيۡهِ ءَايَٰتُنَا وَلَّىٰ مُسۡتَكۡبِرٗا كَأَن لَّمۡ يَسۡمَعۡهَا كَأَنَّ فِيٓ أُذُنَيۡهِ وَقۡرٗاۖ فَبَشِّرۡهُ بِعَذَابٍ أَلِيمٍ

Ve ona bizim işaretlerimiz okunduğunda, sanki onu işitmemiş gibi, sanki iki kulağında bir ağırlık varmış gibi büyüklük taslayarak döner. Böylece onu acı verici bir azapla müjdele.

Casiye 45:8

·

Kuran-ı Kerim

يَسۡمَعُ ءَايَٰتِ ٱللَّهِ تُتۡلَىٰ عَلَيۡهِ ثُمَّ يُصِرُّ مُسۡتَكۡبِرٗا كَأَن لَّمۡ يَسۡمَعۡهَاۖ فَبَشِّرۡهُ بِعَذَابٍ أَلِيمٖ

Allah'ın ayetlerinin kendisine okunduğunu işitir, sonra sanki onları işitmemiş gibi büyüklük taslayarak direnir. O halde onu acı verici bir azapla müjdele.

سَمِعۡتُمُوهُ

semi'tumuhuonu işittiniz

2

سَمِعَ

semi'aişitti

2

تَسۡمَعُونَ

tesme'uneişitirsiniz

2

نَسۡمَعُ

nesme'uişitiriz

2

تَسۡمَعۡ

tesma'işitirsin

1

يَسۡمَعُونَكُمۡ

yesme'unekumsizi işitirler

1

يَسۡمَعَ

yesme'aişitsin

1

سَمِعۡتُمۡ

semi'tumişittiniz

1

وَلَتَسۡمَعُنَّ

ve-letesme'unneve kesinlikle işiteceksiniz

1

وَسَمِعۡنَا

ve-semi'nave işittik

1

أَسۡمَعُ

esme'uişitirim

1