Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

س م ع

s-m-c — Kök Analizi

س م ع

181

Kullanım

11

Lemma

57

Türev

77

Anlam

11 lemma, 57 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

يَسۡمَعُونَ

Lemma

yesme'une

işitirler, işitmek, dinlemek, kabul etmek

Fiil
19

سَمِعۡنَا

semi'na

işittik, işitmek, dinlemek, kabul etmek

Fiil
16

Örnek Ayetler (4 / 16)

Bakara 2:93

·

Kuran-ı Kerim

وَإِذۡ أَخَذۡنَا مِيثَٰقَكُمۡ وَرَفَعۡنَا فَوۡقَكُمُ ٱلطُّورَ خُذُواْ مَآ ءَاتَيۡنَٰكُم بِقُوَّةٖ وَٱسۡمَعُواْۖ قَالُواْ سَمِعۡنَا وَعَصَيۡنَا وَأُشۡرِبُواْ فِي قُلُوبِهِمُ ٱلۡعِجۡلَ بِكُفۡرِهِمۡۚ قُلۡ بِئۡسَمَا يَأۡمُرُكُم بِهِۦٓ إِيمَٰنُكُمۡ إِن كُنتُم مُّؤۡمِنِينَ

Ve hani sözünüzü almıştık ve dağı üzerinize kaldırmıştık: 'Size verdiğimiz şeyi kuvvetle alın ve işitin.' Dediler: 'İşittik ve isyan ettik.' Ve örtmeleri sebebiyle kalplerinin içine buzağı içirildiler. De ki: 'Eğer inananlar idiyseniz, inancınızın size onu emrettiği şey ne kötüdür!'

Bakara 2:285

·

Kuran-ı Kerim

ءَامَنَ ٱلرَّسُولُ بِمَآ أُنزِلَ إِلَيۡهِ مِن رَّبِّهِۦ وَٱلۡمُؤۡمِنُونَۚ كُلٌّ ءَامَنَ بِٱللَّهِ وَمَلَـٰٓئِكَتِهِۦ وَكُتُبِهِۦ وَرُسُلِهِۦ لَا نُفَرِّقُ بَيۡنَ أَحَدٖ مِّن رُّسُلِهِۦۚ وَقَالُواْ سَمِعۡنَا وَأَطَعۡنَاۖ غُفۡرَانَكَ رَبَّنَا وَإِلَيۡكَ ٱلۡمَصِيرُ

Resul, Rabbinden kendisine indirilene inandı ve inananlar da. Hepsi Allah'a, meleklerine, kitaplarına ve resullerine inandı. O'nun resullerinden hiçbirinin arasını ayırmayız. Ve dediler: 'İşittik ve itaat ettik. Örtmeni dileriz Rabbimiz ve dönüş Sanadır.'

Ali İmran 3:193

·

Kuran-ı Kerim

رَّبَّنَآ إِنَّنَا سَمِعۡنَا مُنَادِيٗا يُنَادِي لِلۡإِيمَٰنِ أَنۡ ءَامِنُواْ بِرَبِّكُمۡ فَـَٔامَنَّاۚ رَبَّنَا فَٱغۡفِرۡ لَنَا ذُنُوبَنَا وَكَفِّرۡ عَنَّا سَيِّـَٔاتِنَا وَتَوَفَّنَا مَعَ ٱلۡأَبۡرَارِ

Rabbimiz, şüphesiz biz inanca, 'Rabbinize inanın' diye seslenen bir sesleneni işittik, bunun üzerine inandık. Rabbimiz, günahlarımızı ört, kötülüklerimizi bizden ört ve bizi iyilerle beraber vefat ettir.

Nisa 4:46

·

Kuran-ı Kerim

مِّنَ ٱلَّذِينَ هَادُواْ يُحَرِّفُونَ ٱلۡكَلِمَ عَن مَّوَاضِعِهِۦ وَيَقُولُونَ سَمِعۡنَا وَعَصَيۡنَا وَٱسۡمَعۡ غَيۡرَ مُسۡمَعٖ وَرَٰعِنَا لَيَّۢا بِأَلۡسِنَتِهِمۡ وَطَعۡنٗا فِي ٱلدِّينِۚ وَلَوۡ أَنَّهُمۡ قَالُواْ سَمِعۡنَا وَأَطَعۡنَا وَٱسۡمَعۡ وَٱنظُرۡنَا لَكَانَ خَيۡرٗا لَّهُمۡ وَأَقۡوَمَ وَلَٰكِن لَّعَنَهُمُ ٱللَّهُ بِكُفۡرِهِمۡ فَلَا يُؤۡمِنُونَ إِلَّا قَلِيلٗا

Dönen kimselerden kelimeleri onun yerlerinden saptırırlar ve dillerini bükerek ve dinin içinde bir yerme olarak 'işittik ve isyan ettik', 'işitilmiş olmadan işit' ve 'bizi gözet' derler. Ve eğer onlar 'işittik ve itaat ettik', 'işit ve bize bak' deselerdi onlar için daha iyi ve daha doğru olurdu. Ve ancak Allah onların örtmeleri sebebiyle onları lanetledi, böylece azı hariç inanmazlar.

Tüm 16 kullanımı gör

سَمِعُواْ

semi'u

işittiler, işitmek, dinlemek, kabul etmek

Fiil
6

يَسۡمَعُ

yesme'u

işitir, işitmek, işitir, dinlemek, kabul etmek

Fiil
5

وَٱسۡمَعُواْ

ve-sme'u

ve işitin, işitmek, dinlemek, itaat etmek

Fiil
4

تَسۡمَعُ

tesme'u

işitirsin, işitmek, dinlemek, kabul etmek

Fiil
3

وَٱسۡمَعۡ

ve-sma'

ve işit, işitmek, dinlemek, kabul etmek

Fiil
2

يَسۡمَعُواْ

yesme'u

işitirler, işitmek, dinlemek, kabul etmek

Fiil
2

يَسۡمَعۡهَا

yesme'ha

onu işitir, işitmek, dinlemek, kabul etmek

Fiil
2

سَمِعۡتُمُوهُ

semi'tumuhu

onu işittiniz, işitmek, duymak, kabul etmek

Fiil
2

سَمِعَ

semi'a

işitti, işitmek, dinlemek, kabul etmek

Fiil
2

تَسۡمَعُونَ

tesme'une

işitirsiniz, işitmek, dinlemek, kabul etmek

Fiil
2

نَسۡمَعُ

nesme'u

işitiriz, işitmek, dinlemek, kabul etmek

Fiil
2

تَسۡمَعۡ

tesma'

işitirsin, işitmek, dinlemek, kabul etmek

Fiil
1

يَسۡمَعُونَكُمۡ

yesme'unekum

sizi işitirler, işitmek, dinlemek, kabul etmek

Fiil
1

يَسۡمَعَ

yesme'a

işitsin, işitmek, dinlemek, itaat etmek

Fiil
1

سَمِعۡتُمۡ

semi'tum

işittiniz, işitmek, duymak, dinlemek

Fiil
1

وَلَتَسۡمَعُنَّ

ve-letesme'unne

ve kesinlikle işiteceksiniz, işitmek, dinlemek, kabul etmek

Fiil
1

وَسَمِعۡنَا

ve-semi'na

ve işittik, işitmek, dinlemek, kabul etmek

Fiil
1

أَسۡمَعُ

esme'u

işitirim, işitmek, duymak, dinlemek

Fiil
1

يَسۡمَعُونَ

Lemma

yesme'uneişitirler

19

سَمِعۡنَا

semi'naişittik

16

Örnek Ayetler (4 / 16)

Bakara 2:93

·

Kuran-ı Kerim

وَإِذۡ أَخَذۡنَا مِيثَٰقَكُمۡ وَرَفَعۡنَا فَوۡقَكُمُ ٱلطُّورَ خُذُواْ مَآ ءَاتَيۡنَٰكُم بِقُوَّةٖ وَٱسۡمَعُواْۖ قَالُواْ سَمِعۡنَا وَعَصَيۡنَا وَأُشۡرِبُواْ فِي قُلُوبِهِمُ ٱلۡعِجۡلَ بِكُفۡرِهِمۡۚ قُلۡ بِئۡسَمَا يَأۡمُرُكُم بِهِۦٓ إِيمَٰنُكُمۡ إِن كُنتُم مُّؤۡمِنِينَ

Ve hani sözünüzü almıştık ve dağı üzerinize kaldırmıştık: 'Size verdiğimiz şeyi kuvvetle alın ve işitin.' Dediler: 'İşittik ve isyan ettik.' Ve örtmeleri sebebiyle kalplerinin içine buzağı içirildiler. De ki: 'Eğer inananlar idiyseniz, inancınızın size onu emrettiği şey ne kötüdür!'

Bakara 2:285

·

Kuran-ı Kerim

ءَامَنَ ٱلرَّسُولُ بِمَآ أُنزِلَ إِلَيۡهِ مِن رَّبِّهِۦ وَٱلۡمُؤۡمِنُونَۚ كُلٌّ ءَامَنَ بِٱللَّهِ وَمَلَـٰٓئِكَتِهِۦ وَكُتُبِهِۦ وَرُسُلِهِۦ لَا نُفَرِّقُ بَيۡنَ أَحَدٖ مِّن رُّسُلِهِۦۚ وَقَالُواْ سَمِعۡنَا وَأَطَعۡنَاۖ غُفۡرَانَكَ رَبَّنَا وَإِلَيۡكَ ٱلۡمَصِيرُ

Resul, Rabbinden kendisine indirilene inandı ve inananlar da. Hepsi Allah'a, meleklerine, kitaplarına ve resullerine inandı. O'nun resullerinden hiçbirinin arasını ayırmayız. Ve dediler: 'İşittik ve itaat ettik. Örtmeni dileriz Rabbimiz ve dönüş Sanadır.'

Ali İmran 3:193

·

Kuran-ı Kerim

رَّبَّنَآ إِنَّنَا سَمِعۡنَا مُنَادِيٗا يُنَادِي لِلۡإِيمَٰنِ أَنۡ ءَامِنُواْ بِرَبِّكُمۡ فَـَٔامَنَّاۚ رَبَّنَا فَٱغۡفِرۡ لَنَا ذُنُوبَنَا وَكَفِّرۡ عَنَّا سَيِّـَٔاتِنَا وَتَوَفَّنَا مَعَ ٱلۡأَبۡرَارِ

Rabbimiz, şüphesiz biz inanca, 'Rabbinize inanın' diye seslenen bir sesleneni işittik, bunun üzerine inandık. Rabbimiz, günahlarımızı ört, kötülüklerimizi bizden ört ve bizi iyilerle beraber vefat ettir.

Nisa 4:46

·

Kuran-ı Kerim

مِّنَ ٱلَّذِينَ هَادُواْ يُحَرِّفُونَ ٱلۡكَلِمَ عَن مَّوَاضِعِهِۦ وَيَقُولُونَ سَمِعۡنَا وَعَصَيۡنَا وَٱسۡمَعۡ غَيۡرَ مُسۡمَعٖ وَرَٰعِنَا لَيَّۢا بِأَلۡسِنَتِهِمۡ وَطَعۡنٗا فِي ٱلدِّينِۚ وَلَوۡ أَنَّهُمۡ قَالُواْ سَمِعۡنَا وَأَطَعۡنَا وَٱسۡمَعۡ وَٱنظُرۡنَا لَكَانَ خَيۡرٗا لَّهُمۡ وَأَقۡوَمَ وَلَٰكِن لَّعَنَهُمُ ٱللَّهُ بِكُفۡرِهِمۡ فَلَا يُؤۡمِنُونَ إِلَّا قَلِيلٗا

Dönen kimselerden kelimeleri onun yerlerinden saptırırlar ve dillerini bükerek ve dinin içinde bir yerme olarak 'işittik ve isyan ettik', 'işitilmiş olmadan işit' ve 'bizi gözet' derler. Ve eğer onlar 'işittik ve itaat ettik', 'işit ve bize bak' deselerdi onlar için daha iyi ve daha doğru olurdu. Ve ancak Allah onların örtmeleri sebebiyle onları lanetledi, böylece azı hariç inanmazlar.

Tüm 16 kullanımı gör

سَمِعُواْ

semi'uişittiler

6

يَسۡمَعُ

yesme'uişitir

5

وَٱسۡمَعُواْ

ve-sme'uve işitin

4

تَسۡمَعُ

tesme'uişitirsin

3

وَٱسۡمَعۡ

ve-sma've işit

2

يَسۡمَعُواْ

yesme'uişitirler

2

يَسۡمَعۡهَا

yesme'haonu işitir

2

سَمِعۡتُمُوهُ

semi'tumuhuonu işittiniz

2

سَمِعَ

semi'aişitti

2

تَسۡمَعُونَ

tesme'uneişitirsiniz

2

نَسۡمَعُ

nesme'uişitiriz

2

تَسۡمَعۡ

tesma'işitirsin

1

يَسۡمَعُونَكُمۡ

yesme'unekumsizi işitirler

1

يَسۡمَعَ

yesme'aişitsin

1

سَمِعۡتُمۡ

semi'tumişittiniz

1

وَلَتَسۡمَعُنَّ

ve-letesme'unneve kesinlikle işiteceksiniz

1

وَسَمِعۡنَا

ve-semi'nave işittik

1

أَسۡمَعُ

esme'uişitirim

1