513
Kullanım
7
Lemma
140
Türev
130
Anlam
7 lemma, 140 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
رَسُولٌ | resulun | salıverilmiş, salıverilmiş, elçi, haberci | İsim | 6 | ||
رُسُلَنَا | rusulena | gönderilenlerimizi, gönderilen, elçi, mesaj taşıyan | İsim | 6 | ||
رَّسُولٍ | resulin | gönderilenin, gönderilen, elçi, mesaj taşıyan | İsim | 6 | ||
Örnek Ayetler (5 / 6) Nisa 4:64 · Kuran-ı Kerim وَمَآ أَرۡسَلۡنَا مِن رَّسُولٍ إِلَّا لِيُطَاعَ بِإِذۡنِ ٱللَّهِۚ وَلَوۡ أَنَّهُمۡ إِذ ظَّلَمُوٓاْ أَنفُسَهُمۡ جَآءُوكَ فَٱسۡتَغۡفَرُواْ ٱللَّهَ وَٱسۡتَغۡفَرَ لَهُمُ ٱلرَّسُولُ لَوَجَدُواْ ٱللَّهَ تَوَّابٗا رَّحِيمٗا Ve biz Allah'ın izniyle itaat edilmesi hariç hiçbir resul göndermedik. Ve eğer onlar nefslerine zulmettikleri zaman sana gelselerdi ve Allah'tan örtülme isteselerdi ve resul onlar için örtülme isteseydi Allah'ı Dönüşü Kabul Eden, Merhameti Kesintisiz bulurlardı. İbrahim 14:4 · Kuran-ı Kerim وَمَآ أَرۡسَلۡنَا مِن رَّسُولٍ إِلَّا بِلِسَانِ قَوۡمِهِۦ لِيُبَيِّنَ لَهُمۡۖ فَيُضِلُّ ٱللَّهُ مَن يَشَآءُ وَيَهۡدِي مَن يَشَآءُۚ وَهُوَ ٱلۡعَزِيزُ ٱلۡحَكِيمُ Ve onlara açıklasın diye kendi kavminin dilinden başka hiçbir resul göndermedik. Bunun üzerine Allah dilediği kimseyi saptırır ve dilediği kimseye yol gösterir. Ve O, Üstün'dür, Hikmetli'dir. Hicr 15:11 · Kuran-ı Kerim وَمَا يَأۡتِيهِم مِّن رَّسُولٍ إِلَّا كَانُواْ بِهِۦ يَسۡتَهۡزِءُونَ Ve onlara bir resul gelmez, onunla alay ediyor olmaları hariç. Enbiya 21:25 · Kuran-ı Kerim وَمَآ أَرۡسَلۡنَا مِن قَبۡلِكَ مِن رَّسُولٍ إِلَّا نُوحِيٓ إِلَيۡهِ أَنَّهُۥ لَآ إِلَٰهَ إِلَّآ أَنَا۠ فَٱعۡبُدُونِ Ve senden önce hiçbir resul göndermedik, ancak ona 'Benden başka ilah yoktur, öyleyse Bana kulluk edin' diye vahyederiz. Yasin 36:30 · Kuran-ı Kerim يَٰحَسۡرَةً عَلَى ٱلۡعِبَادِۚ مَا يَأۡتِيهِم مِّن رَّسُولٍ إِلَّا كَانُواْ بِهِۦ يَسۡتَهۡزِءُونَ Kulların üzerine ne yazık! Onlara hiçbir resul gelmez ki onunla alay ediyor olmasınlar. | ||||||
وَرَسُولَهُۥٓ | ve-resulehu | ve gönderilenini, gönderilen, elçi, haberci | İsim | 5 | ||
رُسُلُنَا | rusuluna | elçilerimiz, elçi, haberci | İsim | 5 | ||
ٱلرُّسُلَ | er-rusule | elçileri, elçi, haberci | İsim | 5 | ||
رَسُولَ | resule | elçiyi, elçi, haberci, mesaj taşıyan | İsim | 5 | ||
رَسُولِ | resuli | salıverilmişin, salıverilmiş, gönderilmiş, elçi | İsim | 4 | ||
رُسُلٗا | rusulen | salıverilmişleri, salıverilmişler, elçiler, peygamberler | İsim | 4 | ||
رَّسُولٗا | resulen | elçi, elçi, haberci, gönderilen | İsim | 4 | ||
رُسُلُ | rusulu | salıverilmişler, salıverilmiş, elçi, mesaj taşıyan | İsim | 4 | ||
وَٱلرَّسُولَ | ve'r-resule | ve elçiyi, elçi, gönderilen, mesaj | İsim | 4 | ||
وَرَسُولُهُۥٓ | ve-resuluhu | ve elçisi, gönderilen, elçi, mesaj taşıyan | İsim | 4 | ||
لِرَسُولٍ | li-resulin | elçi için, gönderilen, haberci, elçi | İsim | 3 | ||
رُسُلًا | rusulen | elçiler, elçi, haberci, gönderilen | İsim | 3 | ||
رَسُولَهُۥ | resulehu | onun elçisi, gönderilen, mesaj taşıyan, elçi | İsim | 3 | ||
وَٱلرَّسُولِ | ve-el-resuli | ve salıverilmişin, salıverilmiş, elçi, haberci | İsim | 3 | ||
وَلِلرَّسُولِ | ve-li'r-resuli | ve salıverilmişe, salıverilmiş, elçi, mesaj taşıyan | İsim | 3 | ||
بِرُسُلٖ | bi-rusulin | salıverilmişler ile, salıverilmiş, elçi, haberci | İsim | 3 | ||
رَسُولٖ | resulin | elçinin, elçi, haberci, gönderilen | İsim | 2 | ||
Örnek Ayetler (5 / 6)
Şuara 26:107
·
Kuran-ı Kerim
إِنِّي لَكُمۡ رَسُولٌ أَمِينٞ
Şüphesiz ben sizin için güvenilir bir resulum.
Şuara 26:125
·
Kuran-ı Kerim
إِنِّي لَكُمۡ رَسُولٌ أَمِينٞ
Şüphesiz ben sizin için güvenilir bir resulum.
Şuara 26:143
·
Kuran-ı Kerim
إِنِّي لَكُمۡ رَسُولٌ أَمِينٞ
Şüphesiz ben sizin için güvenilir bir resulüm.
Şuara 26:162
·
Kuran-ı Kerim
إِنِّي لَكُمۡ رَسُولٌ أَمِينٞ
Şüphesiz ben sizin için güvenilir bir resulum.
Şuara 26:178
·
Kuran-ı Kerim
إِنِّي لَكُمۡ رَسُولٌ أَمِينٞ
Şüphesiz ben sizin için güvenilir bir resulum.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Yunus 10:21
·
Kuran-ı Kerim
وَإِذَآ أَذَقۡنَا ٱلنَّاسَ رَحۡمَةٗ مِّنۢ بَعۡدِ ضَرَّآءَ مَسَّتۡهُمۡ إِذَا لَهُم مَّكۡرٞ فِيٓ ءَايَاتِنَاۚ قُلِ ٱللَّهُ أَسۡرَعُ مَكۡرًاۚ إِنَّ رُسُلَنَا يَكۡتُبُونَ مَا تَمۡكُرُونَ
Ve onlara dokunan bir zorluktan sonra insanlara bir merhamet tattırdığımız zaman, bir de bakarsın ayetlerimiz hakkında onların bir tuzağı vardır. De ki: 'Allah tuzak bakımından daha hızlıdır.' Şüphesiz resullerimiz tuzak kurduğunuz şeyi yazarlar.
Yunus 10:103
·
Kuran-ı Kerim
ثُمَّ نُنَجِّي رُسُلَنَا وَٱلَّذِينَ ءَامَنُواْۚ كَذَٰلِكَ حَقًّا عَلَيۡنَا نُنجِ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ
Sonra resullerimizi ve inanan kimseleri kurtarırız. Böylece üzerimize gerçek olarak inananları kurtarırız.
Mü'minun 23:44
·
Kuran-ı Kerim
ثُمَّ أَرۡسَلۡنَا رُسُلَنَا تَتۡرَاۖ كُلَّ مَا جَآءَ أُمَّةٗ رَّسُولُهَا كَذَّبُوهُۖ فَأَتۡبَعۡنَا بَعۡضَهُم بَعۡضٗا وَجَعَلۡنَٰهُمۡ أَحَادِيثَۚ فَبُعۡدٗا لِّقَوۡمٖ لَّا يُؤۡمِنُونَ
Sonra resullerimizi art arda gönderdik. Bir ümmete onun resulü her geldiği zaman onu yalanladılar, bunun üzerine onların bazısını bazısına tabi kıldık ve onları efsaneler kıldık. Bunun üzerine inanan olmayan bir kavme uzaklık olsun!
Mü'min 40:51
·
Kuran-ı Kerim
إِنَّا لَنَنصُرُ رُسُلَنَا وَٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ فِي ٱلۡحَيَوٰةِ ٱلدُّنۡيَا وَيَوۡمَ يَقُومُ ٱلۡأَشۡهَٰدُ
Şüphesiz biz elçilerimize ve inanan kimselere dünya hayatı içinde ve tanıkların kalktığı günde kesinlikle yardım ederiz.
Mü'min 40:70
·
Kuran-ı Kerim
ٱلَّذِينَ كَذَّبُواْ بِٱلۡكِتَٰبِ وَبِمَآ أَرۡسَلۡنَا بِهِۦ رُسُلَنَاۖ فَسَوۡفَ يَعۡلَمُونَ
Kitabı ve onunla elçilerimizi gönderdiğimiz şeyi yalanlayanlar; bunun üzerine ileride bilecekler.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Nisa 4:64
·
Kuran-ı Kerim
وَمَآ أَرۡسَلۡنَا مِن رَّسُولٍ إِلَّا لِيُطَاعَ بِإِذۡنِ ٱللَّهِۚ وَلَوۡ أَنَّهُمۡ إِذ ظَّلَمُوٓاْ أَنفُسَهُمۡ جَآءُوكَ فَٱسۡتَغۡفَرُواْ ٱللَّهَ وَٱسۡتَغۡفَرَ لَهُمُ ٱلرَّسُولُ لَوَجَدُواْ ٱللَّهَ تَوَّابٗا رَّحِيمٗا
Ve biz Allah'ın izniyle itaat edilmesi hariç hiçbir resul göndermedik. Ve eğer onlar nefslerine zulmettikleri zaman sana gelselerdi ve Allah'tan örtülme isteselerdi ve resul onlar için örtülme isteseydi Allah'ı Dönüşü Kabul Eden, Merhameti Kesintisiz bulurlardı.
İbrahim 14:4
·
Kuran-ı Kerim
وَمَآ أَرۡسَلۡنَا مِن رَّسُولٍ إِلَّا بِلِسَانِ قَوۡمِهِۦ لِيُبَيِّنَ لَهُمۡۖ فَيُضِلُّ ٱللَّهُ مَن يَشَآءُ وَيَهۡدِي مَن يَشَآءُۚ وَهُوَ ٱلۡعَزِيزُ ٱلۡحَكِيمُ
Ve onlara açıklasın diye kendi kavminin dilinden başka hiçbir resul göndermedik. Bunun üzerine Allah dilediği kimseyi saptırır ve dilediği kimseye yol gösterir. Ve O, Üstün'dür, Hikmetli'dir.
Hicr 15:11
·
Kuran-ı Kerim
وَمَا يَأۡتِيهِم مِّن رَّسُولٍ إِلَّا كَانُواْ بِهِۦ يَسۡتَهۡزِءُونَ
Ve onlara bir resul gelmez, onunla alay ediyor olmaları hariç.
Enbiya 21:25
·
Kuran-ı Kerim
وَمَآ أَرۡسَلۡنَا مِن قَبۡلِكَ مِن رَّسُولٍ إِلَّا نُوحِيٓ إِلَيۡهِ أَنَّهُۥ لَآ إِلَٰهَ إِلَّآ أَنَا۠ فَٱعۡبُدُونِ
Ve senden önce hiçbir resul göndermedik, ancak ona 'Benden başka ilah yoktur, öyleyse Bana kulluk edin' diye vahyederiz.
Yasin 36:30
·
Kuran-ı Kerim
يَٰحَسۡرَةً عَلَى ٱلۡعِبَادِۚ مَا يَأۡتِيهِم مِّن رَّسُولٍ إِلَّا كَانُواْ بِهِۦ يَسۡتَهۡزِءُونَ
Kulların üzerine ne yazık! Onlara hiçbir resul gelmez ki onunla alay ediyor olmasınlar.
Örnek Ayetler (5)
Enfal 8:1
·
Kuran-ı Kerim
يَسۡـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلۡأَنفَالِۖ قُلِ ٱلۡأَنفَالُ لِلَّهِ وَٱلرَّسُولِۖ فَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ وَأَصۡلِحُواْ ذَاتَ بَيۡنِكُمۡۖ وَأَطِيعُواْ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥٓ إِن كُنتُم مُّؤۡمِنِينَ
Sana ganimetleri soruyorlar. De ki: 'Ganimetler Allah'ındır ve resulündür.' Bunun üzerine Allah'tan sakının ve aranızdaki durumu düzeltin. Ve Allah'a ve O'nun resulüne itaat edin, eğer inananlarsanız.
Tevbe 9:71
·
Kuran-ı Kerim
وَٱلۡمُؤۡمِنُونَ وَٱلۡمُؤۡمِنَٰتُ بَعۡضُهُمۡ أَوۡلِيَآءُ بَعۡضٖۚ يَأۡمُرُونَ بِٱلۡمَعۡرُوفِ وَيَنۡهَوۡنَ عَنِ ٱلۡمُنكَرِ وَيُقِيمُونَ ٱلصَّلَوٰةَ وَيُؤۡتُونَ ٱلزَّكَوٰةَ وَيُطِيعُونَ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥٓۚ أُوْلَـٰٓئِكَ سَيَرۡحَمُهُمُ ٱللَّهُۗ إِنَّ ٱللَّهَ عَزِيزٌ حَكِيمٞ
Ve inanan erkekler ve inanan kadınlar birbirlerinin koruyucularıdır. İyiliği emrederler ve kötülükten alıkoyarlar, salatı ayağa kaldırırlar, zekatı verirler ve Allah'a ve O'nun resulüne itaat ederler. İşte onlar, Allah onlara merhamet edecektir. Şüphesiz Allah Üstündür, Hikmetlidir.
Ahzab 33:33
·
Kuran-ı Kerim
وَقَرۡنَ فِي بُيُوتِكُنَّ وَلَا تَبَرَّجۡنَ تَبَرُّجَ ٱلۡجَٰهِلِيَّةِ ٱلۡأُولَىٰۖ وَأَقِمۡنَ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتِينَ ٱلزَّكَوٰةَ وَأَطِعۡنَ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥٓۚ إِنَّمَا يُرِيدُ ٱللَّهُ لِيُذۡهِبَ عَنكُمُ ٱلرِّجۡسَ أَهۡلَ ٱلۡبَيۡتِ وَيُطَهِّرَكُمۡ تَطۡهِيرٗا
Ve evlerinizde durun ve ilk bilgisizlik açılıp saçılması gibi açılıp saçılmayın. Ve salatı ayağa kaldırın ve zekatı verin ve Allah'a ve resulüne itaat edin. Ey ev halkı, Allah sizden sadece kiri gidermek ve sizi tamamen temizlemek ister.
Mücadele 58:20
·
Kuran-ı Kerim
إِنَّ ٱلَّذِينَ يُحَآدُّونَ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥٓ أُوْلَـٰٓئِكَ فِي ٱلۡأَذَلِّينَ
Şüphesiz Allah'a ve O'nun resulüne karşı gelenler; işte onlar en alçakların içindedir.
Haşr 59:8
·
Kuran-ı Kerim
لِلۡفُقَرَآءِ ٱلۡمُهَٰجِرِينَ ٱلَّذِينَ أُخۡرِجُواْ مِن دِيَٰرِهِمۡ وَأَمۡوَٰلِهِمۡ يَبۡتَغُونَ فَضۡلٗا مِّنَ ٱللَّهِ وَرِضۡوَٰنٗا وَيَنصُرُونَ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥٓۚ أُوْلَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلصَّـٰدِقُونَ
Yurtlarından ve mallarından çıkarılan, Allah'tan bir lütuf ve rıza arayan, Allah'a ve resulüne yardım eden göçmen fakirler içindir. İşte onlar, onlar doğru olanlardır.
Örnek Ayetler (5)
Maide 5:32
·
Kuran-ı Kerim
مِنۡ أَجۡلِ ذَٰلِكَ كَتَبۡنَا عَلَىٰ بَنِيٓ إِسۡرَـٰٓءِيلَ أَنَّهُۥ مَن قَتَلَ نَفۡسَۢا بِغَيۡرِ نَفۡسٍ أَوۡ فَسَادٖ فِي ٱلۡأَرۡضِ فَكَأَنَّمَا قَتَلَ ٱلنَّاسَ جَمِيعٗا وَمَنۡ أَحۡيَاهَا فَكَأَنَّمَآ أَحۡيَا ٱلنَّاسَ جَمِيعٗاۚ وَلَقَدۡ جَآءَتۡهُمۡ رُسُلُنَا بِٱلۡبَيِّنَٰتِ ثُمَّ إِنَّ كَثِيرٗا مِّنۡهُم بَعۡدَ ذَٰلِكَ فِي ٱلۡأَرۡضِ لَمُسۡرِفُونَ
Bu sebepten İsrail oğulları üzerine yazdık: Şüphesiz o, kim bir nefsi bir nefs veya yeryüzünde bir bozgunculuk olmaksızın katlederse, o halde sanki insanları tamamen katletmiştir. Ve kim onu diriltirse, o halde sanki insanları tamamen diriltmiştir. Ve kesinlikle resullerimiz onlara açık delillerle geldi. Sonra şüphesiz onlardan çoğu bundan sonra yeryüzünde kesinlikle sınırı aşanlardır.
En'am 6:61
·
Kuran-ı Kerim
وَهُوَ ٱلۡقَاهِرُ فَوۡقَ عِبَادِهِۦۖ وَيُرۡسِلُ عَلَيۡكُمۡ حَفَظَةً حَتَّىٰٓ إِذَا جَآءَ أَحَدَكُمُ ٱلۡمَوۡتُ تَوَفَّتۡهُ رُسُلُنَا وَهُمۡ لَا يُفَرِّطُونَ
Ve O, kullarının üzerinde Boyun Eğdirendir. Üzerinize koruyucular gönderir; sonunda birinize ölüm geldiği zaman elçilerimiz onu vefat ettirir ve onlar eksik bırakmazlar.
A'raf 7:37
·
Kuran-ı Kerim
فَمَنۡ أَظۡلَمُ مِمَّنِ ٱفۡتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا أَوۡ كَذَّبَ بِـَٔايَٰتِهِۦٓۚ أُوْلَـٰٓئِكَ يَنَالُهُمۡ نَصِيبُهُم مِّنَ ٱلۡكِتَٰبِۖ حَتَّىٰٓ إِذَا جَآءَتۡهُمۡ رُسُلُنَا يَتَوَفَّوۡنَهُمۡ قَالُوٓاْ أَيۡنَ مَا كُنتُمۡ تَدۡعُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِۖ قَالُواْ ضَلُّواْ عَنَّا وَشَهِدُواْ عَلَىٰٓ أَنفُسِهِمۡ أَنَّهُمۡ كَانُواْ كَٰفِرِينَ
Böylece Allah'a karşı bir yalan uyduran veya O'nun ayetlerini yalanlayan kimseden daha zalim kimdir? İşte onlar, kitaptan onların payı onlara ulaşır; sonunda elçilerimiz onları vefat ettirirken onlara geldiğinde dediler: 'Allah'ın dışında çağırdığınız şeyler nerede?' Dediler: 'Bizden kayboldular'; ve şüphesiz kendilerinin örtenler olduklarına nefslerine karşı tanıklık ettiler.
Hud 11:77
·
Kuran-ı Kerim
وَلَمَّا جَآءَتۡ رُسُلُنَا لُوطٗا سِيٓءَ بِهِمۡ وَضَاقَ بِهِمۡ ذَرۡعٗا وَقَالَ هَٰذَا يَوۡمٌ عَصِيبٞ
Resullerimiz Lut'a geldiğinde, onlardan dolayı kötüleşti ve onlardan dolayı göğsü daraldı ve dedi ki: 'Bu çetin bir gündür.'
Ankebut 29:33
·
Kuran-ı Kerim
وَلَمَّآ أَن جَآءَتۡ رُسُلُنَا لُوطٗا سِيٓءَ بِهِمۡ وَضَاقَ بِهِمۡ ذَرۡعٗاۖ وَقَالُواْ لَا تَخَفۡ وَلَا تَحۡزَنۡ إِنَّا مُنَجُّوكَ وَأَهۡلَكَ إِلَّا ٱمۡرَأَتَكَ كَانَتۡ مِنَ ٱلۡغَٰبِرِينَ
Ve elçilerimiz Lut'a geldiklerinde onlar sebebiyle kötüleşti ve onlar sebebiyle göğsü daraldı. Ve dediler: 'Korkma ve üzülme. Şüphesiz biz seni ve aileni kurtaranlarız, geride kalanlardan olan karın hariç.'
Örnek Ayetler (5)
Maide 5:109
·
Kuran-ı Kerim
۞يَوۡمَ يَجۡمَعُ ٱللَّهُ ٱلرُّسُلَ فَيَقُولُ مَاذَآ أُجِبۡتُمۡۖ قَالُواْ لَا عِلۡمَ لَنَآۖ إِنَّكَ أَنتَ عَلَّـٰمُ ٱلۡغُيُوبِ
Allah'ın resulleri toplayacağı günü, bunun üzerine der: 'Ne cevap verildiniz?' Dediler: 'Bizim için hiçbir bilgi yoktur; şüphesiz Sen, görünmeyenleri Çok İyi Bilen'sin.'
İbrahim 14:44
·
Kuran-ı Kerim
وَأَنذِرِ ٱلنَّاسَ يَوۡمَ يَأۡتِيهِمُ ٱلۡعَذَابُ فَيَقُولُ ٱلَّذِينَ ظَلَمُواْ رَبَّنَآ أَخِّرۡنَآ إِلَىٰٓ أَجَلٖ قَرِيبٖ نُّجِبۡ دَعۡوَتَكَ وَنَتَّبِعِ ٱلرُّسُلَۗ أَوَلَمۡ تَكُونُوٓاْ أَقۡسَمۡتُم مِّن قَبۡلُ مَا لَكُم مِّن زَوَالٖ
Ve azabın onlara geldiği gününde insanları uyar; de zulmedenler der: 'Rabbimiz, bizi yakın bir süreye ertele, senin çağrına cevap verelim ve resullere uyalım.' Önceden sizin için hiçbir yok oluş yoktur diye yemin etmiş değil miydiniz?
Furkan 25:37
·
Kuran-ı Kerim
وَقَوۡمَ نُوحٖ لَّمَّا كَذَّبُواْ ٱلرُّسُلَ أَغۡرَقۡنَٰهُمۡ وَجَعَلۡنَٰهُمۡ لِلنَّاسِ ءَايَةٗۖ وَأَعۡتَدۡنَا لِلظَّـٰلِمِينَ عَذَابًا أَلِيمٗا
Ve Nuh'un kavmini, resulleri yalanladıklarında onları batırdık ve onları insanlar için bir ayet kıldık. Ve zalimler için acı verici bir azap hazırladık.
Sad 38:14
·
Kuran-ı Kerim
إِن كُلٌّ إِلَّا كَذَّبَ ٱلرُّسُلَ فَحَقَّ عِقَابِ
Hepsi sadece elçileri yalanladı, böylece cezam hak oldu.
Kaf 50:14
·
Kuran-ı Kerim
وَأَصۡحَٰبُ ٱلۡأَيۡكَةِ وَقَوۡمُ تُبَّعٖۚ كُلّٞ كَذَّبَ ٱلرُّسُلَ فَحَقَّ وَعِيدِ
Ve Eyke halkı ve Tübba'nın topluluğu. Hepsi elçileri yalanladı; böylece Benim tehdidim hak oldu.
Örnek Ayetler (5)
Nisa 4:157
·
Kuran-ı Kerim
وَقَوۡلِهِمۡ إِنَّا قَتَلۡنَا ٱلۡمَسِيحَ عِيسَى ٱبۡنَ مَرۡيَمَ رَسُولَ ٱللَّهِ وَمَا قَتَلُوهُ وَمَا صَلَبُوهُ وَلَٰكِن شُبِّهَ لَهُمۡۚ وَإِنَّ ٱلَّذِينَ ٱخۡتَلَفُواْ فِيهِ لَفِي شَكّٖ مِّنۡهُۚ مَا لَهُم بِهِۦ مِنۡ عِلۡمٍ إِلَّا ٱتِّبَاعَ ٱلظَّنِّۚ وَمَا قَتَلُوهُ يَقِينَۢا
Ve 'Şüphesiz biz Allah'ın resulü Meryem oğlu Mesih İsa'yı katlettik' demeleri sebebiyle. Ve onu katletmediler ve onu asmadılar, fakat onlara benzetildi. Ve şüphesiz onun hakkında ayrılığa düşen kimseler, ondan kesinlikle bir şüphe içindedirler. Zanna uymak hariç onların onun hakkında hiçbir bilgisi yoktur. Ve onu kesin olarak katletmediler.
Tevbe 9:61
·
Kuran-ı Kerim
وَمِنۡهُمُ ٱلَّذِينَ يُؤۡذُونَ ٱلنَّبِيَّ وَيَقُولُونَ هُوَ أُذُنٞۚ قُلۡ أُذُنُ خَيۡرٖ لَّكُمۡ يُؤۡمِنُ بِٱللَّهِ وَيُؤۡمِنُ لِلۡمُؤۡمِنِينَ وَرَحۡمَةٞ لِّلَّذِينَ ءَامَنُواْ مِنكُمۡۚ وَٱلَّذِينَ يُؤۡذُونَ رَسُولَ ٱللَّهِ لَهُمۡ عَذَابٌ أَلِيمٞ
Ve onlardan nebiye eziyet edenler ve 'O kulaktır' diyenler vardır. De ki: 'Sizin için hayır kulağıdır; Allah'a inanır ve inananlara güvenir ve sizden inananlar için merhamettir.' Ve Allah'ın resulüne eziyet edenler, onlar için acı verici azap vardır.
Ahzab 33:53
·
Kuran-ı Kerim
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ لَا تَدۡخُلُواْ بُيُوتَ ٱلنَّبِيِّ إِلَّآ أَن يُؤۡذَنَ لَكُمۡ إِلَىٰ طَعَامٍ غَيۡرَ نَٰظِرِينَ إِنَىٰهُ وَلَٰكِنۡ إِذَا دُعِيتُمۡ فَٱدۡخُلُواْ فَإِذَا طَعِمۡتُمۡ فَٱنتَشِرُواْ وَلَا مُسۡتَـٔۡنِسِينَ لِحَدِيثٍۚ إِنَّ ذَٰلِكُمۡ كَانَ يُؤۡذِي ٱلنَّبِيَّ فَيَسۡتَحۡيِۦ مِنكُمۡۖ وَٱللَّهُ لَا يَسۡتَحۡيِۦ مِنَ ٱلۡحَقِّۚ وَإِذَا سَأَلۡتُمُوهُنَّ مَتَٰعٗا فَسۡـَٔلُوهُنَّ مِن وَرَآءِ حِجَابٖۚ ذَٰلِكُمۡ أَطۡهَرُ لِقُلُوبِكُمۡ وَقُلُوبِهِنَّۚ وَمَا كَانَ لَكُمۡ أَن تُؤۡذُواْ رَسُولَ ٱللَّهِ وَلَآ أَن تَنكِحُوٓاْ أَزۡوَٰجَهُۥ مِنۢ بَعۡدِهِۦٓ أَبَدًاۚ إِنَّ ذَٰلِكُمۡ كَانَ عِندَ ٱللَّهِ عَظِيمًا
Ey inananlar, onun vaktini beklemeden, size bir yemeğe izin verilmesi hariç nebinin evlerine girmeyin. Fakat çağrıldığınızda girin, yediğinizde de söze dalmadan dağılın. Şüphesiz bu nebiye eziyet veriyordu da sizden utanıyordu. Ve Allah gerçekten utanmaz. Ve onlardan bir eşya istediğinizde, onlardan bir perdenin arkasından isteyin. Bu sizin kalpleriniz ve onların kalpleri için daha temizdir. Ve Allah'ın resulüne eziyet etmeniz ve ondan sonra onun eşlerini ebediyen nikahlamanız sizin için olmaz. Şüphesiz bu Allah'ın katında büyüktür.
Hucurat 49:7
·
Kuran-ı Kerim
وَٱعۡلَمُوٓاْ أَنَّ فِيكُمۡ رَسُولَ ٱللَّهِۚ لَوۡ يُطِيعُكُمۡ فِي كَثِيرٖ مِّنَ ٱلۡأَمۡرِ لَعَنِتُّمۡ وَلَٰكِنَّ ٱللَّهَ حَبَّبَ إِلَيۡكُمُ ٱلۡإِيمَٰنَ وَزَيَّنَهُۥ فِي قُلُوبِكُمۡ وَكَرَّهَ إِلَيۡكُمُ ٱلۡكُفۡرَ وَٱلۡفُسُوقَ وَٱلۡعِصۡيَانَۚ أُوْلَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلرَّـٰشِدُونَ
Ve bilin, şüphesiz Allah'ın elçisi içinizdedir. Eğer işin çoğunda size itaat etseydi, kesinlikle sıkıntıya düşerdiniz. Fakat Allah size inancı sevdirdi ve onu kalplerinizin içinde süsledi; ve size örtmeyi, yoldan çıkmayı ve isyanı çirkin gösterdi. İşte onlar, doğruya yönelenlerdir.
Hakka 69:10
·
Kuran-ı Kerim
فَعَصَوۡاْ رَسُولَ رَبِّهِمۡ فَأَخَذَهُمۡ أَخۡذَةٗ رَّابِيَةً
Böylece Rablerinin elçisine isyan ettiler, bunun üzerine onları şiddetli bir yakalayışla yakaladı.
Örnek Ayetler (4)
Tevbe 9:81
·
Kuran-ı Kerim
فَرِحَ ٱلۡمُخَلَّفُونَ بِمَقۡعَدِهِمۡ خِلَٰفَ رَسُولِ ٱللَّهِ وَكَرِهُوٓاْ أَن يُجَٰهِدُواْ بِأَمۡوَٰلِهِمۡ وَأَنفُسِهِمۡ فِي سَبِيلِ ٱللَّهِ وَقَالُواْ لَا تَنفِرُواْ فِي ٱلۡحَرِّۗ قُلۡ نَارُ جَهَنَّمَ أَشَدُّ حَرّٗاۚ لَّوۡ كَانُواْ يَفۡقَهُونَ
Geri bırakılanlar, Allah'ın resulüne muhalefet ederek oturmalarıyla sevindiler ve Allah'ın yolunda mallarıyla ve canlarıyla çaba göstermeyi istemediler ve 'Sıcakta sefere çıkmayın' dediler. De ki: 'Cehennem ateşi sıcaklık bakımından daha şiddetlidir.' Keşke anlasalardı.
Ahzab 33:21
·
Kuran-ı Kerim
لَّقَدۡ كَانَ لَكُمۡ فِي رَسُولِ ٱللَّهِ أُسۡوَةٌ حَسَنَةٞ لِّمَن كَانَ يَرۡجُواْ ٱللَّهَ وَٱلۡيَوۡمَ ٱلۡأٓخِرَ وَذَكَرَ ٱللَّهَ كَثِيرٗا
Kesinlikle Allah'ın resulünde, Allah'ı ve son günü uman ve Allah'ı çokça hatırlayan kimse için güzel bir örnek vardır.
Hucurat 49:3
·
Kuran-ı Kerim
إِنَّ ٱلَّذِينَ يَغُضُّونَ أَصۡوَٰتَهُمۡ عِندَ رَسُولِ ٱللَّهِ أُوْلَـٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ ٱمۡتَحَنَ ٱللَّهُ قُلُوبَهُمۡ لِلتَّقۡوَىٰۚ لَهُم مَّغۡفِرَةٞ وَأَجۡرٌ عَظِيمٌ
Şüphesiz Allah'ın elçisinin yanında seslerini kısan kimseler, işte onlar Allah'ın kalplerini sakınma için sınadığı kimselerdir. Onlar için bir örtülme ve büyük bir ödül vardır.
Münafikun 63:7
·
Kuran-ı Kerim
هُمُ ٱلَّذِينَ يَقُولُونَ لَا تُنفِقُواْ عَلَىٰ مَنۡ عِندَ رَسُولِ ٱللَّهِ حَتَّىٰ يَنفَضُّواْۗ وَلِلَّهِ خَزَآئِنُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ وَلَٰكِنَّ ٱلۡمُنَٰفِقِينَ لَا يَفۡقَهُونَ
Onlar: 'Allah'ın elçisinin katındaki kimselere harcamayın ki dağılsınlar' diyenlerdir. Ve göklerin ve yerin hazineleri Allah'ındır, fakat ikiyüzlüler anlamazlar.
Örnek Ayetler (4)
Maide 5:70
·
Kuran-ı Kerim
لَقَدۡ أَخَذۡنَا مِيثَٰقَ بَنِيٓ إِسۡرَـٰٓءِيلَ وَأَرۡسَلۡنَآ إِلَيۡهِمۡ رُسُلٗاۖ كُلَّمَا جَآءَهُمۡ رَسُولُۢ بِمَا لَا تَهۡوَىٰٓ أَنفُسُهُمۡ فَرِيقٗا كَذَّبُواْ وَفَرِيقٗا يَقۡتُلُونَ
Kesinlikle İsrail oğullarının sözleşmesini aldık ve onlara resuller gönderdik. Her ne zaman bir resul onlara nefslerinin arzulamadığı bir şeyle gelse, bir grubu yalanladılar ve bir grubu katlederler.
Ra'd 13:38
·
Kuran-ı Kerim
وَلَقَدۡ أَرۡسَلۡنَا رُسُلٗا مِّن قَبۡلِكَ وَجَعَلۡنَا لَهُمۡ أَزۡوَٰجٗا وَذُرِّيَّةٗۚ وَمَا كَانَ لِرَسُولٍ أَن يَأۡتِيَ بِـَٔايَةٍ إِلَّا بِإِذۡنِ ٱللَّهِۗ لِكُلِّ أَجَلٖ كِتَابٞ
Ve kesinlikle senden önce resuller gönderdik ve onlara eşler ve soy kıldık. Ve hiçbir resul için Allah'ın izni olmadan bir ayet getirmesi yoktur. Her süre için bir kitap vardır.
Hac 22:75
·
Kuran-ı Kerim
ٱللَّهُ يَصۡطَفِي مِنَ ٱلۡمَلَـٰٓئِكَةِ رُسُلٗا وَمِنَ ٱلنَّاسِۚ إِنَّ ٱللَّهَ سَمِيعُۢ بَصِيرٞ
Allah meleklerden ve insanlardan resuller seçer. Şüphesiz Allah İşiten'dir, Gören'dir.
Mü'min 40:78
·
Kuran-ı Kerim
وَلَقَدۡ أَرۡسَلۡنَا رُسُلٗا مِّن قَبۡلِكَ مِنۡهُم مَّن قَصَصۡنَا عَلَيۡكَ وَمِنۡهُم مَّن لَّمۡ نَقۡصُصۡ عَلَيۡكَۗ وَمَا كَانَ لِرَسُولٍ أَن يَأۡتِيَ بِـَٔايَةٍ إِلَّا بِإِذۡنِ ٱللَّهِۚ فَإِذَا جَآءَ أَمۡرُ ٱللَّهِ قُضِيَ بِٱلۡحَقِّ وَخَسِرَ هُنَالِكَ ٱلۡمُبۡطِلُونَ
Ve kesinlikle senden önce resuller gönderdik; onlardan sana anlattıklarımız vardır ve onlardan sana anlatmadıklarımız vardır. Allah'ın izni hariç bir resulün bir ayet getirmesi olmadı. Allah'ın emri geldiğinde gerçekle hükmedilir ve boş şeylerle uğraşanlar orada hüsrana uğrar.
Örnek Ayetler (4)
İsra 17:93
·
Kuran-ı Kerim
أَوۡ يَكُونَ لَكَ بَيۡتٞ مِّن زُخۡرُفٍ أَوۡ تَرۡقَىٰ فِي ٱلسَّمَآءِ وَلَن نُّؤۡمِنَ لِرُقِيِّكَ حَتَّىٰ تُنَزِّلَ عَلَيۡنَا كِتَٰبٗا نَّقۡرَؤُهُۥۗ قُلۡ سُبۡحَانَ رَبِّي هَلۡ كُنتُ إِلَّا بَشَرٗا رَّسُولٗا
Veya senin için altından bir ev olana veya göğün içinde yükselene. Ve üzerimize onu okuyacağımız bir kitap indirene kadar senin yükselişine asla inanmayacağız.' De ki: 'Rabbim uzaktır; ben bir beşer, bir resulden başkası mıyım?'
İsra 17:94
·
Kuran-ı Kerim
وَمَا مَنَعَ ٱلنَّاسَ أَن يُؤۡمِنُوٓاْ إِذۡ جَآءَهُمُ ٱلۡهُدَىٰٓ إِلَّآ أَن قَالُوٓاْ أَبَعَثَ ٱللَّهُ بَشَرٗا رَّسُولٗا
Ve onlara yol gösterme geldiği zaman insanları inanmalarından, 'Allah bir beşeri bir resul olarak gönderdi mi?' demelerinden başkası engellemedi.
İsra 17:95
·
Kuran-ı Kerim
قُل لَّوۡ كَانَ فِي ٱلۡأَرۡضِ مَلَـٰٓئِكَةٞ يَمۡشُونَ مُطۡمَئِنِّينَ لَنَزَّلۡنَا عَلَيۡهِم مِّنَ ٱلسَّمَآءِ مَلَكٗا رَّسُولٗا
De ki: 'Eğer yerin içinde huzur içinde yürüyen melekler olsaydı, gökten onların üzerine kesinlikle bir meleği bir resul olarak indirirdik.'
Talak 65:11
·
Kuran-ı Kerim
رَّسُولٗا يَتۡلُواْ عَلَيۡكُمۡ ءَايَٰتِ ٱللَّهِ مُبَيِّنَٰتٖ لِّيُخۡرِجَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّـٰلِحَٰتِ مِنَ ٱلظُّلُمَٰتِ إِلَى ٱلنُّورِۚ وَمَن يُؤۡمِنۢ بِٱللَّهِ وَيَعۡمَلۡ صَٰلِحٗا يُدۡخِلۡهُ جَنَّـٰتٖ تَجۡرِي مِن تَحۡتِهَا ٱلۡأَنۡهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَآ أَبَدٗاۖ قَدۡ أَحۡسَنَ ٱللَّهُ لَهُۥ رِزۡقًا
İnanan ve iyilikler yapan kimseleri karanlıklardan nura çıkarması için size Allah'ın açıklayıcı ayetlerini okuyan bir resul. Ve kim Allah'a inanır ve iyi iş yaparsa, onu altından ırmaklar akan bahçelere, içlerinde sonsuza dek kalıcılar olarak girdirir. Kesinlikle Allah onun için bir rızık güzel yapmıştır.
Örnek Ayetler (4)
En'am 6:124
·
Kuran-ı Kerim
وَإِذَا جَآءَتۡهُمۡ ءَايَةٞ قَالُواْ لَن نُّؤۡمِنَ حَتَّىٰ نُؤۡتَىٰ مِثۡلَ مَآ أُوتِيَ رُسُلُ ٱللَّهِۘ ٱللَّهُ أَعۡلَمُ حَيۡثُ يَجۡعَلُ رِسَالَتَهُۥۗ سَيُصِيبُ ٱلَّذِينَ أَجۡرَمُواْ صَغَارٌ عِندَ ٱللَّهِ وَعَذَابٞ شَدِيدُۢ بِمَا كَانُواْ يَمۡكُرُونَ
Ve onlara bir ayet geldiği zaman dediler: 'Allah'ın resullerine verilen şeyin benzeri bize verilene kadar asla inanmayacağız.' Allah kendi elçiliğini nereye kılacağını en iyi bilendir. Suç işleyen kimselere, tuzak kurmuş oldukları şey sebebiyle Allah'ın katında bir aşağılanma ve şiddetli bir azap isabet edecektir.
A'raf 7:43
·
Kuran-ı Kerim
وَنَزَعۡنَا مَا فِي صُدُورِهِم مِّنۡ غِلّٖ تَجۡرِي مِن تَحۡتِهِمُ ٱلۡأَنۡهَٰرُۖ وَقَالُواْ ٱلۡحَمۡدُ لِلَّهِ ٱلَّذِي هَدَىٰنَا لِهَٰذَا وَمَا كُنَّا لِنَهۡتَدِيَ لَوۡلَآ أَنۡ هَدَىٰنَا ٱللَّهُۖ لَقَدۡ جَآءَتۡ رُسُلُ رَبِّنَا بِٱلۡحَقِّۖ وَنُودُوٓاْ أَن تِلۡكُمُ ٱلۡجَنَّةُ أُورِثۡتُمُوهَا بِمَا كُنتُمۡ تَعۡمَلُونَ
Ve onların göğüsleri içinde kinden ne varsa çıkardık, onların altından ırmaklar akar; ve dediler: 'Övgü, bize buna yol gösteren Allah'adır; ve Allah bize yol göstermeseydi biz yol gösterilenler olmazdık. Kesinlikle Rabbimizin elçileri gerçekle geldi.' Ve onlara seslenildi: 'İşte bu bahçe, yaptığınız şey sebebiyle size miras bırakıldı.'
A'raf 7:53
·
Kuran-ı Kerim
هَلۡ يَنظُرُونَ إِلَّا تَأۡوِيلَهُۥۚ يَوۡمَ يَأۡتِي تَأۡوِيلُهُۥ يَقُولُ ٱلَّذِينَ نَسُوهُ مِن قَبۡلُ قَدۡ جَآءَتۡ رُسُلُ رَبِّنَا بِٱلۡحَقِّ فَهَل لَّنَا مِن شُفَعَآءَ فَيَشۡفَعُواْ لَنَآ أَوۡ نُرَدُّ فَنَعۡمَلَ غَيۡرَ ٱلَّذِي كُنَّا نَعۡمَلُۚ قَدۡ خَسِرُوٓاْ أَنفُسَهُمۡ وَضَلَّ عَنۡهُم مَّا كَانُواْ يَفۡتَرُونَ
Onun sonucundan başkasını mı bekliyorlar? Onun sonucunun geldiği gün, önceden onu unutanlar der: 'Kesinlikle Rabbimizin resulleri gerçek ile gelmişti. Bizim için aracılardan var mı ki bize aracılık etsinler veya geri döndürülür müyüz ki yapıyor olduğumuzdan başkasını yapalım?' Kesinlikle nefslerini hüsrana uğrattılar ve uyduruyor oldukları şeyler onlardan kaybolup gitti.
Hud 11:81
·
Kuran-ı Kerim
قَالُواْ يَٰلُوطُ إِنَّا رُسُلُ رَبِّكَ لَن يَصِلُوٓاْ إِلَيۡكَۖ فَأَسۡرِ بِأَهۡلِكَ بِقِطۡعٖ مِّنَ ٱلَّيۡلِ وَلَا يَلۡتَفِتۡ مِنكُمۡ أَحَدٌ إِلَّا ٱمۡرَأَتَكَۖ إِنَّهُۥ مُصِيبُهَا مَآ أَصَابَهُمۡۚ إِنَّ مَوۡعِدَهُمُ ٱلصُّبۡحُۚ أَلَيۡسَ ٱلصُّبۡحُ بِقَرِيبٖ
Dediler ki: 'Ey Lut, şüphesiz biz senin Rabbinin resulleriyiz, sana asla ulaşamayacaklar. Bunun üzerine geceden bir bölümde aileni gece yürüt ve senin karın hariç sizden hiç kimse dönüp bakmasın. Şüphesiz onlara isabet eden şey ona isabet edicidir. Şüphesiz onların buluşma zamanı sabahtır. Sabah yakın değil midir?'
Örnek Ayetler (4)
Ali İmran 3:32
·
Kuran-ı Kerim
قُلۡ أَطِيعُواْ ٱللَّهَ وَٱلرَّسُولَۖ فَإِن تَوَلَّوۡاْ فَإِنَّ ٱللَّهَ لَا يُحِبُّ ٱلۡكَٰفِرِينَ
De ki: 'Allah'a ve resule itaat edin.' Eğer dönerlerse, şüphesiz Allah örtenleri sevmez.
Ali İmran 3:132
·
Kuran-ı Kerim
وَأَطِيعُواْ ٱللَّهَ وَٱلرَّسُولَ لَعَلَّكُمۡ تُرۡحَمُونَ
Ve Allah'a ve resule itaat edin, umulur ki merhamet edilirsiniz.
Nisa 4:69
·
Kuran-ı Kerim
وَمَن يُطِعِ ٱللَّهَ وَٱلرَّسُولَ فَأُوْلَـٰٓئِكَ مَعَ ٱلَّذِينَ أَنۡعَمَ ٱللَّهُ عَلَيۡهِم مِّنَ ٱلنَّبِيِّـۧنَ وَٱلصِّدِّيقِينَ وَٱلشُّهَدَآءِ وَٱلصَّـٰلِحِينَۚ وَحَسُنَ أُوْلَـٰٓئِكَ رَفِيقٗا
Ve kim Allah'a ve resule itaat ederse, işte onlar Allah'ın onların üzerine nimet verdiği nebilerden, doğrulayanlardan, tanıklardan ve iyilerden kimselerle beraberdir. Ve onlar bir arkadaş olarak ne güzeldir.
Enfal 8:27
·
Kuran-ı Kerim
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ لَا تَخُونُواْ ٱللَّهَ وَٱلرَّسُولَ وَتَخُونُوٓاْ أَمَٰنَٰتِكُمۡ وَأَنتُمۡ تَعۡلَمُونَ
Ey inananlar! Allah'a ve resule hainlik etmeyin; ve siz biliyorken emanetlerinize hainlik etmeyin.
Örnek Ayetler (4)
Tevbe 9:59
·
Kuran-ı Kerim
وَلَوۡ أَنَّهُمۡ رَضُواْ مَآ ءَاتَىٰهُمُ ٱللَّهُ وَرَسُولُهُۥ وَقَالُواْ حَسۡبُنَا ٱللَّهُ سَيُؤۡتِينَا ٱللَّهُ مِن فَضۡلِهِۦ وَرَسُولُهُۥٓ إِنَّآ إِلَى ٱللَّهِ رَٰغِبُونَ
Ve eğer onlar Allah'ın ve O'nun resulünün onlara verdiğine razı olsalardı ve 'Allah bize yeter, Allah kendi lütfundan bize verecektir ve O'nun resulü de; şüphesiz biz Allah'ı arzulayanlarız' deselerdi.
Tevbe 9:62
·
Kuran-ı Kerim
يَحۡلِفُونَ بِٱللَّهِ لَكُمۡ لِيُرۡضُوكُمۡ وَٱللَّهُ وَرَسُولُهُۥٓ أَحَقُّ أَن يُرۡضُوهُ إِن كَانُواْ مُؤۡمِنِينَ
Sizi razı etmek için size Allah'a yemin ederler. Ve eğer inananlar iseler, onu razı etmelerine Allah ve O'nun resulü daha layıktır.
Ahzab 33:12
·
Kuran-ı Kerim
وَإِذۡ يَقُولُ ٱلۡمُنَٰفِقُونَ وَٱلَّذِينَ فِي قُلُوبِهِم مَّرَضٞ مَّا وَعَدَنَا ٱللَّهُ وَرَسُولُهُۥٓ إِلَّا غُرُورٗا
Ve hani ikiyüzlüler ve kalplerinde hastalık olan kimseler diyordu: 'Allah ve O'nun resulü bize aldanıştan başka bir şey vaat etmedi.'
Ahzab 33:36
·
Kuran-ı Kerim
وَمَا كَانَ لِمُؤۡمِنٖ وَلَا مُؤۡمِنَةٍ إِذَا قَضَى ٱللَّهُ وَرَسُولُهُۥٓ أَمۡرًا أَن يَكُونَ لَهُمُ ٱلۡخِيَرَةُ مِنۡ أَمۡرِهِمۡۗ وَمَن يَعۡصِ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ فَقَدۡ ضَلَّ ضَلَٰلٗا مُّبِينٗا
Allah ve resulü bir işe hükmettiğinde, inanan bir erkek ve inanan bir kadın için işlerinde kendileri için seçme hakkı olması yoktur. Ve kim Allah'a ve resulüne isyan ederse, kesinlikle açık bir sapkınlıkla sapmıştır.
Örnek Ayetler (3)
Ali İmran 3:183
·
Kuran-ı Kerim
ٱلَّذِينَ قَالُوٓاْ إِنَّ ٱللَّهَ عَهِدَ إِلَيۡنَآ أَلَّا نُؤۡمِنَ لِرَسُولٍ حَتَّىٰ يَأۡتِيَنَا بِقُرۡبَانٖ تَأۡكُلُهُ ٱلنَّارُۗ قُلۡ قَدۡ جَآءَكُمۡ رُسُلٞ مِّن قَبۡلِي بِٱلۡبَيِّنَٰتِ وَبِٱلَّذِي قُلۡتُمۡ فَلِمَ قَتَلۡتُمُوهُمۡ إِن كُنتُمۡ صَٰدِقِينَ
'Şüphesiz Allah bize ateşin yiyeceği bir kurbanla bize gelinceye kadar bir resule inanmamamızı söz verdi' diyenler. De ki: 'Kesinlikle benden önce resuller apaçık delillerle ve dediğiniz şeyle size gelmişti. Bunun üzerine eğer doğru söyleyenlerseniz onları niçin katlettiniz?'
Ra'd 13:38
·
Kuran-ı Kerim
وَلَقَدۡ أَرۡسَلۡنَا رُسُلٗا مِّن قَبۡلِكَ وَجَعَلۡنَا لَهُمۡ أَزۡوَٰجٗا وَذُرِّيَّةٗۚ وَمَا كَانَ لِرَسُولٍ أَن يَأۡتِيَ بِـَٔايَةٍ إِلَّا بِإِذۡنِ ٱللَّهِۗ لِكُلِّ أَجَلٖ كِتَابٞ
Ve kesinlikle senden önce resuller gönderdik ve onlara eşler ve soy kıldık. Ve hiçbir resul için Allah'ın izni olmadan bir ayet getirmesi yoktur. Her süre için bir kitap vardır.
Mü'min 40:78
·
Kuran-ı Kerim
وَلَقَدۡ أَرۡسَلۡنَا رُسُلٗا مِّن قَبۡلِكَ مِنۡهُم مَّن قَصَصۡنَا عَلَيۡكَ وَمِنۡهُم مَّن لَّمۡ نَقۡصُصۡ عَلَيۡكَۗ وَمَا كَانَ لِرَسُولٍ أَن يَأۡتِيَ بِـَٔايَةٍ إِلَّا بِإِذۡنِ ٱللَّهِۚ فَإِذَا جَآءَ أَمۡرُ ٱللَّهِ قُضِيَ بِٱلۡحَقِّ وَخَسِرَ هُنَالِكَ ٱلۡمُبۡطِلُونَ
Ve kesinlikle senden önce resuller gönderdik; onlardan sana anlattıklarımız vardır ve onlardan sana anlatmadıklarımız vardır. Allah'ın izni hariç bir resulün bir ayet getirmesi olmadı. Allah'ın emri geldiğinde gerçekle hükmedilir ve boş şeylerle uğraşanlar orada hüsrana uğrar.
Örnek Ayetler (3)
Yunus 10:74
·
Kuran-ı Kerim
ثُمَّ بَعَثۡنَا مِنۢ بَعۡدِهِۦ رُسُلًا إِلَىٰ قَوۡمِهِمۡ فَجَآءُوهُم بِٱلۡبَيِّنَٰتِ فَمَا كَانُواْ لِيُؤۡمِنُواْ بِمَا كَذَّبُواْ بِهِۦ مِن قَبۡلُۚ كَذَٰلِكَ نَطۡبَعُ عَلَىٰ قُلُوبِ ٱلۡمُعۡتَدِينَ
Sonra ondan sonra onların toplumuna resuller gönderdik. Böylece onlara açık delillerle geldiler fakat önceden onu yalanladıkları şeye inanacak değillerdi. İşte böyle haddi aşanların kalpleri üzerine mühürleriz.
Rum 30:47
·
Kuran-ı Kerim
وَلَقَدۡ أَرۡسَلۡنَا مِن قَبۡلِكَ رُسُلًا إِلَىٰ قَوۡمِهِمۡ فَجَآءُوهُم بِٱلۡبَيِّنَٰتِ فَٱنتَقَمۡنَا مِنَ ٱلَّذِينَ أَجۡرَمُواْۖ وَكَانَ حَقًّا عَلَيۡنَا نَصۡرُ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ
Ve kesinlikle senden önce kendi topluluklarına resuller gönderdik, bunun üzerine onlara açık kanıtlarla geldiler. Bunun üzerine suç işleyen kimselerden öç aldık. İnananlara yardım etmek bizim üzerimize bir haktır.
Fatır 35:1
·
Kuran-ı Kerim
ٱلۡحَمۡدُ لِلَّهِ فَاطِرِ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ جَاعِلِ ٱلۡمَلَـٰٓئِكَةِ رُسُلًا أُوْلِيٓ أَجۡنِحَةٖ مَّثۡنَىٰ وَثُلَٰثَ وَرُبَٰعَۚ يَزِيدُ فِي ٱلۡخَلۡقِ مَا يَشَآءُۚ إِنَّ ٱللَّهَ عَلَىٰ كُلِّ شَيۡءٖ قَدِيرٞ
Övgü, gökleri ve yeri yoktan var eden, melekleri ikişer, üçer ve dörder kanatlı resuller kılan Allah'adır. Yaratılışta dilediğini artırır. Şüphesiz Allah, her şeye güç yetirendir.
Örnek Ayetler (3)
Tevbe 9:33
·
Kuran-ı Kerim
هُوَ ٱلَّذِيٓ أَرۡسَلَ رَسُولَهُۥ بِٱلۡهُدَىٰ وَدِينِ ٱلۡحَقِّ لِيُظۡهِرَهُۥ عَلَى ٱلدِّينِ كُلِّهِۦ وَلَوۡ كَرِهَ ٱلۡمُشۡرِكُونَ
Ortak koşanlar hoşlanmasa bile, dinin tamamının üzerine onu üstün kılması için O'nun resulünü yol göstermeyle ve gerçek diniyle gönderen O'dur.
Fetih 48:28
·
Kuran-ı Kerim
هُوَ ٱلَّذِيٓ أَرۡسَلَ رَسُولَهُۥ بِٱلۡهُدَىٰ وَدِينِ ٱلۡحَقِّ لِيُظۡهِرَهُۥ عَلَى ٱلدِّينِ كُلِّهِۦۚ وَكَفَىٰ بِٱللَّهِ شَهِيدٗا
O, elçisini yol gösterme ve gerçek din ile gönderendir; onu dinin tamamının üzerine üstün kılması için. Ve tanık olarak Allah yeter.
Saf 61:9
·
Kuran-ı Kerim
هُوَ ٱلَّذِيٓ أَرۡسَلَ رَسُولَهُۥ بِٱلۡهُدَىٰ وَدِينِ ٱلۡحَقِّ لِيُظۡهِرَهُۥ عَلَى ٱلدِّينِ كُلِّهِۦ وَلَوۡ كَرِهَ ٱلۡمُشۡرِكُونَ
O, ortak koşanlar hoşlanmasa da onu bütün dinlerin üzerine üstün kılmak için elçisini yol gösterme ve gerçek din ile gönderendir.
Örnek Ayetler (3)
Ali İmran 3:172
·
Kuran-ı Kerim
ٱلَّذِينَ ٱسۡتَجَابُواْ لِلَّهِ وَٱلرَّسُولِ مِنۢ بَعۡدِ مَآ أَصَابَهُمُ ٱلۡقَرۡحُۚ لِلَّذِينَ أَحۡسَنُواْ مِنۡهُمۡ وَٱتَّقَوۡاْ أَجۡرٌ عَظِيمٌ
Onlara yara isabet etmesinden sonra Allah'a ve resule karşılık verenler; onlardan iyilik edenler ve sakınanlar için büyük bir ödül vardır.
Nisa 4:59
·
Kuran-ı Kerim
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ أَطِيعُواْ ٱللَّهَ وَأَطِيعُواْ ٱلرَّسُولَ وَأُوْلِي ٱلۡأَمۡرِ مِنكُمۡۖ فَإِن تَنَٰزَعۡتُمۡ فِي شَيۡءٖ فَرُدُّوهُ إِلَى ٱللَّهِ وَٱلرَّسُولِ إِن كُنتُمۡ تُؤۡمِنُونَ بِٱللَّهِ وَٱلۡيَوۡمِ ٱلۡأٓخِرِۚ ذَٰلِكَ خَيۡرٞ وَأَحۡسَنُ تَأۡوِيلًا
Ey inanan kimseler, Allah'a itaat edin, resule ve sizden emir sahiplerine itaat edin. Eğer bir şeyin içinde çekişirseniz, eğer Allah'a ve son güne inanıyor iseniz onu Allah'a ve resule döndürün. Bu daha iyidir ve bir sonuç olarak daha güzeldir.
Enfal 8:1
·
Kuran-ı Kerim
يَسۡـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلۡأَنفَالِۖ قُلِ ٱلۡأَنفَالُ لِلَّهِ وَٱلرَّسُولِۖ فَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ وَأَصۡلِحُواْ ذَاتَ بَيۡنِكُمۡۖ وَأَطِيعُواْ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥٓ إِن كُنتُم مُّؤۡمِنِينَ
Sana ganimetleri soruyorlar. De ki: 'Ganimetler Allah'ındır ve resulündür.' Bunun üzerine Allah'tan sakının ve aranızdaki durumu düzeltin. Ve Allah'a ve O'nun resulüne itaat edin, eğer inananlarsanız.
Örnek Ayetler (3)
Enfal 8:24
·
Kuran-ı Kerim
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ ٱسۡتَجِيبُواْ لِلَّهِ وَلِلرَّسُولِ إِذَا دَعَاكُمۡ لِمَا يُحۡيِيكُمۡۖ وَٱعۡلَمُوٓاْ أَنَّ ٱللَّهَ يَحُولُ بَيۡنَ ٱلۡمَرۡءِ وَقَلۡبِهِۦ وَأَنَّهُۥٓ إِلَيۡهِ تُحۡشَرُونَ
Ey inananlar! Sizi diriltecek şeye sizi çağırdığında Allah'a ve resule cevap verin. Ve bilin ki şüphesiz Allah kişi ile kalbi arasına girer; ve şüphesiz O'na toplanacaksınız.
Enfal 8:41
·
Kuran-ı Kerim
۞وَٱعۡلَمُوٓاْ أَنَّمَا غَنِمۡتُم مِّن شَيۡءٖ فَأَنَّ لِلَّهِ خُمُسَهُۥ وَلِلرَّسُولِ وَلِذِي ٱلۡقُرۡبَىٰ وَٱلۡيَتَٰمَىٰ وَٱلۡمَسَٰكِينِ وَٱبۡنِ ٱلسَّبِيلِ إِن كُنتُمۡ ءَامَنتُم بِٱللَّهِ وَمَآ أَنزَلۡنَا عَلَىٰ عَبۡدِنَا يَوۡمَ ٱلۡفُرۡقَانِ يَوۡمَ ٱلۡتَقَى ٱلۡجَمۡعَانِۗ وَٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَيۡءٖ قَدِيرٌ
Ve bilin ki ganimet aldığınız herhangi bir şeyin beşte biri şüphesiz Allah'a, resule, yakınlık sahibine, yetimlere, yoksullara ve yol oğluna aittir; eğer Allah'a ve furkan günü, iki topluluğun karşılaştığı gün kulumuza indirdiğimize inandıysanız. Ve Allah her şeye Güç Yetiren'dir.
Haşr 59:7
·
Kuran-ı Kerim
مَّآ أَفَآءَ ٱللَّهُ عَلَىٰ رَسُولِهِۦ مِنۡ أَهۡلِ ٱلۡقُرَىٰ فَلِلَّهِ وَلِلرَّسُولِ وَلِذِي ٱلۡقُرۡبَىٰ وَٱلۡيَتَٰمَىٰ وَٱلۡمَسَٰكِينِ وَٱبۡنِ ٱلسَّبِيلِ كَيۡ لَا يَكُونَ دُولَةَۢ بَيۡنَ ٱلۡأَغۡنِيَآءِ مِنكُمۡۚ وَمَآ ءَاتَىٰكُمُ ٱلرَّسُولُ فَخُذُوهُ وَمَا نَهَىٰكُمۡ عَنۡهُ فَٱنتَهُواْۚ وَٱتَّقُواْ ٱللَّهَۖ إِنَّ ٱللَّهَ شَدِيدُ ٱلۡعِقَابِ
Allah'ın kasabalar ehlinden resulüne ganimet olarak verdikleri; Allah'a, resule, yakınlık sahibine, yetimlere, yoksullara ve yol oğluna aittir. Ta ki içinizden zenginler arasında dolaşan bir şey olmasın. Ve resul size ne verdiyse onu alın ve size neyi yasakladıysa ondan son verin. Ve Allah'tan sakının. Şüphesiz Allah cezası çetin olandır.
Örnek Ayetler (3)
En'am 6:10
·
Kuran-ı Kerim
وَلَقَدِ ٱسۡتُهۡزِئَ بِرُسُلٖ مِّن قَبۡلِكَ فَحَاقَ بِٱلَّذِينَ سَخِرُواْ مِنۡهُم مَّا كَانُواْ بِهِۦ يَسۡتَهۡزِءُونَ
Ve andolsun senden önce resullerle alay edildi, bunun üzerine onlardan alay eden kimseleri, onunla alay ediyor oldukları şey kuşattı.
Ra'd 13:32
·
Kuran-ı Kerim
وَلَقَدِ ٱسۡتُهۡزِئَ بِرُسُلٖ مِّن قَبۡلِكَ فَأَمۡلَيۡتُ لِلَّذِينَ كَفَرُواْ ثُمَّ أَخَذۡتُهُمۡۖ فَكَيۡفَ كَانَ عِقَابِ
Ve kesinlikle senden önce resullerle alay edildi. Bunun üzerine örtenlere süre verdim, sonra onları yakaladım. Böylece cezam nasıldı?
Enbiya 21:41
·
Kuran-ı Kerim
وَلَقَدِ ٱسۡتُهۡزِئَ بِرُسُلٖ مِّن قَبۡلِكَ فَحَاقَ بِٱلَّذِينَ سَخِرُواْ مِنۡهُم مَّا كَانُواْ بِهِۦ يَسۡتَهۡزِءُونَ
Ve kesinlikle senden önce resullerle alay edildi, böylece onlardan alay edenleri, alay ettikleri şey kuşattı.