Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

ذ و ق

d-v-q — Kök Analizi

ذ و ق

63

Kullanım

4

Lemma

30

Türev

47

Anlam

4 lemma, 30 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

فَذُوقُواْ

Lemma

fe-zuku

ve tadın, tatmak, deneyimlemek, hissetmek

Fiil
11

ذُوقُواْ

zuku

tadın, tatmak, denemek, tecrübe etmek

Fiil
8

Örnek Ayetler (5 / 8)

Ali İmran 3:181

·

Kuran-ı Kerim

لَّقَدۡ سَمِعَ ٱللَّهُ قَوۡلَ ٱلَّذِينَ قَالُوٓاْ إِنَّ ٱللَّهَ فَقِيرٞ وَنَحۡنُ أَغۡنِيَآءُۘ سَنَكۡتُبُ مَا قَالُواْ وَقَتۡلَهُمُ ٱلۡأَنۢبِيَآءَ بِغَيۡرِ حَقّٖ وَنَقُولُ ذُوقُواْ عَذَابَ ٱلۡحَرِيقِ

Kesinlikle Allah: 'Şüphesiz Allah fakirdir ve biz zenginleriz' diyenlerin sözünü işitti. Dediklerini ve nebileri haksız yere katletmelerini yazacağız ve diyeceğiz: 'Yakıcı azabı tadın.'

Yunus 10:52

·

Kuran-ı Kerim

ثُمَّ قِيلَ لِلَّذِينَ ظَلَمُواْ ذُوقُواْ عَذَابَ ٱلۡخُلۡدِ هَلۡ تُجۡزَوۡنَ إِلَّا بِمَا كُنتُمۡ تَكۡسِبُونَ

Sonra zulmedenlere denildi: 'Kalıcılık azabını tadın. Kazanıyor olduğunuzdan başkasıyla mı karşılık verilirsiniz?'

Ankebut 29:55

·

Kuran-ı Kerim

يَوۡمَ يَغۡشَىٰهُمُ ٱلۡعَذَابُ مِن فَوۡقِهِمۡ وَمِن تَحۡتِ أَرۡجُلِهِمۡ وَيَقُولُ ذُوقُواْ مَا كُنتُمۡ تَعۡمَلُونَ

Azabın onların üstünden ve ayaklarının altından onları kapladığı günü; ve der: 'Yapıyor olduğunuzu tadın.'

Secde 32:20

·

Kuran-ı Kerim

وَأَمَّا ٱلَّذِينَ فَسَقُواْ فَمَأۡوَىٰهُمُ ٱلنَّارُۖ كُلَّمَآ أَرَادُوٓاْ أَن يَخۡرُجُواْ مِنۡهَآ أُعِيدُواْ فِيهَا وَقِيلَ لَهُمۡ ذُوقُواْ عَذَابَ ٱلنَّارِ ٱلَّذِي كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ

Ve ama yoldan çıkan kimseler, bunun üzerine onların barınağı ateştir. Ondan çıkmak istediklerinde her defasında onun içine döndürülürler ve onlara denilir: 'Onu yalanlıyor olduğunuz ateşin azabını tadın.'

Sebe 34:42

·

Kuran-ı Kerim

فَٱلۡيَوۡمَ لَا يَمۡلِكُ بَعۡضُكُمۡ لِبَعۡضٖ نَّفۡعٗا وَلَا ضَرّٗا وَنَقُولُ لِلَّذِينَ ظَلَمُواْ ذُوقُواْ عَذَابَ ٱلنَّارِ ٱلَّتِي كُنتُم بِهَا تُكَذِّبُونَ

Böylece bugün bazınız bazınıza ne bir faydaya ne de bir zarara sahip olur. Ve zalimlere deriz: 'Kendisini yalanladığınız ateşin azabını tadın.'

Tüm 8 kullanımı gör

وَذُوقُواْ

ve-zuku

ve tadın, tatmak, denemek

Fiil
3

يَذُوقُونَ

yezukune

tadarlar, tatmak, deneyimlemek, hissetmek

Fiil
2

ذَاقُواْ

zaku

tattılar, tatmak, denemek, tecrübe etmek

Fiil
2

يَذُوقُواْ

yezuku

tadarlar, tatmak, deneyimlemek, hissetmek

Fiil
1

وَتَذُوقُواْ

ve-tezuku

ve tadarsınız, tatmak, denemek

Fiil
1

فَذَاقُواْ

fe-zaku

ve tattılar, tatmak, denemek, tecrübe etmek

Fiil
1

فَذَاقَتۡ

fe-zaket

böylece tattı, tatmak, denemek, tecrübe etmek

Fiil
1

ذُقۡ

zuk

tat, tatmak, denemek, tecrübe etmek

Fiil
1

فَلۡيَذُوقُوهُ

felyezukuhu

ve onu tatsınlar, tatmak, deneyimlemek, hissetmek

Fiil
1

لِيَذُوقُواْ

li-yezuku

tatsınlar diye, tatmak, denemek, tecrübe etmek

Fiil
1

ذَاقَا

zaka

tattılar, tatmak, denemek, tecrübe etmek

Fiil
1

فَذُوقُوهُ

fe-zukuhu

öyleyse onu tadın, tatmak, denemek, tecrübe etmek

Fiil
1

لِّيَذُوقَ

li-yezuka

tatsın diye, tatmak, denemek, tecrübe etmek

Fiil
1

أَذَقۡنَا

Lemma

ezakna

tattırdık, tattırmak, denetmek, tecrübe ettirmek

Fiil
4

أَذَقۡنَٰهُ

ezaknahu

tattırdık onu, tattırmak, denetmek, yaşatmak

Fiil
2

وَلَنُذِيقَنَّهُم

ve-le-nuzikannehum

ve onlara kesinlikle tattıracağız, tattırmak, hissettirmek, denetmek

Fiil
2

نُذِقۡهُ

nuzikhu

ona tattırırız, tattırmak, denetmek, yaşatmak

Fiil
2

لِّنُذِيقَهُمۡ

li-nuzikahum

onlara tattırmamız için, tattırmak, denetmek, yaşatmak

Fiil
1

فَذُوقُواْ

Lemma

fe-zukuve tadın

11

ذُوقُواْ

zukutadın

8

Örnek Ayetler (5 / 8)

Ali İmran 3:181

·

Kuran-ı Kerim

لَّقَدۡ سَمِعَ ٱللَّهُ قَوۡلَ ٱلَّذِينَ قَالُوٓاْ إِنَّ ٱللَّهَ فَقِيرٞ وَنَحۡنُ أَغۡنِيَآءُۘ سَنَكۡتُبُ مَا قَالُواْ وَقَتۡلَهُمُ ٱلۡأَنۢبِيَآءَ بِغَيۡرِ حَقّٖ وَنَقُولُ ذُوقُواْ عَذَابَ ٱلۡحَرِيقِ

Kesinlikle Allah: 'Şüphesiz Allah fakirdir ve biz zenginleriz' diyenlerin sözünü işitti. Dediklerini ve nebileri haksız yere katletmelerini yazacağız ve diyeceğiz: 'Yakıcı azabı tadın.'

Yunus 10:52

·

Kuran-ı Kerim

ثُمَّ قِيلَ لِلَّذِينَ ظَلَمُواْ ذُوقُواْ عَذَابَ ٱلۡخُلۡدِ هَلۡ تُجۡزَوۡنَ إِلَّا بِمَا كُنتُمۡ تَكۡسِبُونَ

Sonra zulmedenlere denildi: 'Kalıcılık azabını tadın. Kazanıyor olduğunuzdan başkasıyla mı karşılık verilirsiniz?'

Ankebut 29:55

·

Kuran-ı Kerim

يَوۡمَ يَغۡشَىٰهُمُ ٱلۡعَذَابُ مِن فَوۡقِهِمۡ وَمِن تَحۡتِ أَرۡجُلِهِمۡ وَيَقُولُ ذُوقُواْ مَا كُنتُمۡ تَعۡمَلُونَ

Azabın onların üstünden ve ayaklarının altından onları kapladığı günü; ve der: 'Yapıyor olduğunuzu tadın.'

Secde 32:20

·

Kuran-ı Kerim

وَأَمَّا ٱلَّذِينَ فَسَقُواْ فَمَأۡوَىٰهُمُ ٱلنَّارُۖ كُلَّمَآ أَرَادُوٓاْ أَن يَخۡرُجُواْ مِنۡهَآ أُعِيدُواْ فِيهَا وَقِيلَ لَهُمۡ ذُوقُواْ عَذَابَ ٱلنَّارِ ٱلَّذِي كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ

Ve ama yoldan çıkan kimseler, bunun üzerine onların barınağı ateştir. Ondan çıkmak istediklerinde her defasında onun içine döndürülürler ve onlara denilir: 'Onu yalanlıyor olduğunuz ateşin azabını tadın.'

Sebe 34:42

·

Kuran-ı Kerim

فَٱلۡيَوۡمَ لَا يَمۡلِكُ بَعۡضُكُمۡ لِبَعۡضٖ نَّفۡعٗا وَلَا ضَرّٗا وَنَقُولُ لِلَّذِينَ ظَلَمُواْ ذُوقُواْ عَذَابَ ٱلنَّارِ ٱلَّتِي كُنتُم بِهَا تُكَذِّبُونَ

Böylece bugün bazınız bazınıza ne bir faydaya ne de bir zarara sahip olur. Ve zalimlere deriz: 'Kendisini yalanladığınız ateşin azabını tadın.'

Tüm 8 kullanımı gör

وَذُوقُواْ

ve-zukuve tadın

3

يَذُوقُونَ

yezukunetadarlar

2

ذَاقُواْ

zakutattılar

2

يَذُوقُواْ

yezukutadarlar

1

وَتَذُوقُواْ

ve-tezukuve tadarsınız

1

فَذَاقُواْ

fe-zakuve tattılar

1

فَذَاقَتۡ

fe-zaketböylece tattı

1

ذُقۡ

zuktat

1

فَلۡيَذُوقُوهُ

felyezukuhuve onu tatsınlar

1

لِيَذُوقُواْ

li-yezukutatsınlar diye

1

ذَاقَا

zakatattılar

1

فَذُوقُوهُ

fe-zukuhuöyleyse onu tadın

1

لِّيَذُوقَ

li-yezukatatsın diye

1

أَذَقۡنَا

Lemma

ezaknatattırdık

4

أَذَقۡنَٰهُ

ezaknahutattırdık onu

2

وَلَنُذِيقَنَّهُم

ve-le-nuzikannehumve onlara kesinlikle tattıracağız

2

نُذِقۡهُ

nuzikhuona tattırırız

2

لِّنُذِيقَهُمۡ

li-nuzikahumonlara tattırmamız için

1