Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

د ع و

d-c-v — Kök Analizi

د ع و

212

Kullanım

7

Lemma

101

Türev

101

Anlam

7 lemma, 101 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

يَدۡعُونَ

Lemma

yed'une

çağırırlar, çağırmak, seslenmek, dua etmek

Fiil
23

تَدۡعُونَ

ted'une

çağırırsınız, çağırmak, davet etmek, dua etmek

Fiil
16

ٱدۡعُواْ

ud'u

çağırın, çağırmak, seslenmek, dua etmek

Fiil
8

ٱدۡعُ

ud'u

çağır, çağırmak, davet etmek, seslenmek

Fiil
6

يَدۡعُواْ

yed'u

çağırırlar, çağırmak, seslenmek, dua etmek, davet etmek

Fiil
5

تَدۡعُوهُمۡ

ted'uhum

onlara seslenirsin, seslenmek, çağırmak, davet etmek

Fiil
4

تَدۡعُواْ

ted'u

çağırırsınız, çağırmak, davet etmek, dua etmek

Fiil
4

يَدۡعُوكُمۡ

yed'ukum

sizi çağırır, çağırmak, davet etmek, dua etmek

Fiil
4

وَٱدۡعُواْ

ve-d'u

ve çağırın, çağırmak, davet etmek, dua etmek

Fiil
4

تَدۡعُ

ted'u

çağırırsın, çağırmak, davet etmek, dua etmek

Fiil
4

يَدۡعُوٓاْ

yed'u

çağırırlar, çağırmak, davet etmek, dua etmek

Fiil
3

دَعَوُاْ

de'avu

çağırdılar, çağırmak, davet etmek, dua etmek

Fiil
3

دَعَوۡاْ

de'av

çağırdılar, çağırmak, davet etmek, dua etmek

Fiil
3

فَٱدۡعُواْ

fe'd'u

ve çağırın, çağırmak, davet etmek, dua etmek, iddia etmek

Fiil
2

فَٱدۡعُ

fe-d'u

böylece çağır, çağırmak, seslenmek, davet etmek

Fiil
2

Örnek Ayetler (2)

Bakara 2:61

·

Kuran-ı Kerim

وَإِذۡ قُلۡتُمۡ يَٰمُوسَىٰ لَن نَّصۡبِرَ عَلَىٰ طَعَامٖ وَٰحِدٖ فَٱدۡعُ لَنَا رَبَّكَ يُخۡرِجۡ لَنَا مِمَّا تُنۢبِتُ ٱلۡأَرۡضُ مِنۢ بَقۡلِهَا وَقِثَّآئِهَا وَفُومِهَا وَعَدَسِهَا وَبَصَلِهَاۖ قَالَ أَتَسۡتَبۡدِلُونَ ٱلَّذِي هُوَ أَدۡنَىٰ بِٱلَّذِي هُوَ خَيۡرٌۚ ٱهۡبِطُواْ مِصۡرٗا فَإِنَّ لَكُم مَّا سَأَلۡتُمۡۗ وَضُرِبَتۡ عَلَيۡهِمُ ٱلذِّلَّةُ وَٱلۡمَسۡكَنَةُ وَبَآءُو بِغَضَبٖ مِّنَ ٱللَّهِۚ ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمۡ كَانُواْ يَكۡفُرُونَ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ وَيَقۡتُلُونَ ٱلنَّبِيِّـۧنَ بِغَيۡرِ ٱلۡحَقِّۚ ذَٰلِكَ بِمَا عَصَواْ وَّكَانُواْ يَعۡتَدُونَ

Ve demiştiniz: 'Ey Musa, tek bir yemeğin üzerine asla sabretmeyeceğiz. Öyleyse bizim için Rabbini çağır, yeryüzünün bitirdiği şeylerden; sebzesinden, acurundan, sarımsağından, mercimeğinden ve soğanından bize çıkarsın.' Demişti: 'Daha aşağı olanı daha hayırlı olanla mı değiştiriyorsunuz? Mısır'a inin, şüphesiz istediğiniz şey sizin içindir.' Ve onların üzerine alçaklık ve miskinlik vuruldu ve Allah'tan bir gazapla döndüler. Bu, onların Allah'ın ayetlerini örtmeleri ve nebileri hak olmaksızın katletmeleri sebebiyledir. Bu, isyan etmeleri ve haddi aşmaları sebebiyledir.

Şura 42:15

·

Kuran-ı Kerim

فَلِذَٰلِكَ فَٱدۡعُۖ وَٱسۡتَقِمۡ كَمَآ أُمِرۡتَۖ وَلَا تَتَّبِعۡ أَهۡوَآءَهُمۡۖ وَقُلۡ ءَامَنتُ بِمَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ مِن كِتَٰبٖۖ وَأُمِرۡتُ لِأَعۡدِلَ بَيۡنَكُمُۖ ٱللَّهُ رَبُّنَا وَرَبُّكُمۡۖ لَنَآ أَعۡمَٰلُنَا وَلَكُمۡ أَعۡمَٰلُكُمۡۖ لَا حُجَّةَ بَيۡنَنَا وَبَيۡنَكُمُۖ ٱللَّهُ يَجۡمَعُ بَيۡنَنَاۖ وَإِلَيۡهِ ٱلۡمَصِيرُ

Bunun üzerine işte buna çağır ve emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Onların heveslerine uyma ve de: 'Allah'ın kitaptan indirdiğine inandım ve aranızda adaletli davranmakla emrolundum. Allah Rabbimizdir ve Rabbinizdir. İşlerimiz bizedir, işleriniz sizedir. Aramızda ve aranızda tartışma yoktur. Allah aramızı toplayacaktır ve varış O'nadır.'

يُدۡعَوۡنَ

yud'avne

çağrılırlar, çağırmak, davet etmek, dua etmek

Fiil
2

دَعَانَا

de'ana

bizi çağırdı, çağırmak, seslenmek, dua etmek

Fiil
2

أَدۡعُواْ

ed'u

çağırırım, çağırmak, davet etmek, dua etmek

Fiil
2

تَدۡعُونَآ

ted'una

çağırıyorsunuz, çağırmak, davet etmek, dua etmek

Fiil
2

تُدۡعَوۡنَ

tud'avne

çağrılırsınız, çağırmak, davet etmek, dua etmek

Fiil
2

يَدۡعُونَ

Lemma

yed'uneçağırırlar

23

تَدۡعُونَ

ted'uneçağırırsınız

16

ٱدۡعُواْ

ud'uçağırın

8

ٱدۡعُ

ud'uçağır

6

يَدۡعُواْ

yed'uçağırırlar

5

تَدۡعُوهُمۡ

ted'uhumonlara seslenirsin

4

تَدۡعُواْ

ted'uçağırırsınız

4

يَدۡعُوكُمۡ

yed'ukumsizi çağırır

4

وَٱدۡعُواْ

ve-d'uve çağırın

4

تَدۡعُ

ted'uçağırırsın

4

يَدۡعُوٓاْ

yed'uçağırırlar

3

دَعَوُاْ

de'avuçağırdılar

3

دَعَوۡاْ

de'avçağırdılar

3

فَٱدۡعُواْ

fe'd'uve çağırın

2

فَٱدۡعُ

fe-d'uböylece çağır

2

Örnek Ayetler (2)

Bakara 2:61

·

Kuran-ı Kerim

وَإِذۡ قُلۡتُمۡ يَٰمُوسَىٰ لَن نَّصۡبِرَ عَلَىٰ طَعَامٖ وَٰحِدٖ فَٱدۡعُ لَنَا رَبَّكَ يُخۡرِجۡ لَنَا مِمَّا تُنۢبِتُ ٱلۡأَرۡضُ مِنۢ بَقۡلِهَا وَقِثَّآئِهَا وَفُومِهَا وَعَدَسِهَا وَبَصَلِهَاۖ قَالَ أَتَسۡتَبۡدِلُونَ ٱلَّذِي هُوَ أَدۡنَىٰ بِٱلَّذِي هُوَ خَيۡرٌۚ ٱهۡبِطُواْ مِصۡرٗا فَإِنَّ لَكُم مَّا سَأَلۡتُمۡۗ وَضُرِبَتۡ عَلَيۡهِمُ ٱلذِّلَّةُ وَٱلۡمَسۡكَنَةُ وَبَآءُو بِغَضَبٖ مِّنَ ٱللَّهِۚ ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمۡ كَانُواْ يَكۡفُرُونَ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ وَيَقۡتُلُونَ ٱلنَّبِيِّـۧنَ بِغَيۡرِ ٱلۡحَقِّۚ ذَٰلِكَ بِمَا عَصَواْ وَّكَانُواْ يَعۡتَدُونَ

Ve demiştiniz: 'Ey Musa, tek bir yemeğin üzerine asla sabretmeyeceğiz. Öyleyse bizim için Rabbini çağır, yeryüzünün bitirdiği şeylerden; sebzesinden, acurundan, sarımsağından, mercimeğinden ve soğanından bize çıkarsın.' Demişti: 'Daha aşağı olanı daha hayırlı olanla mı değiştiriyorsunuz? Mısır'a inin, şüphesiz istediğiniz şey sizin içindir.' Ve onların üzerine alçaklık ve miskinlik vuruldu ve Allah'tan bir gazapla döndüler. Bu, onların Allah'ın ayetlerini örtmeleri ve nebileri hak olmaksızın katletmeleri sebebiyledir. Bu, isyan etmeleri ve haddi aşmaları sebebiyledir.

Şura 42:15

·

Kuran-ı Kerim

فَلِذَٰلِكَ فَٱدۡعُۖ وَٱسۡتَقِمۡ كَمَآ أُمِرۡتَۖ وَلَا تَتَّبِعۡ أَهۡوَآءَهُمۡۖ وَقُلۡ ءَامَنتُ بِمَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ مِن كِتَٰبٖۖ وَأُمِرۡتُ لِأَعۡدِلَ بَيۡنَكُمُۖ ٱللَّهُ رَبُّنَا وَرَبُّكُمۡۖ لَنَآ أَعۡمَٰلُنَا وَلَكُمۡ أَعۡمَٰلُكُمۡۖ لَا حُجَّةَ بَيۡنَنَا وَبَيۡنَكُمُۖ ٱللَّهُ يَجۡمَعُ بَيۡنَنَاۖ وَإِلَيۡهِ ٱلۡمَصِيرُ

Bunun üzerine işte buna çağır ve emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Onların heveslerine uyma ve de: 'Allah'ın kitaptan indirdiğine inandım ve aranızda adaletli davranmakla emrolundum. Allah Rabbimizdir ve Rabbinizdir. İşlerimiz bizedir, işleriniz sizedir. Aramızda ve aranızda tartışma yoktur. Allah aramızı toplayacaktır ve varış O'nadır.'

يُدۡعَوۡنَ

yud'avneçağrılırlar

2

دَعَانَا

de'anabizi çağırdı

2

أَدۡعُواْ

ed'uçağırırım

2

تَدۡعُونَآ

ted'unaçağırıyorsunuz

2

تُدۡعَوۡنَ

tud'avneçağrılırsınız

2