Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

د ع و

d-c-v — Kök Analizi

د ع و

212

Kullanım

7

Lemma

101

Türev

101

Anlam

7 lemma, 101 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

يَدۡعُونَ

Lemma

yed'une

çağırırlar, çağırmak, seslenmek, dua etmek

Fiil
23

تَدۡعُونَ

ted'une

çağırırsınız, çağırmak, davet etmek, dua etmek

Fiil
16

ٱدۡعُواْ

ud'u

çağırın, çağırmak, seslenmek, dua etmek

Fiil
8

ٱدۡعُ

ud'u

çağır, çağırmak, davet etmek, seslenmek

Fiil
6

Örnek Ayetler (5 / 6)

Bakara 2:68

·

Kuran-ı Kerim

قَالُواْ ٱدۡعُ لَنَا رَبَّكَ يُبَيِّن لَّنَا مَا هِيَۚ قَالَ إِنَّهُۥ يَقُولُ إِنَّهَا بَقَرَةٞ لَّا فَارِضٞ وَلَا بِكۡرٌ عَوَانُۢ بَيۡنَ ذَٰلِكَۖ فَٱفۡعَلُواْ مَا تُؤۡمَرُونَ

Dediler: 'Bizim için Rabbini çağır, onun ne olduğunu bize açıklasın.' Dedi: 'Şüphesiz O diyor: O, ne yaşlı ne genç, ikisi arasında orta yaşlı bir inektir. Öyleyse emrolunduğunuz şeyi yapın.'

Bakara 2:69

·

Kuran-ı Kerim

قَالُواْ ٱدۡعُ لَنَا رَبَّكَ يُبَيِّن لَّنَا مَا لَوۡنُهَاۚ قَالَ إِنَّهُۥ يَقُولُ إِنَّهَا بَقَرَةٞ صَفۡرَآءُ فَاقِعٞ لَّوۡنُهَا تَسُرُّ ٱلنَّـٰظِرِينَ

Dediler: 'Bizim için Rabbini çağır, onun renginin ne olduğunu bize açıklasın.' Dedi: 'Şüphesiz O diyor: O, rengi parlak sarı bir inektir, bakanları sevindirir.'

Bakara 2:70

·

Kuran-ı Kerim

قَالُواْ ٱدۡعُ لَنَا رَبَّكَ يُبَيِّن لَّنَا مَا هِيَ إِنَّ ٱلۡبَقَرَ تَشَٰبَهَ عَلَيۡنَا وَإِنَّآ إِن شَآءَ ٱللَّهُ لَمُهۡتَدُونَ

Dediler: 'Bizim için Rabbini çağır, onun ne olduğunu bize açıklasın. Şüphesiz inekler bize benzeşti. Ve şüphesiz biz, eğer Allah dilerse, kesinlikle yol bulanlarız.'

A'raf 7:134

·

Kuran-ı Kerim

وَلَمَّا وَقَعَ عَلَيۡهِمُ ٱلرِّجۡزُ قَالُواْ يَٰمُوسَى ٱدۡعُ لَنَا رَبَّكَ بِمَا عَهِدَ عِندَكَۖ لَئِن كَشَفۡتَ عَنَّا ٱلرِّجۡزَ لَنُؤۡمِنَنَّ لَكَ وَلَنُرۡسِلَنَّ مَعَكَ بَنِيٓ إِسۡرَـٰٓءِيلَ

Ve azap onların üzerine düştüğünde dediler: 'Ey Musa, senin katında söz verdiği şeyle bizim için Rabbine dua et. Eğer bizden azabı kaldırırsan, kesinlikle sana inanacağız ve İsrail oğullarını kesinlikle seninle beraber göndereceğiz.'

Nahl 16:125

·

Kuran-ı Kerim

ٱدۡعُ إِلَىٰ سَبِيلِ رَبِّكَ بِٱلۡحِكۡمَةِ وَٱلۡمَوۡعِظَةِ ٱلۡحَسَنَةِۖ وَجَٰدِلۡهُم بِٱلَّتِي هِيَ أَحۡسَنُۚ إِنَّ رَبَّكَ هُوَ أَعۡلَمُ بِمَن ضَلَّ عَن سَبِيلِهِۦ وَهُوَ أَعۡلَمُ بِٱلۡمُهۡتَدِينَ

Senin Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel olanla mücadele et. Şüphesiz senin Rabbin, O'nun yolundan sapan kimseyi en iyi bilendir ve O yol gösterilenleri en iyi bilendir.

Tüm 6 kullanımı gör

يَدۡعُواْ

yed'u

çağırırlar, çağırmak, seslenmek, dua etmek, davet etmek

Fiil
5

تَدۡعُوهُمۡ

ted'uhum

onlara seslenirsin, seslenmek, çağırmak, davet etmek

Fiil
4

تَدۡعُواْ

ted'u

çağırırsınız, çağırmak, davet etmek, dua etmek

Fiil
4

يَدۡعُوكُمۡ

yed'ukum

sizi çağırır, çağırmak, davet etmek, dua etmek

Fiil
4

وَٱدۡعُواْ

ve-d'u

ve çağırın, çağırmak, davet etmek, dua etmek

Fiil
4

تَدۡعُ

ted'u

çağırırsın, çağırmak, davet etmek, dua etmek

Fiil
4

يَدۡعُوٓاْ

yed'u

çağırırlar, çağırmak, davet etmek, dua etmek

Fiil
3

دَعَوُاْ

de'avu

çağırdılar, çağırmak, davet etmek, dua etmek

Fiil
3

دَعَوۡاْ

de'av

çağırdılar, çağırmak, davet etmek, dua etmek

Fiil
3

فَٱدۡعُواْ

fe'd'u

ve çağırın, çağırmak, davet etmek, dua etmek, iddia etmek

Fiil
2

فَٱدۡعُ

fe-d'u

böylece çağır, çağırmak, seslenmek, davet etmek

Fiil
2

يُدۡعَوۡنَ

yud'avne

çağrılırlar, çağırmak, davet etmek, dua etmek

Fiil
2

دَعَانَا

de'ana

bizi çağırdı, çağırmak, seslenmek, dua etmek

Fiil
2

أَدۡعُواْ

ed'u

çağırırım, çağırmak, davet etmek, dua etmek

Fiil
2

تَدۡعُونَآ

ted'una

çağırıyorsunuz, çağırmak, davet etmek, dua etmek

Fiil
2

تُدۡعَوۡنَ

tud'avne

çağrılırsınız, çağırmak, davet etmek, dua etmek

Fiil
2

يَدۡعُونَ

Lemma

yed'uneçağırırlar

23

تَدۡعُونَ

ted'uneçağırırsınız

16

ٱدۡعُواْ

ud'uçağırın

8

ٱدۡعُ

ud'uçağır

6

Örnek Ayetler (5 / 6)

Bakara 2:68

·

Kuran-ı Kerim

قَالُواْ ٱدۡعُ لَنَا رَبَّكَ يُبَيِّن لَّنَا مَا هِيَۚ قَالَ إِنَّهُۥ يَقُولُ إِنَّهَا بَقَرَةٞ لَّا فَارِضٞ وَلَا بِكۡرٌ عَوَانُۢ بَيۡنَ ذَٰلِكَۖ فَٱفۡعَلُواْ مَا تُؤۡمَرُونَ

Dediler: 'Bizim için Rabbini çağır, onun ne olduğunu bize açıklasın.' Dedi: 'Şüphesiz O diyor: O, ne yaşlı ne genç, ikisi arasında orta yaşlı bir inektir. Öyleyse emrolunduğunuz şeyi yapın.'

Bakara 2:69

·

Kuran-ı Kerim

قَالُواْ ٱدۡعُ لَنَا رَبَّكَ يُبَيِّن لَّنَا مَا لَوۡنُهَاۚ قَالَ إِنَّهُۥ يَقُولُ إِنَّهَا بَقَرَةٞ صَفۡرَآءُ فَاقِعٞ لَّوۡنُهَا تَسُرُّ ٱلنَّـٰظِرِينَ

Dediler: 'Bizim için Rabbini çağır, onun renginin ne olduğunu bize açıklasın.' Dedi: 'Şüphesiz O diyor: O, rengi parlak sarı bir inektir, bakanları sevindirir.'

Bakara 2:70

·

Kuran-ı Kerim

قَالُواْ ٱدۡعُ لَنَا رَبَّكَ يُبَيِّن لَّنَا مَا هِيَ إِنَّ ٱلۡبَقَرَ تَشَٰبَهَ عَلَيۡنَا وَإِنَّآ إِن شَآءَ ٱللَّهُ لَمُهۡتَدُونَ

Dediler: 'Bizim için Rabbini çağır, onun ne olduğunu bize açıklasın. Şüphesiz inekler bize benzeşti. Ve şüphesiz biz, eğer Allah dilerse, kesinlikle yol bulanlarız.'

A'raf 7:134

·

Kuran-ı Kerim

وَلَمَّا وَقَعَ عَلَيۡهِمُ ٱلرِّجۡزُ قَالُواْ يَٰمُوسَى ٱدۡعُ لَنَا رَبَّكَ بِمَا عَهِدَ عِندَكَۖ لَئِن كَشَفۡتَ عَنَّا ٱلرِّجۡزَ لَنُؤۡمِنَنَّ لَكَ وَلَنُرۡسِلَنَّ مَعَكَ بَنِيٓ إِسۡرَـٰٓءِيلَ

Ve azap onların üzerine düştüğünde dediler: 'Ey Musa, senin katında söz verdiği şeyle bizim için Rabbine dua et. Eğer bizden azabı kaldırırsan, kesinlikle sana inanacağız ve İsrail oğullarını kesinlikle seninle beraber göndereceğiz.'

Nahl 16:125

·

Kuran-ı Kerim

ٱدۡعُ إِلَىٰ سَبِيلِ رَبِّكَ بِٱلۡحِكۡمَةِ وَٱلۡمَوۡعِظَةِ ٱلۡحَسَنَةِۖ وَجَٰدِلۡهُم بِٱلَّتِي هِيَ أَحۡسَنُۚ إِنَّ رَبَّكَ هُوَ أَعۡلَمُ بِمَن ضَلَّ عَن سَبِيلِهِۦ وَهُوَ أَعۡلَمُ بِٱلۡمُهۡتَدِينَ

Senin Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel olanla mücadele et. Şüphesiz senin Rabbin, O'nun yolundan sapan kimseyi en iyi bilendir ve O yol gösterilenleri en iyi bilendir.

Tüm 6 kullanımı gör

يَدۡعُواْ

yed'uçağırırlar

5

تَدۡعُوهُمۡ

ted'uhumonlara seslenirsin

4

تَدۡعُواْ

ted'uçağırırsınız

4

يَدۡعُوكُمۡ

yed'ukumsizi çağırır

4

وَٱدۡعُواْ

ve-d'uve çağırın

4

تَدۡعُ

ted'uçağırırsın

4

يَدۡعُوٓاْ

yed'uçağırırlar

3

دَعَوُاْ

de'avuçağırdılar

3

دَعَوۡاْ

de'avçağırdılar

3

فَٱدۡعُواْ

fe'd'uve çağırın

2

فَٱدۡعُ

fe-d'uböylece çağır

2

يُدۡعَوۡنَ

yud'avneçağrılırlar

2

دَعَانَا

de'anabizi çağırdı

2

أَدۡعُواْ

ed'uçağırırım

2

تَدۡعُونَآ

ted'unaçağırıyorsunuz

2

تُدۡعَوۡنَ

tud'avneçağrılırsınız

2