212
Kullanım
7
Lemma
101
Türev
101
Anlam
7 lemma, 101 türev form
Örnek Ayetler (4 / 23)
Bakara 2:221
·
Kuran-ı Kerim
وَلَا تَنكِحُواْ ٱلۡمُشۡرِكَٰتِ حَتَّىٰ يُؤۡمِنَّۚ وَلَأَمَةٞ مُّؤۡمِنَةٌ خَيۡرٞ مِّن مُّشۡرِكَةٖ وَلَوۡ أَعۡجَبَتۡكُمۡۗ وَلَا تُنكِحُواْ ٱلۡمُشۡرِكِينَ حَتَّىٰ يُؤۡمِنُواْۚ وَلَعَبۡدٞ مُّؤۡمِنٌ خَيۡرٞ مِّن مُّشۡرِكٖ وَلَوۡ أَعۡجَبَكُمۡۗ أُوْلَـٰٓئِكَ يَدۡعُونَ إِلَى ٱلنَّارِۖ وَٱللَّهُ يَدۡعُوٓاْ إِلَى ٱلۡجَنَّةِ وَٱلۡمَغۡفِرَةِ بِإِذۡنِهِۦۖ وَيُبَيِّنُ ءَايَٰتِهِۦ لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمۡ يَتَذَكَّرُونَ
Ortak koşan kadınlarla, onlar inanıncaya kadar evlenmeyin. İnanan bir cariye, hoşunuza gitse bile ortak koşan bir kadından daha iyidir. Ortak koşan erkeklerle, onlar inanıncaya kadar evlendirmeyin. İnanan bir köle, hoşunuza gitse bile ortak koşan bir erkekten daha iyidir. Onlar ateşe çağırırlar; Allah ise kendi izniyle bahçeye ve örtülmeye çağırır. Hatırlasınlar diye ayetlerini insanlara açıklar.
Ali İmran 3:104
·
Kuran-ı Kerim
وَلۡتَكُن مِّنكُمۡ أُمَّةٞ يَدۡعُونَ إِلَى ٱلۡخَيۡرِ وَيَأۡمُرُونَ بِٱلۡمَعۡرُوفِ وَيَنۡهَوۡنَ عَنِ ٱلۡمُنكَرِۚ وَأُوْلَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلۡمُفۡلِحُونَ
Ve sizden hayra çağıran, bilineni emreden ve bilinmeyenden yasaklayan bir topluluk olsun. Ve işte onlar kurtuluşa erenlerdir.
Nisa 4:117
·
Kuran-ı Kerim
إِن يَدۡعُونَ مِن دُونِهِۦٓ إِلَّآ إِنَٰثٗا وَإِن يَدۡعُونَ إِلَّا شَيۡطَٰنٗا مَّرِيدٗا
Onlar O'nun dışında dişilerden başkasına çağırmıyorlar ve isyankar bir şeytandan başkasına çağırmıyorlar.
En'am 6:52
·
Kuran-ı Kerim
وَلَا تَطۡرُدِ ٱلَّذِينَ يَدۡعُونَ رَبَّهُم بِٱلۡغَدَوٰةِ وَٱلۡعَشِيِّ يُرِيدُونَ وَجۡهَهُۥۖ مَا عَلَيۡكَ مِنۡ حِسَابِهِم مِّن شَيۡءٖ وَمَا مِنۡ حِسَابِكَ عَلَيۡهِم مِّن شَيۡءٖ فَتَطۡرُدَهُمۡ فَتَكُونَ مِنَ ٱلظَّـٰلِمِينَ
Ve O'nun yüzünü isteyerek sabah ve akşam Rablerini çağıranları kovma. Onların hesabından senin üzerine hiçbir şey yoktur ve senin hesabından onların üzerine hiçbir şey yoktur; böylece onları kovarsın ve zalimlerden olursun.
Örnek Ayetler (4 / 16)
En'am 6:40
·
Kuran-ı Kerim
قُلۡ أَرَءَيۡتَكُمۡ إِنۡ أَتَىٰكُمۡ عَذَابُ ٱللَّهِ أَوۡ أَتَتۡكُمُ ٱلسَّاعَةُ أَغَيۡرَ ٱللَّهِ تَدۡعُونَ إِن كُنتُمۡ صَٰدِقِينَ
De ki: 'Gördünüz mü, eğer Allah'ın azabı size gelirse veya saat size gelirse, Allah'tan başkasını mı çağırırsınız, eğer doğru söyleyenler iseniz?'
En'am 6:41
·
Kuran-ı Kerim
بَلۡ إِيَّاهُ تَدۡعُونَ فَيَكۡشِفُ مَا تَدۡعُونَ إِلَيۡهِ إِن شَآءَ وَتَنسَوۡنَ مَا تُشۡرِكُونَ
Aksine, yalnızca O'nu çağırırsınız ve eğer dilerse O'na çağırdığınız şeyi kaldırır ve ortak koştuğunuz şeyleri unutursunuz.
En'am 6:56
·
Kuran-ı Kerim
قُلۡ إِنِّي نُهِيتُ أَنۡ أَعۡبُدَ ٱلَّذِينَ تَدۡعُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِۚ قُل لَّآ أَتَّبِعُ أَهۡوَآءَكُمۡ قَدۡ ضَلَلۡتُ إِذٗا وَمَآ أَنَا۠ مِنَ ٱلۡمُهۡتَدِينَ
De ki: 'Şüphesiz ben, Allah'ın dışında çağırdıklarınıza kulluk etmekten yasaklandım.' De ki: 'Arzularınıza uymam; o zaman kesinlikle sapmış olurum ve ben yol gösterilenlerden olmam.'
A'raf 7:37
·
Kuran-ı Kerim
فَمَنۡ أَظۡلَمُ مِمَّنِ ٱفۡتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا أَوۡ كَذَّبَ بِـَٔايَٰتِهِۦٓۚ أُوْلَـٰٓئِكَ يَنَالُهُمۡ نَصِيبُهُم مِّنَ ٱلۡكِتَٰبِۖ حَتَّىٰٓ إِذَا جَآءَتۡهُمۡ رُسُلُنَا يَتَوَفَّوۡنَهُمۡ قَالُوٓاْ أَيۡنَ مَا كُنتُمۡ تَدۡعُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِۖ قَالُواْ ضَلُّواْ عَنَّا وَشَهِدُواْ عَلَىٰٓ أَنفُسِهِمۡ أَنَّهُمۡ كَانُواْ كَٰفِرِينَ
Böylece Allah'a karşı bir yalan uyduran veya O'nun ayetlerini yalanlayan kimseden daha zalim kimdir? İşte onlar, kitaptan onların payı onlara ulaşır; sonunda elçilerimiz onları vefat ettirirken onlara geldiğinde dediler: 'Allah'ın dışında çağırdığınız şeyler nerede?' Dediler: 'Bizden kayboldular'; ve şüphesiz kendilerinin örtenler olduklarına nefslerine karşı tanıklık ettiler.
Örnek Ayetler (4 / 8)
A'raf 7:55
·
Kuran-ı Kerim
ٱدۡعُواْ رَبَّكُمۡ تَضَرُّعٗا وَخُفۡيَةًۚ إِنَّهُۥ لَا يُحِبُّ ٱلۡمُعۡتَدِينَ
Rabbinizi yalvararak ve gizlice çağırın. Şüphesiz O, sınırı aşanları sevmez.
A'raf 7:195
·
Kuran-ı Kerim
أَلَهُمۡ أَرۡجُلٞ يَمۡشُونَ بِهَآۖ أَمۡ لَهُمۡ أَيۡدٖ يَبۡطِشُونَ بِهَآۖ أَمۡ لَهُمۡ أَعۡيُنٞ يُبۡصِرُونَ بِهَآۖ أَمۡ لَهُمۡ ءَاذَانٞ يَسۡمَعُونَ بِهَاۗ قُلِ ٱدۡعُواْ شُرَكَآءَكُمۡ ثُمَّ كِيدُونِ فَلَا تُنظِرُونِ
Onların onlarla yürüyecekleri ayakları mı var? Yoksa onların onlarla tutacakları elleri mi var? Yoksa onların onlarla görecekleri gözleri mi var? Yoksa onların onlarla işitecekleri kulakları mı var? De ki: 'Ortaklarınızı çağırın, sonra bana tuzak kurun ve bana süre vermeyin.'
İsra 17:56
·
Kuran-ı Kerim
قُلِ ٱدۡعُواْ ٱلَّذِينَ زَعَمۡتُم مِّن دُونِهِۦ فَلَا يَمۡلِكُونَ كَشۡفَ ٱلضُّرِّ عَنكُمۡ وَلَا تَحۡوِيلًا
De ki: 'O'nun astından zannettiğiniz kimseleri çağırın; onlar sizden zararı kaldırmaya ve değiştirmeye sahip değillerdir.'
İsra 17:110
·
Kuran-ı Kerim
قُلِ ٱدۡعُواْ ٱللَّهَ أَوِ ٱدۡعُواْ ٱلرَّحۡمَٰنَۖ أَيّٗا مَّا تَدۡعُواْ فَلَهُ ٱلۡأَسۡمَآءُ ٱلۡحُسۡنَىٰۚ وَلَا تَجۡهَرۡ بِصَلَاتِكَ وَلَا تُخَافِتۡ بِهَا وَٱبۡتَغِ بَيۡنَ ذَٰلِكَ سَبِيلٗا
De ki: 'Allah'ı çağırın veya Merhameti Bol Olanı çağırın; hangisiyle çağırırsanız, en güzel isimler O'nundur. Salatını açığa vurma ve onu gizleme; ikisi arasında bir yol ara.'
Örnek Ayetler (5 / 6)
Bakara 2:68
·
Kuran-ı Kerim
قَالُواْ ٱدۡعُ لَنَا رَبَّكَ يُبَيِّن لَّنَا مَا هِيَۚ قَالَ إِنَّهُۥ يَقُولُ إِنَّهَا بَقَرَةٞ لَّا فَارِضٞ وَلَا بِكۡرٌ عَوَانُۢ بَيۡنَ ذَٰلِكَۖ فَٱفۡعَلُواْ مَا تُؤۡمَرُونَ
Dediler: 'Bizim için Rabbini çağır, onun ne olduğunu bize açıklasın.' Dedi: 'Şüphesiz O diyor: O, ne yaşlı ne genç, ikisi arasında orta yaşlı bir inektir. Öyleyse emrolunduğunuz şeyi yapın.'
Bakara 2:69
·
Kuran-ı Kerim
قَالُواْ ٱدۡعُ لَنَا رَبَّكَ يُبَيِّن لَّنَا مَا لَوۡنُهَاۚ قَالَ إِنَّهُۥ يَقُولُ إِنَّهَا بَقَرَةٞ صَفۡرَآءُ فَاقِعٞ لَّوۡنُهَا تَسُرُّ ٱلنَّـٰظِرِينَ
Dediler: 'Bizim için Rabbini çağır, onun renginin ne olduğunu bize açıklasın.' Dedi: 'Şüphesiz O diyor: O, rengi parlak sarı bir inektir, bakanları sevindirir.'
Bakara 2:70
·
Kuran-ı Kerim
قَالُواْ ٱدۡعُ لَنَا رَبَّكَ يُبَيِّن لَّنَا مَا هِيَ إِنَّ ٱلۡبَقَرَ تَشَٰبَهَ عَلَيۡنَا وَإِنَّآ إِن شَآءَ ٱللَّهُ لَمُهۡتَدُونَ
Dediler: 'Bizim için Rabbini çağır, onun ne olduğunu bize açıklasın. Şüphesiz inekler bize benzeşti. Ve şüphesiz biz, eğer Allah dilerse, kesinlikle yol bulanlarız.'
A'raf 7:134
·
Kuran-ı Kerim
وَلَمَّا وَقَعَ عَلَيۡهِمُ ٱلرِّجۡزُ قَالُواْ يَٰمُوسَى ٱدۡعُ لَنَا رَبَّكَ بِمَا عَهِدَ عِندَكَۖ لَئِن كَشَفۡتَ عَنَّا ٱلرِّجۡزَ لَنُؤۡمِنَنَّ لَكَ وَلَنُرۡسِلَنَّ مَعَكَ بَنِيٓ إِسۡرَـٰٓءِيلَ
Ve azap onların üzerine düştüğünde dediler: 'Ey Musa, senin katında söz verdiği şeyle bizim için Rabbine dua et. Eğer bizden azabı kaldırırsan, kesinlikle sana inanacağız ve İsrail oğullarını kesinlikle seninle beraber göndereceğiz.'
Nahl 16:125
·
Kuran-ı Kerim
ٱدۡعُ إِلَىٰ سَبِيلِ رَبِّكَ بِٱلۡحِكۡمَةِ وَٱلۡمَوۡعِظَةِ ٱلۡحَسَنَةِۖ وَجَٰدِلۡهُم بِٱلَّتِي هِيَ أَحۡسَنُۚ إِنَّ رَبَّكَ هُوَ أَعۡلَمُ بِمَن ضَلَّ عَن سَبِيلِهِۦ وَهُوَ أَعۡلَمُ بِٱلۡمُهۡتَدِينَ
Senin Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel olanla mücadele et. Şüphesiz senin Rabbin, O'nun yolundan sapan kimseyi en iyi bilendir ve O yol gösterilenleri en iyi bilendir.
Örnek Ayetler (5)
Hac 22:12
·
Kuran-ı Kerim
يَدۡعُواْ مِن دُونِ ٱللَّهِ مَا لَا يَضُرُّهُۥ وَمَا لَا يَنفَعُهُۥۚ ذَٰلِكَ هُوَ ٱلضَّلَٰلُ ٱلۡبَعِيدُ
Allah'ın astından ona zarar vermeyen ve ona fayda vermeyen şeye çağırır. Bu, uzak sapkınlıktır.
Hac 22:13
·
Kuran-ı Kerim
يَدۡعُواْ لَمَن ضَرُّهُۥٓ أَقۡرَبُ مِن نَّفۡعِهِۦۚ لَبِئۡسَ ٱلۡمَوۡلَىٰ وَلَبِئۡسَ ٱلۡعَشِيرُ
Zararı faydasından daha yakın olan kimseye çağırır. Koruyucu ne kötüdür ve arkadaş ne kötüdür.
Fatır 35:6
·
Kuran-ı Kerim
إِنَّ ٱلشَّيۡطَٰنَ لَكُمۡ عَدُوّٞ فَٱتَّخِذُوهُ عَدُوًّاۚ إِنَّمَا يَدۡعُواْ حِزۡبَهُۥ لِيَكُونُواْ مِنۡ أَصۡحَٰبِ ٱلسَّعِيرِ
Şüphesiz şeytan sizin için bir düşmandır, böylece onu düşman edinin. O, kendi grubunu sadece alevli ateşin arkadaşlarından olmaları için çağırır.
Ahkaf 46:5
·
Kuran-ı Kerim
وَمَنۡ أَضَلُّ مِمَّن يَدۡعُواْ مِن دُونِ ٱللَّهِ مَن لَّا يَسۡتَجِيبُ لَهُۥٓ إِلَىٰ يَوۡمِ ٱلۡقِيَٰمَةِ وَهُمۡ عَن دُعَآئِهِمۡ غَٰفِلُونَ
Ve Allah'ın astından, kalkış gününe kadar kendisine cevap vermeyecek kimseyi çağırandan daha sapkın kimdir? Ve onlar, onların çağırmasından habersizdirler.
İnşikak 84:11
·
Kuran-ı Kerim
فَسَوۡفَ يَدۡعُواْ ثُبُورٗا
yok oluşu çağıracaktır.
Örnek Ayetler (4)
A'raf 7:193
·
Kuran-ı Kerim
وَإِن تَدۡعُوهُمۡ إِلَى ٱلۡهُدَىٰ لَا يَتَّبِعُوكُمۡۚ سَوَآءٌ عَلَيۡكُمۡ أَدَعَوۡتُمُوهُمۡ أَمۡ أَنتُمۡ صَٰمِتُونَ
Ve eğer onları yol göstermeye çağırırsanız size uymazlar. Onları çağırsanız da veya siz susanlar olsanız da sizin için eşittir.
A'raf 7:198
·
Kuran-ı Kerim
وَإِن تَدۡعُوهُمۡ إِلَى ٱلۡهُدَىٰ لَا يَسۡمَعُواْۖ وَتَرَىٰهُمۡ يَنظُرُونَ إِلَيۡكَ وَهُمۡ لَا يُبۡصِرُونَ
Ve eğer onları yol göstermeye çağırırsanız işitmezler. Ve onların sana baktıklarını görürsün ve onlar görmezler.
Fatır 35:14
·
Kuran-ı Kerim
إِن تَدۡعُوهُمۡ لَا يَسۡمَعُواْ دُعَآءَكُمۡ وَلَوۡ سَمِعُواْ مَا ٱسۡتَجَابُواْ لَكُمۡۖ وَيَوۡمَ ٱلۡقِيَٰمَةِ يَكۡفُرُونَ بِشِرۡكِكُمۡۚ وَلَا يُنَبِّئُكَ مِثۡلُ خَبِيرٖ
Eğer onları çağırırsanız, çağrınızı işitmezler. Ve eğer işitselerdi, size karşılık vermezlerdi. Ve kalkış günü ortak koşmanızı örterler. Ve haberdar olan gibi sana haber vermez.
Şura 42:13
·
Kuran-ı Kerim
۞شَرَعَ لَكُم مِّنَ ٱلدِّينِ مَا وَصَّىٰ بِهِۦ نُوحٗا وَٱلَّذِيٓ أَوۡحَيۡنَآ إِلَيۡكَ وَمَا وَصَّيۡنَا بِهِۦٓ إِبۡرَٰهِيمَ وَمُوسَىٰ وَعِيسَىٰٓۖ أَنۡ أَقِيمُواْ ٱلدِّينَ وَلَا تَتَفَرَّقُواْ فِيهِۚ كَبُرَ عَلَى ٱلۡمُشۡرِكِينَ مَا تَدۡعُوهُمۡ إِلَيۡهِۚ ٱللَّهُ يَجۡتَبِيٓ إِلَيۡهِ مَن يَشَآءُ وَيَهۡدِيٓ إِلَيۡهِ مَن يُنِيبُ
Nuh'a emrettiğini, sana vahyettiğimizi, İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya emrettiğimizi sizin için dinden belirledi: 'Dini ayakta tutun ve onda ayrılığa düşmeyin.' Ortak koşanlara, onları kendisine çağırdığın şey ağır geldi. Allah dilediği kimseyi kendisine seçer ve dönen kimseye kendisine yol gösterir.
Örnek Ayetler (4)
İsra 17:110
·
Kuran-ı Kerim
قُلِ ٱدۡعُواْ ٱللَّهَ أَوِ ٱدۡعُواْ ٱلرَّحۡمَٰنَۖ أَيّٗا مَّا تَدۡعُواْ فَلَهُ ٱلۡأَسۡمَآءُ ٱلۡحُسۡنَىٰۚ وَلَا تَجۡهَرۡ بِصَلَاتِكَ وَلَا تُخَافِتۡ بِهَا وَٱبۡتَغِ بَيۡنَ ذَٰلِكَ سَبِيلٗا
De ki: 'Allah'ı çağırın veya Merhameti Bol Olanı çağırın; hangisiyle çağırırsanız, en güzel isimler O'nundur. Salatını açığa vurma ve onu gizleme; ikisi arasında bir yol ara.'
Furkan 25:14
·
Kuran-ı Kerim
لَّا تَدۡعُواْ ٱلۡيَوۡمَ ثُبُورٗا وَٰحِدٗا وَٱدۡعُواْ ثُبُورٗا كَثِيرٗا
Bugün bir tek yok oluşu çağırmayın ve çok yok oluşu çağırın.
Mearic 70:17
·
Kuran-ı Kerim
تَدۡعُواْ مَنۡ أَدۡبَرَ وَتَوَلَّىٰ
Arkasını dönen ve yüz çeviren kimseyi çağırır.
Cin 72:18
·
Kuran-ı Kerim
وَأَنَّ ٱلۡمَسَٰجِدَ لِلَّهِ فَلَا تَدۡعُواْ مَعَ ٱللَّهِ أَحَدٗا
Ve şüphesiz secde yerleri Allah'ındır, öyleyse Allah ile birlikte hiç kimseyi çağırmayın.
Örnek Ayetler (4)
Ali İmran 3:153
·
Kuran-ı Kerim
۞إِذۡ تُصۡعِدُونَ وَلَا تَلۡوُۥنَ عَلَىٰٓ أَحَدٖ وَٱلرَّسُولُ يَدۡعُوكُمۡ فِيٓ أُخۡرَىٰكُمۡ فَأَثَٰبَكُمۡ غَمَّۢا بِغَمّٖ لِّكَيۡلَا تَحۡزَنُواْ عَلَىٰ مَا فَاتَكُمۡ وَلَا مَآ أَصَٰبَكُمۡۗ وَٱللَّهُ خَبِيرُۢ بِمَا تَعۡمَلُونَ
Hani siz uzaklaşıyordunuz ve kimseye dönüp bakmıyordunuz, resul de arkanızdan sizi çağırıyordu. Bunun üzerine elinizden kaçan şeye ve size isabet eden şeye üzülmemeniz için keder karşılığında kederle size karşılık verdi. Ve Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
İbrahim 14:10
·
Kuran-ı Kerim
۞قَالَتۡ رُسُلُهُمۡ أَفِي ٱللَّهِ شَكّٞ فَاطِرِ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِۖ يَدۡعُوكُمۡ لِيَغۡفِرَ لَكُم مِّن ذُنُوبِكُمۡ وَيُؤَخِّرَكُمۡ إِلَىٰٓ أَجَلٖ مُّسَمّٗىۚ قَالُوٓاْ إِنۡ أَنتُمۡ إِلَّا بَشَرٞ مِّثۡلُنَا تُرِيدُونَ أَن تَصُدُّونَا عَمَّا كَانَ يَعۡبُدُ ءَابَآؤُنَا فَأۡتُونَا بِسُلۡطَٰنٖ مُّبِينٖ
Resulleri dedi: 'Gökleri ve yeryüzünü Yaran Allah hakkında mı şüphe var? Günahlarınızdan sizin için örtmesi ve sizi belirlenmiş bir süreye kadar ertelemesi için sizi çağırıyor.' Dediler: 'Siz ancak bizim gibi bir beşersiniz. Babalarımızın kulluk ettiklerinden bizi alıkoymak istiyorsunuz. O halde bize apaçık bir yetki getirin.'
İsra 17:52
·
Kuran-ı Kerim
يَوۡمَ يَدۡعُوكُمۡ فَتَسۡتَجِيبُونَ بِحَمۡدِهِۦ وَتَظُنُّونَ إِن لَّبِثۡتُمۡ إِلَّا قَلِيلٗا
Sizi çağırdığı gün, böylece O'nun övgüsüyle karşılık verirsiniz ve az hariç kalmadığınız zannında bulunursunuz.
Hadid 57:8
·
Kuran-ı Kerim
وَمَا لَكُمۡ لَا تُؤۡمِنُونَ بِٱللَّهِ وَٱلرَّسُولُ يَدۡعُوكُمۡ لِتُؤۡمِنُواْ بِرَبِّكُمۡ وَقَدۡ أَخَذَ مِيثَٰقَكُمۡ إِن كُنتُم مُّؤۡمِنِينَ
Ve size ne oluyor da Allah'a inanmıyorsunuz? Ve resul Rabbinize inanmanız için sizi çağırıyor. Ve eğer inananlar iseniz, kesinlikle sözleşmenizi aldı.
Örnek Ayetler (4)
Bakara 2:23
·
Kuran-ı Kerim
وَإِن كُنتُمۡ فِي رَيۡبٖ مِّمَّا نَزَّلۡنَا عَلَىٰ عَبۡدِنَا فَأۡتُواْ بِسُورَةٖ مِّن مِّثۡلِهِۦ وَٱدۡعُواْ شُهَدَآءَكُم مِّن دُونِ ٱللَّهِ إِن كُنتُمۡ صَٰدِقِينَ
Ve eğer kulumuzun üzerine indirdiğimiz şeyden bir şüphe içinde iseniz, bunun üzerine onun benzerinden bir sure getirin ve eğer doğru söyleyenler iseniz Allah'tan başka tanıklarınızı çağırın.
Yunus 10:38
·
Kuran-ı Kerim
أَمۡ يَقُولُونَ ٱفۡتَرَىٰهُۖ قُلۡ فَأۡتُواْ بِسُورَةٖ مِّثۡلِهِۦ وَٱدۡعُواْ مَنِ ٱسۡتَطَعۡتُم مِّن دُونِ ٱللَّهِ إِن كُنتُمۡ صَٰدِقِينَ
Yoksa 'Onu uydurdu' mu derler? De ki: 'Bunun üzerine onun misli bir sure getirin ve eğer doğru söyleyenler iseniz Allah'ın astından güç yetirdiğiniz kimseyi çağırın.'
Hud 11:13
·
Kuran-ı Kerim
أَمۡ يَقُولُونَ ٱفۡتَرَىٰهُۖ قُلۡ فَأۡتُواْ بِعَشۡرِ سُوَرٖ مِّثۡلِهِۦ مُفۡتَرَيَٰتٖ وَٱدۡعُواْ مَنِ ٱسۡتَطَعۡتُم مِّن دُونِ ٱللَّهِ إِن كُنتُمۡ صَٰدِقِينَ
Yoksa 'Onu uydurdu' mu diyorlar? De ki: 'Öyleyse onun misli uydurulmuş on sure getirin ve eğer doğru söyleyenlerseniz Allah'tan başka güç yetirdiğiniz kimseleri çağırın.'
Furkan 25:14
·
Kuran-ı Kerim
لَّا تَدۡعُواْ ٱلۡيَوۡمَ ثُبُورٗا وَٰحِدٗا وَٱدۡعُواْ ثُبُورٗا كَثِيرٗا
Bugün bir tek yok oluşu çağırmayın ve çok yok oluşu çağırın.
Örnek Ayetler (4)
Yunus 10:106
·
Kuran-ı Kerim
وَلَا تَدۡعُ مِن دُونِ ٱللَّهِ مَا لَا يَنفَعُكَ وَلَا يَضُرُّكَۖ فَإِن فَعَلۡتَ فَإِنَّكَ إِذٗا مِّنَ ٱلظَّـٰلِمِينَ
Ve Allah'ın dışında sana fayda vermeyen ve sana zarar vermeyen şeyi çağırma. Öyleyse eğer yaparsan, öyleyse şüphesiz sen o zaman zalimlerdensin.
Şuara 26:213
·
Kuran-ı Kerim
فَلَا تَدۡعُ مَعَ ٱللَّهِ إِلَٰهًا ءَاخَرَ فَتَكُونَ مِنَ ٱلۡمُعَذَّبِينَ
Bunun üzerine Allah ile beraber başka ilah çağırma, böylece azap edilenlerden olursun.
Kasas 28:88
·
Kuran-ı Kerim
وَلَا تَدۡعُ مَعَ ٱللَّهِ إِلَٰهًا ءَاخَرَۘ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَۚ كُلُّ شَيۡءٍ هَالِكٌ إِلَّا وَجۡهَهُۥۚ لَهُ ٱلۡحُكۡمُ وَإِلَيۡهِ تُرۡجَعُونَ
Ve Allah ile beraber başka bir ilah çağırma. O'nun dışında hiçbir ilah yoktur. O'nun yüzü dışında her şey yok olucudur. Hüküm O'nundur ve O'na döndürüleceksiniz.
Fatır 35:18
·
Kuran-ı Kerim
وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٞ وِزۡرَ أُخۡرَىٰۚ وَإِن تَدۡعُ مُثۡقَلَةٌ إِلَىٰ حِمۡلِهَا لَا يُحۡمَلۡ مِنۡهُ شَيۡءٞ وَلَوۡ كَانَ ذَا قُرۡبَىٰٓۗ إِنَّمَا تُنذِرُ ٱلَّذِينَ يَخۡشَوۡنَ رَبَّهُم بِٱلۡغَيۡبِ وَأَقَامُواْ ٱلصَّلَوٰةَۚ وَمَن تَزَكَّىٰ فَإِنَّمَا يَتَزَكَّىٰ لِنَفۡسِهِۦۚ وَإِلَى ٱللَّهِ ٱلۡمَصِيرُ
Ve hiçbir yük taşıyan, başkasının yükünü taşımaz. Ve eğer ağır yüklü olan, kendi yüküne çağırsa, ondan hiçbir şey taşınmaz, velev ki yakın akraba olsa bile. Sen sadece görünmeyende Rablerinden korkanları ve salatı ayağa kaldıranları uyarırsın. Ve kim arınırsa, sadece kendi nefsi için arınır. Ve dönüş Allah'adır.
Örnek Ayetler (3)
Bakara 2:221
·
Kuran-ı Kerim
وَلَا تَنكِحُواْ ٱلۡمُشۡرِكَٰتِ حَتَّىٰ يُؤۡمِنَّۚ وَلَأَمَةٞ مُّؤۡمِنَةٌ خَيۡرٞ مِّن مُّشۡرِكَةٖ وَلَوۡ أَعۡجَبَتۡكُمۡۗ وَلَا تُنكِحُواْ ٱلۡمُشۡرِكِينَ حَتَّىٰ يُؤۡمِنُواْۚ وَلَعَبۡدٞ مُّؤۡمِنٌ خَيۡرٞ مِّن مُّشۡرِكٖ وَلَوۡ أَعۡجَبَكُمۡۗ أُوْلَـٰٓئِكَ يَدۡعُونَ إِلَى ٱلنَّارِۖ وَٱللَّهُ يَدۡعُوٓاْ إِلَى ٱلۡجَنَّةِ وَٱلۡمَغۡفِرَةِ بِإِذۡنِهِۦۖ وَيُبَيِّنُ ءَايَٰتِهِۦ لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمۡ يَتَذَكَّرُونَ
Ortak koşan kadınlarla, onlar inanıncaya kadar evlenmeyin. İnanan bir cariye, hoşunuza gitse bile ortak koşan bir kadından daha iyidir. Ortak koşan erkeklerle, onlar inanıncaya kadar evlendirmeyin. İnanan bir köle, hoşunuza gitse bile ortak koşan bir erkekten daha iyidir. Onlar ateşe çağırırlar; Allah ise kendi izniyle bahçeye ve örtülmeye çağırır. Hatırlasınlar diye ayetlerini insanlara açıklar.
Yunus 10:25
·
Kuran-ı Kerim
وَٱللَّهُ يَدۡعُوٓاْ إِلَىٰ دَارِ ٱلسَّلَٰمِ وَيَهۡدِي مَن يَشَآءُ إِلَىٰ صِرَٰطٖ مُّسۡتَقِيمٖ
Ve Allah esenlik yurduna çağırır ve dilediği kimseye doğru bir yola yol gösterir.
Zümer 39:8
·
Kuran-ı Kerim
۞وَإِذَا مَسَّ ٱلۡإِنسَٰنَ ضُرّٞ دَعَا رَبَّهُۥ مُنِيبًا إِلَيۡهِ ثُمَّ إِذَا خَوَّلَهُۥ نِعۡمَةٗ مِّنۡهُ نَسِيَ مَا كَانَ يَدۡعُوٓاْ إِلَيۡهِ مِن قَبۡلُ وَجَعَلَ لِلَّهِ أَندَادٗا لِّيُضِلَّ عَن سَبِيلِهِۦۚ قُلۡ تَمَتَّعۡ بِكُفۡرِكَ قَلِيلًا إِنَّكَ مِنۡ أَصۡحَٰبِ ٱلنَّارِ
'Ve insana bir zarar dokunduğunda, O'na yönelerek Rabbini çağırır. Sonra ona kendinden bir nimet verdiğinde, önceden O'na çağırıyor olduğu şeyi unutur ve O'nun yolundan saptırmak için Allah'a denkler kılar. De ki: 'Örtmenle biraz yararlan; şüphesiz sen ateşin arkadaşlarındansın.''
Örnek Ayetler (3)
Yunus 10:22
·
Kuran-ı Kerim
هُوَ ٱلَّذِي يُسَيِّرُكُمۡ فِي ٱلۡبَرِّ وَٱلۡبَحۡرِۖ حَتَّىٰٓ إِذَا كُنتُمۡ فِي ٱلۡفُلۡكِ وَجَرَيۡنَ بِهِم بِرِيحٖ طَيِّبَةٖ وَفَرِحُواْ بِهَا جَآءَتۡهَا رِيحٌ عَاصِفٞ وَجَآءَهُمُ ٱلۡمَوۡجُ مِن كُلِّ مَكَانٖ وَظَنُّوٓاْ أَنَّهُمۡ أُحِيطَ بِهِمۡ دَعَوُاْ ٱللَّهَ مُخۡلِصِينَ لَهُ ٱلدِّينَ لَئِنۡ أَنجَيۡتَنَا مِنۡ هَٰذِهِۦ لَنَكُونَنَّ مِنَ ٱلشَّـٰكِرِينَ
O, karanın ve denizin içinde sizi yürütendir. Gemilerin içinde olduğunuz ve güzel bir rüzgarla onlarla akıp gittikleri ve onunla sevindikleri zaman, ona şiddetli bir rüzgar gelir ve her yerden onlara dalga gelir ve kendilerinin kuşatıldığı zannında bulunurlar; dini O'na arıtarak Allah'ı çağırırlar: 'Andolsun eğer bizi bundan kurtarırsan, kesinlikle şükredenlerden olacağız.'
Ankebut 29:65
·
Kuran-ı Kerim
فَإِذَا رَكِبُواْ فِي ٱلۡفُلۡكِ دَعَوُاْ ٱللَّهَ مُخۡلِصِينَ لَهُ ٱلدِّينَ فَلَمَّا نَجَّىٰهُمۡ إِلَى ٱلۡبَرِّ إِذَا هُمۡ يُشۡرِكُونَ
Gemiye bindiklerinde dini O'na arındırarak Allah'a dua ederler. Sonra onları karaya kurtardığında, bir de bakarsın ki onlar ortak koşarlar.
Lokman 31:32
·
Kuran-ı Kerim
وَإِذَا غَشِيَهُم مَّوۡجٞ كَٱلظُّلَلِ دَعَوُاْ ٱللَّهَ مُخۡلِصِينَ لَهُ ٱلدِّينَ فَلَمَّا نَجَّىٰهُمۡ إِلَى ٱلۡبَرِّ فَمِنۡهُم مُّقۡتَصِدٞۚ وَمَا يَجۡحَدُ بِـَٔايَٰتِنَآ إِلَّا كُلُّ خَتَّارٖ كَفُورٖ
Ve gölgelikler gibi bir dalga onları kapladığında, dini O'na arındıranlar olarak Allah'ı çağırdılar. Fakat onları karaya kurtardığında, bunun üzerine onlardan orta yolda olan vardır. Ve ayetlerimizi, her çok vefasız, çok örten kimseden başkası inkar etmez.
Örnek Ayetler (3)
Meryem 19:91
·
Kuran-ı Kerim
أَن دَعَوۡاْ لِلرَّحۡمَٰنِ وَلَدٗا
Merhameti Bol'a bir çocuk iddia ettikleri için.
Furkan 25:13
·
Kuran-ı Kerim
وَإِذَآ أُلۡقُواْ مِنۡهَا مَكَانٗا ضَيِّقٗا مُّقَرَّنِينَ دَعَوۡاْ هُنَالِكَ ثُبُورٗا
Ve birbirlerine bağlanmış olarak ondan dar bir mekana atıldıklarında, orada yok oluşu çağırırlar.
Rum 30:33
·
Kuran-ı Kerim
وَإِذَا مَسَّ ٱلنَّاسَ ضُرّٞ دَعَوۡاْ رَبَّهُم مُّنِيبِينَ إِلَيۡهِ ثُمَّ إِذَآ أَذَاقَهُم مِّنۡهُ رَحۡمَةً إِذَا فَرِيقٞ مِّنۡهُم بِرَبِّهِمۡ يُشۡرِكُونَ
Ve insanlara bir zarar dokunduğu zaman O'na yönelenler olarak Rablerine dua ederler. Sonra onlara O'ndan bir merhamet tattırdığı zaman, bir de bakarsın ki onlardan bir grup Rablerine ortak koşarlar.
Örnek Ayetler (2)
Mü'min 40:14
·
Kuran-ı Kerim
فَٱدۡعُواْ ٱللَّهَ مُخۡلِصِينَ لَهُ ٱلدِّينَ وَلَوۡ كَرِهَ ٱلۡكَٰفِرُونَ
Öyleyse örtenler hoşlanmasa da dini O'na arındıranlar olarak Allah'ı çağırın.
Mü'min 40:50
·
Kuran-ı Kerim
قَالُوٓاْ أَوَلَمۡ تَكُ تَأۡتِيكُمۡ رُسُلُكُم بِٱلۡبَيِّنَٰتِۖ قَالُواْ بَلَىٰۚ قَالُواْ فَٱدۡعُواْۗ وَمَا دُعَـٰٓؤُاْ ٱلۡكَٰفِرِينَ إِلَّا فِي ضَلَٰلٍ
Dediler: 'Elçileriniz size açık delillerle gelmiyor muydu?' Dediler: 'Evet.' Dediler: 'Bunun üzerine çağırın.' Ve örtenlerin çağrısı sapkınlık içinde olmaktan başka değildir.
Örnek Ayetler (2)
Bakara 2:61
·
Kuran-ı Kerim
وَإِذۡ قُلۡتُمۡ يَٰمُوسَىٰ لَن نَّصۡبِرَ عَلَىٰ طَعَامٖ وَٰحِدٖ فَٱدۡعُ لَنَا رَبَّكَ يُخۡرِجۡ لَنَا مِمَّا تُنۢبِتُ ٱلۡأَرۡضُ مِنۢ بَقۡلِهَا وَقِثَّآئِهَا وَفُومِهَا وَعَدَسِهَا وَبَصَلِهَاۖ قَالَ أَتَسۡتَبۡدِلُونَ ٱلَّذِي هُوَ أَدۡنَىٰ بِٱلَّذِي هُوَ خَيۡرٌۚ ٱهۡبِطُواْ مِصۡرٗا فَإِنَّ لَكُم مَّا سَأَلۡتُمۡۗ وَضُرِبَتۡ عَلَيۡهِمُ ٱلذِّلَّةُ وَٱلۡمَسۡكَنَةُ وَبَآءُو بِغَضَبٖ مِّنَ ٱللَّهِۚ ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمۡ كَانُواْ يَكۡفُرُونَ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ وَيَقۡتُلُونَ ٱلنَّبِيِّـۧنَ بِغَيۡرِ ٱلۡحَقِّۚ ذَٰلِكَ بِمَا عَصَواْ وَّكَانُواْ يَعۡتَدُونَ
Ve demiştiniz: 'Ey Musa, tek bir yemeğin üzerine asla sabretmeyeceğiz. Öyleyse bizim için Rabbini çağır, yeryüzünün bitirdiği şeylerden; sebzesinden, acurundan, sarımsağından, mercimeğinden ve soğanından bize çıkarsın.' Demişti: 'Daha aşağı olanı daha hayırlı olanla mı değiştiriyorsunuz? Mısır'a inin, şüphesiz istediğiniz şey sizin içindir.' Ve onların üzerine alçaklık ve miskinlik vuruldu ve Allah'tan bir gazapla döndüler. Bu, onların Allah'ın ayetlerini örtmeleri ve nebileri hak olmaksızın katletmeleri sebebiyledir. Bu, isyan etmeleri ve haddi aşmaları sebebiyledir.
Şura 42:15
·
Kuran-ı Kerim
فَلِذَٰلِكَ فَٱدۡعُۖ وَٱسۡتَقِمۡ كَمَآ أُمِرۡتَۖ وَلَا تَتَّبِعۡ أَهۡوَآءَهُمۡۖ وَقُلۡ ءَامَنتُ بِمَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ مِن كِتَٰبٖۖ وَأُمِرۡتُ لِأَعۡدِلَ بَيۡنَكُمُۖ ٱللَّهُ رَبُّنَا وَرَبُّكُمۡۖ لَنَآ أَعۡمَٰلُنَا وَلَكُمۡ أَعۡمَٰلُكُمۡۖ لَا حُجَّةَ بَيۡنَنَا وَبَيۡنَكُمُۖ ٱللَّهُ يَجۡمَعُ بَيۡنَنَاۖ وَإِلَيۡهِ ٱلۡمَصِيرُ
Bunun üzerine işte buna çağır ve emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Onların heveslerine uyma ve de: 'Allah'ın kitaptan indirdiğine inandım ve aranızda adaletli davranmakla emrolundum. Allah Rabbimizdir ve Rabbinizdir. İşlerimiz bizedir, işleriniz sizedir. Aramızda ve aranızda tartışma yoktur. Allah aramızı toplayacaktır ve varış O'nadır.'
Örnek Ayetler (2)
Ali İmran 3:23
·
Kuran-ı Kerim
أَلَمۡ تَرَ إِلَى ٱلَّذِينَ أُوتُواْ نَصِيبٗا مِّنَ ٱلۡكِتَٰبِ يُدۡعَوۡنَ إِلَىٰ كِتَٰبِ ٱللَّهِ لِيَحۡكُمَ بَيۡنَهُمۡ ثُمَّ يَتَوَلَّىٰ فَرِيقٞ مِّنۡهُمۡ وَهُم مُّعۡرِضُونَ
Kitaptan bir pay verilenleri görmedin mi? Aralarında hüküm vermesi için Allah'ın kitabına çağrılıyorlar, sonra onlardan bir grup yüz çevirerek dönüyor.
Kalem 68:43
·
Kuran-ı Kerim
خَٰشِعَةً أَبۡصَٰرُهُمۡ تَرۡهَقُهُمۡ ذِلَّةٞۖ وَقَدۡ كَانُواْ يُدۡعَوۡنَ إِلَى ٱلسُّجُودِ وَهُمۡ سَٰلِمُونَ
Görüşleri boyun eğmiş olarak, onları bir zillet kaplar. Ve onlar güvendeyken secdeye çağrılıyorlardı.
Örnek Ayetler (2)
Yunus 10:12
·
Kuran-ı Kerim
وَإِذَا مَسَّ ٱلۡإِنسَٰنَ ٱلضُّرُّ دَعَانَا لِجَنۢبِهِۦٓ أَوۡ قَاعِدًا أَوۡ قَآئِمٗا فَلَمَّا كَشَفۡنَا عَنۡهُ ضُرَّهُۥ مَرَّ كَأَن لَّمۡ يَدۡعُنَآ إِلَىٰ ضُرّٖ مَّسَّهُۥۚ كَذَٰلِكَ زُيِّنَ لِلۡمُسۡرِفِينَ مَا كَانُواْ يَعۡمَلُونَ
Ve insana zarar dokunduğu zaman, yanı üzerine veya oturarak veya ayakta bizi çağırır. Fakat ondan zararını kaldırdığımız zaman, sanki ona dokunan bir zarara bizi çağırmamış gibi geçip gider. Böylece aşırı gidenlere yapmaları süslü gösterildi.
Zümer 39:49
·
Kuran-ı Kerim
فَإِذَا مَسَّ ٱلۡإِنسَٰنَ ضُرّٞ دَعَانَا ثُمَّ إِذَا خَوَّلۡنَٰهُ نِعۡمَةٗ مِّنَّا قَالَ إِنَّمَآ أُوتِيتُهُۥ عَلَىٰ عِلۡمِۭۚ بَلۡ هِيَ فِتۡنَةٞ وَلَٰكِنَّ أَكۡثَرَهُمۡ لَا يَعۡلَمُونَ
İnsana bir zarar dokunduğunda Bizi çağırır. Sonra ona Bizden bir nimet verdiğimizde dedi: 'O bana ancak bir bilgi üzerine verildi.' Aksine o bir sınamadır, fakat onların çoğu bilmezler.
Örnek Ayetler (2)
Ra'd 13:36
·
Kuran-ı Kerim
وَٱلَّذِينَ ءَاتَيۡنَٰهُمُ ٱلۡكِتَٰبَ يَفۡرَحُونَ بِمَآ أُنزِلَ إِلَيۡكَۖ وَمِنَ ٱلۡأَحۡزَابِ مَن يُنكِرُ بَعۡضَهُۥۚ قُلۡ إِنَّمَآ أُمِرۡتُ أَنۡ أَعۡبُدَ ٱللَّهَ وَلَآ أُشۡرِكَ بِهِۦٓۚ إِلَيۡهِ أَدۡعُواْ وَإِلَيۡهِ مَـَٔابِ
Ve kendilerine kitap verdiklerimiz sana indirilene sevinirler. Ve gruplardan onun bir kısmını inkar eden kimseler vardır. De ki: 'Ben ancak Allah'a kulluk etmekle ve O'na ortak koşmamakla emrolundum. O'na çağırırım ve dönüşüm O'nadır.'
Cin 72:20
·
Kuran-ı Kerim
قُلۡ إِنَّمَآ أَدۡعُواْ رَبِّي وَلَآ أُشۡرِكُ بِهِۦٓ أَحَدٗا
De ki: 'Ancak Rabbimi çağırırım ve O'na hiç kimseyi ortak koşmam.'
Örnek Ayetler (2)
Hud 11:62
·
Kuran-ı Kerim
قَالُواْ يَٰصَٰلِحُ قَدۡ كُنتَ فِينَا مَرۡجُوّٗا قَبۡلَ هَٰذَآۖ أَتَنۡهَىٰنَآ أَن نَّعۡبُدَ مَا يَعۡبُدُ ءَابَآؤُنَا وَإِنَّنَا لَفِي شَكّٖ مِّمَّا تَدۡعُونَآ إِلَيۡهِ مُرِيبٖ
Dediler ki: 'Ey Salih, kesinlikle sen bundan önce içimizde umut beslenen idin. Babalarımızın kulluk ettiği şeye kulluk etmemizi bize yasaklıyor musun? Ve şüphesiz biz, bizi ona çağırdığın şeyden kesinlikle kuşku verici bir şüphe içindeyiz.'
Fussilet 41:5
·
Kuran-ı Kerim
وَقَالُواْ قُلُوبُنَا فِيٓ أَكِنَّةٖ مِّمَّا تَدۡعُونَآ إِلَيۡهِ وَفِيٓ ءَاذَانِنَا وَقۡرٞ وَمِنۢ بَيۡنِنَا وَبَيۡنِكَ حِجَابٞ فَٱعۡمَلۡ إِنَّنَا عَٰمِلُونَ
Ve dediler: 'Bizi kendisine çağırdığın şeye karşı kalplerimiz örtüler içindedir, kulaklarımızda bir ağırlık vardır ve bizimle senin aranda bir perde vardır. Böylece yap, şüphesiz biz yapanlarız.'
Örnek Ayetler (2)
Mü'min 40:10
·
Kuran-ı Kerim
إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ يُنَادَوۡنَ لَمَقۡتُ ٱللَّهِ أَكۡبَرُ مِن مَّقۡتِكُمۡ أَنفُسَكُمۡ إِذۡ تُدۡعَوۡنَ إِلَى ٱلۡإِيمَٰنِ فَتَكۡفُرُونَ
Şüphesiz örtenlere seslenilir: 'Kesinlikle Allah'ın öfkesi, sizin nefislerinize olan öfkenizden daha büyüktür. Hani siz inanca çağrılıyordunuz da örtüyordunuz.'
Muhammed 47:38
·
Kuran-ı Kerim
هَـٰٓأَنتُمۡ هَـٰٓؤُلَآءِ تُدۡعَوۡنَ لِتُنفِقُواْ فِي سَبِيلِ ٱللَّهِ فَمِنكُم مَّن يَبۡخَلُۖ وَمَن يَبۡخَلۡ فَإِنَّمَا يَبۡخَلُ عَن نَّفۡسِهِۦۚ وَٱللَّهُ ٱلۡغَنِيُّ وَأَنتُمُ ٱلۡفُقَرَآءُۚ وَإِن تَتَوَلَّوۡاْ يَسۡتَبۡدِلۡ قَوۡمًا غَيۡرَكُمۡ ثُمَّ لَا يَكُونُوٓاْ أَمۡثَٰلَكُم
İşte siz, Allah'ın yolunda harcamanız için çağrılan şunlarsınız; böylece sizden cimrilik eden kimse vardır. Ve kim cimrilik ederse, ancak kendi nefsinden cimrilik eder. Ve Allah Zengin'dir ve siz fakirlersiniz. Ve eğer yüz çevirirseniz, sizden başka bir toplulukla değiştirir; sonra sizin benzerleriniz olmazlar.