18
Kullanım
1
Lemma
6
Türev
13
Anlam
1 lemma, 6 türev form
Örnek Ayetler (5 / 10)
Bakara 2:164
·
Kuran-ı Kerim
إِنَّ فِي خَلۡقِ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ وَٱخۡتِلَٰفِ ٱلَّيۡلِ وَٱلنَّهَارِ وَٱلۡفُلۡكِ ٱلَّتِي تَجۡرِي فِي ٱلۡبَحۡرِ بِمَا يَنفَعُ ٱلنَّاسَ وَمَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مِن مَّآءٖ فَأَحۡيَا بِهِ ٱلۡأَرۡضَ بَعۡدَ مَوۡتِهَا وَبَثَّ فِيهَا مِن كُلِّ دَآبَّةٖ وَتَصۡرِيفِ ٱلرِّيَٰحِ وَٱلسَّحَابِ ٱلۡمُسَخَّرِ بَيۡنَ ٱلسَّمَآءِ وَٱلۡأَرۡضِ لَأٓيَٰتٖ لِّقَوۡمٖ يَعۡقِلُونَ
Şüphesiz göklerin ve yerin yaratılışında, gecenin ve gündüzün değişmesinde, insanlara fayda veren şeylerle denizde akıp giden gemilerde; Allah'ın gökten indirdiği, böylece onunla ölümünden sonra yeri dirilttiği ve orada her hareket eden canlıdan yaydığı suda; rüzgarların yönlendirilmesinde ve gök ile yer arasında boyun eğdirilmiş bulutlarda akleden bir topluluk için kesinlikle işaretler vardır.
En'am 6:38
·
Kuran-ı Kerim
وَمَا مِن دَآبَّةٖ فِي ٱلۡأَرۡضِ وَلَا طَـٰٓئِرٖ يَطِيرُ بِجَنَاحَيۡهِ إِلَّآ أُمَمٌ أَمۡثَالُكُمۚ مَّا فَرَّطۡنَا فِي ٱلۡكِتَٰبِ مِن شَيۡءٖۚ ثُمَّ إِلَىٰ رَبِّهِمۡ يُحۡشَرُونَ
Ve yerin içinde hiçbir canlı ve iki kanadıyla uçan hiçbir kuş yoktur ki, sizin benzeriniz topluluklardan olmasın. Kitabın içinde hiçbir şeyi ihmal etmedik. Sonra Rablerine doğru toplanırlar.
Hud 11:6
·
Kuran-ı Kerim
۞وَمَا مِن دَآبَّةٖ فِي ٱلۡأَرۡضِ إِلَّا عَلَى ٱللَّهِ رِزۡقُهَا وَيَعۡلَمُ مُسۡتَقَرَّهَا وَمُسۡتَوۡدَعَهَاۚ كُلّٞ فِي كِتَٰبٖ مُّبِينٖ
Ve yeryüzünde rızkı Allah'ın üzerine olmayan hiçbir canlı yoktur. Ve onun karar kılacağı yeri ve emanet edileceği yeri bilir. Hepsi açık kitaptadır.
Nahl 16:49
·
Kuran-ı Kerim
وَلِلَّهِۤ يَسۡجُدُۤ مَا فِي ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِي ٱلۡأَرۡضِ مِن دَآبَّةٖ وَٱلۡمَلَـٰٓئِكَةُ وَهُمۡ لَا يَسۡتَكۡبِرُونَ
Ve göklerde olanlar ve yeryüzünde olan hareketli canlılardan ve melekler Allah'a secde ederler ve onlar büyüklük taslamazlar.
Nahl 16:61
·
Kuran-ı Kerim
وَلَوۡ يُؤَاخِذُ ٱللَّهُ ٱلنَّاسَ بِظُلۡمِهِم مَّا تَرَكَ عَلَيۡهَا مِن دَآبَّةٖ وَلَٰكِن يُؤَخِّرُهُمۡ إِلَىٰٓ أَجَلٖ مُّسَمّٗىۖ فَإِذَا جَآءَ أَجَلُهُمۡ لَا يَسۡتَـٔۡخِرُونَ سَاعَةٗ وَلَا يَسۡتَقۡدِمُونَ
Ve eğer Allah insanları zulümleri sebebiyle yakalasaydı, onun üzerinde hiçbir hareketli canlı bırakmazdı. Fakat onları isimlendirilmiş bir süreye kadar erteler. Böylece süreleri geldiğinde bir saat geri kalamazlar ve öne geçemezler.
Örnek Ayetler (2)
Hud 11:56
·
Kuran-ı Kerim
إِنِّي تَوَكَّلۡتُ عَلَى ٱللَّهِ رَبِّي وَرَبِّكُمۚ مَّا مِن دَآبَّةٍ إِلَّا هُوَ ءَاخِذُۢ بِنَاصِيَتِهَآۚ إِنَّ رَبِّي عَلَىٰ صِرَٰطٖ مُّسۡتَقِيمٖ
Şüphesiz ben, benim Rabbim ve sizin Rabbiniz olan Allah'a güvendim. Hiçbir hareket eden canlı yoktur ki, O onun perçeminden tutan olmasın. Şüphesiz benim Rabbim dosdoğru bir yol üzerindedir.
Casiye 45:4
·
Kuran-ı Kerim
وَفِي خَلۡقِكُمۡ وَمَا يَبُثُّ مِن دَآبَّةٍ ءَايَٰتٞ لِّقَوۡمٖ يُوقِنُونَ
Ve sizin yaratılışınızda ve yaydığı canlılarda, kesin olarak inanan bir kavim için ayetler vardır.
Örnek Ayetler (2)
Enfal 8:22
·
Kuran-ı Kerim
۞إِنَّ شَرَّ ٱلدَّوَآبِّ عِندَ ٱللَّهِ ٱلصُّمُّ ٱلۡبُكۡمُ ٱلَّذِينَ لَا يَعۡقِلُونَ
Şüphesiz Allah katında canlıların en kötüsü, akletmeyen sağırlar, dilsizlerdir.
Enfal 8:55
·
Kuran-ı Kerim
إِنَّ شَرَّ ٱلدَّوَآبِّ عِندَ ٱللَّهِ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ فَهُمۡ لَا يُؤۡمِنُونَ
Şüphesiz Allah katında canlıların en kötüsü örtenlerdir; artık onlar inanmazlar.
Örnek Ayetler (1)
Hac 22:18
·
Kuran-ı Kerim
أَلَمۡ تَرَ أَنَّ ٱللَّهَ يَسۡجُدُۤ لَهُۥۤ مَن فِي ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَن فِي ٱلۡأَرۡضِ وَٱلشَّمۡسُ وَٱلۡقَمَرُ وَٱلنُّجُومُ وَٱلۡجِبَالُ وَٱلشَّجَرُ وَٱلدَّوَآبُّ وَكَثِيرٞ مِّنَ ٱلنَّاسِۖ وَكَثِيرٌ حَقَّ عَلَيۡهِ ٱلۡعَذَابُۗ وَمَن يُهِنِ ٱللَّهُ فَمَا لَهُۥ مِن مُّكۡرِمٍۚ إِنَّ ٱللَّهَ يَفۡعَلُ مَا يَشَآءُ۩
Göklerin içindeki kimselerin, yerin içindeki kimselerin, güneşin, ayın, yıldızların, dağların, ağaçların, hareket eden canlıların ve insanlardan birçoğunun şüphesiz Allah'a secde ettiğini görmedin mi? Ve birçoğunun üzerine azap hak oldu. Ve Allah kimi alçaltırsa, onun için hiçbir ikram eden yoktur. Şüphesiz Allah dilediği şeyi yapar.
Örnek Ayetler (1)
Sebe 34:14
·
Kuran-ı Kerim
فَلَمَّا قَضَيۡنَا عَلَيۡهِ ٱلۡمَوۡتَ مَا دَلَّهُمۡ عَلَىٰ مَوۡتِهِۦٓ إِلَّا دَآبَّةُ ٱلۡأَرۡضِ تَأۡكُلُ مِنسَأَتَهُۥۖ فَلَمَّا خَرَّ تَبَيَّنَتِ ٱلۡجِنُّ أَن لَّوۡ كَانُواْ يَعۡلَمُونَ ٱلۡغَيۡبَ مَا لَبِثُواْ فِي ٱلۡعَذَابِ ٱلۡمُهِينِ
Bunun üzerine ne zaman ki onun üzerine ölümü hükmettik, onun asasını yiyen yer canlısı hariç onun ölümünü onlara göstermedi. Bunun üzerine ne zaman ki düştü, cinler açıkça anladı ki eğer görünmeyeni biliyor olsalardı alçaltıcı azabın içinde kalmazlardı.
Örnek Ayetler (1)
Fatır 35:28
·
Kuran-ı Kerim
وَمِنَ ٱلنَّاسِ وَٱلدَّوَآبِّ وَٱلۡأَنۡعَٰمِ مُخۡتَلِفٌ أَلۡوَٰنُهُۥ كَذَٰلِكَۗ إِنَّمَا يَخۡشَى ٱللَّهَ مِنۡ عِبَادِهِ ٱلۡعُلَمَـٰٓؤُاْۗ إِنَّ ٱللَّهَ عَزِيزٌ غَفُورٌ
Ve insanlardan, hareket eden canlılardan ve sağmal hayvanlardan da bunun gibi renkleri farklı olanlar vardır. Allah'a kullarından ancak bilenler saygı duyar. Şüphesiz Allah Üstün'dür, Örten'dir.
Örnek Ayetler (1)
Neml 27:82
·
Kuran-ı Kerim
۞وَإِذَا وَقَعَ ٱلۡقَوۡلُ عَلَيۡهِمۡ أَخۡرَجۡنَا لَهُمۡ دَآبَّةٗ مِّنَ ٱلۡأَرۡضِ تُكَلِّمُهُمۡ أَنَّ ٱلنَّاسَ كَانُواْ بِـَٔايَٰتِنَا لَا يُوقِنُونَ
Ve söz onların üzerine gerçekleştiğinde, onlara yerden bir canlı çıkarırız ki onlarla konuşur: Şüphesiz insanlar ayetlerimize kesin olarak inanmıyorlardı.