127
Kullanım
18
Lemma
53
Türev
116
Anlam
18 lemma, 53 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
يَخۡتَلِفُونَ Lemma | yahtelifune | arkada kalırlar, arkada kalmak, yerine geçmek, ayrılığa düşmek | Fiil | 10 | ||
ٱخۡتَلَفُواْ | ihtelefu | arkada kaldılar, arkada kalmak, yerine geçmek, ayrılığa düşmek | Fiil | 8 | ||
تَخۡتَلِفُونَ | tahtelifune | arkada kalırsınız, arkada kalmak, ayrılığa düşmek, çelişmek | Fiil | 6 | ||
ٱخۡتَلَفَ | ihtelefe | arkada kaldı, arkada kalmak, yerini almak, ayrılığa düşmek | Fiil | 2 | ||
فَٱخۡتُلِفَ | fe-uhtulife | ve arkada kalındı, arkada kalmak, farklı olmak, ayrılığa düşmek | Fiil | 2 | ||
فَٱخۡتَلَفَ | fe-htelefe | ve arkada kaldı, arkada kalmak, yerini almak, ayrılığa düşmek | Fiil | 2 | ||
فَٱخۡتَلَفُواْ | fe-htelefu | ve arkada kaldılar, arkada kalmak, yerini almak, anlaşmazlığa düşmek | Fiil | 1 | ||
ٱخۡتَلَفۡتُمۡ | ihteleftum | arkada kaldınız, arkada kalmak, ayrılığa düşmek, farklı olmak | Fiil | 1 | ||
ٱخۡتَلَفُوٓاْ | ihtelefu | arkada kaldılar, arkada kalmak, ayrılığa düşmek, farklı olmak | Fiil | 1 | ||
لَٱخۡتَلَفۡتُمۡ | le'hteleftum | elbette arkada kalırdınız, arkada kalmak, yerini almak, ayrılığa düşmek | Fiil | 1 | ||
وَٱخۡتَلَفُواْ | ve-htelefu | ve arkada kaldılar, arkada kalmak, birbirinin ardınca gelmek, ayrılığa düşmek | Fiil | 1 | ||
خَلۡفَهُمۡ Lemma | halfehum | arkaları, arka, peş, ardıl | İsim | 6 | ||
Örnek Ayetler (5 / 6) Bakara 2:255 · Kuran-ı Kerim ٱللَّهُ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ ٱلۡحَيُّ ٱلۡقَيُّومُۚ لَا تَأۡخُذُهُۥ سِنَةٞ وَلَا نَوۡمٞۚ لَّهُۥ مَا فِي ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِي ٱلۡأَرۡضِۗ مَن ذَا ٱلَّذِي يَشۡفَعُ عِندَهُۥٓ إِلَّا بِإِذۡنِهِۦۚ يَعۡلَمُ مَا بَيۡنَ أَيۡدِيهِمۡ وَمَا خَلۡفَهُمۡۖ وَلَا يُحِيطُونَ بِشَيۡءٖ مِّنۡ عِلۡمِهِۦٓ إِلَّا بِمَا شَآءَۚ وَسِعَ كُرۡسِيُّهُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضَۖ وَلَا يَـُٔودُهُۥ حِفۡظُهُمَاۚ وَهُوَ ٱلۡعَلِيُّ ٱلۡعَظِيمُ Allah, O'ndan başka ilah yoktur; Diri'dir, Ayakta Duran'dır. O'nu ne uyuklama ne uyku tutar. Göklerin içindeki şeyler ve yerin içindeki şeyler O'nundur. O'nun izni hariç O'nun katında aracılık edecek şu kimse kimdir? Onların elleri arasındaki şeyi ve arkalarındaki şeyi bilir. Ve O'nun dilediği şey hariç O'nun bilgisinden bir şeyi kavrayamazlar. O'nun kürsüsü gökleri ve yeri kuşatmıştır ve o ikisinin korunması O'na ağır gelmez. Ve O Yüce'dir, Büyük'tür. Enfal 8:57 · Kuran-ı Kerim فَإِمَّا تَثۡقَفَنَّهُمۡ فِي ٱلۡحَرۡبِ فَشَرِّدۡ بِهِم مَّنۡ خَلۡفَهُمۡ لَعَلَّهُمۡ يَذَّكَّرُونَ Onları savaşta yakalarsan, onlarla arkalarındakileri dağıt, umulur ki hatırlarlar. Taha 20:110 · Kuran-ı Kerim يَعۡلَمُ مَا بَيۡنَ أَيۡدِيهِمۡ وَمَا خَلۡفَهُمۡ وَلَا يُحِيطُونَ بِهِۦ عِلۡمٗا Onların elleri arasındakini ve arkalarındakini bilir. Ve onu bilgi bakımından kuşatamazlar. Enbiya 21:28 · Kuran-ı Kerim يَعۡلَمُ مَا بَيۡنَ أَيۡدِيهِمۡ وَمَا خَلۡفَهُمۡ وَلَا يَشۡفَعُونَ إِلَّا لِمَنِ ٱرۡتَضَىٰ وَهُم مِّنۡ خَشۡيَتِهِۦ مُشۡفِقُونَ İki elleri arasındakini ve arkalarındakini bilir ve O'nun razı olduğu kimseden başkasına aracılık etmezler ve onlar O'nun korkusundan titrerler. Hac 22:76 · Kuran-ı Kerim يَعۡلَمُ مَا بَيۡنَ أَيۡدِيهِمۡ وَمَا خَلۡفَهُمۡۚ وَإِلَى ٱللَّهِ تُرۡجَعُ ٱلۡأُمُورُ Onların iki ellerinin arasındakini ve arkalarındakini bilir. Ve işler Allah'a döndürülür. | ||||||
خَلۡفِهِمۡ | halfehum | arkalarında, arka, peş, sonra | İsim | 5 | ||
خَلۡفِهِۦ | halfihi | arkasının, arka, peş, sonra | İsim | 3 | ||
خَلۡفَكَ | halfeke | arkanda, arka, peş, sonra | İsim | 1 | ||
خَلۡفٞ | halfun | bir arka, arka, peş, ardıl | İsim | 1 | ||
خَلۡفٌ | halfun | arka, arka, geride kalan, sonraki nesil | İsim | 1 | ||
خَلۡفَنَا | halfena | arkamız, arka, peş, ardıl | İsim | 1 | ||
خَلۡفِهِۦٓ | halfihi | arkasından, arka, peş, sonra | İsim | 1 | ||
خَلۡفَهَا | halfeha | onun arkası, arka, peş, ard | İsim | 1 | ||
Örnek Ayetler (5 / 10)
Bakara 2:113
·
Kuran-ı Kerim
وَقَالَتِ ٱلۡيَهُودُ لَيۡسَتِ ٱلنَّصَٰرَىٰ عَلَىٰ شَيۡءٖ وَقَالَتِ ٱلنَّصَٰرَىٰ لَيۡسَتِ ٱلۡيَهُودُ عَلَىٰ شَيۡءٖ وَهُمۡ يَتۡلُونَ ٱلۡكِتَٰبَۗ كَذَٰلِكَ قَالَ ٱلَّذِينَ لَا يَعۡلَمُونَ مِثۡلَ قَوۡلِهِمۡۚ فَٱللَّهُ يَحۡكُمُ بَيۡنَهُمۡ يَوۡمَ ٱلۡقِيَٰمَةِ فِيمَا كَانُواْ فِيهِ يَخۡتَلِفُونَ
Ve Yahudiler 'Nasraniler bir şey üzerinde değildir' dedi ve Nasraniler 'Yahudiler bir şey üzerinde değildir' dedi; ve onlar kitabı okuyorlar. Bunun gibi bilmeyen kimseler onların sözünün mislini dedi. Bunun üzerine Allah, içinde ayrılığa düştükleri şeyde kalkış günü onların arasında hüküm verir.
Yunus 10:19
·
Kuran-ı Kerim
وَمَا كَانَ ٱلنَّاسُ إِلَّآ أُمَّةٗ وَٰحِدَةٗ فَٱخۡتَلَفُواْۚ وَلَوۡلَا كَلِمَةٞ سَبَقَتۡ مِن رَّبِّكَ لَقُضِيَ بَيۡنَهُمۡ فِيمَا فِيهِ يَخۡتَلِفُونَ
Ve insanlar tek bir ümmetten başkası değildi, bunun üzerine ayrılığa düştüler. Ve eğer rabbinden geçmiş olan bir söz olmasaydı, içinde ayrılığa düştükleri şeyde onların arasında kesinlikle hükmedilirdi.
Yunus 10:93
·
Kuran-ı Kerim
وَلَقَدۡ بَوَّأۡنَا بَنِيٓ إِسۡرَـٰٓءِيلَ مُبَوَّأَ صِدۡقٖ وَرَزَقۡنَٰهُم مِّنَ ٱلطَّيِّبَٰتِ فَمَا ٱخۡتَلَفُواْ حَتَّىٰ جَآءَهُمُ ٱلۡعِلۡمُۚ إِنَّ رَبَّكَ يَقۡضِي بَيۡنَهُمۡ يَوۡمَ ٱلۡقِيَٰمَةِ فِيمَا كَانُواْ فِيهِ يَخۡتَلِفُونَ
Ve andolsun İsrail oğullarını doğruluk yerleşim yerine yerleştirdik ve onları temizlerden rızıklandırdık. Bunun üzerine onlara bilgi gelene kadar ayrılığa düşmediler. Şüphesiz Rabbin, içinde ayrılığa düşüyor oldukları şeyde kalkış günü aralarında hüküm verir.
Nahl 16:39
·
Kuran-ı Kerim
لِيُبَيِّنَ لَهُمُ ٱلَّذِي يَخۡتَلِفُونَ فِيهِ وَلِيَعۡلَمَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓاْ أَنَّهُمۡ كَانُواْ كَٰذِبِينَ
Hakkında ayrılığa düştükleri şeyi onlara açıklaması için ve örtenlerin kendilerinin yalancılar olduklarını bilmeleri için.
Nahl 16:124
·
Kuran-ı Kerim
إِنَّمَا جُعِلَ ٱلسَّبۡتُ عَلَى ٱلَّذِينَ ٱخۡتَلَفُواْ فِيهِۚ وَإِنَّ رَبَّكَ لَيَحۡكُمُ بَيۡنَهُمۡ يَوۡمَ ٱلۡقِيَٰمَةِ فِيمَا كَانُواْ فِيهِ يَخۡتَلِفُونَ
Şabat ancak onun hakkında ayrılığa düşenlerin üzerine kılındı. Ve şüphesiz senin Rabbin kalkış günü hakkında ayrılığa düşüyor oldukları şeyde onların arasında kesinlikle hüküm verecektir.
Örnek Ayetler (4 / 8)
Bakara 2:176
·
Kuran-ı Kerim
ذَٰلِكَ بِأَنَّ ٱللَّهَ نَزَّلَ ٱلۡكِتَٰبَ بِٱلۡحَقِّۗ وَإِنَّ ٱلَّذِينَ ٱخۡتَلَفُواْ فِي ٱلۡكِتَٰبِ لَفِي شِقَاقِۭ بَعِيدٖ
Bu, şüphesiz Allah'ın kitabı gerçekle indirmesi sebebiyledir. Ve şüphesiz kitapta ayrılığa düşenler, kesinlikle uzak bir ayrılık içindedirler.
Bakara 2:213
·
Kuran-ı Kerim
كَانَ ٱلنَّاسُ أُمَّةٗ وَٰحِدَةٗ فَبَعَثَ ٱللَّهُ ٱلنَّبِيِّـۧنَ مُبَشِّرِينَ وَمُنذِرِينَ وَأَنزَلَ مَعَهُمُ ٱلۡكِتَٰبَ بِٱلۡحَقِّ لِيَحۡكُمَ بَيۡنَ ٱلنَّاسِ فِيمَا ٱخۡتَلَفُواْ فِيهِۚ وَمَا ٱخۡتَلَفَ فِيهِ إِلَّا ٱلَّذِينَ أُوتُوهُ مِنۢ بَعۡدِ مَا جَآءَتۡهُمُ ٱلۡبَيِّنَٰتُ بَغۡيَۢا بَيۡنَهُمۡۖ فَهَدَى ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ لِمَا ٱخۡتَلَفُواْ فِيهِ مِنَ ٱلۡحَقِّ بِإِذۡنِهِۦۗ وَٱللَّهُ يَهۡدِي مَن يَشَآءُ إِلَىٰ صِرَٰطٖ مُّسۡتَقِيمٍ
İnsanlar tek bir topluluktu. Allah nebileri müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak gönderdi; insanların ayrılığa düştükleri konularda aralarında hükmetmek için onlarla birlikte gerçeği içeren kitabı indirdi. Kendilerine apaçık kanıtlar geldikten sonra, aralarındaki azgınlıktan dolayı onda ayrılığa düşenler, ancak o verilenlerdir. Bunun üzerine Allah, inananları kendi izniyle ayrılığa düştükleri gerçeğe iletti. Allah dilediğini doğru yola iletir.
Bakara 2:253
·
Kuran-ı Kerim
۞تِلۡكَ ٱلرُّسُلُ فَضَّلۡنَا بَعۡضَهُمۡ عَلَىٰ بَعۡضٖۘ مِّنۡهُم مَّن كَلَّمَ ٱللَّهُۖ وَرَفَعَ بَعۡضَهُمۡ دَرَجَٰتٖۚ وَءَاتَيۡنَا عِيسَى ٱبۡنَ مَرۡيَمَ ٱلۡبَيِّنَٰتِ وَأَيَّدۡنَٰهُ بِرُوحِ ٱلۡقُدُسِۗ وَلَوۡ شَآءَ ٱللَّهُ مَا ٱقۡتَتَلَ ٱلَّذِينَ مِنۢ بَعۡدِهِم مِّنۢ بَعۡدِ مَا جَآءَتۡهُمُ ٱلۡبَيِّنَٰتُ وَلَٰكِنِ ٱخۡتَلَفُواْ فَمِنۡهُم مَّنۡ ءَامَنَ وَمِنۡهُم مَّن كَفَرَۚ وَلَوۡ شَآءَ ٱللَّهُ مَا ٱقۡتَتَلُواْ وَلَٰكِنَّ ٱللَّهَ يَفۡعَلُ مَا يُرِيدُ
İşte bu resuller, onların bir kısmını bir kısmının üzerine üstün kıldık. Allah'ın konuştuğu kimse onlardandır ve onların bir kısmını derecelerle yükseltti. Ve Meryem oğlu İsa'ya açık delilleri verdik ve onu kutsal ruhla destekledik. Ve eğer Allah dileseydi, açık deliller onlara geldikten sonra onlardan sonraki kimseler savaşmazdı; fakat ayrılığa düştüler. Böylece inanan kimse onlardandır ve örten kimse onlardandır. Ve eğer Allah dileseydi savaşmazlardı, fakat Allah istediği şeyi yapar.
Nisa 4:157
·
Kuran-ı Kerim
وَقَوۡلِهِمۡ إِنَّا قَتَلۡنَا ٱلۡمَسِيحَ عِيسَى ٱبۡنَ مَرۡيَمَ رَسُولَ ٱللَّهِ وَمَا قَتَلُوهُ وَمَا صَلَبُوهُ وَلَٰكِن شُبِّهَ لَهُمۡۚ وَإِنَّ ٱلَّذِينَ ٱخۡتَلَفُواْ فِيهِ لَفِي شَكّٖ مِّنۡهُۚ مَا لَهُم بِهِۦ مِنۡ عِلۡمٍ إِلَّا ٱتِّبَاعَ ٱلظَّنِّۚ وَمَا قَتَلُوهُ يَقِينَۢا
Ve 'Şüphesiz biz Allah'ın resulü Meryem oğlu Mesih İsa'yı katlettik' demeleri sebebiyle. Ve onu katletmediler ve onu asmadılar, fakat onlara benzetildi. Ve şüphesiz onun hakkında ayrılığa düşen kimseler, ondan kesinlikle bir şüphe içindedirler. Zanna uymak hariç onların onun hakkında hiçbir bilgisi yoktur. Ve onu kesin olarak katletmediler.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Ali İmran 3:55
·
Kuran-ı Kerim
إِذۡ قَالَ ٱللَّهُ يَٰعِيسَىٰٓ إِنِّي مُتَوَفِّيكَ وَرَافِعُكَ إِلَيَّ وَمُطَهِّرُكَ مِنَ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ وَجَاعِلُ ٱلَّذِينَ ٱتَّبَعُوكَ فَوۡقَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓاْ إِلَىٰ يَوۡمِ ٱلۡقِيَٰمَةِۖ ثُمَّ إِلَيَّ مَرۡجِعُكُمۡ فَأَحۡكُمُ بَيۡنَكُمۡ فِيمَا كُنتُمۡ فِيهِ تَخۡتَلِفُونَ
Allah demişti: 'Ey İsa, şüphesiz ben seni vefat ettireceğim, seni kendime yükselteceğim, seni örtenlerden arındıracağım ve sana uyanları kalkış gününe kadar örtenlerin üstünde kılacağım. Sonra dönüşünüz banadır, böylece içinde ayrılığa düştüğünüz şeylerde aranızda hükmedeceğim.'
Maide 5:48
·
Kuran-ı Kerim
وَأَنزَلۡنَآ إِلَيۡكَ ٱلۡكِتَٰبَ بِٱلۡحَقِّ مُصَدِّقٗا لِّمَا بَيۡنَ يَدَيۡهِ مِنَ ٱلۡكِتَٰبِ وَمُهَيۡمِنًا عَلَيۡهِۖ فَٱحۡكُم بَيۡنَهُم بِمَآ أَنزَلَ ٱللَّهُۖ وَلَا تَتَّبِعۡ أَهۡوَآءَهُمۡ عَمَّا جَآءَكَ مِنَ ٱلۡحَقِّۚ لِكُلّٖ جَعَلۡنَا مِنكُمۡ شِرۡعَةٗ وَمِنۡهَاجٗاۚ وَلَوۡ شَآءَ ٱللَّهُ لَجَعَلَكُمۡ أُمَّةٗ وَٰحِدَةٗ وَلَٰكِن لِّيَبۡلُوَكُمۡ فِي مَآ ءَاتَىٰكُمۡۖ فَٱسۡتَبِقُواْ ٱلۡخَيۡرَٰتِۚ إِلَى ٱللَّهِ مَرۡجِعُكُمۡ جَمِيعٗا فَيُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمۡ فِيهِ تَخۡتَلِفُونَ
Ve sana kitab'ı, iki ellerinin arasındaki kitab'tan olan şeyi doğrulayıcı olarak ve onun üzerine koruyup gözeten olarak gerçekle indirdik. O halde aralarında Allah'ın indirdiği şeyle hükmet ve sana gelen gerçekten onların arzularına uyma. Sizden her biri için bir yol ve bir yöntem kıldık. Ve eğer Allah dileseydi kesinlikle sizi tek bir ümmet kılardı ve lakin size verdiği şey içinde sizi sınamak içindir. O halde iyiliklerde yarışın. Dönüşünüz tamamen Allah'adır, böylece onda ayrılığa düştüğünüz şeyi size haber verir.
En'am 6:164
·
Kuran-ı Kerim
قُلۡ أَغَيۡرَ ٱللَّهِ أَبۡغِي رَبّٗا وَهُوَ رَبُّ كُلِّ شَيۡءٖۚ وَلَا تَكۡسِبُ كُلُّ نَفۡسٍ إِلَّا عَلَيۡهَاۚ وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٞ وِزۡرَ أُخۡرَىٰۚ ثُمَّ إِلَىٰ رَبِّكُم مَّرۡجِعُكُمۡ فَيُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمۡ فِيهِ تَخۡتَلِفُونَ
De ki: 'Ve O her şeyin Rabbiyken Allah'tan başkasını mı bir Rab arayayım? Ve her nefs kendi aleyhine hariç kazanmaz; ve yük taşıyan başkasının yükünü yüklenmez. Sonra sizin dönüşünüz Rabbinizedir, böylece içinde ayrılığa düştüğünüz şeyi size haber verecektir.'
Nahl 16:92
·
Kuran-ı Kerim
وَلَا تَكُونُواْ كَٱلَّتِي نَقَضَتۡ غَزۡلَهَا مِنۢ بَعۡدِ قُوَّةٍ أَنكَٰثٗا تَتَّخِذُونَ أَيۡمَٰنَكُمۡ دَخَلَۢا بَيۡنَكُمۡ أَن تَكُونَ أُمَّةٌ هِيَ أَرۡبَىٰ مِنۡ أُمَّةٍۚ إِنَّمَا يَبۡلُوكُمُ ٱللَّهُ بِهِۦۚ وَلَيُبَيِّنَنَّ لَكُمۡ يَوۡمَ ٱلۡقِيَٰمَةِ مَا كُنتُمۡ فِيهِ تَخۡتَلِفُونَ
Ve bir ümmetin diğer bir ümmetten daha çok olması sebebiyle yeminlerinizi aranızda bir hile edinerek, ipliğini sağlamlıktan sonra bozup parçalayan kadın gibi olmayın. Allah sizi sadece onunla sınar. Ve hakkında ayrılığa düştüğünüz şeyleri kalkış gününde size kesinlikle açıklayacaktır.
Hac 22:69
·
Kuran-ı Kerim
ٱللَّهُ يَحۡكُمُ بَيۡنَكُمۡ يَوۡمَ ٱلۡقِيَٰمَةِ فِيمَا كُنتُمۡ فِيهِ تَخۡتَلِفُونَ
Allah kalkış günü, içinde ayrılığa düştüğünüz şey hakkında sizin aranızda hüküm verir.
Örnek Ayetler (2)
Bakara 2:213
·
Kuran-ı Kerim
كَانَ ٱلنَّاسُ أُمَّةٗ وَٰحِدَةٗ فَبَعَثَ ٱللَّهُ ٱلنَّبِيِّـۧنَ مُبَشِّرِينَ وَمُنذِرِينَ وَأَنزَلَ مَعَهُمُ ٱلۡكِتَٰبَ بِٱلۡحَقِّ لِيَحۡكُمَ بَيۡنَ ٱلنَّاسِ فِيمَا ٱخۡتَلَفُواْ فِيهِۚ وَمَا ٱخۡتَلَفَ فِيهِ إِلَّا ٱلَّذِينَ أُوتُوهُ مِنۢ بَعۡدِ مَا جَآءَتۡهُمُ ٱلۡبَيِّنَٰتُ بَغۡيَۢا بَيۡنَهُمۡۖ فَهَدَى ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ لِمَا ٱخۡتَلَفُواْ فِيهِ مِنَ ٱلۡحَقِّ بِإِذۡنِهِۦۗ وَٱللَّهُ يَهۡدِي مَن يَشَآءُ إِلَىٰ صِرَٰطٖ مُّسۡتَقِيمٍ
İnsanlar tek bir topluluktu. Allah nebileri müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak gönderdi; insanların ayrılığa düştükleri konularda aralarında hükmetmek için onlarla birlikte gerçeği içeren kitabı indirdi. Kendilerine apaçık kanıtlar geldikten sonra, aralarındaki azgınlıktan dolayı onda ayrılığa düşenler, ancak o verilenlerdir. Bunun üzerine Allah, inananları kendi izniyle ayrılığa düştükleri gerçeğe iletti. Allah dilediğini doğru yola iletir.
Ali İmran 3:19
·
Kuran-ı Kerim
إِنَّ ٱلدِّينَ عِندَ ٱللَّهِ ٱلۡإِسۡلَٰمُۗ وَمَا ٱخۡتَلَفَ ٱلَّذِينَ أُوتُواْ ٱلۡكِتَٰبَ إِلَّا مِنۢ بَعۡدِ مَا جَآءَهُمُ ٱلۡعِلۡمُ بَغۡيَۢا بَيۡنَهُمۡۗ وَمَن يَكۡفُرۡ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ فَإِنَّ ٱللَّهَ سَرِيعُ ٱلۡحِسَابِ
Şüphesiz Allah katında din İslam'dır. Ve kendilerine kitap verilenler, ancak onlara ilim geldikten sonra aralarındaki azgınlıktan dolayı ayrılığa düştüler. Ve kim Allah'ın ayetlerini örterse, şüphesiz Allah hesabı hızlı olandır.
Örnek Ayetler (2)
Hud 11:110
·
Kuran-ı Kerim
وَلَقَدۡ ءَاتَيۡنَا مُوسَى ٱلۡكِتَٰبَ فَٱخۡتُلِفَ فِيهِۚ وَلَوۡلَا كَلِمَةٞ سَبَقَتۡ مِن رَّبِّكَ لَقُضِيَ بَيۡنَهُمۡۚ وَإِنَّهُمۡ لَفِي شَكّٖ مِّنۡهُ مُرِيبٖ
Ve kesinlikle Musa'ya kitabı verdik, böylece onda ayrılığa düşüldü. Ve eğer Rabbinden geçmiş bir söz olmasaydı, kesinlikle aralarında hüküm verilirdi. Ve şüphesiz onlar ondan kuşku verici bir şüphe içindedirler.
Fussilet 41:45
·
Kuran-ı Kerim
وَلَقَدۡ ءَاتَيۡنَا مُوسَى ٱلۡكِتَٰبَ فَٱخۡتُلِفَ فِيهِۚ وَلَوۡلَا كَلِمَةٞ سَبَقَتۡ مِن رَّبِّكَ لَقُضِيَ بَيۡنَهُمۡۚ وَإِنَّهُمۡ لَفِي شَكّٖ مِّنۡهُ مُرِيبٖ
Ve andolsun Musa'ya kitabı verdik, bunun üzerine onun hakkında ayrılığa düşüldü. Ve eğer senin Rabbinden geçmiş olan bir söz olmasaydı, onların arasında kesinlikle hüküm verilirdi. Ve şüphesiz onlar ondan kuşku verici bir şüphe içindedirler.
Örnek Ayetler (2)
Meryem 19:37
·
Kuran-ı Kerim
فَٱخۡتَلَفَ ٱلۡأَحۡزَابُ مِنۢ بَيۡنِهِمۡۖ فَوَيۡلٞ لِّلَّذِينَ كَفَرُواْ مِن مَّشۡهَدِ يَوۡمٍ عَظِيمٍ
Bunun üzerine gruplar kendi aralarından ayrılığa düştüler. Büyük bir günün tanıklığından dolayı örtenlere yazıklar olsun.
Zuhruf 43:65
·
Kuran-ı Kerim
فَٱخۡتَلَفَ ٱلۡأَحۡزَابُ مِنۢ بَيۡنِهِمۡۖ فَوَيۡلٞ لِّلَّذِينَ ظَلَمُواْ مِنۡ عَذَابِ يَوۡمٍ أَلِيمٍ
Bunun üzerine gruplar kendi aralarından ayrılığa düştü; bunun üzerine acı verici bir günün azabından zulmeden kimselerin vay haline!
Örnek Ayetler (1)
Yunus 10:19
·
Kuran-ı Kerim
وَمَا كَانَ ٱلنَّاسُ إِلَّآ أُمَّةٗ وَٰحِدَةٗ فَٱخۡتَلَفُواْۚ وَلَوۡلَا كَلِمَةٞ سَبَقَتۡ مِن رَّبِّكَ لَقُضِيَ بَيۡنَهُمۡ فِيمَا فِيهِ يَخۡتَلِفُونَ
Ve insanlar tek bir ümmetten başkası değildi, bunun üzerine ayrılığa düştüler. Ve eğer rabbinden geçmiş olan bir söz olmasaydı, içinde ayrılığa düştükleri şeyde onların arasında kesinlikle hükmedilirdi.
Örnek Ayetler (1)
Şura 42:10
·
Kuran-ı Kerim
وَمَا ٱخۡتَلَفۡتُمۡ فِيهِ مِن شَيۡءٖ فَحُكۡمُهُۥٓ إِلَى ٱللَّهِۚ ذَٰلِكُمُ ٱللَّهُ رَبِّي عَلَيۡهِ تَوَكَّلۡتُ وَإِلَيۡهِ أُنِيبُ
Ve hakkında ayrılığa düştüğünüz herhangi bir şeyin hükmü Allah'a aittir. İşte bu benim Rabbim Allah'tır; O'nun üzerine vekil kıldım ve O'na yönelirim.
Örnek Ayetler (1)
Casiye 45:17
·
Kuran-ı Kerim
وَءَاتَيۡنَٰهُم بَيِّنَٰتٖ مِّنَ ٱلۡأَمۡرِۖ فَمَا ٱخۡتَلَفُوٓاْ إِلَّا مِنۢ بَعۡدِ مَا جَآءَهُمُ ٱلۡعِلۡمُ بَغۡيَۢا بَيۡنَهُمۡۚ إِنَّ رَبَّكَ يَقۡضِي بَيۡنَهُمۡ يَوۡمَ ٱلۡقِيَٰمَةِ فِيمَا كَانُواْ فِيهِ يَخۡتَلِفُونَ
Ve onlara işten apaçık deliller verdik. Onlar, kendilerine bilgi geldikten sonra, aralarındaki azgınlıktan dolayı ayrılığa düştüler. Şüphesiz Rabbin, kalkış günü, içinde ayrılığa düşmekte oldukları şeylerde aralarında hüküm verecektir.
Örnek Ayetler (1)
Enfal 8:42
·
Kuran-ı Kerim
إِذۡ أَنتُم بِٱلۡعُدۡوَةِ ٱلدُّنۡيَا وَهُم بِٱلۡعُدۡوَةِ ٱلۡقُصۡوَىٰ وَٱلرَّكۡبُ أَسۡفَلَ مِنكُمۡۚ وَلَوۡ تَوَاعَدتُّمۡ لَٱخۡتَلَفۡتُمۡ فِي ٱلۡمِيعَٰدِ وَلَٰكِن لِّيَقۡضِيَ ٱللَّهُ أَمۡرٗا كَانَ مَفۡعُولٗا لِّيَهۡلِكَ مَنۡ هَلَكَ عَنۢ بَيِّنَةٖ وَيَحۡيَىٰ مَنۡ حَيَّ عَنۢ بَيِّنَةٖۗ وَإِنَّ ٱللَّهَ لَسَمِيعٌ عَلِيمٌ
Hani siz yakın yamaçtaydınız ve onlar uzak yamaçtaydı ve kervan sizden daha aşağıdaydı. Ve eğer sözleşseydiniz, sözleşilen zamanda kesinlikle ayrılığa düşerdiniz; fakat Allah'ın yapılmış olan bir işi yerine getirmesi, helak olanın bir delilden helak olması ve yaşayanın bir delilden yaşaması içindir. Ve şüphesiz Allah kesinlikle İşiten'dir, Bilen'dir.
Örnek Ayetler (1)
Ali İmran 3:105
·
Kuran-ı Kerim
وَلَا تَكُونُواْ كَٱلَّذِينَ تَفَرَّقُواْ وَٱخۡتَلَفُواْ مِنۢ بَعۡدِ مَا جَآءَهُمُ ٱلۡبَيِّنَٰتُۚ وَأُوْلَـٰٓئِكَ لَهُمۡ عَذَابٌ عَظِيمٞ
Ve onlara açık deliller geldikten sonra ayrılığa düşen ve ihtilaf eden kimseler gibi olmayın. Ve işte onlar, onlar için büyük bir azap vardır.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Bakara 2:255
·
Kuran-ı Kerim
ٱللَّهُ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ ٱلۡحَيُّ ٱلۡقَيُّومُۚ لَا تَأۡخُذُهُۥ سِنَةٞ وَلَا نَوۡمٞۚ لَّهُۥ مَا فِي ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِي ٱلۡأَرۡضِۗ مَن ذَا ٱلَّذِي يَشۡفَعُ عِندَهُۥٓ إِلَّا بِإِذۡنِهِۦۚ يَعۡلَمُ مَا بَيۡنَ أَيۡدِيهِمۡ وَمَا خَلۡفَهُمۡۖ وَلَا يُحِيطُونَ بِشَيۡءٖ مِّنۡ عِلۡمِهِۦٓ إِلَّا بِمَا شَآءَۚ وَسِعَ كُرۡسِيُّهُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضَۖ وَلَا يَـُٔودُهُۥ حِفۡظُهُمَاۚ وَهُوَ ٱلۡعَلِيُّ ٱلۡعَظِيمُ
Allah, O'ndan başka ilah yoktur; Diri'dir, Ayakta Duran'dır. O'nu ne uyuklama ne uyku tutar. Göklerin içindeki şeyler ve yerin içindeki şeyler O'nundur. O'nun izni hariç O'nun katında aracılık edecek şu kimse kimdir? Onların elleri arasındaki şeyi ve arkalarındaki şeyi bilir. Ve O'nun dilediği şey hariç O'nun bilgisinden bir şeyi kavrayamazlar. O'nun kürsüsü gökleri ve yeri kuşatmıştır ve o ikisinin korunması O'na ağır gelmez. Ve O Yüce'dir, Büyük'tür.
Enfal 8:57
·
Kuran-ı Kerim
فَإِمَّا تَثۡقَفَنَّهُمۡ فِي ٱلۡحَرۡبِ فَشَرِّدۡ بِهِم مَّنۡ خَلۡفَهُمۡ لَعَلَّهُمۡ يَذَّكَّرُونَ
Onları savaşta yakalarsan, onlarla arkalarındakileri dağıt, umulur ki hatırlarlar.
Taha 20:110
·
Kuran-ı Kerim
يَعۡلَمُ مَا بَيۡنَ أَيۡدِيهِمۡ وَمَا خَلۡفَهُمۡ وَلَا يُحِيطُونَ بِهِۦ عِلۡمٗا
Onların elleri arasındakini ve arkalarındakini bilir. Ve onu bilgi bakımından kuşatamazlar.
Enbiya 21:28
·
Kuran-ı Kerim
يَعۡلَمُ مَا بَيۡنَ أَيۡدِيهِمۡ وَمَا خَلۡفَهُمۡ وَلَا يَشۡفَعُونَ إِلَّا لِمَنِ ٱرۡتَضَىٰ وَهُم مِّنۡ خَشۡيَتِهِۦ مُشۡفِقُونَ
İki elleri arasındakini ve arkalarındakini bilir ve O'nun razı olduğu kimseden başkasına aracılık etmezler ve onlar O'nun korkusundan titrerler.
Hac 22:76
·
Kuran-ı Kerim
يَعۡلَمُ مَا بَيۡنَ أَيۡدِيهِمۡ وَمَا خَلۡفَهُمۡۚ وَإِلَى ٱللَّهِ تُرۡجَعُ ٱلۡأُمُورُ
Onların iki ellerinin arasındakini ve arkalarındakini bilir. Ve işler Allah'a döndürülür.
Örnek Ayetler (5)
Ali İmran 3:170
·
Kuran-ı Kerim
فَرِحِينَ بِمَآ ءَاتَىٰهُمُ ٱللَّهُ مِن فَضۡلِهِۦ وَيَسۡتَبۡشِرُونَ بِٱلَّذِينَ لَمۡ يَلۡحَقُواْ بِهِم مِّنۡ خَلۡفِهِمۡ أَلَّا خَوۡفٌ عَلَيۡهِمۡ وَلَا هُمۡ يَحۡزَنُونَ
Allah'ın lütfundan onlara verdiği şeyle sevinçlidirler ve arkalarından onlara katılmayanlara, onlara korku olmadığını ve onların üzülmeyeceklerini müjdelerler.
Nisa 4:9
·
Kuran-ı Kerim
وَلۡيَخۡشَ ٱلَّذِينَ لَوۡ تَرَكُواْ مِنۡ خَلۡفِهِمۡ ذُرِّيَّةٗ ضِعَٰفًا خَافُواْ عَلَيۡهِمۡ فَلۡيَتَّقُواْ ٱللَّهَ وَلۡيَقُولُواْ قَوۡلٗا سَدِيدًا
Ve arkalarından zayıf bir soy bıraksalardı onlar üzerine korkacak olan kimseler korksun. Bunun üzerine Allah'tan sakınsınlar ve doğru bir söz söylesinler.
A'raf 7:17
·
Kuran-ı Kerim
ثُمَّ لَأٓتِيَنَّهُم مِّنۢ بَيۡنِ أَيۡدِيهِمۡ وَمِنۡ خَلۡفِهِمۡ وَعَنۡ أَيۡمَٰنِهِمۡ وَعَن شَمَآئِلِهِمۡۖ وَلَا تَجِدُ أَكۡثَرَهُمۡ شَٰكِرِينَ
Sonra kesinlikle onlara iki ellerinin arasından, arkalarından, sağlarından ve sollarından geleceğim; ve onların çoğunu şükredenler bulmayacaksın.
Yasin 36:9
·
Kuran-ı Kerim
وَجَعَلۡنَا مِنۢ بَيۡنِ أَيۡدِيهِمۡ سَدّٗا وَمِنۡ خَلۡفِهِمۡ سَدّٗا فَأَغۡشَيۡنَٰهُمۡ فَهُمۡ لَا يُبۡصِرُونَ
Ve onların ellerinin arasından bir set ve arkalarından bir set kıldık; böylece onları örttük, böylece onlar görmezler.
Fussilet 41:14
·
Kuran-ı Kerim
إِذۡ جَآءَتۡهُمُ ٱلرُّسُلُ مِنۢ بَيۡنِ أَيۡدِيهِمۡ وَمِنۡ خَلۡفِهِمۡ أَلَّا تَعۡبُدُوٓاْ إِلَّا ٱللَّهَۖ قَالُواْ لَوۡ شَآءَ رَبُّنَا لَأَنزَلَ مَلَـٰٓئِكَةٗ فَإِنَّا بِمَآ أُرۡسِلۡتُم بِهِۦ كَٰفِرُونَ
Hani resuller, 'Allah'tan başkasına kulluk etmeyin' diye onların ellerinin arasından ve arkalarından onlara gelmişti. Dediler: 'Eğer rabbimiz dileseydi kesinlikle melekler indirirdi; böylece şüphesiz biz kendisiyle gönderildiğiniz şeyi örtenleriz.'
Örnek Ayetler (3)
Ra'd 13:11
·
Kuran-ı Kerim
لَهُۥ مُعَقِّبَٰتٞ مِّنۢ بَيۡنِ يَدَيۡهِ وَمِنۡ خَلۡفِهِۦ يَحۡفَظُونَهُۥ مِنۡ أَمۡرِ ٱللَّهِۗ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يُغَيِّرُ مَا بِقَوۡمٍ حَتَّىٰ يُغَيِّرُواْ مَا بِأَنفُسِهِمۡۗ وَإِذَآ أَرَادَ ٱللَّهُ بِقَوۡمٖ سُوٓءٗا فَلَا مَرَدَّ لَهُۥۚ وَمَا لَهُم مِّن دُونِهِۦ مِن وَالٍ
Onun iki elleri arasından ve arkasından takip edenler vardır, onu Allah'ın emrinden korurlar. Şüphesiz Allah, onlar nefslerindekini değiştirmedikçe bir topluluktaki şeyi değiştirmez. Ve Allah bir topluluğa kötülük dilediğinde, onun için bir geri çevrilme yoktur. Ve onlar için O'ndan başka bir yöneten yoktur.
Fussilet 41:42
·
Kuran-ı Kerim
لَّا يَأۡتِيهِ ٱلۡبَٰطِلُ مِنۢ بَيۡنِ يَدَيۡهِ وَلَا مِنۡ خَلۡفِهِۦۖ تَنزِيلٞ مِّنۡ حَكِيمٍ حَمِيدٖ
İki ellerinin arasından ve arkasından ona batıl gelmez. Hikmetli, Övülen tarafından bir indirmedir.
Cin 72:27
·
Kuran-ı Kerim
إِلَّا مَنِ ٱرۡتَضَىٰ مِن رَّسُولٖ فَإِنَّهُۥ يَسۡلُكُ مِنۢ بَيۡنِ يَدَيۡهِ وَمِنۡ خَلۡفِهِۦ رَصَدٗا
Razı olduğu bir resul hariç; şüphesiz O, onun iki elinin arasından ve arkasından bir gözetleyici yerleştirir.
Örnek Ayetler (1)
Yunus 10:92
·
Kuran-ı Kerim
فَٱلۡيَوۡمَ نُنَجِّيكَ بِبَدَنِكَ لِتَكُونَ لِمَنۡ خَلۡفَكَ ءَايَةٗۚ وَإِنَّ كَثِيرٗا مِّنَ ٱلنَّاسِ عَنۡ ءَايَٰتِنَا لَغَٰفِلُونَ
Böylece arkandaki kimselere işaret olman için bugün seni bedeninle kurtaracağız. Ve şüphesiz insanların çoğu işaretlerimizden kesinlikle habersizdirler.
Örnek Ayetler (1)
A'raf 7:169
·
Kuran-ı Kerim
فَخَلَفَ مِنۢ بَعۡدِهِمۡ خَلۡفٞ وَرِثُواْ ٱلۡكِتَٰبَ يَأۡخُذُونَ عَرَضَ هَٰذَا ٱلۡأَدۡنَىٰ وَيَقُولُونَ سَيُغۡفَرُ لَنَا وَإِن يَأۡتِهِمۡ عَرَضٞ مِّثۡلُهُۥ يَأۡخُذُوهُۚ أَلَمۡ يُؤۡخَذۡ عَلَيۡهِم مِّيثَٰقُ ٱلۡكِتَٰبِ أَن لَّا يَقُولُواْ عَلَى ٱللَّهِ إِلَّا ٱلۡحَقَّ وَدَرَسُواْ مَا فِيهِۗ وَٱلدَّارُ ٱلۡأٓخِرَةُ خَيۡرٞ لِّلَّذِينَ يَتَّقُونَۚ أَفَلَا تَعۡقِلُونَ
Bunun üzerine onlardan sonra kitabı miras alan bir nesil geçti; bu aşağılık olanın geçici malını alırlar ve derler: 'Bizim için örtülecektir.' Ve eğer onlara onun misli bir geçici mal gelirse onu alırlar. Allah'ın üzerine gerçek dışında söylemeyecekler diye onların üzerine kitabın sözleşmesi alınmadı mı? Ve onun içindeki şeyi okudular. Ve ahiret yurdu sakınan kimseler için daha hayırlıdır. Hala mı akletmiyorsunuz?
Örnek Ayetler (1)
Meryem 19:59
·
Kuran-ı Kerim
۞فَخَلَفَ مِنۢ بَعۡدِهِمۡ خَلۡفٌ أَضَاعُواْ ٱلصَّلَوٰةَ وَٱتَّبَعُواْ ٱلشَّهَوَٰتِۖ فَسَوۡفَ يَلۡقَوۡنَ غَيًّا
Sonra onların ardından salatı zayi eden ve arzulara uyan bir nesil yerlerine geldi. Böylece ileride bir sapkınlıkla karşılaşacaklardır.
Örnek Ayetler (1)
Meryem 19:64
·
Kuran-ı Kerim
وَمَا نَتَنَزَّلُ إِلَّا بِأَمۡرِ رَبِّكَۖ لَهُۥ مَا بَيۡنَ أَيۡدِينَا وَمَا خَلۡفَنَا وَمَا بَيۡنَ ذَٰلِكَۚ وَمَا كَانَ رَبُّكَ نَسِيّٗا
Ve biz Rabbinin emri hariç inmeyiz. Ellerimizin arasındakiler, arkamızdakiler ve ikisi arasındakiler O'nundur. Ve senin Rabbin unutan değildir.
Örnek Ayetler (1)
Ahkaf 46:21
·
Kuran-ı Kerim
۞وَٱذۡكُرۡ أَخَا عَادٍ إِذۡ أَنذَرَ قَوۡمَهُۥ بِٱلۡأَحۡقَافِ وَقَدۡ خَلَتِ ٱلنُّذُرُ مِنۢ بَيۡنِ يَدَيۡهِ وَمِنۡ خَلۡفِهِۦٓ أَلَّا تَعۡبُدُوٓاْ إِلَّا ٱللَّهَ إِنِّيٓ أَخَافُ عَلَيۡكُمۡ عَذَابَ يَوۡمٍ عَظِيمٖ
Ve Ad'ın kardeşini hatırla, hani Ahkaf'ta kavmini uyarmıştı ve muhakkak onun iki ellerinin arasından ve onun arkasından uyarıcılar geçmişti: 'Allah'tan başkasına kulluk etmeyin. Şüphesiz ben sizin üzerinize büyük günün azabından korkarım.'