Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

ج ي أ

g-y-' — Kök Analizi

ج ي أ

278

Kullanım

1

Lemma

65

Türev

43

Anlam

1 lemma, 65 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

جَآءَتۡكُم

caetkum

geldi, gelmek, ulaşmak, ortaya çıkmak

Fiil
3

وَجَآءَتۡ

ve-caet

ve geldi, gelmek, varmak

Fiil
3

وَجِئۡنَا

ve-ci'na

ve geldik, gelmek, getirmek, ulaşmak

Fiil
3

جَآءُوهَا

ca'uha

geldiler, gelmek, varmak, getirmek

Fiil
3

جَآءَهُۥ

caehu

geldi, gelmek, varmak, getirmek

Fiil
3

جِئۡتَنَا

ci'tena

geldin, gelmek, getirmek, ulaşmak

Fiil
2

جَآءُوكُمۡ

ca'ukum

size geldiler, gelmek, ulaşmak, getirmek

Fiil
2

جَآءَهَا

caeha

ona geldi, gelmek, ulaşmak, getirmek

Fiil
2

جِئۡتَهُم

ci'tehum

geldin, gelmek, varmak, getirmek

Fiil
2

وَجَآءَهُمُ

ve-caehumu

ve geldi onlara, gelmek, varmak, ulaşmak

Fiil
2

Örnek Ayetler (2)

Ali İmran 3:86

·

Kuran-ı Kerim

كَيۡفَ يَهۡدِي ٱللَّهُ قَوۡمٗا كَفَرُواْ بَعۡدَ إِيمَٰنِهِمۡ وَشَهِدُوٓاْ أَنَّ ٱلرَّسُولَ حَقّٞ وَجَآءَهُمُ ٱلۡبَيِّنَٰتُۚ وَٱللَّهُ لَا يَهۡدِي ٱلۡقَوۡمَ ٱلظَّـٰلِمِينَ

İnançlarından, resulün gerçek olduğuna tanık olduklarından ve onlara açık deliller geldikten sonra örten bir topluluğa Allah nasıl yol gösterir? Ve Allah zalim topluluğa yol göstermez.

Yunus 10:22

·

Kuran-ı Kerim

هُوَ ٱلَّذِي يُسَيِّرُكُمۡ فِي ٱلۡبَرِّ وَٱلۡبَحۡرِۖ حَتَّىٰٓ إِذَا كُنتُمۡ فِي ٱلۡفُلۡكِ وَجَرَيۡنَ بِهِم بِرِيحٖ طَيِّبَةٖ وَفَرِحُواْ بِهَا جَآءَتۡهَا رِيحٌ عَاصِفٞ وَجَآءَهُمُ ٱلۡمَوۡجُ مِن كُلِّ مَكَانٖ وَظَنُّوٓاْ أَنَّهُمۡ أُحِيطَ بِهِمۡ دَعَوُاْ ٱللَّهَ مُخۡلِصِينَ لَهُ ٱلدِّينَ لَئِنۡ أَنجَيۡتَنَا مِنۡ هَٰذِهِۦ لَنَكُونَنَّ مِنَ ٱلشَّـٰكِرِينَ

O, karanın ve denizin içinde sizi yürütendir. Gemilerin içinde olduğunuz ve güzel bir rüzgarla onlarla akıp gittikleri ve onunla sevindikleri zaman, ona şiddetli bir rüzgar gelir ve her yerden onlara dalga gelir ve kendilerinin kuşatıldığı zannında bulunurlar; dini O'na arıtarak Allah'ı çağırırlar: 'Andolsun eğer bizi bundan kurtarırsan, kesinlikle şükredenlerden olacağız.'

وَجَآءَتۡهُمۡ

ve-caethum

ve geldi onlara, gelmek, ulaşmak, getirmek

Fiil
2

فَجَآءُوهُم

fe-cauhum

böylece geldiler onlara, gelmek, ulaşmak, getirmek

Fiil
2

وَجَآءُو

ve-cau

ve geldiler, gelmek, varmak, getirmek

Fiil
2

جَآءَهُ

ca'ehu

geldi, gelmek, varmak, ulaşmak

Fiil
2

جَآءَتِ

ca'eti

geldi, gelmek, varmak, ulaşmak

Fiil
2

جَآءَنِي

ca'eni

bana geldi, gelmek, varmak, getirmek

Fiil
2

جَآءَهُۥٓ

cae-hu

ona geldi, gelmek, varmak, ulaşmak

Fiil
2

وَجِاْيٓءَ

ve-cie

ve getirildi, getirilmek, gelinmek

Fiil
2

جِئۡتُمُونَا

ci'tumuna

bize geldiniz, gelmek, ulaşmak, getirmek

Fiil
2

وَجَآءَهُمۡ

ve-ca'ehum

ve onlara geldi, gelmek, varmak, ulaşmak

Fiil
1

جَآءَتۡكُم

caetkumgeldi

3

وَجَآءَتۡ

ve-caetve geldi

3

وَجِئۡنَا

ve-ci'nave geldik

3

جَآءُوهَا

ca'uhageldiler

3

جَآءَهُۥ

caehugeldi

3

جِئۡتَنَا

ci'tenageldin

2

جَآءُوكُمۡ

ca'ukumsize geldiler

2

جَآءَهَا

caehaona geldi

2

جِئۡتَهُم

ci'tehumgeldin

2

وَجَآءَهُمُ

ve-caehumuve geldi onlara

2

Örnek Ayetler (2)

Ali İmran 3:86

·

Kuran-ı Kerim

كَيۡفَ يَهۡدِي ٱللَّهُ قَوۡمٗا كَفَرُواْ بَعۡدَ إِيمَٰنِهِمۡ وَشَهِدُوٓاْ أَنَّ ٱلرَّسُولَ حَقّٞ وَجَآءَهُمُ ٱلۡبَيِّنَٰتُۚ وَٱللَّهُ لَا يَهۡدِي ٱلۡقَوۡمَ ٱلظَّـٰلِمِينَ

İnançlarından, resulün gerçek olduğuna tanık olduklarından ve onlara açık deliller geldikten sonra örten bir topluluğa Allah nasıl yol gösterir? Ve Allah zalim topluluğa yol göstermez.

Yunus 10:22

·

Kuran-ı Kerim

هُوَ ٱلَّذِي يُسَيِّرُكُمۡ فِي ٱلۡبَرِّ وَٱلۡبَحۡرِۖ حَتَّىٰٓ إِذَا كُنتُمۡ فِي ٱلۡفُلۡكِ وَجَرَيۡنَ بِهِم بِرِيحٖ طَيِّبَةٖ وَفَرِحُواْ بِهَا جَآءَتۡهَا رِيحٌ عَاصِفٞ وَجَآءَهُمُ ٱلۡمَوۡجُ مِن كُلِّ مَكَانٖ وَظَنُّوٓاْ أَنَّهُمۡ أُحِيطَ بِهِمۡ دَعَوُاْ ٱللَّهَ مُخۡلِصِينَ لَهُ ٱلدِّينَ لَئِنۡ أَنجَيۡتَنَا مِنۡ هَٰذِهِۦ لَنَكُونَنَّ مِنَ ٱلشَّـٰكِرِينَ

O, karanın ve denizin içinde sizi yürütendir. Gemilerin içinde olduğunuz ve güzel bir rüzgarla onlarla akıp gittikleri ve onunla sevindikleri zaman, ona şiddetli bir rüzgar gelir ve her yerden onlara dalga gelir ve kendilerinin kuşatıldığı zannında bulunurlar; dini O'na arıtarak Allah'ı çağırırlar: 'Andolsun eğer bizi bundan kurtarırsan, kesinlikle şükredenlerden olacağız.'

وَجَآءَتۡهُمۡ

ve-caethumve geldi onlara

2

فَجَآءُوهُم

fe-cauhumböylece geldiler onlara

2

وَجَآءُو

ve-cauve geldiler

2

جَآءَهُ

ca'ehugeldi

2

جَآءَتِ

ca'etigeldi

2

جَآءَنِي

ca'enibana geldi

2

جَآءَهُۥٓ

cae-huona geldi

2

وَجِاْيٓءَ

ve-cieve getirildi

2

جِئۡتُمُونَا

ci'tumunabize geldiniz

2

وَجَآءَهُمۡ

ve-ca'ehumve onlara geldi

1