123
Kullanım
11
Lemma
47
Türev
83
Anlam
11 lemma, 47 türev form
Örnek Ayetler (5 / 15)
Ali İmran 3:47
·
Kuran-ı Kerim
قَالَتۡ رَبِّ أَنَّىٰ يَكُونُ لِي وَلَدٞ وَلَمۡ يَمۡسَسۡنِي بَشَرٞۖ قَالَ كَذَٰلِكِ ٱللَّهُ يَخۡلُقُ مَا يَشَآءُۚ إِذَا قَضَىٰٓ أَمۡرٗا فَإِنَّمَا يَقُولُ لَهُۥ كُن فَيَكُونُ
Dedi: 'Rabbim, bana bir insan dokunmamışken benim nasıl bir çocuğum olur?' Dedi: 'Böyledir, Allah dilediğini yaratır. Bir işe hükmettiğinde, ona sadece 'Ol' der, böylece olur.'
Maide 5:18
·
Kuran-ı Kerim
وَقَالَتِ ٱلۡيَهُودُ وَٱلنَّصَٰرَىٰ نَحۡنُ أَبۡنَـٰٓؤُاْ ٱللَّهِ وَأَحِبَّـٰٓؤُهُۥۚ قُلۡ فَلِمَ يُعَذِّبُكُم بِذُنُوبِكُمۖ بَلۡ أَنتُم بَشَرٞ مِّمَّنۡ خَلَقَۚ يَغۡفِرُ لِمَن يَشَآءُ وَيُعَذِّبُ مَن يَشَآءُۚ وَلِلَّهِ مُلۡكُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ وَمَا بَيۡنَهُمَاۖ وَإِلَيۡهِ ٱلۡمَصِيرُ
Ve Yahudiler ve Nasraniler dediler: 'Biz Allah'ın oğullarıyız ve O'nun sevdikleriyiz.' De ki: 'O halde niçin günahlarınız sebebiyle size azap ediyor? Aksine siz, yarattığı kimselerden beşersiniz. Dilediğini örter ve dilediğine azap eder. Göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin egemenliği Allah'ındır. Ve varış O'nadır.'
İbrahim 14:10
·
Kuran-ı Kerim
۞قَالَتۡ رُسُلُهُمۡ أَفِي ٱللَّهِ شَكّٞ فَاطِرِ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِۖ يَدۡعُوكُمۡ لِيَغۡفِرَ لَكُم مِّن ذُنُوبِكُمۡ وَيُؤَخِّرَكُمۡ إِلَىٰٓ أَجَلٖ مُّسَمّٗىۚ قَالُوٓاْ إِنۡ أَنتُمۡ إِلَّا بَشَرٞ مِّثۡلُنَا تُرِيدُونَ أَن تَصُدُّونَا عَمَّا كَانَ يَعۡبُدُ ءَابَآؤُنَا فَأۡتُونَا بِسُلۡطَٰنٖ مُّبِينٖ
Resulleri dedi: 'Gökleri ve yeryüzünü Yaran Allah hakkında mı şüphe var? Günahlarınızdan sizin için örtmesi ve sizi belirlenmiş bir süreye kadar ertelemesi için sizi çağırıyor.' Dediler: 'Siz ancak bizim gibi bir beşersiniz. Babalarımızın kulluk ettiklerinden bizi alıkoymak istiyorsunuz. O halde bize apaçık bir yetki getirin.'
İbrahim 14:11
·
Kuran-ı Kerim
قَالَتۡ لَهُمۡ رُسُلُهُمۡ إِن نَّحۡنُ إِلَّا بَشَرٞ مِّثۡلُكُمۡ وَلَٰكِنَّ ٱللَّهَ يَمُنُّ عَلَىٰ مَن يَشَآءُ مِنۡ عِبَادِهِۦۖ وَمَا كَانَ لَنَآ أَن نَّأۡتِيَكُم بِسُلۡطَٰنٍ إِلَّا بِإِذۡنِ ٱللَّهِۚ وَعَلَى ٱللَّهِ فَلۡيَتَوَكَّلِ ٱلۡمُؤۡمِنُونَ
Resulleri onlara dedi: 'Biz ancak sizin gibi bir beşeriz. Fakat Allah kullarından dilediği kimseye lütufta bulunur. Ve Allah'ın izni olmadan size bir yetki getirmemiz bizim için yoktur. Ve inananlar Allah'ı vekil edinsinler.'
Nahl 16:103
·
Kuran-ı Kerim
وَلَقَدۡ نَعۡلَمُ أَنَّهُمۡ يَقُولُونَ إِنَّمَا يُعَلِّمُهُۥ بَشَرٞۗ لِّسَانُ ٱلَّذِي يُلۡحِدُونَ إِلَيۡهِ أَعۡجَمِيّٞ وَهَٰذَا لِسَانٌ عَرَبِيّٞ مُّبِينٌ
Ve kesinlikle onların: 'Şüphesiz ona sadece bir insan öğretiyor' dediklerini biliyoruz. Ona yönelttikleri kimsenin dili yabancıdır ve bu apaçık Arapça bir dildir.
Örnek Ayetler (5 / 8)
Hud 11:27
·
Kuran-ı Kerim
فَقَالَ ٱلۡمَلَأُ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ مِن قَوۡمِهِۦ مَا نَرَىٰكَ إِلَّا بَشَرٗا مِّثۡلَنَا وَمَا نَرَىٰكَ ٱتَّبَعَكَ إِلَّا ٱلَّذِينَ هُمۡ أَرَاذِلُنَا بَادِيَ ٱلرَّأۡيِ وَمَا نَرَىٰ لَكُمۡ عَلَيۡنَا مِن فَضۡلِۭ بَلۡ نَظُنُّكُمۡ كَٰذِبِينَ
Bunun üzerine onun kavminden örten ileri gelenler dedi: 'Seni bizim mislimiz bir beşerden başka görmüyoruz. Ve ilk görüşte bizim en aşağılıklarımız olan kimselerden başkasının sana uyduğunu görmüyoruz. Ve sizin için bizim üzerimizde hiçbir üstünlük görmüyoruz. Aksine sizin yalan söyleyenler olduğunuz zannında bulunuyoruz.'
Hicr 15:28
·
Kuran-ı Kerim
وَإِذۡ قَالَ رَبُّكَ لِلۡمَلَـٰٓئِكَةِ إِنِّي خَٰلِقُۢ بَشَرٗا مِّن صَلۡصَٰلٖ مِّنۡ حَمَإٖ مَّسۡنُونٖ
Ve hani senin Rabbin meleklere demişti: 'Şüphesiz ben şekillenmiş balçıktan kuru çamurdan bir beşer yaratanım.'
İsra 17:93
·
Kuran-ı Kerim
أَوۡ يَكُونَ لَكَ بَيۡتٞ مِّن زُخۡرُفٍ أَوۡ تَرۡقَىٰ فِي ٱلسَّمَآءِ وَلَن نُّؤۡمِنَ لِرُقِيِّكَ حَتَّىٰ تُنَزِّلَ عَلَيۡنَا كِتَٰبٗا نَّقۡرَؤُهُۥۗ قُلۡ سُبۡحَانَ رَبِّي هَلۡ كُنتُ إِلَّا بَشَرٗا رَّسُولٗا
Veya senin için altından bir ev olana veya göğün içinde yükselene. Ve üzerimize onu okuyacağımız bir kitap indirene kadar senin yükselişine asla inanmayacağız.' De ki: 'Rabbim uzaktır; ben bir beşer, bir resulden başkası mıyım?'
İsra 17:94
·
Kuran-ı Kerim
وَمَا مَنَعَ ٱلنَّاسَ أَن يُؤۡمِنُوٓاْ إِذۡ جَآءَهُمُ ٱلۡهُدَىٰٓ إِلَّآ أَن قَالُوٓاْ أَبَعَثَ ٱللَّهُ بَشَرٗا رَّسُولٗا
Ve onlara yol gösterme geldiği zaman insanları inanmalarından, 'Allah bir beşeri bir resul olarak gönderdi mi?' demelerinden başkası engellemedi.
Meryem 19:17
·
Kuran-ı Kerim
فَٱتَّخَذَتۡ مِن دُونِهِمۡ حِجَابٗا فَأَرۡسَلۡنَآ إِلَيۡهَا رُوحَنَا فَتَمَثَّلَ لَهَا بَشَرٗا سَوِيّٗا
Bunun üzerine onlardan ayrı bir perde edinmişti. Bunun üzerine ona ruhumuzu gönderdik, böylece ona sapasağlam bir insan olarak göründü.
Örnek Ayetler (3)
Ali İmran 3:79
·
Kuran-ı Kerim
مَا كَانَ لِبَشَرٍ أَن يُؤۡتِيَهُ ٱللَّهُ ٱلۡكِتَٰبَ وَٱلۡحُكۡمَ وَٱلنُّبُوَّةَ ثُمَّ يَقُولَ لِلنَّاسِ كُونُواْ عِبَادٗا لِّي مِن دُونِ ٱللَّهِ وَلَٰكِن كُونُواْ رَبَّـٰنِيِّـۧنَ بِمَا كُنتُمۡ تُعَلِّمُونَ ٱلۡكِتَٰبَ وَبِمَا كُنتُمۡ تَدۡرُسُونَ
Allah'ın kendisine kitabı, hükmü ve nebiliği verdiği bir beşer için, sonra insanlara: 'Allah'ın astından bana kullar olun' demesi olacak şey değildir. Fakat kitabı öğrettiğiniz sebebiyle ve okuduğunuz sebebiyle Rabb'e ait olanlar olun.
Hicr 15:33
·
Kuran-ı Kerim
قَالَ لَمۡ أَكُن لِّأَسۡجُدَ لِبَشَرٍ خَلَقۡتَهُۥ مِن صَلۡصَٰلٖ مِّنۡ حَمَإٖ مَّسۡنُونٖ
Dedi: 'Şekillenmiş balçıktan kuru çamurdan yarattığın bir beşer için secde edecek değildim.'
Şura 42:51
·
Kuran-ı Kerim
۞وَمَا كَانَ لِبَشَرٍ أَن يُكَلِّمَهُ ٱللَّهُ إِلَّا وَحۡيًا أَوۡ مِن وَرَآيِٕ حِجَابٍ أَوۡ يُرۡسِلَ رَسُولٗا فَيُوحِيَ بِإِذۡنِهِۦ مَا يَشَآءُۚ إِنَّهُۥ عَلِيٌّ حَكِيمٞ
Ve bir beşer için Allah'ın onunla vahiy veya bir perde arkasından veya bir resul göndermesi, böylece O'nun izniyle dilediği şeyi vahyetmesi hariç konuşması yoktur. Şüphesiz O, Yücedir, Hikmetlidir.
Örnek Ayetler (2)
Müddessir 74:29
·
Kuran-ı Kerim
لَوَّاحَةٞ لِّلۡبَشَرِ
İnsan için kavurucudur.
Müddessir 74:36
·
Kuran-ı Kerim
نَذِيرٗا لِّلۡبَشَرِ
İnsan için bir uyarıcı olarak;
Örnek Ayetler (2)
Meryem 19:26
·
Kuran-ı Kerim
فَكُلِي وَٱشۡرَبِي وَقَرِّي عَيۡنٗاۖ فَإِمَّا تَرَيِنَّ مِنَ ٱلۡبَشَرِ أَحَدٗا فَقُولِيٓ إِنِّي نَذَرۡتُ لِلرَّحۡمَٰنِ صَوۡمٗا فَلَنۡ أُكَلِّمَ ٱلۡيَوۡمَ إِنسِيّٗا
'Böylece ye ve iç ve gözünü aydınlat. Böylece eğer insanlardan birini görürsen de ki: Şüphesiz ben Merhameti Bol Olana bir oruç adadım, böylece bugün bir insanla kesinlikle konuşmayacağım.'
Müddessir 74:25
·
Kuran-ı Kerim
إِنۡ هَٰذَآ إِلَّا قَوۡلُ ٱلۡبَشَرِ
Bu insanın sözünden başkası değildir.
Örnek Ayetler (1)
Müddessir 74:31
·
Kuran-ı Kerim
وَمَا جَعَلۡنَآ أَصۡحَٰبَ ٱلنَّارِ إِلَّا مَلَـٰٓئِكَةٗۖ وَمَا جَعَلۡنَا عِدَّتَهُمۡ إِلَّا فِتۡنَةٗ لِّلَّذِينَ كَفَرُواْ لِيَسۡتَيۡقِنَ ٱلَّذِينَ أُوتُواْ ٱلۡكِتَٰبَ وَيَزۡدَادَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ إِيمَٰنٗا وَلَا يَرۡتَابَ ٱلَّذِينَ أُوتُواْ ٱلۡكِتَٰبَ وَٱلۡمُؤۡمِنُونَ وَلِيَقُولَ ٱلَّذِينَ فِي قُلُوبِهِم مَّرَضٞ وَٱلۡكَٰفِرُونَ مَاذَآ أَرَادَ ٱللَّهُ بِهَٰذَا مَثَلٗاۚ كَذَٰلِكَ يُضِلُّ ٱللَّهُ مَن يَشَآءُ وَيَهۡدِي مَن يَشَآءُۚ وَمَا يَعۡلَمُ جُنُودَ رَبِّكَ إِلَّا هُوَۚ وَمَا هِيَ إِلَّا ذِكۡرَىٰ لِلۡبَشَرِ
Ve ateşin arkadaşlarını meleklerden başkası kılmadık. Ve onların sayısını örtenler için bir sınamadan başkası kılmadık; kitap verilenler kesin olarak bilsinler, inananların inancı artsın, kitap verilenler ve inananlar şüphe etmesinler, kalplerinde hastalık olanlar ve örtenler 'Allah bununla örnek olarak ne diledi?' desinler diye. Böylece Allah dilediğini saptırır ve dilediğine yol gösterir. Ve Rabbinin ordularını O'ndan başkası bilmez. Ve o, insan için bir hatırlatmadan başkası değildir.
Örnek Ayetler (1)
Yusuf 12:31
·
Kuran-ı Kerim
فَلَمَّا سَمِعَتۡ بِمَكۡرِهِنَّ أَرۡسَلَتۡ إِلَيۡهِنَّ وَأَعۡتَدَتۡ لَهُنَّ مُتَّكَـٔٗا وَءَاتَتۡ كُلَّ وَٰحِدَةٖ مِّنۡهُنَّ سِكِّينٗا وَقَالَتِ ٱخۡرُجۡ عَلَيۡهِنَّۖ فَلَمَّا رَأَيۡنَهُۥٓ أَكۡبَرۡنَهُۥ وَقَطَّعۡنَ أَيۡدِيَهُنَّ وَقُلۡنَ حَٰشَ لِلَّهِ مَا هَٰذَا بَشَرًا إِنۡ هَٰذَآ إِلَّا مَلَكٞ كَرِيمٞ
Bunun üzerine onların düzenini işittiğinde onlara gönderdi ve onlar için yaslanacak bir yer hazırladı ve onlardan her birine bir bıçak verdi ve dedi: 'Onların karşısına çık.' Bunun üzerine onu gördüklerinde onu büyüttüler ve ellerini kestiler ve dediler: 'Allah uzaktır! Bu bir insan değildir. Bu, cömert bir melekten başkası değildir.'
Örnek Ayetler (1)
Enbiya 21:34
·
Kuran-ı Kerim
وَمَا جَعَلۡنَا لِبَشَرٖ مِّن قَبۡلِكَ ٱلۡخُلۡدَۖ أَفَإِيْن مِّتَّ فَهُمُ ٱلۡخَٰلِدُونَ
Ve senden önce hiçbir insana kalıcılık vermedik. Öyleyse sen ölürsen, onlar kalıcılar mıdır?
Örnek Ayetler (1)
Kamer 54:24
·
Kuran-ı Kerim
فَقَالُوٓاْ أَبَشَرٗا مِّنَّا وَٰحِدٗا نَّتَّبِعُهُۥٓ إِنَّآ إِذٗا لَّفِي ضَلَٰلٖ وَسُعُرٍ
Bunun üzerine dediler: 'Bizden bir tek beşere mi uyacağız? Şüphesiz biz o zaman kesinlikle bir sapkınlık ve delilik içindeyiz.'
Örnek Ayetler (1)
Tegabun 64:6
·
Kuran-ı Kerim
ذَٰلِكَ بِأَنَّهُۥ كَانَت تَّأۡتِيهِمۡ رُسُلُهُم بِٱلۡبَيِّنَٰتِ فَقَالُوٓاْ أَبَشَرٞ يَهۡدُونَنَا فَكَفَرُواْ وَتَوَلَّواْۖ وَّٱسۡتَغۡنَى ٱللَّهُۚ وَٱللَّهُ غَنِيٌّ حَمِيدٞ
Bu, şundandır ki resulleri onlara açık delillerle geliyordu, bunun üzerine dediler: 'Bize bir beşer mi yol gösterecek?' Böylece örttüler ve yüz çevirdiler. Ve Allah ihtiyaçsızdır. Ve Allah Zengindir, Övülendir.
Örnek Ayetler (1)
En'am 6:91
·
Kuran-ı Kerim
وَمَا قَدَرُواْ ٱللَّهَ حَقَّ قَدۡرِهِۦٓ إِذۡ قَالُواْ مَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ عَلَىٰ بَشَرٖ مِّن شَيۡءٖۗ قُلۡ مَنۡ أَنزَلَ ٱلۡكِتَٰبَ ٱلَّذِي جَآءَ بِهِۦ مُوسَىٰ نُورٗا وَهُدٗى لِّلنَّاسِۖ تَجۡعَلُونَهُۥ قَرَاطِيسَ تُبۡدُونَهَا وَتُخۡفُونَ كَثِيرٗاۖ وَعُلِّمۡتُم مَّا لَمۡ تَعۡلَمُوٓاْ أَنتُمۡ وَلَآ ءَابَآؤُكُمۡۖ قُلِ ٱللَّهُۖ ثُمَّ ذَرۡهُمۡ فِي خَوۡضِهِمۡ يَلۡعَبُونَ
Ve 'Allah bir beşerin üzerine hiçbir şey indirmedi' dedikleri zaman Allah'ı O'nun gerçek ölçüsüyle ölçmediler. De ki: 'Musa'nın onunla insanlar için bir ışık ve bir yol gösterme olarak geldiği kitabı kim indirdi? Onu kağıtlar kılıyorsunuz, onları açıklıyorsunuz ve çoğunu gizliyorsunuz; ve sizin ve babalarınızın bilmediği şey size öğretildi.' De ki: 'Allah.' Sonra onları dalmalarının içinde oynuyorlar bırak.
Örnek Ayetler (1)
Mü'minun 23:47
·
Kuran-ı Kerim
فَقَالُوٓاْ أَنُؤۡمِنُ لِبَشَرَيۡنِ مِثۡلِنَا وَقَوۡمُهُمَا لَنَا عَٰبِدُونَ
Bunun üzerine dediler: 'Onların kavmi bize kulluk edenler iken bizim gibi iki insana inanır mıyız?'
Örnek Ayetler (5 / 11)
Bakara 2:25
·
Kuran-ı Kerim
وَبَشِّرِ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّـٰلِحَٰتِ أَنَّ لَهُمۡ جَنَّـٰتٖ تَجۡرِي مِن تَحۡتِهَا ٱلۡأَنۡهَٰرُۖ كُلَّمَا رُزِقُواْ مِنۡهَا مِن ثَمَرَةٖ رِّزۡقٗا قَالُواْ هَٰذَا ٱلَّذِي رُزِقۡنَا مِن قَبۡلُۖ وَأُتُواْ بِهِۦ مُتَشَٰبِهٗاۖ وَلَهُمۡ فِيهَآ أَزۡوَٰجٞ مُّطَهَّرَةٞۖ وَهُمۡ فِيهَا خَٰلِدُونَ
Ve inanan ve doğruları yapan kimseleri müjdele, şüphesiz altından ırmaklar akan bahçeler onlar içindir. Her ne zaman onlardan bir üründen bir rızık olarak rızıklandırılsalar, 'Bu önceden rızıklandırıldığımız şeydir' dediler. Ve onlara benzer olarak getirildi. Ve onların içinde onlar için temizlenmiş eşler vardır ve onlar onların içinde kalıcılardır.
Bakara 2:155
·
Kuran-ı Kerim
وَلَنَبۡلُوَنَّكُم بِشَيۡءٖ مِّنَ ٱلۡخَوۡفِ وَٱلۡجُوعِ وَنَقۡصٖ مِّنَ ٱلۡأَمۡوَٰلِ وَٱلۡأَنفُسِ وَٱلثَّمَرَٰتِۗ وَبَشِّرِ ٱلصَّـٰبِرِينَ
Ve kesinlikle sizi korkudan, açlıktan ve mallardan, nefslerden ve ürünlerden bir eksiltmeden bir şey ile sınayacağız. Ve sabredenleri müjdele.
Bakara 2:223
·
Kuran-ı Kerim
نِسَآؤُكُمۡ حَرۡثٞ لَّكُمۡ فَأۡتُواْ حَرۡثَكُمۡ أَنَّىٰ شِئۡتُمۡۖ وَقَدِّمُواْ لِأَنفُسِكُمۡۚ وَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ وَٱعۡلَمُوٓاْ أَنَّكُم مُّلَٰقُوهُۗ وَبَشِّرِ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ
Kadınlarınız sizin için bir üründür; ürününüze dilediğiniz gibi gelin ve kendiniz için önceden gönderin. Allah'tan sakının ve O'nunla karşılaşacağınızı bilin. İnananları müjdele.
Tevbe 9:3
·
Kuran-ı Kerim
وَأَذَٰنٞ مِّنَ ٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦٓ إِلَى ٱلنَّاسِ يَوۡمَ ٱلۡحَجِّ ٱلۡأَكۡبَرِ أَنَّ ٱللَّهَ بَرِيٓءٞ مِّنَ ٱلۡمُشۡرِكِينَ وَرَسُولُهُۥۚ فَإِن تُبۡتُمۡ فَهُوَ خَيۡرٞ لَّكُمۡۖ وَإِن تَوَلَّيۡتُمۡ فَٱعۡلَمُوٓاْ أَنَّكُمۡ غَيۡرُ مُعۡجِزِي ٱللَّهِۗ وَبَشِّرِ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ بِعَذَابٍ أَلِيمٍ
Ve en büyük hac günü insanlara Allah'tan ve resulünden, şüphesiz Allah'ın ve resulünün ortak koşanlardan uzak olduğuna dair bir duyurudur. Eğer dönerseniz o sizin için daha hayırlıdır. Ve eğer yüz çevirirseniz bilin ki şüphesiz siz Allah'ı aciz bırakacak değilsiniz. Ve örtenleri acı verici bir azapla müjdele.
Tevbe 9:112
·
Kuran-ı Kerim
ٱلتَّـٰٓئِبُونَ ٱلۡعَٰبِدُونَ ٱلۡحَٰمِدُونَ ٱلسَّـٰٓئِحُونَ ٱلرَّـٰكِعُونَ ٱلسَّـٰجِدُونَ ٱلۡأٓمِرُونَ بِٱلۡمَعۡرُوفِ وَٱلنَّاهُونَ عَنِ ٱلۡمُنكَرِ وَٱلۡحَٰفِظُونَ لِحُدُودِ ٱللَّهِۗ وَبَشِّرِ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ
Dönenler, kulluk edenler, övenler, seyahat edenler, ruku edenler, secde edenler, bilineni emredenler ve bilinmeyenden yasaklayanlar ve Allah'ın sınırlarını koruyanlar. Ve inananları müjdele.
Örnek Ayetler (3)
Ali İmran 3:21
·
Kuran-ı Kerim
إِنَّ ٱلَّذِينَ يَكۡفُرُونَ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ وَيَقۡتُلُونَ ٱلنَّبِيِّـۧنَ بِغَيۡرِ حَقّٖ وَيَقۡتُلُونَ ٱلَّذِينَ يَأۡمُرُونَ بِٱلۡقِسۡطِ مِنَ ٱلنَّاسِ فَبَشِّرۡهُم بِعَذَابٍ أَلِيمٍ
Şüphesiz Allah'ın ayetlerini örtenler, nebileri haksız yere katledenler ve insanlardan adaletle emredenleri katledenler; onları acı verici bir azapla müjdele.
Tevbe 9:34
·
Kuran-ı Kerim
۞يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ إِنَّ كَثِيرٗا مِّنَ ٱلۡأَحۡبَارِ وَٱلرُّهۡبَانِ لَيَأۡكُلُونَ أَمۡوَٰلَ ٱلنَّاسِ بِٱلۡبَٰطِلِ وَيَصُدُّونَ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِۗ وَٱلَّذِينَ يَكۡنِزُونَ ٱلذَّهَبَ وَٱلۡفِضَّةَ وَلَا يُنفِقُونَهَا فِي سَبِيلِ ٱللَّهِ فَبَشِّرۡهُم بِعَذَابٍ أَلِيمٖ
Ey inanan kimseler, şüphesiz bilginlerden ve rahiplerden çoğu insanların mallarını batılla kesinlikle yerler ve Allah'ın yolundan engellerler. Ve altını ve gümüşü biriktiren ve onu Allah'ın yolunda harcamayan kimseler; bunun üzerine onları acı verici bir azapla müjdele.
İnşikak 84:24
·
Kuran-ı Kerim
فَبَشِّرۡهُم بِعَذَابٍ أَلِيمٍ
Öyleyse onları acı verici bir azapla müjdele.
Örnek Ayetler (3)
Lokman 31:7
·
Kuran-ı Kerim
وَإِذَا تُتۡلَىٰ عَلَيۡهِ ءَايَٰتُنَا وَلَّىٰ مُسۡتَكۡبِرٗا كَأَن لَّمۡ يَسۡمَعۡهَا كَأَنَّ فِيٓ أُذُنَيۡهِ وَقۡرٗاۖ فَبَشِّرۡهُ بِعَذَابٍ أَلِيمٍ
Ve ona bizim işaretlerimiz okunduğunda, sanki onu işitmemiş gibi, sanki iki kulağında bir ağırlık varmış gibi büyüklük taslayarak döner. Böylece onu acı verici bir azapla müjdele.
Yasin 36:11
·
Kuran-ı Kerim
إِنَّمَا تُنذِرُ مَنِ ٱتَّبَعَ ٱلذِّكۡرَ وَخَشِيَ ٱلرَّحۡمَٰنَ بِٱلۡغَيۡبِۖ فَبَشِّرۡهُ بِمَغۡفِرَةٖ وَأَجۡرٖ كَرِيمٍ
Sen ancak zikre uyan ve görünmeyende Merhameti Bol'a saygı duyan kimseyi uyarırsın. Bunun üzerine onu bir örtmeyle ve değerli bir ücretle müjdele.
Casiye 45:8
·
Kuran-ı Kerim
يَسۡمَعُ ءَايَٰتِ ٱللَّهِ تُتۡلَىٰ عَلَيۡهِ ثُمَّ يُصِرُّ مُسۡتَكۡبِرٗا كَأَن لَّمۡ يَسۡمَعۡهَاۖ فَبَشِّرۡهُ بِعَذَابٍ أَلِيمٖ
Allah'ın ayetlerinin kendisine okunduğunu işitir, sonra sanki onları işitmemiş gibi büyüklük taslayarak direnir. O halde onu acı verici bir azapla müjdele.
Örnek Ayetler (3)
Nahl 16:58
·
Kuran-ı Kerim
وَإِذَا بُشِّرَ أَحَدُهُم بِٱلۡأُنثَىٰ ظَلَّ وَجۡهُهُۥ مُسۡوَدّٗا وَهُوَ كَظِيمٞ
Ve onlardan biri dişi ile müjdelendiğinde, o öfke doluyken yüzü simsiyah kesilir.
Nahl 16:59
·
Kuran-ı Kerim
يَتَوَٰرَىٰ مِنَ ٱلۡقَوۡمِ مِن سُوٓءِ مَا بُشِّرَ بِهِۦٓۚ أَيُمۡسِكُهُۥ عَلَىٰ هُونٍ أَمۡ يَدُسُّهُۥ فِي ٱلتُّرَابِۗ أَلَا سَآءَ مَا يَحۡكُمُونَ
Müjdelendiği şeyin kötülüğünden dolayı topluluktan gizlenir. Onu aşağılanma üzerine tutsun mu, yoksa onu toprağa mı gömsün? Dikkat edin, hükmettikleri ne kötüdür!
Zuhruf 43:17
·
Kuran-ı Kerim
وَإِذَا بُشِّرَ أَحَدُهُم بِمَا ضَرَبَ لِلرَّحۡمَٰنِ مَثَلٗا ظَلَّ وَجۡهُهُۥ مُسۡوَدّٗا وَهُوَ كَظِيمٌ
Ve onlardan biri Merhameti Bol olana örnek verdiği şeyle müjdelendiği zaman, o öfkesini yutarak yüzü simsiyah olur.
Örnek Ayetler (2)
Hicr 15:53
·
Kuran-ı Kerim
قَالُواْ لَا تَوۡجَلۡ إِنَّا نُبَشِّرُكَ بِغُلَٰمٍ عَلِيمٖ
Dediler ki: 'Korkma, şüphesiz biz seni bilen bir oğlan çocuğu ile müjdeliyoruz.'
Meryem 19:7
·
Kuran-ı Kerim
يَٰزَكَرِيَّآ إِنَّا نُبَشِّرُكَ بِغُلَٰمٍ ٱسۡمُهُۥ يَحۡيَىٰ لَمۡ نَجۡعَل لَّهُۥ مِن قَبۡلُ سَمِيّٗا
'Ey Zekeriya, şüphesiz biz seni ismi Yahya olan bir oğlan çocuğuyla müjdeleriz. Önceden ona bir adaş yapmadık.'
Örnek Ayetler (1)
Zümer 39:17
·
Kuran-ı Kerim
وَٱلَّذِينَ ٱجۡتَنَبُواْ ٱلطَّـٰغُوتَ أَن يَعۡبُدُوهَا وَأَنَابُوٓاْ إِلَى ٱللَّهِ لَهُمُ ٱلۡبُشۡرَىٰۚ فَبَشِّرۡ عِبَادِ
'Ve taguta kulluk etmekten kaçınan ve Allah'a yönelen kimseler, müjde onlar içindir. Öyleyse kullarımı müjdele.'
Örnek Ayetler (1)
Hicr 15:54
·
Kuran-ı Kerim
قَالَ أَبَشَّرۡتُمُونِي عَلَىٰٓ أَن مَّسَّنِيَ ٱلۡكِبَرُ فَبِمَ تُبَشِّرُونَ
Dedi ki: 'Bana yaşlılık dokunmuş olmasına rağmen beni müjdelediniz mi? O halde ne ile müjdeliyorsunuz?'
Örnek Ayetler (1)
İsra 17:9
·
Kuran-ı Kerim
إِنَّ هَٰذَا ٱلۡقُرۡءَانَ يَهۡدِي لِلَّتِي هِيَ أَقۡوَمُ وَيُبَشِّرُ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ ٱلَّذِينَ يَعۡمَلُونَ ٱلصَّـٰلِحَٰتِ أَنَّ لَهُمۡ أَجۡرٗا كَبِيرٗا
Şüphesiz bu Kuran en doğru olana yol gösterir ve doğruları yapan inananları şüphesiz onlar için büyük bir ödül olduğuyla müjdeler.