125
Kullanım
3
Lemma
31
Türev
42
Anlam
3 lemma, 31 türev form
Örnek Ayetler (2)
Bakara 2:248
·
Kuran-ı Kerim
وَقَالَ لَهُمۡ نَبِيُّهُمۡ إِنَّ ءَايَةَ مُلۡكِهِۦٓ أَن يَأۡتِيَكُمُ ٱلتَّابُوتُ فِيهِ سَكِينَةٞ مِّن رَّبِّكُمۡ وَبَقِيَّةٞ مِّمَّا تَرَكَ ءَالُ مُوسَىٰ وَءَالُ هَٰرُونَ تَحۡمِلُهُ ٱلۡمَلَـٰٓئِكَةُۚ إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَأٓيَةٗ لَّكُمۡ إِن كُنتُم مُّؤۡمِنِينَ
Ve nebileri onlara demişti: 'Şüphesiz onun egemenliğinin ayeti, içinde Rabbinizden bir sükunet ve Musa ailesinin ve Harun ailesinin bıraktıklarından bir kalıntı olan tabutun size gelmesidir; onu melekler taşır. Eğer inananlar iseniz şüphesiz bunda sizin için kesinlikle bir ayet vardır.'
Kasas 28:8
·
Kuran-ı Kerim
فَٱلۡتَقَطَهُۥٓ ءَالُ فِرۡعَوۡنَ لِيَكُونَ لَهُمۡ عَدُوّٗا وَحَزَنًاۗ إِنَّ فِرۡعَوۡنَ وَهَٰمَٰنَ وَجُنُودَهُمَا كَانُواْ خَٰطِـِٔينَ
Bunun üzerine onlara bir düşman ve bir üzüntü olması için Firavun'un ailesi onu bulup aldı. Şüphesiz Firavun, Haman ve ikisinin orduları hata edenlerdi.
Örnek Ayetler (1)
Bakara 2:248
·
Kuran-ı Kerim
وَقَالَ لَهُمۡ نَبِيُّهُمۡ إِنَّ ءَايَةَ مُلۡكِهِۦٓ أَن يَأۡتِيَكُمُ ٱلتَّابُوتُ فِيهِ سَكِينَةٞ مِّن رَّبِّكُمۡ وَبَقِيَّةٞ مِّمَّا تَرَكَ ءَالُ مُوسَىٰ وَءَالُ هَٰرُونَ تَحۡمِلُهُ ٱلۡمَلَـٰٓئِكَةُۚ إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَأٓيَةٗ لَّكُمۡ إِن كُنتُم مُّؤۡمِنِينَ
Ve nebileri onlara demişti: 'Şüphesiz onun egemenliğinin ayeti, içinde Rabbinizden bir sükunet ve Musa ailesinin ve Harun ailesinin bıraktıklarından bir kalıntı olan tabutun size gelmesidir; onu melekler taşır. Eğer inananlar iseniz şüphesiz bunda sizin için kesinlikle bir ayet vardır.'
Örnek Ayetler (1)
Mü'min 40:45
·
Kuran-ı Kerim
فَوَقَىٰهُ ٱللَّهُ سَيِّـَٔاتِ مَا مَكَرُواْۖ وَحَاقَ بِـَٔالِ فِرۡعَوۡنَ سُوٓءُ ٱلۡعَذَابِ
Bunun üzerine Allah onu tuzak kurdukları şeyin kötülüklerinden korudu. Ve Firavun'un ailesini azabın kötüsü kuşattı.
Örnek Ayetler (3)
Yusuf 12:6
·
Kuran-ı Kerim
وَكَذَٰلِكَ يَجۡتَبِيكَ رَبُّكَ وَيُعَلِّمُكَ مِن تَأۡوِيلِ ٱلۡأَحَادِيثِ وَيُتِمُّ نِعۡمَتَهُۥ عَلَيۡكَ وَعَلَىٰٓ ءَالِ يَعۡقُوبَ كَمَآ أَتَمَّهَا عَلَىٰٓ أَبَوَيۡكَ مِن قَبۡلُ إِبۡرَٰهِيمَ وَإِسۡحَٰقَۚ إِنَّ رَبَّكَ عَلِيمٌ حَكِيمٞ
Ve işte böylece Rabbin seni seçecek ve sana olayların yorumundan öğretecek. Ve daha önce ataların İbrahim ve İshak'a onu tamamladığı gibi, sana ve Yakup ailesine nimetini tamamlayacaktır. Şüphesiz Rabbin bilendir, hikmetlidir.
Yusuf 12:21
·
Kuran-ı Kerim
وَقَالَ ٱلَّذِي ٱشۡتَرَىٰهُ مِن مِّصۡرَ لِٱمۡرَأَتِهِۦٓ أَكۡرِمِي مَثۡوَىٰهُ عَسَىٰٓ أَن يَنفَعَنَآ أَوۡ نَتَّخِذَهُۥ وَلَدٗاۚ وَكَذَٰلِكَ مَكَّنَّا لِيُوسُفَ فِي ٱلۡأَرۡضِ وَلِنُعَلِّمَهُۥ مِن تَأۡوِيلِ ٱلۡأَحَادِيثِۚ وَٱللَّهُ غَالِبٌ عَلَىٰٓ أَمۡرِهِۦ وَلَٰكِنَّ أَكۡثَرَ ٱلنَّاسِ لَا يَعۡلَمُونَ
Ve Mısır'dan onu satın alan kişi karısına dedi: 'Onun yerini değerli tut, umulur ki bize fayda verir veya onu çocuk ediniriz.' Ve böylece Yusuf'u yeryüzünde yerleştirdik, ona olayların yorumundan öğretelim diye. Ve Allah işi üzerinde üstündür, fakat insanların çoğu bilmezler.
Yusuf 12:101
·
Kuran-ı Kerim
۞رَبِّ قَدۡ ءَاتَيۡتَنِي مِنَ ٱلۡمُلۡكِ وَعَلَّمۡتَنِي مِن تَأۡوِيلِ ٱلۡأَحَادِيثِۚ فَاطِرَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ أَنتَ وَلِيِّۦ فِي ٱلدُّنۡيَا وَٱلۡأٓخِرَةِۖ تَوَفَّنِي مُسۡلِمٗا وَأَلۡحِقۡنِي بِٱلصَّـٰلِحِينَ
'Rabbim, kesinlikle bana egemenlikten verdin ve bana olayların yorumundan öğrettin. Gökleri ve yeri Yaratan, dünyada ve ahirette benim Koruyucum Sensin. Beni Müslüman olarak vefat ettir ve beni doğrulara kat.'
Örnek Ayetler (2)
Yusuf 12:44
·
Kuran-ı Kerim
قَالُوٓاْ أَضۡغَٰثُ أَحۡلَٰمٖۖ وَمَا نَحۡنُ بِتَأۡوِيلِ ٱلۡأَحۡلَٰمِ بِعَٰلِمِينَ
Dediler ki: 'Karmakarışık rüyalar ve biz rüyaların yorumunu bilenler değiliz.'
Kehf 18:78
·
Kuran-ı Kerim
قَالَ هَٰذَا فِرَاقُ بَيۡنِي وَبَيۡنِكَۚ سَأُنَبِّئُكَ بِتَأۡوِيلِ مَا لَمۡ تَسۡتَطِع عَّلَيۡهِ صَبۡرًا
Dedi: 'Bu, benimle senin aranın ayrılmasıdır; üzerine sabretmeye güç yetiremediğin şeyin yorumunu sana haber vereceğim.'
Örnek Ayetler (2)
Yusuf 12:100
·
Kuran-ı Kerim
وَرَفَعَ أَبَوَيۡهِ عَلَى ٱلۡعَرۡشِ وَخَرُّواْ لَهُۥ سُجَّدٗاۖ وَقَالَ يَـٰٓأَبَتِ هَٰذَا تَأۡوِيلُ رُءۡيَٰيَ مِن قَبۡلُ قَدۡ جَعَلَهَا رَبِّي حَقّٗاۖ وَقَدۡ أَحۡسَنَ بِيٓ إِذۡ أَخۡرَجَنِي مِنَ ٱلسِّجۡنِ وَجَآءَ بِكُم مِّنَ ٱلۡبَدۡوِ مِنۢ بَعۡدِ أَن نَّزَغَ ٱلشَّيۡطَٰنُ بَيۡنِي وَبَيۡنَ إِخۡوَتِيٓۚ إِنَّ رَبِّي لَطِيفٞ لِّمَا يَشَآءُۚ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلۡعَلِيمُ ٱلۡحَكِيمُ
Ve anne babasını arşın üzerine yükseltti ve onun için secde edenler olarak kapandılar. Ve dedi ki: 'Ey babacığım, bu daha önceki rüyamın yorumudur. Rabbim onu gerçek kıldı. Ve beni zindandan çıkardığında bana iyilik etmişti. Ve şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra sizi çölden getirdi. Şüphesiz Rabbim dilediğine İnce'dir. Şüphesiz O, Bilen'dir, Hikmetli'dir.'
Kehf 18:82
·
Kuran-ı Kerim
وَأَمَّا ٱلۡجِدَارُ فَكَانَ لِغُلَٰمَيۡنِ يَتِيمَيۡنِ فِي ٱلۡمَدِينَةِ وَكَانَ تَحۡتَهُۥ كَنزٞ لَّهُمَا وَكَانَ أَبُوهُمَا صَٰلِحٗا فَأَرَادَ رَبُّكَ أَن يَبۡلُغَآ أَشُدَّهُمَا وَيَسۡتَخۡرِجَا كَنزَهُمَا رَحۡمَةٗ مِّن رَّبِّكَۚ وَمَا فَعَلۡتُهُۥ عَنۡ أَمۡرِيۚ ذَٰلِكَ تَأۡوِيلُ مَا لَمۡ تَسۡطِع عَّلَيۡهِ صَبۡرٗا
Duvara gelince, şehirdeki iki yetim oğlanındı ve onun altında onlara ait bir hazine vardı ve onların babası doğru bir kimseydi. Böylece Rabbin onların güçlerine ulaşmalarını ve Rabbinden bir merhamet olarak hazinelerini çıkarmalarını istedi. Ve onu kendi emrimden yapmadım. İşte bu, üzerine sabretmeye güç yetiremediğin şeyin yorumudur.
Örnek Ayetler (2)
Yusuf 12:37
·
Kuran-ı Kerim
قَالَ لَا يَأۡتِيكُمَا طَعَامٞ تُرۡزَقَانِهِۦٓ إِلَّا نَبَّأۡتُكُمَا بِتَأۡوِيلِهِۦ قَبۡلَ أَن يَأۡتِيَكُمَاۚ ذَٰلِكُمَا مِمَّا عَلَّمَنِي رَبِّيٓۚ إِنِّي تَرَكۡتُ مِلَّةَ قَوۡمٖ لَّا يُؤۡمِنُونَ بِٱللَّهِ وَهُم بِٱلۡأٓخِرَةِ هُمۡ كَٰفِرُونَ
Dedi: 'Rızıklandırıldığınız bir yiyecek size gelmez ki, o size gelmeden önce onun yorumunu size haber vermiş olmayayım. Bu, Rabbimin bana öğrettiklerindendir. Şüphesiz ben Allah'a inanmayan bir topluluğun dinini bıraktım ve onlar ahireti örtenlerdir.'
Yusuf 12:45
·
Kuran-ı Kerim
وَقَالَ ٱلَّذِي نَجَا مِنۡهُمَا وَٱدَّكَرَ بَعۡدَ أُمَّةٍ أَنَا۠ أُنَبِّئُكُم بِتَأۡوِيلِهِۦ فَأَرۡسِلُونِ
Ve ikisinden kurtulan ve bir süre sonra hatırlayan kişi dedi: 'Ben size onun yorumunu haber vereceğim, bunun üzerine beni gönderin.'
Örnek Ayetler (2)
A'raf 7:53
·
Kuran-ı Kerim
هَلۡ يَنظُرُونَ إِلَّا تَأۡوِيلَهُۥۚ يَوۡمَ يَأۡتِي تَأۡوِيلُهُۥ يَقُولُ ٱلَّذِينَ نَسُوهُ مِن قَبۡلُ قَدۡ جَآءَتۡ رُسُلُ رَبِّنَا بِٱلۡحَقِّ فَهَل لَّنَا مِن شُفَعَآءَ فَيَشۡفَعُواْ لَنَآ أَوۡ نُرَدُّ فَنَعۡمَلَ غَيۡرَ ٱلَّذِي كُنَّا نَعۡمَلُۚ قَدۡ خَسِرُوٓاْ أَنفُسَهُمۡ وَضَلَّ عَنۡهُم مَّا كَانُواْ يَفۡتَرُونَ
Onun sonucundan başkasını mı bekliyorlar? Onun sonucunun geldiği gün, önceden onu unutanlar der: 'Kesinlikle Rabbimizin resulleri gerçek ile gelmişti. Bizim için aracılardan var mı ki bize aracılık etsinler veya geri döndürülür müyüz ki yapıyor olduğumuzdan başkasını yapalım?' Kesinlikle nefslerini hüsrana uğrattılar ve uyduruyor oldukları şeyler onlardan kaybolup gitti.
Yunus 10:39
·
Kuran-ı Kerim
بَلۡ كَذَّبُواْ بِمَا لَمۡ يُحِيطُواْ بِعِلۡمِهِۦ وَلَمَّا يَأۡتِهِمۡ تَأۡوِيلُهُۥۚ كَذَٰلِكَ كَذَّبَ ٱلَّذِينَ مِن قَبۡلِهِمۡۖ فَٱنظُرۡ كَيۡفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلظَّـٰلِمِينَ
Aksine bilgisiyle kuşatmadıkları ve onun yorumu henüz onlara gelmeyen şeyi yalanladılar. Böylece onlardan önceki kimseler yalanladı. Bunun üzerine zalimlerin sonu nasıl oldu bak.
Örnek Ayetler (1)
İsra 17:35
·
Kuran-ı Kerim
وَأَوۡفُواْ ٱلۡكَيۡلَ إِذَا كِلۡتُمۡ وَزِنُواْ بِٱلۡقِسۡطَاسِ ٱلۡمُسۡتَقِيمِۚ ذَٰلِكَ خَيۡرٞ وَأَحۡسَنُ تَأۡوِيلٗا
Ve ölçtüğünüz zaman ölçüyü tam yapın ve doğru terazi ile tartın. İşte bu daha hayırlıdır ve sonuç olarak daha güzeldir.
Örnek Ayetler (1)
Yusuf 12:36
·
Kuran-ı Kerim
وَدَخَلَ مَعَهُ ٱلسِّجۡنَ فَتَيَانِۖ قَالَ أَحَدُهُمَآ إِنِّيٓ أَرَىٰنِيٓ أَعۡصِرُ خَمۡرٗاۖ وَقَالَ ٱلۡأٓخَرُ إِنِّيٓ أَرَىٰنِيٓ أَحۡمِلُ فَوۡقَ رَأۡسِي خُبۡزٗا تَأۡكُلُ ٱلطَّيۡرُ مِنۡهُۖ نَبِّئۡنَا بِتَأۡوِيلِهِۦٓۖ إِنَّا نَرَىٰكَ مِنَ ٱلۡمُحۡسِنِينَ
Ve onunla birlikte zindana iki genç girdi. Onlardan biri dedi: 'Şüphesiz ben kendimi aklı örten bir şey sıkarken görüyorum.' Ve diğeri dedi: 'Şüphesiz ben kendimi başımın üzerinde kuşların ondan yediği bir ekmek taşırken görüyorum. Bize onun yorumunu haber ver. Şüphesiz biz seni iyilik edenlerden görüyoruz.'
Örnek Ayetler (1)
Ali İmran 3:7
·
Kuran-ı Kerim
هُوَ ٱلَّذِيٓ أَنزَلَ عَلَيۡكَ ٱلۡكِتَٰبَ مِنۡهُ ءَايَٰتٞ مُّحۡكَمَٰتٌ هُنَّ أُمُّ ٱلۡكِتَٰبِ وَأُخَرُ مُتَشَٰبِهَٰتٞۖ فَأَمَّا ٱلَّذِينَ فِي قُلُوبِهِمۡ زَيۡغٞ فَيَتَّبِعُونَ مَا تَشَٰبَهَ مِنۡهُ ٱبۡتِغَآءَ ٱلۡفِتۡنَةِ وَٱبۡتِغَآءَ تَأۡوِيلِهِۦۖ وَمَا يَعۡلَمُ تَأۡوِيلَهُۥٓ إِلَّا ٱللَّهُۗ وَٱلرَّـٰسِخُونَ فِي ٱلۡعِلۡمِ يَقُولُونَ ءَامَنَّا بِهِۦ كُلّٞ مِّنۡ عِندِ رَبِّنَاۗ وَمَا يَذَّكَّرُ إِلَّآ أُوْلُواْ ٱلۡأَلۡبَٰبِ
Kitabı sana indiren O'dur. Ondan bir kısmı sağlamlaştırılmış ayetlerdir, onlar kitabın anasıdır ve diğerleri benzeşenlerdir. Kalplerinde sapma olanlar, sınama arayışıyla ve onun yorumunun arayışıyla ondan benzeşenlere uyarlar. Ve onun yorumunu Allah'tan başkası bilmez. Ve ilimde derinleşenler derler: 'Ona inandık, hepsi Rabbimizin katındandır.' Ve temiz akıl sahiplerinden başkası hatırlamaz.
Örnek Ayetler (1)
Nisa 4:59
·
Kuran-ı Kerim
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ أَطِيعُواْ ٱللَّهَ وَأَطِيعُواْ ٱلرَّسُولَ وَأُوْلِي ٱلۡأَمۡرِ مِنكُمۡۖ فَإِن تَنَٰزَعۡتُمۡ فِي شَيۡءٖ فَرُدُّوهُ إِلَى ٱللَّهِ وَٱلرَّسُولِ إِن كُنتُمۡ تُؤۡمِنُونَ بِٱللَّهِ وَٱلۡيَوۡمِ ٱلۡأٓخِرِۚ ذَٰلِكَ خَيۡرٞ وَأَحۡسَنُ تَأۡوِيلًا
Ey inanan kimseler, Allah'a itaat edin, resule ve sizden emir sahiplerine itaat edin. Eğer bir şeyin içinde çekişirseniz, eğer Allah'a ve son güne inanıyor iseniz onu Allah'a ve resule döndürün. Bu daha iyidir ve bir sonuç olarak daha güzeldir.
Örnek Ayetler (1)
A'raf 7:53
·
Kuran-ı Kerim
هَلۡ يَنظُرُونَ إِلَّا تَأۡوِيلَهُۥۚ يَوۡمَ يَأۡتِي تَأۡوِيلُهُۥ يَقُولُ ٱلَّذِينَ نَسُوهُ مِن قَبۡلُ قَدۡ جَآءَتۡ رُسُلُ رَبِّنَا بِٱلۡحَقِّ فَهَل لَّنَا مِن شُفَعَآءَ فَيَشۡفَعُواْ لَنَآ أَوۡ نُرَدُّ فَنَعۡمَلَ غَيۡرَ ٱلَّذِي كُنَّا نَعۡمَلُۚ قَدۡ خَسِرُوٓاْ أَنفُسَهُمۡ وَضَلَّ عَنۡهُم مَّا كَانُواْ يَفۡتَرُونَ
Onun sonucundan başkasını mı bekliyorlar? Onun sonucunun geldiği gün, önceden onu unutanlar der: 'Kesinlikle Rabbimizin resulleri gerçek ile gelmişti. Bizim için aracılardan var mı ki bize aracılık etsinler veya geri döndürülür müyüz ki yapıyor olduğumuzdan başkasını yapalım?' Kesinlikle nefslerini hüsrana uğrattılar ve uyduruyor oldukları şeyler onlardan kaybolup gitti.
Örnek Ayetler (1)
Ali İmran 3:7
·
Kuran-ı Kerim
هُوَ ٱلَّذِيٓ أَنزَلَ عَلَيۡكَ ٱلۡكِتَٰبَ مِنۡهُ ءَايَٰتٞ مُّحۡكَمَٰتٌ هُنَّ أُمُّ ٱلۡكِتَٰبِ وَأُخَرُ مُتَشَٰبِهَٰتٞۖ فَأَمَّا ٱلَّذِينَ فِي قُلُوبِهِمۡ زَيۡغٞ فَيَتَّبِعُونَ مَا تَشَٰبَهَ مِنۡهُ ٱبۡتِغَآءَ ٱلۡفِتۡنَةِ وَٱبۡتِغَآءَ تَأۡوِيلِهِۦۖ وَمَا يَعۡلَمُ تَأۡوِيلَهُۥٓ إِلَّا ٱللَّهُۗ وَٱلرَّـٰسِخُونَ فِي ٱلۡعِلۡمِ يَقُولُونَ ءَامَنَّا بِهِۦ كُلّٞ مِّنۡ عِندِ رَبِّنَاۗ وَمَا يَذَّكَّرُ إِلَّآ أُوْلُواْ ٱلۡأَلۡبَٰبِ
Kitabı sana indiren O'dur. Ondan bir kısmı sağlamlaştırılmış ayetlerdir, onlar kitabın anasıdır ve diğerleri benzeşenlerdir. Kalplerinde sapma olanlar, sınama arayışıyla ve onun yorumunun arayışıyla ondan benzeşenlere uyarlar. Ve onun yorumunu Allah'tan başkası bilmez. Ve ilimde derinleşenler derler: 'Ona inandık, hepsi Rabbimizin katındandır.' Ve temiz akıl sahiplerinden başkası hatırlamaz.