250
Kullanım
6
Lemma
56
Türev
67
Anlam
6 lemma, 56 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
ءَاخَرَ | ahare | geride kalanı, geride kalmak, sonraki, diğer | Sıfat | 10 | ||
Örnek Ayetler (5 / 10) Hicr 15:96 · Kuran-ı Kerim ٱلَّذِينَ يَجۡعَلُونَ مَعَ ٱللَّهِ إِلَٰهًا ءَاخَرَۚ فَسَوۡفَ يَعۡلَمُونَ O kimseler ki Allah ile beraber başka ilah kılarlar. Bunun üzerine ileride bilecekler. İsra 17:22 · Kuran-ı Kerim لَّا تَجۡعَلۡ مَعَ ٱللَّهِ إِلَٰهًا ءَاخَرَ فَتَقۡعُدَ مَذۡمُومٗا مَّخۡذُولٗا Allah ile beraber başka bir ilah kılma; böylece kınanmış, yalnız bırakılmış olarak oturursun. İsra 17:39 · Kuran-ı Kerim ذَٰلِكَ مِمَّآ أَوۡحَىٰٓ إِلَيۡكَ رَبُّكَ مِنَ ٱلۡحِكۡمَةِۗ وَلَا تَجۡعَلۡ مَعَ ٱللَّهِ إِلَٰهًا ءَاخَرَ فَتُلۡقَىٰ فِي جَهَنَّمَ مَلُومٗا مَّدۡحُورًا İşte bu, senin Rabbinin sana hikmetten vahyettiği şeydendir. Ve Allah ile beraber başka bir ilah kılma; böylece kınanmış, kovulmuş olarak cehennemin içine atılırsın. Mü'minun 23:14 · Kuran-ı Kerim ثُمَّ خَلَقۡنَا ٱلنُّطۡفَةَ عَلَقَةٗ فَخَلَقۡنَا ٱلۡعَلَقَةَ مُضۡغَةٗ فَخَلَقۡنَا ٱلۡمُضۡغَةَ عِظَٰمٗا فَكَسَوۡنَا ٱلۡعِظَٰمَ لَحۡمٗا ثُمَّ أَنشَأۡنَٰهُ خَلۡقًا ءَاخَرَۚ فَتَبَارَكَ ٱللَّهُ أَحۡسَنُ ٱلۡخَٰلِقِينَ Sonra damlayı asılıp tutunan bir şey olarak yarattık, bunun üzerine asılıp tutunan şeyi bir çiğnemlik et olarak yarattık, bunun üzerine bir çiğnemlik eti kemikler olarak yarattık, bunun üzerine kemiklere et giydirdik, sonra onu başka bir yaratılışla inşa ettik. Yaratanların en güzeli olan Allah ne bereketlidir! Mü'minun 23:117 · Kuran-ı Kerim وَمَن يَدۡعُ مَعَ ٱللَّهِ إِلَٰهًا ءَاخَرَ لَا بُرۡهَٰنَ لَهُۥ بِهِۦ فَإِنَّمَا حِسَابُهُۥ عِندَ رَبِّهِۦٓۚ إِنَّهُۥ لَا يُفۡلِحُ ٱلۡكَٰفِرُونَ Ve kim Allah ile beraber, onunla ilgili kendisi için bir kanıtı olmayan başka bir ilah çağırırsa, şüphesiz ancak onun hesabı Rabbinin katındadır. Şüphesiz örtenler kurtuluşa ermez. | ||||||
ءَاخَرِينَ | aharine | diğerleri, diğer, başka, sonraki | İsim | 8 | ||
ٱلۡأٓخَرِينَ | el-aharine | geride kalanların, geride kalan, sonraki, diğer | İsim | 5 | ||
وَءَاخَرُونَ | ve-aharune | ve diğerleri, diğer, başka, sonraki | İsim | 4 | ||
ٱلۡأُخۡرَىٰ | el-uhra | diğeri, geride kalan, diğer, sonraki | İsim | 3 | ||
وَأُخۡرَىٰ | ve-uhra | ve diğeri, diğer, başka, sonraki | İsim | 3 | ||
وَءَاخَرِينَ | ve-aharine | ve geride kalanları, geride kalan, sonraki, diğer | İsim | 3 | ||
ٱلۡأُخۡرَىٰٓ | el-uhra | diğeri, diğeri, sonraki, öteki | İsim | 2 | ||
وَأُخَرَ | ve-uhara | ve diğerleri, diğerleri, başkaları, sonrakiler | İsim | 2 | ||
ٱلۡأٓخَرُ | el-aharu | geride kalan, geride kalan, sonraki, diğer | İsim | 2 | ||
أُخَرَ | uhara | diğerleri, geride kalan, diğer, sonraki | Sıfat | 2 | ||
ٱلۡأٓخَرِ | el-ahari | sonrakinin, sonraki, diğer, başka | İsim | 1 | ||
لِأُخۡرَىٰهُمۡ | li-uhrahum | için sonrakilerine, sonraki, diğer, geride kalan | İsim | 1 | ||
وَءَاخَرَ | ve-ahara | ve diğerini, diğer, başka, sonraki | İsim | 1 | ||
أُخۡرَىٰٓ | uhra | geride kalan, geride kalan, sonraki, diğer | Sıfat | 1 | ||
وَأُخَرُ | ve-uharu | ve geride kalanlar, geride kalan, sonraki, diğer | İsim | 1 | ||
بِـَٔاخَرِينَ | bi-aharine | geride kalanlar ile, geride kalanlar, sonrakiler, diğerleri | İsim | 1 | ||
وَءَاخَرُ | ve-aharu | ve geride kalan, geride kalan, sonraki, diğer | İsim | 1 | ||
فَـَٔاخَرَانِ | fe-aharani | ve geride kalan ikisi, geride kalan, sonraki, diğer | İsim | 1 | ||
ءَاخَرُونَ | aharune | diğerleri, diğer, başka, sonraki | Sıfat | 1 | ||
Örnek Ayetler (5 / 10)
Hicr 15:96
·
Kuran-ı Kerim
ٱلَّذِينَ يَجۡعَلُونَ مَعَ ٱللَّهِ إِلَٰهًا ءَاخَرَۚ فَسَوۡفَ يَعۡلَمُونَ
O kimseler ki Allah ile beraber başka ilah kılarlar. Bunun üzerine ileride bilecekler.
İsra 17:22
·
Kuran-ı Kerim
لَّا تَجۡعَلۡ مَعَ ٱللَّهِ إِلَٰهًا ءَاخَرَ فَتَقۡعُدَ مَذۡمُومٗا مَّخۡذُولٗا
Allah ile beraber başka bir ilah kılma; böylece kınanmış, yalnız bırakılmış olarak oturursun.
İsra 17:39
·
Kuran-ı Kerim
ذَٰلِكَ مِمَّآ أَوۡحَىٰٓ إِلَيۡكَ رَبُّكَ مِنَ ٱلۡحِكۡمَةِۗ وَلَا تَجۡعَلۡ مَعَ ٱللَّهِ إِلَٰهًا ءَاخَرَ فَتُلۡقَىٰ فِي جَهَنَّمَ مَلُومٗا مَّدۡحُورًا
İşte bu, senin Rabbinin sana hikmetten vahyettiği şeydendir. Ve Allah ile beraber başka bir ilah kılma; böylece kınanmış, kovulmuş olarak cehennemin içine atılırsın.
Mü'minun 23:14
·
Kuran-ı Kerim
ثُمَّ خَلَقۡنَا ٱلنُّطۡفَةَ عَلَقَةٗ فَخَلَقۡنَا ٱلۡعَلَقَةَ مُضۡغَةٗ فَخَلَقۡنَا ٱلۡمُضۡغَةَ عِظَٰمٗا فَكَسَوۡنَا ٱلۡعِظَٰمَ لَحۡمٗا ثُمَّ أَنشَأۡنَٰهُ خَلۡقًا ءَاخَرَۚ فَتَبَارَكَ ٱللَّهُ أَحۡسَنُ ٱلۡخَٰلِقِينَ
Sonra damlayı asılıp tutunan bir şey olarak yarattık, bunun üzerine asılıp tutunan şeyi bir çiğnemlik et olarak yarattık, bunun üzerine bir çiğnemlik eti kemikler olarak yarattık, bunun üzerine kemiklere et giydirdik, sonra onu başka bir yaratılışla inşa ettik. Yaratanların en güzeli olan Allah ne bereketlidir!
Mü'minun 23:117
·
Kuran-ı Kerim
وَمَن يَدۡعُ مَعَ ٱللَّهِ إِلَٰهًا ءَاخَرَ لَا بُرۡهَٰنَ لَهُۥ بِهِۦ فَإِنَّمَا حِسَابُهُۥ عِندَ رَبِّهِۦٓۚ إِنَّهُۥ لَا يُفۡلِحُ ٱلۡكَٰفِرُونَ
Ve kim Allah ile beraber, onunla ilgili kendisi için bir kanıtı olmayan başka bir ilah çağırırsa, şüphesiz ancak onun hesabı Rabbinin katındadır. Şüphesiz örtenler kurtuluşa ermez.
Örnek Ayetler (5 / 8)
Nisa 4:91
·
Kuran-ı Kerim
سَتَجِدُونَ ءَاخَرِينَ يُرِيدُونَ أَن يَأۡمَنُوكُمۡ وَيَأۡمَنُواْ قَوۡمَهُمۡ كُلَّ مَا رُدُّوٓاْ إِلَى ٱلۡفِتۡنَةِ أُرۡكِسُواْ فِيهَاۚ فَإِن لَّمۡ يَعۡتَزِلُوكُمۡ وَيُلۡقُوٓاْ إِلَيۡكُمُ ٱلسَّلَمَ وَيَكُفُّوٓاْ أَيۡدِيَهُمۡ فَخُذُوهُمۡ وَٱقۡتُلُوهُمۡ حَيۡثُ ثَقِفۡتُمُوهُمۡۚ وَأُوْلَـٰٓئِكُمۡ جَعَلۡنَا لَكُمۡ عَلَيۡهِمۡ سُلۡطَٰنٗا مُّبِينٗا
Sizden güvende olmayı ve kendi topluluklarından güvende olmayı isteyen başkalarını da bulacaksınız. Sınanmaya her döndürüldüklerinde onun içine baş aşağı çevrilirler. O halde eğer sizden uzak durmazlar, size barışı sunmazlar ve ellerini çekmezlerse, onları yakalayın ve onları bulduğunuz yerde katledin. Ve işte onlar var ya, sizin için onların aleyhine apaçık bir yetki kıldık.
Maide 5:41
·
Kuran-ı Kerim
۞يَـٰٓأَيُّهَا ٱلرَّسُولُ لَا يَحۡزُنكَ ٱلَّذِينَ يُسَٰرِعُونَ فِي ٱلۡكُفۡرِ مِنَ ٱلَّذِينَ قَالُوٓاْ ءَامَنَّا بِأَفۡوَٰهِهِمۡ وَلَمۡ تُؤۡمِن قُلُوبُهُمۡۛ وَمِنَ ٱلَّذِينَ هَادُواْۛ سَمَّـٰعُونَ لِلۡكَذِبِ سَمَّـٰعُونَ لِقَوۡمٍ ءَاخَرِينَ لَمۡ يَأۡتُوكَۖ يُحَرِّفُونَ ٱلۡكَلِمَ مِنۢ بَعۡدِ مَوَاضِعِهِۦۖ يَقُولُونَ إِنۡ أُوتِيتُمۡ هَٰذَا فَخُذُوهُ وَإِن لَّمۡ تُؤۡتَوۡهُ فَٱحۡذَرُواْۚ وَمَن يُرِدِ ٱللَّهُ فِتۡنَتَهُۥ فَلَن تَمۡلِكَ لَهُۥ مِنَ ٱللَّهِ شَيۡـًٔاۚ أُوْلَـٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ لَمۡ يُرِدِ ٱللَّهُ أَن يُطَهِّرَ قُلُوبَهُمۡۚ لَهُمۡ فِي ٱلدُّنۡيَا خِزۡيٞۖ وَلَهُمۡ فِي ٱلۡأٓخِرَةِ عَذَابٌ عَظِيمٞ
Ey resul, ağızlarıyla 'İnandık' diyen ve kalpleri inanmayan kimselerden örtmede acele eden kimseler seni üzmesin. Ve dönen kimselerden yalanı çok dinleyenlerdir, sana gelmeyen diğer bir kavmi çok dinleyenlerdir. Kelimeleri yerlerinden sonra değiştirirler. Derler: 'Eğer size bu verilirse o halde onu alın ve eğer size verilmezse o halde sakının.' Ve Allah kimin sınanmasını dilerse, o halde Allah'tan ona bir şeye asla sahip olamazsın. İşte onlar, Allah'ın kalplerini temizlemeyi dilemediği kimselerdir. Dünyada onlar için bir rezillik vardır ve ahirette onlar için büyük bir azap vardır.
En'am 6:6
·
Kuran-ı Kerim
أَلَمۡ يَرَوۡاْ كَمۡ أَهۡلَكۡنَا مِن قَبۡلِهِم مِّن قَرۡنٖ مَّكَّنَّـٰهُمۡ فِي ٱلۡأَرۡضِ مَا لَمۡ نُمَكِّن لَّكُمۡ وَأَرۡسَلۡنَا ٱلسَّمَآءَ عَلَيۡهِم مِّدۡرَارٗا وَجَعَلۡنَا ٱلۡأَنۡهَٰرَ تَجۡرِي مِن تَحۡتِهِمۡ فَأَهۡلَكۡنَٰهُم بِذُنُوبِهِمۡ وَأَنشَأۡنَا مِنۢ بَعۡدِهِمۡ قَرۡنًا ءَاخَرِينَ
Onlardan önce nice nesli helak ettiğimizi görmediler mi? Yeryüzünde size yerleşim vermediğimiz şeyi onlara yerleşim verdik, onların üzerine göğü bolca gönderdik ve ırmakları onların altından akan kıldık. Bunun üzerine günahları sebebiyle onları helak ettik ve onlardan sonra başka bir nesil var ettik.
En'am 6:133
·
Kuran-ı Kerim
وَرَبُّكَ ٱلۡغَنِيُّ ذُو ٱلرَّحۡمَةِۚ إِن يَشَأۡ يُذۡهِبۡكُمۡ وَيَسۡتَخۡلِفۡ مِنۢ بَعۡدِكُم مَّا يَشَآءُ كَمَآ أَنشَأَكُم مِّن ذُرِّيَّةِ قَوۡمٍ ءَاخَرِينَ
Ve Rabbin Zengindir, merhamet sahibidir. Eğer dilerse sizi giderir ve sizi başka bir topluluğun soyundan inşa ettiği gibi, sizden sonra dilediği şeyi yerinize getirir.
Enbiya 21:11
·
Kuran-ı Kerim
وَكَمۡ قَصَمۡنَا مِن قَرۡيَةٖ كَانَتۡ ظَالِمَةٗ وَأَنشَأۡنَا بَعۡدَهَا قَوۡمًا ءَاخَرِينَ
Ve zalim olan nice şehri kırıp geçirdik ve ondan sonra başka bir topluluk inşa ettik.
Örnek Ayetler (5)
Şuara 26:64
·
Kuran-ı Kerim
وَأَزۡلَفۡنَا ثَمَّ ٱلۡأٓخَرِينَ
Ve diğerlerini oraya yaklaştırdık.
Şuara 26:66
·
Kuran-ı Kerim
ثُمَّ أَغۡرَقۡنَا ٱلۡأٓخَرِينَ
Sonra diğerlerini batırdık.
Şuara 26:172
·
Kuran-ı Kerim
ثُمَّ دَمَّرۡنَا ٱلۡأٓخَرِينَ
Sonra diğerlerini yok ettik.
Saffat 37:82
·
Kuran-ı Kerim
ثُمَّ أَغۡرَقۡنَا ٱلۡأٓخَرِينَ
Sonra diğerlerini batırdık.
Saffat 37:136
·
Kuran-ı Kerim
ثُمَّ دَمَّرۡنَا ٱلۡأٓخَرِينَ
Sonra diğerlerini yok ettik.
Örnek Ayetler (3)
Tevbe 9:102
·
Kuran-ı Kerim
وَءَاخَرُونَ ٱعۡتَرَفُواْ بِذُنُوبِهِمۡ خَلَطُواْ عَمَلٗا صَٰلِحٗا وَءَاخَرَ سَيِّئًا عَسَى ٱللَّهُ أَن يَتُوبَ عَلَيۡهِمۡۚ إِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٞ رَّحِيمٌ
Ve diğerleri onların günahlarını itiraf ettiler; iyi bir işi ve kötü diğerini karıştırdılar. Umulur ki Allah onların dönüşünü kabul eder. Şüphesiz Allah Örten'dir, Merhameti Kesintisiz'dir.
Tevbe 9:106
·
Kuran-ı Kerim
وَءَاخَرُونَ مُرۡجَوۡنَ لِأَمۡرِ ٱللَّهِ إِمَّا يُعَذِّبُهُمۡ وَإِمَّا يَتُوبُ عَلَيۡهِمۡۗ وَٱللَّهُ عَلِيمٌ حَكِيمٞ
Ve diğerleri Allah'ın emrine ertelenmişlerdir; ya onlara azap eder veya onların dönüşünü kabul eder. Ve Allah Bilen'dir, Hikmetli'dir.
Müzzemmil 73:20
·
Kuran-ı Kerim
۞إِنَّ رَبَّكَ يَعۡلَمُ أَنَّكَ تَقُومُ أَدۡنَىٰ مِن ثُلُثَيِ ٱلَّيۡلِ وَنِصۡفَهُۥ وَثُلُثَهُۥ وَطَآئِفَةٞ مِّنَ ٱلَّذِينَ مَعَكَۚ وَٱللَّهُ يُقَدِّرُ ٱلَّيۡلَ وَٱلنَّهَارَۚ عَلِمَ أَن لَّن تُحۡصُوهُ فَتَابَ عَلَيۡكُمۡۖ فَٱقۡرَءُواْ مَا تَيَسَّرَ مِنَ ٱلۡقُرۡءَانِۚ عَلِمَ أَن سَيَكُونُ مِنكُم مَّرۡضَىٰ وَءَاخَرُونَ يَضۡرِبُونَ فِي ٱلۡأَرۡضِ يَبۡتَغُونَ مِن فَضۡلِ ٱللَّهِ وَءَاخَرُونَ يُقَٰتِلُونَ فِي سَبِيلِ ٱللَّهِۖ فَٱقۡرَءُواْ مَا تَيَسَّرَ مِنۡهُۚ وَأَقِيمُواْ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتُواْ ٱلزَّكَوٰةَ وَأَقۡرِضُواْ ٱللَّهَ قَرۡضًا حَسَنٗاۚ وَمَا تُقَدِّمُواْ لِأَنفُسِكُم مِّنۡ خَيۡرٖ تَجِدُوهُ عِندَ ٱللَّهِ هُوَ خَيۡرٗا وَأَعۡظَمَ أَجۡرٗاۚ وَٱسۡتَغۡفِرُواْ ٱللَّهَۖ إِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٞ رَّحِيمُۢ
Şüphesiz Rabbin senin ve seninle beraber olanlardan bir grubun gecenin üçte ikisinden daha azında, yarısında ve üçte birinde kalktığını biliyor. Ve Allah geceyi ve gündüzü ölçer. Onu sayamayacağınızı bildi, bunun üzerine dönüşünüzü kabul etti. O halde Kuran'dan kolay geleni okuyun. Sizden hastalar olacağını, diğerlerinin Allah'ın lütfundan arayarak yeryüzünde yol tepeceklerini ve diğerlerinin Allah'ın yolunda çarpışacaklarını bildi. O halde ondan kolay geleni okuyun. Ve salatı ayağa kaldırın, zekatı verin ve Allah'a güzel bir borç verin. Ve nefsleriniz için iyilikten ne öne geçirirseniz, onu Allah'ın katında daha iyi ve ödül olarak daha büyük bulursunuz. Ve Allah'tan örtülme dileyin. Şüphesiz Allah Örten'dir, Merhameti Kesintisiz'dir.
Örnek Ayetler (3)
Bakara 2:282
·
Kuran-ı Kerim
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ إِذَا تَدَايَنتُم بِدَيۡنٍ إِلَىٰٓ أَجَلٖ مُّسَمّٗى فَٱكۡتُبُوهُۚ وَلۡيَكۡتُب بَّيۡنَكُمۡ كَاتِبُۢ بِٱلۡعَدۡلِۚ وَلَا يَأۡبَ كَاتِبٌ أَن يَكۡتُبَ كَمَا عَلَّمَهُ ٱللَّهُۚ فَلۡيَكۡتُبۡ وَلۡيُمۡلِلِ ٱلَّذِي عَلَيۡهِ ٱلۡحَقُّ وَلۡيَتَّقِ ٱللَّهَ رَبَّهُۥ وَلَا يَبۡخَسۡ مِنۡهُ شَيۡـٔٗاۚ فَإِن كَانَ ٱلَّذِي عَلَيۡهِ ٱلۡحَقُّ سَفِيهًا أَوۡ ضَعِيفًا أَوۡ لَا يَسۡتَطِيعُ أَن يُمِلَّ هُوَ فَلۡيُمۡلِلۡ وَلِيُّهُۥ بِٱلۡعَدۡلِۚ وَٱسۡتَشۡهِدُواْ شَهِيدَيۡنِ مِن رِّجَالِكُمۡۖ فَإِن لَّمۡ يَكُونَا رَجُلَيۡنِ فَرَجُلٞ وَٱمۡرَأَتَانِ مِمَّن تَرۡضَوۡنَ مِنَ ٱلشُّهَدَآءِ أَن تَضِلَّ إِحۡدَىٰهُمَا فَتُذَكِّرَ إِحۡدَىٰهُمَا ٱلۡأُخۡرَىٰۚ وَلَا يَأۡبَ ٱلشُّهَدَآءُ إِذَا مَا دُعُواْۚ وَلَا تَسۡـَٔمُوٓاْ أَن تَكۡتُبُوهُ صَغِيرًا أَوۡ كَبِيرًا إِلَىٰٓ أَجَلِهِۦۚ ذَٰلِكُمۡ أَقۡسَطُ عِندَ ٱللَّهِ وَأَقۡوَمُ لِلشَّهَٰدَةِ وَأَدۡنَىٰٓ أَلَّا تَرۡتَابُوٓاْ إِلَّآ أَن تَكُونَ تِجَٰرَةً حَاضِرَةٗ تُدِيرُونَهَا بَيۡنَكُمۡ فَلَيۡسَ عَلَيۡكُمۡ جُنَاحٌ أَلَّا تَكۡتُبُوهَاۗ وَأَشۡهِدُوٓاْ إِذَا تَبَايَعۡتُمۡۚ وَلَا يُضَآرَّ كَاتِبٞ وَلَا شَهِيدٞۚ وَإِن تَفۡعَلُواْ فَإِنَّهُۥ فُسُوقُۢ بِكُمۡۗ وَٱتَّقُواْ ٱللَّهَۖ وَيُعَلِّمُكُمُ ٱللَّهُۗ وَٱللَّهُ بِكُلِّ شَيۡءٍ عَلِيمٞ
Ey inananlar, belirlenmiş bir süreye kadar bir borçla borçlandığınızda onu yazın. Ve aranızda bir yazıcı adaletle yazsın. Ve bir yazıcı, Allah'ın ona öğrettiği gibi yazmaktan kaçınmasın. Böylece yazsın ve üzerinde hak olan yazdırsın ve Rabbi Allah'tan sakınsın ve ondan hiçbir şeyi eksiltmesin. Eğer üzerinde hak olan akılsız veya zayıf olursa veya kendisi yazdırmaya güç yetiremezse, onun koruyucusu adaletle yazdırsın. Ve adamlarınızdan iki tanığı tanık tutun. Eğer iki adam olmazsa, tanıklardan razı olduğunuz bir adam ve iki kadın; onlardan biri saparsa onlardan diğeri diğerine hatırlatsın diye. Ve tanıklar çağrıldıklarında kaçınmasınlar. Ve onu, küçük veya büyük, süresine kadar yazmaktan usanmayın. Bu, Allah katında daha adil, tanıklık için daha sağlam ve şüphe etmemenize daha yakındır; ancak aranızda çevirdiğiniz hazır bir ticaret olması hariç, onu yazmamanızda sizin üzerinize bir günah yoktur. Ve alışveriş yaptığınızda tanık tutun. Ve bir yazıcıya ve bir tanığa zarar verilmesin. Ve eğer yaparsanız, şüphesiz o sizin için bir yoldan çıkmadır. Ve Allah'tan sakının. Ve Allah size öğretiyor. Ve Allah her şeyi Bilendir.
Hucurat 49:9
·
Kuran-ı Kerim
وَإِن طَآئِفَتَانِ مِنَ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ ٱقۡتَتَلُواْ فَأَصۡلِحُواْ بَيۡنَهُمَاۖ فَإِنۢ بَغَتۡ إِحۡدَىٰهُمَا عَلَى ٱلۡأُخۡرَىٰ فَقَٰتِلُواْ ٱلَّتِي تَبۡغِي حَتَّىٰ تَفِيٓءَ إِلَىٰٓ أَمۡرِ ٱللَّهِۚ فَإِن فَآءَتۡ فَأَصۡلِحُواْ بَيۡنَهُمَا بِٱلۡعَدۡلِ وَأَقۡسِطُوٓاْۖ إِنَّ ٱللَّهَ يُحِبُّ ٱلۡمُقۡسِطِينَ
Ve eğer inananlardan iki grup çarpışırlarsa, bunun üzerine ikisinin arasını düzeltin. Sonra eğer ikisinden biri diğerinin üzerine azgınlık ederse, bunun üzerine Allah'ın emrine dönene kadar azgınlık edenle savaşın. Sonra eğer dönerse, bunun üzerine ikisinin arasını adaletle düzeltin ve adil davranın. Şüphesiz Allah adil davrananları sever.
Necm 53:47
·
Kuran-ı Kerim
وَأَنَّ عَلَيۡهِ ٱلنَّشۡأَةَ ٱلۡأُخۡرَىٰ
Ve şüphesiz diğer inşa O'nun üzerinedir;
Örnek Ayetler (3)
Ali İmran 3:13
·
Kuran-ı Kerim
قَدۡ كَانَ لَكُمۡ ءَايَةٞ فِي فِئَتَيۡنِ ٱلۡتَقَتَاۖ فِئَةٞ تُقَٰتِلُ فِي سَبِيلِ ٱللَّهِ وَأُخۡرَىٰ كَافِرَةٞ يَرَوۡنَهُم مِّثۡلَيۡهِمۡ رَأۡيَ ٱلۡعَيۡنِۚ وَٱللَّهُ يُؤَيِّدُ بِنَصۡرِهِۦ مَن يَشَآءُۚ إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَعِبۡرَةٗ لِّأُوْلِي ٱلۡأَبۡصَٰرِ
Karşılaşan iki grupta sizin için kesinlikle bir ayet vardı. Bir grup Allah yolunda savaşıyordu ve diğeri örtendi; onları göz görüşüyle kendilerinin iki katı görüyorlardı. Ve Allah dilediğini yardımıyla destekler. Şüphesiz bunda görüş sahipleri için kesinlikle bir ibret vardır.
Fetih 48:21
·
Kuran-ı Kerim
وَأُخۡرَىٰ لَمۡ تَقۡدِرُواْ عَلَيۡهَا قَدۡ أَحَاطَ ٱللَّهُ بِهَاۚ وَكَانَ ٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَيۡءٖ قَدِيرٗا
Ve üzerine güç yetiremediğiniz başkası; kesinlikle Allah onu kuşatmıştır. Ve Allah her şeyin üzerine Güç Yetiren'dir.
Saf 61:13
·
Kuran-ı Kerim
وَأُخۡرَىٰ تُحِبُّونَهَاۖ نَصۡرٞ مِّنَ ٱللَّهِ وَفَتۡحٞ قَرِيبٞۗ وَبَشِّرِ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ
Ve sevdiğiniz diğer bir şey: Allah'tan bir yardım ve yakın bir fetih. Ve inananları müjdele.
Örnek Ayetler (3)
Enfal 8:60
·
Kuran-ı Kerim
وَأَعِدُّواْ لَهُم مَّا ٱسۡتَطَعۡتُم مِّن قُوَّةٖ وَمِن رِّبَاطِ ٱلۡخَيۡلِ تُرۡهِبُونَ بِهِۦ عَدُوَّ ٱللَّهِ وَعَدُوَّكُمۡ وَءَاخَرِينَ مِن دُونِهِمۡ لَا تَعۡلَمُونَهُمُ ٱللَّهُ يَعۡلَمُهُمۡۚ وَمَا تُنفِقُواْ مِن شَيۡءٖ فِي سَبِيلِ ٱللَّهِ يُوَفَّ إِلَيۡكُمۡ وَأَنتُمۡ لَا تُظۡلَمُونَ
Ve onlara karşı gücünüz yettiğince kuvvet ve bağlanmış atlar hazırlayın; onunla Allah'ın düşmanını, düşmanınızı ve onlardan başka sizin bilmediğiniz, Allah'ın bildiği diğerlerini korkutursunuz. Ve Allah'ın yolunda ne harcarsanız size eksiksiz ödenir ve siz zulme uğratılmazsınız.
Sad 38:38
·
Kuran-ı Kerim
وَءَاخَرِينَ مُقَرَّنِينَ فِي ٱلۡأَصۡفَادِ
Ve zincirler içinde birbirine bağlanmış diğerlerini.
Cuma 62:3
·
Kuran-ı Kerim
وَءَاخَرِينَ مِنۡهُمۡ لَمَّا يَلۡحَقُواْ بِهِمۡۚ وَهُوَ ٱلۡعَزِيزُ ٱلۡحَكِيمُ
Ve onlardan henüz onlara katılmamış olan diğerlerine de. Ve O Üstün'dür, Hikmetli'dir.
Örnek Ayetler (2)
Zümer 39:42
·
Kuran-ı Kerim
ٱللَّهُ يَتَوَفَّى ٱلۡأَنفُسَ حِينَ مَوۡتِهَا وَٱلَّتِي لَمۡ تَمُتۡ فِي مَنَامِهَاۖ فَيُمۡسِكُ ٱلَّتِي قَضَىٰ عَلَيۡهَا ٱلۡمَوۡتَ وَيُرۡسِلُ ٱلۡأُخۡرَىٰٓ إِلَىٰٓ أَجَلٖ مُّسَمًّىۚ إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَأٓيَٰتٖ لِّقَوۡمٖ يَتَفَكَّرُونَ
Allah nefslere ölümleri vaktinde vefat ettirir ve ölmeyeni de uykusunda. Böylece üzerine ölümü hükmettiğini tutar ve diğerini belirlenmiş bir süreye kadar gönderir. Şüphesiz bunda düşünen bir kavim için kesinlikle ayetler vardır.
Necm 53:20
·
Kuran-ı Kerim
وَمَنَوٰةَ ٱلثَّالِثَةَ ٱلۡأُخۡرَىٰٓ
Ve diğer üçüncü Menat'ı?
Örnek Ayetler (2)
Yusuf 12:43
·
Kuran-ı Kerim
وَقَالَ ٱلۡمَلِكُ إِنِّيٓ أَرَىٰ سَبۡعَ بَقَرَٰتٖ سِمَانٖ يَأۡكُلُهُنَّ سَبۡعٌ عِجَافٞ وَسَبۡعَ سُنۢبُلَٰتٍ خُضۡرٖ وَأُخَرَ يَابِسَٰتٖۖ يَـٰٓأَيُّهَا ٱلۡمَلَأُ أَفۡتُونِي فِي رُءۡيَٰيَ إِن كُنتُمۡ لِلرُّءۡيَا تَعۡبُرُونَ
Ve kral dedi: 'Şüphesiz ben yedi zayıfın onları yediği yedi semiz inek ve yedi yeşil başak ve diğer kurumuşları görüyorum. Ey ileri gelenler! Eğer rüyayı yorumlayanlar iseniz, rüyam hakkında bana fetva verin.'
Yusuf 12:46
·
Kuran-ı Kerim
يُوسُفُ أَيُّهَا ٱلصِّدِّيقُ أَفۡتِنَا فِي سَبۡعِ بَقَرَٰتٖ سِمَانٖ يَأۡكُلُهُنَّ سَبۡعٌ عِجَافٞ وَسَبۡعِ سُنۢبُلَٰتٍ خُضۡرٖ وَأُخَرَ يَابِسَٰتٖ لَّعَلِّيٓ أَرۡجِعُ إِلَى ٱلنَّاسِ لَعَلَّهُمۡ يَعۡلَمُونَ
Yusuf, ey doğru söyleyen! Yedi zayıfın onları yediği yedi semiz inek ve yedi yeşil başak ve diğer kurumuşlar hakkında bize fetva ver. Umulur ki insanlara dönerim, umulur ki onlar bilirler.
Örnek Ayetler (2)
Yusuf 12:36
·
Kuran-ı Kerim
وَدَخَلَ مَعَهُ ٱلسِّجۡنَ فَتَيَانِۖ قَالَ أَحَدُهُمَآ إِنِّيٓ أَرَىٰنِيٓ أَعۡصِرُ خَمۡرٗاۖ وَقَالَ ٱلۡأٓخَرُ إِنِّيٓ أَرَىٰنِيٓ أَحۡمِلُ فَوۡقَ رَأۡسِي خُبۡزٗا تَأۡكُلُ ٱلطَّيۡرُ مِنۡهُۖ نَبِّئۡنَا بِتَأۡوِيلِهِۦٓۖ إِنَّا نَرَىٰكَ مِنَ ٱلۡمُحۡسِنِينَ
Ve onunla birlikte zindana iki genç girdi. Onlardan biri dedi: 'Şüphesiz ben kendimi aklı örten bir şey sıkarken görüyorum.' Ve diğeri dedi: 'Şüphesiz ben kendimi başımın üzerinde kuşların ondan yediği bir ekmek taşırken görüyorum. Bize onun yorumunu haber ver. Şüphesiz biz seni iyilik edenlerden görüyoruz.'
Yusuf 12:41
·
Kuran-ı Kerim
يَٰصَٰحِبَيِ ٱلسِّجۡنِ أَمَّآ أَحَدُكُمَا فَيَسۡقِي رَبَّهُۥ خَمۡرٗاۖ وَأَمَّا ٱلۡأٓخَرُ فَيُصۡلَبُ فَتَأۡكُلُ ٱلطَّيۡرُ مِن رَّأۡسِهِۦۚ قُضِيَ ٱلۡأَمۡرُ ٱلَّذِي فِيهِ تَسۡتَفۡتِيَانِ
Ey zindan arkadaşlarım! İkinizden birine gelince, Rabbine aklı örten bir şey içirecek. Ve diğerine gelince, asılacak, böylece kuşlar onun başından yiyecek. Hakkında fetva istediğiniz iş hükme bağlandı.
Örnek Ayetler (2)
Bakara 2:184
·
Kuran-ı Kerim
أَيَّامٗا مَّعۡدُودَٰتٖۚ فَمَن كَانَ مِنكُم مَّرِيضًا أَوۡ عَلَىٰ سَفَرٖ فَعِدَّةٞ مِّنۡ أَيَّامٍ أُخَرَۚ وَعَلَى ٱلَّذِينَ يُطِيقُونَهُۥ فِدۡيَةٞ طَعَامُ مِسۡكِينٖۖ فَمَن تَطَوَّعَ خَيۡرٗا فَهُوَ خَيۡرٞ لَّهُۥۚ وَأَن تَصُومُواْ خَيۡرٞ لَّكُمۡ إِن كُنتُمۡ تَعۡلَمُونَ
Sayılı günlerdir. Artık sizden kim hasta veya bir yolculuk üzerinde olursa, diğer günlerden sayısıncadır. Ve ona güç yetirenlerin üzerine bir yoksulun yiyeceği fidye vardır. Artık kim gönülden bir iyilik yaparsa, o onun için daha iyidir. Ve oruç tutmanız sizin için daha iyidir, eğer biliyorsanız.
Bakara 2:185
·
Kuran-ı Kerim
شَهۡرُ رَمَضَانَ ٱلَّذِيٓ أُنزِلَ فِيهِ ٱلۡقُرۡءَانُ هُدٗى لِّلنَّاسِ وَبَيِّنَٰتٖ مِّنَ ٱلۡهُدَىٰ وَٱلۡفُرۡقَانِۚ فَمَن شَهِدَ مِنكُمُ ٱلشَّهۡرَ فَلۡيَصُمۡهُۖ وَمَن كَانَ مَرِيضًا أَوۡ عَلَىٰ سَفَرٖ فَعِدَّةٞ مِّنۡ أَيَّامٍ أُخَرَۗ يُرِيدُ ٱللَّهُ بِكُمُ ٱلۡيُسۡرَ وَلَا يُرِيدُ بِكُمُ ٱلۡعُسۡرَ وَلِتُكۡمِلُواْ ٱلۡعِدَّةَ وَلِتُكَبِّرُواْ ٱللَّهَ عَلَىٰ مَا هَدَىٰكُمۡ وَلَعَلَّكُمۡ تَشۡكُرُونَ
İnsanlara bir yol gösterme, yol göstermeden ve furkandan apaçık deliller olarak Kuran'ın onda indirildiği Ramazan ayıdır. Artık sizden kim aya tanık olursa onu oruç tutsun. Ve kim hasta veya bir yolculuk üzerinde olursa, diğer günlerden sayısıncadır. Allah sizin için kolaylık ister ve sizin için zorluk istemez; sayıyı tamamlamanız, sizi doğru yola ilettiği şey üzerine Allah'ı büyüklemeniz için. Ve umulur ki şükredersiniz.
Örnek Ayetler (1)
Maide 5:27
·
Kuran-ı Kerim
۞وَٱتۡلُ عَلَيۡهِمۡ نَبَأَ ٱبۡنَيۡ ءَادَمَ بِٱلۡحَقِّ إِذۡ قَرَّبَا قُرۡبَانٗا فَتُقُبِّلَ مِنۡ أَحَدِهِمَا وَلَمۡ يُتَقَبَّلۡ مِنَ ٱلۡأٓخَرِ قَالَ لَأَقۡتُلَنَّكَۖ قَالَ إِنَّمَا يَتَقَبَّلُ ٱللَّهُ مِنَ ٱلۡمُتَّقِينَ
Ve onlara Adem'in iki oğlunun haberini gerçekle oku. Hani ikisi bir kurban yaklaştırmıştı, böylece ikisinden birinden kabul edilmişti ve diğerinden kabul edilmemişti. Demişti: 'Kesinlikle seni katledeceğim.' Demişti: 'Allah ancak sakınanlardan kabul eder.'
Örnek Ayetler (1)
A'raf 7:39
·
Kuran-ı Kerim
وَقَالَتۡ أُولَىٰهُمۡ لِأُخۡرَىٰهُمۡ فَمَا كَانَ لَكُمۡ عَلَيۡنَا مِن فَضۡلٖ فَذُوقُواْ ٱلۡعَذَابَ بِمَا كُنتُمۡ تَكۡسِبُونَ
Ve onların öncekisi onların sonrakisi için dedi: 'Böylece sizin için bizim üzerimize bir üstünlük olmadı; öyleyse kazandığınız şey sebebiyle azabı tadın.'
Örnek Ayetler (1)
Tevbe 9:102
·
Kuran-ı Kerim
وَءَاخَرُونَ ٱعۡتَرَفُواْ بِذُنُوبِهِمۡ خَلَطُواْ عَمَلٗا صَٰلِحٗا وَءَاخَرَ سَيِّئًا عَسَى ٱللَّهُ أَن يَتُوبَ عَلَيۡهِمۡۚ إِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٞ رَّحِيمٌ
Ve diğerleri onların günahlarını itiraf ettiler; iyi bir işi ve kötü diğerini karıştırdılar. Umulur ki Allah onların dönüşünü kabul eder. Şüphesiz Allah Örten'dir, Merhameti Kesintisiz'dir.
Örnek Ayetler (1)
Taha 20:37
·
Kuran-ı Kerim
وَلَقَدۡ مَنَنَّا عَلَيۡكَ مَرَّةً أُخۡرَىٰٓ
Ve andolsun sana başka bir defa lütfetmiştik.
Örnek Ayetler (1)
Ali İmran 3:7
·
Kuran-ı Kerim
هُوَ ٱلَّذِيٓ أَنزَلَ عَلَيۡكَ ٱلۡكِتَٰبَ مِنۡهُ ءَايَٰتٞ مُّحۡكَمَٰتٌ هُنَّ أُمُّ ٱلۡكِتَٰبِ وَأُخَرُ مُتَشَٰبِهَٰتٞۖ فَأَمَّا ٱلَّذِينَ فِي قُلُوبِهِمۡ زَيۡغٞ فَيَتَّبِعُونَ مَا تَشَٰبَهَ مِنۡهُ ٱبۡتِغَآءَ ٱلۡفِتۡنَةِ وَٱبۡتِغَآءَ تَأۡوِيلِهِۦۖ وَمَا يَعۡلَمُ تَأۡوِيلَهُۥٓ إِلَّا ٱللَّهُۗ وَٱلرَّـٰسِخُونَ فِي ٱلۡعِلۡمِ يَقُولُونَ ءَامَنَّا بِهِۦ كُلّٞ مِّنۡ عِندِ رَبِّنَاۗ وَمَا يَذَّكَّرُ إِلَّآ أُوْلُواْ ٱلۡأَلۡبَٰبِ
Kitabı sana indiren O'dur. Ondan bir kısmı sağlamlaştırılmış ayetlerdir, onlar kitabın anasıdır ve diğerleri benzeşenlerdir. Kalplerinde sapma olanlar, sınama arayışıyla ve onun yorumunun arayışıyla ondan benzeşenlere uyarlar. Ve onun yorumunu Allah'tan başkası bilmez. Ve ilimde derinleşenler derler: 'Ona inandık, hepsi Rabbimizin katındandır.' Ve temiz akıl sahiplerinden başkası hatırlamaz.
Örnek Ayetler (1)
Nisa 4:133
·
Kuran-ı Kerim
إِن يَشَأۡ يُذۡهِبۡكُمۡ أَيُّهَا ٱلنَّاسُ وَيَأۡتِ بِـَٔاخَرِينَۚ وَكَانَ ٱللَّهُ عَلَىٰ ذَٰلِكَ قَدِيرٗا
Eğer dilerse sizi giderir ey insanlar ve başkalarını getirir. Ve Allah bunun üzerine Güç Yetiren'dir.
Örnek Ayetler (1)
Sad 38:58
·
Kuran-ı Kerim
وَءَاخَرُ مِن شَكۡلِهِۦٓ أَزۡوَٰجٌ
Ve onun şeklinde diğer çiftler.
Örnek Ayetler (1)
Maide 5:107
·
Kuran-ı Kerim
فَإِنۡ عُثِرَ عَلَىٰٓ أَنَّهُمَا ٱسۡتَحَقَّآ إِثۡمٗا فَـَٔاخَرَانِ يَقُومَانِ مَقَامَهُمَا مِنَ ٱلَّذِينَ ٱسۡتَحَقَّ عَلَيۡهِمُ ٱلۡأَوۡلَيَٰنِ فَيُقۡسِمَانِ بِٱللَّهِ لَشَهَٰدَتُنَآ أَحَقُّ مِن شَهَٰدَتِهِمَا وَمَا ٱعۡتَدَيۡنَآ إِنَّآ إِذٗا لَّمِنَ ٱلظَّـٰلِمِينَ
Bunun üzerine eğer o ikisinin bir günah hak ettikleri fark edilirse, hak edilenlerin üzerine en yakın olanlardan başka iki kişi o ikisinin yerine dururlar. Bunun üzerine Allah'a yemin ederler: 'Kesinlikle bizim tanıklığımız o ikisinin tanıklığından daha gerçektir ve biz sınırı aşmadık; şüphesiz biz o zaman zalimlerden oluruz.'
Örnek Ayetler (1)
Furkan 25:4
·
Kuran-ı Kerim
وَقَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓاْ إِنۡ هَٰذَآ إِلَّآ إِفۡكٌ ٱفۡتَرَىٰهُ وَأَعَانَهُۥ عَلَيۡهِ قَوۡمٌ ءَاخَرُونَۖ فَقَدۡ جَآءُو ظُلۡمٗا وَزُورٗا
Ve örtenler dediler: 'Bu, onun uydurduğu bir yalandan başkası değildir ve başka bir topluluk da ona bu konuda yardım etmiştir.' Böylece kesinlikle bir zulüm ve bir yalan getirdiler.