Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

أ ت ي

'-t-y — Kök Analizi

أ ت ي

548

Kullanım

6

Lemma

248

Türev

196

Anlam

6 lemma, 248 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

ءَاتَىٰهَا

ataha

verdi, getirmek, vermek

Fiil
1

ءَاتَيۡتُكُم

ateytukum

size verdim, vermek, getirmek, bahşetmek

Fiil
1

أُوتَ

ute

verildi, vermek, getirmek, gelmek

Fiil
1

ءَاتَىٰكُمُ

atakumu

size verdi, vermek, bahşetmek

Fiil
1

تُؤۡتَوۡهُ

tu'tevhu

size verilir, vermek, getirmek, gelmek

Fiil
1

Örnek Ayetler (1)

Maide 5:41

·

Kuran-ı Kerim

۞يَـٰٓأَيُّهَا ٱلرَّسُولُ لَا يَحۡزُنكَ ٱلَّذِينَ يُسَٰرِعُونَ فِي ٱلۡكُفۡرِ مِنَ ٱلَّذِينَ قَالُوٓاْ ءَامَنَّا بِأَفۡوَٰهِهِمۡ وَلَمۡ تُؤۡمِن قُلُوبُهُمۡۛ وَمِنَ ٱلَّذِينَ هَادُواْۛ سَمَّـٰعُونَ لِلۡكَذِبِ سَمَّـٰعُونَ لِقَوۡمٍ ءَاخَرِينَ لَمۡ يَأۡتُوكَۖ يُحَرِّفُونَ ٱلۡكَلِمَ مِنۢ بَعۡدِ مَوَاضِعِهِۦۖ يَقُولُونَ إِنۡ أُوتِيتُمۡ هَٰذَا فَخُذُوهُ وَإِن لَّمۡ تُؤۡتَوۡهُ فَٱحۡذَرُواْۚ وَمَن يُرِدِ ٱللَّهُ فِتۡنَتَهُۥ فَلَن تَمۡلِكَ لَهُۥ مِنَ ٱللَّهِ شَيۡـًٔاۚ أُوْلَـٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ لَمۡ يُرِدِ ٱللَّهُ أَن يُطَهِّرَ قُلُوبَهُمۡۚ لَهُمۡ فِي ٱلدُّنۡيَا خِزۡيٞۖ وَلَهُمۡ فِي ٱلۡأٓخِرَةِ عَذَابٌ عَظِيمٞ

Ey resul, ağızlarıyla 'İnandık' diyen ve kalpleri inanmayan kimselerden örtmede acele eden kimseler seni üzmesin. Ve dönen kimselerden yalanı çok dinleyenlerdir, sana gelmeyen diğer bir kavmi çok dinleyenlerdir. Kelimeleri yerlerinden sonra değiştirirler. Derler: 'Eğer size bu verilirse o halde onu alın ve eğer size verilmezse o halde sakının.' Ve Allah kimin sınanmasını dilerse, o halde Allah'tan ona bir şeye asla sahip olamazsın. İşte onlar, Allah'ın kalplerini temizlemeyi dilemediği kimselerdir. Dünyada onlar için bir rezillik vardır ve ahirette onlar için büyük bir azap vardır.

ءَاتَتۡ

âtet

verdi, vermek, getirmek, gelmek

Fiil
1

تُؤۡتُواْ

tu'tu

verirsiniz, vermek, getirmek, sunmak

Fiil
1

سَنُؤۡتِيهِمۡ

senu'tihim

vereceğiz, vermek, bahşetmek, sunmak

Fiil
1

ءَاتَوۡهُ

atevhu

ona verdiler, getirmek, vermek, sunmak

Fiil
1

لَأٓتَوۡهَا

le-atevha

elbette onu verdiler, vermek, getirmek, bahşetmek

Fiil
1

ءَاتَىٰكَ

atake

sana verdi, vermek, getirmek, sunmak

Fiil
1

ءَاتَىٰهُم

atahum

onlara verdi, vermek, bahşetmek, sunmak

Fiil
1

يُؤۡتِيَهُمُ

yu'tiyehumu

onlara verir, vermek, bahşetmek, sunmak

Fiil
1

وَءَاتِ

ve-ati

ve ver, vermek, bahşetmek, sunmak

Fiil
1

وَأُوتِيَتۡ

ve-utiyet

ve verildi, gelmek, vermek, getirmek

Fiil
1

فَـَٔاتِهِمۡ

fe-atihim

ve ver, gelmek, vermek, getirmek

Fiil
1

ءَاتُونِي

atuni

bana verin, vermek, getirmek, sunmak

Fiil
1

لَأٓتَيۡنَا

le-ateyna

elbette verdik, vermek, getirmek, sunmak

Fiil
1

نُؤۡتَىٰ

nu'ta

veriliriz, verilmek, bahşedilmek

Fiil
1

أُوتُوٓاْ

utu

verildiler, verilmek, bahşedilmek

Fiil
1

ءَاتَىٰهَا

atahaverdi

1

ءَاتَيۡتُكُم

ateytukumsize verdim

1

أُوتَ

uteverildi

1

ءَاتَىٰكُمُ

atakumusize verdi

1

تُؤۡتَوۡهُ

tu'tevhusize verilir

1

Örnek Ayetler (1)

Maide 5:41

·

Kuran-ı Kerim

۞يَـٰٓأَيُّهَا ٱلرَّسُولُ لَا يَحۡزُنكَ ٱلَّذِينَ يُسَٰرِعُونَ فِي ٱلۡكُفۡرِ مِنَ ٱلَّذِينَ قَالُوٓاْ ءَامَنَّا بِأَفۡوَٰهِهِمۡ وَلَمۡ تُؤۡمِن قُلُوبُهُمۡۛ وَمِنَ ٱلَّذِينَ هَادُواْۛ سَمَّـٰعُونَ لِلۡكَذِبِ سَمَّـٰعُونَ لِقَوۡمٍ ءَاخَرِينَ لَمۡ يَأۡتُوكَۖ يُحَرِّفُونَ ٱلۡكَلِمَ مِنۢ بَعۡدِ مَوَاضِعِهِۦۖ يَقُولُونَ إِنۡ أُوتِيتُمۡ هَٰذَا فَخُذُوهُ وَإِن لَّمۡ تُؤۡتَوۡهُ فَٱحۡذَرُواْۚ وَمَن يُرِدِ ٱللَّهُ فِتۡنَتَهُۥ فَلَن تَمۡلِكَ لَهُۥ مِنَ ٱللَّهِ شَيۡـًٔاۚ أُوْلَـٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ لَمۡ يُرِدِ ٱللَّهُ أَن يُطَهِّرَ قُلُوبَهُمۡۚ لَهُمۡ فِي ٱلدُّنۡيَا خِزۡيٞۖ وَلَهُمۡ فِي ٱلۡأٓخِرَةِ عَذَابٌ عَظِيمٞ

Ey resul, ağızlarıyla 'İnandık' diyen ve kalpleri inanmayan kimselerden örtmede acele eden kimseler seni üzmesin. Ve dönen kimselerden yalanı çok dinleyenlerdir, sana gelmeyen diğer bir kavmi çok dinleyenlerdir. Kelimeleri yerlerinden sonra değiştirirler. Derler: 'Eğer size bu verilirse o halde onu alın ve eğer size verilmezse o halde sakının.' Ve Allah kimin sınanmasını dilerse, o halde Allah'tan ona bir şeye asla sahip olamazsın. İşte onlar, Allah'ın kalplerini temizlemeyi dilemediği kimselerdir. Dünyada onlar için bir rezillik vardır ve ahirette onlar için büyük bir azap vardır.

ءَاتَتۡ

âtetverdi

1

تُؤۡتُواْ

tu'tuverirsiniz

1

سَنُؤۡتِيهِمۡ

senu'tihimvereceğiz

1

ءَاتَوۡهُ

atevhuona verdiler

1

لَأٓتَوۡهَا

le-atevhaelbette onu verdiler

1

ءَاتَىٰكَ

atakesana verdi

1

ءَاتَىٰهُم

atahumonlara verdi

1

يُؤۡتِيَهُمُ

yu'tiyehumuonlara verir

1

وَءَاتِ

ve-ative ver

1

وَأُوتِيَتۡ

ve-utiyetve verildi

1

فَـَٔاتِهِمۡ

fe-atihimve ver

1

ءَاتُونِي

atunibana verin

1

لَأٓتَيۡنَا

le-ateynaelbette verdik

1

نُؤۡتَىٰ

nu'taveriliriz

1

أُوتُوٓاْ

utuverildiler

1