518
Kullanım
4
Lemma
25
Türev
24
Anlam
4 lemma, 25 türev form
Örnek Ayetler (5 / 263)
Hakimler 1:7
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֲדֹֽנִי־בֶ֗זֶק שִׁבְעִ֣ים מְלָכִ֡ים בְּֽהֹנוֹת֩ יְדֵיהֶ֨ם וְרַגְלֵיהֶ֜ם מְקֻצָּצִ֗ים הָי֤וּ מְלַקְּטִים֙ תַּ֣חַת שֻׁלְחָנִ֔י כַּאֲשֶׁ֣ר עָשִׂ֔יתִי כֵּ֥ן שִׁלַּם־לִ֖י אֱלֹהִ֑ים וַיְבִיאֻ֥הוּ יְרוּשָׁלִַ֖ם וַיָּ֥מָת שָֽׁם
Adoni-Bezek dedi: 'Ellerinin ve ayaklarının başparmakları kesilmiş yetmiş kral masamın altında topluyorlardı; nasıl yaptıysam, Tanrı bana öyle ödedi.' Onu Yeruşalim'e getirdiler ve orada öldü.
Hakimler 3:30
·
Tevrat
וַתִּכָּנַ֤ע מוֹאָב֙ בַּיּ֣וֹם הַה֔וּא תַּ֖חַת יַ֣ד יִשְׂרָאֵ֑ל וַתִּשְׁקֹ֥ט הָאָ֖רֶץ שְׁמוֹנִ֥ים שָׁנָֽה
Ve Moab o gün İsrail'in eli altında boyun eğdi. Ve yer seksen yıl sakinleşti.
Hakimler 4:5
·
Tevrat
וְ֠הִיא יוֹשֶׁ֨בֶת תַּֽחַת־תֹּ֜מֶר דְּבוֹרָ֗ה בֵּ֧ין הָרָמָ֛ה וּבֵ֥ין בֵּֽית־אֵ֖ל בְּהַ֣ר אֶפְרָ֑יִם וַיַּעֲל֥וּ אֵלֶ֛יהָ בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל לַמִּשְׁפָּֽט
Ve o, Efrayim dağında Rama ile Beytel arasındaki Debora hurma ağacının altında oturuyordu; ve İsrail oğulları yargı için ona çıkıyorlardı.
Hakimler 6:11
·
Tevrat
וַיָּבֹ֞א מַלְאַ֣ךְ יְהוָ֗ה וַיֵּ֨שֶׁב֙ תַּ֤חַת הָֽאֵלָה֙ אֲשֶׁ֣ר בְּעָפְרָ֔ה אֲשֶׁ֥ר לְיוֹאָ֖שׁ אֲבִ֣י הָֽעֶזְרִ֑י וְגִדְע֣וֹן בְּנ֗וֹ חֹבֵ֤ט חִטִּים֙ בַּגַּ֔ת לְהָנִ֖יס מִפְּנֵ֥י מִדְיָֽן
Sonra Yahve'nin elçisi geldi ve Ofra'da olan, Aviezrili Yoaş'a ait meşe ağacının altında oturdu; ve oğlu Gideon, Midyan yüzünden kaçırmak için üzüm sıkma çukurunda buğday dövüyordu.
Hakimler 6:19
·
Tevrat
וְגִדְע֣וֹן בָּ֗א וַיַּ֤עַשׂ גְּדִֽי־עִזִּים֙ וְאֵיפַת־קֶ֣מַח מַצּ֔וֹת הַבָּשָׂר֙ שָׂ֣ם בַּסַּ֔ל וְהַמָּרַ֖ק שָׂ֣ם בַּפָּר֑וּר וַיּוֹצֵ֥א אֵלָ֛יו אֶל־תַּ֥חַת הָאֵלָ֖ה וַיַּגַּֽשׁ
Sonra Gideon girdi ve bir keçi yavrusu ile bir efa (~22 litre) undan mayasız ekmekler hazırladı; eti sepete koydu ve suyunu çömleğe koydu, meşe ağacının altına, ona çıkardı ve sundu.
Örnek Ayetler (5 / 97)
Hakimler 7:21
·
Tevrat
וַיַּֽעַמְדוּ֙ אִ֣ישׁ תַּחְתָּ֔יו סָבִ֖יב לַֽמַּחֲנֶ֑ה וַיָּ֧רָץ כָּל־הַֽמַּחֲנֶ֛ה וַיָּרִ֖יעוּ וַיָּנֽוּסוּ
Her adam ordugahın etrafında kendi yerinde durdu; bütün ordugah koştu, bağırdılar ve kaçtılar.
Hezekiel 17:6
·
Tevrat
וַיִּצְמַ֡ח וַיְהִי֩ לְגֶ֨פֶן סֹרַ֜חַת שִׁפְלַ֣ת קוֹמָ֗ה לִפְנ֤וֹת דָּלִיּוֹתָיו֙ אֵלָ֔יו וְשָׁרָשָׁ֖יו תַּחְתָּ֣יו יִֽהְי֑וּ וַתְּהִ֣י לְגֶ֔פֶן וַתַּ֣עַשׂ בַּדִּ֔ים וַתְּשַׁלַּ֖ח פֹּארֽוֹת
Filizlendi ve dallarının ona dönmesi ve köklerinin onun altında olması için alçak boylu, yayılan bir asma oldu; bir asma oldu, dallar yaptı ve sürgünler gönderdi.
Hezekiel 17:23
·
Tevrat
בְּהַ֨ר מְר֤וֹם יִשְׂרָאֵל֙ אֶשְׁתֳּלֶ֔נּוּ וְנָשָׂ֤א עָנָף֙ וְעָ֣שָׂה פֶ֔רִי וְהָיָ֖ה לְאֶ֣רֶז אַדִּ֑יר וְשָׁכְנ֣וּ תַחְתָּ֗יו כֹּ֚ל צִפּ֣וֹר כָּל־כָּנָ֔ף בְּצֵ֥ל דָּלִיּוֹתָ֖יו תִּשְׁכֹּֽנָּה
İsrail'in yüksek dağında onu dikeceğim; ve dal verecek ve meyve yapacak ve görkemli bir sedir ağacı olacak; ve onun altında bütün kuşlar, her kanatlı barınacak, onun dallarının gölgesinde barınacaklar.
2. Samuel 2:23
·
Tevrat
וַיְמָאֵ֣ן לָס֗וּר וַיַּכֵּ֣הוּ אַבְנֵר֩ בְּאַחֲרֵ֨י הַחֲנִ֜ית אֶל־הַחֹ֗מֶשׁ וַתֵּצֵ֤א הַֽחֲנִית֙ מֵאַחֲרָ֔יו וַיִּפָּל־שָׁ֖ם וַיָּ֣מָת תַּחְתָּ֑יו וַיְהִ֡י כָּל־הַבָּ֣א אֶֽל־הַמָּקוֹם֩ אֲשֶׁר־נָ֨פַל שָׁ֧ם עֲשָׂהאֵ֛ל וַיָּמֹ֖ת וַֽיַּעֲמֹֽדוּ
Fakat ayrılmayı reddetti; bunun üzerine Avner mızrağın arkasıyla onu karnına vurdu ve mızrak arkasından çıktı. Orada düştü ve olduğu yerde öldü; ve Asahel'in orada düşüp öldüğü yere her gelen durdu.
2. Samuel 3:12
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַח֩ אַבְנֵ֨ר מַלְאָכִ֧ים אֶל־דָּוִ֛ד תַּחְתָּ֥יו לֵאמֹ֖ר לְמִי־אָ֑רֶץ לֵאמֹ֗ר כָּרְתָ֤ה בְרִֽיתְךָ֙ אִתִּ֔י וְהִנֵּה֙ יָדִ֣י עִמָּ֔ךְ לְהָסֵ֥ב אֵלֶ֖יךָ אֶת־כָּל־יִשְׂרָאֵֽל
Sonra Avner bulunduğu yerden Davut'a elçiler gönderip dedi: 'Yer kimindir?' Ve dedi: 'Benimle antlaşmanı yap; ve işte, bütün İsrail'i sana döndürmek için elim seninle olacaktır.'
Örnek Ayetler (5 / 49)
Hakimler 3:16
·
Tevrat
וַיַּעַשׂ֩ ל֨וֹ אֵה֜וּד חֶ֗רֶב וְלָ֛הּ שְׁנֵ֥י פֵי֖וֹת גֹּ֣מֶד אָרְכָּ֑הּ וַיַּחְגֹּ֤ר אוֹתָהּ֙ מִתַּ֣חַת לְמַדָּ֔יו עַ֖ל יֶ֥רֶךְ יְמִינֽוֹ
Ve Ehud kendisine iki ağızlı, uzunluğu gomed (~45 cm) olan kılıç yaptı; ve onu giysisinin altından sağ uyluğunun üzerine kuşandı.
Hakimler 7:8
·
Tevrat
וַיִּקְח֣וּ אֶת־צֵדָה֩ הָעָ֨ם בְּיָדָ֜ם וְאֵ֣ת שׁוֹפְרֹֽתֵיהֶ֗ם וְאֵ֨ת כָּל־אִ֤ישׁ יִשְׂרָאֵל֙ שִׁלַּח֙ אִ֣ישׁ לְאֹֽהָלָ֔יו וּבִשְׁלֹשׁ־מֵא֥וֹת הָאִ֖ישׁ הֶֽחֱזִ֑יק וּמַחֲנֵ֣ה מִדְיָ֔ן הָ֥יָה ל֖וֹ מִתַּ֥חַת בָּעֵֽמֶק
Böylece halkın erzağını ve borularını ellerine aldılar; ve İsrail'in bütün adamlarını, her adamı kendi çadırlarına gönderdi ve üç yüz adamı tuttu. Midyan ordusu ise vadide onun altındaydı.
Amos 2:9
·
Tevrat
וְאָ֨נֹכִ֜י הִשְׁמַ֤דְתִּי אֶת־הָֽאֱמֹרִי֙ מִפְּנֵיהֶ֔ם אֲשֶׁ֨ר כְּגֹ֤בַהּ אֲרָזִים֙ גָּבְה֔וֹ וְחָסֹ֥ן ה֖וּא כָּֽאַלּוֹנִ֑ים וָאַשְׁמִ֤יד פִּרְיוֹ֙ מִמַּ֔עַל וְשָׁרָשָׁ֖יו מִתָּֽחַת
Fakat ben onların önünden, boyu sedirlerin boyu gibi olan ve meşeler gibi güçlü olan Amorluyu yok ettim; ve yukarıdan meyvesini ve aşağıdan köklerini yok ettim.
Hezekiel 1:8
·
Tevrat
וִידֵ֣י אָדָ֗ם מִתַּ֨חַת֙ כַּנְפֵיהֶ֔ם עַ֖ל אַרְבַּ֣עַת רִבְעֵיהֶ֑ם וּפְנֵיהֶ֥ם וְכַנְפֵיהֶ֖ם לְאַרְבַּעְתָּֽם
Ve dört yanlarının üzerinde kanatlarının altından insan elleri vardı; ve dördüne yüzleri ve kanatları vardı.
Hezekiel 46:23
·
Tevrat
וְט֨וּר סָבִ֥יב בָּהֶ֛ם סָבִ֖יב לְאַרְבַּעְתָּ֑ם וּמְבַשְּׁל֣וֹת עָשׂ֔וּי מִתַּ֥חַת הַטִּיר֖וֹת סָבִֽיב
Ve onların çevresinde, dördünün çevresinde bir sıra vardı; ve çevresinde sıraların altında haşlama yerleri yapılmıştı.
Örnek Ayetler (4 / 27)
Hezekiel 1:23
·
Tevrat
וְתַ֨חַת֙ הָרָקִ֔יעַ כַּנְפֵיהֶ֣ם יְשָׁר֔וֹת אִשָּׁ֖ה אֶל־אֲחוֹתָ֑הּ לְאִ֗ישׁ שְׁתַּ֤יִם מְכַסּוֹת֙ לָהֵ֔נָּה וּלְאִ֗ישׁ שְׁתַּ֤יִם מְכַסּוֹת֙ לָהֵ֔נָּה אֵ֖ת גְּוִיֹּתֵיהֶֽם
Ve kubbenin altında kanatları birbirine doğru düzdü; her birinin bedenlerini örten iki kanadı vardı ve her birinin bedenlerini örten iki kanadı vardı.
Hezekiel 6:13
·
Tevrat
וִֽידַעְתֶּם֙ כִּֽי־אֲנִ֣י יְהוָ֔ה בִּֽהְי֣וֹת חַלְלֵיהֶ֗ם בְּתוֹךְ֙ גִּלּ֣וּלֵיהֶ֔ם סְבִיב֖וֹת מִזְבְּחֽוֹתֵיהֶ֑ם אֶל֩ כָּל־גִּבְעָ֨ה רָמָ֜ה בְּכֹ֣ל רָאשֵׁ֣י הֶהָרִ֗ים וְתַ֨חַת כָּל־עֵ֤ץ רַֽעֲנָן֙ וְתַ֨חַת֙ כָּל־אֵלָ֣ה עֲבֻתָּ֔ה מְק֗וֹם אֲשֶׁ֤ר נָֽתְנוּ־שָׁם֙ רֵ֣יחַ נִיחֹ֔חַ לְכֹ֖ל גִּלּוּלֵיהֶֽם
Öldürülmüşleri putlarının içinde, sunaklarının etrafında, her yüksek tepenin üzerinde, dağların bütün başlarında, her yeşil ağacın altında ve her gür meşenin altında, bütün putlarına hoş koku verdikleri yerde olduğunda, benim Yahve olduğumu bileceksiniz.
Hezekiel 31:6
·
Tevrat
בִּסְעַפֹּתָ֤יו קִֽנְנוּ֙ כָּל־ע֣וֹף הַשָּׁמַ֔יִם וְתַ֤חַת פֹּֽארֹתָיו֙ יָֽלְד֔וּ כֹּ֖ל חַיַּ֣ת הַשָּׂדֶ֑ה וּבְצִלּוֹ֙ יֵֽשְׁב֔וּ כֹּ֖ל גּוֹיִ֥ם רַבִּֽים
Onun dallarında göklerin bütün kuşları yuva yaptı ve onun sürgünlerinin altında kırın bütün hayvanları doğurdu; ve onun gölgesinde bütün çok uluslar oturdu.
Yeremya 2:20
·
Tevrat
כִּ֣י מֵעוֹלָ֞ם שָׁבַ֣רְתִּי עֻלֵּ֗ךְ נִתַּ֨קְתִּי֙ מוֹסְרֹתַ֔יִךְ וַתֹּאמְרִ֖י לֹ֣א אֶעֱב֑וֹר כִּ֣י עַֽל־כָּל־גִּבְעָ֞ה גְּבֹהָ֗ה וְתַ֨חַת֙ כָּל־עֵ֣ץ רַעֲנָ֔ן אַ֖תְּ צֹעָ֥ה זֹנָֽה
Çünkü eskiden beri boyunduruğunu kırdım, bağlarını kopardım; ve sen dedin: 'Kulluk etmeyeceğim.' Çünkü her yüksek tepe üzerinde ve her yeşil ağacın altında sen fahişe olarak uzanıyorsun.
Örnek Ayetler (5 / 17)
Hakimler 15:2
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אָבִ֗יהָ אָמֹ֤ר אָמַ֨רְתִּי֙ כִּי־שָׂנֹ֣א שְׂנֵאתָ֔הּ וָאֶתְּנֶ֖נָּה לְמֵרֵעֶ֑ךָ הֲלֹ֨א אֲחֹתָ֤הּ הַקְּטַנָּה֙ טוֹבָ֣ה מִמֶּ֔נָּה תְּהִי־נָ֥א לְךָ֖ תַּחְתֶּֽיהָ
Babası dedi: 'Kesinlikle ondan nefret ettiğini söyledim ve onu arkadaşına verdim. Onun küçük kız kardeşi ondan daha iyi değil mi? Lütfen onun yerine o senin olsun.'
Hezekiel 24:5
·
Tevrat
מִבְחַ֤ר הַצֹּאן֙ לָק֔וֹחַ וְגַ֛ם דּ֥וּר הָעֲצָמִ֖ים תַּחְתֶּ֑יהָ רַתַּ֣ח רְתָחֶ֔יהָ גַּם־בָּשְׁל֥וּ עֲצָמֶ֖יהָ בְּתוֹכָֽהּ
Sürünün seçmesini al, ve ayrıca onun altına kemikleri yığın; onun kaynamasını kaynat, ayrıca onun kemikleri onun içinde pişsin.
2. Krallar 16:17
·
Tevrat
וַיְקַצֵּץ֩ הַמֶּ֨לֶךְ אָחָ֜ז אֶת־הַמִּסְגְּר֣וֹת הַמְּכֹנ֗וֹת וַיָּ֤סַר מֵֽעֲלֵיהֶם֙ אֶת־הַכִּיֹּ֔ר וְאֶת־הַיָּ֣ם הוֹרִ֔ד מֵעַ֛ל הַבָּקָ֥ר הַנְּחֹ֖שֶׁת אֲשֶׁ֣ר תַּחְתֶּ֑יהָ וַיִּתֵּ֣ן אֹת֔וֹ עַ֖ל מַרְצֶ֥פֶת אֲבָנִֽים
Kral Ahaz ayaklıkların çerçevelerini kesti ve kazanı onların üzerinden kaldırdı; denizi altındaki tunç sığırların üzerinden indirdi ve onu taş kaldırımın üzerine koydu.
Yunus 4:5
·
Tevrat
וַיֵּצֵ֤א יוֹנָה֙ מִן־הָעִ֔יר וַיֵּ֖שֶׁב מִקֶּ֣דֶם לָעִ֑יר וַיַּעַשׂ֩ ל֨וֹ שָׁ֜ם סֻכָּ֗ה וַיֵּ֤שֶׁב תַּחְתֶּ֨יהָ֙ בַּצֵּ֔ל עַ֚ד אֲשֶׁ֣ר יִרְאֶ֔ה מַה־יִּהְיֶ֖ה בָּעִֽיר
Yunus şehirden çıktı ve şehrin doğusunda oturdu, orada kendisine bir çardak yaptı ve şehirde ne olacağını görene kadar onun altında gölgede oturdu.
Yeşu 6:5
·
Tevrat
וְהָיָ֞ה בִּמְשֹׁ֣ךְ בְּקֶ֣רֶן הַיּוֹבֵ֗ל כְּשָׁמְעֲכֶם֙ אֶת־ק֣וֹל הַשּׁוֹפָ֔ר יָרִ֥יעוּ כָל־הָעָ֖ם תְּרוּעָ֣ה גְדוֹלָ֑ה וְנָ֨פְלָ֜ה חוֹמַ֤ת הָעִיר֙ תַּחְתֶּ֔יהָ וְעָל֥וּ הָעָ֖ם אִ֥ישׁ נֶגְדּֽוֹ
Ve koç boynuzuyla uzun çalındığında, borunun sesini duyduğunuzda, bütün halk büyük bir bağırışla bağıracak; ve şehrin suru kendi altına düşecek ve halk, her adam kendi karşısına çıkacak.
Örnek Ayetler (5 / 11)
1. Krallar 14:27
·
Tevrat
וַיַּ֨עַשׂ הַמֶּ֤לֶךְ רְחַבְעָם֙ תַּחְתָּ֔ם מָגִנֵּ֖י נְחֹ֑שֶׁת וְהִפְקִ֗יד עַל־יַד֙ שָׂרֵ֣י הָרָצִ֔ים הַשֹּׁ֣מְרִ֔ים פֶּ֖תַח בֵּ֥ית הַמֶּֽלֶךְ
Kral Rehavam onların yerine tunç kalkanlar yaptı ve onları kralın evinin kapısını koruyan koşucuların komutanlarının eline emanet etti.
Yeşu 5:7
·
Tevrat
וְאֶת־בְּנֵיהֶם֙ הֵקִ֣ים תַּחְתָּ֔ם אֹתָ֖ם מָ֣ל יְהוֹשֻׁ֑עַ כִּי־עֲרֵלִ֣ים הָי֔וּ כִּ֛י לֹא־מָ֥לוּ אוֹתָ֖ם בַּדָּֽרֶךְ
Ve onların yerine diktiği oğullarını, onları Yeşu sünnet etti; çünkü sünnetsizdiler, çünkü yolda onları sünnet etmemişlerdi.
Yeşu 5:8
·
Tevrat
וַיְהִ֛י כַּאֲשֶׁר־תַּ֥מּוּ כָל־הַגּ֖וֹי לְהִמּ֑וֹל וַיֵּשְׁב֥וּ תַחְתָּ֛ם בַּֽמַּחֲנֶ֖ה עַ֥ד חֲיוֹתָֽם
Bütün ulus sünnet olmayı tamamladığında, iyileşene kadar ordugâhta yerlerinde oturdular.
Eyüp 26:8
·
Tevrat
צֹרֵֽר־מַ֥יִם בְּעָבָ֑יו וְלֹא־נִבְקַ֖ע עָנָ֣ן תַּחְתָּֽם
Suları kendi kalın bulutlarında bağlar; ve bulut onların altında yırtılmaz.
Eyüp 34:24
·
Tevrat
יָרֹ֣עַ כַּבִּירִ֣ים לֹא־חֵ֑קֶר וַיַּעֲמֵ֖ד אֲחֵרִ֣ים תַּחְתָּֽם
Güçlüleri araştırma olmadan kırar ve onların yerine başkalarını diker.
Örnek Ayetler (5 / 9)
2. Samuel 19:1
·
Tevrat
וַיִּרְגַּ֣ז הַמֶּ֗לֶךְ וַיַּ֛עַל עַל־עֲלִיַּ֥ת הַשַּׁ֖עַר וַיֵּ֑בְךְּ וְכֹ֣ה אָמַ֣ר בְּלֶכְתּ֗וֹ בְּנִ֤י אַבְשָׁלוֹם֙ בְּנִ֣י בְנִ֣י אַבְשָׁל֔וֹם מִֽי־יִתֵּ֤ן מוּתִי֙ אֲנִ֣י תַחְתֶּ֔יךָ אַבְשָׁל֖וֹם בְּנִ֥י בְנִֽי
Kral sarsıldı, kapının üst odasına çıktı ve ağladı; ve giderken şöyle dedi: 'Oğlum Avşalom, oğlum, oğlum Avşalom! Keşke senin yerine ben ölseydim, Avşalom, oğlum, oğlum!'
Yeşaya 14:11
·
Tevrat
הוּרַ֥ד שְׁא֛וֹל גְּאוֹנֶ֖ךָ הֶמְיַ֣ת נְבָלֶ֑יךָ תַּחְתֶּ֨יךָ֙ יֻצַּ֣ע רִמָּ֔ה וּמְכַסֶּ֖יךָ תּוֹלֵעָֽה
Gururun, çenklerinin gürültüsü Şeol'e indirildi; altına kurtçuk serildi, ve örtün solucandır.
Yeşaya 43:3
·
Tevrat
כִּ֗י אֲנִי֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ קְד֥וֹשׁ יִשְׂרָאֵ֖ל מוֹשִׁיעֶ֑ךָ נָתַ֤תִּי כָפְרְךָ֙ מִצְרַ֔יִם כּ֥וּשׁ וּסְבָ֖א תַּחְתֶּֽיךָ
Çünkü ben Yahve, Tanrın, İsrail'in Kutsalı, kurtarıcınım; fidyen olarak Mısır'ı, senin yerine Kuş'u ve Seba'yı verdim.
Yeşaya 43:4
·
Tevrat
מֵאֲשֶׁ֨ר יָקַ֧רְתָּ בְעֵינַ֛י נִכְבַּ֖דְתָּ וַאֲנִ֣י אֲהַבְתִּ֑יךָ וְאֶתֵּ֤ן אָדָם֙ תַּחְתֶּ֔יךָ וּלְאֻמִּ֖ים תַּ֥חַת נַפְשֶֽׁךָ
Gözlerimde değerli olduğun için yüceltildin ve ben seni sevdim; ve senin yerine insanı ve canının yerine halkları vereceğim.
1. Krallar 5:19
·
Tevrat
וְהִנְנִ֣י אֹמֵ֔ר לִבְנ֣וֹת בַּ֔יִת לְשֵׁ֖ם יְהוָ֣ה אֱלֹהָ֑י כַּאֲשֶׁ֣ר דִּבֶּ֣ר יְהוָ֗ה אֶל־דָּוִ֤ד אָבִי֙ לֵאמֹ֔ר בִּנְךָ֗ אֲשֶׁ֨ר אֶתֵּ֤ן תַּחְתֶּ֨יךָ֙ עַל־כִּסְאֶ֔ךָ הֽוּא־יִבְנֶ֥ה הַבַּ֖יִת לִשְׁמִֽי
Ve işte ben, Tanrım Yahve'nin adına bir ev inşa etmeyi söylüyorum; Yahve'nin babam Davut'a konuştuğu gibi, diyerek: 'Senin yerine tahtının üzerine koyacağım oğlun, adıma evi o inşa edecek.'
Örnek Ayetler (5 / 8)
Hezekiel 23:5
·
Tevrat
וַתִּ֥זֶן אָהֳלָ֖ה תַּחְתָּ֑י וַתַּעְגַּב֙ עַֽל־מְאַהֲבֶ֔יהָ אֶל־אַשּׁ֖וּר קְרוֹבִֽים
Ve Ohola bana aitken fahişelik yaptı ve aşıklarına, yakın olan Asur'a şehvet duydu.
1. Krallar 1:30
·
Tevrat
כִּ֡י כַּאֲשֶׁר֩ נִשְׁבַּ֨עְתִּי לָ֜ךְ בַּיהוָ֨ה אֱלֹהֵ֤י יִשְׂרָאֵל֙ לֵאמֹ֔ר כִּֽי־שְׁלֹמֹ֤ה בְנֵךְ֙ יִמְלֹ֣ךְ אַחֲרַ֔י וְה֛וּא יֵשֵׁ֥ב עַל־כִּסְאִ֖י תַּחְתָּ֑י כִּ֛י כֵּ֥ן אֶעֱשֶׂ֖ה הַיּ֥וֹם הַזֶּֽה
İsrail'in Tanrısı Yahve üzerine sana, "Oğlun Süleyman benden sonra kral olacak ve yerime tahtıma o oturacak" diyerek nasıl yemin ettimse, bu gün böyle yapacağım.'
1. Krallar 1:35
·
Tevrat
וַעֲלִיתֶ֣ם אַחֲרָ֗יו וּבָא֙ וְיָשַׁ֣ב עַל־כִּסְאִ֔י וְה֥וּא יִמְלֹ֖ךְ תַּחְתָּ֑י וְאֹת֤וֹ צִוִּ֨יתִי֙ לִֽהְי֣וֹת נָגִ֔יד עַל־יִשְׂרָאֵ֖ל וְעַל־יְהוּדָֽה
Arkasından çıkın; gelsin ve tahtıma otursun, yerime o kral olsun. İsrail ve Yahuda üzerine önder olmasını ona buyurdum.'
Mezmurlar 18:37
·
Tevrat
תַּרְחִ֣יב צַעֲדִ֣י תַחְתָּ֑י וְלֹ֥א מָ֝עֲד֗וּ קַרְסֻלָּֽי
Altımda adımımı genişletirsin ve ayak bileklerim kaymaz.
Mezmurlar 18:40
·
Tevrat
וַתְּאַזְּרֵ֣נִי חַ֭יִל לַמִּלְחָמָ֑ה תַּכְרִ֖יעַ קָמַ֣י תַּחְתָּֽי
Ve savaş için beni güçle kuşattın; bana kalkanları altıma çöktürürsün.
Örnek Ayetler (5)
1. Krallar 20:24
·
Tevrat
וְאֶת־הַדָּבָ֥ר הַזֶּ֖ה עֲשֵׂ֑ה הָסֵ֤ר הַמְּלָכִים֙ אִ֣ישׁ מִמְּקֹמ֔וֹ וְשִׂ֥ים פַּח֖וֹת תַּחְתֵּיהֶֽם
Ve bu sözü yap: Kralları, her adamı yerinden kaldır ve yerlerine valiler koy.
1. Tarihler 4:41
·
Tevrat
וַיָּבֹ֡אוּ אֵלֶּה֩ הַכְּתוּבִ֨ים בְּשֵׁמ֜וֹת בִּימֵ֣י יְחִזְקִיָּ֣הוּ מֶֽלֶךְ־יְהוּדָ֗ה וַיַּכּ֨וּ אֶת־אָהֳלֵיהֶ֜ם וְאֶת־הַמְּעוּנִ֨ים אֲשֶׁ֤ר נִמְצְאוּ־שָׁ֨מָּה֙ וַיַּחֲרִימֻם֙ עַד־הַיּ֣וֹם הַזֶּ֔ה וַיֵּשְׁב֖וּ תַּחְתֵּיהֶ֑ם כִּֽי־מִרְעֶ֥ה לְצֹאנָ֖ם שָֽׁם
Ve isimlerle yazılı olan bunlar Yahuda kralı Hizkiya'nın günlerinde geldiler; ve onların çadırlarını ve orada bulunan Meunimleri vurdular ve bu güne kadar onları tamamen yok ettiler ve onların yerine oturdular; çünkü sürüleri için otlak oradaydı.
1. Tarihler 5:22
·
Tevrat
כִּֽי־חֲלָלִ֤ים רַבִּים֙ נָפָ֔לוּ כִּ֥י מֵהָאֱלֹהִ֖ים הַמִּלְחָמָ֑ה וַיֵּשְׁב֥וּ תַחְתֵּיהֶ֖ם עַד־הַגֹּלָֽה
Çünkü birçok vurulmuşlar düştüler, çünkü savaş Tanrı'dandı; ve sürgüne kadar onların yerine oturdular.
2. Tarihler 12:10
·
Tevrat
וַיַּ֨עַשׂ הַמֶּ֤לֶךְ רְחַבְעָם֙ תַּחְתֵּיהֶ֔ם מָגִנֵּ֖י נְחֹ֑שֶׁת וְהִפְקִ֗יד עַל־יַד֙ שָׂרֵ֣י הָרָצִ֔ים הַשֹּׁ֣מְרִ֔ים פֶּ֖תַח בֵּ֥ית הַמֶּֽלֶךְ
Kral Rehavam onların yerine tunç kalkanlar yaptı ve onları kralın evinin kapısını koruyan muhafız komutanlarının eline emanet etti.
Çölde Sayım 16:31
·
Tevrat
וַיְהִי֙ כְּכַלֹּת֔וֹ לְדַבֵּ֕ר אֵ֥ת כָּל־הַדְּבָרִ֖ים הָאֵ֑לֶּה וַתִּבָּקַ֥ע הָאֲדָמָ֖ה אֲשֶׁ֥ר תַּחְתֵּיהֶֽם
Bütün bu sözleri konuşmayı bitirince, altlarındaki toprak yarıldı.
Örnek Ayetler (3)
2. Samuel 22:37
·
Tevrat
תַּרְחִ֥יב צַעֲדִ֖י תַּחְתֵּ֑נִי וְלֹ֥א מָעֲד֖וּ קַרְסֻלָּֽי
Altımdaki adımlarımı genişlettin ve ayak bileklerim kaymadı.
2. Samuel 22:40
·
Tevrat
וַתַּזְרֵ֥נִי חַ֖יִל לַמִּלְחָמָ֑ה תַּכְרִ֥יעַ קָמַ֖י תַּחְתֵּֽנִי
Savaş için beni güçle kuşattın; bana karşı kalkanları altımda diz çöktürdün.
2. Samuel 22:48
·
Tevrat
הָאֵ֕ל הַנֹּתֵ֥ן נְקָמֹ֖ת לִ֑י וּמוֹרִ֥יד עַמִּ֖ים תַּחְתֵּֽנִי
Bana öçleri veren ve halkları altıma indiren Tanrı'dır,
Örnek Ayetler (3)
Hezekiel 42:9
·
Tevrat
וּמִתַּ֖חַת הַלְּשָׁכ֣וֹת הָאֵ֑לֶּה הַמֵּבִיא֙ מֵֽהַקָּדִ֔ים בְּבֹא֣וֹ לָהֵ֔נָּה מֵֽהֶחָצֵ֖ר הַחִצֹנָֽה
Ve bu odaların altından, dış avludan onlara gelirken doğudan giriş vardı.
1. Krallar 7:29
·
Tevrat
וְעַֽל־הַמִּסְגְּר֞וֹת אֲשֶׁ֣ר בֵּ֣ין הַשְׁלַבִּ֗ים אֲרָי֤וֹת בָּקָר֙ וּכְרוּבִ֔ים וְעַל־הַשְׁלַבִּ֖ים כֵּ֣ן מִמָּ֑עַל וּמִתַּ֨חַת֙ לַאֲרָי֣וֹת וְלַבָּקָ֔ר לֹי֖וֹת מַעֲשֵׂ֥ה מוֹרָֽד
Ve pervazların arasındaki çerçevelerin üzerinde aslanlar, sığırlar ve keruvlar vardı; ve pervazların üzerinde yukarıdan bir kaide vardı; ve aslanların ve sığırların altında sarkan çelenk işçiliği vardı.
Yasa'nın Tekrarı 33:27
·
Tevrat
מְעֹנָה֙ אֱלֹ֣הֵי קֶ֔דֶם וּמִתַּ֖חַת זְרֹעֹ֣ת עוֹלָ֑ם וַיְגָ֧רֶשׁ מִפָּנֶ֛יךָ אוֹיֵ֖ב וַיֹּ֥אמֶר הַשְׁמֵֽד
Eski Tanrı bir sığınaktır ve altta sonsuz kollar vardır; ve düşmanı senin önünden kovdu ve dedi: Yok et.
Örnek Ayetler (3)
2. Samuel 19:22
·
Tevrat
וַיַּ֨עַן אֲבִישַׁ֤י בֶּן־צְרוּיָה֙ וַיֹּ֔אמֶר הֲתַ֣חַת זֹ֔את לֹ֥א יוּמַ֖ת שִׁמְעִ֑י כִּ֥י קִלֵּ֖ל אֶת־מְשִׁ֥יחַ יְהוָֽה
Tseruya oğlu Avişay yanıtladı ve dedi: 'Yahve'nin meshedilmişine lanet ettiği için Şimi bunun karşılığında öldürülmeyecek mi?'
Yaratılış 30:2
·
Tevrat
וַיִּֽחַר־אַ֥ף יַעֲקֹ֖ב בְּרָחֵ֑ל וַיֹּ֗אמֶר הֲתַ֤חַת אֱלֹהִים֙ אָנֹ֔כִי אֲשֶׁר־מָנַ֥ע מִמֵּ֖ךְ פְּרִי־בָֽטֶן
Yakup'un öfkesi Rahel'e alevlendi ve dedi: 'Senden karın meyvesini esirgeyen Tanrı'nın yerine miyim ben?'
Yaratılış 50:19
·
Tevrat
וַיֹּ֧אמֶר אֲלֵהֶ֛ם יוֹסֵ֖ף אַל־תִּירָ֑אוּ כִּ֛י הֲתַ֥חַת אֱלֹהִ֖ים אָֽנִי
Ve Yusuf onlara dedi: 'Korkmayın; çünkü ben Tanrı'nın yerinde miyim?'
Örnek Ayetler (2)
Amos 2:13
·
Tevrat
הִנֵּ֛ה אָנֹכִ֥י מֵעִ֖יק תַּחְתֵּיכֶ֑ם כַּאֲשֶׁ֤ר תָּעִיק֙ הָעֲגָלָ֔ה הַֽמְלֵאָ֥ה לָ֖הּ עָמִֽיר
İşte, demetlerle dolu arabanın ezdiği gibi, ben de altınızda ezeceğim.
Yeşu 2:14
·
Tevrat
וַיֹּ֧אמְרוּ לָ֣הּ הָאֲנָשִׁ֗ים נַפְשֵׁ֤נוּ תַחְתֵּיכֶם֙ לָמ֔וּת אִ֚ם לֹ֣א תַגִּ֔ידוּ אֶת־דְּבָרֵ֖נוּ זֶ֑ה וְהָיָ֗ה בְּתֵת־יְהוָ֥ה לָ֨נוּ֙ אֶת־הָאָ֔רֶץ וְעָשִׂ֥ינוּ עִמָּ֖ךְ חֶ֥סֶד וֶאֱמֶֽת
Adamlar ona dediler: 'Eğer bu işimizi bildirmezseniz, canımız sizin yerinize ölsün; ve Yahve yeri bize verdiğinde, sana sadakat ve gerçekle davranacağız.'
Örnek Ayetler (2)
1. Samuel 14:9
·
Tevrat
אִם־כֹּ֤ה יֹֽאמְרוּ֙ אֵלֵ֔ינוּ דֹּ֕מּוּ עַד־הַגִּיעֵ֖נוּ אֲלֵיכֶ֑ם וְעָמַ֣דְנוּ תַחְתֵּ֔ינוּ וְלֹ֥א נַעֲלֶ֖ה אֲלֵיהֶֽם
Eğer bize şöyle derlerse: 'Biz size gelene kadar durun', yerimizde duracağız ve onlara çıkmayacağız.
Mezmurlar 47:4
·
Tevrat
יַדְבֵּ֣ר עַמִּ֣ים תַּחְתֵּ֑ינוּ וּ֝לְאֻמִּ֗ים תַּ֣חַת רַגְלֵֽינוּ
Halkları altımıza ve ulusları ayaklarımızın altına boyun eğdirir.
Örnek Ayetler (1)
1. Krallar 7:32
·
Tevrat
וְאַרְבַּ֣עַת הָאֽוֹפַנִּ֗ים לְמִתַּ֨חַת֙ לַֽמִּסְגְּר֔וֹת וִיד֥וֹת הָאֽוֹפַנִּ֖ים בַּמְּכוֹנָ֑ה וְקוֹמַת֙ הָאוֹפַ֣ן הָאֶחָ֔ד אַמָּ֖ה וַחֲצִ֥י הָאַמָּֽה
Ve dört tekerlek çerçevelerin altındaydı ve tekerleklerin dingilleri ayaklıktaydı; ve bir tekerleğin yüksekliği bir buçuk kubit (~68 cm) idi.
Örnek Ayetler (1)
Zekeriya 6:12
·
Tevrat
וְאָמַרְתָּ֤ אֵלָיו֙ לֵאמֹ֔ר כֹּ֥ה אָמַ֛ר יְהוָ֥ה צְבָא֖וֹת לֵאמֹ֑ר הִנֵּה־אִ֞ישׁ צֶ֤מַח שְׁמוֹ֙ וּמִתַּחְתָּ֣יו יִצְמָ֔ח וּבָנָ֖ה אֶת־הֵיכַ֥ל יְהוָֽהּ
Ona diyerek söyleyeceksin: 'Ordular Yahvesi diyerek şöyle dedi: İşte adı Filiz olan adam, onun altından filizlenecek ve Yahve'nin tapınağını inşa edecek.'
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 28:13
·
Tevrat
הָלוֹךְ֩ וְאָמַרְתָּ֨ אֶל־חֲנַנְיָ֜ה לֵאמֹ֗ר כֹּ֚ה אָמַ֣ר יְהוָ֔ה מוֹטֹ֥ת עֵ֖ץ שָׁבָ֑רְתָּ וְעָשִׂ֥יתָ תַחְתֵּיהֶ֖ן מֹט֥וֹת בַּרְזֶֽל
Git ve Hananya'ya diyerek söyle: Yahve şöyle dedi: Ağaç boyunduruklarını kırdın ve onların yerine demir boyunduruklar yaptın.
Örnek Ayetler (1)
Süleyman'ın Özdeyişleri 22:27
·
Tevrat
אִם־אֵֽין־לְךָ֥ לְשַׁלֵּ֑ם לָ֥מָּה יִקַּ֥ח מִ֝שְׁכָּבְךָ֗ מִתַּחְתֶּֽיךָ
Eğer ödeyecek bir şeyin yoksa, neden altından yatağını alsın?
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 10:23
·
Tevrat
לֹֽא־רָא֞וּ אִ֣ישׁ אֶת־אָחִ֗יו וְלֹא־קָ֛מוּ אִ֥ישׁ מִתַּחְתָּ֖יו שְׁלֹ֣שֶׁת יָמִ֑ים וּֽלְכָל־בְּנֵ֧י יִשְׂרָאֵ֛ל הָ֥יָה א֖וֹר בְּמוֹשְׁבֹתָֽם
Üç gün boyunca kimse kardeşini görmedi ve kimse yerinden kalkmadı; ama bütün İsrail oğullarının oturdukları yerlerde ışık vardı.