608
Kullanım
28
Lemma
104
Türev
146
Anlam
28 lemma, 104 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
שָׁלוֹם Lemma | şalom | bütünlük, bütünlük, tamlık, esenlik, barış | İsim | 135 | ||
Örnek Ayetler (5 / 135) Hakimler 4:17 · Tevrat וְסִֽיסְרָא֙ נָ֣ס בְּרַגְלָ֔יו אֶל־אֹ֣הֶל יָעֵ֔ל אֵ֖שֶּׁת חֶ֣בֶר הַקֵּינִ֑י כִּ֣י שָׁל֗וֹם בֵּ֚ין יָבִ֣ין מֶֽלֶךְ־חָצ֔וֹר וּבֵ֕ין בֵּ֖ית חֶ֥בֶר הַקֵּינִֽי Sisera ise ayaklarıyla Kenli Hever'in karısı Yael'in çadırına kaçtı; çünkü Hatsor kralı Yavin ile Kenli Hever'in evi arasında barış vardı. Hakimler 6:23 · Tevrat וַיֹּ֨אמֶר ל֧וֹ יְהוָ֛ה שָׁל֥וֹם לְךָ֖ אַל־תִּירָ֑א לֹ֖א תָּמֽוּת Yahve ona dedi: 'Sana esenlik olsun, korkma; ölmeyeceksin.' Hakimler 6:24 · Tevrat וַיִּבֶן֩ שָׁ֨ם גִּדְע֤וֹן מִזְבֵּ֨חַ֙ לַֽיהוָ֔ה וַיִּקְרָא־ל֥וֹ יְהוָ֖ה שָׁל֑וֹם עַ֚ד הַיּ֣וֹם הַזֶּ֔ה עוֹדֶ֕נּוּ בְּעָפְרָ֖ת אֲבִ֥י הָעֶזְרִֽי Gideon orada Yahve'ye bir sunak yaptı ve ona Yahve Şalom adını verdi; o bugüne kadar hala Aviezrilerin Ofra'sındadır. Hakimler 19:20 · Tevrat וַיֹּ֨אמֶר הָאִ֤ישׁ הַזָּקֵן֙ שָׁל֣וֹם לָ֔ךְ רַ֥ק כָּל־מַחְסוֹרְךָ֖ עָלָ֑י רַ֥ק בָּרְח֖וֹב אַל־תָּלַֽן Yaşlı adam dedi ki: 'Sana esenlik olsun; sadece bütün eksiğin benim üzerimedir; sadece meydanda geceleme.' Hakimler 21:13 · Tevrat וַֽיִּשְׁלְחוּ֙ כָּל־הָ֣עֵדָ֔ה וַֽיְדַבְּרוּ֙ אֶל־בְּנֵ֣י בִנְיָמִ֔ן אֲשֶׁ֖ר בְּסֶ֣לַע רִמּ֑וֹן וַיִּקְרְא֥וּ לָהֶ֖ם שָׁלֽוֹם Bütün topluluk haber gönderdi ve Rimmon kayasında olan Bünyamin oğullarına konuştu ve onlara esenlik ilan ettiler. | ||||||
בְּשָׁלוֹם | beşalom | bütünlükle, bütünlük, esenlik, barış | İsim | 34 | ||
לְשָׁלוֹם | le-şalom | bütünlüğe, bütünlük, tamlık, esenlik, barış | İsim | 28 | ||
הֲשָׁלוֹם | ha-şalom | bütünlük mü, bütünlük, esenlik, barış | İsim | 18 | ||
וְשָׁלוֹם | ve-şalom | ve bütünlük, bütünlük, tamlık, esenlik, barış | İsim | 9 | ||
וְלִשְׁלוֹם | ve-li-şlom | ve bütünlük için, bütünlük, esenlik, barış | İsim | 5 | ||
שָׁלֹם | şalom | bütünlük, bütünlük, esenlik, barış | İsim | 4 | ||
שְׁלוֹמִי | şelomi | esenliğim, bütünlük, esenlik, barış | Zamir | 4 | ||
שְׁלֹמֶךָ | şelomekha | senin bütünlüğün, bütünlük, tamlık, esenlik, barış | Zamir | 2 | ||
בְּשָׁלֹם | be-şalom | bütünlük içinde, bütünlük, esenlik, barış | İsim | 2 | ||
שְׁלֹמָם | şelomam | onların bütünlüğü, bütünlük, esenlik, barış | Zamir | 2 | ||
וְהַשָּׁלוֹם | ve-ha-şşalom | ve bütünlük, bütünlük, esenlik, barış | İsim | 2 | ||
לְשָׁלֹם | le-şalom | bütünlüğe, bütünlük, esenlik, barış | İsim | 1 | ||
שְׁלוֹמֵנוּ | şelomeynu | bizim bütünlüğümüz, bütünlük, esenlik, barış | Zamir | 1 | ||
וְלִשְׁלוֹמִים | ve-lişlomim | ve esenlik sunuları için, bütünlük, esenlik, barış, esenlik sunusu | İsim | 1 | ||
מִשָּׁלוֹם | mişşalom | bütünlükten, bütünlük, esenlik, barış, tamlık | İsim | 1 | ||
לְשָׁלֹֽם | le-şalom | bütünlük için, bütünlük, tamlık, esenlik, barış | İsim | 1 | ||
וּבְשָׁלוֹם | u-ve-şalom | ve bütünlükte, bütünlük, tamlık, esenlik, barış | İsim | 1 | ||
בִּשְׁלֹמָיו | bi-şlomav | onun bütünlüğünde, bütünlük, esenlik, barış | Zamir | 1 | ||
שְׁלוֹמֶךָ | şelomekha | senin bütünlüğün, bütünlük, tamlık, esenlik, barış | Zamir | 1 | ||
Örnek Ayetler (5 / 135)
Hakimler 4:17
·
Tevrat
וְסִֽיסְרָא֙ נָ֣ס בְּרַגְלָ֔יו אֶל־אֹ֣הֶל יָעֵ֔ל אֵ֖שֶּׁת חֶ֣בֶר הַקֵּינִ֑י כִּ֣י שָׁל֗וֹם בֵּ֚ין יָבִ֣ין מֶֽלֶךְ־חָצ֔וֹר וּבֵ֕ין בֵּ֖ית חֶ֥בֶר הַקֵּינִֽי
Sisera ise ayaklarıyla Kenli Hever'in karısı Yael'in çadırına kaçtı; çünkü Hatsor kralı Yavin ile Kenli Hever'in evi arasında barış vardı.
Hakimler 6:23
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר ל֧וֹ יְהוָ֛ה שָׁל֥וֹם לְךָ֖ אַל־תִּירָ֑א לֹ֖א תָּמֽוּת
Yahve ona dedi: 'Sana esenlik olsun, korkma; ölmeyeceksin.'
Hakimler 6:24
·
Tevrat
וַיִּבֶן֩ שָׁ֨ם גִּדְע֤וֹן מִזְבֵּ֨חַ֙ לַֽיהוָ֔ה וַיִּקְרָא־ל֥וֹ יְהוָ֖ה שָׁל֑וֹם עַ֚ד הַיּ֣וֹם הַזֶּ֔ה עוֹדֶ֕נּוּ בְּעָפְרָ֖ת אֲבִ֥י הָעֶזְרִֽי
Gideon orada Yahve'ye bir sunak yaptı ve ona Yahve Şalom adını verdi; o bugüne kadar hala Aviezrilerin Ofra'sındadır.
Hakimler 19:20
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר הָאִ֤ישׁ הַזָּקֵן֙ שָׁל֣וֹם לָ֔ךְ רַ֥ק כָּל־מַחְסוֹרְךָ֖ עָלָ֑י רַ֥ק בָּרְח֖וֹב אַל־תָּלַֽן
Yaşlı adam dedi ki: 'Sana esenlik olsun; sadece bütün eksiğin benim üzerimedir; sadece meydanda geceleme.'
Hakimler 21:13
·
Tevrat
וַֽיִּשְׁלְחוּ֙ כָּל־הָ֣עֵדָ֔ה וַֽיְדַבְּרוּ֙ אֶל־בְּנֵ֣י בִנְיָמִ֔ן אֲשֶׁ֖ר בְּסֶ֣לַע רִמּ֑וֹן וַיִּקְרְא֥וּ לָהֶ֖ם שָׁלֽוֹם
Bütün topluluk haber gönderdi ve Rimmon kayasında olan Bünyamin oğullarına konuştu ve onlara esenlik ilan ettiler.
Örnek Ayetler (5 / 34)
Hakimler 8:9
·
Tevrat
וַיֹּ֛אמֶר גַּם־לְאַנְשֵׁ֥י פְנוּאֵ֖ל לֵאמֹ֑ר בְּשׁוּבִ֣י בְשָׁל֔וֹם אֶתֹּ֖ץ אֶת־הַמִּגְדָּ֥ל הַזֶּֽה
Penuel adamlarına da diyerek dedi: "Esenlikle döndüğümde bu kuleyi yıkacağım."
Hakimler 11:13
·
Tevrat
וַיֹּאמֶר֩ מֶ֨לֶךְ בְּנֵי־עַמּ֜וֹן אֶל־מַלְאֲכֵ֣י יִפְתָּ֗ח כִּֽי־לָקַ֨ח יִשְׂרָאֵ֤ל אֶת־אַרְצִי֙ בַּעֲלוֹת֣וֹ מִמִּצְרַ֔יִם מֵאַרְנ֥וֹן וְעַד־הַיַּבֹּ֖ק וְעַד־הַיַּרְדֵּ֑ן וְעַתָּ֕ה הָשִׁ֥יבָה אֶתְהֶ֖ן בְּשָׁלֽוֹם
Ammon oğullarının kralı Yiftah'ın habercilerine dedi: 'Çünkü İsrail Mısır'dan çıktığında Arnon'dan Yabbok'a ve Yarden'e kadar yerimi aldı. Ve şimdi onları barışla geri ver.'
Hakimler 11:31
·
Tevrat
וְהָיָ֣ה הַיּוֹצֵ֗א אֲשֶׁ֨ר יֵצֵ֜א מִדַּלְתֵ֤י בֵיתִי֙ לִקְרָאתִ֔י בְּשׁוּבִ֥י בְשָׁל֖וֹם מִבְּנֵ֣י עַמּ֑וֹן וְהָיָה֙ לַֽיהוָ֔ה וְהַעֲלִיתִ֖הוּ עוֹלָֽה
Ammon oğullarından esenlikle döndüğümde, beni karşılamaya evimin kapılarından çıkan, Yahve'nin olacak ve onu yakmalık sunu olarak sunacağım.'
2. Samuel 3:21
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אַבְנֵ֣ר אֶל־דָּוִ֡ד אָק֣וּמָה וְֽאֵלֵ֡כָה וְאֶקְבְּצָה֩ אֶל־אֲדֹנִ֨י הַמֶּ֜לֶךְ אֶת־כָּל־יִשְׂרָאֵ֗ל וְיִכְרְת֤וּ אִתְּךָ֙ בְּרִ֔ית וּמָ֣לַכְתָּ֔ בְּכֹ֥ל אֲשֶׁר־תְּאַוֶּ֖ה נַפְשֶׁ֑ךָ וַיְּשַׁלַּ֥ח דָּוִ֛ד אֶת־אַבְנֵ֖ר וַיֵּ֥לֶךְ בְּשָׁלֽוֹם
Sonra Avner Davut'a dedi: 'Kalkayım ve gideyim, efendim krala bütün İsrail'i toplayayım; seninle antlaşma yapsınlar ve canının arzuladığı her şey üzerinde krallık yaparsın.' Davut Avner'i gönderdi ve o esenlikle gitti.
2. Samuel 3:22
·
Tevrat
וְהִנֵּה֩ עַבְדֵ֨י דָוִ֤ד וְיוֹאָב֙ בָּ֣א מֵֽהַגְּד֔וּד וְשָׁלָ֥ל רָ֖ב עִמָּ֣ם הֵבִ֑יאוּ וְאַבְנֵ֗ר אֵינֶ֤נּוּ עִם־דָּוִד֙ בְּחֶבְר֔וֹן כִּ֥י שִׁלְּח֖וֹ וַיֵּ֥לֶךְ בְּשָׁלֽוֹם
Ve işte, Davut'un kulları ve Yoav akından geldiler ve yanlarında çok ganimet getirdiler. Avner ise Hevron'da Davut'la değildi, çünkü onu göndermişti ve o esenlikle gitmişti.
Örnek Ayetler (5 / 28)
Hakimler 18:6
·
Tevrat
וַיֹּ֧אמֶר לָהֶ֛ם הַכֹּהֵ֖ן לְכ֣וּ לְשָׁל֑וֹם נֹ֣כַח יְהוָ֔ה דַּרְכְּכֶ֖ם אֲשֶׁ֥ר תֵּֽלְכוּ־בָֽהּ
Kâhin onlara dedi: 'Esenlikle gidin; içinde gittiğiniz yolunuz Yahve'nin önündedir.'
Hakimler 18:15
·
Tevrat
וַיָּס֣וּרוּ שָׁ֔מָּה וַיָּבֹ֛אוּ אֶל־בֵּֽית־הַנַּ֥עַר הַלֵּוִ֖י בֵּ֣ית מִיכָ֑ה וַיִּשְׁאֲלוּ־ל֖וֹ לְשָׁלֽוֹם
Oraya saptılar ve Levili gencin evine, Mika'nın evine geldiler ve ona esenlik sordular.
2. Samuel 8:10
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֣ח תֹּ֣עִי אֶת־יֽוֹרָם־בְּנ֣וֹ אֶל־הַמֶּֽלֶךְ־דָּ֠וִד לִשְׁאָל־ל֨וֹ לְשָׁל֜וֹם וּֽלְבָרֲכ֗וֹ עַל֩ אֲשֶׁ֨ר נִלְחַ֤ם בַּהֲדַדְעֶ֨זֶר֙ וַיַּכֵּ֔הוּ כִּי־אִ֛ישׁ מִלְחֲמ֥וֹת תֹּ֖עִי הָיָ֣ה הֲדַדְעָ֑זֶר וּבְיָד֗וֹ הָי֛וּ כְּלֵֽי־כֶ֥סֶף וּכְלֵֽי־זָהָ֖ב וּכְלֵ֥י נְחֹֽשֶׁת
Toi, ona esenlik sormak ve Hadadezer'le savaşıp onu vurduğu için onu bereketlemek üzere oğlu Yoram'ı Kral Davut'a gönderdi; çünkü Hadadezer Toi'nin savaş adamıydı. Ve elinde gümüş eşyalar, altın eşyalar ve tunç eşyalar vardı.
2. Samuel 11:7
·
Tevrat
וַיָּבֹ֥א אוּרִיָּ֖ה אֵלָ֑יו וַיִּשְׁאַ֣ל דָּוִ֗ד לִשְׁל֤וֹם יוֹאָב֙ וְלִשְׁל֣וֹם הָעָ֔ם וְלִשְׁל֖וֹם הַמִּלְחָמָֽה
Uriya ona geldi; Davut Yoav'ın esenliğini, halkın esenliğini ve savaşın esenliğini sordu.
Yeremya 8:15
·
Tevrat
קַוֵּ֥ה לְשָׁל֖וֹם וְאֵ֣ין ט֑וֹב לְעֵ֥ת מַרְפֵּ֖ה וְהִנֵּ֥ה בְעָתָֽה
Barış umduk ama iyilik yok; şifa zamanı umduk ve işte dehşet.
Örnek Ayetler (5 / 18)
2. Samuel 18:32
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר הַמֶּ֨לֶךְ֙ אֶל־הַכּוּשִׁ֔י הֲשָׁל֥וֹם לַנַּ֖עַר לְאַבְשָׁל֑וֹם וַיֹּ֣אמֶר הַכּוּשִׁ֗י יִהְי֤וּ כַנַּ֨עַר֙ אֹֽיְבֵי֙ אֲדֹנִ֣י הַמֶּ֔לֶךְ וְכֹ֛ל אֲשֶׁר־קָ֥מוּ עָלֶ֖יךָ לְרָעָֽה
Kral Kuşlu'ya dedi: 'Genç Avşalom'a esenlik var mı?' Kuşlu dedi: 'Efendim kralın düşmanları ve sana kötülük için kalkanların hepsi o genç gibi olsun.'
2. Samuel 20:9
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר יוֹאָב֙ לַעֲמָשָׂ֔א הֲשָׁל֥וֹם אַתָּ֖ה אָחִ֑י וַתֹּ֜חֶז יַד־יְמִ֥ין יוֹאָ֛ב בִּזְקַ֥ן עֲמָשָׂ֖א לִנְשָׁק־לֽוֹ
Yoav Amasa'ya dedi: 'Esenlikte misin, kardeşim?' Ve Yoav onu öpmek için sağ eliyle Amasa'nın sakalını tuttu.
Yeremya 25:37
·
Tevrat
וְנָדַ֖מּוּ נְא֣וֹת הַשָּׁל֑וֹם מִפְּנֵ֖י חֲר֥וֹן אַף־יְהוָֽה
Ve Yahve'nin öfkesinin alevinden dolayı barış otlakları sessiz kaldı.
Yeremya 33:9
·
Tevrat
וְהָ֣יְתָה לִּ֗י לְשֵׁ֤ם שָׂשׂוֹן֙ לִתְהִלָּ֣ה וּלְתִפְאֶ֔רֶת לְכֹ֖ל גּוֹיֵ֣י הָאָ֑רֶץ אֲשֶׁ֨ר יִשְׁמְע֜וּ אֶת־כָּל־הַטּוֹבָ֗ה אֲשֶׁ֤ר אָֽנֹכִי֙ עֹשֶׂ֣ה אֹתָ֔ם וּפָחֲד֣וּ וְרָֽגְז֗וּ עַ֤ל כָּל־הַטּוֹבָה֙ וְעַ֣ל כָּל־הַשָּׁל֔וֹם אֲשֶׁ֥ר אָֽנֹכִ֖י עֹ֥שֶׂה לָּֽהּ
Ve o, onlara yaptığım bütün iyiliği işitecek olan yerin bütün ulusları için bana bir sevinç adına, övgüye ve görkeme dönüşecek; ve ona yaptığım bütün iyilik ve bütün barış yüzünden korkacaklar ve titreyecekler.
2. Krallar 4:26
·
Tevrat
עַתָּה֮ רֽוּץ־נָ֣א לִקְרָאתָהּ֒ וֶאֱמָר־לָ֗הּ הֲשָׁל֥וֹם לָ֛ךְ הֲשָׁל֥וֹם לְאִישֵׁ֖ךְ הֲשָׁל֣וֹם לַיָּ֑לֶד וַתֹּ֖אמֶר שָׁלֽוֹם
'Şimdi lütfen onu karşılamaya koş ve ona de: Sana esenlik mi? Kocana esenlik mi? Çocuğa esenlik mi?' Kadın dedi: 'Esenliktir.'
Örnek Ayetler (5 / 9)
1. Krallar 5:4
·
Tevrat
כִּי־ה֞וּא רֹדֶ֣ה בְּכָל־עֵ֣בֶר הַנָּהָ֗ר מִתִּפְסַח֙ וְעַד־עַזָּ֔ה בְּכָל־מַלְכֵ֖י עֵ֣בֶר הַנָּהָ֑ר וְשָׁל֗וֹם הָ֥יָה ל֛וֹ מִכָּל־עֲבָרָ֖יו מִסָּבִֽיב
Çünkü o Irmak'ın ötesindeki her yere, Tifsah'tan Gazze'ye kadar, Irmak'ın ötesindeki bütün krallara egemendi; ve çevresindeki bütün taraflarından onun barışı vardı.
1. Tarihler 12:19
·
Tevrat
וְר֣וּחַ לָבְשָׁ֗ה אֶת־עֲמָשַׂי֮ רֹ֣אשׁ הַשָּׁלִישִׁים֒ לְךָ֤ דָוִיד֙ וְעִמְּךָ֣ בֶן־יִשַׁ֔י שָׁל֨וֹם שָׁל֜וֹם לְךָ֗ וְשָׁלוֹם֙ לְעֹ֣זְרֶ֔ךָ כִּ֥י עֲזָרְךָ֖ אֱלֹהֶ֑יךָ וַיְקַבְּלֵ֣ם דָּוִ֔יד וַֽיִּתְּנֵ֖ם בְּרָאשֵׁ֥י הַגְּדֽוּד
Ve ruh, otuzların başı Amasay'ı giydi: 'Seniniz Davut ve seninleyiz İşay oğlu; sana barış, barış, ve sana yardım edene barış, çünkü Tanrın sana yardım etti.' Davut da onları kabul etti ve onları bölüğün başlarına koydu.
1. Tarihler 22:9
·
Tevrat
הִנֵּה־בֵ֞ן נוֹלָ֣ד לָ֗ךְ ה֤וּא יִהְיֶה֙ אִ֣ישׁ מְנוּחָ֔ה וַהֲנִח֥וֹתִי ל֛וֹ מִכָּל־אוֹיְבָ֖יו מִסָּבִ֑יב כִּ֤י שְׁלֹמֹה֙ יִהְיֶ֣ה שְׁמ֔וֹ וְשָׁל֥וֹם וָשֶׁ֛קֶט אֶתֵּ֥ן עַל־יִשְׂרָאֵ֖ל בְּיָמָֽיו
İşte, sana bir oğul doğacak, o dinlenme adamı olacak; onu çevresindeki bütün düşmanlarından dinlendireceğim; çünkü onun adı Süleyman olacak, onun günlerinde İsrail'in üzerine barış ve sessizlik vereceğim.
Mezmurlar 85:11
·
Tevrat
חֶֽסֶד־וֶאֱמֶ֥ת נִפְגָּ֑שׁוּ צֶ֖דֶק וְשָׁל֣וֹם נָשָֽׁקוּ
Merhamet ve hakikat buluştular; doğruluk ve barış öpüştüler.
Süleyman'ın Özdeyişleri 3:2
·
Tevrat
כִּ֤י אֹ֣רֶךְ יָ֭מִים וּשְׁנ֣וֹת חַיִּ֑ים וְ֝שָׁל֗וֹם יוֹסִ֥יפוּ לָֽךְ
Çünkü sana günlerin uzunluğu ve yaşam yılları ve barış ekleyecekler.
Örnek Ayetler (4)
2. Samuel 11:7
·
Tevrat
וַיָּבֹ֥א אוּרִיָּ֖ה אֵלָ֑יו וַיִּשְׁאַ֣ל דָּוִ֗ד לִשְׁל֤וֹם יוֹאָב֙ וְלִשְׁל֣וֹם הָעָ֔ם וְלִשְׁל֖וֹם הַמִּלְחָמָֽה
Uriya ona geldi; Davut Yoav'ın esenliğini, halkın esenliğini ve savaşın esenliğini sordu.
2. Krallar 9:18
·
Tevrat
וַיֵּלֶךְ֩ רֹכֵ֨ב הַסּ֜וּס לִקְרָאת֗וֹ וַיֹּ֨אמֶר֙ כֹּֽה־אָמַ֤ר הַמֶּ֨לֶךְ֙ הֲשָׁל֔וֹם וַיֹּ֧אמֶר יֵה֛וּא מַה־לְּךָ֥ וּלְשָׁל֖וֹם סֹ֣ב אֶֽל־אַחֲרָ֑י וַיַּגֵּ֤ד הַצֹּפֶה֙ לֵאמֹ֔ר בָּֽא־הַמַּלְאָ֥ךְ עַד־הֵ֖ם וְלֹֽא־שָֽׁב
Bunun üzerine ata binen kişi onu karşılamaya gitti ve dedi: 'Kral şöyle dedi: Barış mı?' Yehu dedi: 'Sana ne barıştan? Arkama dön.' Gözcü bildirdi ve dedi: 'Haberci onlara kadar geldi ve dönmedi.'
2. Krallar 9:19
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֗ח רֹכֵ֣ב סוּס֮ שֵׁנִי֒ וַיָּבֹ֣א אֲלֵהֶ֔ם וַיֹּ֛אמֶר כֹּֽה־אָמַ֥ר הַמֶּ֖לֶךְ שָׁל֑וֹם וַיֹּ֧אמֶר יֵה֛וּא מַה־לְּךָ֥ וּלְשָׁל֖וֹם סֹ֥ב אֶֽל־אַחֲרָֽי
Sonra ata binen ikinci birini gönderdi. Onlara geldi ve dedi: 'Kral şöyle dedi: Barış mı?' Yehu dedi: 'Sana ne barıştan? Arkama dön.'
Yeşaya 9:6
·
Tevrat
לְמַרְבֵּ֨ה הַמִּשְׂרָ֜ה וּלְשָׁל֣וֹם אֵֽין־קֵ֗ץ עַל־כִּסֵּ֤א דָוִד֙ וְעַל־מַמְלַכְתּ֔וֹ לְהָכִ֤ין אֹתָהּ֙ וּֽלְסַעֲדָ֔הּ בְּמִשְׁפָּ֖ט וּבִצְדָקָ֑ה מֵעַתָּה֙ וְעַד־עוֹלָ֔ם קִנְאַ֛ת יְהוָ֥ה צְבָא֖וֹת תַּעֲשֶׂה־זֹּֽאת
Yönetimin çoğalması için ve barışa son yoktur; onu hükümle ve doğrulukla kurmak ve onu desteklemek için şimdiden ve sonsuza kadar Davut'un tahtı üzerinde ve krallığı üzerinde. Ordular Yahve'sinin kıskançlığı bunu yapacaktır.
Örnek Ayetler (3)
Hezekiel 13:16
·
Tevrat
נְבִיאֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל הַֽנִבְּאִים֙ אֶל־יְר֣וּשָׁלִַ֔ם וְהַחֹזִ֥ים לָ֖הּ חֲז֣וֹן שָׁלֹ֑ם וְאֵ֣ין שָׁלֹ֔ם נְאֻ֖ם אֲדֹנָ֥י יְהֹוִֽה
Yeruşalim'e peygamberlik eden ve barış yokken onun için barış görüsü gören İsrail'in peygamberleri; Efendi Yahve'nin bildirisidir.
1. Samuel 16:4
·
Tevrat
וַיַּ֣עַשׂ שְׁמוּאֵ֗ל אֵ֚ת אֲשֶׁ֣ר דִּבֶּ֣ר יְהוָ֔ה וַיָּבֹ֖א בֵּ֣ית לָ֑חֶם וַיֶּחֶרְד֞וּ זִקְנֵ֤י הָעִיר֙ לִקְרָאת֔וֹ וַיֹּ֖אמֶר שָׁלֹ֥ם בּוֹאֶֽךָ
Samuel Yahve'nin söylediğini yaptı ve Beytlehem'e geldi. Şehrin ihtiyarları onu karşılamaya titreyerek geldiler ve dediler: 'Gelişin barışla mı?'
1. Krallar 5:26
·
Tevrat
וַיהוָ֗ה נָתַ֤ן חָכְמָה֙ לִשְׁלֹמֹ֔ה כַּאֲשֶׁ֖ר דִּבֶּר־ל֑וֹ וַיְהִ֣י שָׁלֹ֗ם בֵּ֤ין חִירָם֙ וּבֵ֣ין שְׁלֹמֹ֔ה וַיִּכְרְת֥וּ בְרִ֖ית שְׁנֵיהֶֽם
Ve Yahve ona konuştuğu gibi Süleyman'a bilgelik verdi; Hiram ile Süleyman arasında barış oldu ve ikisi antlaşma yaptılar.
Örnek Ayetler (4)
Yeremya 16:5
·
Tevrat
כִּֽי־כֹ֣ה אָמַ֣ר יְהוָ֗ה אַל־תָּבוֹא֙ בֵּ֣ית מַרְזֵ֔חַ וְאַל־תֵּלֵ֣ךְ לִסְפּ֔וֹד וְאַל־תָּנֹ֖ד לָהֶ֑ם כִּֽי־אָסַ֨פְתִּי אֶת־שְׁלוֹמִ֜י מֵאֵ֨ת הָעָ֤ם־הַזֶּה֙ נְאֻם־יְהוָ֔ה אֶת־הַחֶ֖סֶד וְאֶת־הָֽרַחֲמִֽים
Çünkü Yahve şöyle dedi: Yas evine girme ve dövünmek için gitme ve onlar için sızlanma; çünkü bu halktan esenliğimi, sadakati ve merhameti topladım, Yahve'nin bildirisidir.
Yeremya 20:10
·
Tevrat
כִּ֣י שָׁמַ֜עְתִּי דִּבַּ֣ת רַבִּים֮ מָג֣וֹר מִסָּבִיב֒ הַגִּ֨ידוּ֙ וְנַגִּידֶ֔נּוּ כֹּ֚ל אֱנ֣וֹשׁ שְׁלוֹמִ֔י שֹׁמְרֵ֖י צַלְעִ֑י אוּלַ֤י יְפֻתֶּה֙ וְנ֣וּכְלָה ל֔וֹ וְנִקְחָ֥ה נִקְמָתֵ֖נוּ מִמֶּֽנּוּ
Çünkü birçoğunun iftirasını işittim, çevredeki dehşet: 'Bildirin ve onu bildirelim!' Bütün barış adamlarım, tökezlememi gözleyenler: 'Belki kandırılır ve ona üstün geliriz ve ondan öcümüzü alırız.'
Yeşaya 54:10
·
Tevrat
כִּ֤י הֶֽהָרִים֙ יָמ֔וּשׁוּ וְהַגְּבָע֖וֹת תְּמוּטֶ֑נָה וְחַסְדִּ֞י מֵאִתֵּ֣ךְ לֹֽא־יָמ֗וּשׁ וּבְרִ֤ית שְׁלוֹמִי֙ לֹ֣א תָמ֔וּט אָמַ֥ר מְרַחֲמֵ֖ךְ יְהוָֽה
Çünkü dağlar ayrılabilir ve tepeler sarsılabilir; ama sadakatim senden ayrılmayacak ve esenlik antlaşmam sarsılmayacak, dedi sana merhamet eden Yahve.
Mezmurlar 41:10
·
Tevrat
גַּם־אִ֤ישׁ שְׁלוֹמִ֨י אֲשֶׁר־בָּטַ֣חְתִּי ב֭וֹ אוֹכֵ֣ל לַחְמִ֑י הִגְדִּ֖יל עָלַ֣י עָקֵֽב
Kendisine güvendiğim, ekmeğimi yiyen barışımın adamı bile bana karşı topuk kaldırdı.
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 38:22
·
Tevrat
וְהִנֵּ֣ה כָל־הַנָּשִׁ֗ים אֲשֶׁ֤ר נִשְׁאֲרוּ֙ בְּבֵ֣ית מֶֽלֶךְ־יְהוּדָ֔ה מוּצָא֕וֹת אֶל־שָׂרֵ֖י מֶ֣לֶךְ בָּבֶ֑ל וְהֵ֣נָּה אֹמְר֗וֹת הִסִּית֜וּךָ וְיָכְל֤וּ לְךָ֙ אַנְשֵׁ֣י שְׁלֹמֶ֔ךָ הָטְבְּע֥וּ בַבֹּ֛ץ רַגְלֶ֖ךָ נָסֹ֥גוּ אָחֽוֹר
Ve işte, Yahuda kralının evinde kalan bütün kadınlar Babil kralının komutanlarına çıkarılacaklar; ve onlar diyecekler: 'Senin barış adamların seni kışkırttılar ve sana üstün geldiler; ayakların çamura battı, geriye döndüler.'
Ovadya 1:7
·
Tevrat
עַֽד־הַגְּב֣וּל שִׁלְּח֗וּךָ כֹּ֚ל אַנְשֵׁ֣י בְרִיתֶ֔ךָ הִשִּׁיא֛וּךָ יָכְל֥וּ לְךָ֖ אַנְשֵׁ֣י שְׁלֹמֶ֑ךָ לַחְמְךָ֗ יָשִׂ֤ימוּ מָזוֹר֙ תַּחְתֶּ֔יךָ אֵ֥ין תְּבוּנָ֖ה בּֽוֹ
Antlaşmanın bütün adamları seni sınıra kadar gönderdiler; barışının adamları seni aldattılar, sana üstün geldiler; ekmeğini yiyenler altına bir tuzak koydular; onda anlayış yoktur.
Örnek Ayetler (2)
1. Krallar 2:5
·
Tevrat
וְגַ֣ם אַתָּ֣ה יָדַ֡עְתָּ אֵת֩ אֲשֶׁר־עָ֨שָׂה לִ֜י יוֹאָ֣ב בֶּן־צְרוּיָ֗ה אֲשֶׁ֣ר עָשָׂ֣ה לִשְׁנֵֽי־שָׂרֵ֣י צִבְא֣וֹת יִ֠שְׂרָאֵל לְאַבְנֵ֨ר בֶּן־נֵ֜ר וְלַעֲמָשָׂ֤א בֶן־יֶ֨תֶר֙ וַיַּ֣הַרְגֵ֔ם וַיָּ֥שֶׂם דְּמֵֽי־מִלְחָמָ֖ה בְּשָׁלֹ֑ם וַיִּתֵּ֞ן דְּמֵ֣י מִלְחָמָ֗ה בַּחֲגֹֽרָתוֹ֙ אֲשֶׁ֣ר בְּמָתְנָ֔יו וּֽבְנַעֲל֖וֹ אֲשֶׁ֥ר בְּרַגְלָֽיו
Ayrıca Tseruya oğlu Yoav'ın bana yaptığı şeyi, İsrail ordularının iki komutanına, Ner oğlu Avner'e ve Yeter oğlu Amasa'ya yaptığını, onları öldürdüğünü ve barışta savaş kanı döktüğünü, belindeki kuşağına ve ayaklarındaki çarığına savaş kanı koyduğunu sen biliyorsun.
1. Krallar 2:6
·
Tevrat
וְעָשִׂ֖יתָ כְּחָכְמָתֶ֑ךָ וְלֹֽא־תוֹרֵ֧ד שֵׂיבָת֛וֹ בְּשָׁלֹ֖ם שְׁאֹֽל
Bilgeliğine göre yap ve onun ak saçlarını barışla Şeol'e indirme.
Örnek Ayetler (2)
Ezra 9:12
·
Tevrat
וְ֠עַתָּה בְּֽנוֹתֵיכֶ֞ם אַל־תִּתְּנ֣וּ לִבְנֵיהֶ֗ם וּבְנֹֽתֵיהֶם֙ אַל־תִּשְׂא֣וּ לִבְנֵיכֶ֔ם וְלֹֽא־תִדְרְשׁ֧וּ שְׁלֹמָ֛ם וְטוֹבָתָ֖ם עַד־עוֹלָ֑ם לְמַ֣עַן תֶּחֶזְק֗וּ וַאֲכַלְתֶּם֙ אֶת־ט֣וּב הָאָ֔רֶץ וְהוֹרַשְׁתֶּ֥ם לִבְנֵיכֶ֖ם עַד־עוֹלָֽם
Ve şimdi kızlarınızı onların oğullarına vermeyin ve onların kızlarını oğullarınıza almayın; ve sonsuza kadar onların barışını ve iyiliğini aramayın; öyle ki güçlenesiniz ve yerin iyiliğini yiyesiniz ve onu sonsuza kadar oğullarınıza miras bırakasınız.'
Yasa'nın Tekrarı 23:7
·
Tevrat
לֹא־תִדְרֹ֥שׁ שְׁלֹמָ֖ם וְטֹבָתָ֑ם כָּל־יָמֶ֖יךָ לְעוֹלָֽם
Bütün günlerin boyunca sonsuza kadar onların esenliğini ve iyiliğini aramayacaksın.
Örnek Ayetler (2)
Malaki 2:5
·
Tevrat
בְּרִיתִ֣י הָיְתָ֣ה אִתּ֗וֹ הַֽחַיִּים֙ וְהַ֨שָּׁל֔וֹם וָאֶתְּנֵֽם־ל֥וֹ מוֹרָ֖א וַיִּֽירָאֵ֑נִי וּמִפְּנֵ֥י שְׁמִ֖י נִחַ֥ת הֽוּא
Onunla antlaşmam yaşam ve barış idi; ve onları ona korku olarak verdim ve benden korktu ve adımın yüzünden o dehşete düştü.
Zekeriya 8:19
·
Tevrat
כֹּֽה־אָמַ֞ר יְהוָ֣ה צְבָא֗וֹת צ֣וֹם הָרְבִיעִ֡י וְצ֣וֹם הַחֲמִישִׁי֩ וְצ֨וֹם הַשְּׁבִיעִ֜י וְצ֣וֹם הָעֲשִׂירִ֗י יִהְיֶ֤ה לְבֵית־יְהוּדָה֙ לְשָׂשׂ֣וֹן וּלְשִׂמְחָ֔ה וּֽלְמֹעֲדִ֖ים טוֹבִ֑ים וְהָאֱמֶ֥ת וְהַשָּׁל֖וֹם אֱהָֽבוּ
Ordular Yahve şöyle dedi: 'Dördüncü orucu, ve beşinci orucu, ve yedinci orucu, ve onuncu orucu Yahuda evine coşku, ve sevinç, ve iyi bayramlar olacak; ve hakikati ve barışı sevin.'
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 15:5
·
Tevrat
כִּ֠י מִֽי־יַחְמֹ֤ל עָלַ֨יִךְ֙ יְר֣וּשָׁלִַ֔ם וּמִ֖י יָנ֣וּד לָ֑ךְ וּמִ֣י יָס֔וּר לִשְׁאֹ֥ל לְשָׁלֹ֖ם לָֽךְ
Çünkü sana kim acıyacak, ey Yeruşalim? Ve senin için kim sızlanacak? Ve senin esenliğini sormak için kim sapacak?
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 53:5
·
Tevrat
וְהוּא֙ מְחֹלָ֣ל מִפְּשָׁעֵ֔נוּ מְדֻכָּ֖א מֵעֲוֺנֹתֵ֑ינוּ מוּסַ֤ר שְׁלוֹמֵ֨נוּ֙ עָלָ֔יו וּבַחֲבֻרָת֖וֹ נִרְפָּא־לָֽנוּ
Ve o isyanlarımızdan delindi, suçlarımızdan ezildi; esenliğimizin terbiyesi onun üzerindeydi ve onun yarasıyla bize şifa verildi.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 69:23
·
Tevrat
יְהִֽי־שֻׁלְחָנָ֣ם לִפְנֵיהֶ֣ם לְפָ֑ח וְלִשְׁלוֹמִ֥ים לְמוֹקֵֽשׁ
Sofraları önlerinde tuzağa ve esenlikleri kapana dönüşsün.
Örnek Ayetler (1)
Ağıtlar 3:17
·
Tevrat
וַתִּזְנַ֧ח מִשָּׁל֛וֹם נַפְשִׁ֖י נָשִׁ֥יתִי טוֹבָֽה
Canımı barıştan uzaklaştırdın, iyiliği unuttum.
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 37:4
·
Tevrat
וַיִּרְא֣וּ אֶחָ֗יו כִּֽי־אֹת֞וֹ אָהַ֤ב אֲבִיהֶם֙ מִכָּל־אֶחָ֔יו וַֽיִּשְׂנְא֖וּ אֹת֑וֹ וְלֹ֥א יָכְל֖וּ דַּבְּר֥וֹ לְשָׁלֹֽם
Kardeşleri babalarının onu bütün kardeşlerinden daha çok sevdiğini gördüler; böylece ondan nefret ettiler ve onunla barışçıl konuşamadılar.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 55:12
·
Tevrat
כִּֽי־בְשִׂמְחָ֣ה תֵצֵ֔אוּ וּבְשָׁל֖וֹם תּֽוּבָל֑וּן הֶהָרִ֣ים וְהַגְּבָע֗וֹת יִפְצְח֤וּ לִפְנֵיכֶם֙ רִנָּ֔ה וְכָל־עֲצֵ֥י הַשָּׂדֶ֖ה יִמְחֲאוּ־כָֽף
Çünkü sevinçle çıkacaksınız ve esenlikle götürüleceksiniz; dağlar ve tepeler önünüzde sevinç çığlığı atacaklar ve kırın bütün ağaçları el çırpacaklar.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 55:21
·
Tevrat
שָׁלַ֣ח יָ֭דָיו בִּשְׁלֹמָ֗יו חִלֵּ֥ל בְּרִיתֽוֹ
Ellerini onunla barışık olanlara uzattı; antlaşmasını bozdu.