129
Kullanım
4
Lemma
54
Türev
59
Anlam
4 lemma, 54 türev form
Örnek Ayetler (5 / 18)
Hakimler 9:17
·
Tevrat
אֲשֶׁר־נִלְחַ֥ם אָבִ֖י עֲלֵיכֶ֑ם וַיַּשְׁלֵ֤ךְ אֶת־נַפְשׁוֹ֙ מִנֶּ֔גֶד וַיַּצֵּ֥ל אֶתְכֶ֖ם מִיַּ֥ד מִדְיָֽן
Ki babam sizin için savaştı, ve canını tehlikeye attı, ve sizi Midyan'ın elinden kurtardı.
Hakimler 15:17
·
Tevrat
וַֽיְהִי֙ כְּכַלֹּת֣וֹ לְדַבֵּ֔ר וַיַּשְׁלֵ֥ךְ הַלְּחִ֖י מִיָּד֑וֹ וַיִּקְרָ֛א לַמָּק֥וֹם הַה֖וּא רָ֥מַת לֶֽחִי
Konuşmayı bitirince çeneyi elinden attı ve o yeri Ramat Lehi diye adlandırdı.
2. Samuel 20:12
·
Tevrat
וַעֲמָשָׂ֛א מִתְגֹּלֵ֥ל בַּדָּ֖ם בְּת֣וֹךְ הַֽמְסִּלָּ֑ה וַיַּ֨רְא הָאִ֜ישׁ כִּֽי־עָמַ֣ד כָּל־הָעָ֗ם וַיַּסֵּב֩ אֶת־עֲמָשָׂ֨א מִן־הַֽמְסִלָּ֤ה הַשָּׂדֶה֙ וַיַּשְׁלֵ֤ךְ עָלָיו֙ בֶּ֔גֶד כַּאֲשֶׁ֣ר רָאָ֔ה כָּל־הַבָּ֥א עָלָ֖יו וְעָמָֽד
Amasa anayolun ortasında kanda yuvarlanıyordu. Adam bütün halkın durduğunu gördü; Amasa'yı anayoldan tarlaya çevirdi ve onun yanına gelen herkesin durduğunu görünce üzerine bir giysi attı.
Yeremya 26:23
·
Tevrat
וַיּוֹצִ֨יאוּ אֶת־אוּרִיָּ֜הוּ מִמִּצְרַ֗יִם וַיְבִאֻ֨הוּ֙ אֶל־הַמֶּ֣לֶךְ יְהוֹיָקִ֔ים וַיַּכֵּ֖הוּ בֶּחָ֑רֶב וַיַּשְׁלֵךְ֙ אֶת־נִבְלָת֔וֹ אֶל־קִבְרֵ֖י בְּנֵ֥י הָעָֽם
Uriya'yı Mısır'dan çıkardılar ve onu Kral Yehoyakim'e getirdiler; o da onu kılıçla vurdu ve cesedini halkın oğullarının mezarlarına attı.
2. Krallar 2:21
·
Tevrat
וַיֵּצֵא֙ אֶל־מוֹצָ֣א הַמַּ֔יִם וַיַּשְׁלֶךְ־שָׁ֖ם מֶ֑לַח וַיֹּ֜אמֶר כֹּֽה־אָמַ֣ר יְהוָ֗ה רִפִּ֨אתִי֙ לַמַּ֣יִם הָאֵ֔לֶּה לֹֽא־יִהְיֶ֥ה מִשָּׁ֛ם ע֖וֹד מָ֥וֶת וּמְשַׁכָּֽלֶת
Sonra suların kaynağına çıktı ve oraya tuz atıp dedi: 'Yahve şöyle dedi: Bu sulara şifa verdim; artık oradan ölüm ve kısırlık olmayacak.'
Örnek Ayetler (5 / 8)
Hezekiel 18:31
·
Tevrat
הַשְׁלִ֣יכוּ מֵעֲלֵיכֶ֗ם אֶת־כָּל־פִּשְׁעֵיכֶם֙ אֲשֶׁ֣ר פְּשַׁעְתֶּ֣ם בָּ֔ם וַעֲשׂ֥וּ לָכֶ֛ם לֵ֥ב חָדָ֖שׁ וְר֣וּחַ חֲדָשָׁ֑ה וְלָ֥מָּה תָמֻ֖תוּ בֵּ֥ית יִשְׂרָאֵֽל
Onlarla isyan ettiğiniz bütün isyanlarınızı üzerinizden atın ve kendinize yeni bir kalp ve yeni bir ruh yapın; ve neden ölesiniz, ey İsrail evi?
Hezekiel 20:7
·
Tevrat
וָאֹמַ֣ר אֲלֵהֶ֗ם אִ֣ישׁ שִׁקּוּצֵ֤י עֵינָיו֙ הַשְׁלִ֔יכוּ וּבְגִלּוּלֵ֥י מִצְרַ֖יִם אַל־תִּטַּמָּ֑אוּ אֲנִ֖י יְהוָ֥ה אֱלֹהֵיכֶֽם
Ve onlara dedim: Her adam gözlerinin iğrençliklerini atsın ve Mısır'ın putlarıyla kirlenmeyin; ben sizin Tanrınız Yahve'yim.
Hezekiel 20:8
·
Tevrat
וַיַּמְרוּ־בִ֗י וְלֹ֤א אָבוּ֙ לִּשְׁמֹ֣עַ אֵלַ֔י אִ֣ישׁ אֶת־שִׁקּוּצֵ֤י עֵֽינֵיהֶם֙ לֹ֣א הִשְׁלִ֔יכוּ וְאֶת־גִּלּוּלֵ֥י מִצְרַ֖יִם לֹ֣א עָזָ֑בוּ וָאֹמַ֞ר לִשְׁפֹּ֧ךְ חֲמָתִ֣י עֲלֵיהֶ֗ם לְכַלּ֤וֹת אַפִּי֙ בָּהֶ֔ם בְּת֖וֹךְ אֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם
Ve bana isyan ettiler ve beni dinlemek istemediler; her adam gözlerinin iğrençliklerini atmadı ve Mısır'ın putlarını bırakmadılar; ve Mısır diyarının içinde onlarda öfkemi tüketmek için, onların üzerine öfkemi dökmeyi dedim.
Yeremya 9:18
·
Tevrat
כִּ֣י ק֥וֹל נְהִ֛י נִשְׁמַ֥ע מִצִּיּ֖וֹן אֵ֣יךְ שֻׁדָּ֑דְנוּ בֹּ֤שְׁנֽוּ מְאֹד֙ כִּֽי־עָזַ֣בְנוּ אָ֔רֶץ כִּ֥י הִשְׁלִ֖יכוּ מִשְׁכְּנוֹתֵֽינוּ
Çünkü Siyon'dan bir feryat sesi duyuldu: 'Nasıl yıkıldık! Çok utandık, çünkü yeri bıraktık, çünkü konutlarımızı yıktılar.'
Yeremya 38:9
·
Tevrat
אֲדֹנִ֣י הַמֶּ֗לֶךְ הֵרֵ֜עוּ הָאֲנָשִׁ֤ים הָאֵ֨לֶּה֙ אֵ֣ת כָּל־אֲשֶׁ֤ר עָשׂוּ֙ לְיִרְמְיָ֣הוּ הַנָּבִ֔יא אֵ֥ת אֲשֶׁר־הִשְׁלִ֖יכוּ אֶל־הַבּ֑וֹר וַיָּ֤מָת תַּחְתָּיו֙ מִפְּנֵ֣י הָֽרָעָ֔ב כִּ֣י אֵ֥ין הַלֶּ֛חֶם ע֖וֹד בָּעִֽיר
'Efendim kral, bu adamlar peygamber Yeremya'ya yaptıkları bütün şeylerde kötülük ettiler; onu çukura attılar ve kıtlık yüzünden yerinde ölecek, çünkü şehirde artık ekmek yok.'
Örnek Ayetler (5 / 7)
Hakimler 8:25
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֖וּ נָת֣וֹן נִתֵּ֑ן וַֽיִּפְרְשׂוּ֙ אֶת־הַשִּׂמְלָ֔ה וַיַּשְׁלִ֣יכוּ שָׁ֔מָּה אִ֖ישׁ נֶ֥זֶם שְׁלָלֽוֹ
Dediler ki: "Kesinlikle vereceğiz." Giysiyi serdiler ve her adam ganimetinin küpesini oraya attı.
2. Samuel 18:17
·
Tevrat
וַיִּקְח֣וּ אֶת־אַבְשָׁל֗וֹם וַיַּשְׁלִ֨יכוּ אֹת֤וֹ בַיַּ֨עַר֙ אֶל־הַפַּ֣חַת הַגָּד֔וֹל וַיַּצִּ֧בוּ עָלָ֛יו גַּל־אֲבָנִ֖ים גָּד֣וֹל מְאֹ֑ד וְכָל־יִשְׂרָאֵ֔ל נָ֖סוּ אִ֥ישׁ לְאֹהָלָֽיו
Avşalom'u aldılar ve onu ormanda büyük çukura attılar ve üzerine çok büyük bir taş yığını diktiler; ve bütün İsrail, her adam kendi çadırlarına kaçtı.
2. Krallar 13:21
·
Tevrat
וַיְהִ֞י הֵ֣ם קֹבְרִ֣ים אִ֗ישׁ וְהִנֵּה֙ רָא֣וּ אֶֽת־הַגְּד֔וּד וַיַּשְׁלִ֥יכוּ אֶת־הָאִ֖ישׁ בְּקֶ֣בֶר אֱלִישָׁ֑ע וַיֵּ֜לֶךְ וַיִּגַּ֤ע הָאִישׁ֙ בְּעַצְמ֣וֹת אֱלִישָׁ֔ע וַיְחִ֖י וַיָּ֥קָם עַל־רַגְלָֽיו
Onlar bir adamı gömüyorlardı ve işte akıncıları gördüler; adamı Elişa'nın mezarına attılar. Adam gidip Elişa'nın kemiklerine dokundu, yaşadı ve ayakları üzerine kalktı.
Yeşu 8:29
·
Tevrat
וְאֶת־מֶ֧לֶךְ הָעַ֛י תָּלָ֥ה עַל־הָעֵ֖ץ עַד־עֵ֣ת הָעָ֑רֶב וּכְב֣וֹא הַשֶּׁמֶשׁ֩ צִוָּ֨ה יְהוֹשֻׁ֜עַ וַיֹּרִ֧ידוּ אֶת־נִבְלָת֣וֹ מִן־הָעֵ֗ץ וַיַּשְׁלִ֤יכוּ אוֹתָהּ֙ אֶל־פֶּ֨תַח֙ שַׁ֣עַר הָעִ֔יר וַיָּקִ֤ימוּ עָלָיו֙ גַּל־אֲבָנִ֣ים גָּד֔וֹל עַ֖ד הַיּ֥וֹם הַזֶּֽה
Ay kralını akşam vaktine kadar ağacın üzerine astı; güneş battığında Yeşu buyurdu ve onun cesedini ağaçtan indirdiler, onu şehrin kapısının girişine attılar ve üzerine bu güne kadar büyük bir taş yığını diktiler.
2. Tarihler 24:10
·
Tevrat
וַיִּשְׂמְח֥וּ כָל־הַשָּׂרִ֖ים וְכָל־הָעָ֑ם וַיָּבִ֛יאוּ וַיַּשְׁלִ֥יכוּ לָאָר֖וֹן עַד־לְכַלֵּֽה
Bütün önderler ve bütün halk sevindi; getirdiler ve bitirene kadar sandığa attılar.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Amos 8:3
·
Tevrat
וְהֵילִ֜ילוּ שִׁיר֤וֹת הֵיכָל֙ בַּיּ֣וֹם הַה֔וּא נְאֻ֖ם אֲדֹנָ֣י יְהוִ֑ה רַ֣ב הַפֶּ֔גֶר בְּכָל־מָק֖וֹם הִשְׁלִ֥יךְ הָֽס
O gün tapınağın şarkıları feryat edecek, Efendi Yahve'nin bildirisidir; her yerde ceset çoktur, fırlattı, sus!
Yeremya 41:9
·
Tevrat
וְהַבּ֗וֹר אֲשֶׁר֩ הִשְׁלִ֨יךְ שָׁ֤ם יִשְׁמָעֵאל֙ אֵ֣ת כָּל־פִּגְרֵ֣י הָאֲנָשִׁ֗ים אֲשֶׁ֤ר הִכָּה֙ בְּיַד־גְּדַלְיָ֔הוּ ה֗וּא אֲשֶׁ֤ר עָשָׂה֙ הַמֶּ֣לֶךְ אָסָ֔א מִפְּנֵ֖י בַּעְשָׁ֣א מֶֽלֶךְ־יִשְׂרָאֵ֑ל אֹת֗וֹ מִלֵּ֛א יִשְׁמָעֵ֥אל בֶּן־נְתַנְיָ֖הוּ חֲלָלִֽים
İsmail'in, Gedalya yüzünden vurduğu adamların bütün cesetlerini oraya attığı sarnıç, Kral Asa'nın İsrail kralı Başa yüzünden yaptığı sarnıçtı; Netanya oğlu İsmail onu vurulmuşlarla doldurdu.
Yeşu 10:11
·
Tevrat
וַיְהִ֞י בְּנֻסָ֣ם מִפְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל הֵ֞ם בְּמוֹרַ֤ד בֵּית־חוֹרֹן֙ וַֽיהוָ֡ה הִשְׁלִ֣יךְ עֲלֵיהֶם֩ אֲבָנִ֨ים גְּדֹל֧וֹת מִן־הַשָּׁמַ֛יִם עַד־עֲזֵקָ֖ה וַיָּמֻ֑תוּ רַבִּ֗ים אֲשֶׁר־מֵ֨תוּ֙ בְּאַבְנֵ֣י הַבָּרָ֔ד מֵאֲשֶׁ֥ר הָרְג֛וּ בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל בֶּחָֽרֶב
Onlar İsrail'in önünden kaçarken, onlar Beyt-Horon inişindeyken, Yahve göklerden onların üzerine Azeka'ya kadar büyük taşlar attı ve öldüler; dolu taşlarıyla ölenler, İsrail oğullarının kılıçla öldürdüklerinden daha çoktu.
Ağıtlar 2:1
·
Tevrat
אֵיכָה֩ יָעִ֨יב בְּאַפּ֤וֹ אֲדֹנָי֙ אֶת־בַּת־צִיּ֔וֹן הִשְׁלִ֤יךְ מִשָּׁמַ֨יִם֙ אֶ֔רֶץ תִּפְאֶ֖רֶת יִשְׂרָאֵ֑ל וְלֹא־זָכַ֥ר הֲדֹם־רַגְלָ֖יו בְּי֥וֹם אַפּֽוֹ
Efendi öfkesiyle Siyon kızını nasıl bulutla örttü! İsrail'in güzelliğini göklerden yere fırlattı ve öfkesinin gününde ayak taburesini hatırlamadı.
Çölde Sayım 35:20
·
Tevrat
וְאִם־בְּשִׂנְאָ֖ה יֶהְדָּפֶ֑נּוּ אֽוֹ־הִשְׁלִ֥יךְ עָלָ֛יו בִּצְדִיָּ֖ה וַיָּמֹֽת
Ve eğer nefretle onu iterse veya pusu kurarak onun üzerine fırlatırsa ve o ölürse,
Örnek Ayetler (5)
Yeşu 18:8
·
Tevrat
וַיָּקֻ֥מוּ הָאֲנָשִׁ֖ים וַיֵּלֵ֑כוּ וַיְצַ֣ו יְהוֹשֻׁ֡עַ אֶת־הַהֹלְכִים֩ לִכְתֹּ֨ב אֶת־הָאָ֜רֶץ לֵאמֹ֗ר לְ֠כוּ וְהִתְהַלְּכ֨וּ בָאָ֜רֶץ וְכִתְב֤וּ אוֹתָהּ֙ וְשׁ֣וּבוּ אֵלַ֔י וּ֠פֹה אַשְׁלִ֨יךְ לָכֶ֥ם גּוֹרָ֛ל לִפְנֵ֥י יְהוָ֖ה בְּשִׁלֹֽה
Adamlar kalktılar ve gittiler; ve Yeşu diyarı yazmak için gidenlere buyurdu ve dedi: 'Gidin ve diyarda dolaşın ve onu yazın ve bana dönün; ve burada Şilo'da Yahve'nin önünde size kura atacağım.'
Mezmurlar 60:10
·
Tevrat
מוֹאָ֤ב סִ֬יר רַחְצִ֗י עַל־אֱ֭דוֹם אַשְׁלִ֣יךְ נַעֲלִ֑י עָ֝לַ֗י פְּלֶ֣שֶׁת הִתְרֹעָֽעִֽי
Moav yıkanma çanağımdır; Edom'un üzerine çarığımı atacağım; bana bağır, Filist.
Mezmurlar 108:10
·
Tevrat
מוֹאָ֤ב סִ֬יר רַחְצִ֗י עַל־אֱ֭דוֹם אַשְׁלִ֣יךְ נַעֲלִ֑י עֲלֵֽי־פְ֝לֶ֗שֶׁת אֶתְרוֹעָֽע
Moav yıkanma çanağımdır, Edom üzerine çarığımı fırlatacağım; Filist üzerine zaferle bağıracağım.
2. Tarihler 7:20
·
Tevrat
וּנְתַשְׁתִּ֗ים מֵעַ֤ל אַדְמָתִי֙ אֲשֶׁ֣ר נָתַ֣תִּי לָהֶ֔ם וְאֶת־הַבַּ֤יִת הַזֶּה֙ אֲשֶׁ֣ר הִקְדַּ֣שְׁתִּי לִשְׁמִ֔י אַשְׁלִ֖יךְ מֵעַ֣ל פָּנָ֑י וְאֶתְּנֶ֛נּוּ לְמָשָׁ֥ל וְלִשְׁנִינָ֖ה בְּכָל־הָעַמִּֽים
onları onlara verdiğim toprağımdan sökeceğim, ve adım için kutsal kıldığım bu evi yüzümün önünden atacağım; ve onu bütün halklar arasında bir mesel ve bir alay konusu yapacağım.
Eyüp 29:17
·
Tevrat
וָֽ֭אֲשַׁבְּרָה מְתַלְּע֣וֹת עַוָּ֑ל וּ֝מִשִּׁנָּ֗יו אַשְׁלִ֥יךְ טָֽרֶף
Ve haksızın çenelerini kırardım ve dişlerinden avı atardım.
Örnek Ayetler (5)
2. Samuel 20:22
·
Tevrat
וַתָּבוֹא֩ הָאִשָּׁ֨ה אֶל־כָּל־הָעָ֜ם בְּחָכְמָתָ֗הּ וַֽיִּכְרְת֞וּ אֶת־רֹ֨אשׁ שֶׁ֤בַע בֶּן־בִּכְרִי֙ וַיַּשְׁלִ֣כוּ אֶל־יוֹאָ֔ב וַיִּתְקַע֙ בַּשּׁוֹפָ֔ר וַיָּפֻ֥צוּ מֵֽעַל־הָעִ֖יר אִ֣ישׁ לְאֹהָלָ֑יו וְיוֹאָ֛ב שָׁ֥ב יְרוּשָׁלִַ֖ם אֶל־הַמֶּֽלֶךְ
Kadın bilgeliğiyle bütün halka gitti. Bikri oğlu Şeva'nın başını kestiler ve Yoav'a attılar. O boruyu çaldı ve şehirden dağıldılar, her adam çadırlarına gitti. Yoav da Yeruşalim'e, krala döndü.
Yeremya 38:6
·
Tevrat
וַיִּקְח֣וּ אֶֽת־יִרְמְיָ֗הוּ וַיַּשְׁלִ֨כוּ אֹת֜וֹ אֶל־הַבּ֣וֹר מַלְכִּיָּ֣הוּ בֶן־הַמֶּ֗לֶךְ אֲשֶׁר֙ בַּחֲצַ֣ר הַמַּטָּרָ֔ה וַיְשַׁלְּח֥וּ אֶֽת־יִרְמְיָ֖הוּ בַּחֲבָלִ֑ים וּבַבּ֤וֹר אֵֽין־מַ֨יִם֙ כִּ֣י אִם־טִ֔יט וַיִּטְבַּ֥ע יִרְמְיָ֖הוּ בַּטִּֽיט
Bunun üzerine Yeremya'yı aldılar ve onu muhafız avlusunda olan kral oğlu Malkiya'nın çukuruna attılar; Yeremya'yı iplerle indirdiler. Çukurda su yoktu, ancak çamur vardı ve Yeremya çamura battı.
2. Krallar 10:25
·
Tevrat
וַיְהִ֞י כְּכַלֹּת֣וֹ לַעֲשׂ֣וֹת הָעֹלָ֗ה וַיֹּ֣אמֶר יֵ֠הוּא לָרָצִ֨ים וְלַשָּׁלִשִׁ֜ים בֹּ֤אוּ הַכּוּם֙ אִ֣ישׁ אַל־יֵצֵ֔א וַיַּכּ֖וּם לְפִי־חָ֑רֶב וַיַּשְׁלִ֗כוּ הָֽרָצִים֙ וְהַשָּׁ֣לִשִׁ֔ים וַיֵּלְכ֖וּ עַד־עִ֥יר בֵּית־הַבָּֽעַל
Yakmalık sunuyu yapmayı bitirdiğinde, Yehu muhafızlara ve komutanlara dedi: 'Girin, onları vurun, bir adam çıkmasın.' Onları kılıç ağzıyla vurdular. Muhafızlar ve komutanlar onları attılar ve Baal'ın evinin şehrine kadar gittiler.
Nehemya 9:26
·
Tevrat
וַיַּמְר֨וּ וַֽיִּמְרְד֜וּ בָּ֗ךְ וַיַּשְׁלִ֤כוּ אֶת־תּוֹרָֽתְךָ֙ אַחֲרֵ֣י גַוָּ֔ם וְאֶת־נְבִיאֶ֣יךָ הָרָ֔גוּ אֲשֶׁר־הֵעִ֥ידוּ בָ֖ם לַהֲשִׁיבָ֣ם אֵלֶ֑יךָ וַֽיַּעֲשׂ֔וּ נֶאָצ֖וֹת גְּדוֹלֹֽת
Ve sana isyan ettiler ve başkaldırdılar ve yasanı sırtlarının arkasına attılar ve onları sana döndürmek için onlara tanıklık eden peygamberlerini öldürdüler; ve büyük hakaretler yaptılar.
Yaratılış 37:24
·
Tevrat
וַיִּ֨קָּחֻ֔הוּ וַיַּשְׁלִ֥כוּ אֹת֖וֹ הַבֹּ֑רָה וְהַבּ֣וֹר רֵ֔ק אֵ֥ין בּ֖וֹ מָֽיִם
Onu aldılar ve çukura attılar; çukur boştu, içinde su yoktu.
Örnek Ayetler (4)
Yeremya 36:30
·
Tevrat
לָכֵ֞ן כֹּֽה־אָמַ֣ר יְהוָ֗ה עַל־יְהֽוֹיָקִים֙ מֶ֣לֶךְ יְהוּדָ֔ה לֹא־יִֽהְיֶה־לּ֥וֹ יוֹשֵׁ֖ב עַל־כִּסֵּ֣א דָוִ֑ד וְנִבְלָתוֹ֙ תִּֽהְיֶ֣ה מֻשְׁלֶ֔כֶת לַחֹ֥רֶב בַּיּ֖וֹם וְלַקֶּ֥רַח בַּלָּֽיְלָה
Bu yüzden Yahuda kralı Yehoyakim hakkında Yahve şöyle diyor: Onun Davut'un tahtında oturanı olmayacak; ve onun cesedi gündüz sıcağa ve gece soğuğa atılmış olacak.
1. Krallar 13:24
·
Tevrat
וַיֵּ֕לֶךְ וַיִּמְצָאֵ֧הוּ אַרְיֵ֛ה בַּדֶּ֖רֶךְ וַיְמִיתֵ֑הוּ וַתְּהִ֤י נִבְלָתוֹ֙ מֻשְׁלֶ֣כֶת בַּדֶּ֔רֶךְ וְהַחֲמוֹר֙ עֹמֵ֣ד אֶצְלָ֔הּ וְהָ֣אַרְיֵ֔ה עֹמֵ֖ד אֵ֥צֶל הַנְּבֵלָֽה
Gitti ve yolda onu bir aslan buldu ve onu öldürdü; cesedi yola atılmıştı, eşek onun yanında duruyordu ve aslan da cesedin yanında duruyordu.
1. Krallar 13:25
·
Tevrat
וְהִנֵּ֧ה אֲנָשִׁ֣ים עֹבְרִ֗ים וַיִּרְא֤וּ אֶת־הַנְּבֵלָה֙ מֻשְׁלֶ֣כֶת בַּדֶּ֔רֶךְ וְאֶת־הָ֣אַרְיֵ֔ה עֹמֵ֖ד אֵ֣צֶל הַנְּבֵלָ֑ה וַיָּבֹ֨אוּ֙ וַיְדַבְּר֣וּ בָעִ֔יר אֲשֶׁ֛ר הַנָּבִ֥יא הַזָּקֵ֖ן יֹשֵׁ֥ב בָּֽהּ
Ve işte, yoldan geçen adamlar yola atılmış cesedi ve cesedin yanında duran aslanı gördüler; gelip yaşlı peygamberin oturduğu şehirde anlattılar.
1. Krallar 13:28
·
Tevrat
וַיֵּ֗לֶךְ וַיִּמְצָ֤א אֶת־נִבְלָתוֹ֙ מֻשְׁלֶ֣כֶת בַּדֶּ֔רֶךְ וַֽחֲמוֹר֙ וְהָ֣אַרְיֵ֔ה עֹמְדִ֖ים אֵ֣צֶל הַנְּבֵלָ֑ה לֹֽא־אָכַ֤ל הָֽאַרְיֵה֙ אֶת־הַנְּבֵלָ֔ה וְלֹ֥א שָׁבַ֖ר אֶֽת־הַחֲמֽוֹר
Gitti ve onun cesedini yola atılmış buldu, eşek ve aslan cesedin yanında duruyordu; aslan cesedi yememişti ve eşeği parçalamamıştı.
Örnek Ayetler (4)
Yeşaya 14:19
·
Tevrat
וְאַתָּ֞ה הָשְׁלַ֤כְתָּ מִֽקִּבְרְךָ֙ כְּנֵ֣צֶר נִתְעָ֔ב לְב֥וּשׁ הֲרֻגִ֖ים מְטֹ֣עֲנֵי חָ֑רֶב יוֹרְדֵ֥י אֶל־אַבְנֵי־ב֖וֹר כְּפֶ֥גֶר מוּבָֽס
Ama sen iğrenç bir dal gibi, kılıçla delinmiş öldürülenlerin giysisi gibi, çukurun taşlarına inenler gibi, çiğnenmiş bir ceset gibi mezarından atıldın.
Yeşaya 38:17
·
Tevrat
הִנֵּ֥ה לְשָׁל֖וֹם מַר־לִ֣י מָ֑ר וְאַתָּ֞ה חָשַׁ֤קְתָּ נַפְשִׁי֙ מִשַּׁ֣חַת בְּלִ֔י כִּ֥י הִשְׁלַ֛כְתָּ אַחֲרֵ֥י גֵוְךָ֖ כָּל־חֲטָאָֽי
İşte esenlik için bana acı, acı oldu; ama sen yok oluş çukurundan canımı sevdin, çünkü bütün günahlarımı sırtının arkasına attın.
1. Krallar 14:9
·
Tevrat
וַתָּ֣רַע לַעֲשׂ֔וֹת מִכֹּ֖ל אֲשֶׁר־הָי֣וּ לְפָנֶ֑יךָ וַתֵּ֡לֶךְ וַתַּעֲשֶׂה־לְּךָ֩ אֱלֹהִ֨ים אֲחֵרִ֤ים וּמַסֵּכוֹת֙ לְהַכְעִיסֵ֔נִי וְאֹתִ֥י הִשְׁלַ֖כְתָּ אַחֲרֵ֥י גַוֶּֽךָ
senden önce olanların hepsinden daha kötü davrandın; gittin ve beni öfkelendirmek için kendine başka ilahlar ve dökme putlar yaptın ve beni sırtının arkasına attın.
Nehemya 9:11
·
Tevrat
וְהַיָּם֙ בָּקַ֣עְתָּ לִפְנֵיהֶ֔ם וַיַּֽעַבְר֥וּ בְתוֹךְ־הַיָּ֖ם בַּיַּבָּשָׁ֑ה וְֽאֶת־רֹ֨דְפֵיהֶ֜ם הִשְׁלַ֧כְתָּ בִמְצוֹלֹ֛ת כְּמוֹ־אֶ֖בֶן בְּמַ֥יִם עַזִּֽים
Ve yüzlerinin önünde denizi yardın ve denizin ortasında kuru yerde geçtiler; ve onları kovalayanları güçlü sulara taş gibi derinliklere attın.
Örnek Ayetler (4)
Hakimler 9:53
·
Tevrat
וַתַּשְׁלֵ֞ךְ אִשָּׁ֥ה אַחַ֛ת פֶּ֥לַח רֶ֖כֶב עַל־רֹ֣אשׁ אֲבִימֶ֑לֶךְ וַתָּ֖רִץ אֶת־גֻּלְגָּלְתּֽוֹ
Bir kadın Abimelek'in başına bir değirmen taşı parçası attı ve onun kafatasını kırdı.
Mezmurlar 50:17
·
Tevrat
וְ֭אַתָּה שָׂנֵ֣אתָ מוּסָ֑ר וַתַּשְׁלֵ֖ךְ דְּבָרַ֣י אַחֲרֶֽיךָ
Ve sen terbiyeden nefret ettin; ve sözlerimi arkana attın.
Daniel 8:12
·
Tevrat
וְצָבָ֛א תִּנָּתֵ֥ן עַל־הַתָּמִ֖יד בְּפָ֑שַׁע וְתַשְׁלֵ֤ךְ אֱמֶת֙ אַ֔רְצָה וְעָשְׂתָ֖ה וְהִצְלִֽיחָה
Ve isyanla sürekli sunuya karşı ordu verilecek; gerçeği yere atacak, yapacak ve başaracak.
Yaratılış 21:15
·
Tevrat
וַיִּכְל֥וּ הַמַּ֖יִם מִן־הַחֵ֑מֶת וַתַּשְׁלֵ֣ךְ אֶת־הַיֶּ֔לֶד תַּ֖חַת אַחַ֥ד הַשִּׂיחִֽם
Tulumdan sular tükendi ve çocuğu çalıların birinin altına attı.
Örnek Ayetler (4)
2. Krallar 23:12
·
Tevrat
וְאֶֽת־הַֽמִּזְבְּח֡וֹת אֲשֶׁ֣ר עַל־הַגָּג֩ עֲלִיַּ֨ת אָחָ֜ז אֲשֶׁר־עָשׂ֣וּ מַלְכֵ֣י יְהוּדָ֗ה וְאֶת־הַֽמִּזְבְּחוֹת֙ אֲשֶׁר־עָשָׂ֣ה מְנַשֶּׁ֔ה בִּשְׁתֵּ֛י חַצְר֥וֹת בֵּית־יְהוָ֖ה נָתַ֣ץ הַמֶּ֑לֶךְ וַיָּ֣רָץ מִשָּׁ֔ם וְהִשְׁלִ֥יךְ אֶת־עֲפָרָ֖ם אֶל־נַ֥חַל קִדְרֽוֹן
Kral, Yahuda krallarının yaptığı Ahaz'ın üst odasının damında olan sunakları ve Manaşe'nin Yahve'nin evinin iki avlusunda yaptığı sunakları yıktı; oradan ezdi ve onların tozunu Kidron vadisine attı.
Yoel 1:7
·
Tevrat
שָׂ֤ם גַּפְנִי֙ לְשַׁמָּ֔ה וּתְאֵנָתִ֖י לִקְצָפָ֑ה חָשֹׂ֤ף חֲשָׂפָהּ֙ וְהִשְׁלִ֔יךְ הִלְבִּ֖ינוּ שָׂרִיגֶֽיהָ
Asmamı viraneye çevirdi ve incir ağacımı parçaladı; onu tamamen soydu ve attı, dalları beyazlaştı.
Levililer 1:16
·
Tevrat
וְהֵסִ֥יר אֶת־מֻרְאָת֖וֹ בְּנֹצָתָ֑הּ וְהִשְׁלִ֨יךְ אֹתָ֜הּ אֵ֤צֶל הַמִּזְבֵּ֨חַ֙ קֵ֔דְמָה אֶל־מְק֖וֹם הַדָּֽשֶׁן
Ardından kursağını tüyleriyle birlikte çıkaracak ve onu sunağın yanına, doğuya doğru, kül yerine atacak.
Çölde Sayım 19:6
·
Tevrat
וְלָקַ֣ח הַכֹּהֵ֗ן עֵ֥ץ אֶ֛רֶז וְאֵז֖וֹב וּשְׁנִ֣י תוֹלָ֑עַת וְהִשְׁלִ֕יךְ אֶל־תּ֖וֹךְ שְׂרֵפַ֥ת הַפָּרָֽה
Ve kâhin sedir ağacı ve mercanköşk ve kırmızı iplik alacak ve yanan ineğin içine atacak.
Örnek Ayetler (4)
Yeremya 22:19
·
Tevrat
קְבוּרַ֥ת חֲמ֖וֹר יִקָּבֵ֑ר סָח֣וֹב וְהַשְׁלֵ֔ךְ מֵהָ֖לְאָה לְשַׁעֲרֵ֥י יְרוּשָׁלִָֽם
Eşeğin gömülmesiyle gömülecek, sürüklenerek ve Yeruşalim'in kapılarının ötesine atılarak.
Yeremya 36:23
·
Tevrat
וַיְהִ֣י כִּקְר֣וֹא יְהוּדִ֗י שָׁלֹ֣שׁ דְּלָתוֹת֮ וְאַרְבָּעָה֒ יִֽקְרָעֶ֨הָ֙ בְּתַ֣עַר הַסֹּפֵ֔ר וְהַשְׁלֵ֕ךְ אֶל־הָאֵ֖שׁ אֲשֶׁ֣ר אֶל־הָאָ֑ח עַד־תֹּם֙ כָּל־הַמְּגִלָּ֔ה עַל־הָאֵ֖שׁ אֲשֶׁ֥ר עַל־הָאָֽח
Ve Yehudi üç ve dört sütun okudukça, kral onu yazman bıçağıyla kesiyor ve mangaldaki ateşe atıyordu; ta ki bütün tomar mangaldaki ateşte tükenene kadar.
Daniel 8:11
·
Tevrat
וְעַ֥ד שַֽׂר־הַצָּבָ֖א הִגְדִּ֑יל וּמִמֶּ֨נּוּ֙ הוּרַ֣ם הַתָּמִ֔יד וְהֻשְׁלַ֖ךְ מְכ֥וֹן מִקְדָּשֽׁוֹ
Ve ordunun komutanına kadar büyüdü; ondan sürekli sunu kaldırıldı ve onun tapınağının yeri yıkıldı.
Mısır'dan Çıkış 7:9
·
Tevrat
כִּי֩ יְדַבֵּ֨ר אֲלֵכֶ֤ם פַּרְעֹה֙ לֵאמֹ֔ר תְּנ֥וּ לָכֶ֖ם מוֹפֵ֑ת וְאָמַרְתָּ֣ אֶֽל־אַהֲרֹ֗ן קַ֧ח אֶֽת־מַטְּךָ֛ וְהַשְׁלֵ֥ךְ לִפְנֵֽי־פַרְעֹ֖ה יְהִ֥י לְתַנִּֽין
'Firavun size, 'Kendiniz için bir harika verin' diyerek konuştuğunda, Harun'a diyeceksin: 'Değneğini al ve Firavun'un önüne at, o bir canavar olsun.''
Örnek Ayetler (2)
Vaiz 3:5
·
Tevrat
עֵ֚ת לְהַשְׁלִ֣יךְ אֲבָנִ֔ים וְעֵ֖ת כְּנ֣וֹס אֲבָנִ֑ים עֵ֣ת לַחֲב֔וֹק וְעֵ֖ת לִרְחֹ֥ק מֵחַבֵּֽק
Taşları atmanın vakti ve taşları toplamanın vakti, kucaklamanın vakti ve kucaklamaktan uzaklaşmanın vakti.
Vaiz 3:6
·
Tevrat
עֵ֤ת לְבַקֵּשׁ֙ וְעֵ֣ת לְאַבֵּ֔ד עֵ֥ת לִשְׁמ֖וֹר וְעֵ֥ת לְהַשְׁלִֽיךְ
Aramanın vakti ve kaybetmenin vakti, korumanın vakti ve atmanın vakti.
Örnek Ayetler (2)
Daniel 8:7
·
Tevrat
וּרְאִיתִ֞יו מַגִּ֣יעַ אֵ֣צֶל הָאַ֗יִל וַיִּתְמַרְמַ֤ר אֵלָיו֙ וַיַּ֣ךְ אֶת־הָאַ֔יִל וַיְשַׁבֵּר֙ אֶת־שְׁתֵּ֣י קְרָנָ֔יו וְלֹא־הָ֥יָה כֹ֛חַ בָּאַ֖יִל לַעֲמֹ֣ד לְפָנָ֑יו וַיַּשְׁלִיכֵ֤הוּ אַ֨רְצָה֙ וַֽיִּרְמְסֵ֔הוּ וְלֹא־הָיָ֥ה מַצִּ֛יל לָאַ֖יִל מִיָּדֽוֹ
Ve onu koçun yanına ulaşırken gördüm; ona öfkelendi, koça vurdu ve onun iki boynuzunu kırdı; koçta onun önünde durmak için güç yoktu, onu yere attı ve onu çiğnedi; koçu onun elinden kurtaran yoktu.
Mısır'dan Çıkış 4:3
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר֙ הַשְׁלִיכֵ֣הוּ אַ֔רְצָה וַיַּשְׁלִיכֵ֥הוּ אַ֖רְצָה וַיְהִ֣י לְנָחָ֑שׁ וַיָּ֥נָס מֹשֶׁ֖ה מִפָּנָֽיו
Dedi ki: 'Onu yere at.' Ve onu yere attı, o da yılan oldu; Musa onun önünden kaçtı.
Örnek Ayetler (2)
Zekeriya 11:13
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֵלַ֗י הַשְׁלִיכֵ֨הוּ֙ אֶל־הַיּוֹצֵ֔ר אֶ֣דֶר הַיְקָ֔ר אֲשֶׁ֥ר יָקַ֖רְתִּי מֵֽעֲלֵיהֶ֑ם וָֽאֶקְחָה֙ שְׁלֹשִׁ֣ים הַכֶּ֔סֶף וָאַשְׁלִ֥יךְ אֹת֛וֹ בֵּ֥ית יְהוָ֖ה אֶל־הַיּוֹצֵֽר
Yahve bana dedi: 'Onlar tarafından bana biçilen değerin büyüklüğünü çömlekçiye at.' Böylece otuz gümüşü aldım ve onu Yahve'nin evinde çömlekçiye attım.
Mısır'dan Çıkış 4:3
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר֙ הַשְׁלִיכֵ֣הוּ אַ֔רְצָה וַיַּשְׁלִיכֵ֥הוּ אַ֖רְצָה וַיְהִ֣י לְנָחָ֑שׁ וַיָּ֥נָס מֹשֶׁ֖ה מִפָּנָֽיו
Dedi ki: 'Onu yere at.' Ve onu yere attı, o da yılan oldu; Musa onun önünden kaçtı.
Örnek Ayetler (2)
Mika 2:5
·
Tevrat
לָכֵן֙ לֹֽא־יִֽהְיֶ֣ה לְךָ֔ מַשְׁלִ֥יךְ חֶ֖בֶל בְּגוֹרָ֑ל בִּקְהַ֖ל יְהוָֽה
Bu yüzden Yahve'nin topluluğunda senin için kurayla ip atan olmayacak.
Mezmurlar 147:17
·
Tevrat
מַשְׁלִ֣יךְ קַֽרְח֣וֹ כְפִתִּ֑ים לִפְנֵ֥י קָ֝רָת֗וֹ מִ֣י יַעֲמֹֽד
Buzunu kırıntılar gibi atar; onun soğuğunun önünde kim durabilir?
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 7:15
·
Tevrat
וְהִשְׁלַכְתִּ֥י אֶתְכֶ֖ם מֵעַ֣ל פָּנָ֑י כַּאֲשֶׁ֤ר הִשְׁלַ֨כְתִּי֙ אֶת־כָּל־אֲחֵיכֶ֔ם אֵ֖ת כָּל־זֶ֥רַע אֶפְרָֽיִם
Ve bütün kardeşlerinizi, Efrayim'in bütün soyunu attığım gibi, sizi yüzümün üzerinden atacağım.
Mezmurlar 22:11
·
Tevrat
עָ֭לֶיךָ הָשְׁלַ֣כְתִּי מֵרָ֑חֶם מִבֶּ֥טֶן אִ֝מִּ֗י אֵ֣לִי אָֽתָּה
Rahimden senin üzerine atıldım; annemin rahminden Tanrım sensin.
Örnek Ayetler (2)
2. Krallar 9:25
·
Tevrat
וַיֹּ֗אמֶר אֶל־בִּדְקַר֙ שָֽׁלִשׁ֔וֹ שָׂ֚א הַשְׁלִכֵ֔הוּ בְּחֶלְקַ֕ת שְׂדֵ֖ה נָב֣וֹת הַיִּזְרְעֵאלִ֑י כִּֽי־זְכֹ֞ר אֲנִ֣י וָאַ֗תָּה אֵ֣ת רֹכְבִ֤ים צְמָדִים֙ אַֽחֲרֵי֙ אַחְאָ֣ב אָבִ֔יו וַֽיהוָה֙ נָשָׂ֣א עָלָ֔יו אֶת־הַמַּשָּׂ֖א הַזֶּֽה
Subayı Bidkar'a dedi: 'Kaldır, onu Yizreelli Navot'un tarlasının parçasına at. Çünkü hatırla, ben ve sen babası Ahav'ın arkasından çiftler halinde biniyorduk ve Yahve onun üzerine bu bildiriyi yükledi:'
2. Krallar 9:26
·
Tevrat
אִם־לֹ֡א אֶת־דְּמֵ֣י נָבוֹת֩ וְאֶת־דְּמֵ֨י בָנָ֜יו רָאִ֤יתִי אֶ֨מֶשׁ֙ נְאֻם־יְהוָ֔ה וְשִׁלַּמְתִּ֥י לְךָ֛ בַּחֶלְקָ֥ה הַזֹּ֖את נְאֻם־יְהוָ֑ה וְעַתָּ֗ה שָׂ֧א הַשְׁלִכֵ֛הוּ בַּחֶלְקָ֖ה כִּדְבַ֥ר יְהוָֽה
'Dün gece Navot'un kanını ve oğullarının kanını kesinlikle gördüm, Yahve'nin bildirisidir; ve bu tarlada sana ödeyeceğim, Yahve'nin bildirisidir.' Ve şimdi kaldır, Yahve'nin sözüne göre onu tarlaya at.
Örnek Ayetler (2)
Mezmurlar 51:13
·
Tevrat
אַל־תַּשְׁלִיכֵ֥נִי מִלְּפָנֶ֑יךָ וְר֥וּחַ קָ֝דְשְׁךָ֗ אַל־תִּקַּ֥ח מִמֶּֽנִּי
Beni yüzünün önünden atma ve kutsal ruhunu benden alma.
Mezmurlar 71:9
·
Tevrat
אַֽל־תַּ֭שְׁלִיכֵנִי לְעֵ֣ת זִקְנָ֑ה כִּכְל֥וֹת כֹּ֝חִ֗י אַֽל־תַּעַזְבֵֽנִי
Yaşlılık zamanında beni atma; gücüm tükenince beni terk etme.
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 7:19
·
Tevrat
כַּסְפָּ֞ם בַּחוּצ֣וֹת יַשְׁלִ֗יכוּ וּזְהָבָם֮ לְנִדָּ֣ה יִֽהְיֶה֒ כַּסְפָּ֨ם וּזְהָבָ֜ם לֹֽא־יוּכַ֣ל לְהַצִּילָ֗ם בְּיוֹם֙ עֶבְרַ֣ת יְהוָ֔ה נַפְשָׁם֙ לֹ֣א יְשַׂבֵּ֔עוּ וּמֵעֵיהֶ֖ם לֹ֣א יְמַלֵּ֑אוּ כִּֽי־מִכְשׁ֥וֹל עֲוֺנָ֖ם הָיָֽה
Gümüşlerini sokaklara atacaklar ve altınları kirlilik olacak; Yahve'nin gazabı gününde gümüşleri ve altınları onları kurtaramayacak, canlarını doyurmayacaklar ve bağırsaklarını doldurmayacaklar; çünkü suçlarının tökezleme taşı oldu.
2. Krallar 3:25
·
Tevrat
וְהֶעָרִ֣ים יַהֲרֹ֡סוּ וְכָל־חֶלְקָ֣ה ט֠וֹבָה יַשְׁלִ֨יכוּ אִישׁ־אַבְנ֜וֹ וּמִלְא֗וּהָ וְכָל־מַעְיַן־מַ֤יִם יִסְתֹּ֨מוּ֙ וְכָל־עֵֽץ־ט֣וֹב יַפִּ֔ילוּ עַד־הִשְׁאִ֧יר אֲבָנֶ֛יהָ בַּקִּ֖יר חֲרָ֑שֶׂת וַיָּסֹ֥בּוּ הַקַּלָּעִ֖ים וַיַּכּֽוּהָ
Şehirleri yıktılar ve her iyi tarlaya her adam kendi taşını attı ve onu doldurdular; bütün su pınarlarını tıkadılar ve her iyi ağacı devirdiler; ta ki Kir-Hareset'te taşları kalana kadar; sapancılar etrafını sarıp onu vurdular.
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 43:24
·
Tevrat
וְהִקְרַבְתָּ֖ם לִפְנֵ֣י יְהוָ֑ה וְהִשְׁלִ֨יכוּ הַכֹּהֲנִ֤ים עֲלֵיהֶם֙ מֶ֔לַח וְהֶעֱל֥וּ אוֹתָ֛ם עֹלָ֖ה לַֽיהוָֽה
Ve onları Yahve'nin önüne sunacaksın; ve kâhinler onların üzerine tuz atacaklar, ve onları Yahve'ye yakmalık sunu olarak sunacaklar.
Levililer 14:40
·
Tevrat
וְצִוָּה֙ הַכֹּהֵ֔ן וְחִלְּצוּ֙ אֶת־הָ֣אֲבָנִ֔ים אֲשֶׁ֥ר בָּהֵ֖ן הַנָּ֑גַע וְהִשְׁלִ֤יכוּ אֶתְהֶן֙ אֶל־מִח֣וּץ לָעִ֔יר אֶל־מָק֖וֹם טָמֵֽא
Ardından kâhin buyuracak ve kendilerinde yara olan taşları çıkaracaklar ve onları şehrin dışına, kirli bir yere atacaklar.