174
Kullanım
2
Lemma
32
Türev
40
Anlam
2 lemma, 32 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
וַיִּשְׁתַּחוּ Lemma | vayyiştahu | ve eğildi, yere kapanmak, eğilmek, tapınmak | Fiil | 42 | ||
וַיִּֽשְׁתַּחֲווּ | va-yyiştahavu | ve yere kapandılar, yere kapanmak, secde etmek, tapınmak | Fiil | 35 | ||
Örnek Ayetler (5 / 35) Hakimler 2:12 · Tevrat וַיַּעַזְב֞וּ אֶת־יְהוָ֣ה אֱלֹהֵ֣י אֲבוֹתָ֗ם הַמּוֹצִ֣יא אוֹתָם֮ מֵאֶ֣רֶץ מִצְרַיִם֒ וַיֵּלְכ֞וּ אַחֲרֵ֣י אֱלֹהִ֣ים אֲחֵרִ֗ים מֵאֱלֹהֵ֤י הָֽעַמִּים֙ אֲשֶׁר֙ סְבִיב֣וֹתֵיהֶ֔ם וַיִּֽשְׁתַּחֲו֖וּ לָהֶ֑ם וַיַּכְעִ֖סוּ אֶת־יְהוָֽה Onları Mısır diyarından çıkaran babalarının Tanrısı Yahve'yi bıraktılar ve çevrelerindeki halkların ilahlarından başka ilahların ardınca gittiler ve onlara secde ettiler; böylece Yahve'yi öfkelendirdiler. Hakimler 2:17 · Tevrat וְגַ֤ם אֶל־שֹֽׁפְטֵיהֶם֙ לֹ֣א שָׁמֵ֔עוּ כִּ֣י זָנ֗וּ אַֽחֲרֵי֙ אֱלֹהִ֣ים אֲחֵרִ֔ים וַיִּֽשְׁתַּחֲו֖וּ לָהֶ֑ם סָ֣רוּ מַהֵ֗ר מִן־הַדֶּ֜רֶךְ אֲשֶׁ֨ר הָלְכ֧וּ אֲבוֹתָ֛ם לִשְׁמֹ֥עַ מִצְוֺת־יְהוָ֖ה לֹא־עָ֥שׂוּ כֵֽן Ancak hakimlerini de dinlemediler, çünkü başka ilahların ardınca fahişelik ettiler ve onlara secde ettiler; babalarının Yahve'nin buyruklarını dinleyerek yürüdükleri yoldan çabucak saptılar, onlar böyle yapmadılar. Yeremya 1:16 · Tevrat וְדִבַּרְתִּ֤י מִשְׁפָּטַי֙ אוֹתָ֔ם עַ֖ל כָּל־רָעָתָ֑ם אֲשֶׁ֣ר עֲזָב֗וּנִי וַֽיְקַטְּרוּ֙ לֵאלֹהִ֣ים אֲחֵרִ֔ים וַיִּֽשְׁתַּחֲו֖וּ לְמַעֲשֵׂ֥י יְדֵיהֶֽם Beni terk ettikleri, başka ilahlara buhur yaktıkları ve ellerinin işlerine secde ettikleri için tüm kötülükleri yüzünden onlara hükümlerimi konuşacağım. Yeremya 16:11 · Tevrat וְאָמַרְתָּ֣ אֲלֵיהֶ֗ם עַל֩ אֲשֶׁר־עָזְב֨וּ אֲבוֹתֵיכֶ֤ם אוֹתִי֙ נְאֻם־יְהוָ֔ה וַיֵּלְכ֗וּ אַֽחֲרֵי֙ אֱלֹהִ֣ים אֲחֵרִ֔ים וַיַּעַבְד֖וּם וַיִּשְׁתַּחֲו֣וּ לָהֶ֑ם וְאֹתִ֣י עָזָ֔בוּ וְאֶת־תּוֹרָתִ֖י לֹ֥א שָׁמָֽרוּ onlara diyeceksin: 'Çünkü babalarınız beni bıraktılar, Yahve'nin bildirisidir; ve başka ilahların ardınca gittiler ve onlara kulluk ettiler ve onlara secde ettiler; ve beni bıraktılar ve yasamı tutmadılar. Yeremya 22:9 · Tevrat וְאָ֣מְר֔וּ עַ֚ל אֲשֶׁ֣ר עָֽזְב֔וּ אֶת־בְּרִ֥ית יְהוָ֖ה אֱלֹֽהֵיהֶ֑ם וַיִּֽשְׁתַּחֲו֛וּ לֵאלֹהִ֥ים אֲחֵרִ֖ים וַיַּעַבְדֽוּם Ve diyecekler: Çünkü Tanrıları Yahve'nin antlaşmasını bıraktılar, başka ilahlara eğildiler ve onlara kulluk ettiler. | ||||||
לְהִשְׁתַּחֲוֺת | lehiştahavot | yere kapanmak, yere kapanmak, secde etmek, tapınmak | Fiil | 14 | ||
וַתִּשְׁתַּחוּ | va-ttiştahu | ve eğildi, eğilmek, yere kapanmak, tapınmak | Fiil | 7 | ||
וְהִשְׁתַּֽחֲוּוּ | ve-hiştahavu | ve yere kapandılar, yere kapanmak, eğilmek, tapınmak | Fiil | 7 | ||
תִשְׁתַּחֲוֶה | tiştahave | yere kapanacaksın, yere kapanmak, tapınmak, saygı göstermek | Fiil | 6 | ||
תִֽשְׁתַּחֲווּ | tiştahavu | yere kapanacaksınız, yere kapanmak, eğilmek, tapınmak | Fiil | 6 | ||
יִשְׁתַּחֲוּוּ | yiştahavu | yere kapanacaklar, yere kapanmak, eğilmek, tapınmak | Fiil | 6 | ||
הִשְׁתַּחֲווּ | hiştahavu | yere kapandılar, yere kapanmak, eğilmek, tapınmak | Fiil | 5 | ||
וְהִשְׁתַּחֲוִיתֶם | ve-hiştahavitem | ve yere kapanacaksınız, yere kapanmak, secde etmek, tapınmak | Fiil | 5 | ||
וְהִשְׁתַּחֲוִיתָ | ve-hiştahavita | ve yere kapandın, yere kapanmak, secde etmek, tapınmak | Fiil | 4 | ||
וּלְהִשְׁתַּחֲוֺת | u-le-hiştahavot | ve yere kapanmak, yere kapanmak, secde etmek, tapınmak | Fiil | 3 | ||
מִֽשְׁתַּחֲוִים | miştahavim | yere kapananlar, yere kapanmak, secde etmek, tapınmak, saygı göstermek | Fiil | 3 | ||
יִשְׁתַּחֲוֶה | yiştahave | yere kapanacak, yere kapanmak, secde etmek, tapınmak | Fiil | 3 | ||
וְהִֽשְׁתַּחֲוֵיתִי | ve-hiştahaveyti | ve yere kapandım, yere kapanmak, eğilmek, tapınmak | Fiil | 2 | ||
אֶשְׁתַּחֲוֶה | eştahaveh | yere kapanacağım, yere kapanmak, eğilmek, secde etmek | Fiil | 2 | ||
מִֽשְׁתַּחֲוֶה | miştahave | eğilen, eğilmek, yere kapanmak, tapınmak | Fiil | 2 | ||
וּמִֽשְׁתַּחֲוִים | u-miştehavim | ve yere kapananlar, yere kapanmak, eğilmek, tapınmak | Fiil | 2 | ||
וַתִּֽשְׁתַּחֲוֶֽיןָ | va-ttiştahaveyna | ve yere kapandılar, yere kapanmak, eğilmek, tapınmak | Fiil | 2 | ||
וָֽאֶשְׁתַּחֲוֶה | va-eştahaveh | ve yere kapandım, yere kapanmak, secde etmek, tapınmak | Fiil | 2 | ||
Örnek Ayetler (5 / 42)
Hakimler 7:15
·
Tevrat
וַיְהִי֩ כִשְׁמֹ֨עַ גִּדְע֜וֹן אֶת־מִסְפַּ֧ר הַחֲל֛וֹם וְאֶת־שִׁבְר֖וֹ וַיִּשְׁתָּ֑חוּ וַיָּ֨שָׁב֙ אֶל־מַחֲנֵ֣ה יִשְׂרָאֵ֔ל וַיֹּ֣אמֶר ק֔וּמוּ כִּֽי־נָתַ֧ן יְהוָ֛ה בְּיֶדְכֶ֖ם אֶת־מַחֲנֵ֥ה מִדְיָֽן
Gideon rüyanın anlatımını ve yorumunu duyduğunda secde etti. Sonra İsrail ordugahına döndü ve dedi: "Kalkın, çünkü Yahve Midyan ordugahını elinize verdi."
2. Samuel 1:2
·
Tevrat
וַיְהִ֣י בַּיּ֣וֹם הַשְּׁלִישִׁ֗י וְהִנֵּה֩ אִ֨ישׁ בָּ֤א מִן־הַֽמַּחֲנֶה֙ מֵעִ֣ם שָׁא֔וּל וּבְגָדָ֣יו קְרֻעִ֔ים וַאֲדָמָ֖ה עַל־רֹאשׁ֑וֹ וַיְהִי֙ בְּבֹא֣וֹ אֶל־דָּוִ֔ד וַיִּפֹּ֥ל אַ֖רְצָה וַיִּשְׁתָּֽחוּ
Üçüncü günde, işte Şaul'un yanından, ordugahtan bir adam geldi; giysileri yırtıktı ve başının üzerinde toprak vardı. Davut'a geldiğinde yere düştü ve secde etti.
2. Samuel 9:6
·
Tevrat
וַ֠יָּבֹא מְפִיבֹ֨שֶׁת בֶּן־יְהוֹנָתָ֤ן בֶּן־שָׁאוּל֙ אֶל־דָּוִ֔ד וַיִּפֹּ֥ל עַל־פָּנָ֖יו וַיִּשְׁתָּ֑חוּ וַיֹּ֤אמֶר דָּוִד֙ מְפִיבֹ֔שֶׁת וַיֹּ֖אמֶר הִנֵּ֥ה עַבְדֶּֽךָ
Şaul oğlu Yonatan oğlu Mefivoşet Davut'a geldi, yüzü üzerine düştü ve secde etti. Davut dedi: 'Mefivoşet.' Ve o dedi: 'İşte kulun.'
2. Samuel 9:8
·
Tevrat
וַיִּשְׁתַּ֕חוּ וַיֹּ֖אמֶר מֶ֣ה עַבְדֶּ֑ךָ כִּ֣י פָנִ֔יתָ אֶל־הַכֶּ֥לֶב הַמֵּ֖ת אֲשֶׁ֥ר כָּמֽוֹנִי
O secde etti ve dedi: 'Kulun nedir ki, benim gibi ölü bir köpeğe baktın?'
2. Samuel 12:20
·
Tevrat
וַיָּקָם֩ דָּוִ֨ד מֵהָאָ֜רֶץ וַיִּרְחַ֣ץ וַיָּ֗סֶךְ וַיְחַלֵּף֙ שִׂמְלֹתָ֔יו וַיָּבֹ֥א בֵית־יְהוָ֖ה וַיִּשְׁתָּ֑חוּ וַיָּבֹא֙ אֶל־בֵּית֔וֹ וַיִּשְׁאַ֕ל וַיָּשִׂ֥ימוּ ל֛וֹ לֶ֖חֶם וַיֹּאכַֽל
Bunun üzerine Davut yerden kalktı, yıkandı, yağlandı ve giysilerini değiştirdi; Yahve'nin evine gelip secde etti. Sonra evine geldi, istedi ve ona ekmek koydular, o da yedi.
Örnek Ayetler (5 / 35)
Hakimler 2:12
·
Tevrat
וַיַּעַזְב֞וּ אֶת־יְהוָ֣ה אֱלֹהֵ֣י אֲבוֹתָ֗ם הַמּוֹצִ֣יא אוֹתָם֮ מֵאֶ֣רֶץ מִצְרַיִם֒ וַיֵּלְכ֞וּ אַחֲרֵ֣י אֱלֹהִ֣ים אֲחֵרִ֗ים מֵאֱלֹהֵ֤י הָֽעַמִּים֙ אֲשֶׁר֙ סְבִיב֣וֹתֵיהֶ֔ם וַיִּֽשְׁתַּחֲו֖וּ לָהֶ֑ם וַיַּכְעִ֖סוּ אֶת־יְהוָֽה
Onları Mısır diyarından çıkaran babalarının Tanrısı Yahve'yi bıraktılar ve çevrelerindeki halkların ilahlarından başka ilahların ardınca gittiler ve onlara secde ettiler; böylece Yahve'yi öfkelendirdiler.
Hakimler 2:17
·
Tevrat
וְגַ֤ם אֶל־שֹֽׁפְטֵיהֶם֙ לֹ֣א שָׁמֵ֔עוּ כִּ֣י זָנ֗וּ אַֽחֲרֵי֙ אֱלֹהִ֣ים אֲחֵרִ֔ים וַיִּֽשְׁתַּחֲו֖וּ לָהֶ֑ם סָ֣רוּ מַהֵ֗ר מִן־הַדֶּ֜רֶךְ אֲשֶׁ֨ר הָלְכ֧וּ אֲבוֹתָ֛ם לִשְׁמֹ֥עַ מִצְוֺת־יְהוָ֖ה לֹא־עָ֥שׂוּ כֵֽן
Ancak hakimlerini de dinlemediler, çünkü başka ilahların ardınca fahişelik ettiler ve onlara secde ettiler; babalarının Yahve'nin buyruklarını dinleyerek yürüdükleri yoldan çabucak saptılar, onlar böyle yapmadılar.
Yeremya 1:16
·
Tevrat
וְדִבַּרְתִּ֤י מִשְׁפָּטַי֙ אוֹתָ֔ם עַ֖ל כָּל־רָעָתָ֑ם אֲשֶׁ֣ר עֲזָב֗וּנִי וַֽיְקַטְּרוּ֙ לֵאלֹהִ֣ים אֲחֵרִ֔ים וַיִּֽשְׁתַּחֲו֖וּ לְמַעֲשֵׂ֥י יְדֵיהֶֽם
Beni terk ettikleri, başka ilahlara buhur yaktıkları ve ellerinin işlerine secde ettikleri için tüm kötülükleri yüzünden onlara hükümlerimi konuşacağım.
Yeremya 16:11
·
Tevrat
וְאָמַרְתָּ֣ אֲלֵיהֶ֗ם עַל֩ אֲשֶׁר־עָזְב֨וּ אֲבוֹתֵיכֶ֤ם אוֹתִי֙ נְאֻם־יְהוָ֔ה וַיֵּלְכ֗וּ אַֽחֲרֵי֙ אֱלֹהִ֣ים אֲחֵרִ֔ים וַיַּעַבְד֖וּם וַיִּשְׁתַּחֲו֣וּ לָהֶ֑ם וְאֹתִ֣י עָזָ֔בוּ וְאֶת־תּוֹרָתִ֖י לֹ֥א שָׁמָֽרוּ
onlara diyeceksin: 'Çünkü babalarınız beni bıraktılar, Yahve'nin bildirisidir; ve başka ilahların ardınca gittiler ve onlara kulluk ettiler ve onlara secde ettiler; ve beni bıraktılar ve yasamı tutmadılar.
Yeremya 22:9
·
Tevrat
וְאָ֣מְר֔וּ עַ֚ל אֲשֶׁ֣ר עָֽזְב֔וּ אֶת־בְּרִ֥ית יְהוָ֖ה אֱלֹֽהֵיהֶ֑ם וַיִּֽשְׁתַּחֲו֛וּ לֵאלֹהִ֥ים אֲחֵרִ֖ים וַיַּעַבְדֽוּם
Ve diyecekler: Çünkü Tanrıları Yahve'nin antlaşmasını bıraktılar, başka ilahlara eğildiler ve onlara kulluk ettiler.
Örnek Ayetler (5 / 14)
Hezekiel 46:9
·
Tevrat
וּבְב֨וֹא עַם־הָאָ֜רֶץ לִפְנֵ֣י יְהוָה֮ בַּמּֽוֹעֲדִים֒ הַבָּ֡א דֶּרֶךְ־שַׁ֨עַר צָפ֜וֹן לְהִֽשְׁתַּחֲוֺ֗ת יֵצֵא֙ דֶּרֶךְ־שַׁ֣עַר נֶ֔גֶב וְהַבָּא֙ דֶּרֶךְ־שַׁ֣עַר נֶ֔גֶב יֵצֵ֖א דֶּרֶךְ־שַׁ֣עַר צָפ֑וֹנָה לֹ֣א יָשׁ֗וּב דֶּ֤רֶךְ הַשַּׁ֨עַר֙ אֲשֶׁר־בָּ֣א ב֔וֹ כִּ֥י נִכְח֖וֹ יֵצֵֽא
Ve yerin halkı buluşma zamanlarında Yahve'nin önüne geldiğinde, tapınmak için kuzey kapısı yoluyla gelen güney kapısı yoluyla çıkacak; ve güney kapısı yoluyla gelen kuzey kapısı yoluyla çıkacak. Geldiği kapının yoluyla dönmeyecek, çünkü karşısından çıkacak.
2. Samuel 15:5
·
Tevrat
וְהָיָה֙ בִּקְרָב־אִ֔ישׁ לְהִשְׁתַּחֲוֺ֖ת ל֑וֹ וְשָׁלַ֧ח אֶת־יָד֛וֹ וְהֶחֱזִ֥יק ל֖וֹ וְנָ֥שַׁק לֽוֹ
Ve bir adam ona eğilmek için yaklaştığında, elini uzatırdı, onu tutardı ve onu öperdi.
Yeremya 7:2
·
Tevrat
עֲמֹ֗ד בְּשַׁ֨עַר֙ בֵּ֣ית יְהוָ֔ה וְקָרָ֣אתָ שָּׁ֔ם אֶת־הַדָּבָ֖ר הַזֶּ֑ה וְאָמַרְתָּ֞ שִׁמְע֣וּ דְבַר־יְהוָ֗ה כָּל־יְהוּדָה֙ הַבָּאִים֙ בַּשְּׁעָרִ֣ים הָאֵ֔לֶּה לְהִֽשְׁתַּחֲוֺ֖ת לַיהוָֽה
Yahve'nin evinin kapısında dur ve orada bu sözü duyur ve de ki: 'Yahve'ye secde etmek için bu kapılardan giren bütün Yahuda, Yahve'nin sözünü dinleyin.'
Yeremya 26:2
·
Tevrat
כֹּ֣ה אָמַ֣ר יְהוָ֗ה עֲמֹד֮ בַּחֲצַ֣ר בֵּית־יְהוָה֒ וְדִבַּרְתָּ֞ עַל־כָּל־עָרֵ֣י יְהוּדָ֗ה הַבָּאִים֙ לְהִשְׁתַּחֲוֺ֣ת בֵּית־יְהוָ֔ה אֵ֚ת כָּל־הַדְּבָרִ֔ים אֲשֶׁ֥ר צִוִּיתִ֖יךָ לְדַבֵּ֣ר אֲלֵיהֶ֑ם אַל־תִּגְרַ֖ע דָּבָֽר
Yahve şöyle diyor: Yahve'nin evinin avlusunda dur ve Yahve'nin evinde secde etmeye gelen bütün Yahuda şehirlerine, onlara söylemeni sana buyurduğum bütün sözleri söyle; bir söz eksiltme.
1. Samuel 1:3
·
Tevrat
וְעָלָה֩ הָאִ֨ישׁ הַה֤וּא מֵֽעִירוֹ֙ מִיָּמִ֣ים יָמִ֔ימָה לְהִֽשְׁתַּחֲוֺ֧ת וְלִזְבֹּ֛חַ לַיהוָ֥ה צְבָא֖וֹת בְּשִׁלֹ֑ה וְשָׁ֞ם שְׁנֵ֣י בְנֵֽי־עֵלִ֗י חָפְנִי֙ וּפִ֣נְחָ֔ס כֹּהֲנִ֖ים לַיהוָֽה
Ve o adam Ordular Yahve'sine secde etmek ve kurban kesmek için yıldan yıla şehrinden Şilo'ya çıkardı; ve orada Eli'nin iki oğlu, Hofni ve Finehas, Yahve'ye kâhinlerdi.
Örnek Ayetler (5 / 7)
2. Samuel 14:4
·
Tevrat
וַ֠תֹּאמֶר הָאִשָּׁ֤ה הַתְּקֹעִית֙ אֶל־הַמֶּ֔לֶךְ וַתִּפֹּ֧ל עַל־אַפֶּ֛יהָ אַ֖רְצָה וַתִּשְׁתָּ֑חוּ וַתֹּ֖אמֶר הוֹשִׁ֥עָה הַמֶּֽלֶךְ
Tekoalı kadın krala konuştu ve yüzü üzerine yere düştü ve eğildi ve dedi: 'Kurtar ey kral!'
1. Samuel 25:23
·
Tevrat
וַתֵּ֤רֶא אֲבִיגַ֨יִל֙ אֶת־דָּוִ֔ד וַתְּמַהֵ֕ר וַתֵּ֖רֶד מֵעַ֣ל הַחֲמ֑וֹר וַתִּפֹּ֞ל לְאַפֵּ֤י דָוִד֙ עַל־פָּנֶ֔יהָ וַתִּשְׁתַּ֖חוּ אָֽרֶץ
Abigail Davut'u gördü ve acele etti ve eşeğin üzerinden indi; Davut'un önüne yüzü üzerine düştü ve yere eğildi.
1. Samuel 25:41
·
Tevrat
וַתָּ֕קָם וַתִּשְׁתַּ֥חוּ אַפַּ֖יִם אָ֑רְצָה וַתֹּ֗אמֶר הִנֵּ֤ה אֲמָֽתְךָ֙ לְשִׁפְחָ֔ה לִרְחֹ֕ץ רַגְלֵ֖י עַבְדֵ֥י אֲדֹנִֽי
O kalktı, yüzüstü yere eğildi ve dedi: 'İşte cariyen, efendimin kullarının ayaklarını yıkamak için hizmetçidir.'
2. Krallar 4:37
·
Tevrat
וַתָּבֹא֙ וַתִּפֹּ֣ל עַל־רַגְלָ֔יו וַתִּשְׁתַּ֖חוּ אָ֑רְצָה וַתִּשָּׂ֥א אֶת־בְּנָ֖הּ וַתֵּצֵֽא
Geldi ve onun ayaklarına düştü ve yere kapandı; oğlunu kaldırdı ve çıktı.
1. Krallar 1:16
·
Tevrat
וַתִּקֹּ֣ד בַּת־שֶׁ֔בַע וַתִּשְׁתַּ֖חוּ לַמֶּ֑לֶךְ וַיֹּ֥אמֶר הַמֶּ֖לֶךְ מַה־לָּֽךְ
Bat-Şeva eğildi ve krala yere kapandı. Kral dedi: 'Neyin var?'
Örnek Ayetler (5 / 7)
Hezekiel 46:3
·
Tevrat
וְהִשְׁתַּחֲו֣וּ עַם־הָאָ֗רֶץ פֶּ֚תַח הַשַּׁ֣עַר הַה֔וּא בַּשַּׁבָּת֖וֹת וּבֶחֳדָשִׁ֑ים לִפְנֵ֖י יְהוָֽה
Ve yerin halkı Şabatlarda ve yeni aylarda o kapının girişinde Yahve'nin önünde tapınacak.
Yeşaya 27:13
·
Tevrat
וְהָיָ֣ה בַּיּ֣וֹם הַה֗וּא יִתָּקַע֮ בְּשׁוֹפָ֣ר גָּדוֹל֒ וּבָ֗אוּ הָאֹֽבְדִים֙ בְּאֶ֣רֶץ אַשּׁ֔וּר וְהַנִּדָּחִ֖ים בְּאֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם וְהִשְׁתַּחֲו֧וּ לַיהוָ֛ה בְּהַ֥ר הַקֹּ֖דֶשׁ בִּירוּשָׁלִָֽם
Ve o günde büyük şofar çalınacak; Asur diyarında kaybolanlar ve Mısır diyarında sürülmüş olanlar gelecekler ve Yeruşalim'de kutsal dağda Yahve'ye eğilecekler.
Yeşaya 60:14
·
Tevrat
וְהָלְכ֨וּ אֵלַ֤יִךְ שְׁח֨וֹחַ֙ בְּנֵ֣י מְעַנַּ֔יִךְ וְהִֽשְׁתַּחֲו֛וּ עַל־כַּפּ֥וֹת רַגְלַ֖יִךְ כָּל־מְנַֽאֲצָ֑יִךְ וְקָ֤רְאוּ לָךְ֙ עִ֣יר יְהוָ֔ה צִיּ֖וֹן קְד֥וֹשׁ יִשְׂרָאֵֽל
Ve sana eziyet edenlerin oğulları sana eğilerek gidecekler ve seni hor görenlerin tümü ayaklarının tabanlarına secde edecekler; ve sana Yahve'nin şehri, İsrail'in Kutsalının Siyon'u diye çağıracaklar.
Mezmurlar 99:5
·
Tevrat
רֽוֹמְמ֡וּ יְה֘וָ֤ה אֱלֹהֵ֗ינוּ וְֽ֭הִשְׁתַּחֲווּ לַהֲדֹ֥ם רַגְלָ֗יו קָד֥וֹשׁ הֽוּא
Tanrımız Yahve'yi yüceltin ve ayaklarının taburesine secde edin; o kutsaldır.
Mezmurlar 99:9
·
Tevrat
רֽוֹמְמ֡וּ יְה֘וָ֤ה אֱלֹהֵ֗ינוּ וְ֭הִֽשְׁתַּחֲווּ לְהַ֣ר קָדְשׁ֑וֹ כִּֽי־קָ֝ד֗וֹשׁ יְהוָ֥ה אֱלֹהֵֽינוּ
Tanrımız Yahve'yi yüceltin ve onun kutsal dağına secde edin; çünkü Tanrımız Yahve kutsaldır.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Mika 5:12
·
Tevrat
וְהִכְרַתִּ֧י פְסִילֶ֛יךָ וּמַצֵּבוֹתֶ֖יךָ מִקִּרְבֶּ֑ךָ וְלֹֽא־תִשְׁתַּחֲוֶ֥ה ע֖וֹד לְמַעֲשֵׂ֥ה יָדֶֽיךָ
Ve oyma putlarını ve dikili taşlarını içinden kesip atacağım ve artık ellerinin işine eğilmeyeceksin.
Mezmurlar 81:10
·
Tevrat
לֹֽא־יִהְיֶ֣ה בְ֭ךָ אֵ֣ל זָ֑ר וְלֹ֥א תִ֝שְׁתַּחֲוֶ֗ה לְאֵ֣ל נֵכָֽר
Sende yabancı ilah olmayacak ve yabancı ilaha eğilmeyeceksin.
Yasa'nın Tekrarı 5:9
·
Tevrat
לֹא־תִשְׁתַּחֲוֶ֥ה לָהֶ֖ם וְלֹ֣א תָעָבְדֵ֑ם כִּ֣י אָנֹכִ֞י יְהוָ֤ה אֱלֹהֶ֨יךָ֙ אֵ֣ל קַנָּ֔א פֹּ֠קֵד עֲוֺ֨ן אָב֧וֹת עַל־בָּנִ֛ים וְעַל־שִׁלֵּשִׁ֥ים וְעַל־רִבֵּעִ֖ים לְשֹׂנְאָֽי
Onlara eğilmeyeceksin ve onlara kulluk etmeyeceksin; çünkü ben, senin Tanrın Yahve, benden nefret edenlerin atalarının suçunu oğullar üzerinde ve üçüncüler üzerinde ve dördüncüler üzerinde yoklayan kıskanç bir Tanrı'yım.
Mısır'dan Çıkış 20:5
·
Tevrat
לֹֽא־תִשְׁתַּחֲוֶ֥ה לָהֶ֖ם וְלֹ֣א תָעָבְדֵ֑ם כִּ֣י אָֽנֹכִ֞י יְהוָ֤ה אֱלֹהֶ֨יךָ֙ אֵ֣ל קַנָּ֔א פֹּ֠קֵד עֲוֺ֨ן אָבֹ֧ת עַל־בָּנִ֛ים עַל־שִׁלֵּשִׁ֥ים וְעַל־רִבֵּעִ֖ים לְשֹׂנְאָֽי
Onlara eğilmeyeceksin ve onlara hizmet etmeyeceksin; çünkü ben, Tanrın Yahve, benden nefret edenlerin babalarının suçunu oğullardan, üçüncülerden ve dördüncülerden soran kıskanç bir Tanrı'yım.
Mısır'dan Çıkış 23:24
·
Tevrat
לֹֽא־תִשְׁתַּחֲוֶ֤ה לֵאלֹֽהֵיהֶם֙ וְלֹ֣א תָֽעָבְדֵ֔ם וְלֹ֥א תַעֲשֶׂ֖ה כְּמַֽעֲשֵׂיהֶ֑ם כִּ֤י הָרֵס֙ תְּהָ֣רְסֵ֔ם וְשַׁבֵּ֥ר תְּשַׁבֵּ֖ר מַצֵּבֹתֵיהֶֽם
Onların ilahlarına eğilmeyeceksin ve onlara kulluk etmeyeceksin ve onların işleri gibi yapmayacaksın; ancak onları kesinlikle yıkacaksın ve onların dikili taşlarını kesinlikle parçalayacaksın.
Örnek Ayetler (5 / 6)
2. Krallar 17:35
·
Tevrat
וַיִּכְרֹ֨ת יְהוָ֤ה אִתָּם֙ בְּרִ֔ית וַיְצַוֵּ֣ם לֵאמֹ֔ר לֹ֥א תִֽירְא֖וּ אֱלֹהִ֣ים אֲחֵרִ֑ים וְלֹא־תִשְׁתַּחֲו֣וּ לָהֶ֔ם וְלֹ֣א תַעַבְד֔וּם וְלֹ֥א תִזְבְּח֖וּ לָהֶֽם
Ve Yahve onlarla antlaşma yaptı ve onlara diyerek buyurdu: 'Başka ilahlardan korkmayacaksınız, onlara eğilmeyeceksiniz, onlara kulluk etmeyeceksiniz ve onlara kurban kesmeyeceksiniz.'
2. Krallar 17:36
·
Tevrat
כִּ֣י אִֽם־אֶת־יְהוָ֗ה אֲשֶׁר֩ הֶעֱלָ֨ה אֶתְכֶ֜ם מֵאֶ֧רֶץ מִצְרַ֛יִם בְּכֹ֧חַ גָּד֛וֹל וּבִזְר֥וֹעַ נְטוּיָ֖ה אֹת֣וֹ תִירָ֑אוּ וְל֥וֹ תִֽשְׁתַּחֲו֖וּ וְל֥וֹ תִזְבָּֽחוּ
Ancak sizi Mısır diyarından büyük güçle ve uzatılmış kolla çıkaran Yahve'den, O'ndan korkacaksınız, O'na eğileceksiniz ve O'na kurban keseceksiniz.
2. Krallar 18:22
·
Tevrat
וְכִי־תֹאמְר֣וּן אֵלַ֔י אֶל־יְהוָ֥ה אֱלֹהֵ֖ינוּ בָּטָ֑חְנוּ הֲלוֹא־ה֗וּא אֲשֶׁ֨ר הֵסִ֤יר חִזְקִיָּ֨הוּ֙ אֶת־בָּמֹתָ֣יו וְאֶת־מִזְבְּחֹתָ֔יו וַיֹּ֤אמֶר לִֽיהוּדָה֙ וְלִיר֣וּשָׁלִַ֔ם לִפְנֵי֙ הַמִּזְבֵּ֣חַ הַזֶּ֔ה תִּֽשְׁתַּחֲו֖וּ בִּירוּשָׁלִָֽם
Ve eğer bana derseniz: 'Tanrımız Yahve'ye güvendik'; Hizkiya'nın O'nun yüksek yerlerini ve O'nun sunaklarını kaldırdığı ve Yahuda'ya ve Yeruşalim'e: 'Yeruşalim'de bu sunağın önünde eğileceksiniz' dediği O değil midir?
Yeşaya 36:7
·
Tevrat
וְכִי־תֹאמַ֣ר אֵלַ֔י אֶל־יְהוָ֥ה אֱלֹהֵ֖ינוּ בָּטָ֑חְנוּ הֲלוֹא־ה֗וּא אֲשֶׁ֨ר הֵסִ֤יר חִזְקִיָּ֨הוּ֙ אֶת־בָּמֹתָ֣יו וְאֶת־מִזְבְּחֹתָ֔יו וַיֹּ֤אמֶר לִֽיהוּדָה֙ וְלִיר֣וּשָׁלִַ֔ם לִפְנֵ֛י הַמִּזְבֵּ֥חַ הַזֶּ֖ה תִּֽשְׁתַּחֲוֽוּ
Ve eğer bana dersen: 'Tanrımız Yahve'ye güvendik'; Hizkiya'nın onun yüksek yerlerini ve onun sunaklarını kaldırdığı ve Yahuda'ya ve Yeruşalim'e: 'Bu sunağın önünde secde edeceksiniz' dediği o değil mi?
Yeşu 23:7
·
Tevrat
לְבִלְתִּי־בוֹא֙ בַּגּוֹיִ֣ם הָאֵ֔לֶּה הַנִּשְׁאָרִ֥ים הָאֵ֖לֶּה אִתְּכֶ֑ם וּבְשֵׁ֨ם אֱלֹהֵיהֶ֤ם לֹא־תַזְכִּ֨ירוּ֙ וְלֹ֣א תַשְׁבִּ֔יעוּ וְלֹ֣א תַעַבְד֔וּם וְלֹ֥א תִֽשְׁתַּחֲו֖וּ לָהֶֽם
Sizinle kalan bu ulusların arasına girmemek için; ve onların ilahlarının adını anmayacaksınız ve yemin ettirmeyeceksiniz ve onlara kulluk etmeyeceksiniz ve onlara eğilmeyeceksiniz.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Yeşaya 2:8
·
Tevrat
וַתִּמָּלֵ֥א אַרְצ֖וֹ אֱלִילִ֑ים לְמַעֲשֵׂ֤ה יָדָיו֙ יִֽשְׁתַּחֲו֔וּ לַאֲשֶׁ֥ר עָשׂ֖וּ אֶצְבְּעֹתָֽיו
Ve onun yeri ilahlarla doldu; ellerinin işine, parmaklarının yaptığına eğilirler.
Yeşaya 45:14
·
Tevrat
כֹּ֣ה אָמַ֣ר יְהוָ֗ה יְגִ֨יעַ מִצְרַ֥יִם וּֽסְחַר־כּוּשׁ֮ וּסְבָאִים֮ אַנְשֵׁ֣י מִדָּה֒ עָלַ֤יִךְ יַעֲבֹ֨רוּ֙ וְלָ֣ךְ יִֽהְי֔וּ אַחֲרַ֣יִךְ יֵלֵ֔כוּ בַּזִּקִּ֖ים יַעֲבֹ֑רוּ וְאֵלַ֤יִךְ יִֽשְׁתַּחֲוּוּ֙ אֵלַ֣יִךְ יִתְפַּלָּ֔לוּ אַ֣ךְ בָּ֥ךְ אֵ֛ל וְאֵ֥ין ע֖וֹד אֶ֥פֶס אֱלֹהִֽים
Yahve şöyle diyor: Mısır'ın emeği ve Kuş'un ticareti ve boylu poslu adamlar olan Sebalılar sana geçecekler ve senin olacaklar; senin arkandan yürüyecekler, zincirler içinde geçecekler; ve sana secde edecekler, sana dua edecekler: 'Gerçekten Tanrı sendedir ve başkası yoktur, başka Tanrı yoktur.'
Yeşaya 46:6
·
Tevrat
הַזָּלִ֤ים זָהָב֙ מִכִּ֔יס וְכֶ֖סֶף בַּקָּנֶ֣ה יִשְׁקֹ֑לוּ יִשְׂכְּר֤וּ צוֹרֵף֙ וְיַעֲשֵׂ֣הוּ אֵ֔ל יִסְגְּד֖וּ אַף־יִֽשְׁתַּחֲוּֽוּ
Keseden altın dökenler ve gümüşü terazide tartarlar; kuyumcu kiralarlar ve onu ilah yapar, secde ederler, hatta eğilirler.
Yeşaya 49:23
·
Tevrat
וְהָי֨וּ מְלָכִ֜ים אֹֽמְנַ֗יִךְ וְשָׂרֽוֹתֵיהֶם֙ מֵינִ֣יקֹתַ֔יִךְ אַפַּ֗יִם אֶ֚רֶץ יִשְׁתַּ֣חֲווּ לָ֔ךְ וַעֲפַ֥ר רַגְלַ֖יִךְ יְלַחֵ֑כוּ וְיָדַ֨עַתְּ֙ כִּֽי־אֲנִ֣י יְהוָ֔ה אֲשֶׁ֥ר לֹֽא־יֵבֹ֖שׁוּ קוָֹֽי
Ve krallar senin bakıcıların ve onların prensesleri senin sütannelerin olacaklar; yüzüstü yere sana eğilecekler ve ayaklarının tozunu yalayacaklar; ve bileceksin ki ben Yahve'yim, ki beni bekleyenler utanmayacaklar.
Mezmurlar 66:4
·
Tevrat
כָּל־הָאָ֤רֶץ יִשְׁתַּחֲו֣וּ לְ֭ךָ וִֽיזַמְּרוּ־לָ֑ךְ יְזַמְּר֖וּ שִׁמְךָ֣ סֶֽלָה
Bütün yer sana secde eder ve sana terennüm ederler; senin adını terennüm ederler. Sela.
Örnek Ayetler (5)
Yeremya 8:2
·
Tevrat
וּשְׁטָחוּם֩ לַשֶּׁ֨מֶשׁ וְלַיָּרֵ֜חַ וּלְכֹ֣ל צְבָ֣א הַשָּׁמַ֗יִם אֲשֶׁ֨ר אֲהֵב֜וּם וַאֲשֶׁ֤ר עֲבָדוּם֙ וַֽאֲשֶׁר֙ הָלְכ֣וּ אַֽחֲרֵיהֶ֔ם וַאֲשֶׁ֣ר דְּרָשׁ֔וּם וַאֲשֶׁ֥ר הִֽשְׁתַּחֲו֖וּ לָהֶ֑ם לֹ֤א יֵאָֽסְפוּ֙ וְלֹ֣א יִקָּבֵ֔רוּ לְדֹ֛מֶן עַל־פְּנֵ֥י הָאֲדָמָ֖ה יִֽהְיֽוּ
Onları sevdikleri, onlara hizmet ettikleri, onların ardınca yürüdükleri, onları aradıkları ve onlara secde ettikleri güneşe, aya ve göklerin tüm ordusuna serecekler; toplanmayacaklar ve gömülmeyecekler, toprağın yüzünde gübre olacaklar.
1. Tarihler 16:29
·
Tevrat
הָב֥וּ לַיהוָ֖ה כְּב֣וֹד שְׁמ֑וֹ שְׂא֤וּ מִנְחָה֙ וּבֹ֣אוּ לְפָנָ֔יו הִשְׁתַּחֲו֥וּ לַיהוָ֖ה בְּהַדְרַת־קֹֽדֶשׁ
Yahve'ye adının yüceliğini verin; sunu getirin ve onun önüne gelin, kutsal ihtişamla Yahve'ye secde edin.
Mezmurlar 29:2
·
Tevrat
הָב֣וּ לַֽ֭יהוָה כְּב֣וֹד שְׁמ֑וֹ הִשְׁתַּחֲו֥וּ לַ֝יהוָ֗ה בְּהַדְרַת־קֹֽדֶשׁ
Yahve'ye adının yüceliğini verin; kutsal görkem içinde Yahve'ye eğilin.
Mezmurlar 96:9
·
Tevrat
הִשְׁתַּחֲו֣וּ לַ֭יהוָה בְּהַדְרַת־קֹ֑דֶשׁ חִ֥ילוּ מִ֝פָּנָ֗יו כָּל־הָאָֽרֶץ
Kutsallığın haşmetiyle Yahve'ye yere kapanın; onun yüzünden titreyin, bütün yer.
Mezmurlar 97:7
·
Tevrat
יֵבֹ֤שׁוּ כָּל־עֹ֬בְדֵי פֶ֗סֶל הַמִּֽתְהַלְלִ֥ים בָּאֱלִילִ֑ים הִשְׁתַּחֲווּ־ל֝וֹ כָּל־אֱלֹהִֽים
Oyma puta kulluk edenlerin, putlarla övünenlerin hepsi utansın; ona yere kapanın, bütün ilahlar.
Örnek Ayetler (5)
1. Krallar 9:6
·
Tevrat
אִם־שׁ֨וֹב תְּשֻׁב֜וּן אַתֶּ֤ם וּבְנֵיכֶם֙ מֵֽאַחֲרַ֔י וְלֹ֤א תִשְׁמְרוּ֙ מִצְוֺתַ֣י חֻקֹּתַ֔י אֲשֶׁ֥ר נָתַ֖תִּי לִפְנֵיכֶ֑ם וַהֲלַכְתֶּ֗ם וַעֲבַדְתֶּם֙ אֱלֹהִ֣ים אֲחֵרִ֔ים וְהִשְׁתַּחֲוִיתֶ֖ם לָהֶֽם
Eğer siz ve oğullarınız arkamdan kesinlikle dönerseniz ve önünüze verdiğim buyruklarımı, kurallarımı tutmazsanız ve gidip başka ilahlara kulluk ederseniz ve onlara secde ederseniz,
Yeşu 23:16
·
Tevrat
בְּ֠עָבְרְכֶם אֶת־בְּרִ֨ית יְהוָ֥ה אֱלֹהֵיכֶם֮ אֲשֶׁ֣ר צִוָּ֣ה אֶתְכֶם֒ וַהֲלַכְתֶּ֗ם וַעֲבַדְתֶּם֙ אֱלֹהִ֣ים אֲחֵרִ֔ים וְהִשְׁתַּחֲוִיתֶ֖ם לָהֶ֑ם וְחָרָ֤ה אַף־יְהוָה֙ בָּכֶ֔ם וַאֲבַדְתֶּ֣ם מְהֵרָ֔ה מֵעַל֙ הָאָ֣רֶץ הַטּוֹבָ֔ה אֲשֶׁ֖ר נָתַ֥ן לָכֶֽם
Tanrınız Yahve'nin size buyurduğu antlaşmasını bozduğunuzda; ve gidip başka ilahlara kulluk ettiğinizde ve onlara eğildiğinizde; Yahve'nin öfkesi size karşı alevlenecek ve size verdiği iyi yerin üzerinden hızla yok olacaksınız.
2. Tarihler 7:19
·
Tevrat
וְאִם־תְּשׁוּב֣וּן אַתֶּ֔ם וַעֲזַבְתֶּם֙ חֻקּוֹתַ֣י וּמִצְוֺתַ֔י אֲשֶׁ֥ר נָתַ֖תִּי לִפְנֵיכֶ֑ם וַהֲלַכְתֶּ֗ם וַעֲבַדְתֶּם֙ אֱלֹהִ֣ים אֲחֵרִ֔ים וְהִשְׁתַּחֲוִיתֶ֖ם לָהֶֽם
Ama eğer siz dönerseniz ve önünüze koyduğum kurallarımı ve buyruklarımı bırakırsanız, ve gidip başka ilahlara kulluk ederseniz ve onlara secde ederseniz;
Yasa'nın Tekrarı 11:16
·
Tevrat
הִשָּֽׁמְר֣וּ לָכֶ֔ם פֶּ֥ן יִפְתֶּ֖ה לְבַבְכֶ֑ם וְסַרְתֶּ֗ם וַעֲבַדְתֶּם֙ אֱלֹהִ֣ים אֲחֵרִ֔ים וְהִשְׁתַּחֲוִיתֶ֖ם לָהֶֽם
Kendinize dikkat edin, yoksa kalbiniz aldanır ve saparsınız ve başka ilahlara kulluk edersiniz ve onlara secde edersiniz.
Mısır'dan Çıkış 24:1
·
Tevrat
וְאֶל־מֹשֶׁ֨ה אָמַ֜ר עֲלֵ֣ה אֶל־יְהוָ֗ה אַתָּה֙ וְאַהֲרֹן֙ נָדָ֣ב וַאֲבִיה֔וּא וְשִׁבְעִ֖ים מִזִּקְנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל וְהִשְׁתַּחֲוִיתֶ֖ם מֵרָחֹֽק
Ve Musa'ya dedi: 'Sen ve Harun, Nadav ve Avihu ve İsrail'in ihtiyarlarından yetmiş kişi Yahve'ye çıkın; ve uzaktan eğileceksiniz.'
Örnek Ayetler (4)
Yasa'nın Tekrarı 4:19
·
Tevrat
וּפֶן־תִּשָּׂ֨א עֵינֶ֜יךָ הַשָּׁמַ֗יְמָה וְֽ֠רָאִיתָ אֶת־הַשֶּׁ֨מֶשׁ וְאֶת־הַיָּרֵ֜חַ וְאֶת־הַכּֽוֹכָבִ֗ים כֹּ֚ל צְבָ֣א הַשָּׁמַ֔יִם וְנִדַּחְתָּ֛ וְהִשְׁתַּחֲוִ֥יתָ לָהֶ֖ם וַעֲבַדְתָּ֑ם אֲשֶׁ֨ר חָלַ֜ק יְהוָ֤ה אֱלֹהֶ֨יךָ֙ אֹתָ֔ם לְכֹל֙ הָֽעַמִּ֔ים תַּ֖חַת כָּל־הַשָּׁמָֽיִם
Ve gözlerini göklere kaldırıp güneşi, ayı ve yıldızları, göklerin bütün ordusunu gördüğünde, sürüklenmeyesin ve onlara secde etmeyesin ve onlara kulluk etmeyesin; ki Tanrın Yahve onları bütün göklerin altındaki bütün halklara paylaştırdı.
Yasa'nın Tekrarı 8:19
·
Tevrat
וְהָיָ֗ה אִם־שָׁכֹ֤חַ תִּשְׁכַּח֙ אֶת־יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ וְהָֽלַכְתָּ֗ אַחֲרֵי֙ אֱלֹהִ֣ים אֲחֵרִ֔ים וַעֲבַדְתָּ֖ם וְהִשְׁתַּחֲוִ֣יתָ לָהֶ֑ם הַעִדֹ֤תִי בָכֶם֙ הַיּ֔וֹם כִּ֥י אָבֹ֖ד תֹּאבֵדֽוּן
Ve eğer Tanrın Yahve'yi kesinlikle unutursan ve başka ilahların ardınca gidersen ve onlara kulluk edersen ve onlara secde edersen, bugün size tanıklık ederim ki kesinlikle yok olacaksınız.
Yasa'nın Tekrarı 26:10
·
Tevrat
וְעַתָּ֗ה הִנֵּ֤ה הֵבֵ֨אתִי֙ אֶת־רֵאשִׁית֙ פְּרִ֣י הָאֲדָמָ֔ה אֲשֶׁר־נָתַ֥תָּה לִּ֖י יְהוָ֑ה וְהִנַּחְתּ֗וֹ לִפְנֵי֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ וְהִֽשְׁתַּחֲוִ֔יתָ לִפְנֵ֖י יְהוָ֥ה אֱלֹהֶֽיךָ
Ve şimdi, işte, Yahve, bana verdiğin toprağın meyvesinin ilkini getirdim.' Onu Tanrın Yahve'nin önüne koyacaksın ve Tanrın Yahve'nin önünde eğileceksin.
Yasa'nın Tekrarı 30:17
·
Tevrat
וְאִם־יִפְנֶ֥ה לְבָבְךָ֖ וְלֹ֣א תִשְׁמָ֑ע וְנִדַּחְתָּ֗ וְהִֽשְׁתַּחֲוִ֛יתָ לֵאלֹהִ֥ים אֲחֵרִ֖ים וַעֲבַדְתָּֽם
Ama eğer kalbin dönerse ve dinlemezsen ve sürüklenip başka ilahlara secde edersen ve onlara kulluk edersen;
Örnek Ayetler (3)
Hakimler 2:19
·
Tevrat
וְהָיָ֣ה בְּמ֣וֹת הַשּׁוֹפֵ֗ט יָשֻׁ֨בוּ֙ וְהִשְׁחִ֣יתוּ מֵֽאֲבוֹתָ֔ם לָלֶ֗כֶת אַֽחֲרֵי֙ אֱלֹהִ֣ים אֲחֵרִ֔ים לְעָבְדָ֖ם וּלְהִשְׁתַּחֲוֺ֣ת לָהֶ֑ם לֹ֤א הִפִּ֨ילוּ֙ מִמַּ֣עַלְלֵיהֶ֔ם וּמִדַּרְכָּ֖ם הַקָּשָֽׁה
Hakim öldüğünde dönerlerdi ve başka ilahların ardınca gitmek, onlara kulluk etmek ve onlara secde etmek için babalarından daha çok bozarlardı; işlerinden ve inatçı yollarından vazgeçmediler.
Yeremya 13:10
·
Tevrat
הָעָם֩ הַזֶּ֨ה הָרָ֜ע הַֽמֵּאֲנִ֣ים לִשְׁמ֣וֹעַ אֶת־דְּבָרַ֗י הַהֹֽלְכִים֙ בִּשְׁרִר֣וּת לִבָּ֔ם וַיֵּלְכ֗וּ אַֽחֲרֵי֙ אֱלֹהִ֣ים אֲחֵרִ֔ים לְעָבְדָ֖ם וּלְהִשְׁתַּחֲוֺ֣ת לָהֶ֑ם וִיהִי֙ כָּאֵז֣וֹר הַזֶּ֔ה אֲשֶׁ֥ר לֹא־יִצְלַ֖ח לַכֹּֽל
Sözlerimi işitmeyi reddeden, kalplerinin inadında yürüyen, başka ilahlara kulluk etmek ve onlara eğilmek için onların ardından giden bu kötü halk, hiçbir şeye yaramayan bu kuşak gibi olacak.
Yeremya 25:6
·
Tevrat
וְאַל־תֵּלְכ֗וּ אַֽחֲרֵי֙ אֱלֹהִ֣ים אֲחֵרִ֔ים לְעָבְדָ֖ם וּלְהִשְׁתַּחֲוֺ֣ת לָהֶ֑ם וְלֹֽא־תַכְעִ֤יסוּ אוֹתִי֙ בְּמַעֲשֵׂ֣ה יְדֵיכֶ֔ם וְלֹ֥א אָרַ֖ע לָכֶֽם
Ve onlara kulluk etmek için ve onlara eğilmek için başka ilahların ardından gitmeyin; ve ellerinizin işiyle beni öfkelendirmeyin ve size kötülük yapmayacağım.'
Örnek Ayetler (3)
Nehemya 9:6
·
Tevrat
אַתָּה־ה֣וּא יְהוָה֮ לְבַדֶּךָ֒ אַתָּ֣ה עָשִׂ֡יתָ אֶֽת־הַשָּׁמַיִם֩ שְׁמֵ֨י הַשָּׁמַ֜יִם וְכָל־צְבָאָ֗ם הָאָ֜רֶץ וְכָל־אֲשֶׁ֤ר עָלֶ֨יהָ֙ הַיַּמִּים֙ וְכָל־אֲשֶׁ֣ר בָּהֶ֔ם וְאַתָּ֖ה מְחַיֶּ֣ה אֶת־כֻּלָּ֑ם וּצְבָ֥א הַשָּׁמַ֖יִם לְךָ֥ מִשְׁתַּחֲוִֽים
Yalnız sen Yahve'sin; gökleri, göklerin göklerini ve bütün ordularını, yeri ve üzerindeki bütün olanları, denizleri ve içlerindeki bütün olanları sen yaptın; ve sen hepsini yaşatıyorsun ve göklerin ordusu sana secde ediyorlar.
2. Tarihler 29:28
·
Tevrat
וְכָל־הַקָּהָל֙ מִֽשְׁתַּחֲוִ֔ים וְהַשִּׁ֣יר מְשׁוֹרֵ֔ר וְהַחֲצֹצְר֖וֹת מַחְצְרִ֑ים הַכֹּ֕ל עַ֖ד לִכְל֥וֹת הָעֹלָֽה
Bütün topluluk secde ediyordu, şarkı söyleniyordu ve borazanlar çalıyordu; hepsi yakmalık sununun bitmesine kadardı.
Yaratılış 37:9
·
Tevrat
וַיַּחֲלֹ֥ם עוֹד֙ חֲל֣וֹם אַחֵ֔ר וַיְסַפֵּ֥ר אֹת֖וֹ לְאֶחָ֑יו וַיֹּ֗אמֶר הִנֵּ֨ה חָלַ֤מְתִּֽי חֲלוֹם֙ ע֔וֹד וְהִנֵּ֧ה הַשֶּׁ֣מֶשׁ וְהַיָּרֵ֗חַ וְאַחַ֤ד עָשָׂר֙ כּֽוֹכָבִ֔ים מִֽשְׁתַּחֲוִ֖ים לִֽי
Sonra başka bir rüya daha gördü ve onu kardeşlerine anlattı ve dedi: 'İşte bir rüya daha gördüm; ve işte güneş, ay ve on bir yıldız bana eğiliyordu.'
Örnek Ayetler (3)
2. Samuel 15:32
·
Tevrat
וַיְהִ֤י דָוִד֙ בָּ֣א עַד־הָרֹ֔אשׁ אֲשֶֽׁר־יִשְׁתַּחֲוֶ֥ה שָׁ֖ם לֵאלֹהִ֑ים וְהִנֵּ֤ה לִקְרָאתוֹ֙ חוּשַׁ֣י הָאַרְכִּ֔י קָר֨וּעַ֙ כֻּתָּנְתּ֔וֹ וַאֲדָמָ֖ה עַל־רֹאשֽׁוֹ
Davut orada Tanrı'ya secde ettiği başa geldi; ve işte onu karşılamak için Arklı Huşay, giysisi yırtık ve başında toprak vardı.
2. Tarihler 25:14
·
Tevrat
וַיְהִ֗י אַחֲרֵ֨י ב֤וֹא אֲמַצְיָ֨הוּ֙ מֵֽהַכּ֣וֹת אֶת־אֲדוֹמִ֔ים וַיָּבֵ֗א אֶת־אֱלֹהֵי֙ בְּנֵ֣י שֵׂעִ֔יר וַיַּֽעֲמִידֵ֥ם ל֖וֹ לֵאלֹהִ֑ים וְלִפְנֵיהֶ֥ם יִֽשְׁתַּחֲוֶ֖ה וְלָהֶ֥ם יְקַטֵּֽר
Amatsya'nın Edomluları vurmaktan gelmesinden sonra, Seir oğullarının ilahlarını getirdi ve onları kendisine ilahlar olarak dikti; onların önünde eğildi ve onlara buhur yaktı.
Ester 3:2
·
Tevrat
וְכָל־עַבְדֵ֨י הַמֶּ֜לֶךְ אֲשֶׁר־בְּשַׁ֣עַר הַמֶּ֗לֶךְ כֹּרְעִ֤ים וּמִֽשְׁתַּחֲוִים֙ לְהָמָ֔ן כִּי־כֵ֖ן צִוָּה־ל֣וֹ הַמֶּ֑לֶךְ וּמָ֨רְדֳּכַ֔י לֹ֥א יִכְרַ֖ע וְלֹ֥א יִֽשְׁתַּחֲוֶֽה
Ve kralın kapısında olan kralın bütün kulları Haman'a diz çöküyorlar ve eğiliyorlardı, çünkü kral onun için böyle buyurmuştu; ama Mordekay diz çökmüyordu ve eğilmiyordu.
Örnek Ayetler (2)
1. Samuel 15:30
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר חָטָ֔אתִי עַתָּ֗ה כַּבְּדֵ֥נִי נָ֛א נֶ֥גֶד זִקְנֵֽי־עַמִּ֖י וְנֶ֣גֶד יִשְׂרָאֵ֑ל וְשׁ֣וּב עִמִּ֔י וְהִֽשְׁתַּחֲוֵ֖יתִי לַֽיהוָ֥ה אֱלֹהֶֽיךָ
Dedi ki: 'Günah işledim; şimdi lütfen halkımın ihtiyarları önünde ve İsrail'in önünde beni onurlandır; benimle dön ve Tanrın Yahve'ye tapınayım.'
2. Krallar 5:18
·
Tevrat
לַדָּבָ֣ר הַזֶּ֔ה יִסְלַ֥ח יְהוָ֖ה לְעַבְדֶּ֑ךָ בְּב֣וֹא אֲדֹנִ֣י בֵית־רִמּוֹן֩ לְהִשְׁתַּחֲוֺ֨ת שָׁ֜מָּה וְה֣וּא נִשְׁעָ֣ן עַל־יָדִ֗י וְהִֽשְׁתַּחֲוֵ֨יתִי֙ בֵּ֣ית רִמֹּ֔ן בְּהִשְׁתַּחֲוָיָ֨תִי֙ בֵּ֣ית רִמֹּ֔ן יִסְלַח־יְהוָ֥ה לְעַבְדְּךָ֖ בַּדָּבָ֥ר הַזֶּֽה
'Bu şey için Yahve kulunu bağışlasın: Efendim oraya eğilmek için Rimmon evine geldiğinde ve o elime yaslandığında ve ben Rimmon evinde eğildiğimde, ben Rimmon evinde eğildiğimde Yahve kulunu bu şeyde bağışlasın.'
Örnek Ayetler (2)
Mezmurlar 5:8
·
Tevrat
וַאֲנִ֗י בְּרֹ֣ב חַ֭סְדְּךָ אָב֣וֹא בֵיתֶ֑ךָ אֶשְׁתַּחֲוֶ֥ה אֶל־הֵֽיכַל־קָ֝דְשְׁךָ֗ בְּיִרְאָתֶֽךָ
Ama ben merhametinin çokluğuyla evine gireceğim; senin korkunla kutsal tapınağına doğru eğileceğim.
Mezmurlar 138:2
·
Tevrat
אֶשְׁתַּחֲוֶ֨ה אֶל־הֵיכַ֪ל קָדְשְׁךָ֡ וְא֘וֹדֶ֤ה אֶת־שְׁמֶ֗ךָ עַל־חַסְדְּךָ֥ וְעַל־אֲמִתֶּ֑ךָ כִּֽי־הִגְדַּ֥לְתָּ עַל־כָּל־שִׁ֝מְךָ֗ אִמְרָתֶֽךָ
Senin kutsal tapınağına doğru eğileceğim ve sadakatin ve gerçeğin için senin adına şükredeceğim; çünkü sözünü bütün adının üzerinde büyüttün.
Örnek Ayetler (2)
2. Krallar 19:37
·
Tevrat
וַיְהִי֩ ה֨וּא מִֽשְׁתַּחֲוֶ֜ה בֵּ֣ית נִסְרֹ֣ךְ אֱלֹהָ֗יו וְֽאַדְרַמֶּ֨לֶךְ וְשַׂרְאֶ֤צֶר בָּנָיו֙ הִכֻּ֣הוּ בַחֶ֔רֶב וְהֵ֥מָּה נִמְלְט֖וּ אֶ֣רֶץ אֲרָרָ֑ט וַיִּמְלֹ֛ךְ אֵֽסַר־חַדֹּ֥ן בְּנ֖וֹ תַּחְתָּֽיו
O, ilahı Nisrok'un evinde tapınırken, oğulları Adrammelek ve Saretser onu kılıçla vurdular; ve onlar Ararat diyarına kaçtılar. Ve onun yerine oğlu Esarhaddon kral oldu.
Yeşaya 37:38
·
Tevrat
וַיְהִי֩ ה֨וּא מִֽשְׁתַּחֲוֶ֜ה בֵּ֣ית נִסְרֹ֣ךְ אֱלֹהָ֗יו וְֽאַדְרַמֶּ֨לֶךְ וְשַׂרְאֶ֤צֶר בָּנָיו֙ הִכֻּ֣הוּ בַחֶ֔רֶב וְהֵ֥מָּה נִמְלְט֖וּ אֶ֣רֶץ אֲרָרָ֑ט וַיִּמְלֹ֛ךְ אֵֽסַר־חַדֹּ֥ן בְּנ֖וֹ תַּחְתָּֽיו
O, ilahı Nisrok'un evinde tapınırken, oğulları Adrammelek ve Şaretser onu kılıçla vurdular ve onlar Ararat diyarına kaçtılar; ve onun yerine oğlu Esar-Haddon kral oldu.
Örnek Ayetler (2)
Nehemya 9:3
·
Tevrat
וַיָּק֨וּמוּ֙ עַל־עָמְדָ֔ם וַֽיִּקְרְא֗וּ בְּסֵ֨פֶר תּוֹרַ֧ת יְהוָ֛ה אֱלֹהֵיהֶ֖ם רְבִעִ֣ית הַיּ֑וֹם וּרְבִעִית֙ מִתְוַדִּ֣ים וּמִֽשְׁתַּחֲוִ֔ים לַיהוָ֖ה אֱלֹהֵיהֶֽם
Yerlerinde kalktılar ve günün dörtte biri Tanrıları Yahve'nin yasası kitabında okudular; ve dörtte biri itiraf ediyorlardı ve Tanrıları Yahve'ye secde ediyorlardı.
Ester 3:2
·
Tevrat
וְכָל־עַבְדֵ֨י הַמֶּ֜לֶךְ אֲשֶׁר־בְּשַׁ֣עַר הַמֶּ֗לֶךְ כֹּרְעִ֤ים וּמִֽשְׁתַּחֲוִים֙ לְהָמָ֔ן כִּי־כֵ֖ן צִוָּה־ל֣וֹ הַמֶּ֑לֶךְ וּמָ֨רְדֳּכַ֔י לֹ֥א יִכְרַ֖ע וְלֹ֥א יִֽשְׁתַּחֲוֶֽה
Ve kralın kapısında olan kralın bütün kulları Haman'a diz çöküyorlar ve eğiliyorlardı, çünkü kral onun için böyle buyurmuştu; ama Mordekay diz çökmüyordu ve eğilmiyordu.
Örnek Ayetler (2)
Yaratılış 33:6
·
Tevrat
וַתִּגַּ֧שְׁןָ הַשְּׁפָח֛וֹת הֵ֥נָּה וְיַלְדֵיהֶ֖ן וַתִּֽשְׁתַּחֲוֶֽיןָ
Cariyeler, onlar ve çocukları yaklaştılar ve eğildiler.
Yaratılış 37:7
·
Tevrat
וְ֠הִנֵּה אֲנַ֜חְנוּ מְאַלְּמִ֤ים אֲלֻמִּים֙ בְּת֣וֹךְ הַשָּׂדֶ֔ה וְהִנֵּ֛ה קָ֥מָה אֲלֻמָּתִ֖י וְגַם־נִצָּ֑בָה וְהִנֵּ֤ה תְסֻבֶּ֨ינָה֙ אֲלֻמֹּ֣תֵיכֶ֔ם וַתִּֽשְׁתַּחֲוֶ֖יןָ לַאֲלֻמָּתִֽי
Ve işte biz tarlanın ortasında demetler bağlıyorduk; ve işte benim demetim kalktı ve ayrıca dikildi; ve işte sizin demetleriniz etrafını sardı ve benim demetime eğildiler.
Örnek Ayetler (2)
1. Samuel 15:25
·
Tevrat
וְעַתָּ֕ה שָׂ֥א נָ֖א אֶת־חַטָּאתִ֑י וְשׁ֣וּב עִמִּ֔י וְאֶֽשְׁתַּחֲוֶ֖ה לַֽיהוָֽה
Ve şimdi, lütfen günahımı bağışla; benimle dön ve Yahve'ye tapınayım.
Yaratılış 24:48
·
Tevrat
וָאֶקֹּ֥ד וָֽאֶשְׁתַּחֲוֶ֖ה לַיהוָ֑ה וָאֲבָרֵ֗ךְ אֶת־יְהוָה֙ אֱלֹהֵי֙ אֲדֹנִ֣י אַבְרָהָ֔ם אֲשֶׁ֤ר הִנְחַ֨נִי֙ בְּדֶ֣רֶךְ אֱמֶ֔ת לָקַ֛חַת אֶת־בַּת־אֲחִ֥י אֲדֹנִ֖י לִבְנֽוֹ
'Başımı eğdim ve Yahve'ye secde ettim; efendimin kardeşinin kızını onun oğlu için almak üzere beni gerçek yolda yönlendiren efendim İbrahim'in Tanrısı Yahve'yi bereketledim.'