699
Kullanım
15
Lemma
85
Türev
94
Anlam
15 lemma, 85 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
מִשְׁאֲלוֹתֶֽיךָ | miş'aloteyha | senin dileklerini, dilek, istek, talep | Zamir | 1 | ||
הַשֵּׁלָנִי Lemma | ha-şşelani | Şelalı, Şelalı, huzurlu, sakin | İsim | 1 | ||
וְהָאֶשְׁתָּאֻֽלִֽי Lemma | ve-ha-eşta'uli | ve Eştaollu, Eştaollu, Eştaol halkı | İsim | 1 | ||
שְׁאָלָה Lemma | şe'ala | sordu, sormak, istemek, talep etmek | Fiil | 1 | ||
שְׁאוֹל | şe'ol | sorgu yeri, sorgu yeri, ölüler diyarı, mezar | İsim | 33 | ||
Örnek Ayetler (4 / 33) Hezekiel 32:21 · Tevrat יְדַבְּרוּ־ל֞וֹ אֵלֵ֧י גִבּוֹרִ֛ים מִתּ֥וֹךְ שְׁא֖וֹל אֶת־עֹֽזְרָ֑יו יָֽרְד֛וּ שָׁכְב֥וּ הָעֲרֵלִ֖ים חַלְלֵי־חָֽרֶב Yiğitlerin güçlüleri Şeol'ün ortasından onun yardımcılarıyla birlikte ona konuşacaklar: Sünnetsizler, kılıçla öldürülmüş olanlar indiler, yattılar. Hezekiel 32:27 · Tevrat וְלֹ֤א יִשְׁכְּבוּ֙ אֶת־גִּבּוֹרִ֔ים נֹפְלִ֖ים מֵעֲרֵלִ֑ים אֲשֶׁ֣ר יָרְדֽוּ־שְׁא֣וֹל בִּכְלֵֽי־מִלְחַמְתָּם֩ וַיִּתְּנ֨וּ אֶת־חַרְבוֹתָ֜ם תַּ֣חַת רָאשֵׁיהֶ֗ם וַתְּהִ֤י עֲוֺֽנֹתָם֙ עַל־עַצְמוֹתָ֔ם כִּֽי־חִתִּ֥ית גִּבּוֹרִ֖ים בְּאֶ֥רֶץ חַיִּֽים Ve sünnetsizlerden düşen yiğitlerle birlikte yatmayacaklar, ki onlar savaş silahlarıyla Şeol'e indiler ve kılıçlarını başlarının altına koydular ve onların suçları onların kemikleri üzerinde oldu; çünkü yaşam diyarında yiğitlerin dehşeti vardı. 2. Samuel 22:6 · Tevrat חֶבְלֵ֥י שְׁא֖וֹל סַבֻּ֑נִי קִדְּמֻ֖נִי מֹֽקְשֵׁי־מָֽוֶת Şeol ipleri beni sardı, ölüm tuzakları karşıma çıktı. Hoşea 13:14 · Tevrat מִיַּ֤ד שְׁאוֹל֙ אֶפְדֵּ֔ם מִמָּ֖וֶת אֶגְאָלֵ֑ם אֱהִ֨י דְבָרֶיךָ֜ מָ֗וֶת אֱהִ֤י קָֽטָבְךָ֙ שְׁא֔וֹל נֹ֖חַם יִסָּתֵ֥ר מֵעֵינָֽי Şeol'ün elinden onları fidye ile kurtaracağım, ölümden onları kurtaracağım; nerede senin vebaların, ey ölüm? Nerede senin yıkımın, ey Şeol? Teselli gözlerimden gizlenecek. | ||||||
שְׁאֽוֹלָה | şe'ola | ölüler diyarına, ölüler diyarı, mezar, çukur | Zamir | 4 | ||
מִשָּׁאוּל | mi-şşaul | -den Şaul, Şaul, istenen, talep edilen | İsim | 4 | ||
בִּשְׁאוֹל | biş'ol | ölüler diyarında, ölüler diyarı, mezar, çukur | İsim | 4 | ||
שְׁאֹלָה | şe'ola | ölüler diyarına, ölüler diyarı, mezar, çukur | Zamir | 3 | ||
שְׁאֽוֹל | şe'ol | ölüler diyarı, mezar, ölüler diyarı, çukur | İsim | 3 | ||
כִּשְׁאוֹל | kiş'ol | ölüler diyarı gibi, ölüler diyarı, mezar, çukur | İsim | 3 | ||
שְּׁאוֹל | şe'ol | ölüler diyarı, ölüler diyarı, mezar, çukur | İsim | 2 | ||
שְׁאֹֽלָה | şe'ola | ölüler diyarına, çukur, mezar, ölüler diyarı | Zamir | 2 | ||
לִשְׁאוֹל | liş'ol | sormak için, sormak, istemek, ödünç almak | İsim | 2 | ||
שְׁאֹל | şe'ol | çukur, çukur, ölüler diyarı, mezar | İsim | 1 | ||
לִֽשְׁאוֹל | liş'ol | sormak için, sormak, istemek, talep etmek, ödünç almak | İsim | 1 | ||
לִשְׁאוֹלָה | li-ş'ola | ölüler diyarına, çukur, mezar, ölüler diyarı | Zamir | 1 | ||
שְׁאֹֽל | şe'ol | ölüler diyarı, ölüler diyarı, mezar, çukur | İsim | 1 | ||
לִשְׁאֽוֹל | li-ş'ol | sormak, sormak, talep etmek, istemek | İsim | 1 | ||
שְׁאֵֽלְתָא Lemma | şe'elta | soru, soru, istek, talep | İlgeç/Harf | 1 | ||
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 20:6
·
Tevrat
נְרַנְּנָ֤ה בִּ֘ישׁ֤וּעָתֶ֗ךָ וּבְשֵֽׁם־אֱלֹהֵ֥ינוּ נִדְגֹּ֑ל יְמַלֵּ֥א יְ֝הוָ֗ה כָּל־מִשְׁאֲלוֹתֶֽיךָ
Senin kurtuluşunla sevinçle bağıralım ve Tanrımızın adıyla sancak kaldıralım; Yahve bütün dileklerini yerine getirsin.
Örnek Ayetler (1)
Çölde Sayım 26:20
·
Tevrat
וַיִּהְי֣וּ בְנֵי־יְהוּדָה֮ לְמִשְׁפְּחֹתָם֒ לְשֵׁלָ֗ה מִשְׁפַּ֨חַת֙ הַשֵּׁ֣לָנִ֔י לְפֶ֕רֶץ מִשְׁפַּ֖חַת הַפַּרְצִ֑י לְזֶ֕רַח מִשְׁפַּ֖חַת הַזַּרְחִֽי
Ailelerine göre Yahuda oğulları şunlardı: Şela'dan Şelalıların ailesi, Perets'ten Peretslilerin ailesi, Zerah'tan Zerahlilerin ailesi.
Örnek Ayetler (1)
1. Tarihler 2:53
·
Tevrat
וּמִשְׁפְּחוֹת֙ קִרְיַ֣ת יְעָרִ֔ים הַיִּתְרִי֙ וְהַפּוּתִ֔י וְהַשֻּׁמָתִ֖י וְהַמִּשְׁרָעִ֑י מֵאֵ֗לֶּה יָצְאוּ֙ הַצָּ֣רְעָתִ֔י וְהָאֶשְׁתָּ֖אֻֽלִֽי
Kiryat-Yearim'in aileleri: Yitriler, Putiler, Şumatiler ve Mişrailer; Tsoraatiler ve Eştaoliler bunlardan çıktılar.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 7:11
·
Tevrat
שְׁאַל־לְךָ֣ א֔וֹת מֵעִ֖ם יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֑יךָ הַעְמֵ֣ק שְׁאָ֔לָה א֖וֹ הַגְבֵּ֥הַּ לְמָֽעְלָה
Tanrın Yahve'den kendin için bir işaret iste; derinleştirerek iste veya yükselterek yukarıya.
Örnek Ayetler (4 / 33)
Hezekiel 32:21
·
Tevrat
יְדַבְּרוּ־ל֞וֹ אֵלֵ֧י גִבּוֹרִ֛ים מִתּ֥וֹךְ שְׁא֖וֹל אֶת־עֹֽזְרָ֑יו יָֽרְד֛וּ שָׁכְב֥וּ הָעֲרֵלִ֖ים חַלְלֵי־חָֽרֶב
Yiğitlerin güçlüleri Şeol'ün ortasından onun yardımcılarıyla birlikte ona konuşacaklar: Sünnetsizler, kılıçla öldürülmüş olanlar indiler, yattılar.
Hezekiel 32:27
·
Tevrat
וְלֹ֤א יִשְׁכְּבוּ֙ אֶת־גִּבּוֹרִ֔ים נֹפְלִ֖ים מֵעֲרֵלִ֑ים אֲשֶׁ֣ר יָרְדֽוּ־שְׁא֣וֹל בִּכְלֵֽי־מִלְחַמְתָּם֩ וַיִּתְּנ֨וּ אֶת־חַרְבוֹתָ֜ם תַּ֣חַת רָאשֵׁיהֶ֗ם וַתְּהִ֤י עֲוֺֽנֹתָם֙ עַל־עַצְמוֹתָ֔ם כִּֽי־חִתִּ֥ית גִּבּוֹרִ֖ים בְּאֶ֥רֶץ חַיִּֽים
Ve sünnetsizlerden düşen yiğitlerle birlikte yatmayacaklar, ki onlar savaş silahlarıyla Şeol'e indiler ve kılıçlarını başlarının altına koydular ve onların suçları onların kemikleri üzerinde oldu; çünkü yaşam diyarında yiğitlerin dehşeti vardı.
2. Samuel 22:6
·
Tevrat
חֶבְלֵ֥י שְׁא֖וֹל סַבֻּ֑נִי קִדְּמֻ֖נִי מֹֽקְשֵׁי־מָֽוֶת
Şeol ipleri beni sardı, ölüm tuzakları karşıma çıktı.
Hoşea 13:14
·
Tevrat
מִיַּ֤ד שְׁאוֹל֙ אֶפְדֵּ֔ם מִמָּ֖וֶת אֶגְאָלֵ֑ם אֱהִ֨י דְבָרֶיךָ֜ מָ֗וֶת אֱהִ֤י קָֽטָבְךָ֙ שְׁא֔וֹל נֹ֖חַם יִסָּתֵ֥ר מֵעֵינָֽי
Şeol'ün elinden onları fidye ile kurtaracağım, ölümden onları kurtaracağım; nerede senin vebaların, ey ölüm? Nerede senin yıkımın, ey Şeol? Teselli gözlerimden gizlenecek.
Örnek Ayetler (4)
Hezekiel 31:15
·
Tevrat
כֹּֽה־אָמַ֞ר אֲדֹנָ֣י יְהוִ֗ה בְּי֨וֹם רִדְתּ֤וֹ שְׁא֨וֹלָה֙ הֶאֱבַ֜לְתִּי כִּסֵּ֤תִי עָלָיו֙ אֶת־תְּה֔וֹם וָֽאֶמְנַע֙ נַהֲרוֹתֶ֔יהָ וַיִּכָּלְא֖וּ מַ֣יִם רַבִּ֑ים וָאַקְדִּ֤ר עָלָיו֙ לְבָנ֔וֹן וְכָל־עֲצֵ֥י הַשָּׂדֶ֖ה עָלָ֥יו עֻלְפֶּֽה
Efendi Yahve şöyle dedi: Onun Şeol'e indiği gün yas tutturttum, onun üzerine engini örttüm ve onun ırmaklarını alıkoydum, çok sular tutuldu; onun üzerine Lübnan'ı kararttım ve kırın bütün ağaçları onun üzerine soldu.
Hezekiel 31:16
·
Tevrat
מִקּ֤וֹל מַפַּלְתּוֹ֙ הִרְעַ֣שְׁתִּי גוֹיִ֔ם בְּהוֹרִדִ֥י אֹת֛וֹ שְׁא֖וֹלָה אֶת־י֣וֹרְדֵי ב֑וֹר וַיִּנָּ֨חֲמ֜וּ בְּאֶ֤רֶץ תַּחְתִּית֙ כָּל־עֲצֵי־עֵ֔דֶן מִבְחַ֥ר וְטוֹב־לְבָנ֖וֹן כָּל־שֹׁ֥תֵי מָֽיִם
Onu çukura inenlerle birlikte Şeol'e indirdiğimde, onun yıkıntısının sesinden ulusları sarsıttım; Aden'in bütün ağaçları, Lübnan'ın seçkini ve iyisi, bütün su içenler aşağı yerde teselli buldular.
Hezekiel 31:17
·
Tevrat
גַּם־הֵ֗ם אִתּ֛וֹ יָרְד֥וּ שְׁא֖וֹלָה אֶל־חַלְלֵי־חָ֑רֶב וּזְרֹע֛וֹ יָשְׁב֥וּ בְצִלּ֖וֹ בְּת֥וֹךְ גּוֹיִֽם
Onlar da onunla Şeol'e, kılıçla öldürülmüş olanların yanına indiler; onun kolu olanlar ulusların ortasında onun gölgesinde oturdular.
Yaratılış 42:38
·
Tevrat
וַיֹּ֕אמֶר לֹֽא־יֵרֵ֥ד בְּנִ֖י עִמָּכֶ֑ם כִּֽי־אָחִ֨יו מֵ֜ת וְה֧וּא לְבַדּ֣וֹ נִשְׁאָ֗ר וּקְרָאָ֤הוּ אָסוֹן֙ בַּדֶּ֨רֶךְ֙ אֲשֶׁ֣ר תֵּֽלְכוּ־בָ֔הּ וְהוֹרַדְתֶּ֧ם אֶת־שֵׂיבָתִ֛י בְּיָג֖וֹן שְׁאֽוֹלָה
Dedi: 'Oğlum sizinle inmeyecek; çünkü kardeşi öldü ve o yalnız kaldı. Gideceğiniz yolda onun başına bir felaket gelirse, beyaz saçlarımı kederle Şeol'e indirirsiniz.'
Örnek Ayetler (4)
Mezmurlar 86:13
·
Tevrat
כִּֽי־חַ֭סְדְּךָ גָּד֣וֹל עָלָ֑י וְהִצַּ֥לְתָּ נַ֝פְשִׁ֗י מִשְּׁא֥וֹל תַּחְתִּיָּֽה
Çünkü üzerimde merhametin büyüktür; ve canımı en aşağıdaki Şeol'den kurtardın.
Süleyman'ın Özdeyişleri 15:24
·
Tevrat
אֹ֣רַח חַ֭יִּים לְמַ֣עְלָה לְמַשְׂכִּ֑יל לְמַ֥עַן ס֝֗וּר מִשְּׁא֥וֹל מָֽטָּה
Yaşam yolu akıllı kişi için yukarıyadır, böylece aşağıdaki ölüler diyarından uzaklaşır.
Süleyman'ın Özdeyişleri 23:14
·
Tevrat
אַ֭תָּה בַּשֵּׁ֣בֶט תַּכֶּ֑נּוּ וְ֝נַפְשׁ֗וֹ מִשְּׁא֥וֹל תַּצִּֽיל
Sen ona değnekle vuracaksın ve onun canını Şeol'den kurtaracaksın.
Eyüp 11:8
·
Tevrat
גָּבְהֵ֣י שָׁ֭מַיִם מַה־תִּפְעָ֑ל עֲמֻקָּ֥ה מִ֝שְּׁא֗וֹל מַה־תֵּדָֽע
Göklerin yükseklikleri gibidir, ne yapabilirsin? Şeol'den derindir, ne bilebilirsin?
Örnek Ayetler (4)
Amos 9:2
·
Tevrat
אִם־יַחְתְּר֣וּ בִשְׁא֔וֹל מִשָּׁ֖ם יָדִ֣י תִקָּחֵ֑ם וְאִֽם־יַעֲלוּ֙ הַשָּׁמַ֔יִם מִשָּׁ֖ם אוֹרִידֵֽם
Eğer Şeol'e kazarlarsa, elim onları oradan alacak; ve eğer göklere çıkarlarsa, onları oradan indireceğim.
Mezmurlar 6:6
·
Tevrat
כִּ֤י אֵ֣ין בַּמָּ֣וֶת זִכְרֶ֑ךָ בִּ֝שְׁא֗וֹל מִ֣י יֽוֹדֶה־לָּֽךְ
Çünkü ölümde senin anılman yoktur; Şeol'de sana kim şükreder?
Eyüp 14:13
·
Tevrat
מִ֤י יִתֵּ֨ן בִּשְׁא֬וֹל תַּצְפִּנֵ֗נִי תַּ֭סְתִּירֵנִי עַד־שׁ֣וּב אַפֶּ֑ךָ תָּ֤שִׁ֥ית לִ֖י חֹ֣ק וְתִזְכְּרֵֽנִי
Keşke beni ölüler diyarında saklasaydın, senin öfken dönene kadar beni gizleseydin; bana bir sınır koysaydın ve beni hatırlasaydın.
Vaiz 9:10
·
Tevrat
כֹּ֠ל אֲשֶׁ֨ר תִּמְצָ֧א יָֽדְךָ֛ לַעֲשׂ֥וֹת בְּכֹחֲךָ֖ עֲשֵׂ֑ה כִּי֩ אֵ֨ין מַעֲשֶׂ֤ה וְחֶשְׁבּוֹן֙ וְדַ֣עַת וְחָכְמָ֔ה בִּשְׁא֕וֹל אֲשֶׁ֥ר אַתָּ֖ה הֹלֵ֥ךְ שָֽׁמָּה
Elin yapmak için her ne bulursa, gücünle yap; çünkü senin oraya gittiğin Ölüler Diyarı'nda iş ve hesap ve bilgi ve bilgelik yoktur.
Örnek Ayetler (3)
Yaratılış 37:35
·
Tevrat
וַיָּקֻמוּ֩ כָל־בָּנָ֨יו וְכָל־בְּנֹתָ֜יו לְנַחֲמ֗וֹ וַיְמָאֵן֙ לְהִתְנַחֵ֔ם וַיֹּ֕אמֶר כִּֽי־אֵרֵ֧ד אֶל־בְּנִ֛י אָבֵ֖ל שְׁאֹ֑לָה וַיֵּ֥בְךְּ אֹת֖וֹ אָבִֽיו
Bütün oğulları ve bütün kızları onu teselli etmek için kalktılar, ama o teselli edilmeyi reddetti ve dedi: 'Çünkü oğlumun yanına, Şeol'e yas tutarak ineceğim.' Ve babası onun için ağladı.
Çölde Sayım 16:30
·
Tevrat
וְאִם־בְּרִיאָ֞ה יִבְרָ֣א יְהוָ֗ה וּפָצְתָ֨ה הָאֲדָמָ֤ה אֶת־פִּ֨יהָ֙ וּבָלְעָ֤ה אֹתָם֙ וְאֶת־כָּל־אֲשֶׁ֣ר לָהֶ֔ם וְיָרְד֥וּ חַיִּ֖ים שְׁאֹ֑לָה וִֽידַעְתֶּ֕ם כִּ֧י נִֽאֲצ֛וּ הָאֲנָשִׁ֥ים הָאֵ֖לֶּה אֶת־יְהוָֽה
Ama eğer Yahve bir yaratılış yaratırsa ve toprak ağzını açıp onları ve onlara ait olan her şeyi yutarsa ve onlar canlı olarak Şeol'e inerlerse, o zaman bu adamların Yahve'yi hor gördüklerini bileceksiniz.
Çölde Sayım 16:33
·
Tevrat
וַיֵּ֨רְד֜וּ הֵ֣ם וְכָל־אֲשֶׁ֥ר לָהֶ֛ם חַיִּ֖ים שְׁאֹ֑לָה וַתְּכַ֤ס עֲלֵיהֶם֙ הָאָ֔רֶץ וַיֹּאבְד֖וּ מִתּ֥וֹךְ הַקָּהָֽל
Onlar ve onlara ait olan her şey canlı olarak Şeol'e indiler; yer onların üzerini örttü ve topluluğun ortasından yok oldular.
Örnek Ayetler (3)
Yeşaya 57:9
·
Tevrat
וַתָּשֻׁ֤רִי לַמֶּ֨לֶךְ֙ בַּשֶּׁ֔מֶן וַתַּרְבִּ֖י רִקֻּחָ֑יִךְ וַתְּשַׁלְּחִ֤י צִרַ֨יִךְ֙ עַד־מֵ֣רָחֹ֔ק וַתַּשְׁפִּ֖ילִי עַד־שְׁאֽוֹל
Ve yağla krala gittin ve kokularını çoğalttın; ve elçilerini uzağa kadar gönderdin ve ölüler diyarına kadar alçaldın.
1. Krallar 2:9
·
Tevrat
וְעַתָּה֙ אַל־תְּנַקֵּ֔הוּ כִּ֛י אִ֥ישׁ חָכָ֖ם אָ֑תָּה וְיָֽדַעְתָּ֙ אֵ֣ת אֲשֶׁ֣ר תַּֽעֲשֶׂה־לּ֔וֹ וְהוֹרַדְתָּ֧ אֶת־שֵׂיבָת֛וֹ בְּדָ֖ם שְׁאֽוֹל
Şimdi onu suçsuz tutma; çünkü sen bilge bir adamsın ve ona ne yapacağını bilirsin. Onun ak saçlarını kanla Şeol'e indireceksin.'
Mezmurlar 141:7
·
Tevrat
כְּמ֤וֹ פֹלֵ֣חַ וּבֹקֵ֣עַ בָּאָ֑רֶץ נִפְזְר֥וּ עֲ֝צָמֵ֗ינוּ לְפִ֣י שְׁאֽוֹל
Yerde süren ve yaran biri gibi, kemiklerimiz Şeol'ün ağzına saçıldı.
Örnek Ayetler (3)
Habakkuk 2:5
·
Tevrat
וְאַף֙ כִּֽי־הַיַּ֣יִן בּוֹגֵ֔ד גֶּ֥בֶר יָהִ֖יר וְלֹ֣א יִנְוֶ֑ה אֲשֶׁר֩ הִרְחִ֨יב כִּשְׁא֜וֹל נַפְשׁ֗וֹ וְה֤וּא כַמָּ֨וֶת֙ וְלֹ֣א יִשְׂבָּ֔ע וַיֶּאֱסֹ֤ף אֵלָיו֙ כָּל־הַגּוֹיִ֔ם וַיִּקְבֹּ֥ץ אֵלָ֖יו כָּל־הָעַמִּֽים
Ve dahası, şarap haindir, kibirli bir adamdır ve durmaz; o ki canını Şeol gibi genişletmiştir ve o ölüm gibidir ve doymaz ve bütün ulusları kendine toplar ve bütün halkları kendine biriktirir.
Ezgiler Ezgisi 8:6
·
Tevrat
שִׂימֵ֨נִי כַֽחוֹתָ֜ם עַל־לִבֶּ֗ךָ כַּֽחוֹתָם֙ עַל־זְרוֹעֶ֔ךָ כִּֽי־עַזָּ֤ה כַמָּ֨וֶת֙ אַהֲבָ֔ה קָשָׁ֥ה כִשְׁא֖וֹל קִנְאָ֑ה רְשָׁפֶ֕יהָ רִשְׁפֵּ֕י אֵ֖שׁ שַׁלְהֶ֥בֶתְ יָֽה
Beni kalbinin üzerine bir mühür gibi, kolunun üzerine bir mühür gibi koy; çünkü aşk ölüm gibi güçlüdür, kıskançlık Şeol gibi çetindir; onun kıvılcımları ateş kıvılcımlarıdır, Yah'ın alevidir.
Süleyman'ın Özdeyişleri 1:12
·
Tevrat
נִ֭בְלָעֵם כִּשְׁא֣וֹל חַיִּ֑ים וּ֝תְמִימִ֗ים כְּי֣וֹרְדֵי בֽוֹר
Onları ölüler diyarı gibi canlı canlı ve çukura inenler gibi kusursuzları yutalım;
Örnek Ayetler (2)
Yeşaya 5:14
·
Tevrat
לָכֵ֗ן הִרְחִ֤יבָה שְּׁאוֹל֙ נַפְשָׁ֔הּ וּפָעֲרָ֥ה פִ֖יהָ לִבְלִי־חֹ֑ק וְיָרַ֨ד הֲדָרָ֧הּ וַהֲמוֹנָ֛הּ וּשְׁאוֹנָ֖הּ וְעָלֵ֥ז בָּֽהּ
Bu yüzden Ölüler Diyarı iştahını genişletti ve ağzını sınırsızca açtı; ve onun görkemi, onun kalabalığı, onun gürültüsü ve coşanlar ona iner.
Mezmurlar 139:8
·
Tevrat
אִם־אֶסַּ֣ק שָׁ֭מַיִם שָׁ֣ם אָ֑תָּה וְאַצִּ֖יעָה שְּׁא֣וֹל הִנֶּֽךָּ
Eğer göklere çıkarsam, sen oradasın; ve eğer yatağımı ölüler diyarına serersem, işte sen oradasın.
Örnek Ayetler (2)
Yaratılış 44:29
·
Tevrat
וּלְקַחְתֶּ֧ם גַּם־אֶת־זֶ֛ה מֵעִ֥ם פָּנַ֖י וְקָרָ֣הוּ אָס֑וֹן וְהֽוֹרַדְתֶּ֧ם אֶת־שֵׂיבָתִ֛י בְּרָעָ֖ה שְׁאֹֽלָה
Ve bunu da yüzümün yanından alırsanız ve ona felaket olursa, yaşlılığımı kötülükle Şeol'e indirirsiniz.'
Yaratılış 44:31
·
Tevrat
וְהָיָ֗ה כִּרְאוֹת֛וֹ כִּי־אֵ֥ין הַנַּ֖עַר וָמֵ֑ת וְהוֹרִ֨ידוּ עֲבָדֶ֜יךָ אֶת־שֵׂיבַ֨ת עַבְדְּךָ֥ אָבִ֛ינוּ בְּיָג֖וֹן שְׁאֹֽלָה
Gencin olmadığını gördüğünde ölecek; ve kulların kulun babamızın yaşlılığını kederle Şeol'e indirecek.
Örnek Ayetler (2)
Mezmurlar 16:10
·
Tevrat
כִּ֤י לֹא־תַעֲזֹ֣ב נַפְשִׁ֣י לִשְׁא֑וֹל לֹֽא־תִתֵּ֥ן חֲ֝סִידְךָ֗ לִרְא֥וֹת שָֽׁחַת
Çünkü canımı Ölüler Diyarı'na terk etmeyeceksin; sadık kulunun çukuru görmesine izin vermeyeceksin.
Mezmurlar 88:4
·
Tevrat
כִּֽי־שָֽׂבְעָ֣ה בְרָע֣וֹת נַפְשִׁ֑י וְחַיַּ֗י לִשְׁא֥וֹל הִגִּֽיעוּ
Çünkü canım kötülüklere doydu ve yaşamım Şeol'e ulaştı.
Örnek Ayetler (1)
Eyüp 17:16
·
Tevrat
בַּדֵּ֣י שְׁאֹ֣ל תֵּרַ֑דְנָה אִם־יַ֖חַד עַל־עָפָ֣ר נָֽחַת
Ölüler Diyarı'nın parmaklıklarına inecekler; eğer birlikte toprağın üzerinde dinlenme olursa.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 49:15
·
Tevrat
כַּצֹּ֤אן לִֽשְׁא֣וֹל שַׁתּוּ֮ מָ֤וֶת יִ֫רְעֵ֥ם וַיִּרְדּ֘וּ בָ֤ם יְשָׁרִ֨ים לַבֹּ֗קֶר וְ֭צוּרָם לְבַלּ֥וֹת שְׁא֗וֹל מִזְּבֻ֥ל לֽוֹ
Koyunlar gibi Şeol'e atandılar; ölüm onları güdecek ve sabahleyin doğrular onlara egemen olacak; ve onların biçimini Şeol tüketecek, onun için konut kalmayacak.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 9:18
·
Tevrat
יָשׁ֣וּבוּ רְשָׁעִ֣ים לִשְׁא֑וֹלָה כָּל־גּ֝וֹיִ֗ם שְׁכֵחֵ֥י אֱלֹהִֽים
Kötüler, Tanrı'yı unutan bütün uluslar Şeol'e dönecekler.
Örnek Ayetler (1)
1. Krallar 2:6
·
Tevrat
וְעָשִׂ֖יתָ כְּחָכְמָתֶ֑ךָ וְלֹֽא־תוֹרֵ֧ד שֵׂיבָת֛וֹ בְּשָׁלֹ֖ם שְׁאֹֽל
Bilgeliğine göre yap ve onun ak saçlarını barışla Şeol'e indirme.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 31:18
·
Tevrat
יְֽהוָ֗ה אַל־אֵ֭בוֹשָׁה כִּ֣י קְרָאתִ֑יךָ יֵבֹ֥שׁוּ רְ֝שָׁעִ֗ים יִדְּמ֥וּ לִשְׁאֽוֹל
Yahve, utanmayayım, çünkü seni çağırdım; kötüler utansın, ölüler diyarında sessiz kalsınlar.
Örnek Ayetler (1)
Daniel 4:14
·
Tevrat
בִּגְזֵרַ֤ת עִירִין֙ פִּתְגָמָ֔א וּמֵאמַ֥ר קַדִּישִׁ֖ין שְׁאֵֽלְתָ֑א עַד־דִּבְרַ֡ת דִּ֣י יִנְדְּע֣וּן חַ֠יַּיָּא דִּֽי־שַׁלִּ֨יט עִלָּאָ֜ה בְּמַלְכ֣וּת אֲנָשָׁ֗א וּלְמַן־דִּ֤י יִצְבֵּא֙ יִתְּנִנַּ֔הּ וּשְׁפַ֥ל אֲנָשִׁ֖ים יְקִ֥ים עֲלַֽהּ
Söz gözcülerin kararıyla ve istek kutsalların buyruğuyladır; yaşayanlar Yüce Olan'ın insanların egemenliğinde egemen olduğunu, onu kime isterse verdiğini ve insanların en alçağını onun üzerine diktiğini bilsinler diyedir.