49
Kullanım
2
Lemma
14
Türev
21
Anlam
2 lemma, 14 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
הָרֹצֵחַ Lemma | ha-rotseah | öldüren, öldürmek, cinayet işlemek, katletmek | Fiil | 20 | ||
Örnek Ayetler (5 / 20) Yeşu 20:5 · Tevrat וְכִ֨י יִרְדֹּ֜ף גֹּאֵ֤ל הַדָּם֙ אַֽחֲרָ֔יו וְלֹֽא־יַסְגִּ֥רוּ אֶת־הָרֹצֵ֖חַ בְּיָד֑וֹ כִּ֤י בִבְלִי־דַ֨עַת֙ הִכָּ֣ה אֶת־רֵעֵ֔הוּ וְלֹֽא־שֹׂנֵ֥א ה֛וּא ל֖וֹ מִתְּמ֥וֹל שִׁלְשֽׁוֹם Ve eğer kan fidyecisi onun arkasından kovalarsa, katili onun eline teslim etmeyecekler; çünkü komşusuna bilmeden vurdu ve dünden, önceki günden ona nefret eden değildi. Yeşu 21:13 · Tevrat וְלִבְנֵ֣י אַהֲרֹ֣ן הַכֹּהֵ֗ן נָֽתְנוּ֙ אֶת־עִיר֙ מִקְלַ֣ט הָרֹצֵ֔חַ אֶת־חֶבְר֖וֹן וְאֶת־מִגְרָשֶׁ֑הָ וְאֶת־לִבְנָ֖ה וְאֶת־מִגְרָשֶֽׁהָ Kâhin Harun'un oğullarına katilin sığınak şehri Hevron'u ve onun otlağını, Livna'yı ve onun otlağını verdiler; Yeşu 21:21 · Tevrat וַיִּתְּנ֨וּ לָהֶ֜ם אֶת־עִ֨יר מִקְלַ֧ט הָרֹצֵ֛חַ אֶת־שְׁכֶ֥ם וְאֶת־מִגְרָשֶׁ֖הָ בְּהַ֣ר אֶפְרָ֑יִם וְאֶת־גֶּ֖זֶר וְאֶת־מִגְרָשֶֽׁהָ Onlara Efrayim dağlık bölgesinde katilin sığınak şehri Şekem'i ve onun otlağını, Gezer'i ve onun otlağını verdiler; Yeşu 21:27 · Tevrat וְלִבְנֵ֣י גֵרְשׁוֹן֮ מִמִּשְׁפְּחֹ֣ת הַלְוִיִּם֒ מֵחֲצִ֞י מַטֵּ֣ה מְנַשֶּׁ֗ה אֶת־עִיר֙ מִקְלַ֣ט הָרֹצֵ֔חַ אֶת־גּוֹלָ֤ן בַּבָּשָׁן֙ וְאֶת־מִגְרָשֶׁ֔הָ וְאֶֽת־בְּעֶשְׁתְּרָ֖ה וְאֶת־מִגְרָשֶׁ֑הָ עָרִ֖ים שְׁתָּֽיִם Levililerin ailelerinden Gerşon oğullarına Manaşe oymağının yarısından katilin sığınak şehri Başan'daki Golan'ı ve onun otlağını, Beeştera'yı ve onun otlağını; iki şehir. Yeşu 21:32 · Tevrat וּמִמַּטֵּ֨ה נַפְתָּלִ֜י אֶת־עִ֣יר מִקְלַ֣ט הָֽרֹצֵ֗חַ אֶת־קֶ֨דֶשׁ בַּגָּלִ֤יל וְאֶת־מִגְרָשֶׁ֨הָ֙ וְאֶת־חַמֹּ֥ת דֹּאר֙ וְאֶת־מִגְרָשֶׁ֔הָ וְאֶת־קַרְתָּ֖ן וְאֶת־מִגְרָשֶׁ֑הָ עָרִ֖ים שָׁלֹֽשׁ Ve Naftali oymağından katilin sığınak şehri Galil'deki Kedeş'i ve onun otlağını, Hammot-Dor'u ve onun otlağını, Kartan'ı ve onun otlağını; üç şehir. | ||||||
רֹצֵחַ | rotseah | öldüren, öldüren, katil, cinayet işleyen | Fiil | 8 | ||
רוֹצֵחַ | rotseah | öldüren, öldüren, katil, cinayet işleyen | Fiil | 3 | ||
יִרְצַח | yirtsah | öldürecek, öldürmek, cinayet işlemek, katletmek | Fiil | 2 | ||
יְרַצֵּֽחוּ | yeratsehu | öldürürler, parçalamak, cinayet işlemek, öldürmek | Fiil | 2 | ||
תִּרְצָֽח | tirtsah | parçalayacaksın, parçalamak, öldürmek, cinayet işlemek | Fiil | 2 | ||
וְרָצַח | ve-ratsah | ve parçaladı, parçalamak, öldürmek, cinayet işlemek | Fiil | 2 | ||
הָרוֹצֵחַ | harotseah | öldüren, öldürmek, cinayet işlemek | Fiil | 1 | ||
מְרַצְּחִֽים | meratsehim | katledenler, katletmek, öldürmek, cinayet işlemek | Fiil | 1 | ||
הֲרָצַחְתָּ | ha-ratsahta | öldürdün mü, öldürmek, cinayet işlemek, parçalamak | Fiil | 1 | ||
אֵֽרָצֵֽחַ | eratseah | öldürüleceğim, parçalamak, cinayet işlemek, öldürmek | Fiil | 1 | ||
וּרְצָחוֹ | u-retsaho | ve onu öldürdü, öldürmek, cinayet işlemek | Zamir | 1 | ||
תְּרָצְּחוּ | teratsehu | öldürürsünüz, öldürmek, cinayet işlemek, parçalamak | Fiil | 1 | ||
הַֽמְרַצֵּחַ | ha-mratseah | öldüren, öldürmek, cinayet işlemek, parçalamak | Fiil | 1 | ||
הַנִּרְצָחָה | ha-nnirtsaha | öldürülen, öldürmek, cinayet işlemek, parçalamak | Fiil | 1 | ||
בְּרֶצַח Lemma | beretsah | cinayetle, cinayet, öldürme, kırma | İsim | 2 | ||
Örnek Ayetler (5 / 20)
Yeşu 20:5
·
Tevrat
וְכִ֨י יִרְדֹּ֜ף גֹּאֵ֤ל הַדָּם֙ אַֽחֲרָ֔יו וְלֹֽא־יַסְגִּ֥רוּ אֶת־הָרֹצֵ֖חַ בְּיָד֑וֹ כִּ֤י בִבְלִי־דַ֨עַת֙ הִכָּ֣ה אֶת־רֵעֵ֔הוּ וְלֹֽא־שֹׂנֵ֥א ה֛וּא ל֖וֹ מִתְּמ֥וֹל שִׁלְשֽׁוֹם
Ve eğer kan fidyecisi onun arkasından kovalarsa, katili onun eline teslim etmeyecekler; çünkü komşusuna bilmeden vurdu ve dünden, önceki günden ona nefret eden değildi.
Yeşu 21:13
·
Tevrat
וְלִבְנֵ֣י אַהֲרֹ֣ן הַכֹּהֵ֗ן נָֽתְנוּ֙ אֶת־עִיר֙ מִקְלַ֣ט הָרֹצֵ֔חַ אֶת־חֶבְר֖וֹן וְאֶת־מִגְרָשֶׁ֑הָ וְאֶת־לִבְנָ֖ה וְאֶת־מִגְרָשֶֽׁהָ
Kâhin Harun'un oğullarına katilin sığınak şehri Hevron'u ve onun otlağını, Livna'yı ve onun otlağını verdiler;
Yeşu 21:21
·
Tevrat
וַיִּתְּנ֨וּ לָהֶ֜ם אֶת־עִ֨יר מִקְלַ֧ט הָרֹצֵ֛חַ אֶת־שְׁכֶ֥ם וְאֶת־מִגְרָשֶׁ֖הָ בְּהַ֣ר אֶפְרָ֑יִם וְאֶת־גֶּ֖זֶר וְאֶת־מִגְרָשֶֽׁהָ
Onlara Efrayim dağlık bölgesinde katilin sığınak şehri Şekem'i ve onun otlağını, Gezer'i ve onun otlağını verdiler;
Yeşu 21:27
·
Tevrat
וְלִבְנֵ֣י גֵרְשׁוֹן֮ מִמִּשְׁפְּחֹ֣ת הַלְוִיִּם֒ מֵחֲצִ֞י מַטֵּ֣ה מְנַשֶּׁ֗ה אֶת־עִיר֙ מִקְלַ֣ט הָרֹצֵ֔חַ אֶת־גּוֹלָ֤ן בַּבָּשָׁן֙ וְאֶת־מִגְרָשֶׁ֔הָ וְאֶֽת־בְּעֶשְׁתְּרָ֖ה וְאֶת־מִגְרָשֶׁ֑הָ עָרִ֖ים שְׁתָּֽיִם
Levililerin ailelerinden Gerşon oğullarına Manaşe oymağının yarısından katilin sığınak şehri Başan'daki Golan'ı ve onun otlağını, Beeştera'yı ve onun otlağını; iki şehir.
Yeşu 21:32
·
Tevrat
וּמִמַּטֵּ֨ה נַפְתָּלִ֜י אֶת־עִ֣יר מִקְלַ֣ט הָֽרֹצֵ֗חַ אֶת־קֶ֨דֶשׁ בַּגָּלִ֤יל וְאֶת־מִגְרָשֶׁ֨הָ֙ וְאֶת־חַמֹּ֥ת דֹּאר֙ וְאֶת־מִגְרָשֶׁ֔הָ וְאֶת־קַרְתָּ֖ן וְאֶת־מִגְרָשֶׁ֑הָ עָרִ֖ים שָׁלֹֽשׁ
Ve Naftali oymağından katilin sığınak şehri Galil'deki Kedeş'i ve onun otlağını, Hammot-Dor'u ve onun otlağını, Kartan'ı ve onun otlağını; üç şehir.
Örnek Ayetler (5 / 8)
Yeremya 7:9
·
Tevrat
הֲגָנֹ֤ב רָצֹ֨חַ֙ וְֽנָאֹ֔ף וְהִשָּׁבֵ֥עַ לַשֶּׁ֖קֶר וְקַטֵּ֣ר לַבָּ֑עַל וְהָלֹ֗ךְ אַחֲרֵ֛י אֱלֹהִ֥ים אֲחֵרִ֖ים אֲשֶׁ֥ר לֹֽא־יְדַעְתֶּֽם
Çalmak, öldürmek ve zina etmek ve yalan yere yemin etmek ve Baal'e buhur yakmak ve bilmediğiniz başka ilahların ardınca gitmek mi?
Yasa'nın Tekrarı 19:3
·
Tevrat
תָּכִ֣ין לְךָ֮ הַדֶּרֶךְ֒ וְשִׁלַּשְׁתָּ֙ אֶת־גְּב֣וּל אַרְצְךָ֔ אֲשֶׁ֥ר יַנְחִֽילְךָ֖ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֑יךָ וְהָיָ֕ה לָנ֥וּס שָׁ֖מָּה כָּל־רֹצֵֽחַ
Kendin için yolu hazırlayacaksın ve Yahve Tanrın'ın sana miras olarak vereceği yerinin sınırını üçe böleceksin; ve her katil oraya kaçacak.
Çölde Sayım 35:11
·
Tevrat
וְהִקְרִיתֶ֤ם לָכֶם֙ עָרִ֔ים עָרֵ֥י מִקְלָ֖ט תִּהְיֶ֣ינָה לָכֶ֑ם וְנָ֥ס שָׁ֨מָּה֙ רֹצֵ֔חַ מַכֵּה־נֶ֖פֶשׁ בִּשְׁגָגָֽה
'Ve kendinize şehirler seçeceksiniz, sizin için sığınak şehirleri olacak; ve yanlışlıkla cana vuran katil oraya kaçacak.'
Çölde Sayım 35:16
·
Tevrat
וְאִם־בִּכְלִ֨י בַרְזֶ֧ל הִכָּ֛הוּ וַיָּמֹ֖ת רֹצֵ֣חַֽ ה֑וּא מ֥וֹת יוּמַ֖ת הָרֹצֵֽחַ
'Ve eğer demir aletiyle ona vurursa ve o ölürse, o katildir; katil kesinlikle öldürülecek.'
Çölde Sayım 35:17
·
Tevrat
וְאִ֡ם בְּאֶ֣בֶן יָד֩ אֲשֶׁר־יָמ֨וּת בָּ֥הּ הִכָּ֛הוּ וַיָּמֹ֖ת רֹצֵ֣חַֽ ה֑וּא מ֥וֹת יוּמַ֖ת הָרֹצֵֽחַ
'Ve eğer onunla ölecek el taşıyla ona vurursa ve o ölürse, o katildir; katil kesinlikle öldürülecek.'
Örnek Ayetler (3)
Yeşu 20:3
·
Tevrat
לָנ֥וּס שָׁ֨מָּה֙ רוֹצֵ֔חַ מַכֵּה־נֶ֥פֶשׁ בִּשְׁגָגָ֖ה בִּבְלִי־דָ֑עַת וְהָי֤וּ לָכֶם֙ לְמִקְלָ֔ט מִגֹּאֵ֖ל הַדָּֽם
Yanlışlıkla, bilmeden can vuran katilin oraya kaçması için; ve kan fidyecisinden sizin için sığınak olacaklar.
Eyüp 24:14
·
Tevrat
לָא֡וֹר יָ֘ק֤וּם רוֹצֵ֗חַ יִֽקְטָל־עָנִ֥י וְאֶבְי֑וֹן וּ֝בַלַּ֗יְלָה יְהִ֣י כַגַּנָּֽב
Katil gün ağarırken kalkar, düşkünü ve yoksulu öldürür; ve geceleyin hırsız gibi olur.
Yasa'nın Tekrarı 4:42
·
Tevrat
לָנֻ֨ס שָׁ֜מָּה רוֹצֵ֗חַ אֲשֶׁ֨ר יִרְצַ֤ח אֶת־רֵעֵ֨הוּ֙ בִּבְלִי־דַ֔עַת וְה֛וּא לֹא־שֹׂנֵ֥א ל֖וֹ מִתְּמ֣וֹל שִׁלְשׁ֑וֹם וְנָ֗ס אֶל־אַחַ֛ת מִן־הֶעָרִ֥ים הָאֵ֖ל וָחָֽי
Bilmeden komşusunu öldüren ve dünden, önceki günden ona nefret etmeyen katil oraya kaçsın diye; bu şehirlerden birine kaçsın ve yaşasın.
Örnek Ayetler (2)
Yasa'nın Tekrarı 4:42
·
Tevrat
לָנֻ֨ס שָׁ֜מָּה רוֹצֵ֗חַ אֲשֶׁ֨ר יִרְצַ֤ח אֶת־רֵעֵ֨הוּ֙ בִּבְלִי־דַ֔עַת וְה֛וּא לֹא־שֹׂנֵ֥א ל֖וֹ מִתְּמ֣וֹל שִׁלְשׁ֑וֹם וְנָ֗ס אֶל־אַחַ֛ת מִן־הֶעָרִ֥ים הָאֵ֖ל וָחָֽי
Bilmeden komşusunu öldüren ve dünden, önceki günden ona nefret etmeyen katil oraya kaçsın diye; bu şehirlerden birine kaçsın ve yaşasın.
Çölde Sayım 35:30
·
Tevrat
כָּל־מַ֨כֵּה־נֶ֔פֶשׁ לְפִ֣י עֵדִ֔ים יִרְצַ֖ח אֶת־הָרֹצֵ֑חַ וְעֵ֣ד אֶחָ֔ד לֹא־יַעֲנֶ֥ה בְנֶ֖פֶשׁ לָמֽוּת
Her cana vuranı, tanıkların sözüne göre katili öldürecektir; ve bir tanık ölmesi için cana karşı tanıklık etmeyecektir.
Örnek Ayetler (2)
Hoşea 6:9
·
Tevrat
וּכְחַכֵּ֨י אִ֜ישׁ גְּדוּדִ֗ים חֶ֚בֶר כֹּֽהֲנִ֔ים דֶּ֖רֶךְ יְרַצְּחוּ־שֶׁ֑כְמָה כִּ֥י זִמָּ֖ה עָשֽׂוּ
Ve haydutların adam beklemesi gibi, kâhinler topluluğu yolda Şekem'e doğru cinayet işlerler; çünkü alçaklık yaptılar.
Mezmurlar 94:6
·
Tevrat
אַ֭לְמָנָה וְגֵ֣ר יַהֲרֹ֑גוּ וִֽיתוֹמִ֣ים יְרַצֵּֽחוּ
Dulu ve yabancıyı öldürürler ve yetimleri katlederler.
Örnek Ayetler (2)
Yasa'nın Tekrarı 5:17
·
Tevrat
לֹ֖א תִּרְצָֽח
Öldürmeyeceksin.
Mısır'dan Çıkış 20:13
·
Tevrat
לֹ֖א תִּרְצָֽח
Öldürmeyeceksin.
Örnek Ayetler (2)
Hoşea 4:2
·
Tevrat
אָלֹ֣ה וְכַחֵ֔שׁ וְרָצֹ֥חַ וְגָנֹ֖ב וְנָאֹ֑ף פָּרָ֕צוּ וְדָמִ֥ים בְּדָמִ֖ים נָגָֽעוּ
Lanet etmek, yalan söylemek, adam öldürmek, çalmak ve zina etmekle sınırı aştılar; ve kanlar kanlara dokundu.
Çölde Sayım 35:27
·
Tevrat
וּמָצָ֤א אֹתוֹ֙ גֹּאֵ֣ל הַדָּ֔ם מִח֕וּץ לִגְב֖וּל עִ֣יר מִקְלָט֑וֹ וְרָצַ֞ח גֹּאֵ֤ל הַדָּם֙ אֶת־הָ֣רֹצֵ֔חַ אֵ֥ין ל֖וֹ דָּֽם
Ve kan fidyecisi onu sığınak şehrinin sınırının dışında bulursa ve kan fidyecisi katili öldürürse, onun için kan yoktur.
Örnek Ayetler (1)
Yeşu 20:6
·
Tevrat
וְיָשַׁ֣ב בָּעִ֣יר הַהִ֗יא עַד־עָמְד֞וֹ לִפְנֵ֤י הָֽעֵדָה֙ לַמִּשְׁפָּ֔ט עַד־מוֹת֙ הַכֹּהֵ֣ן הַגָּד֔וֹל אֲשֶׁ֥ר יִהְיֶ֖ה בַּיָּמִ֣ים הָהֵ֑ם אָ֣ז יָשׁ֣וּב הָרוֹצֵ֗חַ וּבָ֤א אֶל־עִירוֹ֙ וְאֶל־בֵּית֔וֹ אֶל־הָעִ֖יר אֲשֶׁר־נָ֥ס מִשָּֽׁם
Yargı için topluluğun önünde durana kadar, o günlerde olacak büyük kâhinin ölümüne kadar o şehirde oturacak; o zaman katil dönecek ve şehrine, evine, oradan kaçtığı şehre gelecek.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 1:21
·
Tevrat
אֵיכָה֙ הָיְתָ֣ה לְזוֹנָ֔ה קִרְיָ֖ה נֶאֱמָנָ֑ה מְלֵאֲתִ֣י מִשְׁפָּ֗ט צֶ֛דֶק יָלִ֥ין בָּ֖הּ וְעַתָּ֥ה מְרַצְּחִֽים
Sadık şehir nasıl fahişe oldu! Adaletle doluydu, doğruluk onda barınırdı; ve şimdi katiller var.
Örnek Ayetler (1)
1. Krallar 21:19
·
Tevrat
וְדִבַּרְתָּ֨ אֵלָ֜יו לֵאמֹ֗ר כֹּ֚ה אָמַ֣ר יְהוָ֔ה הֲרָצַ֖חְתָּ וְגַם־יָרָ֑שְׁתָּ וְדִבַּרְתָּ֨ אֵלָ֜יו לֵאמֹ֗ר כֹּ֚ה אָמַ֣ר יְהוָ֔ה בִּמְק֗וֹם אֲשֶׁ֨ר לָקְק֤וּ הַכְּלָבִים֙ אֶת־דַּ֣ם נָב֔וֹת יָלֹ֧קּוּ הַכְּלָבִ֛ים אֶת־דָּמְךָ֖ גַּם־אָֽתָּה
'Ve ona diyerek konuşacaksın: Yahve şöyle dedi: Öldürdün mü ve hem de miras mı aldın? Ve ona diyerek konuşacaksın: Yahve şöyle dedi: Köpeklerin Navot'un kanını yaladığı yerde, köpekler senin de kanını yalayacaklar.'
Örnek Ayetler (1)
Süleyman'ın Özdeyişleri 22:13
·
Tevrat
אָמַ֣ר עָ֭צֵל אֲרִ֣י בַח֑וּץ בְּת֥וֹךְ רְ֝חֹב֗וֹת אֵֽרָצֵֽחַ
Tembel dedi: 'Dışarıda aslan, meydanların ortasında öldürüleceğim.'
Örnek Ayetler (1)
Yasa'nın Tekrarı 22:26
·
Tevrat
וְלַֽנַּעֲרָה֙ לֹא־תַעֲשֶׂ֣ה דָבָ֔ר אֵ֥ין לַֽנַּעֲרָ֖ה חֵ֣טְא מָ֑וֶת כִּ֡י כַּאֲשֶׁר֩ יָק֨וּם אִ֤ישׁ עַל־רֵעֵ֨הוּ֙ וּרְצָח֣וֹ נֶ֔פֶשׁ כֵּ֖ן הַדָּבָ֥ר הַזֶּֽה
Ve genç kıza bir şey yapmayacaksın, genç kızın ölüm günahı yoktur; çünkü bir adamın komşusuna karşı kalkıp onu canından öldürmesi gibi, bu söz de böyledir.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 62:4
·
Tevrat
עַד־אָ֤נָה תְּהֽוֹתְת֣וּ עַל אִישׁ֮ תְּרָצְּח֪וּ כֻ֫לְּכֶ֥ם כְּקִ֥יר נָט֑וּי גָּ֝דֵ֗ר הַדְּחוּיָֽה
Ne zamana kadar bir adamın üzerine saldıracaksınız? Hepiniz eğilmiş duvar gibi, itilmiş çit gibi öldüreceksiniz.
Örnek Ayetler (1)
2. Krallar 6:32
·
Tevrat
וֶאֱלִישָׁע֙ יֹשֵׁ֣ב בְּבֵית֔וֹ וְהַזְּקֵנִ֖ים יֹשְׁבִ֣ים אִתּ֑וֹ וַיִּשְׁלַ֨ח אִ֜ישׁ מִלְּפָנָ֗יו בְּטֶ֣רֶם יָבֹא֩ הַמַּלְאָ֨ךְ אֵלָ֜יו וְה֣וּא אָמַ֣ר אֶל־הַזְּקֵנִ֗ים הַרְּאִיתֶם֙ כִּֽי־שָׁלַ֞ח בֶּן־הַֽמְרַצֵּ֤חַ הַזֶּה֙ לְהָסִ֣יר אֶת־רֹאשִׁ֔י רְא֣וּ כְּבֹ֣א הַמַּלְאָ֗ךְ סִגְר֤וּ הַדֶּ֨לֶת֙ וּלְחַצְתֶּ֤ם אֹתוֹ֙ בַּדֶּ֔לֶת הֲל֗וֹא ק֛וֹל רַגְלֵ֥י אֲדֹנָ֖יו אַחֲרָֽיו
Elişa evinde oturuyordu ve ihtiyarlar onunla oturuyorlardı. Kral önünden bir adam gönderdi; haberci ona gelmeden önce o ihtiyarlara dedi: 'Bu katilin oğlunun başımı kaldırmak için gönderdiğini gördünüz mü? Bakın, haberci geldiğinde kapıyı kapatın ve onu kapıda sıkıştırın. Efendisinin ayaklarının sesi onun arkasında değil mi?'
Örnek Ayetler (1)
Hakimler 20:4
·
Tevrat
וַיַּ֜עַן הָאִ֣ישׁ הַלֵּוִ֗י אִ֛ישׁ הָאִשָּׁ֥ה הַנִּרְצָחָ֖ה וַיֹּאמַ֑ר הַגִּבְעָ֨תָה֙ אֲשֶׁ֣ר לְבִנְיָמִ֔ן בָּ֛אתִי אֲנִ֥י וּפִֽילַגְשִׁ֖י לָלֽוּן
Öldürülen kadının adamı olan Levili adam cevap verdi ve dedi: 'Ben ve cariyem gecelemek için Bünyamin'e ait olan Giva'ya geldim.'
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 21:27
·
Tevrat
בִּֽימִינ֞וֹ הָיָ֣ה הַקֶּ֣סֶם יְרוּשָׁלִַ֗ם לָשׂ֤וּם כָּרִים֙ לִפְתֹּ֤חַ פֶּה֙ בְּרֶ֔צַח לְהָרִ֥ים ק֖וֹל בִּתְרוּעָ֑ה לָשׂ֤וּם כָּרִים֙ עַל־שְׁעָרִ֔ים לִשְׁפֹּ֥ךְ סֹלְלָ֖ה לִבְנ֥וֹת דָּיֵֽק
Sağ elinde Yeruşalim falı vardı; koçbaşları koymak, katliamla ağız açmak, savaş narasıyla ses yükseltmek, kapılara koçbaşları koymak, rampa dökmek, kuşatma duvarı inşa etmek için.
Mezmurlar 42:11
·
Tevrat
בְּרֶ֤צַח בְּֽעַצְמוֹתַ֗י חֵרְפ֥וּנִי צוֹרְרָ֑י בְּאָמְרָ֥ם אֵלַ֥י כָּל־הַ֝יּ֗וֹם אַיֵּ֥ה אֱלֹהֶֽיךָ
Bütün gün bana, 'Tanrın nerede?' dediklerinde, düşmanlarım kemiklerimde kırılmayla beni aşağıladılar.