55
Kullanım
3
Lemma
25
Türev
47
Anlam
3 lemma, 25 türev form
Örnek Ayetler (5 / 6)
2. Samuel 24:16
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַח֩ יָד֨וֹ הַמַּלְאָ֥ךְ יְרֽוּשָׁלִַם֮ לְשַׁחֲתָהּ֒ וַיִּנָּ֤חֶם יְהוָה֙ אֶל־הָ֣רָעָ֔ה וַ֠יֹּאמֶר לַמַּלְאָ֞ךְ הַמַּשְׁחִ֤ית בָּעָם֙ רַ֔ב עַתָּ֖ה הֶ֣רֶף יָדֶ֑ךָ וּמַלְאַ֤ךְ יְהוָה֙ הָיָ֔ה עִם־גֹּ֖רֶן הָאֲרַ֥וְנָה הַיְבֻסִֽי
Ve haberci onu yok etmek için elini Yeruşalim'e uzattı; ve Yahve kötülükten vazgeçti ve halkı yok eden haberciye dedi: 'Yeter, şimdi elini çek.' Ve Yahve'nin habercisi Yevuslu Aravna'nın harman yerinin yanındaydı.
1. Samuel 11:3
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֨וּ אֵלָ֜יו זִקְנֵ֣י יָבֵ֗ישׁ הֶ֤רֶף לָ֨נוּ֙ שִׁבְעַ֣ת יָמִ֔ים וְנִשְׁלְחָה֙ מַלְאָכִ֔ים בְּכֹ֖ל גְּב֣וּל יִשְׂרָאֵ֑ל וְאִם־אֵ֥ין מוֹשִׁ֛יעַ אֹתָ֖נוּ וְיָצָ֥אנוּ אֵלֶֽיךָ
Yaveş'in ihtiyarları ona dediler: 'Bizi yedi gün bırak ve İsrail'in bütün sınırına haberciler gönderelim; ve eğer bizi kurtaran yoksa sana çıkacağız.'
1. Samuel 15:16
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר שְׁמוּאֵל֙ אֶל־שָׁא֔וּל הֶ֚רֶף וְאַגִּ֣ידָה לְּךָ֔ אֵת֩ אֲשֶׁ֨ר דִּבֶּ֧ר יְהוָ֛ה אֵלַ֖י הַלָּ֑יְלָה וַיֹּ֥אמֶר ל֖וֹ דַּבֵּֽר
Samuel Şaul'a dedi: 'Dur ve gece Yahve'nin bana konuştuğunu sana bildireyim.' Ona dedi: 'Konuş.'
1. Tarihler 21:15
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַח֩ הָאֱלֹהִ֨ים מַלְאָ֥ךְ לִֽירוּשָׁלִַם֮ לְהַשְׁחִיתָהּ֒ וּכְהַשְׁחִ֗ית רָאָ֤ה יְהוָה֙ וַיִּנָּ֣חֶם עַל־הָֽרָעָ֔ה וַיֹּ֨אמֶר לַמַּלְאָ֤ךְ הַמַּשְׁחִית֙ רַ֔ב עַתָּ֖ה הֶ֣רֶף יָדֶ֑ךָ וּמַלְאַ֤ךְ יְהוָה֙ עֹמֵ֔ד עִם־גֹּ֖רֶן אָרְנָ֥ן הַיְבוּסִֽי
Tanrı onu yok etmesi için Yeruşalim'e bir haberci gönderdi; o yok ederken Yahve gördü ve kötülükten vazgeçti, yok eden haberciye dedi: 'Yeter, şimdi elini bırak.' Yahve'nin habercisi Yebuslu Ornan'ın harman yerinin yanında duruyordu.
Mezmurlar 37:8
·
Tevrat
הֶ֣רֶף מֵ֭אַף וַעֲזֹ֣ב חֵמָ֑ה אַל־תִּ֝תְחַ֗ר אַךְ־לְהָרֵֽעַ
Öfkeyi bırak ve kızgınlığı terk et; kızma, sadece kötülük etmeye.
Örnek Ayetler (4)
Hezekiel 1:24
·
Tevrat
וָאֶשְׁמַ֣ע אֶת־ק֣וֹל כַּנְפֵיהֶ֡ם כְּקוֹל֩ מַ֨יִם רַבִּ֤ים כְּקוֹל־שַׁדַּי֙ בְּלֶכְתָּ֔ם ק֥וֹל הֲמֻלָּ֖ה כְּק֣וֹל מַחֲנֶ֑ה בְּעָמְדָ֖ם תְּרַפֶּ֥ינָה כַנְפֵיהֶֽן
Ve gittiklerinde kanatlarının sesini işittim, engin suların sesi gibi, Şaddai'nin sesi gibi, bir ordugahın sesi gibi bir gürültü sesiydi; durduklarında kanatlarını indirirlerdi.
Hezekiel 1:25
·
Tevrat
וַיְהִי־ק֕וֹל מֵעַ֕ל לָרָקִ֖יעַ אֲשֶׁ֣ר עַל־רֹאשָׁ֑ם בְּעָמְדָ֖ם תְּרַפֶּ֥ינָה כַנְפֵיהֶֽן
Ve başları üzerindeki kubbenin üzerinden bir ses geldi; durduklarında kanatlarını indirirlerdi.
Hezekiel 7:17
·
Tevrat
כָּל־הַיָּדַ֖יִם תִּרְפֶּ֑ינָה וְכָל־בִּרְכַּ֖יִם תֵּלַ֥כְנָה מָּֽיִם
Bütün eller gevşeyecek ve bütün dizler su akacak.
Yeşaya 13:7
·
Tevrat
עַל־כֵּ֖ן כָּל־יָדַ֣יִם תִּרְפֶּ֑ינָה וְכָל־לְבַ֥ב אֱנ֖וֹשׁ יִמָּס
Bu yüzden bütün eller gevşeyecek ve insanın bütün kalbi eriyecek.
Örnek Ayetler (4)
1. Tarihler 28:20
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר דָּוִ֜יד לִשְׁלֹמֹ֣ה בְנ֗וֹ חֲזַ֤ק וֶאֱמַץ֙ וַעֲשֵׂ֔ה אַל־תִּירָ֖א וְאַל־תֵּחָ֑ת כִּי֩ יְהוָ֨ה אֱלֹהִ֤ים אֱלֹהַי֙ עִמָּ֔ךְ לֹ֤א יַרְפְּךָ֙ וְלֹ֣א יַֽעַזְבֶ֔ךָּ עַד־לִכְל֕וֹת כָּל־מְלֶ֖אכֶת עֲבוֹדַ֥ת בֵּית־יְהוָֽה
Davut oğlu Süleyman'a dedi: 'Güçlü ol ve cesur ol ve yap; korkma ve dehşete düşme. Çünkü Yahve Tanrı, benim Tanrım seninledir; Yahve'nin evinin hizmetinin bütün işi bitene dek seni bırakmayacak ve seni terk etmeyecektir.
Yasa'nın Tekrarı 4:31
·
Tevrat
כִּ֣י אֵ֤ל רַחוּם֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ לֹ֥א יַרְפְּךָ֖ וְלֹ֣א יַשְׁחִיתֶ֑ךָ וְלֹ֤א יִשְׁכַּח֙ אֶת־בְּרִ֣ית אֲבֹתֶ֔יךָ אֲשֶׁ֥ר נִשְׁבַּ֖ע לָהֶֽם
Çünkü Tanrın Yahve merhametli bir Tanrı'dır; seni bırakmayacak ve seni yok etmeyecek; ve atalarına yemin ettiği antlaşmasını unutmayacak.
Yasa'nın Tekrarı 31:6
·
Tevrat
חִזְק֣וּ וְאִמְצ֔וּ אַל־תִּֽירְא֥וּ וְאַל־תַּעַרְצ֖וּ מִפְּנֵיהֶ֑ם כִּ֣י יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֗יךָ ה֚וּא הַהֹלֵ֣ךְ עִמָּ֔ךְ לֹ֥א יַרְפְּךָ֖ וְלֹ֥א יַעַזְבֶֽךָּ
Güçlü olun ve cesur olun, korkmayın ve onların yüzünden dehşete düşmeyin; çünkü seninle yürüyen Tanrın Yahve'dir, o seni bırakmayacak ve seni terk etmeyecektir.
Yasa'nın Tekrarı 31:8
·
Tevrat
וַֽיהוָ֞ה ה֣וּא הַהֹלֵ֣ךְ לְפָנֶ֗יךָ ה֚וּא יִהְיֶ֣ה עִמָּ֔ךְ לֹ֥א יַרְפְּךָ֖ וְלֹ֣א יַֽעַזְבֶ֑ךָּ לֹ֥א תִירָ֖א וְלֹ֥א תֵחָֽת
Ve senin önünden yürüyen Yahve'dir, o seninle olacak; seni bırakmayacak ve seni terk etmeyecektir. Korkmayacaksın ve yılmayacaksın.
Örnek Ayetler (1)
2. Samuel 4:1
·
Tevrat
וַיִּשְׁמַ֣ע בֶּן־שָׁא֗וּל כִּ֣י מֵ֤ת אַבְנֵר֙ בְּחֶבְר֔וֹן וַיִּרְפּ֖וּ יָדָ֑יו וְכָל־יִשְׂרָאֵ֖ל נִבְהָֽלוּ
Ve Şaul oğlu Avner'in Hevron'da öldüğünü duydu ve elleri gevşedi, bütün İsrail de dehşete düştü.
Örnek Ayetler (2)
Nehemya 6:3
·
Tevrat
וָאֶשְׁלְחָ֨ה עֲלֵיהֶ֤ם מַלְאָכִים֙ לֵאמֹ֔ר מְלָאכָ֤ה גְדוֹלָה֙ אֲנִ֣י עֹשֶׂ֔ה וְלֹ֥א אוּכַ֖ל לָרֶ֑דֶת לָ֣מָּה תִשְׁבַּ֤ת הַמְּלָאכָה֙ כַּאֲשֶׁ֣ר אַרְפֶּ֔הָ וְיָרַדְתִּ֖י אֲלֵיכֶֽם
Bunun üzerine onlara haberciler gönderip dedim: 'Ben büyük bir iş yapıyorum ve inemem; onu bıraktığım ve size indiğim zaman iş neden dursun?'
Eyüp 27:6
·
Tevrat
בְּצִדְקָתִ֣י הֶ֭חֱזַקְתִּי וְלֹ֣א אַרְפֶּ֑הָ לֹֽא־יֶחֱרַ֥ף לְ֝בָבִ֗י מִיָּמָֽי
Doğruluğuma tutundum ve onu bırakmayacağım; kalbim günlerimden dolayı kınamayacak.
Örnek Ayetler (3)
Yeşu 10:6
·
Tevrat
וַיִּשְׁלְח֣וּ אַנְשֵׁי֩ גִבְע֨וֹן אֶל־יְהוֹשֻׁ֤עַ אֶל־הַֽמַּחֲנֶה֙ הַגִּלְגָּ֣לָה לֵאמֹ֔ר אַל־תֶּ֥רֶף יָדֶ֖יךָ מֵֽעֲבָדֶ֑יךָ עֲלֵ֧ה אֵלֵ֣ינוּ מְהֵרָ֗ה וְהוֹשִׁ֤יעָה לָּ֨נוּ֙ וְעָזְרֵ֔נוּ כִּ֚י נִקְבְּצ֣וּ אֵלֵ֔ינוּ כָּל־מַלְכֵ֥י הָאֱמֹרִ֖י יֹשְׁבֵ֥י הָהָֽר
Givon adamları Gilgal'daki ordugaha, Yeşu'ya gönderdiler ve dediler: 'Ellerini kullarından çekme; bize çabuk çık ve bizi kurtar ve bize yardım et; çünkü dağda oturan bütün Emori kralları bize karşı toplandılar.'
Mezmurlar 138:8
·
Tevrat
יְהוָה֮ יִגְמֹ֪ר בַּ֫עֲדִ֥י יְ֭הוָה חַסְדְּךָ֣ לְעוֹלָ֑ם מַעֲשֵׂ֖י יָדֶ֣יךָ אַל־תֶּֽרֶף
Yahve benim için tamamlayacaktır; ey Yahve, senin sadakatin sonsuzadır; ellerinin işlerini bırakma.
Süleyman'ın Özdeyişleri 4:13
·
Tevrat
הַחֲזֵ֣ק בַּמּוּסָ֣ר אַל־תֶּ֑רֶף נִ֝צְּרֶ֗הָ כִּי־הִ֥יא חַיֶּֽיךָ
Terbiyeye tutun, bırakma; onu koru, çünkü o senin yaşamındır.
Örnek Ayetler (2)
Mısır'dan Çıkış 5:8
·
Tevrat
וְאֶת־מַתְכֹּ֨נֶת הַלְּבֵנִ֜ים אֲשֶׁ֣ר הֵם֩ עֹשִׂ֨ים תְּמ֤וֹל שִׁלְשֹׁם֙ תָּשִׂ֣ימוּ עֲלֵיהֶ֔ם לֹ֥א תִגְרְע֖וּ מִמֶּ֑נּוּ כִּֽי־נִרְפִּ֣ים הֵ֔ם עַל־כֵּ֗ן הֵ֤ם צֹֽעֲקִים֙ לֵאמֹ֔ר נֵלְכָ֖ה נִזְבְּחָ֥ה לֵאלֹהֵֽינוּ
Ve dün ve önceki gün yaptıkları kerpiç miktarını onların üzerine koyacaksınız, ondan eksiltmeyeceksiniz; çünkü onlar gevşektirler, bu yüzden onlar bağırıyorlar ve diyorlar: Gidelim, Tanrımıza kurban keselim.
Mısır'dan Çıkış 5:17
·
Tevrat
וַיֹּ֛אמֶר נִרְפִּ֥ים אַתֶּ֖ם נִרְפִּ֑ים עַל־כֵּן֙ אַתֶּ֣ם אֹֽמְרִ֔ים נֵלְכָ֖ה נִזְבְּחָ֥ה לַֽיהוָֽה
Ama o dedi: 'Gevşeksiniz siz, gevşeksiniz; bu yüzden siz diyorsunuz: Gidelim, Yahve'ye kurban keselim.
Örnek Ayetler (3)
Sefanya 3:16
·
Tevrat
בַּיּ֣וֹם הַה֔וּא יֵאָמֵ֥ר לִירֽוּשָׁלִַ֖ם אַל־תִּירָ֑אִי צִיּ֖וֹן אַל־יִרְפּ֥וּ יָדָֽיִךְ
O gün Yeruşalim'e şöyle denecek: 'Korkma, ey Siyon, ellerin gevşemesin.'
Nehemya 6:9
·
Tevrat
כִּ֣י כֻלָּ֗ם מְיָֽרְאִ֤ים אוֹתָ֨נוּ֙ לֵאמֹ֔ר יִרְפּ֧וּ יְדֵיהֶ֛ם מִן־הַמְּלָאכָ֖ה וְלֹ֣א תֵעָשֶׂ֑ה וְעַתָּ֖ה חַזֵּ֥ק אֶת־יָדָֽי
Çünkü hepsi 'Onların elleri işten gevşeyecek ve yapılmayacak' diyerek bizi korkutuyorlardı. Ve şimdi ellerimi güçlendir.
2. Tarihler 15:7
·
Tevrat
וְאַתֶּ֣ם חִזְק֔וּ וְאַל־יִרְפּ֖וּ יְדֵיכֶ֑ם כִּ֛י יֵ֥שׁ שָׂכָ֖ר לִפְעֻלַּתְכֶֽם
Ama siz güçlü olun ve elleriniz gevşemesin; çünkü işiniz için ödül vardır.
Örnek Ayetler (2)
Hakimler 8:3
·
Tevrat
בְּיֶדְכֶם֩ נָתַ֨ן אֱלֹהִ֜ים אֶת־שָׂרֵ֤י מִדְיָן֙ אֶת־עֹרֵ֣ב וְאֶת־זְאֵ֔ב וּמַה־יָּכֹ֖לְתִּי עֲשׂ֣וֹת כָּכֶ֑ם אָ֗ז רָפְתָ֤ה רוּחָם֙ מֵֽעָלָ֔יו בְּדַבְּר֖וֹ הַדָּבָ֥ר הַזֶּֽה
"Tanrı, Midyan'ın komutanlarını, Orev'i ve Zeev'i elinize verdi; sizin gibi ne yapabildim?" O bu sözü konuştuğunda, ona karşı ruhları yatıştı.
Yeremya 49:24
·
Tevrat
רָפְתָ֥ה דַמֶּ֛שֶׂק הִפְנְתָ֥ה לָנ֖וּס וְרֶ֣טֶט הֶחֱזִ֑יקָה צָרָ֧ה וַחֲבָלִ֛ים אֲחָזַ֖תָּה כַּיּוֹלֵדָֽה
Şam gevşedi, kaçmaya döndü ve titreme onu tuttu; sıkıntı ve sancılar doğuran kadın gibi onu yakaladı.
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 21:12
·
Tevrat
וְהָיָה֙ כִּֽי־יֹאמְר֣וּ אֵלֶ֔יךָ עַל־מָ֖ה אַתָּ֣ה נֶאֱנָ֑ח וְאָמַרְתָּ֡ אֶל־שְׁמוּעָ֣ה כִֽי־בָאָ֡ה וְנָמֵ֣ס כָּל־לֵב֩ וְרָפ֨וּ כָל־יָדַ֜יִם וְכִהֲתָ֣ה כָל־ר֗וּחַ וְכָל־בִּרְכַּ֨יִם֙ תֵּלַ֣כְנָה מַּ֔יִם הִנֵּ֤ה בָאָה֙ וְנִֽהְיָ֔תָה נְאֻ֖ם אֲדֹנָ֥י יְהוִֽה
Ve sana 'Ne üzerine inliyorsun?' diyecekleri zaman diyeceksin: Gelen habere; ve her kalp eriyecek ve bütün eller gevşeyecek ve her ruh zayıflayacak ve bütün dizler su akacak; işte geliyor ve olacak, Efendi Yahve'nin bildirisidir.
Yeremya 50:43
·
Tevrat
שָׁמַ֧ע מֶֽלֶךְ־בָּבֶ֛ל אֶת־שִׁמְעָ֖ם וְרָפ֣וּ יָדָ֑יו צָרָה֙ הֶחֱזִיקַ֔תְהוּ חִ֖יל כַּיּוֹלֵדָֽה
Babil kralı onların haberini duydu ve onun elleri gevşedi; sıkıntı onu tuttu, doğuran kadın gibi bir ağrı.
Örnek Ayetler (2)
Hakimler 19:9
·
Tevrat
וַיָּ֤קָם הָאִישׁ֙ לָלֶ֔כֶת ה֥וּא וּפִילַגְשׁ֖וֹ וְנַעֲר֑וֹ וַיֹּ֣אמֶר ל֣וֹ חֹתְנ֣וֹ אֲבִ֣י הַֽנַּעֲרָ֡ה הִנֵּ֣ה נָא֩ רָפָ֨ה הַיּ֜וֹם לַעֲרֹ֗ב לִֽינוּ־נָ֞א הִנֵּ֨ה חֲנ֤וֹת הַיּוֹם֙ לִ֥ין פֹּה֙ וְיִיטַ֣ב לְבָבֶ֔ךָ וְהִשְׁכַּמְתֶּ֤ם מָחָר֙ לְדַרְכְּכֶ֔ם וְהָלַכְתָּ֖ לְאֹהָלֶֽךָ
Adam gitmek için kalktı, o ve cariyesi ve uşağı; ve kayınbabası, genç kadının babası ona dedi ki: 'İşte lütfen, gün akşama zayıfladı, lütfen geceleyin; işte günün konaklaması, burada gecele ve kalbin iyi olsun, ve yarın yolunuz için erkenden kalkarsınız ve çadırına gidersin.'
Eyüp 12:21
·
Tevrat
שׁוֹפֵ֣ךְ בּ֭וּז עַל־נְדִיבִ֑ים וּמְזִ֖יחַ אֲפִיקִ֣ים רִפָּֽה
Soyluların üzerine küçümseme döker ve güçlülerin kuşağını gevşetir.
Örnek Ayetler (2)
Hakimler 11:37
·
Tevrat
וַתֹּ֨אמֶר֙ אֶל־אָבִ֔יהָ יֵעָ֥שֶׂה לִּ֖י הַדָּבָ֣ר הַזֶּ֑ה הַרְפֵּ֨ה מִמֶּ֜נִּי שְׁנַ֣יִם חֳדָשִׁ֗ים וְאֵֽלְכָה֙ וְיָרַדְתִּ֣י עַל־הֶֽהָרִ֔ים וְאֶבְכֶּה֙ עַל־בְּתוּלַ֔י אָנֹכִ֖י וְרֵעוֹתָֽי
Ve babasına dedi: 'Bana bu şey yapılsın; beni iki ay bırak, gideyim ve dağlara ineyim ve ben ve arkadaşlarım bekaretime ağlayayım.'
2. Krallar 4:27
·
Tevrat
וַתָּבֹ֞א אֶל־אִ֤ישׁ הָֽאֱלֹהִים֙ אֶל־הָהָ֔ר וַֽתַּחֲזֵ֖ק בְּרַגְלָ֑יו וַיִּגַּ֨שׁ גֵּֽיחֲזִ֜י לְהָדְפָ֗הּ וַיֹּאמֶר֩ אִ֨ישׁ הָאֱלֹהִ֤ים הַרְפֵּֽה־לָהּ֙ כִּֽי־נַפְשָׁ֣הּ מָֽרָה־לָ֔הּ וַֽיהוָה֙ הֶעְלִ֣ים מִמֶּ֔נִּי וְלֹ֥א הִגִּ֖יד לִֽי
Dağa, Tanrı adamına geldi ve onun ayaklarına sarıldı. Gehazi onu itmek için yaklaştı, ama Tanrı adamı dedi: 'Onu bırak, çünkü canı acı içindedir; ve Yahve bunu benden gizledi ve bana bildirmedi.'
Örnek Ayetler (1)
Ezra 4:4
·
Tevrat
וַיְהִי֙ עַם־הָאָ֔רֶץ מְרַפִּ֖ים יְדֵ֣י עַם־יְהוּדָ֑ה וּֽמְבַהֲלִ֥ים אוֹתָ֖ם לִבְנֽוֹת
Böylece yerin halkı, Yahuda halkının ellerini zayıflatıyordu ve onları inşa etmekten korkutuyordu.
Örnek Ayetler (1)
Ezgiler Ezgisi 3:4
·
Tevrat
כִּמְעַט֙ שֶׁעָבַ֣רְתִּי מֵהֶ֔ם עַ֣ד שֶֽׁמָּצָ֔אתִי אֵ֥ת שֶׁאָהֲבָ֖ה נַפְשִׁ֑י אֲחַזְתִּיו֙ וְלֹ֣א אַרְפֶּ֔נּוּ עַד־שֶׁ֤הֲבֵיאתִיו֙ אֶל־בֵּ֣ית אִמִּ֔י וְאֶל־חֶ֖דֶר הוֹרָתִֽי
Onlardan geçeli çok az olmuştu ki canımın sevdiğini buldum; onu tuttum ve onu annemin evine ve beni gebe kalanın odasına getirene kadar onu bırakmadım.
Örnek Ayetler (1)
Yeşu 1:5
·
Tevrat
לֹֽא־יִתְיַצֵּ֥ב אִישׁ֙ לְפָנֶ֔יךָ כֹּ֖ל יְמֵ֣י חַיֶּ֑יךָ כַּֽאֲשֶׁ֨ר הָיִ֤יתִי עִם־מֹשֶׁה֙ אֶהְיֶ֣ה עִמָּ֔ךְ לֹ֥א אַרְפְּךָ֖ וְלֹ֥א אֶעֶזְבֶֽךָּ
Yaşamının bütün günleri boyunca hiçbir adam senin önünde duramayacak; Musa ile olduğum gibi seninle olacağım, seni bırakmayacağım ve seni terk etmeyeceğim.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 5:24
·
Tevrat
לָכֵן֩ כֶּאֱכֹ֨ל קַ֜שׁ לְשׁ֣וֹן אֵ֗שׁ וַחֲשַׁ֤שׁ לֶֽהָבָה֙ יִרְפֶּ֔ה שָׁרְשָׁם֙ כַּמָּ֣ק יִֽהְיֶ֔ה וּפִרְחָ֖ם כָּאָבָ֣ק יַעֲלֶ֑ה כִּ֣י מָאֲס֗וּ אֵ֚ת תּוֹרַת֙ יְהוָ֣ה צְבָא֔וֹת וְאֵ֛ת אִמְרַ֥ת קְדֽוֹשׁ־יִשְׂרָאֵ֖ל נִאֵֽצוּ
Bu yüzden ateş dili samanı yediği gibi ve kuru ot alevin içinde çöktüğü gibi, onların kökü çürük gibi olacak ve onların çiçeği toz gibi yükselecek; çünkü Ordular Yahvesi'nin yasasını reddettiler ve İsrail'in Kutsalının sözünü hor gördüler.
Örnek Ayetler (1)
Süleyman'ın Özdeyişleri 24:10
·
Tevrat
הִ֭תְרַפִּיתָ בְּי֥וֹם צָרָ֗ה צַ֣ר כֹּחֶֽכָה
Sıkıntı gününde gevşeklik gösterirsen, gücün dardır.
Örnek Ayetler (1)
Yeşu 18:3
·
Tevrat
וַיֹּ֥אמֶר יְהוֹשֻׁ֖עַ אֶל־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל עַד־אָ֨נָה֙ אַתֶּ֣ם מִתְרַפִּ֔ים לָבוֹא֙ לָרֶ֣שֶׁת אֶת־הָאָ֔רֶץ אֲשֶׁר֙ נָתַ֣ן לָכֶ֔ם יְהוָ֖ה אֱלֹהֵ֥י אֲבֽוֹתֵיכֶֽם
Yeşu İsrail oğullarına dedi: 'Babalarınızın Tanrısı Yahve'nin size verdiği diyarı mülk edinmek için girmekte ne zamana kadar gevşeklik ediyorsunuz?'
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 46:11
·
Tevrat
הַרְפּ֣וּ וּ֭דְעוּ כִּי־אָנֹכִ֣י אֱלֹהִ֑ים אָר֥וּם בַּ֝גּוֹיִ֗ם אָר֥וּם בָּאָֽרֶץ
Bırakın ve bilin ki ben Tanrı'yım; uluslarda yüceleceğim, yerde yüceleceğim.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 38:4
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֨וּ הַשָּׂרִ֜ים אֶל־הַמֶּ֗לֶךְ י֣וּמַת נָא֮ אֶת־הָאִ֣ישׁ הַזֶּה֒ כִּֽי־עַל־כֵּ֡ן הֽוּא־מְרַפֵּ֡א אֶת־יְדֵי֩ אַנְשֵׁ֨י הַמִּלְחָמָ֜ה הַֽנִּשְׁאָרִ֣ים בָּעִ֣יר הַזֹּ֗את וְאֵת֙ יְדֵ֣י כָל־הָעָ֔ם לְדַבֵּ֣ר אֲלֵיהֶ֔ם כַּדְּבָרִ֖ים הָאֵ֑לֶּה כִּ֣י הָאִ֣ישׁ הַזֶּ֗ה אֵינֶ֨נּוּ דֹרֵ֧שׁ לְשָׁל֛וֹם לָעָ֥ם הַזֶּ֖ה כִּ֥י אִם־לְרָעָֽה
Bunun üzerine önderler krala dediler: 'Lütfen bu adam öldürülsün; çünkü o, onlara bu sözler gibi konuşarak bu şehirde kalan savaş adamlarının ellerini ve bütün halkın ellerini gevşetiyor. Çünkü bu adam bu halka esenlik değil, ancak kötülük arıyor.'