133
Kullanım
11
Lemma
55
Türev
89
Anlam
11 lemma, 55 türev form
Örnek Ayetler (5 / 13)
2. Samuel 5:18
·
Tevrat
וּפְלִשְׁתִּ֖ים בָּ֑אוּ וַיִּנָּטְשׁ֖וּ בְּעֵ֥מֶק רְפָאִֽים
Filistliler geldiler ve Refaim vadisinde yayıldılar.
2. Samuel 5:22
·
Tevrat
וַיֹּסִ֥פוּ ע֛וֹד פְּלִשְׁתִּ֖ים לַֽעֲל֑וֹת וַיִּנָּֽטְשׁ֖וּ בְּעֵ֥מֶק רְפָאִֽים
Filistliler tekrar çıktılar ve Refaim vadisinde yayıldılar.
2. Samuel 23:13
·
Tevrat
וַיֵּרְד֨וּ שְׁלֹשָׁ֜ה מֵהַשְּׁלֹשִׁ֣ים רֹ֗אשׁ וַיָּבֹ֤אוּ אֶל־קָצִיר֙ אֶל־דָּוִ֔ד אֶל־מְעָרַ֖ת עֲדֻלָּ֑ם וְחַיַּ֣ת פְּלִשְׁתִּ֔ים חֹנָ֖ה בְּעֵ֥מֶק רְפָאִֽים
Ve otuzlardan üç baş indiler ve hasada Davut'a, Adullam mağarasına geldiler; ve Filistlilerin birliği Refaim vadisinde konaklıyordu.
Yeşaya 17:5
·
Tevrat
וְהָיָ֗ה כֶּֽאֱסֹף֙ קָצִ֣יר קָמָ֔ה וּזְרֹע֖וֹ שִׁבֳּלִ֣ים יִקְצ֑וֹר וְהָיָ֛ה כִּמְלַקֵּ֥ט שִׁבֳּלִ֖ים בְּעֵ֥מֶק רְפָאִֽים
Ve hasatçı dikili tahılı toplayan gibi olacak, ve onun kolu başakları biçecek; ve Refaim vadisinde başakları toplayan gibi olacak.
Yeşu 15:8
·
Tevrat
וְעָלָ֨ה הַגְּב֜וּל גֵּ֣י בֶן־הִנֹּ֗ם אֶל־כֶּ֤תֶף הַיְבוּסִי֙ מִנֶּ֔גֶב הִ֖יא יְרֽוּשָׁלִָ֑ם וְעָלָ֨ה הַגְּב֜וּל אֶל־רֹ֣אשׁ הָהָ֗ר אֲ֠שֶׁר עַל־פְּנֵ֤י גֵֽי־הִנֹּם֙ יָ֔מָּה אֲשֶׁ֛ר בִּקְצֵ֥ה עֵֽמֶק־רְפָאִ֖ים צָפֹֽנָה
Sınır Hinnom oğlu vadisine, güneyden Yevuslunun yamacına çıktı, o Yeruşalim'dir; sınır batıda Hinnom vadisinin karşısında, kuzeyde Refaim vadisinin ucunda olan dağın başına çıktı.
Örnek Ayetler (5 / 8)
Yeşu 12:4
·
Tevrat
וּגְב֗וּל ע֚וֹג מֶ֣לֶךְ הַבָּשָׁ֔ן מִיֶּ֖תֶר הָרְפָאִ֑ים הַיּוֹשֵׁ֥ב בְּעַשְׁתָּר֖וֹת וּבְאֶדְרֶֽעִי
Ve Refalılardan kalanından Başan kralı Og'un sınırı; Aştarot'ta ve Edrei'de oturan;
Yeşu 13:12
·
Tevrat
כָּל־מַמְלְכ֥וּת עוֹג֙ בַּבָּשָׁ֔ן אֲשֶׁר־מָלַ֥ךְ בְּעַשְׁתָּר֖וֹת וּבְאֶדְרֶ֑עִי ה֤וּא נִשְׁאַר֙ מִיֶּ֣תֶר הָרְפָאִ֔ים וַיַּכֵּ֥ם מֹשֶׁ֖ה וַיֹּרִשֵֽׁם
Aştarot'ta ve Edrei'de krallık yapan Başan'daki Og'un bütün krallığı; o Refaimlerin kalanından kalmıştı ve Musa onları vurdu ve onları kovdu.
1. Tarihler 20:4
·
Tevrat
וַיְהִי֙ אַחֲרֵי כֵ֔ן וַתַּעֲמֹ֧ד מִלְחָמָ֛ה בְּגֶ֖זֶר עִם־פְּלִשְׁתִּ֑ים אָ֣ז הִכָּ֞ה סִבְּכַ֣י הַחֻֽשָׁתִ֗י אֶת־סִפַּ֛י מִילִדֵ֥י הָרְפָאִ֖ים וַיִּכָּנֵֽעוּ
Bundan sonra Filistlilerle Gezer'de savaş kalktı; o zaman Huşalı Sibbekay Refalılara doğanlardan Sippay'ı vurdu ve boyun eğdiler.
Yaratılış 15:20
·
Tevrat
וְאֶת־הַחִתִּ֥י וְאֶת־הַפְּרִזִּ֖י וְאֶת־הָרְפָאִֽים
Hititliyi, Perizziliyi, Refalıları,
Yasa'nın Tekrarı 3:11
·
Tevrat
כִּ֣י רַק־ע֞וֹג מֶ֣לֶךְ הַבָּשָׁ֗ן נִשְׁאַר֮ מִיֶּ֣תֶר הָרְפָאִים֒ הִנֵּ֤ה עַרְשׂוֹ֙ עֶ֣רֶשׂ בַּרְזֶ֔ל הֲלֹ֣ה הִ֔וא בְּרַבַּ֖ת בְּנֵ֣י עַמּ֑וֹן תֵּ֧שַׁע אַמּ֣וֹת אָרְכָּ֗הּ וְאַרְבַּ֥ע אַמּ֛וֹת רָחְבָּ֖הּ בְּאַמַּת־אִֽישׁ
Çünkü Refaimlerin kalanından sadece Başan kralı Og kalmıştı; işte onun yatağı demir yataktır, o Ammon oğullarının Rabba'sında değil mi? Adam kubitiyle onun uzunluğu dokuz kubit (~405 cm) ve onun genişliği dört kubittir (~180 cm).
Örnek Ayetler (1)
Yeşu 17:15
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר אֲלֵיהֶ֜ם יְהוֹשֻׁ֗עַ אִם־עַם־רַ֤ב אַתָּה֙ עֲלֵ֣ה לְךָ֣ הַיַּ֔עְרָה וּבֵרֵאתָ֤ לְךָ֙ שָׁ֔ם בְּאֶ֥רֶץ הַפְּרִזִּ֖י וְהָֽרְפָאִ֑ים כִּֽי־אָ֥ץ לְךָ֖ הַר־אֶפְרָֽיִם
Yeşu onlara dedi: 'Eğer çok bir halk isen, Efrayim dağı sana dar geldiği için ormana çık ve orada Perizlilerin ve Refalıların diyarında kendine yer aç.'
Örnek Ayetler (4 / 13)
Yeremya 14:19
·
Tevrat
הֲמָאֹ֨ס מָאַ֜סְתָּ אֶת־יְהוּדָ֗ה אִם־בְּצִיּוֹן֙ גָּעֲלָ֣ה נַפְשֶׁ֔ךָ מַדּ֨וּעַ֙ הִכִּיתָ֔נוּ וְאֵ֥ין לָ֖נוּ מַרְפֵּ֑א קַוֵּ֤ה לְשָׁלוֹם֙ וְאֵ֣ין ט֔וֹב וּלְעֵ֥ת מַרְפֵּ֖א וְהִנֵּ֥ה בְעָתָֽה
Yahuda'yı kesinlikle reddettin mi? Canın Siyon'dan mı iğrendi? Neden bizi vurdun ve bize şifa yok? Barış bekledik ve iyi yok, ve şifa zamanı bekledik ve işte dehşet.
Süleyman'ın Özdeyişleri 4:22
·
Tevrat
כִּֽי־חַיִּ֣ים הֵ֭ם לְמֹצְאֵיהֶ֑ם וּֽלְכָל־בְּשָׂר֥וֹ מַרְפֵּֽא
Çünkü onlar, onları bulanlara yaşamdır ve bütün etine şifadır.
Süleyman'ın Özdeyişleri 6:15
·
Tevrat
עַל־כֵּ֗ן פִּ֭תְאֹם יָב֣וֹא אֵיד֑וֹ פֶּ֥תַע יִ֝שָּׁבֵ֗ר וְאֵ֣ין מַרְפֵּֽא
Bu yüzden felaketi aniden gelecek, bir anda kırılacak ve şifa olmayacaktır.
Süleyman'ın Özdeyişleri 12:18
·
Tevrat
יֵ֣שׁ בּ֭וֹטֶה כְּמַדְקְר֣וֹת חָ֑רֶב וּלְשׁ֖וֹן חֲכָמִ֣ים מַרְפֵּֽא
Kılıç saplamaları gibi düşüncesizce konuşan vardır; bilgelerin dili ise şifadır.
Örnek Ayetler (3)
Yeremya 33:6
·
Tevrat
הִנְנִ֧י מַעֲלֶה־לָּ֛הּ אֲרֻכָ֥ה וּמַרְפֵּ֖א וּרְפָאתִ֑ים וְגִלֵּיתִ֣י לָהֶ֔ם עֲתֶ֥רֶת שָׁל֖וֹם וֶאֱמֶֽת
İşte ben ona şifa ve iyileşme getireceğim ve onları iyileştireceğim; ve onlara barışın ve sadakatin bolluğunu açığa çıkaracağım.
Malaki 3:20
·
Tevrat
וְזָרְחָ֨ה לָכֶ֜ם יִרְאֵ֤י שְׁמִי֙ שֶׁ֣מֶשׁ צְדָקָ֔ה וּמַרְפֵּ֖א בִּכְנָפֶ֑יהָ וִֽיצָאתֶ֥ם וּפִשְׁתֶּ֖ם כְּעֶגְלֵ֥י מַרְבֵּֽק
Ve benim adımdan korkan sizler için kanatlarında şifa olan doğruluk güneşi doğacak; ve çıkacaksınız ve ahır buzağıları gibi sıçrayacaksınız.
Süleyman'ın Özdeyişleri 16:24
·
Tevrat
צוּף־דְּ֭בַשׁ אִמְרֵי־נֹ֑עַם מָת֥וֹק לַ֝נֶּפֶשׁ וּמַרְפֵּ֥א לָעָֽצֶם
Hoş sözler petek balıdır; cana tatlı ve kemiğe şifadır.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 8:15
·
Tevrat
קַוֵּ֥ה לְשָׁל֖וֹם וְאֵ֣ין ט֑וֹב לְעֵ֥ת מַרְפֵּ֖ה וְהִנֵּ֥ה בְעָתָֽה
Barış umduk ama iyilik yok; şifa zamanı umduk ve işte dehşet.
Örnek Ayetler (5 / 7)
Yeşaya 14:9
·
Tevrat
שְׁא֗וֹל מִתַּ֛חַת רָגְזָ֥ה לְךָ֖ לִקְרַ֣את בּוֹאֶ֑ךָ עוֹרֵ֨ר לְךָ֤ רְפָאִים֙ כָּל־עַתּ֣וּדֵי אָ֔רֶץ הֵקִים֙ מִכִּסְאוֹתָ֔ם כֹּ֖ל מַלְכֵ֥י גוֹיִֽם
Aşağıdan Şeol senin gelişini karşılamak için senin için titredi; senin için ölüleri, yerin bütün önderlerini uyandırdı; ulusların bütün krallarını tahtlarından kaldırdı.
Yeşaya 26:14
·
Tevrat
מֵתִים֙ בַּל־יִחְי֔וּ רְפָאִ֖ים בַּל־יָקֻ֑מוּ לָכֵ֤ן פָּקַ֨דְתָּ֙ וַתַּשְׁמִידֵ֔ם וַתְּאַבֵּ֥ד כָּל־זֵ֖כֶר לָֽמוֹ
Ölüler yaşamayacak, ölülerin ruhları kalkmayacak; bu yüzden onları yokladın ve onları yok ettin ve onların bütün anısını sildin.
Yeşaya 26:19
·
Tevrat
יִֽחְי֣וּ מֵתֶ֔יךָ נְבֵלָתִ֖י יְקוּמ֑וּן הָקִ֨יצוּ וְרַנְּנ֜וּ שֹׁכְנֵ֣י עָפָ֗ר כִּ֣י טַ֤ל אוֹרֹת֙ טַלֶּ֔ךָ וָאָ֖רֶץ רְפָאִ֥ים תַּפִּֽיל
Senin ölülerin yaşayacak, benim cesedim kalkacak. Uyanın ve sevinçle söyleyin, tozun sakinleri! Çünkü senin çiyin ışıkların çiyidir ve yer ölülerin ruhlarını düşürecek.
Mezmurlar 88:11
·
Tevrat
הֲלַמֵּתִ֥ים תַּעֲשֶׂה־פֶּ֑לֶא אִם־רְ֝פָאִ֗ים יָק֤וּמוּ יוֹד֬וּךָ סֶּֽלָה
Ölülere mi harika yapacaksın? Yoksa gölgeler kalkacaklar, sana şükredecekler mi? Sela.
Süleyman'ın Özdeyişleri 2:18
·
Tevrat
כִּ֤י שָׁ֣חָה אֶל־מָ֣וֶת בֵּיתָ֑הּ וְאֶל־רְ֝פָאִ֗ים מַעְגְּלֹתֶֽיהָ
Çünkü onun evi ölüme çöker ve onun izleri ölülere.
Örnek Ayetler (1)
Eyüp 26:5
·
Tevrat
הָרְפָאִ֥ים יְחוֹלָ֑לוּ מִתַּ֥חַת מַ֝֗יִם וְשֹׁכְנֵיהֶֽם
Ölüler suların ve onların sakinlerinin altında titrerler.
Örnek Ayetler (5)
2. Krallar 20:8
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר חִזְקִיָּ֨הוּ֙ אֶֽל־יְשַׁעְיָ֔הוּ מָ֣ה א֔וֹת כִּֽי־יִרְפָּ֥א יְהוָ֖ה לִ֑י וְעָלִ֛יתִי בַּיּ֥וֹם הַשְּׁלִישִׁ֖י בֵּ֥ית יְהוָֽה
Ve Hizkiya Yeşaya'ya dedi: 'Yahve'nin bana şifa vereceğine ve üçüncü günde Yahve'nin evine çıkacağıma işaret nedir?'
Yeşaya 30:26
·
Tevrat
וְהָיָ֤ה אֽוֹר־הַלְּבָנָה֙ כְּא֣וֹר הַֽחַמָּ֔ה וְא֤וֹר הַֽחַמָּה֙ יִהְיֶ֣ה שִׁבְעָתַ֔יִם כְּא֖וֹר שִׁבְעַ֣ת הַיָּמִ֑ים בְּי֗וֹם חֲבֹ֤שׁ יְהוָה֙ אֶת־שֶׁ֣בֶר עַמּ֔וֹ וּמַ֥חַץ מַכָּת֖וֹ יִרְפָּֽא
Ve Yahve'nin halkının kırığını sardığı ve vuruşunun yarasını iyileştirdiği günde, ayın ışığı güneşin ışığı gibi olacak ve güneşin ışığı yedi günün ışığı gibi yedi kat olacak.
Zekeriya 11:16
·
Tevrat
כִּ֣י הִנֵּֽה־אָנֹכִי֩ מֵקִ֨ים רֹעֶ֜ה בָּאָ֗רֶץ הַנִּכְחָד֤וֹת לֹֽא־יִפְקֹד֙ הַנַּ֣עַר לֹֽא־יְבַקֵּ֔שׁ וְהַנִּשְׁבֶּ֖רֶת לֹ֣א יְרַפֵּ֑א הַנִּצָּבָה֙ לֹ֣א יְכַלְכֵּ֔ל וּבְשַׂ֤ר הַבְּרִיאָה֙ יֹאכַ֔ל וּפַרְסֵיהֶ֖ן יְפָרֵֽק
Çünkü işte ben yerde bir çoban kaldırıyorum; yok olanları yoklamayacak, genci aramayacak, kırık olanı iyileştirmeyecek, duranı beslemeyecek, semizin etini yiyecek ve tırnaklarını koparacak.
Ağıtlar 2:13
·
Tevrat
מָֽה־אֲעִידֵ֞ךְ מָ֣ה אֲדַמֶּה־לָּ֗ךְ הַבַּת֙ יְר֣וּשָׁלִַ֔ם מָ֤ה אַשְׁוֶה־לָּךְ֙ וַאֲנַֽחֲמֵ֔ךְ בְּתוּלַ֖ת בַּת־צִיּ֑וֹן כִּֽי־גָד֥וֹל כַּיָּ֛ם שִׁבְרֵ֖ךְ מִ֥י יִרְפָּא־לָֽךְ
Sana ne tanıklık edeyim, sana ne benzeteyim Yeruşalim kızı? Sana ne eşitleyeyim ve seni avutayım Siyon kızının bakiresi? Çünkü kırığın deniz gibi büyüktür; sana kim şifa verecek?
Mısır'dan Çıkış 21:19
·
Tevrat
אִם־יָק֞וּם וְהִתְהַלֵּ֥ךְ בַּח֛וּץ עַל־מִשְׁעַנְתּ֖וֹ וְנִקָּ֣ה הַמַּכֶּ֑ה רַ֥ק שִׁבְתּ֛וֹ יִתֵּ֖ן וְרַפֹּ֥א יְרַפֵּֽא
Eğer kalkar ve dışarıda değneği üzerinde yürürse, vuran kişi aklanacaktır; ancak onun iş kaybını verecek ve tamamen iyileştirecektir.
Örnek Ayetler (2)
Yasa'nın Tekrarı 28:27
·
Tevrat
יַכְּכָ֨ה יְהוָ֜ה בִּשְׁחִ֤ין מִצְרַ֨יִם֙ וּבַטְּחֹרִ֔ים וּבַגָּרָ֖ב וּבֶחָ֑רֶס אֲשֶׁ֥ר לֹא־תוּכַ֖ל לְהֵרָפֵֽא
Yahve seni şifa bulamayacağın Mısır'ın çıbanıyla, urlarla, uyuzla ve kaşıntıyla vuracaktır.
Yasa'nın Tekrarı 28:35
·
Tevrat
יַכְּכָ֨ה יְהוָ֜ה בִּשְׁחִ֣ין רָ֗ע עַל־הַבִּרְכַּ֨יִם֙ וְעַל־הַשֹּׁקַ֔יִם אֲשֶׁ֥ר לֹא־תוּכַ֖ל לְהֵרָפֵ֑א מִכַּ֥ף רַגְלְךָ֖ וְעַ֥ד קָדְקֳדֶֽךָ
Yahve seni dizlerde ve bacaklarda, ayağının tabanından tepene kadar şifa bulamayacağın kötü bir çıbanla vuracaktır.
Örnek Ayetler (3)
Yeremya 8:22
·
Tevrat
הַצֳרִי֙ אֵ֣ין בְּגִלְעָ֔ד אִם־רֹפֵ֖א אֵ֣ין שָׁ֑ם כִּ֗י מַדּ֨וּעַ֙ לֹ֣א עָֽלְתָ֔ה אֲרֻכַ֖ת בַּת־עַמִּֽי
Gilat'ta merhem yok mu? Orada hekim yok mu? Öyleyse neden halkımın kızının şifası çıkmadı?
2. Krallar 20:5
·
Tevrat
שׁ֣וּב וְאָמַרְתָּ֞ אֶל־חִזְקִיָּ֣הוּ נְגִיד־עַמִּ֗י כֹּֽה־אָמַ֤ר יְהוָה֙ אֱלֹהֵי֙ דָּוִ֣ד אָבִ֔יךָ שָׁמַ֨עְתִּי֙ אֶת־תְּפִלָּתֶ֔ךָ רָאִ֖יתִי אֶת־דִּמְעָתֶ֑ךָ הִנְנִי֙ רֹ֣פֶא לָ֔ךְ בַּיּוֹם֙ הַשְּׁלִישִׁ֔י תַּעֲלֶ֖ה בֵּ֥ית יְהוָֽה
'Dön ve halkımın önderi Hizkiya'ya söyle: Baban Davut'un Tanrısı Yahve şöyle dedi: Duanı işittim, gözyaşını gördüm; işte ben sana şifa veriyorum, üçüncü günde Yahve'nin evine çıkacaksın.
Çölde Sayım 12:13
·
Tevrat
וַיִּצְעַ֣ק מֹשֶׁ֔ה אֶל־יְהוָ֖ה לֵאמֹ֑ר אֵ֕ל נָ֛א רְפָ֥א נָ֖א לָֽהּ
Musa Yahve'ye feryat edip dedi: 'Ey Tanrı, lütfen, lütfen ona şifa ver.'
Örnek Ayetler (4)
Yeşaya 53:5
·
Tevrat
וְהוּא֙ מְחֹלָ֣ל מִפְּשָׁעֵ֔נוּ מְדֻכָּ֖א מֵעֲוֺנֹתֵ֑ינוּ מוּסַ֤ר שְׁלוֹמֵ֨נוּ֙ עָלָ֔יו וּבַחֲבֻרָת֖וֹ נִרְפָּא־לָֽנוּ
Ve o isyanlarımızdan delindi, suçlarımızdan ezildi; esenliğimizin terbiyesi onun üzerindeydi ve onun yarasıyla bize şifa verildi.
Levililer 13:37
·
Tevrat
וְאִם־בְּעֵינָיו֩ עָמַ֨ד הַנֶּ֜תֶק וְשֵׂעָ֨ר שָׁחֹ֧ר צָֽמַח־בּ֛וֹ נִרְפָּ֥א הַנֶּ֖תֶק טָה֣וֹר ה֑וּא וְטִהֲר֖וֹ הַכֹּהֵֽן
Ve eğer onun gözlerinde uyuz durduysa ve onda siyah kıl çıktıysa, uyuz iyileşmiştir, o temizdir; ve kâhin onu temiz sayacaktır.
Levililer 14:3
·
Tevrat
וְיָצָא֙ הַכֹּהֵ֔ן אֶל־מִח֖וּץ לַֽמַּחֲנֶ֑ה וְרָאָה֙ הַכֹּהֵ֔ן וְהִנֵּ֛ה נִרְפָּ֥א נֶֽגַע־הַצָּרַ֖עַת מִן־הַצָּרֽוּעַ
Kâhin ordugâhın dışına çıkacak; kâhin bakacak ve işte, cüzzam lekesi cüzzamlıdan şifa bulmuştur.
Levililer 14:48
·
Tevrat
וְאִם־בֹּ֨א יָבֹ֜א הַכֹּהֵ֗ן וְרָאָה֙ וְ֠הִנֵּה לֹא־פָשָׂ֤ה הַנֶּ֨גַע֙ בַּבַּ֔יִת אַחֲרֵ֖י הִטֹּ֣חַ אֶת־הַבָּ֑יִת וְטִהַ֤ר הַכֹּהֵן֙ אֶת־הַבַּ֔יִת כִּ֥י נִרְפָּ֖א הַנָּֽגַע
Fakat eğer kâhin kesinlikle gelirse ve görürse ve işte evin sıvanmasından sonra yara evde yayılmamışsa, kâhin evi temiz ilan edecek; çünkü yara şifa buldu.
Örnek Ayetler (3)
1. Krallar 18:30
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר אֵלִיָּ֤הוּ לְכָל־הָעָם֙ גְּשׁ֣וּ אֵלַ֔י וַיִּגְּשׁ֥וּ כָל־הָעָ֖ם אֵלָ֑יו וַיְרַפֵּ֛א אֶת־מִזְבַּ֥ח יְהוָ֖ה הֶהָרֽוּס
İlyas bütün halka dedi: 'Bana yaklaşın.' Ve bütün halk ona yaklaştı. Ve yıkılmış olan Yahve'nin sunağını onardı.
2. Tarihler 30:20
·
Tevrat
וַיִּשְׁמַ֤ע יְהוָה֙ אֶל־יְחִזְקִיָּ֔הוּ וַיִּרְפָּ֖א אֶת־הָעָֽם
Ve Yahve Hizkiya'yı işitti ve halka şifa verdi.
Yaratılış 20:17
·
Tevrat
וַיִּתְפַּלֵּ֥ל אַבְרָהָ֖ם אֶל־הָאֱלֹהִ֑ים וַיִּרְפָּ֨א אֱלֹהִ֜ים אֶת־אֲבִימֶ֧לֶךְ וְאֶת־אִשְׁתּ֛וֹ וְאַמְהֹתָ֖יו וַיֵּלֵֽדוּ
İbrahim Tanrı'ya dua etti; Tanrı Abimelek'e, karısına ve cariyelerine şifa verdi ve onlar doğurdular.
Örnek Ayetler (2)
Yeşaya 6:10
·
Tevrat
הַשְׁמֵן֙ לֵב־הָעָ֣ם הַזֶּ֔ה וְאָזְנָ֥יו הַכְבֵּ֖ד וְעֵינָ֣יו הָשַׁ֑ע פֶּן־יִרְאֶ֨ה בְעֵינָ֜יו וּבְאָזְנָ֣יו יִשְׁמָ֗ע וּלְבָב֥וֹ יָבִ֛ין וָשָׁ֖ב וְרָ֥פָא לֽוֹ
Bu halkın kalbini yağlandır ve kulaklarını ağırlaştır ve gözlerini kapat; gözleriyle görmesin ve kulaklarıyla işitmesin ve kalbiyle anlamasın ve dönmesin ve şifa bulmasın diye.
Mısır'dan Çıkış 21:19
·
Tevrat
אִם־יָק֞וּם וְהִתְהַלֵּ֥ךְ בַּח֛וּץ עַל־מִשְׁעַנְתּ֖וֹ וְנִקָּ֣ה הַמַּכֶּ֑ה רַ֥ק שִׁבְתּ֛וֹ יִתֵּ֖ן וְרַפֹּ֥א יְרַפֵּֽא
Eğer kalkar ve dışarıda değneği üzerinde yürürse, vuran kişi aklanacaktır; ancak onun iş kaybını verecek ve tamamen iyileştirecektir.
Örnek Ayetler (3)
2. Krallar 8:29
·
Tevrat
וַיָּשָׁב֩ יוֹרָ֨ם הַמֶּ֜לֶךְ לְהִתְרַפֵּ֣א בְיִזְרְעֶ֗אל מִן־הַמַּכִּים֙ אֲשֶׁ֨ר יַכֻּ֤הוּ אֲרַמִּים֙ בָּֽרָמָ֔ה בְּהִלָּ֣חֲמ֔וֹ אֶת־חֲזָהאֵ֖ל מֶ֣לֶךְ אֲרָ֑ם וַאֲחַזְיָ֨הוּ בֶן־יְהוֹרָ֜ם מֶ֣לֶךְ יְהוּדָ֗ה יָרַ֡ד לִרְא֞וֹת אֶת־יוֹרָ֧ם בֶּן־אַחְאָ֛ב בְּיִזְרְעֶ֖אל כִּֽי־חֹלֶ֥ה הֽוּא
Kral Yoram, Aram kralı Hazael ile savaşırken Rama'da Aramlıların onu vurduğu yaralardan şifa bulmak için Yizreel'e döndü. Yahuda kralı Yehoram oğlu Ahazya, Ahav oğlu Yoram'ı görmek için Yizreel'e indi; çünkü o hastaydı.
2. Krallar 9:15
·
Tevrat
וַיָּשָׁב֩ יְהוֹרָ֨ם הַמֶּ֜לֶךְ לְהִתְרַפֵּ֣א בִיְזְרְעֶ֗אל מִן־הַמַּכִּים֙ אֲשֶׁ֣ר יַכֻּ֣הוּ אֲרַמִּ֔ים בְּהִלָּ֣חֲמ֔וֹ אֶת־חֲזָאֵ֖ל מֶ֣לֶךְ אֲרָ֑ם וַיֹּ֤אמֶר יֵהוּא֙ אִם־יֵ֣שׁ נַפְשְׁכֶ֔ם אַל־יֵצֵ֤א פָלִיט֙ מִן־הָעִ֔יר לָלֶ֖כֶת לְהַגִּ֥יד בְּיִזְרְעֶֽאל
Kral Yehoram, Aram kralı Hazael ile savaşırken Aramlıların onu vurduğu yaralardan şifa bulmak için Yizreel'e dönmüştü. Yehu dedi ki: 'Eğer canınız istiyorsa, Yizreel'de bildirmeye gitmek için şehirden kaçan biri çıkmasın.'
2. Tarihler 22:6
·
Tevrat
וַיָּ֜שָׁב לְהִתְרַפֵּ֣א בְיִזְרְעֶ֗אל כִּ֤י הַמַּכִּים֙ אֲשֶׁ֣ר הִכֻּ֣הוּ בָֽרָמָ֔ה בְּהִלָּ֣חֲמ֔וֹ אֶת־חֲזָהאֵ֖ל מֶ֣לֶךְ אֲרָ֑ם וַעֲזַרְיָ֨הוּ בֶן־יְהוֹרָ֜ם מֶ֣לֶךְ יְהוּדָ֗ה יָרַ֡ד לִרְא֞וֹת אֶת־יְהוֹרָ֧ם בֶּן־אַחְאָ֛ב בְּיִזְרְעֶ֖אל כִּי־חֹלֶ֥ה הֽוּא
Aram kralı Hazael ile savaştığında Rama'da onu vurdukları vuruşlardan şifa bulmak için Yizreel'e döndü; ve Yahuda kralı Yehoram oğlu Azarya, Ahav oğlu Yehoram'ı Yizreel'de görmek için indi, çünkü o hastaydı.
Örnek Ayetler (3)
Yeremya 15:18
·
Tevrat
לָ֣מָּה הָיָ֤ה כְאֵבִי֙ נֶ֔צַח וּמַכָּתִ֖י אֲנוּשָׁ֑ה֙ מֵֽאֲנָה֙ הֵֽרָפֵ֔א הָי֨וֹ תִֽהְיֶ֥ה לִי֙ כְּמ֣וֹ אַכְזָ֔ב מַ֖יִם לֹ֥א נֶאֱמָֽנוּ
Neden acım sonsuz ve yaram şifa bulmaz oldu, iyileşmeyi reddediyor? Benim için gerçekten aldatıcı gibi, güvenilmez sular gibi mi olacaksın?
Mezmurlar 103:3
·
Tevrat
הַסֹּלֵ֥חַ לְכָל־עֲוֺנֵ֑כִי הָ֝רֹפֵ֗א לְכָל־תַּחֲלֻאָֽיְכִי
Bütün suçlarını bağışlayan, bütün hastalıklarına şifa veren.
Mezmurlar 147:3
·
Tevrat
הָ֭רֹפֵא לִשְׁב֣וּרֵי לֵ֑ב וּ֝מְחַבֵּ֗שׁ לְעַצְּבוֹתָֽם
Kalp kırıklarına şifa verendir ve onların yaralarını sarar.
Örnek Ayetler (2)
Hoşea 14:5
·
Tevrat
אֶרְפָּא֙ מְשׁ֣וּבָתָ֔ם אֹהֲבֵ֖ם נְדָבָ֑ה כִּ֛י שָׁ֥ב אַפִּ֖י מִמֶּֽנּוּ
Onların dönekliklerine şifa vereceğim, onları gönüllü olarak seveceğim; çünkü öfkem ondan döndü.
Yasa'nın Tekrarı 32:39
·
Tevrat
רְא֣וּ עַתָּ֗ה כִּ֣י אֲנִ֤י אֲנִי֙ ה֔וּא וְאֵ֥ין אֱלֹהִ֖ים עִמָּדִ֑י אֲנִ֧י אָמִ֣ית וַאֲחַיֶּ֗ה מָחַ֨צְתִּי֙ וַאֲנִ֣י אֶרְפָּ֔א וְאֵ֥ין מִיָּדִ֖י מַצִּֽיל
Şimdi görün ki ben, ben oyum ve benimle ilahlar yoktur; ben öldürürüm ve diriltirim, yaraladım ve ben şifa veririm ve elimden kurtaran yoktur.
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 47:9
·
Tevrat
וְהָיָ֣ה כָל־נֶ֣פֶשׁ חַיָּ֣ה אֲֽשֶׁר־יִשְׁרֹ֡ץ אֶ֣ל כָּל־אֲשֶׁר֩ יָב֨וֹא שָׁ֤ם נַחֲלַ֨יִם֙ יִֽחְיֶ֔ה וְהָיָ֥ה הַדָּגָ֖ה רַבָּ֣ה מְאֹ֑ד כִּי֩ בָ֨אוּ שָׁ֜מָּה הַמַּ֣יִם הָאֵ֗לֶּה וְיֵרָֽפְאוּ֙ וָחָ֔י כֹּ֛ל אֲשֶׁר־יָ֥בוֹא שָׁ֖מָּה הַנָּֽחַל
Ve iki vadinin gittiği her yerde kaynaşan her canlı varlık yaşayacak; ve çok fazla balık olacak, çünkü bu sular oraya geldi ve şifa bulacaklar ve vadinin gittiği her yerde her şey yaşayacak.
Yeremya 6:14
·
Tevrat
וַֽיְרַפְּא֞וּ אֶת־שֶׁ֤בֶר עַמִּי֙ עַל־נְקַלָּ֔ה לֵאמֹ֖ר שָׁל֣וֹם שָׁל֑וֹם וְאֵ֖ין שָׁלֽוֹם
Ve halkımın kırığını hafifçe iyileştirdiler, diyerek: 'Barış, barış'; ve barış yoktur.
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 17:14
·
Tevrat
רְפָאֵ֤נִי יְהוָה֙ וְאֵ֣רָפֵ֔א הוֹשִׁיעֵ֖נִי וְאִוָּשֵׁ֑עָה כִּ֥י תְהִלָּתִ֖י אָֽתָּה
Beni iyileştir Yahve ve iyileşeyim; beni kurtar ve kurtulayım, çünkü övgüm sensin.
2. Tarihler 7:14
·
Tevrat
וְיִכָּנְע֨וּ עַמִּ֜י אֲשֶׁ֧ר נִֽקְרָא־שְׁמִ֣י עֲלֵיהֶ֗ם וְיִֽתְפַּֽלְלוּ֙ וִֽיבַקְשׁ֣וּ פָנַ֔י וְיָשֻׁ֖בוּ מִדַּרְכֵיהֶ֣ם הָרָעִ֑ים וַאֲנִי֙ אֶשְׁמַ֣ע מִן־הַשָּׁמַ֔יִם וְאֶסְלַח֙ לְחַטָּאתָ֔ם וְאֶרְפָּ֖א אֶת־אַרְצָֽם
ve üzerlerine adım çağrılan halkım alçalırsa, ve dua edip yüzümü ararlarsa, ve kötü yollarından dönerlerse; ben de göklerden işiteceğim, ve günahlarını bağışlayacağım, ve diyarlarını iyileştireceğim.
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 17:14
·
Tevrat
רְפָאֵ֤נִי יְהוָה֙ וְאֵ֣רָפֵ֔א הוֹשִׁיעֵ֖נִי וְאִוָּשֵׁ֑עָה כִּ֥י תְהִלָּתִ֖י אָֽתָּה
Beni iyileştir Yahve ve iyileşeyim; beni kurtar ve kurtulayım, çünkü övgüm sensin.
Mezmurlar 6:3
·
Tevrat
חָנֵּ֥נִי יְהוָה֮ כִּ֤י אֻמְלַ֫ל אָ֥נִי רְפָאֵ֥נִי יְהוָ֑ה כִּ֖י נִבְהֲל֣וּ עֲצָמָֽי
Lütfet bana Yahve, çünkü ben zayıf düştüm; şifa ver bana Yahve, çünkü kemiklerim sarsıldı.