924
Kullanım
7
Lemma
87
Türev
97
Anlam
7 lemma, 87 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
הָרָעוֹת | haraot | kötülükler, kötülük, felaket, zarar | İsim | 8 | ||
וְרָעִים | ve-ra'im | ve kötüler, kötü, zararlı, bozuk | İsim | 4 | ||
וְהָרָעוֹת | vehara'ot | ve kötüleri, kötü, zararlı, kötülük | İsim | 2 | ||
לְמֵרָע | lemera | kötülük yapmak için, kötülük yapmak, zarar vermek, kötü olmak | İsim | 1 | ||
וְהָרַע | ve-hara | ve kötülük, kötü, zararlı, kötülük | İsim | 1 | ||
רָעֵי | ra'ey | kötüleri, kötü, zararlı, bozuk, hoş olmayan | Sıfat | 1 | ||
וְהָרָעֹת | ve-hara'ot | ve kötülüklerin, bozuk, zararlı, kötü | İsim | 1 | ||
בָרָע Lemma | ba-ra | kötülükte, kötü, kötülük, zarar | İsim | 14 | ||
Örnek Ayetler (5 / 14) Yeşaya 7:15 · Tevrat חֶמְאָ֥ה וּדְבַ֖שׁ יֹאכֵ֑ל לְדַעְתּ֛וֹ מָא֥וֹס בָּרָ֖ע וּבָח֥וֹר בַּטּֽוֹב Kötüyü reddetmeyi ve iyiyi seçmeyi bilene kadar tereyağı ve bal yiyecektir. Yeşaya 7:16 · Tevrat כִּ֠י בְּטֶ֨רֶם יֵדַ֥ע הַנַּ֛עַר מָאֹ֥ס בָּרָ֖ע וּבָחֹ֣ר בַּטּ֑וֹב תֵּעָזֵ֤ב הָאֲדָמָה֙ אֲשֶׁ֣ר אַתָּ֣ה קָ֔ץ מִפְּנֵ֖י שְׁנֵ֥י מְלָכֶֽיהָ Çünkü çocuk kötüyü reddetmeyi ve iyiyi seçmeyi bilmeden önce, iki kralının yüzünden tiksindiğin toprak terk edilecektir. Yeşaya 33:15 · Tevrat הֹלֵ֣ךְ צְדָק֔וֹת וְדֹבֵ֖ר מֵֽישָׁרִ֑ים מֹאֵ֞ס בְּבֶ֣צַע מַעֲשַׁקּ֗וֹת נֹעֵ֤ר כַּפָּיו֙ מִתְּמֹ֣ךְ בַּשֹּׁ֔חַד אֹטֵ֤ם אָזְנוֹ֙ מִשְּׁמֹ֣עַ דָּמִ֔ים וְעֹצֵ֥ם עֵינָ֖יו מֵרְא֥וֹת בְּרָֽע Doğrulukla yürüyen ve dürüstlükle konuşan, baskı kazancını reddeden, rüşvet tutmaktan ellerini silkeleyen, kan duymaktan kulağını tıkayan ve kötülük görmekten gözlerini yuman; Mezmurlar 10:6 · Tevrat אָמַ֣ר בְּ֭לִבּוֹ בַּל־אֶמּ֑וֹט לְדֹ֥ר וָ֝דֹ֗ר אֲשֶׁ֣ר לֹֽא־בְרָֽע Kalbinde dedi: 'Sarsılmam; nesilden nesle kötülükte olmam.' Mezmurlar 73:8 · Tevrat יָמִ֤יקוּ וִידַבְּר֣וּ בְרָ֣ע עֹ֑שֶׁק מִמָּר֥וֹם יְדַבֵּֽרוּ Alay ederler ve kötülükle baskı konuşurlar; yüksekten konuşurlar. | ||||||
לָרֹֽעַ | la-roa | kötülüğe, kötülük, bozukluk, zarar | İsim | 13 | ||
וָרָֽע | va-ra | ve kötü, kötü, zararlı, şiddetli | İsim | 11 | ||
מֵרָע | mera | kötülükten, kötülük, kötü | İsim | 8 | ||
מֵרָֽע | mera | kötüden, kötü, zararlı, şer | İsim | 6 | ||
וְהָרָע | ve-hara | ve kötü olan, kötü, bozuk, zararlı | İsim | 1 | ||
רֹעַ Lemma | roa | kötülük, bozukluk, kötülük, zarar | İsim | 9 | ||
מֵרֹֽעַ | me-roa | kötülükten, bozukluk, kötülük, fenalık | İsim | 3 | ||
וּמֵרֹעַ | u-mero'a | ve kötülükten, kötülük, bozukluk, zarar | İsim | 2 | ||
וּכְרֹעַ | u-hroa | ve kötülük, kötülük, bozukluk, zarar | İsim | 1 | ||
מֵרֹעַ | me-roa | kötülükten, kötülük, bozukluk, zarar | İsim | 1 | ||
רֹעַֽ | roa | kötülüğü, bozukluk, kötülük, şiddet | İsim | 1 | ||
בְרֹעַ | be-roa | kötülükle, bozukluk, kötülük, zarar | İsim | 1 | ||
Örnek Ayetler (5 / 8)
Hezekiel 6:9
·
Tevrat
וְזָכְר֨וּ פְלִֽיטֵיכֶ֜ם אוֹתִ֗י בַּגּוֹיִם֮ אֲשֶׁ֣ר נִשְׁבּוּ־שָׁם֒ אֲשֶׁ֨ר נִשְׁבַּ֜רְתִּי אֶת־לִבָּ֣ם הַזּוֹנֶ֗ה אֲשֶׁר־סָר֙ מֵֽעָלַ֔י וְאֵת֙ עֵֽינֵיהֶ֔ם הַזֹּנ֕וֹת אַחֲרֵ֖י גִּלּֽוּלֵיהֶ֑ם וְנָקֹ֨טּוּ֙ בִּפְנֵיהֶ֔ם אֶל־הָֽרָעוֹת֙ אֲשֶׁ֣ר עָשׂ֔וּ לְכֹ֖ל תּוֹעֲבֹתֵיהֶֽם
Kaçıp kurtulanlarınız, oraya esir edildikleri uluslar arasında beni hatırlayacaklar; benden sapan fahişelik eden kalpleriyle ve putlarının ardınca fahişelik eden gözleriyle nasıl kırıldığımı hatırlayacaklar. Bütün iğrençliklerine dair yaptıkları kötülükler yüzünden kendilerinden iğrenecekler.
Hezekiel 8:9
·
Tevrat
וַיֹּ֖אמֶר אֵלָ֑י בֹּ֤א וּרְאֵה֙ אֶת־הַתּוֹעֵב֣וֹת הָרָע֔וֹת אֲשֶׁ֛ר הֵ֥ם עֹשִׂ֖ים פֹּֽה
Ve bana dedi: 'Gir ve onların burada yaptıkları kötü iğrençlikleri gör.'
Yeremya 2:33
·
Tevrat
מַה־תֵּיטִ֥בִי דַּרְכֵּ֖ךְ לְבַקֵּ֣שׁ אַהֲבָ֑ה לָכֵן֙ גַּ֣ם אֶת־הָרָע֔וֹת לִמַּ֖דְתְּ אֶת־דְּרָכָֽיִךְ
Sevgi aramak için yolunu ne iyi yapıyorsun! Bu yüzden kötü kadınlara da yollarını öğrettin.
Yeremya 3:5
·
Tevrat
הֲיִנְטֹ֣ר לְעוֹלָ֔ם אִם־יִשְׁמֹ֖ר לָנֶ֑צַח הִנֵּ֥ה דִבַּ֛רְתְּ וַתַּעֲשִׂ֥י הָרָע֖וֹת וַתּוּכָֽל
'Sonsuza dek öfke tutar mı, yoksa sonsuza kadar saklar mı?' İşte konuştun ve kötülükleri yaptın ve başardın.
Yeremya 24:8
·
Tevrat
וְכַתְּאֵנִים֙ הָֽרָע֔וֹת אֲשֶׁ֥ר לֹא־תֵאָכַ֖לְנָה מֵרֹ֑עַ כִּי־כֹ֣ה אָמַ֣ר יְהוָ֗ה כֵּ֣ן אֶ֠תֵּן אֶת־צִדְקִיָּ֨הוּ מֶֽלֶךְ־יְהוּדָ֤ה וְאֶת־שָׂרָיו֙ וְאֵ֣ת שְׁאֵרִ֣ית יְרוּשָׁלִַ֗ם הַנִּשְׁאָרִים֙ בָּאָ֣רֶץ הַזֹּ֔את וְהַיֹּשְׁבִ֖ים בְּאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם
Ve kötülükten yenilemeyecek kötü incirler gibi, çünkü Yahve şöyle dedi: Yahuda kralı Tsedekiya'yı ve önderlerini ve Yeruşalim'in kalanını, bu diyarda kalanları ve Mısır diyarında oturanları böyle vereceğim.
Örnek Ayetler (3)
Yeremya 6:29
·
Tevrat
נָחַ֣ר מַפֻּ֔חַ מֵאֵ֖שׁ תַּ֣ם עֹפָ֑רֶת לַשָּׁוְא֙ צָרַ֣ף צָר֔וֹף וְרָעִ֖ים לֹ֥א נִתָּֽקוּ
Körük kavruldu, kurşun ateşten tükendi; arıtıcı boşuna arıttı ve kötüler ayrılmadı.
Yaratılış 47:9
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר יַעֲקֹב֙ אֶל־פַּרְעֹ֔ה יְמֵי֙ שְׁנֵ֣י מְגוּרַ֔י שְׁלֹשִׁ֥ים וּמְאַ֖ת שָׁנָ֑ה מְעַ֣ט וְרָעִ֗ים הָיוּ֙ יְמֵי֙ שְׁנֵ֣י חַיַּ֔י וְלֹ֣א הִשִּׂ֗יגוּ אֶת־יְמֵי֙ שְׁנֵי֙ חַיֵּ֣י אֲבֹתַ֔י בִּימֵ֖י מְגוּרֵיהֶֽם
Yakup da Firavun'a dedi: 'Misafirlik yıllarımın günleri yüz otuz yıldır; yaşam yıllarımın günleri az ve kötü oldu ve babalarımın misafirlikleri günlerinde olan yaşam yıllarının günlerine yetişmedi.'
Yasa'nın Tekrarı 6:22
·
Tevrat
וַיִּתֵּ֣ן יְהוָ֡ה אוֹתֹ֣ת וּ֠מֹפְתִים גְּדֹלִ֨ים וְרָעִ֧ים בְּמִצְרַ֛יִם בְּפַרְעֹ֥ה וּבְכָל־בֵּית֖וֹ לְעֵינֵֽינוּ
Ve Yahve gözlerimizin önünde Mısır'da, Firavun'a ve bütün evine büyük ve kötü belirtiler ve harikalar verdi.
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 24:3
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֵלַ֗י מָֽה־אַתָּ֤ה רֹאֶה֙ יִרְמְיָ֔הוּ וָאֹמַ֖ר תְּאֵנִ֑ים הַתְּאֵנִ֤ים הַטֹּבוֹת֙ טֹב֣וֹת מְאֹ֔ד וְהָֽרָעוֹת֙ רָע֣וֹת מְאֹ֔ד אֲשֶׁ֥ר לֹא־תֵאָכַ֖לְנָה מֵרֹֽעַ
Ve Yahve bana dedi: 'Ne görüyorsun Yeremya?' Ve dedim: 'İncirler; iyi incirler çok iyi ve kötüler kötülükten yenilemeyecek kadar çok kötü.'
Yaratılış 41:20
·
Tevrat
וַתֹּאכַ֨לְנָה֙ הַפָּר֔וֹת הָרַקּ֖וֹת וְהָרָע֑וֹת אֵ֣ת שֶׁ֧בַע הַפָּר֛וֹת הָרִאשֹׁנ֖וֹת הַבְּרִיאֹֽת
Cılız ve kötü inekler, ilk yedi semiz ineği yediler.
Örnek Ayetler (1)
2. Samuel 13:22
·
Tevrat
וְלֹֽא־דִבֶּ֧ר אַבְשָׁל֛וֹם עִם־אַמְנ֖וֹן לְמֵרָ֣ע וְעַד־ט֑וֹב כִּֽי־שָׂנֵ֤א אַבְשָׁלוֹם֙ אֶת־אַמְנ֔וֹן עַל־דְּבַר֙ אֲשֶׁ֣ר עִנָּ֔ה אֵ֖ת תָּמָ֥ר אֲחֹתֽוֹ
Avşalom Amnon ile kötüden iyiye kadar konuşmadı; çünkü Avşalom, kız kardeşi Tamar'ı alçalttığı şey üzerine Amnon'dan nefret etti.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 51:6
·
Tevrat
לְךָ֤ לְבַדְּךָ֨ חָטָאתִי֮ וְהָרַ֥ע בְּעֵינֶ֗יךָ עָ֫שִׂ֥יתִי לְ֭מַעַן תִּצְדַּ֥ק בְּדָבְרֶ֗ךָ תִּזְכֶּ֥ה בְשָׁפְטֶֽךָ
Tek sana, sana günah işledim ve senin gözlerinde kötüyü yaptım; böylece sözünde doğru çıkasın, yargıladığında temiz çıkasın.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 7:24
·
Tevrat
וְהֵֽבֵאתִי֙ רָעֵ֣י גוֹיִ֔ם וְיָרְשׁ֖וּ אֶת־בָּֽתֵּיהֶ֑ם וְהִשְׁבַּתִּי֙ גְּא֣וֹן עַזִּ֔ים וְנִחֲל֖וּ מְקַֽדְשֵׁיהֶֽם
Ve ulusların kötülerini getireceğim ve evlerini mülk edinecekler; güçlülerin gururunu durduracağım ve onların kutsal yerleri kirletilecek.
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 41:27
·
Tevrat
וְשֶׁ֣בַע הַ֠פָּרוֹת הָֽרַקּ֨וֹת וְהָרָעֹ֜ת הָעֹלֹ֣ת אַחֲרֵיהֶ֗ן שֶׁ֤בַע שָׁנִים֙ הֵ֔נָּה וְשֶׁ֤בַע הַֽשִׁבֳּלִים֙ הָרֵק֔וֹת שְׁדֻפ֖וֹת הַקָּדִ֑ים יִהְי֕וּ שֶׁ֖בַע שְׁנֵ֥י רָעָֽב
Onların ardından çıkan yedi cılız ve kötü inek yedi yıldır; ve doğu rüzgarıyla kavrulmuş yedi boş başak yedi kıtlık yılı olacaktır.
Örnek Ayetler (5 / 14)
Yeşaya 7:15
·
Tevrat
חֶמְאָ֥ה וּדְבַ֖שׁ יֹאכֵ֑ל לְדַעְתּ֛וֹ מָא֥וֹס בָּרָ֖ע וּבָח֥וֹר בַּטּֽוֹב
Kötüyü reddetmeyi ve iyiyi seçmeyi bilene kadar tereyağı ve bal yiyecektir.
Yeşaya 7:16
·
Tevrat
כִּ֠י בְּטֶ֨רֶם יֵדַ֥ע הַנַּ֛עַר מָאֹ֥ס בָּרָ֖ע וּבָחֹ֣ר בַּטּ֑וֹב תֵּעָזֵ֤ב הָאֲדָמָה֙ אֲשֶׁ֣ר אַתָּ֣ה קָ֔ץ מִפְּנֵ֖י שְׁנֵ֥י מְלָכֶֽיהָ
Çünkü çocuk kötüyü reddetmeyi ve iyiyi seçmeyi bilmeden önce, iki kralının yüzünden tiksindiğin toprak terk edilecektir.
Yeşaya 33:15
·
Tevrat
הֹלֵ֣ךְ צְדָק֔וֹת וְדֹבֵ֖ר מֵֽישָׁרִ֑ים מֹאֵ֞ס בְּבֶ֣צַע מַעֲשַׁקּ֗וֹת נֹעֵ֤ר כַּפָּיו֙ מִתְּמֹ֣ךְ בַּשֹּׁ֔חַד אֹטֵ֤ם אָזְנוֹ֙ מִשְּׁמֹ֣עַ דָּמִ֔ים וְעֹצֵ֥ם עֵינָ֖יו מֵרְא֥וֹת בְּרָֽע
Doğrulukla yürüyen ve dürüstlükle konuşan, baskı kazancını reddeden, rüşvet tutmaktan ellerini silkeleyen, kan duymaktan kulağını tıkayan ve kötülük görmekten gözlerini yuman;
Mezmurlar 10:6
·
Tevrat
אָמַ֣ר בְּ֭לִבּוֹ בַּל־אֶמּ֑וֹט לְדֹ֥ר וָ֝דֹ֗ר אֲשֶׁ֣ר לֹֽא־בְרָֽע
Kalbinde dedi: 'Sarsılmam; nesilden nesle kötülükte olmam.'
Mezmurlar 73:8
·
Tevrat
יָמִ֤יקוּ וִידַבְּר֣וּ בְרָ֣ע עֹ֑שֶׁק מִמָּר֥וֹם יְדַבֵּֽרוּ
Alay ederler ve kötülükle baskı konuşurlar; yüksekten konuşurlar.
Örnek Ayetler (5 / 13)
2. Samuel 19:36
·
Tevrat
בֶּן־שְׁמֹנִ֣ים שָׁנָה֩ אָנֹכִ֨י הַיּ֜וֹם הַאֵדַ֣ע בֵּין־ט֣וֹב לְרָ֗ע אִם־יִטְעַ֤ם עַבְדְּךָ֙ אֶת־אֲשֶׁ֤ר אֹכַל֙ וְאֶת־אֲשֶׁ֣ר אֶשְׁתֶּ֔ה אִם־אֶשְׁמַ֣ע ע֔וֹד בְּק֖וֹל שָׁרִ֣ים וְשָׁר֑וֹת וְלָמָּה֩ יִֽהְיֶ֨ה עַבְדְּךָ֥ עוֹד֙ לְמַשָּׂ֔א אֶל־אֲדֹנִ֖י הַמֶּֽלֶךְ
Ben bugün seksen yaşındayım. İyi ile kötü arasını bilebilir miyim? Kulun yediğimi ve içtiğimi tadabilir mi? Şarkıcı erkeklerin ve şarkıcı kadınların sesini daha fazla duyabilir miyim? O halde kulun neden efendim krala daha fazla yük olsun?
Yeremya 7:6
·
Tevrat
גֵּ֣ר יָת֤וֹם וְאַלְמָנָה֙ לֹ֣א תַֽעֲשֹׁ֔קוּ וְדָ֣ם נָקִ֔י אַֽל־תִּשְׁפְּכ֖וּ בַּמָּק֣וֹם הַזֶּ֑ה וְאַחֲרֵ֨י אֱלֹהִ֧ים אֲחֵרִ֛ים לֹ֥א תֵלְכ֖וּ לְרַ֥ע לָכֶֽם
Yabancıyı, yetimi ve dulu ezmezseniz ve bu yerde suçsuz kanı dökmezseniz ve kendi kötülüğünüz için başka ilahların ardınca gitmezseniz;
Yeremya 25:7
·
Tevrat
וְלֹֽא־שְׁמַעְתֶּ֥ם אֵלַ֖י נְאֻם־יְהוָ֑ה לְמַ֧עַן הַכְעִיסֵ֛נִי בְּמַעֲשֵׂ֥ה יְדֵיכֶ֖ם לְרַ֥ע לָכֶֽם
Ve beni dinlemediniz, Yahve'nin bildirisidir; size kötülük için ellerinizin işiyle beni öfkelendirmek amacıyla.
Yeşaya 5:20
·
Tevrat
ה֣וֹי הָאֹמְרִ֥ים לָרַ֛ע ט֖וֹב וְלַטּ֣וֹב רָ֑ע שָׂמִ֨ים חֹ֤שֶׁךְ לְאוֹר֙ וְא֣וֹר לְחֹ֔שֶׁךְ שָׂמִ֥ים מַ֛ר לְמָת֖וֹק וּמָת֥וֹק לְמָֽר
Vay kötüye iyi ve iyiye kötü diyenlere; karanlığı ışık yerine ve ışığı karanlık yerine koyanlara; acıyı tatlı yerine ve tatlıyı acı yerine koyanlara!
Yeşaya 59:7
·
Tevrat
רַגְלֵיהֶם֙ לָרַ֣ע יָרֻ֔צוּ וִֽימַהֲר֔וּ לִשְׁפֹּ֖ךְ דָּ֣ם נָקִ֑י מַחְשְׁבֽוֹתֵיהֶם֙ מַחְשְׁב֣וֹת אָ֔וֶן שֹׁ֥ד וָשֶׁ֖בֶר בִּמְסִלּוֹתָֽם
Onların ayakları kötülüğe koşuyor ve suçsuz kan dökmek için acele ediyorlar; onların düşünceleri kötülük düşünceleridir, yıkım ve kırılma onların yollarındadır.
Örnek Ayetler (5 / 11)
1. Samuel 25:3
·
Tevrat
וְשֵׁ֤ם הָאִישׁ֙ נָבָ֔ל וְשֵׁ֥ם אִשְׁתּ֖וֹ אֲבִגָ֑יִל וְהָאִשָּׁ֤ה טֽוֹבַת־שֶׂ֨כֶל֙ וִ֣יפַת תֹּ֔אַר וְהָאִ֥ישׁ קָשֶׁ֛ה וְרַ֥ע מַעֲלָלִ֖ים וְה֥וּא כָלִבִּֽי
Adamın adı Nabal'dı ve karısının adı Abigail'di; kadın iyi akıllı ve güzel görünüşlüydü, adam ise sert ve kötü davranışlıydı ve o Kalebliydi.
Mezmurlar 10:15
·
Tevrat
שְׁ֭בֹר זְר֣וֹעַ רָשָׁ֑ע וָ֝רָ֗ע תִּֽדְרוֹשׁ־רִשְׁע֥וֹ בַל־תִּמְצָֽא
Kötü kişinin ve kötünün kolunu kır; onun kötülüğünü ararsın, bulmazsın.
Yaratılış 2:9
·
Tevrat
וַיַּצְמַ֞ח יְהוָ֤ה אֱלֹהִים֙ מִן־הָ֣אֲדָמָ֔ה כָּל־עֵ֛ץ נֶחְמָ֥ד לְמַרְאֶ֖ה וְט֣וֹב לְמַאֲכָ֑ל וְעֵ֤ץ הַֽחַיִּים֙ בְּת֣וֹךְ הַגָּ֔ן וְעֵ֕ץ הַדַּ֖עַת ט֥וֹב וָרָֽע
Yahve Tanrı görünüşü arzu edilen ve yiyecek için iyi olan her ağacı, bahçenin ortasında yaşam ağacını ve iyiyi ve kötüyü bilme ağacını topraktan bitirdi.
Yaratılış 2:17
·
Tevrat
וּמֵעֵ֗ץ הַדַּ֨עַת֙ ט֣וֹב וָרָ֔ע לֹ֥א תֹאכַ֖ל מִמֶּ֑נּוּ כִּ֗י בְּי֛וֹם אֲכָלְךָ֥ מִמֶּ֖נּוּ מ֥וֹת תָּמֽוּת
Fakat iyi ve kötüyü bilme ağacından, ondan yemeyeceksin; çünkü ondan yediğin gün kesinlikle öleceksin.
Yaratılış 3:5
·
Tevrat
כִּ֚י יֹדֵ֣עַ אֱלֹהִ֔ים כִּ֗י בְּיוֹם֙ אֲכָלְכֶ֣ם מִמֶּ֔נּוּ וְנִפְקְח֖וּ עֵֽינֵיכֶ֑ם וִהְיִיתֶם֙ כֵּֽאלֹהִ֔ים יֹדְעֵ֖י ט֥וֹב וָרָֽע
Çünkü Tanrı biliyor ki, ondan yediğiniz gün gözleriniz açılacak ve iyi ve kötüyü bilenler olarak Tanrı gibi olacaksınız.
Örnek Ayetler (5 / 8)
Yeşaya 59:15
·
Tevrat
וַתְּהִ֤י הָֽאֱמֶת֙ נֶעְדֶּ֔רֶת וְסָ֥ר מֵרָ֖ע מִשְׁתּוֹלֵ֑ל וַיַּ֧רְא יְהוָ֛ה וַיֵּ֥רַע בְּעֵינָ֖יו כִּֽי־אֵ֥ין מִשְׁפָּֽט
Ve gerçek eksik oldu ve kötülükten sapan yağmalanıyor; ve Yahve gördü ve onun gözlerinde kötü oldu, çünkü hüküm yok.
Mezmurlar 34:14
·
Tevrat
נְצֹ֣ר לְשׁוֹנְךָ֣ מֵרָ֑ע וּ֝שְׂפָתֶ֗יךָ מִדַּבֵּ֥ר מִרְמָֽה
Dilini kötülükten ve dudaklarını hile konuşmaktan koru.
Mezmurlar 34:15
·
Tevrat
ס֣וּר מֵ֭רָע וַעֲשֵׂה־ט֑וֹב בַּקֵּ֖שׁ שָׁל֣וֹם וְרָדְפֵֽהוּ
Kötülükten ayrıl ve iyilik yap; barış ara ve onun peşinden git.
Mezmurlar 37:27
·
Tevrat
ס֣וּר מֵ֭רָע וַעֲשֵׂה־ט֗וֹב וּשְׁכֹ֥ן לְעוֹלָֽם
Kötülükten sap ve iyilik yap; ve sonsuza dek otur.
Süleyman'ın Özdeyişleri 14:16
·
Tevrat
חָכָ֣ם יָ֭רֵא וְסָ֣ר מֵרָ֑ע וּ֝כְסִ֗יל מִתְעַבֵּ֥ר וּבוֹטֵֽחַ
Bilge kişi korkar ve kötülükten uzaklaşır, ve akılsız kişi öfkelenir ve güvenir.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Süleyman'ın Özdeyişleri 3:7
·
Tevrat
אַל־תְּהִ֣י חָכָ֣ם בְּעֵינֶ֑יךָ יְרָ֥א אֶת־יְ֝הוָ֗ה וְס֣וּר מֵרָֽע
Kendi gözlerinde bilge olma; Yahve'den kork ve kötülükten ayrıl.
Süleyman'ın Özdeyişleri 4:27
·
Tevrat
אַֽל־תֵּט־יָמִ֥ין וּשְׂמֹ֑אול הָסֵ֖ר רַגְלְךָ֣ מֵרָֽע
Sağa ve sola sapma; ayağını kötülükten uzaklaştır.
Süleyman'ın Özdeyişleri 13:19
·
Tevrat
תַּאֲוָ֣ה נִ֭הְיָה תֶּעֱרַ֣ב לְנָ֑פֶשׁ וְתוֹעֲבַ֥ת כְּ֝סִילִ֗ים ס֣וּר מֵרָֽע
Gerçekleşen arzu cana tatlıdır, ve kötülükten uzaklaşmak akılsızların iğrendiği şeydir.
Süleyman'ın Özdeyişleri 16:6
·
Tevrat
בְּחֶ֣סֶד וֶ֭אֱמֶת יְכֻפַּ֣ר עָוֺ֑ן וּבְיִרְאַ֥ת יְ֝הוָ֗ה ס֣וּר מֵרָֽע
Sadakat ve hakikatle suç örtülür, ve Yahve korkusuyla kötülükten dönülür.
Eyüp 1:1
·
Tevrat
אִ֛ישׁ הָיָ֥ה בְאֶֽרֶץ־ע֖וּץ אִיּ֣וֹב שְׁמ֑וֹ וְהָיָ֣ה הָאִ֣ישׁ הַה֗וּא תָּ֧ם וְיָשָׁ֛ר וִירֵ֥א אֱלֹהִ֖ים וְסָ֥ר מֵרָֽע
Uts diyarında bir adam vardı, onun adı Eyyup'tu; ve o adam kusursuz ve doğruydu, Tanrı'dan korkan ve kötülükten sapandı.
Örnek Ayetler (1)
2. Samuel 14:17
·
Tevrat
וַתֹּ֨אמֶר֙ שִׁפְחָ֣תְךָ֔ יִֽהְיֶה־נָּ֛א דְּבַר־אֲדֹנִ֥י הַמֶּ֖לֶךְ לִמְנוּחָ֑ה כִּ֣י כְּמַלְאַ֣ךְ הָאֱלֹהִ֗ים כֵּ֣ן אֲדֹנִ֤י הַמֶּ֨לֶךְ֙ לִשְׁמֹ֨עַ֙ הַטּ֣וֹב וְהָרָ֔ע וַֽיהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ יְהִ֥י עִמָּֽךְ
Ve hizmetçin dedi: 'Efendim kralın sözü lütfen dinlenme için olsun; çünkü iyiyi ve kötüyü işitmekte efendim kral Tanrı'nın elçisi gibidir. Ve Tanrın Yahve seninle olsun.'
Örnek Ayetler (5 / 9)
Yeremya 4:4
·
Tevrat
הִמֹּ֣לוּ לַיהֹוָ֗ה וְהָסִ֨רוּ֙ עָרְל֣וֹת לְבַבְכֶ֔ם אִ֥ישׁ יְהוּדָ֖ה וְיֹשְׁבֵ֣י יְרוּשָׁלִָ֑ם פֶּן־תֵּצֵ֨א כָאֵ֜שׁ חֲמָתִ֗י וּבָעֲרָה֙ וְאֵ֣ין מְכַבֶּ֔ה מִפְּנֵ֖י רֹ֥עַ מַעַלְלֵיכֶֽם
Yahve için sünnet olun ve kalbinizin sünnetsizliklerini uzaklaştırın, ey Yahuda adamı ve Yeruşalim'de oturanlar; yoksa eylemlerinizin kötülüğü yüzünden öfkem ateş gibi çıkar ve yanar ve söndüren olmaz.
Yeremya 21:12
·
Tevrat
בֵּ֣ית דָּוִ֗ד כֹּ֚ה אָמַ֣ר יְהוָ֔ה דִּ֤ינוּ לַבֹּ֨קֶר֙ מִשְׁפָּ֔ט וְהַצִּ֥ילוּ גָז֖וּל מִיַּ֣ד עוֹשֵׁ֑ק פֶּן־תֵּצֵ֨א כָאֵ֜שׁ חֲמָתִ֗י וּבָעֲרָה֙ וְאֵ֣ין מְכַבֶּ֔ה מִפְּנֵ֖י רֹ֥עַ מַעַלְלֵיכֶֽם
Davut evi, Yahve böyle diyor: Sabahta yargıyı yargılayın ve soyulanı baskı yapanın elinden kurtarın; yoksa işlerinizin kötülüğü yüzünden hiddetim ateş gibi çıkar ve yanar ve söndüren olmaz.
Yeremya 23:2
·
Tevrat
לָ֠כֵן כֹּֽה־אָמַ֨ר יְהוָ֜ה אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל עַֽל־הָרֹעִים֮ הָרֹעִ֣ים אֶת־עַמִּי֒ אַתֶּ֞ם הֲפִצֹתֶ֤ם אֶת־צֹאנִי֙ וַתַּדִּח֔וּם וְלֹ֥א פְקַדְתֶּ֖ם אֹתָ֑ם הִנְנִ֨י פֹקֵ֧ד עֲלֵיכֶ֛ם אֶת־רֹ֥עַ מַעַלְלֵיכֶ֖ם נְאֻם־יְהוָֽה
Bu yüzden İsrail'in Tanrısı Yahve halkımı güden çobanlar hakkında şöyle dedi: Siz sürümü dağıttınız ve onları sürdünüz ve onları yoklamadınız; işte ben işlerinizin kötülüğünü sizde yoklayacağım, Yahve'nin bildirisidir.
Yeremya 26:3
·
Tevrat
אוּלַ֣י יִשְׁמְע֔וּ וְיָשֻׁ֕בוּ אִ֖ישׁ מִדַּרְכּ֣וֹ הָרָעָ֑ה וְנִחַמְתִּ֣י אֶל־הָרָעָ֗ה אֲשֶׁ֨ר אָנֹכִ֤י חֹשֵׁב֙ לַעֲשׂ֣וֹת לָהֶ֔ם מִפְּנֵ֖י רֹ֥עַ מַעַלְלֵיהֶֽם
Belki dinlerler ve her adam kötü yolundan döner; ve eylemlerinin kötülüğü yüzünden onlara yapmayı düşündüğüm kötülükten vazgeçerim.
Yeremya 44:22
·
Tevrat
וְלֹֽא־יוּכַל֩ יְהוָ֨ה ע֜וֹד לָשֵׂ֗את מִפְּנֵי֙ רֹ֣עַ מַעַלְלֵיכֶ֔ם מִפְּנֵ֥י הַתּוֹעֵבֹ֖ת אֲשֶׁ֣ר עֲשִׂיתֶ֑ם וַתְּהִ֣י אַ֠רְצְכֶם לְחָרְבָּ֨ה וּלְשַׁמָּ֧ה וְלִקְלָלָ֛ה מֵאֵ֥ין יוֹשֵׁ֖ב כְּהַיּ֥וֹם הַזֶּֽה
Ve Yahve işlerinizin kötülüğü yüzünden, yaptığınız iğrençlikler yüzünden artık taşımaya dayanamadı; ve diyarınız bu gün olduğu gibi oturan olmadan viraneye, ıssızlığa ve lanete döndü.
Örnek Ayetler (3)
Yeremya 24:2
·
Tevrat
הַדּ֣וּד אֶחָ֗ד תְּאֵנִים֙ טֹב֣וֹת מְאֹ֔ד כִּתְאֵנֵ֖י הַבַּכֻּר֑וֹת וְהַדּ֣וּד אֶחָ֗ד תְּאֵנִים֙ רָע֣וֹת מְאֹ֔ד אֲשֶׁ֥ר לֹא־תֵֽאָכַ֖לְנָה מֵרֹֽעַ
Bir sepet ilk ürün incirleri gibi çok iyi incirlerdi; ve bir sepet kötülükten yenilemeyecek kadar çok kötü incirlerdi.
Yeremya 24:3
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֵלַ֗י מָֽה־אַתָּ֤ה רֹאֶה֙ יִרְמְיָ֔הוּ וָאֹמַ֖ר תְּאֵנִ֑ים הַתְּאֵנִ֤ים הַטֹּבוֹת֙ טֹב֣וֹת מְאֹ֔ד וְהָֽרָעוֹת֙ רָע֣וֹת מְאֹ֔ד אֲשֶׁ֥ר לֹא־תֵאָכַ֖לְנָה מֵרֹֽעַ
Ve Yahve bana dedi: 'Ne görüyorsun Yeremya?' Ve dedim: 'İncirler; iyi incirler çok iyi ve kötüler kötülükten yenilemeyecek kadar çok kötü.'
Yeremya 29:17
·
Tevrat
כֹּ֤ה אָמַר֙ יְהוָ֣ה צְבָא֔וֹת הִנְנִי֙ מְשַׁלֵּ֣חַ בָּ֔ם אֶת־הַחֶ֖רֶב אֶת־הָרָעָ֣ב וְאֶת־הַדָּ֑בֶר וְנָתַתִּ֣י אוֹתָ֗ם כַּתְּאֵנִים֙ הַשֹּׁ֣עָרִ֔ים אֲשֶׁ֥ר לֹא־תֵאָכַ֖לְנָה מֵרֹֽעַ
Ordular Yahve şöyle dedi: İşte ben onlara kılıcı, kıtlığı ve salgın hastalığı gönderiyorum; onları kötülükten yenmeyen iğrenç incirler gibi edeceğim.
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 23:22
·
Tevrat
וְאִֽם־עָמְד֖וּ בְּסוֹדִ֑י וְיַשְׁמִ֤עוּ דְבָרַי֙ אֶת־עַמִּ֔י וִֽישִׁבוּם֙ מִדַּרְכָּ֣ם הָרָ֔ע וּמֵרֹ֖עַ מַֽעַלְלֵיהֶֽם
Ve eğer kurulumda dursaydılar ve sözlerimi halkıma işittirselerdi, onları kötü yollarından ve işlerinin kötülüğünden döndürürlerdi.
Yeremya 25:5
·
Tevrat
לֵאמֹ֗ר שֽׁוּבוּ־נָ֞א אִ֣ישׁ מִדַּרְכּ֤וֹ הָֽרָעָה֙ וּמֵרֹ֣עַ מַעַלְלֵיכֶ֔ם וּשְׁבוּ֙ עַל־הָ֣אֲדָמָ֔ה אֲשֶׁ֨ר נָתַ֧ן יְהוָ֛ה לָכֶ֖ם וְלַאֲבֽוֹתֵיכֶ֑ם לְמִן־עוֹלָ֖ם וְעַד־עוֹלָֽם
Diyerek: 'Lütfen her adam kötü yolundan ve işlerinizin kötülüğünden dönsün; ve Yahve'nin size ve babalarınıza sonsuzluktan sonsuzluğa kadar verdiği toprağın üzerinde oturun.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 28:4
·
Tevrat
תֶּן־לָהֶ֣ם כְּפָעֳלָם֮ וּכְרֹ֪עַ מַֽעַלְלֵ֫יהֶ֥ם כְּמַעֲשֵׂ֣ה יְ֭דֵיהֶם תֵּ֣ן לָהֶ֑ם הָשֵׁ֖ב גְּמוּלָ֣ם לָהֶֽם
Onlara işlerine göre ve eylemlerinin kötülüğüne göre ver; onlara ellerinin işine göre ver, karşılıklarını onlara döndür.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 24:8
·
Tevrat
וְכַתְּאֵנִים֙ הָֽרָע֔וֹת אֲשֶׁ֥ר לֹא־תֵאָכַ֖לְנָה מֵרֹ֑עַ כִּי־כֹ֣ה אָמַ֣ר יְהוָ֗ה כֵּ֣ן אֶ֠תֵּן אֶת־צִדְקִיָּ֨הוּ מֶֽלֶךְ־יְהוּדָ֤ה וְאֶת־שָׂרָיו֙ וְאֵ֣ת שְׁאֵרִ֣ית יְרוּשָׁלִַ֗ם הַנִּשְׁאָרִים֙ בָּאָ֣רֶץ הַזֹּ֔את וְהַיֹּשְׁבִ֖ים בְּאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם
Ve kötülükten yenilemeyecek kötü incirler gibi, çünkü Yahve şöyle dedi: Yahuda kralı Tsedekiya'yı ve önderlerini ve Yeruşalim'in kalanını, bu diyarda kalanları ve Mısır diyarında oturanları böyle vereceğim.
Örnek Ayetler (1)
Nehemya 2:2
·
Tevrat
וַיֹּאמֶר֩ לִ֨י הַמֶּ֜לֶךְ מַדּ֣וּעַ פָּנֶ֣יךָ רָעִ֗ים וְאַתָּה֙ אֵֽינְךָ֣ חוֹלֶ֔ה אֵ֣ין זֶ֔ה כִּי־אִ֖ם רֹ֣עַֽ לֵ֑ב וָאִירָ֖א הַרְבֵּ֥ה מְאֹֽד
Kral bana dedi: 'Sen hasta olmadığın halde neden yüzün kötü? Bu kalp kötülüğünden başka bir şey değildir.' Ve çok fazla korktum.