47
Kullanım
2
Lemma
21
Türev
30
Anlam
2 lemma, 21 türev form
Örnek Ayetler (5 / 6)
Hezekiel 3:12
·
Tevrat
וַתִּשָּׂאֵ֣נִי ר֔וּחַ וָאֶשְׁמַ֣ע אַחֲרַ֔י ק֖וֹל רַ֣עַשׁ גָּד֑וֹל בָּר֥וּךְ כְּבוֹד־יְהוָ֖ה מִמְּקוֹמֽוֹ
Ve ruh beni kaldırdı ve arkamda büyük bir gürültü sesi işittim: 'Yahve'nin yüceliği kendi yerinden bereketli olsun.'
Hezekiel 3:13
·
Tevrat
וְק֣וֹל כַּנְפֵ֣י הַחַיּ֗וֹת מַשִּׁיקוֹת֙ אִשָּׁ֣ה אֶל־אֲחוֹתָ֔הּ וְק֥וֹל הָאוֹפַנִּ֖ים לְעֻמָּתָ֑ם וְק֖וֹל רַ֥עַשׁ גָּדֽוֹל
Ve birbirine dokunan canlıların kanatlarının sesi ve onlarla birlikte tekerleklerin sesi ve büyük bir gürültü sesi vardı.
Hezekiel 37:7
·
Tevrat
וְנִבֵּ֖אתִי כַּאֲשֶׁ֣ר צֻוֵּ֑יתִי וַֽיְהִי־ק֤וֹל כְּהִנָּֽבְאִי֙ וְהִנֵּה־רַ֔עַשׁ וַתִּקְרְב֣וּ עֲצָמ֔וֹת עֶ֖צֶם אֶל־עַצְמֽוֹ
Bana buyrulduğu gibi peygamberlik ettim; ben peygamberlik ederken bir ses oldu ve işte bir sarsıntı, ve kemikler yaklaştılar, kemik kemiğine.
Hezekiel 38:19
·
Tevrat
וּבְקִנְאָתִ֥י בְאֵשׁ־עֶבְרָתִ֖י דִּבַּ֑רְתִּי אִם־לֹ֣א בַּיּ֣וֹם הַה֗וּא יִֽהְיֶה֙ רַ֣עַשׁ גָּד֔וֹל עַ֖ל אַדְמַ֥ת יִשְׂרָאֵֽל
Ve kıskançlığımla, gazabımın ateşinde konuştum: O günde İsrail toprağının üzerinde kesinlikle büyük bir sarsıntı olacak.
Nahum 3:2
·
Tevrat
ק֣וֹל שׁ֔וֹט וְק֖וֹל רַ֣עַשׁ אוֹפָ֑ן וְס֣וּס דֹּהֵ֔ר וּמֶרְכָּבָ֖ה מְרַקֵּדָֽה
Kırbaç sesi ve tekerlek sarsıntısı sesi ve dörtnala koşan at ve sıçrayan savaş arabası!
Örnek Ayetler (4)
Hezekiel 12:18
·
Tevrat
בֶּן־אָדָ֕ם לַחְמְךָ֖ בְּרַ֣עַשׁ תֹּאכֵ֑ל וּמֵימֶ֕יךָ בְּרָגְזָ֥ה וּבִדְאָגָ֖ה תִּשְׁתֶּֽה
İnsanoğlu, ekmeğini titremeyle yiyeceksin; ve suyunu sarsıntıyla ve kaygıyla içeceksin.
Yeşaya 9:4
·
Tevrat
כִּ֤י כָל־סְאוֹן֙ סֹאֵ֣ן בְּרַ֔עַשׁ וְשִׂמְלָ֖ה מְגוֹלָלָ֣ה בְדָמִ֑ים וְהָיְתָ֥ה לִשְׂרֵפָ֖ה מַאֲכֹ֥לֶת אֵֽשׁ
Çünkü gürültüyle yürüyenin her çizmesi ve kanlarda yuvarlanmış giysi yanmak için ateşin yiyeceği olacak.
1. Krallar 19:11
·
Tevrat
וַיֹּ֗אמֶר צֵ֣א וְעָמַדְתָּ֣ בָהָר֮ לִפְנֵ֣י יְהוָה֒ וְהִנֵּ֧ה יְהוָ֣ה עֹבֵ֗ר וְר֣וּחַ גְּדוֹלָ֡ה וְחָזָ֞ק מְפָרֵק֩ הָרִ֨ים וּמְשַׁבֵּ֤ר סְלָעִים֙ לִפְנֵ֣י יְהוָ֔ה לֹ֥א בָר֖וּחַ יְהוָ֑ה וְאַחַ֤ר הָר֨וּחַ רַ֔עַשׁ לֹ֥א בָרַ֖עַשׁ יְהוָֽה
Dedi: 'Çık ve dağda Yahve'nin önünde dur.' Ve işte, Yahve geçiyordu; ve Yahve'nin önünde dağları parçalayan ve kayaları kıran büyük ve güçlü bir rüzgar vardı, ama Yahve rüzgarda değildi; ve rüzgardan sonra bir deprem oldu, ama Yahve depremde değildi.
Eyüp 39:24
·
Tevrat
בְּרַ֣עַשׁ וְ֭רֹגֶז יְגַמֶּא־אָ֑רֶץ וְלֹֽא־יַ֝אֲמִ֗ין כִּי־ק֥וֹל שׁוֹפָֽר
Sarsıntıyla ve öfkeyle yeri yutar; ve borunun sesi olduğuna inanmaz.
Örnek Ayetler (3)
Amos 1:1
·
Tevrat
דִּבְרֵ֣י עָמ֔וֹס אֲשֶׁר־הָיָ֥ה בַנֹּקְדִ֖ים מִתְּק֑וֹעַ אֲשֶׁר֩ חָזָ֨ה עַל־יִשְׂרָאֵ֜ל בִּימֵ֣י עֻזִיָּ֣ה מֶֽלֶךְ־יְהוּדָ֗ה וּבִימֵ֞י יָרָבְעָ֤ם בֶּן־יוֹאָשׁ֙ מֶ֣לֶךְ יִשְׂרָאֵ֔ל שְׁנָתַ֖יִם לִפְנֵ֥י הָרָֽעַשׁ
Yahuda kralı Uzziya günlerinde ve İsrail kralı Yoaş oğlu Yarovam günlerinde, depremden iki yıl önce İsrail hakkında gören, Tekoa'dan çobanlar arasında olan Amos'un sözleri.
1. Krallar 19:12
·
Tevrat
וְאַחַ֤ר הָרַ֨עַשׁ֙ אֵ֔שׁ לֹ֥א בָאֵ֖שׁ יְהוָ֑ה וְאַחַ֣ר הָאֵ֔שׁ ק֖וֹל דְּמָמָ֥ה דַקָּֽה
Ve depremden sonra bir ateş oldu, ama Yahve ateşte değildi; ve ateşten sonra ince bir sessizliğin sesi geldi.
Zekeriya 14:5
·
Tevrat
וְנַסְתֶּ֣ם גֵּֽיא־הָרַ֗י כִּֽי־יַגִּ֣יעַ גֵּי־הָרִים֮ אֶל־אָצַל֒ וְנַסְתֶּ֗ם כַּאֲשֶׁ֤ר נַסְתֶּם֙ מִפְּנֵ֣י הָרַ֔עַשׁ בִּימֵ֖י עֻזִּיָּ֣ה מֶֽלֶךְ־יְהוּדָ֑ה וּבָא֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהַ֔י כָּל־קְדֹשִׁ֖ים עִמָּֽךְ
Ve dağlarımın vadisine kaçacaksınız, çünkü dağların vadisi Atsal'a ulaşacak; Yahuda kralı Uzziya'nın günlerinde deprem yüzünden kaçtığınız gibi kaçacaksınız. Ve Yahve Tanrım gelecek, bütün kutsallar seninle.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 29:6
·
Tevrat
מֵעִ֨ם יְהוָ֤ה צְבָאוֹת֙ תִּפָּקֵ֔ד בְּרַ֥עַם וּבְרַ֖עַשׁ וְק֣וֹל גָּד֑וֹל סוּפָה֙ וּסְעָרָ֔ה וְלַ֖הַב אֵ֥שׁ אוֹכֵלָֽה
Ordular Yahvesi'nin yanından yoklanacaksın; gök gürültüsüyle ve sarsıntıyla ve büyük sesle, kasırgayla ve fırtınayla ve yiyip bitiren ateşin aleviyle.
Örnek Ayetler (1)
Eyüp 41:21
·
Tevrat
כְּ֭קַשׁ נֶחְשְׁב֣וּ תוֹתָ֑ח וְ֝יִשְׂחַ֗ק לְרַ֣עַשׁ כִּידֽוֹן
Topuz saman gibi sayılır ve mızrağın sarsıntısına güler.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 47:3
·
Tevrat
מִקּ֗וֹל שַֽׁעֲטַת֙ פַּרְס֣וֹת אַבִּירָ֔יו מֵרַ֣עַשׁ לְרִכְבּ֔וֹ הֲמ֖וֹן גַּלְגִּלָּ֑יו לֹֽא־הִפְנ֤וּ אָבוֹת֙ אֶל־בָּנִ֔ים מֵֽרִפְי֖וֹן יָדָֽיִם
Güçlü atlarının toynaklarının tepinme sesinden, arabalarının gürültüsünden, tekerleklerinin uğultusundan; ellerin gevşemesinden babalar oğullara dönüp bakmadılar.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 10:22
·
Tevrat
ק֤וֹל שְׁמוּעָה֙ הִנֵּ֣ה בָאָ֔ה וְרַ֥עַשׁ גָּד֖וֹל מֵאֶ֣רֶץ צָפ֑וֹן לָשׂ֞וּם אֶת־עָרֵ֧י יְהוּדָ֛ה שְׁמָמָ֖ה מְע֥וֹן תַּנִּֽים
Bir haberin sesi, işte geliyor ve kuzey diyarından büyük bir sarsıntı; Yahuda şehirlerini bir viraneye, çakalların barınağına çevirmek için.
Örnek Ayetler (5)
2. Samuel 22:8
·
Tevrat
וַיִּתְגָּעַ֤שׁ וַתִּרְעַשׁ֙ הָאָ֔רֶץ מוֹסְד֥וֹת הַשָּׁמַ֖יִם יִרְגָּ֑זוּ וַיִּֽתְגָּעֲשׁ֖וּ כִּֽי־חָ֥רָה לֽוֹ
Yer sarsıldı ve titredi, göklerin temelleri sarsıldı ve titrediler; çünkü o öfkelendi.
Yeremya 51:29
·
Tevrat
וַתִּרְעַ֥שׁ הָאָ֖רֶץ וַתָּחֹ֑ל כִּ֣י קָ֤מָה עַל־בָּבֶל֙ מַחְשְׁב֣וֹת יְהוָ֔ה לָשׂ֞וּם אֶת־אֶ֧רֶץ בָּבֶ֛ל לְשַׁמָּ֖ה מֵאֵ֥ין יוֹשֵֽׁב
Ve yer sarsıldı ve kıvrandı; çünkü Yahve'nin Babil'e karşı düşünceleri, Babil yerini oturan olmadan viraneliğe çevirmek için gerçekleşti.
Yeşaya 13:13
·
Tevrat
עַל־כֵּן֙ שָׁמַ֣יִם אַרְגִּ֔יז וְתִרְעַ֥שׁ הָאָ֖רֶץ מִמְּקוֹמָ֑הּ בְּעֶבְרַת֙ יְהוָ֣ה צְבָא֔וֹת וּבְי֖וֹם חֲר֥וֹן אַפּֽוֹ
Bu yüzden gökleri titreteceğim ve yer yerinden sarsılacak; Ordular Yahvesi'nin taşkınlığında ve O'nun öfkesinin ateşinin gününde.
Mezmurlar 18:8
·
Tevrat
וַתִּגְעַ֬שׁ וַתִּרְעַ֨שׁ הָאָ֗רֶץ וּמוֹסְדֵ֣י הָרִ֣ים יִרְגָּ֑זוּ וַ֝יִּתְגָּֽעֲשׁ֗וּ כִּי־חָ֥רָה לֽוֹ
Ve yer sarsıldı ve titredi; dağların temelleri sarsıldı ve sarsıldılar, çünkü o öfkelendi.
Mezmurlar 77:19
·
Tevrat
ק֤וֹל רַעַמְךָ֨ בַּגַּלְגַּ֗ל הֵאִ֣ירוּ בְרָקִ֣ים תֵּבֵ֑ל רָגְזָ֖ה וַתִּרְעַ֣שׁ הָאָֽרֶץ
Gök gürültünün sesi kasırgadaydı, şimşekler dünyayı aydınlattı; yer sarsıldı ve titredi.
Örnek Ayetler (4)
Hakimler 5:4
·
Tevrat
יְהוָ֗ה בְּצֵאתְךָ֤ מִשֵּׂעִיר֙ בְּצַעְדְּךָ֙ מִשְּׂדֵ֣ה אֱד֔וֹם אֶ֣רֶץ רָעָ֔שָׁה גַּם־שָׁמַ֖יִם נָטָ֑פוּ גַּם־עָבִ֖ים נָ֥טְפוּ מָֽיִם
Yahve, Seir'den çıktığında, Edom kırından yürüdüğünde, yer sarsıldı, gökler de damladı, bulutlar da su damlattı.
Yeremya 8:16
·
Tevrat
מִדָּ֤ן נִשְׁמַע֙ נַחְרַ֣ת סוּסָ֗יו מִקּוֹל֙ מִצְהֲל֣וֹת אַבִּירָ֔יו רָעֲשָׁ֖ה כָּל־הָאָ֑רֶץ וַיָּב֗וֹאוּ וַיֹּֽאכְלוּ֙ אֶ֣רֶץ וּמְלוֹאָ֔הּ עִ֖יר וְיֹ֥שְׁבֵי בָֽהּ
Dan'dan atlarının hırıltısı duyuldu; aygırlarının kişnemelerinin sesinden bütün yer sarsıldı; ve geldiler ve yeri ve onun doluluğunu, şehri ve onda oturanları yediler.
Yeremya 49:21
·
Tevrat
מִקּ֣וֹל נִפְלָ֔ם רָעֲשָׁ֖ה הָאָ֑רֶץ צְעָקָ֕ה בְּיַם־ס֖וּף נִשְׁמַ֥ע קוֹלָֽהּ
Onların düşüşünün sesinden yer sarsıldı; feryat, onun sesi Kamış Denizi'nde işitildi.
Mezmurlar 68:9
·
Tevrat
אֶ֤רֶץ רָעָ֨שָׁה אַף־שָׁמַ֣יִם נָטְפוּ֮ מִפְּנֵ֪י אֱלֹ֫הִ֥ים זֶ֥ה סִינַ֑י מִפְּנֵ֥י אֱ֝לֹהִ֗ים אֱלֹהֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל
Yer sarsıldı, gökler de Tanrı'nın yüzünden damladı; bu Sina, İsrail'in Tanrısı olan Tanrı'nın yüzünden.
Örnek Ayetler (3)
Hezekiel 26:15
·
Tevrat
כֹּ֥ה אָמַ֛ר אֲדֹנָ֥י יְהוִ֖ה לְצ֑וֹר הֲלֹ֣א מִקּ֣וֹל מַפַּלְתֵּ֗ךְ בֶּאֱנֹ֨ק חָלָ֜ל בֵּהָ֤רֵֽג הֶ֨רֶג֙ בְּתוֹכֵ֔ךְ יִרְעֲשׁ֖וּ הָאִיִּֽים
Efendi Yahve Sur'a şöyle dedi: Düşüşünün sesinden, yaralılar inlediğinde, senin içinde katliam yapıldığında adalar sarsılmayacak mı?
Hezekiel 27:28
·
Tevrat
לְק֖וֹל זַעֲקַ֣ת חֹבְלָ֑יִךְ יִרְעֲשׁ֖וּ מִגְרֹשֽׁוֹת
Senin kaptanlarının feryadının sesinden otlaklar sarsılacak.
Mezmurlar 46:4
·
Tevrat
יֶהֱמ֣וּ יֶחְמְר֣וּ מֵימָ֑יו יִֽרְעֲשֽׁוּ־הָרִ֖ים בְּגַאֲוָת֣וֹ סֶֽלָה
Onun suları gürler, köpürür; onun kabarmasıyla dağlar sarsılır. Sela.
Örnek Ayetler (3)
Hagay 2:6
·
Tevrat
כִּ֣י כֹ֤ה אָמַר֙ יְהוָ֣ה צְבָא֔וֹת ע֥וֹד אַחַ֖ת מְעַ֣ט הִ֑יא וַאֲנִ֗י מַרְעִישׁ֙ אֶת־הַשָּׁמַ֣יִם וְאֶת־הָאָ֔רֶץ וְאֶת־הַיָּ֖ם וְאֶת־הֶחָרָבָֽה
Çünkü Ordular Yahve şöyle dedi: O daha bir azdır; ve ben gökleri ve yeri ve denizi ve kuruluğu sarsıyorum.
Hagay 2:21
·
Tevrat
אֱמֹ֕ר אֶל־זְרֻבָּבֶ֥ל פַּֽחַת־יְהוּדָ֖ה לֵאמֹ֑ר אֲנִ֣י מַרְעִ֔ישׁ אֶת־הַשָּׁמַ֖יִם וְאֶת־הָאָֽרֶץ
Yahuda valisi Zerubbabel'e söyle, diyerek: 'Ben gökleri ve yeri sarsıyorum.
Yeşaya 14:16
·
Tevrat
רֹאֶ֨יךָ֙ אֵלֶ֣יךָ יַשְׁגִּ֔יחוּ אֵלֶ֖יךָ יִתְבּוֹנָ֑נוּ הֲזֶ֤ה הָאִישׁ֙ מַרְגִּ֣יז הָאָ֔רֶץ מַרְעִ֖ישׁ מַמְלָכֽוֹת
Seni görenler sana bakacaklar, sana dikkatle bakacaklar: 'Yeri titreten, krallıkları sarsan adam bu mu?
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 38:20
·
Tevrat
וְרָעֲשׁ֣וּ מִפָּנַ֡י דְּגֵ֣י הַיָּם֩ וְע֨וֹף הַשָּׁמַ֜יִם וְחַיַּ֣ת הַשָּׂדֶ֗ה וְכָל־הָרֶ֨מֶשׂ֙ הָרֹמֵ֣שׂ עַל־הָֽאֲדָמָ֔ה וְכֹל֙ הָֽאָדָ֔ם אֲשֶׁ֖ר עַל־פְּנֵ֣י הָאֲדָמָ֑ה וְנֶהֶרְס֣וּ הֶהָרִ֗ים וְנָֽפְלוּ֙ הַמַּדְרֵג֔וֹת וְכָל־חוֹמָ֖ה לָאָ֥רֶץ תִּפּֽוֹל
Ve denizin balıkları, göklerin kuşları, kırın canlıları, toprağın üzerinde sürünen her sürünen ve toprağın yüzü üzerinde olan bütün insanlar yüzümden sarsılacak; dağlar yıkılacak, sarp kayalıklar düşecek ve her duvar yere düşecek.
Yoel 4:16
·
Tevrat
וַיהוָ֞ה מִצִּיּ֣וֹן יִשְׁאָ֗ג וּמִירוּשָׁלִַ֨ם֙ יִתֵּ֣ן קוֹל֔וֹ וְרָעֲשׁ֖וּ שָׁמַ֣יִם וָאָ֑רֶץ וַֽיהוָה֙ מַֽחֲסֶ֣ה לְעַמּ֔וֹ וּמָע֖וֹז לִבְנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל
Ve Yahve Siyon'dan kükreyecek ve Yeruşalim'den sesini verecek ve gökler ve yer sarsılacak; ve Yahve halkı için sığınaktır ve İsrail'in oğulları için kaledir.
Örnek Ayetler (2)
Nahum 1:5
·
Tevrat
הָרִים֙ רָעֲשׁ֣וּ מִמֶּ֔נּוּ וְהַגְּבָע֖וֹת הִתְמֹגָ֑גוּ וַתִּשָּׂ֤א הָאָ֨רֶץ֙ מִפָּנָ֔יו וְתֵבֵ֖ל וְכָל־יֹ֥שְׁבֵי בָֽהּ
Dağlar O'nun yüzünden sarsılır ve tepeler erir; ve yer, dünya ve onda oturan herkes O'nun yüzünden kabarır.
Yoel 2:10
·
Tevrat
לְפָנָיו֙ רָ֣גְזָה אֶ֔רֶץ רָעֲשׁ֖וּ שָׁמָ֑יִם שֶׁ֤מֶשׁ וְיָרֵ֨חַ֙ קָדָ֔רוּ וְכוֹכָבִ֖ים אָסְפ֥וּ נָגְהָֽם
Onların önünde yer titrer, gökler sarsılır; güneş ve ay kararır ve yıldızlar parlaklıklarını toplar.
Örnek Ayetler (2)
Amos 9:1
·
Tevrat
רָאִ֨יתִי אֶת־אֲדֹנָ֜י נִצָּ֣ב עַֽל־הַמִּזְבֵּ֗חַ וַיֹּאמֶר֩ הַ֨ךְ הַכַּפְתּ֜וֹר וְיִרְעֲשׁ֣וּ הַסִּפִּ֗ים וּבְצַ֨עַם֙ בְּרֹ֣אשׁ כֻּלָּ֔ם וְאַחֲרִיתָ֖ם בַּחֶ֣רֶב אֶהֱרֹ֑ג לֹֽא־יָנ֤וּס לָהֶם֙ נָ֔ס וְלֹֽא־יִמָּלֵ֥ט לָהֶ֖ם פָּלִֽיט
Efendi'yi sunağın üzerinde dururken gördüm ve dedi: 'Sütun başlığına vur ve eşikler sarsılsın; ve onları hepsinin başı üzerinde kır; ve onların sonunu kılıçla öldüreceğim; onlardan kaçan kaçamayacak ve onlardan kurtulan kurtulamayacak.'
Yeşaya 24:18
·
Tevrat
וְֽ֠הָיָה הַנָּ֞ס מִקּ֤וֹל הַפַּ֨חַד֙ יִפֹּ֣ל אֶל־הַפַּ֔חַת וְהָֽעוֹלֶה֙ מִתּ֣וֹךְ הַפַּ֔חַת יִלָּכֵ֖ד בַּפָּ֑ח כִּֽי־אֲרֻבּ֤וֹת מִמָּרוֹם֙ נִפְתָּ֔חוּ וַֽיִּרְעֲשׁ֖וּ מ֥וֹסְדֵי אָֽרֶץ
Ve dehşetin sesinden kaçan çukura düşecek ve çukurun içinden çıkan tuzakta yakalanacak; çünkü yüksekten pencereler açıldı ve yerin temelleri sarsıldı.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 31:16
·
Tevrat
מִקּ֤וֹל מַפַּלְתּוֹ֙ הִרְעַ֣שְׁתִּי גוֹיִ֔ם בְּהוֹרִדִ֥י אֹת֛וֹ שְׁא֖וֹלָה אֶת־י֣וֹרְדֵי ב֑וֹר וַיִּנָּ֨חֲמ֜וּ בְּאֶ֤רֶץ תַּחְתִּית֙ כָּל־עֲצֵי־עֵ֔דֶן מִבְחַ֥ר וְטוֹב־לְבָנ֖וֹן כָּל־שֹׁ֥תֵי מָֽיִם
Onu çukura inenlerle birlikte Şeol'e indirdiğimde, onun yıkıntısının sesinden ulusları sarsıttım; Aden'in bütün ağaçları, Lübnan'ın seçkini ve iyisi, bütün su içenler aşağı yerde teselli buldular.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 10:10
·
Tevrat
וַֽיהוָ֤ה אֱלֹהִים֙ אֱמֶ֔ת הֽוּא־אֱלֹהִ֥ים חַיִּ֖ים וּמֶ֣לֶךְ עוֹלָ֑ם מִקִּצְפּוֹ֙ תִּרְעַ֣שׁ הָאָ֔רֶץ וְלֹֽא־יָכִ֥לוּ גוֹיִ֖ם זַעְמֽוֹ
Ama Yahve gerçek Tanrı'dır; O yaşayan Tanrı'dır ve sonsuz kraldır; öfkesinden yer titrer ve uluslar O'nun gazabına dayanamazlar.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 72:16
·
Tevrat
יְהִ֤י פִסַּת־בַּ֨ר בָּאָרֶץ֮ בְּרֹ֪אשׁ הָ֫רִ֥ים יִרְעַ֣שׁ כַּלְּבָנ֣וֹן פִּרְי֑וֹ וְיָצִ֥יצוּ מֵ֝עִ֗יר כְּעֵ֣שֶׂב הָאָֽרֶץ
Yerde, dağların başında tahıl bolluğu olsun; onun meyvesi Lübnan gibi sarsılacak; ve şehirden yerin otu gibi çiçek açacaklar.
Örnek Ayetler (1)
Hagay 2:7
·
Tevrat
וְהִרְעַשְׁתִּי֙ אֶת־כָּל־הַגּוֹיִ֔ם וּבָ֖אוּ חֶמְדַּ֣ת כָּל־הַגּוֹיִ֑ם וּמִלֵּאתִ֞י אֶת־הַבַּ֤יִת הַזֶּה֙ כָּב֔וֹד אָמַ֖ר יְהוָ֥ה צְבָאֽוֹת
Ve bütün ulusları sarsacağım ve bütün ulusların arzusu gelecek; ve bu evi yücelikle dolduracağım, dedi Ordular Yahve.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 50:46
·
Tevrat
מִקּוֹל֙ נִתְפְּשָׂ֣ה בָבֶ֔ל נִרְעֲשָׁ֖ה הָאָ֑רֶץ וּזְעָקָ֖ה בַּגּוֹיִ֥ם נִשְׁמָֽע
Babil'in yakalandığı sesinden yer sarsıldı ve uluslar arasında feryat duyuldu.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 26:10
·
Tevrat
מִשִּׁפְעַ֥ת סוּסָ֖יו יְכַסֵּ֣ךְ אֲבָקָ֑ם מִקּוֹל֩ פָּרַ֨שׁ וְגַלְגַּ֜ל וָרֶ֗כֶב תִּרְעַ֨שְׁנָה֙ חֽוֹמוֹתַ֔יִךְ בְּבֹאוֹ֙ בִּשְׁעָרַ֔יִךְ כִּמְבוֹאֵ֖י עִ֥יר מְבֻקָּעָֽה
Atlarının bolluğundan onların tozu seni örtecek; yarılan bir şehrin girişleri gibi senin kapılarına girdiğinde, atlıların, tekerleklerin ve arabaların sesinden surların sarsılacak.